#Doğum

- Doğum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HASTANE TUVALETİNİN ÇÖPÜNDE BEBEK BULUNDU: ANNE KAMERADA Haber

HASTANE TUVALETİNİN ÇÖPÜNDE BEBEK BULUNDU: ANNE KAMERADA

Mersin’in Erdemli ilçesinde devlet hastanesinin tuvaletindeki çöp kutusunda temizlik görevlisi tarafından sağ bulunan yeni doğmuş bebek tedavi altına alındı. Soruşturma kapsamında bebeğin annesi olduğu belirlenen 16 yaşındaki H.E.Y. “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan tutuklanırken, genç kızın annesi R.H. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, 27 Ağustos’ta Erdemli Devlet Hastanesinde meydana geldi. İddiaya göre, 16 yaşındaki H.E.Y., rahatsızlanmasının ardından annesi R.H. ile hastaneye geldi. Hastanede kanaması başlayan H.E.Y.’nin tuvalete gittiği ve burada doğum yaptığı öne sürüldü. Soruşturma kapsamında yapılan tespitlere göre H.E.Y., doğumun ardından bebeği tuvaletteki çöp kutusuna bıraktı ve daha sonra hastanede tedavi altına alındı. BEBEĞİ TEMİZLİK GÖREVLİSİ BULDU Bu sırada tuvalete giren hastanenin temizlik görevlisi, çöp kutusunda yeni doğmuş bebeği fark etti. Bebeğin hayatta olduğunun anlaşılması üzerine sağlık ekiplerine haber verildi. Bebek, hastanede tedavi altına alındı. Olayın yetkililere bildirilmesinin ardından Mersin ve Erdemli Cumhuriyet başsavcılıklarının talimatıyla polis ekiplerince soruşturma başlatıldı. 16 YAŞINDAKİ ANNE HASTANEDE GÖZALTINA ALINDI Polis ekiplerinin çalışması sonucunda bebeğin annesinin H.E.Y. olduğu tespit edildi. Hastanede gözaltına alınan H.E.Y.’nin tedavisi yaklaşık 2 gün sürdü. Tedavisinin tamamlanmasının ardından H.E.Y. ile kendisini hastaneye getiren annesi R.H. adliyeye sevk edildi. Hakimlik, H.E.Y.’nin “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan tutuklanmasına karar verdi. R.H. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. BEBEĞİN SAĞLIK DURUMU İYİ Hastanede tedavisi devam eden bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Soruşturma kapsamında bebeğin babasının da belirlendiği, olayın tüm yönleriyle araştırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

