#Dokuz Eylül Üniversitesi

- Dokuz Eylül Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dokuz Eylül Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR’DE 3 KARDEŞİN YARALANDIĞI FECİ İSKELE KAZASI KAMERADA! Haber

İZMİR’DE 3 KARDEŞİN YARALANDIĞI FECİ İSKELE KAZASI KAMERADA!

İzmir'in Balçova ilçesinde 5 gün önce bir inşaatta iskele'nin çökmesi sonucu 3 işçi kardeşin yaralandığı dehşet anlarına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Metrelerce yüksekten düşen iskelenin ve tonlarca malzemenin aşağıda yürüyen kardeşlerinin üzerine çöktüğü anlar saniye saniye kaydedildi. Enkaz altında kalan işçinin hayati tehlikesi devam ederken, 2 kardeşinin durumunun iyi olduğu öğrenildi. SOKAKTA YÜRÜRKEN ÜZERİNE İSKELE ÇÖKTÜ Olay, 5 gün önce Balçova ilçesi Korutürk Mahallesi Çağdaş Sokak’taki bir inşaatta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, dış cephe boyası yapıldığı sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle iskele büyük bir gürültüyle çöktü. Ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde; inşaat alanının tam altından geçen işçinin üzerine, yukarıda 2 kardeşinin üzerinde çalıştığı iskelenin aniden çöktüğü görüldü. İskeleyle birlikte metrelerce yüksekten düşen parçaların altında kalan işçiyi kurtarmak için çevredeki vatandaşlar ve esnaf adeta zamanla yarıştı. 1 İŞÇİNİN DURUMU AĞIR, 2 İŞÇİ ATLATTI İhbar üzerine adrese intikal eden sağlık ve itfaiye ekipleri, enkaz altından çıkarılan D.K., V.K. ve İ.K. isimli 3 kardeşi Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine kaldırdı. Hastaneden alınan son bilgilere göre; düşen iskele ve beton parçalarının altında kalarak ağır yaralanan işçinin hayati tehlikesinin sürdüğü, iskelenin üstünden düşen diğer 2 kardeşin ise sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. DURDUĞU YERDEN DUVAR PARÇASI MI DÜŞTÜ? İtfaiye ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk incelemelerde kaza nedeni de şekillenmeye başladı. Ekipler, iskelenin bağlı bulunduğu bina duvarından kopan beton/tuğla parçalarının iskeleye çarptığı, bu darbeyle halatların koparak çökmenin meydana geldiği ihtimali üzerinde duruyor. Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor.

DEÜ HASTANESİ'NDE SİSTEM ÇÖKTÜ: HASTANEDEN AÇIKLAMA GELDİ Haber

DEÜ HASTANESİ'NDE SİSTEM ÇÖKTÜ: HASTANEDEN AÇIKLAMA GELDİ

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hasta randevu sistem'inde yaşanan teknik aksaklık nedeniyle erişim sorunu meydana geldi. Üniversite yönetimi, sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdüğünü ve sistemlerin kısa süre içerisinde yeniden tam kapasiteyle hizmet vereceğini açıkladı. Sabah saatlerinden itibaren hasta randevu sistemine erişimde yaşanan sorun nedeniyle vatandaşlar randevu oluşturma ve mevcut randevu bilgilerine ulaşmada güçlük yaşadı. Yaşanan aksaklığın ardından üniversitenin teknik ekipleri tarafından inceleme ve müdahale çalışmaları başlatıldı. Kamuoyunda yer alan bazı iddialarda sorunun siber saldırı kaynaklı olduğu öne sürülürken, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz konuya ilişkin açıklama yaptı. “HASTANE TARAFINDAKİ SORUN ÇÖZÜLDÜ” Sürecin yakından takip edildiğini belirten Prof. Dr. Bayram Yılmaz, teknik ekiplerin gerekli müdahaleleri gerçekleştirdiğini ifade ederek sağlık hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanmadığını vurguladı. Yılmaz, "Dün akşam itibarıyla Akademik Avesis sistemi üzerinden bir saldırı söz konusu oldu. Teknik ekiplerimiz gerekli müdahaleleri gerçekleştirdi. Hastane tarafındaki sorun çözüldü. Ameliyatlar, poliklinik hizmetleri ve günlük sağlık hizmetleri planlandığı şekilde devam ediyor. Randevu sistemi de kısa süre içerisinde yeniden erişime açılacak" dedi. TEKNİK EKİPLER ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Üniversite bünyesindeki bilgi işlem ve siber güvenlik ekiplerinin sistemlerin güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Yetkililer, benzer durumların tekrar yaşanmaması için gerekli teknik önlemlerin alındığını ve sürecin tüm yönleriyle takip edildiğini belirtti. Dokuz Eylül Üniversitesi yönetimi, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için gerekli düzenlemelerin yapıldığını ve randevu sisteminin en kısa sürede normal işleyişine döneceğini kaydetti.

