#Duruşma

- Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİNDE SKANDAL İTİRAF! Haber

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİNDE SKANDAL İTİRAF!

Eski polis memuru tutuklu sanık Cemil Koç, savunmasında Ayşe, kapının önüne Esra geldiğinde hayatını kaybetmişti dedi. Diğer sanık Oğuz Kula ise Cemil için “Aşırı derecede kokain çekmiş gibiydi” ifadesini kullandı. “VALİZİ ARABAYA KOYDUM, UĞUR ABİ EVE GELMEDİ” 11 Temmuz’da 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Cemil Koç, mahkemede olay günü yaşananlara dair detaylı ifade verdi. Ayşe’nin ölümünden kısa süre sonra arkadaşlarının kapıya geldiğini belirten Koç, paniğe kapıldığını söyledi. Koç, valizi araca taşıdıktan sonra benzinlik sahibi olan "Uğur abi" olarak tanımladığı Oğuz Kula’yı aradığını, bavulu ona teslim ettiğini ve içinde “tarihi eser” olduğunu söylediğini belirtti. “BENZİNLİĞE ATTIĞIM TİŞÖRT ESKİYDİ, İĞNE UCU KADAR LEKE OLABİLİR” Koç, arabasında bulunan kanlı tişörtle ilgili olarak, “Tişört eskiydi, terlediğim için attım. Ola ki kan varsa da, darp sırasında olmuş olabilir. Bu da hayatın olağan akışına uygundur” savunmasını yaptı. SANIK KULA: “KOKAİN ÇEKMİŞ GİBİYDİ, ARABASINI BANA VERDİ” Duruşmada savunma yapan sanıklardan Oğuz Kula ise Cemil Koç’un açıklamalarını reddetti. Kula, olay günü Cemil’in davranışlarını “kokain etkisi altında gibiydi” şeklinde tanımlarken, Koç’un kendisine valiz verdiğini ve arabasını kullanmasını istediğini belirtti. Kula, “N.E.’yi tanımam. Onu ilk kez karakolda gördüm” dedi. Kula’nın bu sözleri üzerine Cemil Koç, duruşma salonunda “Sus!” diye bağırdı. SALONDA GERGİN ANLAR Sanık avukatının müvekkilinden “zanlı” olarak bahsetmesi üzerine Cemil Koç duruma itiraz etti. Avukat ise “İddianamede böyle geçiyor” diyerek yanıt verdi. Duruşmada taraflar arasında gerginlik zaman zaman tırmandı. DURUŞMALAR DEVAM EDİYOR Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, toplam 9 tutuklu sanık yargılanıyor. Bugünkü oturumda Cemil Koç’un ardından diğer sanıkların da savunmalarına devam edildi. Davanın ilerleyen günlerdeki duruşmalarında yeni tanıkların da dinlenmesi bekleniyor.

BOŞANDIĞI EŞİNİ SOKAK ORTASINDA KATLEDEN SANIĞA MÜEBBET Haber

BOŞANDIĞI EŞİNİ SOKAK ORTASINDA KATLEDEN SANIĞA MÜEBBET

Denizli’de boşandığı eski eşini sokak ortasında boğazını keserek öldürdüğü, yanında bulunan erkek arkadaşını ise ağır yaraladığı iddia edilen sanık hakkında müebbet hapis cezası talep edildi. Cinayete ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ilk duruşmada izletildi. DAVA DENİZLİ 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NDE BAŞLADI Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık M.K., ağır yaralanan müşteki Hüseyin Ç., maktul Hatice Ünlü’nün yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık M.K. hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi. SANIK: “KENDİMİ KAYBETTİM” Yaklaşık 1,5 saat süren savunmasında sanık M.K., Hatice Ünlü ile yaşadıkları sorunlar nedeniyle boşandıklarını, ancak çocuklar sebebiyle iletişimin devam ettiğini söyledi. Sık sık tartışma yaşadıklarını öne süren sanık, cinayetten bir gün önce çocuklara yönelik bazı davranışlar nedeniyle öfkelendiğini anlattı. Olay anına ilişkin ise, "Kendimi kaybettim" savunmasını yaptı. AĞIR YARALI MÜŞTEKİ SALDIRIYI ANLATTI Olayda ağır yaralanan Hüseyin Ç., duruşmadaki ifadesinde sanığın elinde bıçakla koşarak yanlarına geldiğini, herhangi bir konuşma olmadan doğrudan Hatice Ünlü’ye saldırdığını söyledi. Kendisine de saldırıldığını belirten müşteki, yardım istemek için uzaklaştığını, bu sırada sanığın saldırıyı sürdürdüğünü ifade etti. Hüseyin Ç., sanığın Hatice Ünlü’yü yerde sürüklediğini, saçlarından tutarak başını geriye çektiğini ve boğazını keserek öldürdüğünü iddia etti. GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ MAHKEMEDE İZLENDİ Duruşmada cinayet anına ait güvenlik kamerası görüntüleri izletildi. Salondaki bazı katılımcıların görüntülere bakamadığı gözlenirken, sanığın da görüntüler izlenirken başını öne eğdiği görüldü. Cumhuriyet Savcılığı, sanıktan “canavarca hisle ve tasarlayarak öldürme” suçlamaları yönünden ek savunma alınmasını talep etti. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme heyeti, sanık ve maktulün ortak çocuklarının uygun koşullarda dinlenmesine karar verirken, tanık dinlenmesi talebini reddetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı 14 Nisan tarihine erteledi. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 12 Nisan 2025’te Pamukkale ilçesi Kuşpınar Mahallesi Lise Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Hatice Ünlü (42), boşandığı eşi M.K. (42) tarafından bıçaklanarak öldürüldü. O sırada yanında bulunan ve erkek arkadaşı olduğu belirtilen Hüseyin Ç. (42) ise ağır yaralandı.

