#Duruşma

- Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MUSTAFA BOZBEY VE TURGAY ERDEM HAKİM KARŞISINDA Haber

MUSTAFA BOZBEY VE TURGAY ERDEM HAKİM KARŞISINDA

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklu yargılanan Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediyesi önceki dönem Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 63 sanıklı davanın ikinci duruşması, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu'nda başladı. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın ikinci duruşmasında tutuklu bulunan 16 sanık yeniden hakim karşısına çıktı. Davanın ilk duruşması 20 Temmuz'da gerçekleştirilirken, 37 tutuklu sanığın bulunduğu duruşma 11 gün sürmüştü. Mahkemenin ara kararı ve sonraki tutukluluk incelemeleriyle birlikte 21 kişi tahliye edilirken, tutuklu sanık sayısı 16'ya geriledi. İlk duruşmada Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem, yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Dava kapsamında hazırlanan iddianamede Mustafa Bozbey hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlamaları yöneltildi. Bozbey hakkında toplam 402 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede Turgay Erdem hakkında ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem'in liderliğinde faaliyet gösterdiği öne sürülen iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. Sanıklar hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlamaları bulunuyor. Yaklaşık 2 aylık aranın ardından yeniden hakim karşısına çıkan sanıkların hukuki durumlarının yanı sıra dosyadaki deliller ve tarafların taleplerinin ele alınması bekleniyor. Toplam 63 sanığın yargılandığı davada ikinci duruşma öncesinde 16 sanığın tutukluluğu sürüyor. Duruşmada özellikle tutuklu sanıkların durumuna ilişkin verilecek kararlar yakından takip edilecek. Bozbey'in eşi Seden Bozbey ve CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın da davaya girmek için adliyeye geldiği görüldü.

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ Haber

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde tartıştığı eşini tüfekle vurarak öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Fatmanur Okur hakkında savcı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasıyla müebbet hapis cezası talep etti. Duruşmada 4 yaşındaki kızıyla karşılaşan sanık gözyaşı dökerken, çocuk annesinin gözyaşlarını silerek ❝Ağlama, acıyor mu?❞ dedi. Olay, 19 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Alikahya Fatih Mahallesi'ndeki 3 katlı evin birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesinin ardından Fatmanur Okur'un tüfekle eşine ateş ettiği belirtildi. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde bir çocuk babası Şükrü Okur'un hayatını kaybettiği belirlendi. Gözaltına alınan Fatmanur Okur, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. 4 YAŞINDAKİ KIZI ANNESİNİN GÖZYAŞLARINI SİLDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Fatmanur Okur, hayatını kaybeden Şükrü Okur'un babası Hacı Ahmet Okur ve annesi, çiftin 4 yaşındaki kızının vasisi ile taraf avukatları katıldı. Duruşma sırasında annesini gören çocuk, Okur'a sarılarak öptü ve gözyaşlarını sildi. Çocuk, annesine ❝Ağlama, acıyor mu?❞ diyerek seslendi. SAVCIDAN MÜEBBET HAPİS TALEBİ Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanığın eyleminin sabit olduğu değerlendirmesiyle öncelikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Savcı, sanığın evlilik süresince şiddete maruz kaldığı yönündeki dosya kapsamını dikkate alarak hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını ve sonuç olarak müebbet hapis cezası verilmesini talep etti. Sanık Fatmanur Okur ise eylemi bilerek gerçekleştirmediğini savunarak, ❝En azından ev hapsi istiyorum. Kızımın bana çok ihtiyacı var.❞ dedi. SANIK ÖNCEKİ SAVUNMASINDA ŞİDDETE MARUZ KALDIĞINI İLERİ SÜRDÜ Okur, önceki celsede verdiği savunmada 11 yıllık evliliği boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini ileri sürmüştü. Daha önce boşanmak istediğini ancak eşinin kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia eden Okur, ❝Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti. Dayaklarından dolayı 3 kez düşük yaptım. Eşimi sürekli sokaklardan topladım.❞ şeklinde savunma yapmıştı. Okur ayrıca eşinin geçmişte terör örgütü DEAŞ üyeliği suçundan cezaevine girdiğini öne sürmüştü. ❝KORKUTMAK AMACIYLA SİLAHI ELİME ALMIŞTIM❞ Olay gecesine ilişkin de savunma yapan Okur, eşiyle çocuklarının kendisinden olup olmadığı konusunda tartıştıklarını ve eşinin uyuşturucu etkisinde olduğunu iddia etmişti. Eşinin kendisini başka bir kadının evine götürerek "pazarlamak" istediğini ileri süren Okur, daha sonra üst kattan babasına ait tüfeği aldığını anlatmıştı. Okur, olay anına ilişkin savunmasında şunları söylemişti: ❝Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, 'Güzel kafa keserim, iyi bilirsin' dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne, şiddetine maruz kaldım.❞ Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