DEÜ EV SAHİPLİĞİNDE TÜBİTAK İZMİR BÖLGE YARIŞMASI TAMAMLANDI Haber

DEÜ EV SAHİPLİĞİNDE TÜBİTAK İZMİR BÖLGE YARIŞMASI TAMAMLANDI

Ortaokul öğrencilerinin bilimsel üretim heyecanına sahne olan TÜBİTAK 2204-B 20. Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri İzmir Bölge Yarışması, kapanış ve ödül töreniyle sona erdi. Yarışmada 10 farklı alanda toplam 35 proje ödüle layık görülürken, 77 öğrenci derece elde etti. GENİŞ KATILIMLI TÖREN DÜZENLENDİ Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ev sahipliğinde düzenlenen organizasyon, dört gün süren programın ardından DEÜ Sabancı Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen törenle tamamlandı. Programa; Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, DEÜ Rektör Yardımcısı ve yarışma koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç ile akademisyenler, öğrenciler, öğretmenler ve aileler katıldı. “BİLİMSEL DÜŞÜNME ERKEN YAŞTA GELİŞMELİ” Açılış konuşmalarında, öğrencilerin erken yaşta bilimsel araştırmaya yönlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. Konuşmacılar, yarışmanın yalnızca proje üretimini değil; aynı zamanda sorgulama, analiz etme, sunum yapma ve bilimsel bakış açısı kazanma süreçlerini de desteklediğini vurguladı. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, gençlerin bilime yönelmesinin Türkiye’nin geleceği açısından kritik olduğunu belirterek üniversitelerin bu süreçte önemli rol üstlendiğini ifade etti. Yarışma koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç ise organizasyonun öğrencilerden öğretmenlere kadar geniş bir kesimi kapsayan bir bilim ortamı oluşturduğunu dile getirdi. 10 ALANDA 35 PROJE ÖDÜL ALDI Yarışmada biyoloji, coğrafya, değerler eğitimi, fizik, kimya, matematik, tarih, teknolojik tasarım, Türkçe ve yazılım olmak üzere 10 alanda değerlendirme yapıldı. Sonuçlara göre: 15 proje birincilik10 proje ikincilik10 proje üçüncülük ödülü aldı Toplam 35 proje ödüllendirilirken, İzmir, Aydın, Denizli, Manisa, Muğla ve Uşak’tan katılan 77 öğrenci dereceye girdi. DEÜ BİLİMSEL ETKİNLİKLERİN MERKEZİ OLMAYA DEVAM EDİYOR Dokuz Eylül Üniversitesi’nin farklı yaş gruplarına yönelik bilimsel etkinliklere ev sahipliği yapmayı sürdürdüğü belirtildi. Üniversitenin daha önce TÜBİTAK 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri İzmir Bölge Yarışması’na da ev sahipliği yaptığı hatırlatılarak, bu organizasyonlarla bilimsel üretim kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlandığı ifade edildi.