DENİZLİ'DE SAĞLIKLI ANNE VE BEBEĞİNİN ÖLDÜĞÜ DOĞUMDA İHMAL İDDİASI Haber

DENİZLİ'DE SAĞLIKLI ANNE VE BEBEĞİNİN ÖLDÜĞÜ DOĞUMDA İHMAL İDDİASI

Denizli'de ikinci çocuğuna hamile olan Gamze Doğan ile bebeği, doğum için gittikleri özel hastanede yaşamını yitirdi. Doğum öncesinde anne ve bebeğin durumunun iyi olduğunu belirten baba Mehmet Doğan, sezaryenin ardından bebeğinin ölü doğduğunu, eşinin ise durumu ağırlaştıktan sonra başka bir hastaneye sevk edildiğini söyledi. Doğan, ihmal iddiasıyla özel hastane, doktorlar ve sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü personel hakkında şikayetçi oldu. Denizli'de doğuma sağlıklı giren eşi ve çocuğunu ihmaller zinciri sonrası hayatını kaybettiğini iddia eden Mehmet Doğan, yaşadıkları süreci gözyaşlarıyla anlattı. Bir erkek çocuğu olan Gamze Doğan, ikinci hamilelik sürecindeki tüm kontrollerini Pamukkale ilçesinde faaliyet gösteren özel bir hastanede yaptırdı. 23 Ağustos gecesi saat 04.00 sıralarında sancılarının artması üzerine Gamze Doğan, eşi Mehmet Doğan ile birlikte hastaneye gitti. Yapılan ilk kontrollerde anne ve bebeğin durumunun iyi olduğu tespit edildi. Sezaryen doğum yapmayı planlayan aileye, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı S.G. tarafından, bebeğin doğum kanalına girmesi halinde sezaryenin zorlaşabileceği ve 28 Ağustos için planlanan doğumun hemen o gün yapılmasının daha uygun olacağı söylendi. Doktorun tavsiyesi üzerine aile öneriyi kabul etti ve anne doğuma alındı. DOKTORLAR BİRBİRLERİ İLE ÇELİŞTİ Normal süresinden uzun süren ameliyatın ardından Kadın Doğum Uzmanı S.G., aileyi bilgilendirerek annenin durumunun iyi olduğunu ancak bebeğin solunum sorunu yaşadığını ve çocuk doktorunun müdahale ettiğini ifade etti. Kısa süre sonra aileye bilgilendirme yapan çocuk doktoru ise bebeğin mor ve cansız şekilde doğduğunu açıkladı. İMKANLARI YETERSİZ DENİLEREK BAŞKA HASTANEYE SEVK EDİLDİ Doğum sonrası normal odaya alınan Gamze Doğan, yarı baygın halde şiddetli ağrı ve sancı hissettiğini belirtti. Ailenin iddiasına göre, hemşireler yalnızca serum ve ilaç takviyesi uygulayarak süreci takip etti. Ancak bir süre sonra Gamze Doğan'ın el ve ayaklarında morarmalar oluştuğu ve doğum sonrası kanamasının yüksek seviyede olduğu görüldü. Solunumu da zorlaşan anne için aile üyelerinin tepkisi üzerine odaya gelen nöbetçi doktor ve anestezi uzmanı, kanamanın fazla olduğunu belirterek hastayı entübe edeceklerini bildirdi. Burada Gamze Doğan için bir süre tedavi yöntemleri denenmesinin ardından durumu hızla ağırlaşan Gamze Doğan için hastane yetkilileri imkanların yetersiz olduğunu ifade ederek PAÜ Hastanesine sevk kararı aldı. Ambulansla Pamukkale Üniversitesi Hastanesine kaldırılan Gamze Doğan'a burada yoğun kan takviyesi yapıldı ve diyaliz tedavisi uygulandı. Ancak üniversite hastanesindeki doktorların tüm çabalarına rağmen anne Gamze Doğan da yaşam mücadelesini kaybetti. ACILI BABA HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATTI Hem bebeğini hem de eşini kaybeden acılı baba Mehmet Doğan, ilk müdahalenin yapıldığı özel hastane, doktorlar ve ihmali bulunan tüm personel hakkında emniyete giderek şikayetçi oldu. Doktorların kendileri ile ilgilenmediğini ifade eden Mehmet Doğan, "Eşimle birlikte sürekli gittiğimiz Özel Cerrahi Hastanesine vardığımızda ilk olarak NST'ye bağladılar. Bebeğin kalp atışlarının normal olduğunu ve kasılmaların yaşanabileceğini belirttiler. Yatışımız yapıldı ve NST verileri doktorumuza iletildi. Doğum doktorumuz S.G. bana, "Çocuk kanala girerse sezaryenimiz zor olur, bir an önce almakta