CHP KURULTAYI DAVASINDA YENİ GELİŞME: DURUŞMA ERTELENDİ Haber

CHP KURULTAYI DAVASINDA YENİ GELİŞME: DURUŞMA ERTELENDİ

CHP 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin açılan ceza davasında mahkeme, yargılamanın devamına yönelik ara kararlarını açıkladı. Aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanığın yargılandığı dava, 21 Ekim 2026 tarihine ertelendi. Güncel haber akışında davanın Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldüğü ve 12 sanığın “oylamaya hile karıştırıldığı” iddiasıyla yargılandığı aktarılıyor. TANIKLAR SONRAKİ DURUŞMADA HAZIR EDİLECEK Mahkemenin ara kararında, bir sonraki duruşmada dinlenmesi planlanan tanıkların hazır edilmesine hükmedildi. Ayrıca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Nezahat Kurt’un verdiği beyanlara ilişkin celse tutanağının da dava dosyasına eklenmesine karar verildi. DURUŞMA 21 EKİM’DE Mahkemenin aldığı karar doğrultusunda dava 21 Ekim 2026 tarihinde yeniden görülecek. Bir sonraki duruşmada tanıkların dinlenmesi ve dosyadaki mevcut delillerin değerlendirilmesi bekleniyor. CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin ceza davasında sanıklar hakkında yürütülen yargılama süreci böylece devam edecek. DAVA SÜRECİ DEVAM EDİYOR 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin dava kapsamında, kurultay sürecinde usulsüzlük yapıldığı iddiası yargıya taşınmıştı. Davanın sonraki aşamasında mahkemenin tanık beyanlarını ve dosyaya sunulan diğer belgeleri değerlendirmesi bekleniyor.