18 MART RUHU DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ'NDE YAŞATILDI Haber

18 MART RUHU DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ'NDE YAŞATILDI

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ, 15 Temmuz Şehitler Salonu’nda “Direnişin Simgesidir Çanakkale” başlıklı konferans ve sergi programı düzenlendi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, konuşmasına geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’yı anarak başladı. Ortaylı’nın Türk tarihçiliğine önemli katkılar sunduğunu belirten Rektör Yılmaz, bilgi birikimi ve eserleriyle ilim dünyasında kalıcı izler bıraktığını ifade etti. Rektör Yılmaz, İlber Ortaylı’nın akademik duruşuyla birçok nesle ilham verdiğini vurgulayarak, her zaman saygı ve minnetle hatırlanacağını dile getirdi. “BU BÜYÜK ZAFER, TÜM TOPLUMLAR İÇİN İLHAM KAYNAĞIDIR” Çanakkale Zaferi’nin dünya savaş tarihinde eşi benzeri olmayan bir başarı ve kahramanlık destanı olduğunu vurgulayan Rektör Yılmaz, şunları kaydetti: “Milletimizin birlik ve beraberlik içinde, tüm imkânsızlıklara rağmen işgalci güçlere karşı kazandığı bu büyük zafer, sadece Türk milleti için değil, dünya tarihine yön veren tüm toplumlar için ilham kaynağı olmuştur. Çanakkale’de ortaya konulan mücadele ruhu, bağımsızlık ve vatan sevgisinin en güçlü göstergelerinden biridir. Bu eşsiz direniş, milletimizin azim ve kararlılıkla neler başarabileceğinin en somut örneği olarak hafızalardaki yerini korumaktadır. Çanakkale Zaferimizin 111’inci yılını kutluyor; başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, şükran ve saygıyla anıyoruz.” Rektör Yılmaz, konuşmasını Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun “Meydan Şiiri”ni okuyarak tamamladı. Program kapsamında ayrıca, DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fevzi Çakmak tarafından hazırlanan 18 Mart temalı sergi, Rektörlük Fuaye Alanı’nda ziyarete açıldı. Serginin 18–25 Mart 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebileceği bildirildi. ÇANAKKALE’YE TARİHÎ YOLCULUK DEÜ, 18 Mart etkinlikleri kapsamında öğrencileriyle birlikte Çanakkale’ye anlamlı bir ziyaret de gerçekleştirdi. DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevzi Çakmak rehberliğinde düzenlenen gezide öğrenciler; Kilitbahir Kalesi, Namazgâh Tabyası, Seyit Onbaşı Heykeli, Şahindere Şehitliği, Çanakkale Şehitler Abidesi, Mehmetçiğe Saygı Anıtı, Kanlısırt, 57. Alay Şehitliği, Conkbayırı ve Aynalı Çarşı’yı ziyaret etti. Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Fevzi Çakmak, “Çanakkale Zaferi’nin gururunu ve heyecanını yüreklerinde hisseden öğrencilerimizle birlikte bu anlamlı ziyareti gerçekleştirdik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır’ sözü doğrultusunda, tarihimizin dönüm noktalarından biri olan Çanakkale’yi yerinde inceleme fırsatı bulduk. Öğrencilerimizle birlikte o gün yaşananları paylaşarak, ecdadımızın fedakârlıklarını bir kez daha derinden hissettik. Bu anlamlı yolculuk, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşımaktadır,” ifadelerini kullandı. DEÜ’DE BAYRAMLAŞMA TÖRENİ Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ayrıca Ramazan Bayramı dolayısıyla Rektörlük Fuaye Alanı’nda bayramlaşma töreni düzenlendi. Törene Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz’ın yanı sıra rektör yardımcıları, genel sekreterlik yönetimi, dekanlar, daire başkanları ile akademik ve idari personel katıldı. Bayramlaşma programında konuşan Rektör Yılmaz, tüm üniversite mensuplarının Ramazan Bayramı’nı kutlayarak şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz günlerde İstiklâl Marşımızın kabulünü, bugün ise 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü idrak ettik. Bu anlamlı günlerin ardından Ramazan Bayramı’na ulaşmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Milletimizin tarihindeki bu önemli dönüm noktaları, bizlere birlik, beraberlik ve dayanışmanın değerini bir kez daha hatırlatmaktadır. Bayramların, toplumsal dayanışmayı güçlendiren, gönül köprüleri kuran özel zamanlar olduğuna inanıyor; bu vesileyle tüm çalışma arkadaşlarımıza sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum.” Tören, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. RESMÎ TÖRENLERE KATILIM DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, üniversitede düzenlenen etkinliklerin yanı sıra İzmir Valiliği tarafından Kadifekale Hava Şehitliği’nde düzenlenen anma törenine ve İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından DEÜ Sabancı Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen programa da katıldı.

