#Eğitim Sen

- Eğitim Sen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim Sen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OKULLAR EKONOMİK KRİZ GÖLGESİNDE, EŞİTSİZLİKLERLE AÇILIYOR Haber

OKULLAR EKONOMİK KRİZ GÖLGESİNDE, EŞİTSİZLİKLERLE AÇILIYOR

Okullarda ders zilinin çalmasına günler kaldı. 2026-2027 eğitim-öğretim yılı 14 Eylül Pazartesi günü açılıyor. Yeni Eğitim-öğretim yılı başlangıcında okullardaki eksiklliklere dikkat çekmek üzere İzmir'de basın toplantısı düzenlendi. Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu tarafından gerçekleştiren toplantıda açıklamayı Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Zeliha Danyeli gerçekleştirdi. Karşıyaka Çarşı girişinde düzenlene basın açıklamasında konuşan Danyeli, yine yeni bir eğitim döneminin ekonomik krizin gölgesinde ve eşitsizlikler içinde başladığını vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ''Ekonomik krizin ve hayat pahalılığının giderek derinleşmesi, kamusal eğitime yeterli kaynak ayrılmaması ve eğitim hizmetlerinin giderek daha fazla velilerin ekonomik gücüne bırakılması, çocuklarımızın en temel eğitim hakkını doğrudan tehdit etmektedir. Bugün bir öğrencinin okula başlamasının aile bütçesine yüklediği kırtasiye, okul kıyafeti, servis, ulaşım ve beslenme giderleri ciddi boyutlara ulaşmıştır. Veliler çocuklarının en temel eğitim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için büyük bir ekonomik yükün altına girmektedir. Anayasal bir hak olan eğitim, ailelerin gelir düzeyine göre erişilebilen bir hizmet haline getirilemez. ÇOCUĞUN AÇLIĞI YALNIZCA AİLESİNİN SORUNU OLARAK GÖRÜLEMEZ Ekonomik krizin çocuklar üzerindeki en ağır sonuçlarından biri okul çağındaki çocukların yeterli ve sağlıklı beslenememesidir. Bugün okullarımızda kahvaltı yapmadan derse gelen, beslenme çantasına yeterli yiyecek konulamayan, kantinden herhangi bir şey almaya ailesinin ekonomik gücü yetmeyen öğrenciler bulunmaktadır. Çocuğun açlığı yalnızca ailesinin sorunu olarak görülemez. Bu durum doğrudan kamunun sorumluluğundadır. Aç bir çocuktan derse odaklanmasını, sağlıklı gelişmesini ve eğitimde başarılı olmasını beklemek mümkün değildir. Eğitimde fırsat eşitliğinden söz edilecekse bunun ilk koşullarından biri çocukların temel beslenme ihtiyacının karşılanmasıdır.Bu nedenle yıllardır dile getirdiğimiz talebimizi bir kez daha yineliyoruz: Okul öncesinden başlayarak tüm öğrencilere en az bir öğün sağlıklı, dengeli ve ücretsiz yemek sağlanmalıdır. Çocuklarımızın okulda temiz ve ücretsiz içme suyuna erişimi de kamusal eğitimin en temel gereklerinden biridir.Her okulda öğrencilerin kolaylıkla ulaşabileceği, hijyen koşulları düzenli olarak denetlenen ücretsiz ve içilebilir su kaynakları oluşturulmalıdır. GÜVENLİK VE TEMİZLİK HALA EN ÖNEMLİ SORUN Okulların güvenlik, temizlik ve fiziki koşullarına ilişkin sorunlar da devam etmektedir. Yeterli yardımcı personelin bulunmaması, okul giriş ve çıkışlarında yaşanan güvenlik sorunları, bahçelerin ve ortak kullanım alanlarının yetersizliği, eski ve bakımsız okul binaları öğrencilerimiz ve eğitim emekçileri açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Okullar