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER Haber

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER

Bursa'da duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık’ın "Ben o gün oğluma araba alacaktım" sözleri salonda derin bir sessizliğe neden oldu. EĞLENCE MEKANINDA BAŞLAYAN TARTIŞMA KANLI BİTTİ Olay, 10 Mayıs günü saat 05.00 sıralarında Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekanında meydana geldi. Eğlenmek için mekana gelen S.Y., S.Ö. ve E.T. ile işletme çalışanları arasında çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddiaya göre tartışmanın, gruptan bir kişinin kız arkadaşını mekana getirmesi üzerine çalışanların "Dışarıdan kadın getirmek yasak" demesiyle başladığı öne sürüldü. Tartışmanın ardından üç kişi darbedilerek mekandan çıkarıldı. HASTANEYE GİTTİLER, ARKADAŞLARINI ÇAĞIRDILAR Darbedilen kişilerden E.T., kendi imkanlarıyla hastaneye giderken durumu telefonla S.Y.’nin kardeşi Melih Sefa Y.’ye bildirdi. Bunun üzerine Melih Sefa Y., arkadaşı Hakan Uyanık ile birlikte eğlence mekanının önüne geldi. Burada güvenlik görevlileri ve çalışanlarla yeniden başlayan tartışma, kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü. Açılan ateş sonucu Hakan Uyanık karnından, Melih Sefa Y. ise bacak ve kolundan yaralandı. Özel araçlarla hastaneye kaldırılan Hakan Uyanık, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. 11 SANIK HAKKINDA AĞIR SUÇLAMALAR Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 11 kişi gözaltına alındı. Sanıklar hakkında ‘kasten öldürmeye azmettirme’, ‘iştirak halinde kasten öldürme’, ‘silahla kasten yaralama’ ve ‘sopayla yaralama’ suçlarından dava açıldı. Dört sanığın tutuklu yargılandığı dosyada, bazı sanıklar ise tutuksuz olarak hakim karşısına çıktı. MAHKEMEDE OLAYIN DETAYLARI ANLATILDI Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, hayatını kaybeden Hakan Uyanık’ın anne ve babası, müştekiler, sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan S.Y., olay gecesi yaşananları ayrıntılı şekilde anlatarak, mekanda sorun çıkarmak istemediklerini, ancak işletme yetkililerinin kendilerine hakaret ederek saldırdığını öne sürdü. Melih Sefa Y. ise olay yerine geldiklerinde silahsız olduklarını savunarak, "Ne olduğunu sormaya fırsat bulamadan üzerimize ateş açıldı" dedi. Y., ateş edilirken işletme sahibi olduğu iddia edilen kişinin çalışanlara "Kim gelirse vurun" şeklinde talimat verdiğini duyduğunu iddia etti. “HAKAN’A DOĞRU ATEŞ ETTİM” İTİRAFI Tutuklu sanıklardan Emre Erdem, mahkemede yaptığı savunmada Hakan Uyanık’a doğru 2-3 el ateş ettiğini kabul etti. İlk ateşi ayaklarına, ikinciyi ise karnına doğru yaptığını söyleyen sanık, pişman olduğunu ifade etti. Bir diğer sanık Berkant Alkan ise havaya ateş açarak tarafları sakinleştirmeye çalıştığını, ancak çatışmanın devam ettiğini öne sürdü. “OĞLUMUN HUSUMETİ YOKTU” Duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık, oğlunun çevresinde sevilen, kimseyle husumeti olmayan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sanıkları sabahtan beri dinliyorum. Oğlumda silah olsaydı 3 metreden vuramaz mıydı? Onlar 8-10 metreden vuruyor. Olay sabahı hastaneye gittiğimde oğlumu ceset torbasına koyarlarken gördüm. Ben o gün oğluma araba alacaktım." Babanın bu sözleri duruşma salonunda duygusal anlara yol açtı. İŞLETME SAHİBİ SUÇLAMALARI REDDETTİ Çalışanlarını azmettirmekle suçlanan işletme sahibi S.İ. ise suçlamaları reddederek, olaydan yaklaşık bir ay önce işletmeyi devrettiğini, silahlı saldırı talimatı vermediğini savundu. Olay sırasında dışarı çıktığında Hakan Uyanık’ı yerde gördüğünü ve yardım etmeye çalıştığını söyledi. MAHKEMEDEN TAHLİYE VE ERTELEME KARARI Mahkeme heyeti, olayla ilgisi olmadığını savunan bir tutuklu sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi ve tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