İZMİR’DEN DEPREMLERE KARŞI BİLİMSEL SEFERBERLİK Haber

İZMİR’DEN DEPREMLERE KARŞI BİLİMSEL SEFERBERLİK

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin yalnızca depremlere karşı değil, çoklu afet risklerine karşı da dayanıklı hale gelmesi için çok yönlü ve bilimsel temelli bir hazırlık süreci yürütüyor. Yapı stoku taramalarından tsunami modellemelerine, mikrobölgeleme etütlerinden toplanma alanlarının belirlenmesine kadar birçok alanda önemli adımlar atılıyor. ❝AMACIMIZ GÜVENLİ YAPILAR VE SAĞLIKLI ŞEHİRLER❞ İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bayraklı ve Bornova ilçelerinde toplam 96 bin binanın ön incelemesini tamamlarken, Karşıyaka’da 22 bin 500 bina sahada incelendi. Uzman ekipler tarafından yapılan incelemelerde yapıların olası bir depremde gösterecekleri tepkiler değerlendirildi. Yüksek inşaat mühendisi Rana Şenkaya, yürütülen yapı stoku çalışmalarının önemine işaret ederek, "Bu çalışmalardaki amacımız, yapıların deprem etkisi altındaki davranışlarını belirlemek. Böylece gelecekteki kentsel dönüşüm ve şehir planlamaları için önemli veriler sunmuş olacağız" dedi. YERİN ALTINA İNEN BİLİM: MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI Bornova’da 7 bin hektarlık alanda mikrobölgeleme çalışmalarını tamamlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka’da 2 bin hektarlık alanda zemin sondajlarını sürdürüyor. Projede bugüne dek 60 sondaj kuyusu tamamlandı, toplamda 120 kuyunun açılması planlanıyor. Jeoloji mühendisi Kıvanç Sözen, çalışmalarda farklı zemin türlerine göre derinliklerin belirlendiğini belirterek, "Alüvyon zeminlerde 200 metrelik, kayalık zeminlerde ise 300 metrelik karelajlar oluşturduk. Sondaj derinlikleri 30 metre ile 300 metre arasında değişiyor" ifadelerini kullandı. TSUNAMİYE KARŞI KIYI ŞERİDİ TARANDI Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen “İzmir Depremsellik ve Tsunami Araştırması” kapsamında 600 kilometrelik kıyı şeridinde 30 bin farklı senaryo ile “Olasılıksal Tsunami Baskın Haritaları” hazırlandı. Seferihisar ilçesinin tsunamiye dirençli kent olarak uluslararası sertifikasyon süreci başlatıldı. Proje kapsamında kıyı ilçelerinde tahliye rotaları, tabelalar, eğitimler ve tatbikatlar planlanıyor. AKTİF FAY HATLARI HENDEKLERLE İNCELENİYOR İzmir ve çevresindeki 25 aktif fay hattı, paleosismoloji çalışmaları kapsamında 2 metre genişliğinde, 4 metre derinliğinde hendeklerle analiz ediliyor. 111 hendek planlamasından 90’ı tamamlandı. Bu çalışmalar sayesinde fayların geçmişte oluşturduğu depremler, tekrarlama periyotları ve potansiyel büyüklükleri tespit ediliyor. HEYELAN RİSKLERİ HARİTALANDI, DEPREM MASTER PLANI HAZIRLANIYOR Kent genelinde yürütülen heyelan çalışmalarıyla birlikte 30 ilçede riskli bölgeler Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ortamında haritalandı. Bu veriler, kentsel dönüşüm ve afet önlemleri için temel referans olacak. Tüm bu çalışmalar, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün katkısıyla hazırlanan “İzmir Deprem Master Planı” altında birleştiriliyor. Plan; yapı stoku, zemin yapısı, tsunami riski, imar politikaları ve afet bilincini kapsayan 8 ana başlık altında hazırlanıyor. BARINMA VE TOPLANMA ALANLARI YENİDEN PLANLANIYOR AFAD koordinasyonunda yürütülen planlamada İzmir genelinde 71 barınma ve 2 bin 425 toplanma alanı belirlendi. Bu alanların erişim, altyapı donanımı ve kapasite yeterliliği gibi unsurları dijital ortamda değerlendiriliyor.