yalnızca ders yapılan binalar değildir. Çocuklarımız günlerinin önemli bir bölümünü bu alanlarda geçirmektedir. Bu nedenle okul binaları depreme dayanıklı, hijyenik, erişilebilir, güvenli ve çocukların gelişim ihtiyaçlarına uygun olmak zorundadır. Deprem nedeniyle yıkılan ya da kullanılamaz hale gelen okul binalarının yerine yenilerinin zamanında yapılmaması, bazı bölgelerde birden fazla okulun aynı binayı kullanmasına neden olmaktadır. Aynı binayı paylaşmak zorunda kalan okullarda ders saatlerinden teneffüs sürelerine, okul giriş ve çıkışlarından sosyal etkinliklere kadar çok sayıda sorun yaşanmaktadır. İkili eğitim uygulamaları öğrencilerin çok erken saatlerde ya da günün geç saatlerinde eğitim görmek zorunda kalmasına neden olmakta; eğitim emekçilerinin çalışma koşullarını da ağırlaştırmaktadır. Deprem gerekçe gösterilerek bu durumun yıllarca sürdürülmesi kabul edilemez. Yıkılan ve güçlendirilmesi gereken okulların yapım süreçleri hızlandırılmalı, çalışmalar kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde yürütülmelidir. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasıyla öğrencilerin eğitim hakkının önemli bir bölümünü işyerlerinde geçirmesine dayalı model, çocukların eğitimden koparılması ve çalışma yaşamının güvencesiz koşullarına yönlendirilmesi riskini büyütmektedir. Çocukların ucuz işgücü olarak görülmesine, iş kazaları ve sömürüye açık hale getirilmesine izin verilemez. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in açıkladığı resmi verilere göre, 2025 ve 2026 yıllarında Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında yaşanan iş kazalarında 37 öğrenci hayatını kaybetti. İki yıllık dönemde MESEM'lerde kayıtlı öğrencilerin toplam 9 bin 950 iş kazası geçirdiği rapor edildi. MESEM’ ler kapatılmalıdır. Çocuklarımızın eğitim hakkı, işyerlerinin ihtiyaçlarına ve piyasanın taleplerine feda edilemez. Devlet okullarının ihtiyaçlarının velilerin bağışlarına, okul aile birliklerinin olanaklarına ya da öğretmenlerin kişisel çabalarına bırakılması kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Okulların temizlikten güvenliğe, kırtasiyeden teknolojik donanıma, bakım ve onarımdan öğrencilerin beslenmesine kadar bütün temel ihtiyaçları kamu bütçesinden karşılanmalıdır. Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Çocuklarımızın eğitim hakkı piyasanın koşullarına ve ailelerin ekonomik gücüne bırakılamaz. Bir çocuğun açlığı hepimizin sorunudur. Bir çocuğun temiz suya ulaşamaması kabul edilemez. Bir çocuğun güvensiz ve sağlıksız bir binada eğitim görmek zorunda kalması kader değildir. Kaynak yok denilerek çocukların en temel ihtiyaçlarından tasarruf edilemez. Kamusal kaynakların önceliği çocukların sağlığı, güvenliği ve geleceği olmak zorundadır. Öğrencilerimizin sağlıklı beslendiği, temiz suya ücretsiz erişebildiği, velilerin okul masrafları altında ezilmediği, eğitim emekçilerinin sağlıklı ve güvenli koşullarda çalıştığı, depreme dayanıklı ve nitelikli okul binalarında laik, bilimsel, kamusal, parasız, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkının güvence altına alındığı bir eğitim sistemi için mücadelemizi sürdüreceğiz.''