OKUL SALDIRGANININ BABASI OĞLUNU VE GÖREVLİLERİ SUÇLADI Haber

OKUL SALDIRGANININ BABASI OĞLUNU VE GÖREVLİLERİ SUÇLADI

Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında yargılanan saldırgan İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli savunmasında, pandemi döneminde çocukların evlere hapsolduğunu belirterek, "Biz çocuğumuzu takip ettik. Bir gün oyun oynuyorsa diğer gün oyun oynayamazdı. Biz aile olarak hiçbir zaman Aras'ın şiddet eğiliminde olduğunu görmedik" dedi. Mersinli ayrıca oğlunun Whatsapp profil resmini ABD'deki saldırgan Elliot Rodger yapması hakkındaki soruya da "Çizgi film karakteri olarak düşündüm" diye cevap verdi. Kahramanmaraş'ta Türkiye'yi yasa boğan, 9 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısının ilk duruşması Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşiyor. Davada yargılanan saldırgan İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli, duruşmadaki savunmasını tamamladı.Duruşmada ilk söz alan Uğur Mersinli, hayatını kaybeden ailelere başsağlığı diledi. Bu sırada aileler Mersinli'ye tepki gösterirken mahkeme başkanı aileleri sakinleştirdi. ''OĞLUM HAKKINDA KAMU DAVASI AÇILMALIDIR'' Daha sonra devam eden Mersinli, "Ailelerimizin ve milletimizin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Takım elbisem olmadığı için duruşma salonuna giremedim, buraya almıyorlar. Oğlum hakkında düzenlenmiş bir iddianame yoktur. Oğlum hakkında kamu davası açılmalıdır. Sadece ebeveynler hakkında dava açılmamalıdır. Olaydan sonra devletin yeni tedbirler geliştirmesi, olayın öncesi ve sonrası arasında fark olduğunu göstermiştir. Çocuğun planlı saldırısı ile ebeveynlerin sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır. Yurt dışındaki örnekte aileye sadece 1,5 yıl ceza verilmiştir" diye konuştu. "SİLAHLARI BENDEN HABERSİZ ALMIŞ" Silahları oğlunun kendisinden habersiz aldığını ileri süren Mersinli, "Çocuk bu olayda silahlara kendisi ulaşmıştır. Çocuğun silahlara erişmesi ebeveyn kusuru göstermez. Silahları benden habersiz almıştır. Aras'ın davranışından benim kastım olduğu sonucu çıkarılamaz. Aras'ın okul saldırısı yapacağını kim biliyordu? Okul saldırısını bilmiyordum, bununla ilgili herhangi bir eğitim almadım. Olayın bütün riskinin tarafıma yüklenmesi yanlıştır. Silahlar çalınmıştır. Yatak odaları, evlerde kapıları kilitlenen yerlerdir. Silahlar arama sırasında bulunmadı, ben yerlerini kendim söyledim. Yatak odasındaki gardıropta bulunan eşyalar bana aittir" dedi. "KANDIRILDIĞIMI HİSSEDİYORUM" Oğlunu poligona kendi silah sevgisi için götürdüğünü anlatan Mersinli, daha sonra şunları söyledi: "İsa Aras Mersinli'nin okul saldırısı yapacağını görüp tahmin eden kamu görevlilerinin, bu bilgileri neden aileyle paylaşmadığını öğrenmek istiyorum. Adalet, bir şeyi yerli yerine koymak demektir. İsa Aras Mersinli manifestosunu önceden hazırlamıştır. Ben onu poligona silah sevgim için götürdüm, kandırıldığımı hissediyorum. Ortada işlenen bir suç varsa ortada faili vardır. Fail İsa Aras Mersinli'dir ve ona kamu davası açılmamıştır. İddia makamı, anne ve babayı suçlamak için kamuoyu baskısıyla ortaya karışık bir iddianame düzenlemiştir." ''HİÇBİR KANUNU İHLAL ETMEDİM'' Oğlu hakkında hırsızlık suçundan şikayetçi olduğunu anlatan Uğur Mersinli, "Benim oğlum evimden hırsızlık yapmıştır. O nedenle kendisinden hırsızlık suçundan davacı ve şikayetçiyim. Ben bir polis memuruyum ve silah taşıyorum. Aynı zamanda atış eğitmeniyim. Benim evimden hırsızlık yapılmıştır. Silah taşıma konusundaki geçerli mevzuatta yer alan hiçbir kanunu ihlal etmedim. Silahları ve mermileri gözden uzak, ayrı yerlerde muhafaza ettim. Yatak odamızın kapısı kilitliydi. Aile arasında hiç kimse bir diğerinin hırsızlık yapacağını düşünmez. Ben bırakın hırsızlığı, oğlum tarafından öldürülme planları yapılacağını dahi düşünemezdim. Hiç kimse, bir başkasının hukuka aykırı davranmasını tahmin edemediği için cezalandırılamaz" dedi. ''BİZ, ŞİDDET EĞİLİMİNDE OLDUĞUNU GÖRMEDİK'' Oğlu hakkında psikolojik sorunlar olduğuna