fayda var" diyerek 28 Ağustos'ta planlanan doğumu öne çekmeyi önerdi. Saat 06.48'de sezaryene karar verdik. Ancak doktor ne ultrasonla çocuğun hareketine baktı ne de kanala girip girmediğini kontrol etti. İlk çocuğumda sezaryen yaklaşık yarım saat sürmüştü. Bu kez 1,5 saat geçmesine rağmen haber çıkmadı. Sonunda çıkan doktor S.G., "Bebeğin solunumunda problem var, çocuk doktorumuz ilgileniyor" dedi. Kendisine, "NST'de çocuğun kalp atışları iyiydi, anne karnında yaşıyordu. Solunum sorunu olan bebeğin grafiğinde problem olmaz mı?" diye sordum. Yaklaşık yarım saat sonra çıkan çocuk doktoru ise tüm müdahalelere rağmen bebeğimin ölü doğduğunu söyledi" dedi. İMKANLARI YETERSİZ OLDUĞU İÇİN BAŞKA HASTANEYE SEVK EDİLMİŞ Eşinin durumunun ağırlaşmasına rağmen doktorların son ana kadar ilgilenmediğini ifade eden Mehmet Doğan, "Odaya getirilen eşimin durumu ise giderek ağırlaştı. Elleri, ayakları, tırnakları buz gibiydi ve kanı çekilmiş gibi morarmıştı. Hemşireler serum takıp durumun normal olduğunu söyleseler de eşimin nefes almakta zorlandığını hissettim. Hastanede adeta feryat edip tepki gösterdikten sonra doktorlar yanımıza geldi. Anestezi uzmanı, solunumu kontrol altına almak için eşimi entübe edeceğini ve tomografi çekileceğini söyledi. Bu sırada saat 12.00 olmuştu. Ben artık doktorların gelip ilgilenmesi için bağırmaya tartışmaya başladım. Hastanedekiler Beyaz Kod verdi. Eşimin durumundan şüphelenerek polise haber verdim. Bebeğimin otopsisi için Adli Tıp Kurumunda beklerken, hastaneden eşimin Hematoloji Bölümü yetersizliği nedeniyle Pamukkale Üniversitesi Hastanesine sevk edileceği haberi geldi" diye konuştu. "BENİM GÖZÜMDE O DOKTOR DEĞİL, BİR KATİL" Başkalarının da canlarını yanmaması için mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Mehmet Doğan, "PAÜ Hastanesine ulaştığımızda doktorlar eşimin durumunun son derece kritik olduğunu ifade ettiler. Böbreklerinin işlevini yitirdiğini, vücudun kan tutmadığını ve kanamanın durmadığını belirterek sürekli kan takviyesi yaptılar. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen eşimi kaybettim. Ölüm Allah'ın emri ancak o noktaya gelene kadar doktorların ellerinden geleni yapması gerekiyordu. Bana göre doktor görevini ihmal etti. Canım yandı, başka kimsenin canı yanmasın. Doktor değil de benim gözümde katil" şeklinde konuştu. "AİLE BAĞIRIP ÇAĞIRINCAYA KADAR HİÇBİR ALLAH'IN KULU DOKTOR GELMEDİ" Hastane tarafından çok fazla ihmaller olduğunu vurgulayan Gamze Doğan'ın kuzeni Arzu Ekizkurt ise Mehmet bizi arayıp, "Ölü doğum yaptı" dedi. Biz hastaneye geldiğimizde Gamze'nin bilinci böyle hafif hafif geliyor gibiydi. İki koluna da iki damar yolunu açtılar. "Niye bu kadar çok açıyorsunuz" diye sorduk. "Eğer olağanüstü bir olay olursa müdahale ederiz" dediler. Bacağına da iğne vurdular, serumun içine iğne koydular. Bunlar ne dedik? "Mide bulantısı için" dediler, "Ağrı kesici" dediler. Daha sonra Gamze'nin eline baktığımızda parmak uçları morardı. Hemşireyi çağırdık. "Parmak uçları morarıyor" dedik. Geldiler. Onlara bakarken zaten eşi de geldi o sırada. Gamze'nin bilinci kayboldu o sırada. Odayı elektroşoklara geldi ama o vakte kadar aile bağırıp çağırıncaya kadar hiçbir Allah'ın kulu doktor gelmedi. Hemşire yardımcısı hemşire geldi gitti. Anestezi uzmanı geldi, o baktı. Ondan sonra bizi oradan çıkardılar, salonu boşalttılar, entübe ettiler. İçeriye girildi, genel anestezi alındı ve eşini içeri almadılar. Çok ihmal var. Hiçbir doktor gelip bakmadı ve Üniversite Hastanesinden "Bu işin peşini bırakmayın" dediler bize" ifadelerini kullandı.