İZMİR'DE YIKIM KARARI OLAN OKULDA KELLE KOLTUKTA EĞİTİM Haber

İZMİR'DE YIKIM KARARI OLAN OKULDA KELLE KOLTUKTA EĞİTİM

İzmir'de yıkım kararı olan okulda 8 aydır eğitim-öğretim devam ediyor. Pamukkale Üniversitesi uzmanlarının yaptığı incelemede, Buca Şehit Hüseyin Şimşek Ortaokulu binasının depreme dayanaksız olduğu tortaya çıktı. Eğitim Sen İzmir 5 No’lu Şube Başkanı Savaş Candemir, bin 650 öğrencinin riskli binada eğitim görmeyi sürdürdüğünü ifade ederek duruma tepki gösterdi. BOŞALTMA VE YIKIM KARARI VAR Pamukkale Üniversitesi ekiplerinin hazırladığı rapora göre, Buca Şehit Hüseyin Şimşek Ortaokulu depreme dayanıksız olduğu ortaya çıktı. Bin 650 öğrencinin bulunduğu okulun boşaltılması ve yıkılması için karar alınmış olmasına rağmen, eğitime devam edilmesi eğitimcileri de velileri de endişelendiriyor. Eğitim Sen 5 Nolu Şube konuya ilişkin basın açıklaması yaptı. Söz konusu açıklamada, okulun riskli bir bina olduğu, durumun Buca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bildirildiğini ifade edildi: “30 Ekim 2020’de yaşanan depremle sarsıldı. Kent genelinde 300’ü aşkın okul hasar aldı ve depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkıldı. Buca ilçesinde de birçok okul bu süreçte yıkıldı ve 2020’den bu yana okulların dayanıklılığı denetleniyor. 2025 Nisan ve Mayıs aylarında Pamukkale Üniversitesi ekipleri, Buca’daki okullardan alınan örnekleri inceleyerek Millî Eğitim Bakanlığı’na raporladı. Bakanlık, Kasım 2025’te okulların depreme dayanıklılık durumlarını İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne bildirdi. İzmir İl Müdürlüğü de Buca’daki depreme dayanıksız okulları Buca İlçe Müdürlüğü’ne iletti" "1650 ÖĞRENCİNİN HAYATI TEHLİKEDE" Şube Başkanı Savaş Candemir açıklamasında, Şehit Hüseyin Şimşek Ortaokulu’nun hâlâ eğitim vermesine tepki göstererdi ve ekledi: “Depreme dayanıklı olmadığı Pamukkale Üniversitesi ekipleri tarafından tespit edilen Buca Şehit Hüseyin Şimşek Ortaokulu’nda eğitim öğretim hâlâ devam etmektedir. 1650 civarında öğrencinin eğitim gördüğü okulda hâlâ eğitim öğretim faaliyetinin devam ediyor olması anlaşılır değildir. Boşaltılıp yıkılması gereken okulda öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin hayatı tehlikeye atılmaya devam ediyor.” "8 AY ÖNCE BOŞALTILMASI İSTENEREK YIKIM KARARI ALINMIŞ" Candemir, başta Buca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü olmak üzere yetkililere seslendi: “Her an deprem riski olan bir yerde, depreme dayanıksızlığı tespit edilmiş ve boşaltılması istenmiş okulda eğitim öğretime devam edilmesi, okullarımızın kimler tarafından yönetildiğini / yönetilemediğini açıkça göstermektedir. İzmir’de yaşanacak bir depremde öğrencilerimizden ya da eğitim çalışanlarından herhangi biri zarar görürse, bunun sorumlusu İzmir İl Millî Eğitim Müdürü, Buca İlçe Millî Eğitim Müdürü başta olmak üzere millî eğitim yetkilileridir. Öğrenci ve eğitim çalışanlarının hayatını tehlikeye atmaktan vazgeçin. 8 aydır yıkım kararı alınmış ve boşaltılması istenmiş binada 1650 öğrencimize eğitim yaptıran yetkililer hakkında gerekli incelemelerin yapılmasını ve cezalandırılmalarını istiyoruz.”

ÜCRETLİ ÖĞRETMENSEN PROMOSYON DA YOK! Haber

ÜCRETLİ ÖĞRETMENSEN PROMOSYON DA YOK!