dair uzman görüşü olmadığını belirten baba Mersinli, "Olay anı ve öncesinde arkadaşlarına zorbalık yaptığına dair bir tutanak var mı? Bu konuda da herhangi bir tespit yapılmamıştır ve uzman görüşü yoktur. Aileler ve öğretmenler hangi davranışı alarm kabul etmelidir? Geçici tehdit ile gerçek tehdit arasındaki ayrım nasıl yapılmalıdır? Biz çocuğumuzu takip ettik. Bir gün oyun oynuyorsa diğer gün oyun oynayamazdı. Biz aile olarak hiçbir zaman Aras'ın şiddet eğiliminde olduğunu görmedik. Çocuğumuzun okula uyum sorunları vardı, okulu sevmiyordu ancak biz onun için psikologla görüştük. Her anne ve baba kendi çocuğu için en iyi anne ve babadır. Psikoloğa gittik ve bize herhangi bir şey söylemedi. Ben ilk kez ergen erkek çocuk büyütüyordum. 32 defa rehberlik öğretmeniyle görüşmüş ama bana tebliğ edilen bir şey yoktu. Çocuk okulda sıkıntı çıkartıyordu ama eve gelince evde bir sorun yoktu" ifadelerini kullandı. "BİLSEM ZATEN BU ATIŞI YAPTIRMAM" Uğur Mersinli, oğlunun ilk kez poligonda atış yaptığını ve yakın mesafeden atışların kaçırılmasının mümkün olmadığını anlatarak, "Hiçbir yerde atış yaptırılmadı. İlk defa poligonda atış yaptı. Benden habersiz atış yapma şansı yok. Önceden tecrübesi de yok. Bunun ispatı, delili de yok. Bana sadece arkadaşlarım atış yapmış baba, bana da yaptır dedi. Okul saldırısı planı bilsem zaten bu atışı yaptırmam. Atış poligonunda atış yapmak zor bir şey değil" diye konuştu. "BİZE KİMSE ACİL BİR ŞEY DEMEDİ" 14 yıl önce kendisi ve eşinin psikolojik tedavi gördüğünü belirten Uğur Mersinli, "Çocuğu doktora götürmediğimiz iddiası var. Ben 2012 yılında psikiyatrik ilaç kullandım ve 1 hafta rapor aldım. Grip rahatsızlığı ile psikolojik rahatsızlık arasında fark yok. Ben eşimi, kızlarımı götürdüm. 15 günlük süreçte bu meydana geldi ve aldığım rapor emniyet teşkilatında var. Ben kendim gidiyorum, eşimi ve kızlarımı da götürdüm oğlumu neden böyle bir şey olsa götürmeyeyim. Bize kimse acil bir şey demedi. Bir dönemde okul müdürü aradı bana oğlumun rahatsızlığı olduğunu, hastaneye kaldırıldığını söyledi. Gittiğimde serum yapılıyordu. Kolunda çizik vardı ve uzman doktora yönlendirdi. Uzman geldi ve inceledi sonra baş başa görüştük. Bana, 'Ara ara fırsat bulursanız bir uzman doktora görünün' dedi. Sonra Aras bu olayı tekrar etmedi, biz de götürmedik" şeklinde konuştu. ''NORMAL OYUN OLARAK GÖRDÜM'' Oğlunun bilgisayarını İngilizce kullandığını ve İngilizce bilmediği için bilgisayarı kontrol etmediğini de anlatan Mersinli, "Hayatım boyunca Almanca eğitim gördüm. İngilizce eğitim görmedim ve bilmiyorum. Ben oğlumun okul saldırısı yapacağını bilmiyordum. Ben bilgisayardaki oyunları normal oyun olarak gördüm. Ben şifre kırma konusunda uzman değilim" dedi. "ÇİZGİ FİLM KARAKTERİ OLARAK DÜŞÜNDÜM" İsa Aras'ın Whatsapp profil resmini ABD'deki saldırgan Elliot Rodger yapması hakkındaki soruya da o şahsı çizgi film karakteri sandım diyen Mersinli, "Bunu bilmiyorum. Aklıma gelen ilk şey çizgi film karakteri, anime karakteri sandım. Resmi gördüm ama çizgi film karakteri olarak düşündüm. O saldırganı ilk kez olaydan sonra gördüm ve tanıdım" dedi. "EŞİM DE DOKTOR ARAŞTIRIYORDU" Eşinin kendisine yönelik "Aras'a psikiyatriden randevu alır mısın canım" mesajına da cevap veren Mersinli, "Son görüştüğümüz psikolog majör depresyon teşhisi koydu. Genelde Kahramanmaraş'takiler buradaki psikologlardan memnun olmadığı için biz doktor araştırıyorduk. Eşim de benle birlikte doktor araştırıyordu. O mesajı da benim eşimle birlikte bu olay üzerine düştüğümüzün kanıtıdır. Ben randevu için elimden geleni yaptım, doktor araştırıyordum. 15 günlük bir süreçte oldu" diye konuştu. Avukatların silahlarla alakalı sorduğu sorusuna ise Mersinli, "Ben polis kolejini kazanmasaydım bu olay olmazdı. Ben polis olduğum için bu olayın olduğunu ima ediyorsunuz" dedi. Öte yandan Mersinli, olay sırasında kasaptan eve giderken yolda aracıyla yoğun siren sesi geldiğini, tanıdık bir gazeteciyi arayıp olayı öğrendiğini, okulun ismini duyunca koşarak okula gittiğini söyledi.