BURSA'DA ANNE KARNINDA HAYAT KURTARAN MÜDAHALE Haber

BURSA'DA ANNE KARNINDA HAYAT KURTARAN MÜDAHALE

Bursa Şehir Hastanesi’nde 22 haftalıkken anne karnında gerçekleştirilen ileri düzey girişim sayesinde hayat şansı artan bebek, doğum sonrası uygulanan başarılı cerrahi tedavi ve yenidoğan yoğun bakım sürecinin ardından sağlıklı şekilde taburcu edildi. Akciğerinde kistik lezyon tespit edilen bebeğe anne karnında torakoamniyotik şant uygulandı. Doğum sonrası başarılı operasyon ve yoğun bakım sürecinin ardından bebek sağlıklı şekilde taburcu edildi. Bursa Şehir Hastanesi Perinatoloji Kliniği’nde takip edilen bir gebede, gebeliğin 22. haftasında fetüste Konjenital Pulmoner Havayolu Malformasyonu (CPAM) olarak adlandırılan, akciğerde büyük kistik lezyonlarla seyreden nadir bir hastalık tespit edildi. Gebeliğin ilerleyen haftalarında yapılan takiplerde kistik lezyonun hızla büyüdüğü, kalpte yer değiştirmeye neden olduğu ve anne adayında polihidramniyoz geliştiği belirlendi. Bunun üzerine gebeliğin 30. haftasında Perinatoloji Uzmanı Dr. Gökalp Şenol liderliğindeki ekip tarafından ultrasonografi eşliğinde fetüse torakoamniyotik şant uygulandı. Anne karnında gerçekleştirilen girişimle akciğerde biriken kistik sıvı amniyon boşluğuna boşaltılarak kalp ve akciğer üzerindeki bası başarıyla ortadan kaldırıldı. Başarılı müdahalenin ardından gebelik sorunsuz şekilde devam ederken, anne adayı 37. gebelik haftasında sağlıklı bir doğum gerçekleştirdi. Doğum sonrasında yenidoğanın ilk stabilizasyonu sağlandıktan sonra Çocuk Cerrahisi Kliniği’nden Prof. Dr. Serpil Sancar ve ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla tedavi süreci tamamlandı. Ameliyat sonrası dönemde ise Yenidoğan Yoğun Bakım Kliniği’nden Doç. Dr. Bayram Ali Dorum, Doç. Dr. Erbu Yarcı ve yenidoğan yoğun bakım ekibinin titiz takibi sayesinde bebek sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Bebeğin gelişiminin poliklinik kontrolleriyle yakından izlenmeye devam ettiği bildirildi. Bursa Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Salih Metin, gerçekleştirilen başarılı tedavi sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Anne karnında başlayan bu zorlu tedavi sürecinin sağlıklı bir doğum ve başarılı bir cerrahi operasyonla tamamlanması, hastanemizde görev yapan farklı branşlardaki ekiplerimizin güçlü koordinasyonunun ve yüksek tıbbi donanımının önemli bir göstergesidir. Emeği geçen tüm hekimlerimizi ve sağlık çalışanlarımızı kutluyorum. Sağlık Bakanlığımızın 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda, ileri teknoloji ve multidisipliner yaklaşımla vatandaşlarımıza en nitelikli sağlık hizmetini sunmaya devam edeceğiz" dedi.

