#Duruşma

- Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DORUKHAN BÜYÜKIŞIK DAVASINDA CEZAEVİNDEKİ TANIK DETAYI Haber

DORUKHAN BÜYÜKIŞIK DAVASINDA CEZAEVİNDEKİ TANIK DETAYI

İzmir’in Narlıdere ilçesinde 8 yıl önce 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık’ın bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmasına ilişkin birleştirilen davanın duruşmasına devam edildi. İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık polisler, şantiye çalışanları ve tanıkların beyanları alındı. Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. 13 Mayıs 2018’de emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeninin bir şantiyede bulunmasına ilişkin açılan davalar, birleştirilerek İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar, Dorukhan Büyükışık’ın babası Ethem Büyükışık ve taraf avukatları katıldı. Bazı sanıklar ile tanıklar ise SEGBİS üzerinden duruşmaya bağlandı. “ŞÜPHELİ ÖLÜM OLARAK DEĞERLENDİRDİK” Duruşmada, olayın yaşandığı dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis merkezi amiri olarak görev yapan sanık İ.K. dinlendi. Olay yerine gittiğini ancak kamera kayıtlarına şifre nedeniyle erişemediğini belirten sanık, “Olayı şüpheli ölüm olarak değerlendirdik. İki bekçi vardı, düşme sesi ile bağırma duyduklarını anlattı. O eşyaların açısını bilmem, nasıl muhafaza edilmesi gerekiyorsa öyle muhafaza ettim” dedi. Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. ise tanık sıfatıyla verdiği ifadede, olayı şüpheli gördüklerini belirterek, “İnşaat sahibinin oğlu o gün beni arayarak ihbarda bulundu. Ben de 112 Acil Servis’i aramasını söyledim” diye konuştu. ADLİ TIP UZMANI: “YÜKSEKTEN DÜŞME OLMAYABİLİR DEDİM” Maktulün olay günü ölü muayenesini yapan adli tıp uzmanı G.B. de mahkemede dinlendi. İlk izlenimlerini aktaran G.B., “Maktulün elbisesini çıkarıp muayene ettiğimde garip bir durum sezdim. Hatırladığım kadarıyla meslek hayatım boyunca hiç bu kadar yüksekten düşüp de bu kadar az yara alan vakaya rastlamamıştım. Yüksekten düşme olmayabilir dedim. Vücutta çok küçük iki sıyrık vardı” ifadelerini kullandı. TUTUKLU TANIK: “İNŞAATTAN ATTIĞINI ANLATTI” Başka bir suçtan tutuklu bulunan tanık Kemal K., 2021 yılında tanıştığı Gökhan A.’nın kendisine anlattıklarını mahkemede aktardı. Tanık Kemal K., “Evinde bir çekyatın altından bana bir bekçi ve polislerin kullandığı jop ile ortası zincirli kelepçe verdi. Bir parkta buluşup alkol aldığımız sırada bana inşaat demiri, jop ve kelepçeyle bir çocuğu dövdüğünü, sonra Narlıdere’de bir inşaattan attığını ve olayı intihar olarak lanse ettiğini anlattı. Çocuğun emekli bir askerin çocuğu olduğunu söyledi. Ben Dorukhan Büyükışık olayını duymamıştım, cezaevinde bu olayı duyunca Gökhan A.’nın anlattıklarıyla aynı olunca tanık olmak istedim” şeklinde konuştu. ŞİRKET SAHİPLERİ DE TANIK OLARAK DİNLENDİ Şantiyenin bulunduğu inşaat şirketinin yönetim kurulu başkanı Minnur T. ile yönetim kurulu üyesi Taylan T. de tanık olarak dinlendi. Olay günü şantiyeye gittiğini belirten Taylan T., “Ben gittiğimde polis yoktu. Maktule temas etmedim. Hatırladığım kadarıyla sırt üstü yatıyordu. Ben babam Minnur T. ve garip bir durum olduğu için İlçe Emniyet Müdürü İ.Y.’yi aradım. Ben gelmeden polise haber verilmiş, ben kimin haber verdiğini bilmiyorum” dedi. DURUŞMA 5 HAZİRAN’A ERTELENDİ Savunmaların ardından iddia makamı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve adli kontrol şartlarının devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların tutuklanması yönündeki talepleri reddetti, adli kontrol şartlarının devamına karar verdi. Duruşma, 5 Haziran tarihine ertelendi.