BORNOVA’NIN TARİHİ KİMLİĞİ İÇİN YOL HARİTASI HAZIR Haber

BORNOVA’NIN TARİHİ KİMLİĞİ İÇİN YOL HARİTASI HAZIR

Bornova Belediyesi’nin, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) desteğiyle yürüttüğü “Bornova Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı’na Esas Mekânsal Analizler ile Kentsel Tasarım Rehberi Hazır'lanması” projesi tamamlandı. Altı ay süren çalışmanın sonuçları, Nevzat Kavalar Kültür Merkezi Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı. "BORNOVA’NIN TARİHİ KİMLİĞİ DAHA DA GÜÇLENECEK" Toplantıda konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Emine İpek Özbek, Bornova Kentsel Sit Alanı’nın korunmasının önemine dikkat çekti. "Burası çok özel bir bölge. Önerilerimizin hayata geçirilmesiyle Bornova’nın tarihi kimliği daha da güçlenecek" ifadelerini kullandı. Aynı üniversiteden Restorasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Nezihat Köşklük Kahya ise bölgedeki mimari çeşitliliğe vurgu yaparak, "Fransız, İtalyan ve İngiliz Levantenlerin izlerini taşıyan çok farklı yapı türleri var. Bu çeşitlilik Bornova’nın kültürel zenginliğini temsil ediyor" dedi. "LEVANTEN KENTİNDEN TÜRK KENTİNE DÖNÜŞÜM" Ege Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Şakir Çakmak ise Bornova’nın geçirdiği kültürel dönüşüme dikkat çekti: "Bornova, Levanten kimliğinden cami, hamam, medrese ve darülkurra yapılarıyla Türk kent kimliğine evrildi. Bornova Miras Projesi bu açıdan çok kıymetli". Peyzaj Mimarı Öğr. Gör. Hüseyin Ünüvar ise yeşil dokuya dikkat çekti: "Kurakçıl bitkiler ve gölge sağlayan ağaçlar artırılmalı. Bornova’nın yeşil kimliği yeniden güçlendirilmeli". "ANALİZLER YOL GÖSTERİCİ OLACAK" Bornova Belediyesi Başkan Yardımcısı Özlem Ayan, proje sürecinin katılımcı ve öğretici olduğunu belirterek, "Ortaya konan analizler ve öneriler önümüzdeki dönem çalışmalarımız için yol gösterici olacak" dedi. Başkan Yardımcısı Ersel Tanrıöver ise uygulamalara Tarihi Büyük Çarşı’dan başlanacağını açıkladı. Tanrıöver, yapı cepheleri, aydınlatma ve çevre düzenlemelerine ilişkin projelerin hazırlandığını ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapıldığını belirtti. REHBER, İMAR PLANI İÇİN TEMEL BELGE OLACAK Altı ay süren projede, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şehriban Kaya ile İzmir Demokrasi Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Umut Erdem’in de yer aldığı ekip tarafından hazırlanan Mekânsal Analiz Raporu ve Kentsel Tasarım Rehberi, Koruma Amaçlı İmar Planı’nın güncellenmesine rehberlik edecek. Rehberde, yapı dokusu, açık alan sistemi, ulaşım, kamusal alan kullanımı gibi konuların yanı sıra kültür rotaları, tarihi odakların güçlendirilmesi, tabela ve cephe düzenlemeleri, yaya öncelikli ulaşım, trafik sakinleştirme ve bisiklet kullanımına yönelik yönlendirici ilkeler yer aldı.