VENEZUELA'DA HAMİLE KADIN ENKAZIN ALTINDA DOĞUM YAPTI Haber

VENEZUELA'DA HAMİLE KADIN ENKAZIN ALTINDA DOĞUM YAPTI

Venezuela'yı sarsan 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki depremlerin ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarında umut veren anlar yaşandı. Enkaz altından çıkarılan hamile bir kadın, sağlık ekiplerinin müdahalesiyle yıkıntıların arasında doğum yaptı. Depremin ardından başkent Caracas başta olmak üzere birçok bölgede arama kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanlara ulaşmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Çöken bir binanın enkazında mahsur kalan hamile kadına ulaşan ekipler, kadının doğum sancılarının başladığını fark etti. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesiyle kadın, enkaz alanında bir bebek dünyaya getirdi. İlk müdahaleleri enkaz bölgesinde yapılan anne ve bebeğin daha sonra hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Kurtarma ve doğum anlarına ilişkin görüntüler kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. BİR BEBEK DAHA SAĞ KURTARILDI La Guaira eyaletinde sürdürülen çalışmalarda ise çöken bir binanın enkazından bir bebek sağ olarak çıkarıldı. Kurtarma ekiplerinin başarılı operasyonu bölgede büyük sevinç yaşatırken, başka bir enkazdan da genç bir kadın sağ olarak kurtarıldı. Kadının alkışlar eşliğinde ambulansa taşındığı görüldü. Deprem bölgesinde yalnızca insanlar değil, hayvanlar için de seferber olundu. Arama kurtarma ekipleri, enkaz altında mahsur kalan bir köpeği su vererek sakinleştirdikten sonra bulunduğu yerden sağ olarak çıkardı. HAVALİMANINDAKİ PANİK KAMERADA Öte yandan depremin yaşandığı sırada ağır hasar gören Maiquetia Simon Bolivar Uluslararası Havalimanı'nda kalkış hazırlığındaki bir yolcu uçağının şiddetle sallandığı anlara ait görüntüler de ortaya çıktı. Görüntülerde yolcuların büyük panik yaşadığı, pistte görevli personelin ise güvenli bölgelere kaçmaya çalıştığı görüldü. Yetkililerin açıkladığı son verilere göre depremlerde şu ana kadar 235 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 300'den fazla kişi yaralandı. En büyük yıkım La Guaira eyaletinde yaşanırken, Caracas, Trujillo, Yaracuy, Carabobo, Aragua ve Miranda eyaletlerinde de çok sayıda bina çöktü, altyapıda ağır hasar oluştu. Arama kurtarma ekiplerinin enkaz altındaki kişilere ulaşmak için zamana karşı yarışı sürüyor.

KEÇİLERİNE OLAN SEVGİSİNDEN DİZİLER YERİNE ONLARI İZLİYOR Haber

KEÇİLERİNE OLAN SEVGİSİNDEN DİZİLER YERİNE ONLARI İZLİYOR

Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan besici Hüseyin Sarı, keçilerine olan sevgisi nedeniyle ahırına kurduğu kamera sistemiyle keçilerini 7/24 cep telefonundan takip ediyor. Doğum anlarını anbean izleyen Sarı, yetim kalan bir oğlağa ise bebek gibi bakıyor. KEÇİ SEVGİSİNİ TEKNOLOJİYLE BULUŞTURDU Antalya’nın Serik ilçesinde hayvancılıkla uğraşan Hüseyin Sarı, keçilerine duyduğu sevgiyi teknolojiyle birleştirerek dikkat çekici bir sistem kurdu. Ahırına yerleştirdiği kamera düzeneği sayesinde sürüsünü günün her saati cep telefonundan izleyebilen Sarı, özellikle doğum dönemlerinde bu sistemin büyük avantaj sağladığını söyledi. Hayvancılığı yalnızca bir geçim kaynağı değil, yaşam biçimi olarak gördüğünü belirten Sarı, keçileriyle kurduğu bağı “keçi hastalığı” olarak tanımlıyor. 7/24 DİJİTAL TAKİP SİSTEMİ Ahırına kurduğu kamera sistemiyle evdeyken ya da dışarıdayken hayvanlarını kontrol edebildiğini belirten Hüseyin Sarı, teknolojinin doğum sürecinde önemli katkı sağladığını dile getirdi. Sarı, “Özellikle doğum sürecindeki keçiler için kamera sistemi hayati önem taşıyor. Yatıp kalkmalarından, gerilmelerinden doğumun yaklaştığını anlayabiliyorum. Bu sayede zamanında müdahale ederek kayıpların önüne geçiyoruz” dedi. Kamera sistemi sayesinde hem sürünün güvenliğini sağladığını hem de üretimde verimliliği artırdığını ifade eden Sarı, dijital takip uygulamasının kendisine büyük kolaylık sunduğunu söyledi. “FİLM YERİNE KEÇİLERİMİ İZLİYORUM” Evdeki en büyük eğlencesinin televizyon değil, ahırdaki kameralar olduğunu dile getiren Sarı, keçilerine olan bağlılığını şu sözlerle anlattı: “Televizyondaki dizi ya da filmler yerine zamanımın çoğunu kamera başında keçilerimi izleyerek geçiriyorum. Bu benim için bir tutku. Onları izlemek bana huzur veriyor.” YETİM OĞLAK AHIRIN MASKOTU OLDU Sürü içerisinde annesiz kalan bir oğlağa özel ilgi gösterdiğini anlatan Hüseyin Sarı, onu adeta bir bebek gibi büyüttüklerini söyledi. “Oğlağı günde üç öğün biberonla besliyoruz. Sabah, öğle ve akşam saat 10’da sütünü veriyoruz. Kendi çocuklarımdan ayırmıyorum. Acıktığında zaten sesini duyuruyor. Çocuklar da bana ‘onu bizden daha çok seviyorsun’ diyerek şaka yapıyor” ifadelerini kullandı. Yetim oğlağın ahırın maskotu haline geldiğini belirten Sarı, hayvan sevgisinin işinin en önemli parçası olduğunu vurguladı. MODERN HAYVANCILIKTA DİJİTAL DÖNÜŞÜM Uzmanlar, hayvancılıkta kamera ve dijital takip sistemlerinin özellikle doğum süreçlerinde erken müdahale imkânı sunduğunu, bu sayede yavru kayıplarının azaltılabildiğini belirtiyor. Hüseyin Sarı’nın uygulaması da küçük ölçekli işletmelerde teknolojinin nasıl verimli kullanılabileceğine örnek gösteriliyor.

