#Ege Bölgesi

- Ege Bölgesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ege Bölgesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EGE'DE TEK: 200 YILLIK YÖNTEMLE 190 DERECEDE CAM SANATI Haber

EGE'DE TEK: 200 YILLIK YÖNTEMLE 190 DERECEDE CAM SANATI

Sıcak cam sanatı, 2000 yıldır uygulanan yöntemlerle İzmir'de insanları büyülemeye devam ediyor. İzmir'de üniversite yıllarında yolları kesişen Zeynep ve Oraltay Korun çifti, bin 190 derece sıcaklıktaki fırının başında, Roma döneminden kalma yöntemler ve el aletleriyle cama şekil vererek binlerce yıllık geleneksel cam üfleme sanatını Ege Bölgesi'nde yaşatan tek isimler oldu. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü'nde eğitim alırken tanışan ve hayatları ile sanatlarını birleştiren Zeynep ve Oraltay Korun çifti, 2024 yılının nisan ayından bu yana İzmir'deki atölyelerinde tarihi bir mesleği icra ediyor. Yaptıkları işin Türkiye'de nadir görülen bir alan olduğunu belirten Zeynep Korun, özel işlenmiş ham maddenin Çek Cumhuriyeti'nden geldiğini söyledi. Korun, "Atölyemizde bin 190 derecede, 7 gün 24 saat boyunca hiç sönmeden yanan doğalgazlı bir fırınımız var. Camı bu fırının içine yüklüyoruz. 'Pipo' adını verdiğimiz uzun metal çubukların ucuna camı sararak dışarı çıkarıyor, ardından renklendirme ve şekillendirme işlemlerini gerçekleştiriyoruz" dedi. "ROMA DÖNEMİNDEN BİR USTA GELSE YABANCILIK ÇEKMEZ" Teknolojiden uzak, tamamen insan emeğine ve tarihi köklere dayalı bir üretim süreci yürüttüklerini vurgulayan Zeynep Korun, "Şekillendirme esnasında kullandığımız el aletleri Roma dönemine dayanıyor. Bugün Roma döneminden bir sıcak cam sanatı ustası gelip tezgahımıza otursa, hiç yabancılık çekmeden cam üfleyebilir. Sıcak cam üfleme tamamen tutkuyla yapılan bir meslek. Zorluğu ve sonrasındaki o başarabilme tatmini insanı adeta içine çekiyor" diye konuştu. Atölyede sıfır atık felsefesiyle çalıştıklarına da değinen Korun, kendi içlerindeki camı yüzde yüz oranında geri dönüştürebildiklerini ancak dışarıdan alınan pirinç tanesi büyüklüğünde farklı bir camın bile genleşme katsayısı uyuşmazlığı nedeniyle fırından çıkan eserleri çatlattığını ifade etti. "KALIP YOK, HER ESER EŞSİZ" İşin sanatsal ve akademik boyutuna dikkat çeken Oraltay Korun ise camı sanatsal bir malzeme olarak gördüklerini ve kendilerini 'cam sanatçısı' olarak tanımladıklarını vurguladı. Türkiye'de bu alanda tek üniversite eğitimi veren bölümden mezun olduklarını hatırlatan Korun, "Geleneksel yöntemleri kullanarak, hiçbir şekilde kalıp kullanmadan, tamamen elle şekillendirme yapıyoruz. Bu yüzden ürün yelpazemiz tamamen hayal gücümüze ve tasarımlarımıza bağlı. Kalıp olmadığı için aslında bu ürünlerin bir tanesinden başka bir benzeri daha yok. İkincisini veya üçüncüsünü üretmek istesek bile ancak yüzde 90 oranında benzetebiliyoruz. Bu da her bir parçayı özellikle eşsiz kılıyor" ifadelerini kullandı. "CAM, KENDİ KENDİNİ ŞEKİLLENDİRMENE İZİN VERMEZ" Sıcak camla çalışmanın getirdiği zorlukları aktaran Oraltay Korun, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üretim esnasındaki en büyük zorluğumuz sıcaklık ve camın o öngörülemez yapısı. Cam oldukça kırılgan ve baştan sona zorlu bir süreç. Şekillendirirken hiçbir şekilde elinizle dokunamıyorsunuz, tamamen el aletleriyle yönetiyorsunuz. Biz cam sanatçıları aramızda; 'Cam, senin onu şekillendirmene izin vermez; sen camın isteklerine ve özelliklerine uyum sağlamalısın' deriz. Baştan sona bir çamur ya da hamur gibi onunla oynayamazsınız. Baştan sona camla bir uyumlanma süreci yaşıyoruz." Ege Bölgesi'ndeki tek sıcak cam atölyesi olarak sadece üretim yapmadıklarını belirten Korun çifti, farklı üniversitelerden mezun olan genç meslektaşlarına staj ve çalışma imkanları sunduklarını, düzenledikleri atölye çalışmalarıyla (workshop) da İzmir ve Ege Bölgesi'nin kültürel ile sanatsal hayatına büyük katkı sağladıklarını sözlerine ekledi.