ŞÜPHE ÜZERİNE YERLEŞTİRİLEN KAMERA BEBEĞE ŞİDDETİ DOĞRULADI Haber

ŞÜPHE ÜZERİNE YERLEŞTİRİLEN KAMERA BEBEĞE ŞİDDETİ DOĞRULADI

Antalya’da bir yaşındaki kız bebeğin annesi tarafından darbedildiği anların, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamera'sıyla ortaya çıkmasının ardından açılan davada ilk duruşma görüldü. Mahkeme, tutuklu sanığın akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. ŞİDDET İDDİASI GİZLİ KAMERAYLA ORTAYA ÇIKTI Olay, baba Osman Vesek’in bebeğinin vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve güvenlik kamerası yerleştirmesiyle gün yüzüne çıktı. Kamera kayıtlarında, annenin bebeğe defalarca tokat attığı, terlikle vurduğu ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anlar yer aldı. Görüntülerin ardından baba Vesek, Fas uyruklu eşi İmane Moti hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Gözaltına alınan sanık, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, adli tıp raporuna da yer verildi. Raporda, bebeğin: Sol yanağı ve dudak çevresinde kızarıklıklar Kol ve el sırtında morluklar Vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri bulunduğu belirtildi. Yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığı ancak darp sonucu meydana geldiği kaydedildi. Savcılık, bebeğin kendini savunamayacak yaşta olması, şiddetin farklı günlerde tekrarlanması ve süreklilik göstermesi nedeniyle eylemlerin “altsoya ve çocuğa karşı eziyet” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ Dava, Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İmane Moti, müşteki baba Osman Vesek ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanının kamera görüntülerine ilişkin soruları üzerine savunma yapan sanık, "Psikolojim bozuldu, çok pişmanım. Emniyette izleyince ne yaptığımı anladım" ifadelerini kullandı. BABA YAŞANAN SÜRECİ ANLATTI Duruşmada ifade veren baba Osman Vesek, bebeğin doğumundan sonra yaşanan süreci ayrıntılarıyla anlattı. Eşinin bebeğiyle birlikte bir süre Fas’ta kaldığını, Türkiye’ye döndükten sonra çocuğun sağlık sorunları yaşadığını belirten Vesek, şüphelerinin artması üzerine eve gizli kamera kurdurduğunu söyledi. Vesek, "Kamera öncesinde de kızımın vücudunda kızarıklıklar vardı. Bana ‘sivrisinek ısırığı’ ve ‘düştü’ deniliyordu" dedi. TANIK DİNLENDİ, TALEPLER REDDEDİLDİ Duruşmada dinlenen bir tanık, sanığı daha önce bebeğe tokat atarken gördüğünü iddia etti. Sanık ise bu beyanları reddetti. Müşteki avukatının pedagog incelemesi ve suç vasfının değiştirilmesine yönelik talepleri mahkemece kabul edilmedi. MAHKEMEDEN ARA KARAR Mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına, tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Ayrıca dosyaya ek kamera görüntüleri de alındı. "KIZIM GECELERİ KORKARAK UYANIYOR" Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan baba Osman Vesek, kızının psikolojik durumuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Kızım geceleri korkarak uyanıyor, bağırıyor, zaman zaman kendine vuruyor. Bunun annesinden gördüğü şiddete bağlı olduğunu düşünüyorum."

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM" Haber

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM"