ANESTEZİ YOK, EKİPMAN YOK… EKMEK BIÇAĞIYLA HAYVANI KESTİ Haber

ANESTEZİ YOK, EKİPMAN YOK… EKMEK BIÇAĞIYLA HAYVANI KESTİ

Aydın’ın Karpuzlu ilçesinde doğum yapmakta zorlanan bir ineğe, veteriner hekim yerine “bu işlerden anladığı” söylenen bir kişi tarafından ekmek bıçağıyla müdahale edildi. Anestezi uygulanmadan yapılan ve güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler, izleyenlerin tepkisini çekti. Talihsiz hayvan, müdahalenin ardından telef oldu. VETERİNER BULUNAMAYINCA “YARDIM” İÇİN BAŞKA BİRİNİ ÇAĞIRDI Olay, Karpuzlu ilçesine bağlı kırsal Tekeler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre köyde yaşayan F.C., ineğinin doğumunun başladığını görünce hayvana yardım etmek istedi. Ancak ineğin doğum sırasında zorlandığını fark eden F.C., bölgedeki veteriner hekimleri aradı. İddiaya göre veterinerlerin yoğun olması nedeniyle kısa sürede yardım alamayan hayvan sahibi, bu kez mahallede “bu tür işlerden anladığı” belirtilen S.T. isimli kişiyi çağırdı. AHIRDA 5 KİŞİ SEFERBER OLDU, NORMAL DOĞUM GERÇEKLEŞMEDİ Ahıra gelen S.T., önce doğmakta olan buzağının ayaklarına ip bağlayarak normal doğumla buzağıyı çıkarmaya çalıştı. Ahırda toplanan toplam 5 kişinin çabalarına rağmen doğum gerçekleşmedi. İneğin doğumu bir türlü tamamlanamayınca, S.T.’nin bu kez daha da ileri giderek hayvana sezaryen müdahalesi yapmaya kalkıştığı öğrenildi. ANESTEZİ YOK, EKİPMAN YOK… EKMEK BIÇAĞIYLA HAYVANI KESTİ İddialara göre S.T. önce ineğin sağ boşluğundaki kılları yolarak müdahale alanını hazırladı. Ardından eline aldığı ekmek bıçağıyla, hiçbir anestezi uygulamadan ineği kesmeye başladı. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, hayvanın acı içinde inlediği, çevredeki kişilerin ise müdahaleyi izlediği görüldü. Ekmek bıçağıyla yapılan kesinin ardından buzağı, ineğin karnından çıkarıldı. İNEK TELEF OLDU, SAHİBİ ŞİKAYETÇİ Müdahalenin ardından ineğin hayatını kaybettiği öğrenildi. Olayın ardından hayvan sahibi F.C.’nin, ekmek bıçağıyla sezaryen uyguladığı iddia edilen S.T. hakkında şikayetçi olduğu bildirildi. Olayla ilgili sürecin nasıl ilerleyeceği ve şikayet üzerine herhangi bir işlem yapılıp yapılmayacağı merak edilirken, güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler sosyal medyada da büyük tepki topladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.