BASMANE ÇUKURU’NDA ÇÖZÜM İÇİN YETKİ BAŞKAN TUGAY’DA Haber

BASMANE ÇUKURU’NDA ÇÖZÜM İÇİN YETKİ BAŞKAN TUGAY’DA

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, Başkan Dr. Cemil Tugay’a TMSF ile niyet protokolü imzalama yetkisi verdi. Kamuoyunda "Basmane Çukuru" olarak bilinen, hukuki anlaşmazlıklar nedeniyle yıllardır çözülemeyen İzmir Konak’taki arazi için İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nden önemli bir karar çıktı. Meclisin Ocak ayı son oturumunda alınan oy birliği kararıyla, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile sürecin tarafları arasında yürütülecek niyet protokolü için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay yetkilendirildi. Tugay, protokol gereklerinin yerine getirilmesi ve sürecin yönetimi konusunda görev alacak. "KAMUSAL KULLANIMA KAZANDIRILMASI HEDEFLENİYOR" İzmir Konak’taki İsmet Kaptan Mahallesi sınırları içinde bulunan ve kamuoyunda yıllardır “Basmane Çukuru” olarak anılan alanın kamusal amaçlarla değerlendirilmesi hedefleniyor. Meclisten çıkan yetki kararıyla birlikte alanın geleceğine yönelik somut adımların atılması bekleniyor. KÜLTÜRPARK PLANLARI DA ONAYLANDI Meclis toplantısında ayrıca, SİT alanı olan Kültürpark için hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planları da ele alındı. Gelecek nesillerin yeşil alanlardan faydalanmasını hedefleyen revize planlar, oy birliğiyle kabul edildi. Planlar, onay için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na gönderilecek. Öte yandan oturumda, Onat Tüneli çalışmaları nedeniyle zeminde yaşanan hareketlilikle ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi arasında imzalanacak protokol de gündeme geldi. Konuya ilişkin önerge komisyonlara sevk edildi.

İZNİK'TE KEŞFEDİLEN ÇOBAN İSA FİGÜRÜ ANADOLU'DA TEK Haber

İZNİK'TE KEŞFEDİLEN ÇOBAN İSA FİGÜRÜ ANADOLU'DA TEK

Bursa'nın İznik ilçesindeki Hisardere Nekropolü'nde yürütülen kazılarda, Anadolu'da şimdiye dek bilinen tek örnek olma ihtimali taşıyan 'Çoban İsa' (Good Shepherd) figürü gün yüzüne çıkarıldı. Hem Türkiye hem de dünya arkeolojisi açısından büyük önem taşıyan eser, hipogee mezarın kuzey duvarında fresk halinde tespit edildi. Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle İznik Müzesi Müdürü Tolga Koparal başkanlığında, Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç'in bilimsel koordinatörlüğünde ve Dr. Gülşen Kutbay'ın da yer aldığı uzman ekip tarafından sürdürülüyor. M.S. 2.-5. yüzyıllar arasında hem varlıklı aileler hem de halkın alt tabakası tarafından kullanıldığı değerlendirilen Hisardere Nekropolü'nde, İznik'e özgü "terracota plaka çatılı oda mezarların" yanı sıra farklı mezar tipleri bulunuyor. 2025 yılı kazı sezonunda açığa çıkarılan hipogee mezar ise özellikle freskleriyle dikkat çekti. Güney duvarı büyük ölçüde tahrip olan mezarın doğu, batı ve kuzey duvarları ile tavanı neredeyse tamamen sağlam kaldı. Bu duvarlarda yer alan insan figürleri, bölgedeki diğer örneklerden ayrılıyor. Mezarın kuzey duvarına bitişik klinein pişmiş toprak kare levhalarla kaplı olduğu, ölülerin bu levhaların üzerine yatırıldığı belirlendi. Klinein ardındaki kuzey duvarında ise nadir görülen 'Çoban İsa' figürü dikkat çekti. Mezar içerisinde doğrudan tarihlendirmeye yarayacak bir buluntuya rastlanmadı. Ancak yapının mimari özelliklerinin aynı alandaki diğer örneklerle benzerlik göstermesi nedeniyle mezarın MS 3. yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor. Eser, Erken Hristiyanlık döneminde Anadolu'daki en dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkarken, Hisardere Nekropolü'nde tespit edilen ilk Hazreti İsa tasviri olma özelliğini de taşıyor.