ESKİ BAŞKAN, HAKKINDAKİ TÜM SUÇLAMALARI REDDETTİ Haber

ESKİ BAŞKAN, HAKKINDAKİ TÜM SUÇLAMALARI REDDETTİ

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davanın ikinci gününde eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem savunma yaptı. Yaklaşık 20 yıllık belediyecilik sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Erdem, hakkındaki suçlamaları reddetti. Erdem'in savunmasını tamamlamasının ardından müdafilerinin beyanlarının alınmasına geçildi. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi salonunda görülen, 37'si tutuklu 63 sanıklı davada sanık savunmaları sürüyor. Duruşmanın ikinci gününde eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem hakim karşısına çıktı. Savunmasında yaklaşık 20 yıllık belediyecilik geçmişine değinen Erdem, görev yaptığı süre boyunca Nilüfer'in gelişimi için çalıştığını söyledi. Belediye başkanlığı dönemindeki imar uygulamalarına ilişkin iddialara da cevap veren Erdem, yapılan işlemlerin mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini savundu. Nilüfer Belediyesi'nin parsel bazlı plan değişikliklerine sıcak bakmadığını belirten Erdem, Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan planların ardından ilçe belediyesinin ruhsatlandırma işlemlerini yerine getirdiğini ifade etti. Pandemi döneminde gerçekleştirilen sosyal yardımlar ile 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesine ulaştırılan desteklerden de bahseden Erdem, belediye imkanlarının kamu yararı doğrultusunda kullanıldığını savundu. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Erdem, kamu zararına neden olacak herhangi bir işlem yapmadığını belirterek, "Tüm suçlamaları reddediyorum" dedi. Turgay Erdem'in savunmasını tamamlamasının ardından avukatları söz aldı. Erdem'in müdafilerinin, müvekkillerine yöneltilen suçlamalara ilişkin beyanlarının alınmasına geçildi. Duruşma, müdafilerin beyanlarıyla devam ediyor.

MUSTAFA BOZBEY'İN YARGILANDIĞI DAVADA DURUŞMAYA ARA VERİLDİ Haber

MUSTAFA BOZBEY'İN YARGILANDIĞI DAVADA DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Bursa'da tutuklu bulunan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında yer aldığı 63 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasına ara verildi. Duruşma arasında açıklamalarda bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut, yargılamanın tutuksuz devam etmesi gerektiğini savundu. DURUŞMA BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'NDE BAŞLADI Mustafa Bozbey'in de sanıkları arasında bulunduğu davanın ilk duruşması Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'nde başladı. Ara karar öncesinde basın mensuplarına konuşan Yücel Akbulut, davanın hem Bursa hem de Türkiye açısından hukuk ve demokrasi bakımından önemli bir süreç olduğunu ifade etti. Akbulut, duruşmanın gerçekleştirildiği konferans salonunun fiziki koşullarına ilişkin avukatların itirazda bulunduğunu belirterek, savunma hazırlıkları için masa talep edildiğini ve mahkeme heyetinin bu talebi kabul ettiğini söyledi. YOKLAMA TAMAMLANDI, SANIKLARIN DİNLENMESİNE GEÇİLECEK Sabah saatlerinde başlayan duruşmada ilk etapta yoklama işlemlerinin yapıldığını aktaran Akbulut, verilen aranın ardından sanıkların dinlenmesine başlanmasının beklendiğini dile getirdi. Akbulut, soruşturmanın 2014 yılına ilişkin iddialara dayandığını belirterek, Mustafa Bozbey'in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmemesi halinde sürecin bu noktaya gelip gelmeyeceğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti. "TUTUKSUZ YARGILANMASINI BEKLİYORUZ" Yargılamaya itirazlarının olmadığını ancak tutukluluk tedbirine karşı olduklarını dile getiren Akbulut, herkesin bağımsız mahkemelerde yargılanabileceğini belirterek, Bozbey hakkında tutuksuz yargılama kararı verilmesini beklediklerini söyledi. Bozbey ile duruşma öncesinde görüşme imkânı bulamadıklarını aktaran Akbulut, bir gün önce görüştüklerini ve moralinin iyi olduğunu belirterek, Bozbey'in de tutuksuz yargılanmayı beklediğini ifade etti.