Belediyelere rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettikleri öne sürülen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik 200 sanıklı davanın ikinci gününde, tutuklu yargılanan Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, savunmasını yaptı. "İFADELERİM ÇARPITILDI, İDDİANAME TUTARSIZ" Silivri'deki Marmara Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada konuşan Tekin, "İddianamede ifadelerimin tutarsız olduğu söyleniyor. Ancak benim ifadelerim bütüncül şekilde değerlendirilebilseydi, olayların aydınlatılmasına katkı sağlayacak nitelikteydi" dedi. Tekin, 9 aydır tutuklu olduğunu, hakkında doğrudan bir rüşvet görüşmesinin veya talebinin bulunmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bana dair rüşvetle ilgili ne bir görüşme, ne bir delil var. HTS kayıtları üzerinden yorum yapılmış. Oysa bana ihalelerle ilgili doğrudan bir soru bile sorulmadı. Bu davada kamuoyuna, adalete ve tarihe karşı sorumluluğum var.” "BU DAVA SİYASİ VE KİŞİSEL HESAPLAŞMALARA DAYANIYOR" Konuşmasında sert eleştirilerde bulunan Tekin, soruşturma sürecinin siyasi hesaplaşmalarla şekillendiğini ileri sürdü: “Ben, Adana’nın seçilmiş ilk kadın belediye başkanıyım. Göreve geldiğimde 13-14 aylık bir süreç geçmişti. Ama ben 35 yıllık bir hukukçuyum. Aziz İhsan Aktaş’ı sadece seçimden sonra tebrik ziyaretinde tanıdım. Zamanla, ‘bu kadın belediye başkanı olmaz, kadınla ne yapacağız?’ söylemleri başladı.” "İSTEDİKLERİNİ YAPSAYDIM BURADA OLMAZDIM" Mahkeme heyetine hitaben konuşmasını sürdüren Tekin, rüşvet sisteminin dışında kaldığı için hedef haline getirildiğini belirtti: “Ben görevimi Seyhan Belediyesi'nin bütçesiyle yaptım, kendi cebimden değil. Belediye ekonomik olarak zorluk içindeydi. Haciz tehditlerine karşılık, 'makam haczedecekler' dediler. Ben de, ‘sokaklar benim makamım’ dedim. Bu duruşumu sürdürdüğüm için cezalandırılıyorum. Rüşvet aldığım için değil, almadığım için buradayım. İstediklerini yapsaydım, bugün burada olmazdım.” "İTİRAFÇI OLANLAR CEZAEVİNDEN ÇIKTI" Tekin, cezaevindeki koşullara da dikkat çekerek, bazı sanıkların tahliye olmak için iftiralarla iş birliği yaptığını söyledi: “Benim koğuşumdan en az üç kişi, cezaevinden çıkmak için birilerinin ismini verdi ve itirafçı oldu. Aziz İhsan Aktaş benim adımı, kişisel hesaplaşma için kullandı. Rüşvetle hiç ilgisi olmayan bir kişiyi yargılamaya çalışıyorlar.” CHP HEYETİ DE DURUŞMAYI TAKİP ETTİ Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda milletvekili ile partili katılarak destek verdi. Duruşma salonundaki kalabalık dikkat çekti. "Eşinizin belediyede bağı var mı?" sorusuna yanıt: "Hayır" Mahkeme başkanının, “Eşinizin belediyeyle bir bağı var mı?” sorusunu ise Tekin net bir şekilde, “Hayır, öyle bir şey yok” diyerek yanıtladı. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından, diğer tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edileceği bildirildi.

'AİLE REİSİ OLMAMA RAĞMEN DİNLENMEDİM KENDİMİ KAYBETTİM' Haber

'AİLE REİSİ OLMAMA RAĞMEN DİNLENMEDİM KENDİMİ KAYBETTİM'

Gaziantep’te 2024 yılında tüfekle eşini öldüren, oğlunu ve damadını ağır yaralayan sanık İbrahim Halil Ö.’nün yargılanmasına devam edildi. Sanık, savunmasında "Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim" dedi. Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 8’inci duruşmasına, sanık İbrahim Halil Ö., taraf avukatları ve maktul ailelerinin avukatları katıldı. "KİMSEYİ ÖLDÜRME KASTIM YOKTU" Savunmasında olay sırasında panik yaşadığını öne süren sanık İbrahim Halil Ö., şu ifadeleri kullandı: "O dönemde hem eşimden hem de oğlumdan şüphelenmekteydim. Olay sırasında kendimi korumak amacıyla bıçağı savurdum. Damadımı ya da kızımı bıçaklamak gibi bir niyetim yoktu. Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim. Kimseyi öldürme kastım yoktur, en fazla yaralama düşüncesi söz konusu olabilir." Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 13 Mayıs 2024’te Şehitkamil ilçesi Belkız Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, evde çıkan aile içi tartışma sonrası Halil Ö. (46), eline aldığı tüfekle eşi Zeynep Ö. (44), oğlu İ.E.Ö. (15) ve damadı Hanifi B. (23)’ye ateş etti. Olayda Zeynep Ö. hayatını kaybederken, oğlu ve damadı ağır yaralandı. Gözaltına alınan Halil Ö., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