EZGİ APARTMANI DAVASINDA BİLİRKİŞİ HEYETİ DOSYADAN ÇEKİLDİ Haber

EZGİ APARTMANI DAVASINDA BİLİRKİŞİ HEYETİ DOSYADAN ÇEKİLDİ

Bilirkişi heyetinin çekilmesinin ardıından sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen, “Usule uygun bir yargılama yürütülmüyor, dosya tekemmül etmiştir, davanın bitirilmesi gerekir” dedi. TUTUKLU SANIKLAR MAHKEMEYE ÇIKTI Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar S.K. ve M.P. ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar önceki savunmalarını tekrarlayarak tahliye talebinde bulundu. “BİLİRKİŞİLER BASKI ALTINDA, RAPORLAR YOK SAYILIYOR” Sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen, son bilirkişi heyetinin çekilmesini eleştirerek şunları söyledi: “Mahkemenin oluşturduğu bilirkişi heyeti dosyadan çekildi. İstanbul’dan tayin edilen bilirkişilerin üzerlerinde baskı olduğunu söyledikleri bilgisi var. Bu durumun araştırılmasını istiyoruz. Daha önce alınan iki bilirkişi raporu sanıkların lehineydi. Eğer aleyhlerine olsaydı, bu dava çoktan sonuçlandırılırdı.” “DOSYA TEKEMMÜL ETMİŞTİR, TUTUKLULUK HUKUKA AYKIRI” Şen, sanıkların yalnızca dükkân tadilatı yaptıkları iddiasıyla suçlandığını, ancak tadilatların bina yıkımıyla ilgisi olmadığının iki raporla ortaya konduğunu vurguladı. “Dosya tekemmül etmiştir, yeniden rapor alınması ve tutukluluğun sürmesi hukuka uygun değildir” dedi. DURUŞMA 24 NİSAN 2026’YA ERTELENDİ Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına, dosyadaki eksiklerin giderilmesine, heyet hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve yeni bir heyet görevlendirilmesine karar verdi. Dava 24 Nisan 2026’ya ertelendi. “YIKIMLA TADİLATIN İLGİSİ YOK” Duruşma sonrası açıklama yapan Av. Ersan Şen, şöyle konuştu: “İki farklı üniversiteden alınan raporlar, binanın yıkılmasının sebebinin statik proje ve tasarım hatası olduğunu ortaya koydu. Müvekkillerimiz bina projesini hazırlayan ya da inşa eden kişiler değil. Alt kattaki pastaneyi işleten esnaf. Bu insanların tadilatlarının, yıkımla bir ilgisi olmadığını artık herkes biliyor. Tutukluluk halinin devamı haksızdır.”

İKİ KARDEŞ VE BABAANNELERİNİ ÖLDÜREN SANIK: KASAP MIYIM BEN? Haber

İKİ KARDEŞ VE BABAANNELERİNİ ÖLDÜREN SANIK: KASAP MIYIM BEN?

