#Ekg

- Ekg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekg haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GENÇ YAŞTA ANİ KALP KRİZLERİNE DİKKAT Haber

GENÇ YAŞTA ANİ KALP KRİZLERİNE DİKKAT

Son yıllarda özellikle genç yaşlarda yaşanan ani kalp ölümleri toplumda endişeye sevk ettiğini belirten uzmanlar, herhangi bir sağlık sorunu olmadığı düşünülen genç bireylerde görülen ani ölümler, bu durumun nedenlerini ve alınabilecek önlemleri yeniden gündeme taşıdı. Nev Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, genç yaşta ani kalp ölümlerinin sebeple ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler verdi. Ani kalp ölümünün tıbbi literatürde belirli kriterlerle tanımlandığını belirten Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Olaya tanık olunan vakalarda belirtilerin başlamasından itibaren 1 saat içinde, olayın tanığı olmadığı durumlarda ise kişinin hayatta son görülmesinden sonraki 24 saat içinde meydana gelen kalp kaynaklı doğal ölümler ani kalp ölümü olarak tanımlanır. Her yaş grubunda görülebilen bu durumun sıklığı yaş ilerledikçe artmaktadır" dedi. Ani kalp ölümünün görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Özkeçeci, bebeklik ve çocukluk döneminde 100 bin kişide yaklaşık 1 vaka görülürken, bu oranın orta yaş grubunda 100 bin kişide 50 vakaya, 80’li yaşlarda ise 100 bin kişide 200 vakaya kadar ulaştığını söyledi. 40 yaşın üzerindeki bireylerde ani kalp ölümünün en sık nedeninin kalp krizi ve kalp damar hastalıkları olduğunu belirten Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Genç yaştaki ani ölümlerin arkasında ise genellikle ritim bozuklukları yer alır. Bu ölümcül ritim bozukluklarının kaynağı genellikle genetik geçişli kalp hastalıklarıdır" diye konuştu. Genetik geçişli kalp hastalıklarının bazı durumlarda yapısal bozukluklara yol açtığını belirten Özkeçeci, "Yapısal bozukluklar kalbin içerisinde veya kalpten çıkarken kan akışında bozukluklara neden olabilir. Yapısal olmayan hastalıklar ise kalbin elektriksel sistemindeki kusurları içerir. Bu durum kararsız ve tehlikeli ritim bozukluklarına neden olabilir" ifadelerini kullandı. Ani kalp ölümlerinin yalnızca genetik nedenlerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Dışarıdan alınan bazı hormonlar, ilaçlar ve suistimal edilen maddeler de ani kalp ölümüne neden olabilir. Performans artırma veya kas kütlesini artırma amacıyla yüksek dozda ya da uzun süreli anabolik androjenik steroid kullanımı, kalp kasında kalınlaşmaya yol açarak ani kalp ölümüne neden olabilir" dedi. Altta yatan kalp hastalığı bulunan kişilerde bazı ilaçların ve maddelerin riski artırabileceğini belirten Özkeçeci, sinir sistemini uyaran ilaçlar, ritim bozukluğu ilaçları, bazı antibiyotikler, antipsikotikler, antidepresanlar, anestezik maddeler, alkol ve kokain kullanımının da risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Ani kalp ölümünün geneli beklenmedik şekilde ortaya çıktığını ancak öncesinde bazı belirtiler verebildiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Özellikle spor veya koşu gibi efor gerektiren aktiviteler sırasında ya da ani heyecan ve korku anlarında yaşanan açıklanamayan bayılmalar, göğüste sebepsiz sıkışma ve baskı hissi, aniden başlayan çarpıntılar ve nedensiz göz kararmaları dikkatle değerlendirilmelidir" diye konuştu. Aile geçmişinin büyük önem taşıdığını belirten Özkeçeci, "Ailede özellikle 50 yaşın altında nedeni açıklanamayan ani ölüm, erken yaşta kalp krizi, boğulma veya bayılmaya bağlı olabilecek açıklanamayan trafik kazası öyküsü bulunan gençler birinci derece risk altındadır" şeklinde konuştu. Risk altındaki bireylerde yapılacak tetkiklerin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Elektrokardiyografi (EKG), Ekokardiyografi (EKO) gibi tetkikler ve gerekli durumlarda yapılacak genetik tarama testleri hayat kurtarıcı olabilir. Ayrıca profesyonel ya da amatör olarak spora başlayacak her gencin ve yoğun efor sarf eden bireylerin mutlaka rutin kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerekir" dedi. Ani kalp ölümü vakalarıyla her zaman ve her yerde karşılaşılabileceğini belirten Özkeçeci, ilk birkaç dakikada yapılacak doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Toplumda temel yaşam desteği eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Gençlerde ani kalp ölümlerini önlemenin en güçlü yolu belirtileri tanımak, genetik mirasımızı bilmek ve kalbimizi modern tıbbın koruyucu şemsiyesi altına almaktır" dedi.