İŞ ADAMININ ÖLÜMÜNE DAİR DAVADA KIVANÇ TATLITUĞ DİNLENECEK Haber

İŞ ADAMININ ÖLÜMÜNE DAİR DAVADA KIVANÇ TATLITUĞ DİNLENECEK

Balıkesir’in Erdek ilçesi açıklarında parçalanmış halde teknesi bulunan ve 19 gün süren arama çalışmalarının ardından cansız bedenine ulaşılan iş adamı Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’un tanık olarak dinlenmesine karar verdi. 68 METRE DERİNLİKTE BULUNMUŞTU Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere 4 Ağustos’ta denize açılan ve ‘Graywolf’ adlı teknesi parçalanmış halde bulunan Yukay’ın cenazesi, 19 gün sonra Erdek açıklarında 68 metre derinlikte tespit edilmiş, 30 günün ardından TCG Alemdar gemisi dalgıçları tarafından çıkarılmıştı. KRİMİNAL EŞLEŞME: KURU YÜK GEMİSİ İLE TEMAS Soruşturma kapsamında, Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel 7’ adlı kuru yük gemisinin radar ve kamera kayıtları incelendi. Geminin baş kısmında tespit edilen sürtme izleriyle tekne parçalarından alınan boya örneklerinin kriminal rapora göre eşleştiği bildirildi. KAPTAN İÇİN 9 YILA KADAR HAPİS TALEBİ ‘Arel 7’ kaptanı Cemal Tokatlıoğlu, olayın ardından tutuklanmış ancak daha sonra tahliye edilmişti. İddianamede kaptan için 3 yıldan 9 yıla kadar, gemi yetkilisi ve mürettebat için ise “yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma” suçundan 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor. 11 SAAT SÜREN DURUŞMA, YENİ TANIKLAR DİNLENECEK Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık 11 saat süren duruşmada taraf avukatları arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Kaptan Tokatlıoğlu, çarpma iddialarını kabul etmeyerek “baskı altında ifade verdiğini” öne sürdü. Mahkeme, kaptanın yurt dışı yasağının devamına karar verirken, Yukay ile son görüşen isim olduğu belirtilen Kıvanç Tatlıtuğ’un tanık olarak dinlenmesi için müzekkere yazılmasına hükmetti. Ayrıca Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay’ın SEGBİS yoluyla ifadesine başvurulacak. Eksik evrakların tamamlanması beklenirken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİNDE SKANDAL İTİRAF! Haber

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİNDE SKANDAL İTİRAF!

Eski polis memuru tutuklu sanık Cemil Koç, savunmasında Ayşe, kapının önüne Esra geldiğinde hayatını kaybetmişti dedi. Diğer sanık Oğuz Kula ise Cemil için “Aşırı derecede kokain çekmiş gibiydi” ifadesini kullandı. “VALİZİ ARABAYA KOYDUM, UĞUR ABİ EVE GELMEDİ” 11 Temmuz’da 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Cemil Koç, mahkemede olay günü yaşananlara dair detaylı ifade verdi. Ayşe’nin ölümünden kısa süre sonra arkadaşlarının kapıya geldiğini belirten Koç, paniğe kapıldığını söyledi. Koç, valizi araca taşıdıktan sonra benzinlik sahibi olan "Uğur abi" olarak tanımladığı Oğuz Kula’yı aradığını, bavulu ona teslim ettiğini ve içinde “tarihi eser” olduğunu söylediğini belirtti. “BENZİNLİĞE ATTIĞIM TİŞÖRT ESKİYDİ, İĞNE UCU KADAR LEKE OLABİLİR” Koç, arabasında bulunan kanlı tişörtle ilgili olarak, “Tişört eskiydi, terlediğim için attım. Ola ki kan varsa da, darp sırasında olmuş olabilir. Bu da hayatın olağan akışına uygundur” savunmasını yaptı. SANIK KULA: “KOKAİN ÇEKMİŞ GİBİYDİ, ARABASINI BANA VERDİ” Duruşmada savunma yapan sanıklardan Oğuz Kula ise Cemil Koç’un açıklamalarını reddetti. Kula, olay günü Cemil’in davranışlarını “kokain etkisi altında gibiydi” şeklinde tanımlarken, Koç’un kendisine valiz verdiğini ve arabasını kullanmasını istediğini belirtti. Kula, “N.E.’yi tanımam. Onu ilk kez karakolda gördüm” dedi. Kula’nın bu sözleri üzerine Cemil Koç, duruşma salonunda “Sus!” diye bağırdı. SALONDA GERGİN ANLAR Sanık avukatının müvekkilinden “zanlı” olarak bahsetmesi üzerine Cemil Koç duruma itiraz etti. Avukat ise “İddianamede böyle geçiyor” diyerek yanıt verdi. Duruşmada taraflar arasında gerginlik zaman zaman tırmandı. DURUŞMALAR DEVAM EDİYOR Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, toplam 9 tutuklu sanık yargılanıyor. Bugünkü oturumda Cemil Koç’un ardından diğer sanıkların da savunmalarına devam edildi. Davanın ilerleyen günlerdeki duruşmalarında yeni tanıkların da dinlenmesi bekleniyor.