GÜNLÜK 8 BİN TL'YE ÇALIŞACAK KİŞİ BULAMIYORLAR! Haber

GÜNLÜK 8 BİN TL'YE ÇALIŞACAK KİŞİ BULAMIYORLAR!

Aydın’ın Germencik ilçesinde dağlık arazilerde bulunan incir bahçelerinde yapılan geleneksel tarım işi için yüksek yevmiyeler teklif edilmesine rağmen çalışacak işçi bulunamıyor. Bölgede atlarla çift süren işçilerin günlük kazancı 8 bin TL’ye kadar çıkarken, aylık gelir 240 bin TL’yi bulabiliyor. Germencik ilçesine bağlı Çarıklar Mahallesi’nde yaşayan 50 yaşındaki Ruhi Doğan, baharın gelmesiyle birlikte incir bahçelerinde bakım çalışmalarına başladıklarını söyledi. Doğan, dağlık ve engebeli araziler nedeniyle traktörlerin çalışamadığı alanlarda atlarla çift sürerek toprağı işlediklerini belirtti. “ATLAR BİZİM OLMAZSA OLMAZIMIZ” İncir bahçelerinde önce budama yaptıklarını, ardından atlarla sürme işlemine geçtiklerini anlatan Doğan, atların bu iş için vazgeçilmez olduğunu söyledi. “Olmazsa olmazımız atlarımızdır. Onlara kendimizden daha iyi bakarız. Eğer bakmazsak bize hizmet etmezler. Her yıl şubat sonu, mart başı gibi incir bahçelerinde çalışmaya başlarız. Önce kuru dalları budarız, ardından çift süreriz. Ramazan olmasına rağmen oruçlu halde çalışıyoruz. Normalde 8-10 saat sürecek işi yaklaşık 3 saatte yapabiliyoruz” dedi. ACEMİ ATLAR USTA ATLARLA YETİŞTİRİLİYOR Genç atların da özel bir yöntemle eğitildiğini anlatan Doğan, usta atların yanında çalıştırılarak deneyim kazandıklarını söyledi. “Bir usta atın yanına acemi bir tayı koşarız. Usta gidip gelirken genç at da işi öğrenir. Bu iş oldukça zahmetlidir. Yılın 12 ayı baktığımız atlar sadece bir ay bizim işimizi görür ama o bir ay çok önemlidir” diye konuştu. GÜNLÜK 8 BİN TL, AYLIK 240 BİN TL KAZANÇ At ile çift sürmenin oldukça yüksek kazanç sağladığını belirten Doğan, buna rağmen işçi bulmakta zorlandıklarını dile getirdi. “Bu işin günlük yevmiyesi 8 bin TL’ye kadar çıkıyor. Günlük 8 bin TL’den hesaplandığında aylık gelir 240 bin TL’ye ulaşabiliyor. Ama buna rağmen çalışacak kimseyi bulamıyoruz. Ege Bölgesi’nde yılın 12 ayı iş var. Günlük çapa yevmiyesi bile 3 bin – 3 bin 500 TL civarında” ifadelerini kullandı. “20 YIL İÇİNDE TAMAMEN BİTEBİLİR” Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu ise bu işin geleceği konusunda endişeli olduklarını söyledi. Traktörlerin çalışamadığı birçok bölgede hâlâ hayvanlarla çift sürüldüğünü belirten Kendirlioğlu, “Bu işi yapacak insan neredeyse kalmadı. Günlük 7 bin, 8 bin hatta 9 bin TL’ye kadar çıkan yevmiyeler var ama yine de işçi bulunamıyor. Bu işin tecrübesi para ile satın alınamaz. Babadan, dededen öğrenilmesi gerekir. Gençler artık çiftçilik yapmak istemiyor. Eğer böyle giderse 20 yıl içinde bu meslek tamamen bitebilir” dedi. Bölgede bu işi yapan çiftçilerin yaş ortalamasının 55-60 civarında olduğunu belirten Kendirlioğlu, gençlerin tarıma yönelmemesinin sektör açısından ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDEN PROJE BAŞARISI: İZMİR’DE BİRİNCİ OLDU Haber