Zonguldak’ta aralarında husumet bulunan akrabaları iki kardeş ve babaannelerini bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Sanık, kendisini savunduğunu öne sürerek suçlamaları reddetti. OLAY KÖROĞLU KÖYÜ’NDE MEYDANA GELDİ Merkeze bağlı Köroğlu köyünde yaşanan olayda, sanık Erdeniz K.’nın kardeşinin köy kahvesinde darp edilmesinin ardından iki aile arasında husumet oluştu. 21 Temmuz günü Halil Can Köroğlu (24) ile kardeşi Emirkan Köroğlu (18), bir düğünden dönerken Erdeniz K. ile karşılaştı. Çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Erdeniz K., iki kardeşi ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu’nu (75) bıçakladı. ÜÇ KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan babaanne ve iki torun, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Zanlı Erdeniz K. ise kısa sürede yakalanarak tutuklandı. “KASAP MIYIM, CANİ MİYİM?” DİYE SAVUNDU Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında sanık Erdeniz K., kendisine saldırıldığını iddia ederek, “Beni yere yatırıp boğmaya çalıştılar, nefessiz kaldım. Kurtulmak için bıçakladım. Kasap mıyım, cani miyim durduk yere yapayım, savunmak içindi” sözleriyle kendini savundu. TANIKLAR VE AİLELER DİNLENDİ Duruşmada 12 tanık dinlenirken, görgü tanıklarından biri sanığın boğazının sıkıldığını ve yere düşürüldüğünü iddia etti. Hayatını kaybeden kardeşlerin annesi Fatma Köroğlu ise sanığın savunmasına tepki göstererek, “Kendini kurtarmak isteseydi koluna ya da bacağına vururdu, kalbinden bıçakladı” dedi. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

EKREM İMAMOĞLU'NUN "BİLİRKİŞİ" DAVASI ERTELENDİ Haber

EKREM İMAMOĞLU'NUN "BİLİRKİŞİ" DAVASI ERTELENDİ

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun, bazı soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davaya devam edildi. Mahkeme, dava dosyasının esasa ilişkin mütalaanın hazırlanması için Cumhuriyet Savcısına gönderilmesine hükmederek duruşmayı 30 Mart 2026 tarihine erteledi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki salonda görülen duruşmada, sanık Ekrem İmamoğlu ile avukatları hazır bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu ile bazı parti üyeleri de duruşmayı takip etti. "BU SÜREÇTE DEDİKLERİMİN NE DEMEK OLDUĞUNU ARAŞTIRMAK YERİNE, SUÇ OLUP OLMADIĞINI ARAŞTIRIYORLAR" Sanık İmamoğlu savunmasında, hakkında açılan davaların kişisel ve siyasi olduğunu öne sürdü. Açıklamasında, “Benim söylediklerim bir eleştiridir. Eleştiri yapmam suç değildir. Hakkımda açılan davalar kumpas niteliğindedir” dedi. "BEN YARGILAMIYORUM, YARGILIYORUM" İmamoğlu, konuşmasının devamında “Benim adil yargılanmamı engelleyen sistemin kendisidir. Savunma yapmıyorum, ben yargılıyorum. Bu adalet sisteminin nasıl çalıştığını halk görsün istiyorum. Geçmişte de adaletsizliklerin hesabı soruldu, yine sorulacaktır” ifadelerini kullandı. Duruşmada zaman zaman heyetle de kısa sözlü atışmalar yaşayan İmamoğlu, “Ben sadece kürsüye konuşmuyorum, halka anlatıyorum. Bu duruşmalar canlı yayınlansın, herkes duysun” diyerek salondaki izleyicilere seslendi. "BİLİRKİŞİ DOSYASI GEREKSİZDİR" İmamoğlu, bilirkişi dosyasının gereksiz olduğunu belirterek, “Ben bir hukukçu değilim, ama bu benim düşüncem” dedi. Ayrıca hâkim ve savcı atamalarının şeffaf olmadığını iddia ederek, Meclis’e bu konuda çağrıda bulundu. DOSYA MÜTALAAYA GÖNDERİLDİ Duruşma sonunda mahkeme, dosyanın esasa ilişkin mütalaanın hazırlanması için Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verdi. Dava, 30 Mart 2026 tarihine ertelendi.