BOŞANDIĞI EŞİNİ SOKAK ORTASINDA KATLEDEN SANIĞA MÜEBBET Haber

BOŞANDIĞI EŞİNİ SOKAK ORTASINDA KATLEDEN SANIĞA MÜEBBET

Denizli’de boşandığı eski eşini sokak ortasında boğazını keserek öldürdüğü, yanında bulunan erkek arkadaşını ise ağır yaraladığı iddia edilen sanık hakkında müebbet hapis cezası talep edildi. Cinayete ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ilk duruşmada izletildi. DAVA DENİZLİ 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NDE BAŞLADI Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık M.K., ağır yaralanan müşteki Hüseyin Ç., maktul Hatice Ünlü’nün yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık M.K. hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi. SANIK: “KENDİMİ KAYBETTİM” Yaklaşık 1,5 saat süren savunmasında sanık M.K., Hatice Ünlü ile yaşadıkları sorunlar nedeniyle boşandıklarını, ancak çocuklar sebebiyle iletişimin devam ettiğini söyledi. Sık sık tartışma yaşadıklarını öne süren sanık, cinayetten bir gün önce çocuklara yönelik bazı davranışlar nedeniyle öfkelendiğini anlattı. Olay anına ilişkin ise, "Kendimi kaybettim" savunmasını yaptı. AĞIR YARALI MÜŞTEKİ SALDIRIYI ANLATTI Olayda ağır yaralanan Hüseyin Ç., duruşmadaki ifadesinde sanığın elinde bıçakla koşarak yanlarına geldiğini, herhangi bir konuşma olmadan doğrudan Hatice Ünlü’ye saldırdığını söyledi. Kendisine de saldırıldığını belirten müşteki, yardım istemek için uzaklaştığını, bu sırada sanığın saldırıyı sürdürdüğünü ifade etti. Hüseyin Ç., sanığın Hatice Ünlü’yü yerde sürüklediğini, saçlarından tutarak başını geriye çektiğini ve boğazını keserek öldürdüğünü iddia etti. GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ MAHKEMEDE İZLENDİ Duruşmada cinayet anına ait güvenlik kamerası görüntüleri izletildi. Salondaki bazı katılımcıların görüntülere bakamadığı gözlenirken, sanığın da görüntüler izlenirken başını öne eğdiği görüldü. Cumhuriyet Savcılığı, sanıktan “canavarca hisle ve tasarlayarak öldürme” suçlamaları yönünden ek savunma alınmasını talep etti. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme heyeti, sanık ve maktulün ortak çocuklarının uygun koşullarda dinlenmesine karar verirken, tanık dinlenmesi talebini reddetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı 14 Nisan tarihine erteledi. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 12 Nisan 2025’te Pamukkale ilçesi Kuşpınar Mahallesi Lise Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Hatice Ünlü (42), boşandığı eşi M.K. (42) tarafından bıçaklanarak öldürüldü. O sırada yanında bulunan ve erkek arkadaşı olduğu belirtilen Hüseyin Ç. (42) ise ağır yaralandı.