ÜZÜNTÜ KALBİNİZİ HASTA EDEBİLİR Haber

ÜZÜNTÜ KALBİNİZİ HASTA EDEBİLİR

Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, yoğun emosyonel stresin kalbinizi biyolojik olarak etkileyebileceğini belirterek, "Modern kardiyoloji, ruhsal durumun kalp sağlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" dedi. KIRIK KALP SENDROMU GERÇEK KRİZİ TAKLİT EDİYOR Prof. Dr. Tengiz, halk arasında “kalbim sıkışıyor” şeklinde tarif edilen durumun kimi zaman ciddi bir tablo olan Kırık Kalp Sendromu (Takotsubo Kardiyomiyopatisi) olabileceğini vurguladı. Genellikle aşırı stres, ani üzüntü, ayrılık veya şiddetli travma sonrasında görülen bu sendromun, gerçek bir kalp kriziyle neredeyse birebir aynı belirtilerle ortaya çıktığını belirtti. "Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve baş dönmesi gibi belirtilerle başvuran hastalarda yapılan EKG ve kan tahlilleri, kalp krizine işaret etse de anjiyografi sonucunda damarların açık olduğu görülebilir" ifadelerini kullanan Tengiz, bu durumda doğru tanının önemine dikkat çekti. DUYGUSAL YÜK KALPTE GEÇİCİ FELCE YOL AÇABİLİR Prof. Dr. Tengiz, Kırık Kalp Sendromu’nun özellikle ileri yaş kadınlarda daha sık görüldüğünü, bazı durumlarda ritim bozuklukları ve kalp yetmezliği gibi komplikasyonlara neden olabileceğini söyledi. "Duygusal travmalar, stres hormonlarını artırarak kalp kasında geçici felç benzeri etkiler yaratabiliyor" dedi. STRES, TANSİYON VE RİTİM BOZUKLUĞUNU TETİKLİYOR Takotsubo sendromunun yalnızca bir örnek olduğuna dikkat çeken Tengiz, stresin aritmi, tansiyon yükselmesi, çarpıntı ve mevcut kalp hastalıklarının alevlenmesine de yol açabileceğini belirtti. "Bu nedenle stres yönetimi, uyku düzeni, sosyal destek ve fiziksel aktivite kalp sağlığı açısından vazgeçilmezdir" dedi. TANI VE TEDAVİDE HASTANE BAŞVURUSU ŞART Göğüste baskı, yanma, sıkışma, boyna veya kola yayılan ağrı, nefes darlığı, terleme, bulantı gibi şikâyetlerde acil olarak hastaneye başvurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tengiz, tanı sürecinde EKG, kan enzimleri, kalp ultrasonu ve gerekirse anjiyografi ile değerlendirme yapıldığını söyledi. BALON VE STENT GEREKMEZ, TEDAVİYE DİKKAT Tıkalı damar bulunmadığı için stent veya balon tedavisine gerek olmadığını belirten Tengiz, genellikle kalp hızını düzenleyen ilaçlar, kalp kasını destekleyici tedaviler ve gerekirse kan sulandırıcıların kullanıldığını aktardı. Tedavi süresince hastaların bir süre yoğun bakımda takip edilmesinin de gerekebileceğini söyledi. KALBİ KORUMAK İÇİN YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ İyileşme döneminde ağır fiziksel aktiviteden uzak durmak, kafein ve nikotin tüketimini azaltmak, düzenli kontrol yaptırmak ve stres kaynaklarını azaltmak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tengiz, şu önerilerde bulundu: Düzenli egzersiz Meditasyon ve nefes çalışmaları Bilişsel davranışçı terapi yöntemleri Kaliteli uyku alışkanlığı Güçlü sosyal ilişkiler "Araştırmalar, yalnızlığın kalp hastalıklarını artırdığını; gevşeme tekniklerinin ise kalp fonksiyonlarını dengelediğini gösteriyor" diyen Prof. Dr. Tengiz, duygusal sağlığın kalple doğrudan ilişkili olduğunu bir kez daha hatırlattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.