İZBETON KOOPERATİF DAVASINDA SANIKLAR HAKİM KARŞISINDA Haber

İZBETON KOOPERATİF DAVASINDA SANIKLAR HAKİM KARŞISINDA

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON AŞ’ye yönelik yürütülen “kooperatif işlerinde usulsüzlük” soruşturmasında aralarında eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski Genel Sekreter Barış Karcı ve eski Genel Müdür Heval Savaş Kaya'nın da bulunduğu 3’ü tutuklu 65 sanık, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıktı. Duruşma, Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde geniş güvenlik önlemleri altında yapıldı. Sanıklar, müştekiler ve avukatlar salonda hazır bulunurken, kamuoyunu ilgilendiren dava nedeniyle yoğun ilgi yaşandı. “İSMİNE DEĞİL, BELEDİYEYE GÜVENDİK” Mağdur sıfatıyla ifade veren Gaziemir Yapı Kooperatifi Başkanı Ali Alpyavuz, "Bu projeye İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne güvenerek girdik. İşi İZBETON'dan taşeron olarak aldığımızı sonradan öğrendik. İnşaatların ilerlememesi ve bazı usulsüzlükler dikkat çekti. Bu bir CHP projesidir. Binlerce aile belediyeye güvenerek mağdur oldu," dedi. Alpyavuz ayrıca, Şenol Aslanoğlu'nun yakınlarına villa tahsis edildiğini, bunun kooperatif üyelerinden gizlendiğini ve projede usulsüz yapı değişiklikleri yapıldığını öne sürdü. “PARALAR İNŞAATA GİTMEDİ, EV VERİLMEDİ” Örnekköy Yaka City Kooperatifi üyesi Ceren Okur ise verdiği ifadede, “Ev sahibi olmak için üye oldum. Belediye garantörlüğü olduğunu söylediler. Ancak zamanla inşaat durdu. Paraların inşaata gitmediğini fark ettik. Vaat edilen ev teslim edilmedi. Şikâyetçiyim,” ifadelerini kullandı. İDDİANAMEDE AĞIR SUÇLAMALAR VAR İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında “nitelikli dolandırıcılık”, “kamu zararına dolandırıcılık” ve “ihaleye fesat karıştırma” gibi suçlardan 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Soruşturma kapsamında mağdur sayısının 5 binin üzerinde olduğu belirtilirken, aralarında bakanlıklar ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de bulunduğu çok sayıda kurum "suçtan zarar gören" sıfatıyla dosyada yer alıyor. Mahkeme, duruşmanın ilerleyen oturumlarında yeni tanıkları dinleme ve delilleri değerlendirme kararı alarak davayı ileri bir tarihe erteledi.

EKREM İMAMOĞLU SAHTE DİPLOMA DAVASINDA 3’ÜNCÜ KEZ MAHKEMEDE Haber

EKREM İMAMOĞLU SAHTE DİPLOMA DAVASINDA 3’ÜNCÜ KEZ MAHKEMEDE

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin 8 yıl 9 aya kadar hapis talebiyle yargılandığı davada 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede İmamoğlu’nun zincirleme şekilde ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Hazırlanan iddianame kapsamında İmamoğlu, 12 Eylül’de ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İmamoğlu, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, 'yolsuzluk' soruşturmasından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, sanık İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu, annesi Havva İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu ile çok sayıda partili katıldı. Duruşma, yoklamalar ile devam ediyor. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, University College of Northern Cyprus’ın (UCNC) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı, şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun yatay geçiş yaptığı 1990 yılında University College of Northern Cyprus’ın yatay geçiş yapılabilecek üniversiteler arasında olmadığı anlatıldı. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından KKTC’de faaliyet gösteren yükseköğretim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanındığının belirtildiği iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı, bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı aktarıldı. TANINIRLIĞININ BULUNMADIĞINI BİLDİKLERİ HALDE İMAMOĞLU’NUN DENKLİĞİ OLAN BİR KURUMDAN YATAY GEÇİŞ YAPMIŞ GİBİ GÖSTERİLDİĞİ KAYDEDİLDİ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulu eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınmakta olduğu bilgisini İstanbul Üniversitesi’nin bilmesine rağmen İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği aktarıldı. Yapılan bu işlemle hem İstanbul Üniversitesi yetkililerinin hem de şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun, University College of Northern Cyprus adlı kurumun Yükseköğretim Kurulu nezdinde tanınırlığının bulunmadığını bildikleri halde şüphelinin denkliği olan bir kurumdan yatay geçiş yapmış gibi gösterildiği kaydedildi. 8 YIL 9 AYA KADAR HAPİS CEZASI TALEBİ İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun yatay geçiş sürecinde üniversiteye sunduğu belgelerin University College of Northern Cyprus’a ait bir tanıtım broşürü ve bir adet transkriptten ibaret olduğu, bu belgelerin Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne ait olmadığının açıkça anlaşılmasına rağmen İstanbul Üniversitesi tarafından kaydının bu şekilde yapıldığı vurgulandı. Ekrem İmamoğlu’nun bu belgeleri yüksek lisans başvurusu, askerlik işlemleri ve Yüksek Seçim Kurulu gibi kurumlarda kullandığı belirtilerek, "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği gerekçesiyle 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.