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDEN PROJE BAŞARISI: İZMİR’DE BİRİNCİ OLDU

Ege Üniversitesi öğrenci topluluklarının 17 projesi destek almaya hak kazanırken üniversite, İzmir’de birinci, Ege Bölgesi’nde ise ikinci sırada yer aldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından üniversite öğrenci topluluklarının projelerine destek sağlamak amacıyla hayata geçirilen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. dönem başvuru sonuçları açıklandı. Sonuçlara göre Ege Üniversitesi (EÜ) bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci topluluklarının hazırladığı 17 proje destek almaya hak kazandı. Elde edilen bu başarıyla Ege Üniversitesi, İzmir’de en fazla projesi kabul edilen üniversite olurken Ege Bölgesi genelinde ise ikinci sırada yer aldı. “ÖĞRENCİLERİMİZ ÖNEMLİ BİR BAŞARIYA İMZA ATTI” Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, elde edilen başarıdan büyük mutluluk duyduklarını belirterek öğrencileri ve akademisyenleri tebrik etti. Alcı, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Üniversitemiz öğrencileri üretmeye, fikirlerini topluma katkı ve sosyal sorumluluk bilinci ile projelere dönüştürmeye devam ediyorlar. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ÜNİDES programı kapsamında üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren 17 farklı öğrenci kulübü, sundukları projelerle destek almaya hak kazanarak önemli bir başarıya daha imza attı.” ÖĞRENCİLERE PROJE DESTEĞİ SÜRECEK Öğrencilerin hazırladığı projelerin toplumsal fayda açısından önemli olduğunu vurgulayan Alcı, öğrencilerin proje üretme süreçlerinde üniversite olarak her zaman destek vermeye devam edeceklerini ifade etti. Rektör Alcı, “Öğrenci topluluklarımızın topluma katkı ve sosyal sorumluluk bilinciyle nitelikli projeler hazırlamalarından büyük memnuniyet duyuyorum. Bu başarıda emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum. Ege Üniversitesi olarak öğrencilerimizin fikirlerini projeye dönüştürme süreçlerinde yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

ISPANAKTA HASAT BOLLUĞU: VERİM FİYATLARA YANSIR MI? Haber

ISPANAKTA HASAT BOLLUĞU: VERİM FİYATLARA YANSIR MI?

Gediz Ovası’nda verimli topraklarda yüksek rekolte yakalayan çiftçiler, tarladan pazara uzanan fiyat farkından şikayet ediyor. Menemenli çiftçiler, ıspanağın tarlada 6 TL’ye alıcı bulduğunu, ancak pazarda 40 TL’ye kadar yükseldiğini söylüyor. Hasat sürecinde çalışan kadın tarım işçileri sabahın ilk ışıklarında tarlalara gidiyor, erkek işçiler ise ıspanakları yıkayarak satışa hazır hale getiriyor. 25 YILLIK ÇİFTÇİDEN SİSTEMELEŞMİŞ ŞİKAYET Menemenli çiftçi Turgay Yıldırım, 25 yıldır bu işi yaptığını belirterek şu açıklamayı yaptı: "Ispanak ekimi genelde Ağustos’ta başlar. Hasat Ekim ayında yapılır ve Nisan’a kadar devam eder. Bu yıl tarlada kilosu 6-7 TL, hale 10 TL, pazarda ise 40-50 TL. Aradaki fark çok büyük. Bu işi severek yapıyoruz ama çocuklar artık çiftçiliğe sıcak bakmıyor." TARIM İŞÇİLERİNDEN EMEK DOLU SABAHLAR Ispanak hasadında çalışan tarım işçisi Serap Bora, günün ilk ışıklarıyla çalışmaya başladıklarını belirtti: "Sabah 5’te tarlaya gelip çalışıyoruz. Kasa başı çalıştığımız için işimizi erken bitiriyoruz. Günlük 800 TL kazanıyoruz. Ispanak hem çalışması zor hem de çok sevilen bir ürün. Ispanak böreğini evlerde bol bol yapmanızı öneriyorum." MENEMEN'DE YILLIK 40 BİN TON ISPANAK ÜRETİMİ Yılda ortalama 40 bin ton ıspanak üretimi yapılan Menemen’den toplanan ürünler, başta İzmir olmak üzere Ege Bölgesi'ndeki birçok pazara gönderiliyor. Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkı ise gündemdeki yerini koruyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.