Eğitim emekçilerinin yıllardır karşı karşıya bırakıldığı güvencesiz çalışma biçimlerinden biri olan ''ücretli öğretmenlik'' uygulaması çerçevesinde çalışan öğretmenler promosyon haklarından da faydalanamıyor. MEVSİMLİK İŞÇİ GİBİ ÇALIŞITIRILIYORLAR Kadrolu ve güvenceli istihdam yerine adeta mevsimlik işçiler gibi çalıştırılan öğretmenler bir eğitim-öğretim yılı boyunca düzenli gelir elde edemiyor, çoğu zaman yalnızca 7-8 ay ücret alıyorlar. Bu uygulamanın yaygınlaştırılması, hem öğretmenlerin yaşam koşullarını zorlaştırmakta hem de eğitim sisteminde ciddi eşitsizlikler yaratıyor. Son dönemde bu eşitsizliklerin bir yenisi daha gündeme geldi. Kamu kurumlarında genellikle 3 yılda bir yapılan banka promosyon ödemelerinde, ücretli öğretmenlerin kapsam dışında bırakılıyor. AYNI OKUL, AYNI İŞ; FARKLI UYGULAMA Onların mağduriyetlerini dile getirenler ise genellikle sendika temsilcileri oluyor. Aynı okulda, aynı sınıflarda, aynı öğrenciler için çalışan ücretli öğretmenlerin bu ödemelerden yararlandırılmaması açık bir ayrımcılıktır ve kabul edilemeyeceğini savunan Eğitim Sen İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Bülent Karakaş konu ile ilgili basın açıklması yaptı. Karakaç açıklmasında şu ifadelere yer verdi: ''Ücretli öğretmen arkadaşlarımızın promosyon ödemelerinden yararlanması gerektiğini dile getirdiğimizde ise çoğu zaman şu gerekçeyle karşılaşıyoruz: Ne zaman görevlerinin sona ereceği ya da önümüzdeki yıllarda çalışıp çalışmayacakları belli değil.” Tam da bu gerekçe, ücretli öğretmenlerin nasıl bir güvencesizlik içerisinde çalıştırıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Eğitim sisteminin önemli bir yükünü taşıyan bu öğretmenler, belirsiz ve geçici bir çalışma düzenine mahkûm edilmekte, temel haklardan dahi yararlanamayan bir konumda bırakılmaktadır. Oysa ücretli öğretmenler; * Çoğu zaman sigorta haklarından tam anlamıyla yararlanamamaktadır ve sigortaları eksik yatırılmaktadır. * Kadrolu öğretmenlerle aynı işi yapmalarına rağmen, onların aldığı ücretin yaklaşık üçte biri kadar bir ücretle çalıştırılmaktadır. * Bir eğitim-öğretim yılı boyunca düzenli gelir elde edememekte, çoğu zaman yalnızca 7-8 ay ücret alabilmektedir. * Tatil dönemlerinde ve ara dönemlerde herhangi bir ekonomik güvenceden yoksun bırakılmaktadır. Bu kadar ağır ve adaletsiz çalışma koşulları yetmezmiş gibi, şimdi de banka promosyonu gibi temel bir mali haktan dışlanmaları, eğitim sistemi içerisinde nasıl ötekileştirildiğini bir kez daha göstermektedir. Bizler Eğitim Sen olarak bu yaklaşımı kabul etmiyoruz. Eğitim emekçileri arasında kadrolu, sözleşmeli ya da ücretli ayrımı yapılarak hakların farklılaştırılması; eşit işe eşit ücret ilkesine, çalışma yaşamındaki adalet ve eşitlik anlayışına açıkça aykırıdır. Bu nedenle; * banka promosyonu ödemelerinden eşit biçimde yararlandırılmasını, * Eğitim sisteminde yıllardır sürdürülen güvencesiz ve düşük ücretli çalışma modeline son verilmesini, * Kadrolu ve güvenceli istihdam kapsamına alınmasını talep ediyoruz. Eğitim hizmeti süreklilik gerektiren, toplumsal sorumluluğu yüksek bir kamu hizmetidir. Bu hizmetin güvencesiz ve düşük ücretli çalışma biçimleriyle yürütülmesi hem eğitim emekçileri hem de öğrenciler açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır. Eğitim Sen olarak ücretli öğretmenlerin yaşadığı tüm hak kayıplarını kamuoyunun gündemine taşımaya ve bu adaletsizliğe karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Eğitim emekçilerinin güvenceli çalışma hakkı için,eşit işe eşit ücret için, adil ve nitelikli bir eğitim sistemi için mücadelemizi sürdüreceğiz.''