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER Haber

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER

Bursa'da duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık’ın "Ben o gün oğluma araba alacaktım" sözleri salonda derin bir sessizliğe neden oldu. EĞLENCE MEKANINDA BAŞLAYAN TARTIŞMA KANLI BİTTİ Olay, 10 Mayıs günü saat 05.00 sıralarında Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekanında meydana geldi. Eğlenmek için mekana gelen S.Y., S.Ö. ve E.T. ile işletme çalışanları arasında çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddiaya göre tartışmanın, gruptan bir kişinin kız arkadaşını mekana getirmesi üzerine çalışanların "Dışarıdan kadın getirmek yasak" demesiyle başladığı öne sürüldü. Tartışmanın ardından üç kişi darbedilerek mekandan çıkarıldı. HASTANEYE GİTTİLER, ARKADAŞLARINI ÇAĞIRDILAR Darbedilen kişilerden E.T., kendi imkanlarıyla hastaneye giderken durumu telefonla S.Y.’nin kardeşi Melih Sefa Y.’ye bildirdi. Bunun üzerine Melih Sefa Y., arkadaşı Hakan Uyanık ile birlikte eğlence mekanının önüne geldi. Burada güvenlik görevlileri ve çalışanlarla yeniden başlayan tartışma, kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü. Açılan ateş sonucu Hakan Uyanık karnından, Melih Sefa Y. ise bacak ve kolundan yaralandı. Özel araçlarla hastaneye kaldırılan Hakan Uyanık, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. 11 SANIK HAKKINDA AĞIR SUÇLAMALAR Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 11 kişi gözaltına alındı. Sanıklar hakkında ‘kasten öldürmeye azmettirme’, ‘iştirak halinde kasten öldürme’, ‘silahla kasten yaralama’ ve ‘sopayla yaralama’ suçlarından dava açıldı. Dört sanığın tutuklu yargılandığı dosyada, bazı sanıklar ise tutuksuz olarak hakim karşısına çıktı. MAHKEMEDE OLAYIN DETAYLARI ANLATILDI Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, hayatını kaybeden Hakan Uyanık’ın anne ve babası, müştekiler, sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan S.Y., olay gecesi yaşananları ayrıntılı şekilde anlatarak, mekanda sorun çıkarmak istemediklerini, ancak işletme yetkililerinin kendilerine hakaret ederek saldırdığını öne sürdü. Melih Sefa Y. ise olay yerine geldiklerinde silahsız olduklarını savunarak, "Ne olduğunu sormaya fırsat bulamadan üzerimize ateş açıldı" dedi. Y., ateş edilirken işletme sahibi olduğu iddia edilen kişinin çalışanlara "Kim gelirse vurun" şeklinde talimat verdiğini duyduğunu iddia etti. “HAKAN’A DOĞRU ATEŞ ETTİM” İTİRAFI Tutuklu sanıklardan Emre Erdem, mahkemede yaptığı savunmada Hakan Uyanık’a doğru 2-3 el ateş ettiğini kabul etti. İlk ateşi ayaklarına, ikinciyi ise karnına doğru yaptığını söyleyen sanık, pişman olduğunu ifade etti. Bir diğer sanık Berkant Alkan ise havaya ateş açarak tarafları sakinleştirmeye çalıştığını, ancak çatışmanın devam ettiğini öne sürdü. “OĞLUMUN HUSUMETİ YOKTU” Duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık, oğlunun çevresinde sevilen, kimseyle husumeti olmayan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sanıkları sabahtan beri dinliyorum. Oğlumda silah olsaydı 3 metreden vuramaz mıydı? Onlar 8-10 metreden vuruyor. Olay sabahı hastaneye gittiğimde oğlumu ceset torbasına koyarlarken gördüm. Ben o gün oğluma araba alacaktım." Babanın bu sözleri duruşma salonunda duygusal anlara yol açtı. İŞLETME SAHİBİ SUÇLAMALARI REDDETTİ Çalışanlarını azmettirmekle suçlanan işletme sahibi S.İ. ise suçlamaları reddederek, olaydan yaklaşık bir ay önce işletmeyi devrettiğini, silahlı saldırı talimatı vermediğini savundu. Olay sırasında dışarı çıktığında Hakan Uyanık’ı yerde gördüğünü ve yardım etmeye çalıştığını söyledi. MAHKEMEDEN TAHLİYE VE ERTELEME KARARI Mahkeme heyeti, olayla ilgisi olmadığını savunan bir tutuklu sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi ve tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.