ALEYNA KALAYCIOĞLU VE KUNDAKÇI AİLESİ KARŞI KARŞIYA GELDİ Haber

ALEYNA KALAYCIOĞLU VE KUNDAKÇI AİLESİ KARŞI KARŞIYA GELDİ

İstanbul Ümraniye'de rapçi Canbay'ın bulunduğu araca düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin davanın ikinci duruşmasında, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi. Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve diğer sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. SANIKLAR SAVUNMALARINI YAPTI Duruşmada savunma yapan Aleyna Kalaycıoğlu, hakkında yöneltilen "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasını kabul etmedi. Kalaycıoğlu, "Azmettirdiğime dair hiçbir delil yok. Alaattin bu kadar cahil olabilir ama ben vicdansız değilim. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Ben de bu olayın mağduruyum. Tahliyemi talep ediyorum." ifadelerini kullandı. Cinayetin faili olduğu iddiasıyla yargılanan Alaattin Kadayıfçıoğlu ise mahkemede "Çok özür dilerim." demekle yetindi. MAHKEME SALONUNDA GERGİNLİK YAŞANDI Duruşma sırasında sanık ve müşteki yakınları arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı. Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu, kızının tahliyesini talep ederek, "Bir insanın namusuna bu kadar laf edilmez. Mahvettiniz hayatları." dedi. Bunun üzerine hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi Ülker Kundakçı ise "Biz ne yapalım? Biz çocuğumuza sarılamıyoruz." sözleriyle tepki gösterdi. Kundakçı ailesi ayrıca, "Peki bizim çocuğumuzu geri verebilecek misiniz?" ifadelerini kullandı. TUTUKLULUK HALİ DEVAM EDECEK İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında "kasten öldürme", Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan müebbet hapis cezası talep ediliyor. Dosyada tutuksuz yargılanan İzzet Yıldızhan hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mahkeme heyeti, Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Kararın açıklanmasının ardından Aleyna Kalaycıoğlu'nun mahkeme salonunda fenalaşarak sinir krizi geçirdiği öğrenildi.

FUTBOLCU KUBİLAY KAAN KUNDAKÇI CİNAYETİNDE İLK DURUŞMA Haber

FUTBOLCU KUBİLAY KAAN KUNDAKÇI CİNAYETİNDE İLK DURUŞMA

İstanbul’un Ümraniye ilçesinde 19 Mart’ta silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin davada sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesinde yaşanan gerginlik ise kameralara yansıdı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame doğrultusunda, aralarında şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve türkücü İzzet Yıldızhan’ın da bulunduğu sanıkların yargılanmasına başlandı. OLAYIN GEÇMİŞİ İddiaya göre olay, 19 Mart gecesi Ümraniye’de meydana geldi. Rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak amacıyla arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan yardım istedi. Kundakçı, Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Burada bekledikleri sırada olay yerine çakarlı araçlarla gelen Alaattin Kadayıfçıoğlu ve beraberindekilerle taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine açılan ateş sonucu ağır yaralanan 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. MÜEBBET HAPİS TALEPLERİ Hazırlanan iddianamede, silahı kullandığı öne sürülen Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında “kasten öldürme” ve “ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından müebbet hapis cezası talep edildi. Şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile annesi Zuhal Kalaycıoğlu hakkında ise “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Olay sonrası şüphelilere yardım ettiği öne sürülen İzzet Yıldızhan hakkında da “suçluyu kayırma” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK Kimlik tespitleriyle başlayan duruşma, salon yetersizliği nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu’nda görüldü. Duruşma öncesinde rapçi Vahap Canbay ile hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı’nın ailesi arasında tartışma yaşandı. Yaşanan gergin anlar kameralara yansırken, Canbay’ın yakınlarından bir kişinin basın mensuplarına tepki göstererek üzerlerine yürüdüğü görüldü. Mahkemenin sanık savunmalarını dinledikten sonra dosyadaki delilleri ve tanık beyanlarını değerlendirmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.