UZMANI UYARDI: “İZMİR İÇİN EN RİSKLİ FAY, İZMİR FAYI” Haber

UZMANI UYARDI: “İZMİR İÇİN EN RİSKLİ FAY, İZMİR FAYI”

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde düzenlenen Bilim Kafe Sohbetleri programına katılan Sözbilir, “İzmir için en riskli fay İzmir fayıdır. Bu fay çalışırsa, tüm körfezi etkileyebilir ve en fazla can kaybına yol açabilecek fay budur” dedi. “GÜZELBAHÇE'DEN PINARBAŞI'NA KADAR UZANIYOR” Prof. Dr. Sözbilir, söz konusu fay hattının Güzelbahçe'den başlayıp Balçova, Narlıdere, Konak, Altındağ ve Pınarbaşı’na kadar uzandığını söyledi. Kuzey eğimli bu fayın İzmir Körfezi’nin tamamını etkileyebilecek kapasitede olduğunu ifade eden Sözbilir, “Fayın son büyük depremi 1688’de gerçekleşti. Yaklaşık 1000 yıl gibi uzun bir aralıkla deprem üretiyor. Bu nedenle yakın dönemde büyük bir deprem beklenmiyor; ancak 3 ila 5 büyüklüğünde depremler üretme ihtimali var” diye konuştu. “YAPI STOKU GÜNCELLENMELİ, MASTER PLAN YETERSİZ” İzmir’in ilk deprem master planının 2000 yılında yapıldığını hatırlatan Sözbilir, aradan geçen 25 yıl içinde oluşan yeni yapılaşmaların bu planda yer almadığını belirtti. Sözbilir, “Mevcut yapı stokunun büyük bir bölümü depreme dayanıklı değil. Yeni envanter çalışmaları, İzmir’deki yapıların yaklaşık yüzde 60’ının risk taşıdığını gösteriyor. Master plan mutlaka güncellenmeli” dedi. “SINDIRGI’DAKİ DEPREMLER, ÖLÜ FAYLARI HAREKETE GEÇİRDİ” Sözbilir, son zamanlarda Sındırgı çevresinde yaşanan 6.1 büyüklüğündeki depremlere de dikkat çekti. Bölgede 20 bini aşan artçı sarsıntının yaşandığını belirten Sözbilir, bu süreçte dağ içindeki haritalanmamış ölü fayların yeniden aktif hale geldiğini kaydetti. “Bu durum yeni bir depremin daha yaşanma riskini artırıyor. Devletin bölgeyi ‘afete maruz bölge’ ilan etmesi bu nedenle son derece yerinde” dedi. “TUZLA VE SEFERİHİSAR FAYLARI DA TEHLİKELİ” Prof. Dr. Sözbilir, İzmir çevresinde toplam 21 karasal ve benzer sayıda denizel olmak üzere yaklaşık 40 aktif fay bulunduğunu aktardı. “Tuzla fayı 7.2 büyüklüğünde deprem üretebilecek potansiyele sahip ve ciddi risk barındırıyor” diyen Sözbilir, Seferihisar-Gülbahçe fayının ise yaklaşık 3000 yıldır kırılmadığını belirtti. “Bu da o fayda zaman doluluğunun ciddi boyutta olduğunu ve dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.