EĞİTİM SEN’DEN BORNOVA İLÇE MİLLİ EĞİTİM’E İFTAR TEPKİSİ Haber

EĞİTİM SEN’DEN BORNOVA İLÇE MİLLİ EĞİTİM’E İFTAR TEPKİSİ

Eğitim Sen İzmir 4 No’lu Şube, İstanbul’da görev başında öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’in ardından Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün toplu iftar organizasyonu düzenlemesine tepki gösterdi. Şube Başkanı İsmail Akyol, “Toplumsal yasın yaşandığı bir dönemde bu tutum büyük bir duyarsızlıktır” dedi. “GÖREV BAŞINDA KATLEDİLEN ÖĞRETMENİN ACISI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ” Eğitim Sen İzmir 4 No’lu Şube Başkanı İsmail Akyol, İstanbul’da bir öğrencinin saldırısı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için yazılı bir açıklama yaptı. Akyol, görev başında yaşamını yitiren bir öğretmenin ölümünün yalnızca bireysel bir olay değil, eğitim sisteminde derinleşen sorunların ve okullarda artan şiddetin bir sonucu olduğunu ifade etti. Açıklamada, “Meslektaşımızı saygıyla anıyor; ailesine, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Bu kayıp yalnızca bir öğretmenin değil, kamusal eğitimin güvenliğinin ve saygınlığının kaybıdır” ifadelerine yer verildi. BORNOVA İLÇE MİLLİ EĞİTİM’E İFTAR TEPKİSİ Eğitim Sen, Türkiye genelinde öğretmenlerin yaşanan trajediye tepki gösterdiğini hatırlatarak Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün toplu iftar organizasyonu düzenlemesini eleştirdi. Akyol, “Sanki bir öğretmen görev başında katledilmemiş gibi toplu iftar organizasyonu içinde olunması kabul edilemez bir duyarsızlıktır. Toplumsal yasın ve mesleki dayanışmanın gereği acıyı paylaşmak ve sorumluluk üstlenmektir” dedi. “OKULLARDA ŞİDDET GİDEREK ARTIYOR” Açıklamada ayrıca eğitim sisteminde yaşanan sorunlara da dikkat çekildi. Okullarda artan şiddet olaylarının, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarının yetersizliği ile öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması gibi faktörlerin ciddi bir sorun haline geldiği ifade edildi. Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikalarında ideolojik yönelimlerin ön plana çıktığını ve eğitim sisteminin temel sorunlarıyla yüzleşilmesi gerektiğini savundu. SENDİKADAN ÇAĞRI: SOMUT ADIMLAR ATILMALI Eğitim Sen açıklamasında şu talepleri dile getirdi: Okullarda şiddeti önlemeye yönelik bilimsel ve bütünlüklü politikaların hayata geçirilmesi Öğretmenlerin can güvenliğini sağlayacak somut düzenlemelerin yapılması Eğitim yöneticilerinin toplumsal acılar karşısında duyarlı bir tutum sergilemesi Eğitim politikalarının kamusal, laik ve bilimsel bir temelde yeniden düzenlenmesi “EĞİTİM EMEKÇİLERİ YALNIZ DEĞİLDİR” Eğitim Sen İzmir 4 No’lu Şube Başkanı İsmail Akyol, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Görev başında yaşamını yitiren meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Eğitim emekçilerinin acısını görmezden gelen anlayışı kınıyoruz. Eğitim emekçileri yalnız değildir, mücadelemiz sürecektir.”

KARABAĞLAR’DA EĞİTİM EMEKÇİLERİNE ANLAMLI GECE Haber

KARABAĞLAR’DA EĞİTİM EMEKÇİLERİNE ANLAMLI GECE

Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla ilçedeki eğitim emekçileriyle Kibar Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen özel bir buluşmada bir araya geldi. Etkinliğe, Başkan Kınay’ın yanı sıra Eğitim İş, Eğitim Sen, Emekli-Sen, Eğit-Der, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği temsilcileri, eğitim kurumlarının yöneticileri, KARBEM öğretmenleri, belediye spor eğitmenleri, emekli eğitimciler ile Karabağlar Belediye Meclisi Eğitim Komisyonu üyeleri katıldı. “SÖZLERİNİZ HER ADIMIMIZDA IŞIK OLDU” Duygusal bir konuşma yapan Başkan Helil Kınay, öğretmenlerin hayatındaki yerini şu sözlerle ifade etti: "Hayatıma dokunan tüm öğretmenlerimle, sanki yeniden bir aradaymışım gibi hissediyorum. Sizlerin sözleri, öğrettikleriniz ve yol göstericiliğiniz, hayatımızın her adımında bize ışık oldu" Kınay, Öğretmenler Günü’nün aynı zamanda Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolun önemini de hatırlattığını belirterek şunları söyledi: "O'nun eserlerini ve ideallerini anmadan geçemeyeceğimiz özel bir gün! Karabağlar’daki tüm öğretmenlerimiz, derneklerimiz, okul müdürlerimiz ve burada bizimle birlikte olan herkesle bir araya gelmiş olmanın kıvancını yaşıyoruz" “DAYANIŞMAYLA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ” Başkan Kınay, Karabağlar’ın geleceğini öğretmenlerle birlikte kurma kararlılığında olduklarını vurguladı: "Hep birlikte bu yolda ilerlemeye, büyütmeye ve dayanışmayla yolumuza devam etmeye kararlıyız. Elimizden geleni yapacak, gücümüz yetmediği yerde birbirimize tutunarak ilerleyeceğiz. Bu buluşmalar, dayanışmanın, inancın ve yeni gelecekler yaratmanın başlangıcı olsun" "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" diyen gelenekten, "Gelecek nesiller sizin eserinizdir" diyen bir lidere uzandıklarını kaydeden Kınay, öğretmenlere şu sözlerle teşekkür etti: "Bu anlayışla yetişmiş bireyler olarak, sizlere minnet duyuyoruz. İyi ki varsınız. Tüm öğretmenlerimize, Karabağlar’dan İzmir’e, Türkiye’nin dört bir yanına seslenerek, yürekten teşekkür ediyorum" EĞİTİMCİLERDEN MESAJLAR: “CUMHURİYET’İN TEMEL TAŞIYIZ” Etkinlikte söz alan KARBEM Müdürü Mehmet Yılmaz, 13 yılda birçok başarıya imza atan kuruma katkılarından dolayı Başkan Kınay’a teşekkür etti. Eğitimci Hakkı Karadeniz, öğretmenliğin Cumhuriyet’in temel taşı olduğunu vurgularken, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Ethem Duygulu da öğretmenliğin kutsallığına dikkat çekti. BELGESEL VE VİDEO GÖSTERİMİ İLGİYLE TAKİP EDİLDİ Etkinlikte KARBEM ve Öğretmenler Günü’ne dair kısa videolar ile Köy Enstitüleri’ni konu alan "Kadriye Öğretmen" belgeseli izleyicilerin ilgisini çekti. Program, katılımcıların yer aldığı serbest kürsü konuşmaları ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.