#Ekonomik Kriz

- Ekonomik Kriz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Kriz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NİLÜFER'DE MAHALLELİ İSTEMEDİ, PROJE ASKIYA ALINDI Haber

NİLÜFER'DE MAHALLELİ İSTEMEDİ, PROJE ASKIYA ALINDI

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahallesi’nde hayata geçirilmesi planlanan "Kantin Nilüfer" projesini, mahalle sakinleriyle yapılan istişareler sonucunda ortak akılla durdurma kararı aldı. Başkan Şadi Özdemir, "Bizim en büyük projemiz, Nilüfer’i Nilüferlilerle birlikte yönetmektir" dedi. Nilüfer Belediyesi, kentin yönetiminde "ortak akıl" ve "katılımcı demokrasi" ilkelerini somut adımlarla hayata geçirmeye devam ediyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya gelerek, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlanan yeni sosyal tesis projesi hakkında mahalle sakinlerini dinledi. "Toplumcu belediyecilik, toplumu dinlemekle başlar" Bölgede yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapının dönüştürülmesiyle planlanan "Kantin Nilüfer" projesi, özünde güçlü bir sosyal dayanışma modeli barındırıyordu. Bu projeyle, ekonomik kriz döneminde vatandaşlara uygun fiyatlı sosyalleşme imkânı sunulması ve piyasa fiyatlarının dengelenmesi amaçlanmıştı. Kurulacak sistemden elde edilecek gelirle de 2 binden fazla amatör sporcu çocuğun desteklenmesi, kadın spor takımlarına katkı sağlanması ve yerel tarımın güçlendirilmesi hedefleniyordu. Toplantıda mahalle sakinlerinin, artabilecek trafik yoğunluğu ve bölgedeki anıt ağacın korunması gibi konulardaki çevresel hassasiyetlerini içtenlikle dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeyi durdurma kararı aldı. Toplumcu belediyeciliğin temelinde halkın sesine kulak vermenin yattığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu kararın birlikte yönetme kültürünün en güzel kanıtı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, sürece ve alınan karara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde tamamen diyalog, uzlaşı ve karşılıklı anlayış bulunuyor. Kantin Nilüfer projesiyle gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerimize nefes aldıracak; sporu, tarımı ve kadınları destekleyecek çok yönlü bir dayanışma modeli kurgulamıştık. Bu güzel hedeflere ulaşmayı çok arzu etsek de, Yüzüncüyıl sakinlerimizin çevresel dokuya ve mahalle huzuruna dair hassasiyetlerini büyük bir saygıyla karşılıyoruz. Hazırladığımız projeler ne kadar yüksek bir toplumsal fayda barındırırsa barındırsın, mahallelimizin içten rızası ve onayı bizim için her şeyden değerlidir. Biz Nilüfer’i kocaman bir aile olarak görüyor, kararlarımızı da bu ailenin fertleriyle, yan yana, omuz omuza veriyoruz." "Katılımcı demokrasi için örnek adım" Alınan bu karar, Nilüfer’de hayata geçirilecek projelerin yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmediğini; çevreye duyarlılığın, mahalle kültürünün ve vatandaşın doğrudan onayının her zaman öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nilüfer Belediyesi, kentin farklı noktalarında halkın bütçesini koruyan, sporu ve üretimi destekleyen sosyal dayanışma projeleri üretmeye ve bu projeleri halkla tam bir şeffaflık içinde istişare ederek hayata geçirmeye devam edecek.

İSTANBUL’DA LİSEDE SALDIRI SONRASI SENDİKALARDAN SERT TEPKİ Haber

İSTANBUL’DA LİSEDE SALDIRI SONRASI SENDİKALARDAN SERT TEPKİ

İstanbul'da Çekmeköy’de bir lisede yaşanan bıçaklı saldırı sonrası öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesinin ardından Eğitim Sen İzmir Şubeleri, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Öğretmen Sendikası ortak açıklama yaptı. Sendikalar, artan okul şiddetine karşı Milli Eğitim Bakanlığı’nı sorumluluk almaya çağırdı. OKULDA BIÇAKLI SALDIRI: BİR ÖĞRETMEN HAYATINI KAYBETTİ 2 Mart Pazartesi günü İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrenci yaralandı. Yaralanan öğretmenlerden Fatma Nur Çelik, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından eğitim sendikaları ortak bir açıklama yayımlayarak hem hayatını kaybeden öğretmen için başsağlığı mesajı verdi hem de okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekti. “BU SALDIRI MÜNFERİT DEĞİL” Sendikalar tarafından yapılan açıklamada, yaşanan saldırının tekil bir olay olmadığı vurgulandı. Okullarda artan şiddet vakalarının uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtilerek, gerekli önleyici politikaların hayata geçirilmemesinin sorumluluğunun Milli Eğitim Bakanlığı’nda olduğu ifade edildi. Açıklamada, bir okul ortamında kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesinin güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini ortaya koyduğu kaydedildi. “ÖĞRETMENLER HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR” Metinde, medyada ve siyasette kullanılan sert ve kutuplaştırıcı dilin eğitim emekçilerini hedef gösterdiği savunuldu. Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırıldığı ve sorumluluğun sistematik biçimde öğretmenlere yüklendiği ifade edilerek, bu söylemlerin şiddet ortamını beslediği ileri sürüldü. Ayrıca pedagojik temelden yoksun uygulamaların ve bilimsel eğitim anlayışından uzak politikaların okul ortamını güvenli bir öğrenme alanı olmaktan çıkardığı belirtildi. EKONOMİK KRİZ VE PSİKOLOJİK DESTEK VURGUSU Açıklamada, artan yoksulluk ve gençler arasında yaygınlaşan gelecek kaygısının da şiddet riskini artıran toplumsal faktörler arasında yer aldığı ifade edildi. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersiz olduğu, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. SENDİKALARIN TALEPLERİ Sendikalar, yetkililere şu çağrılarda bulundu: Okul güvenliği konusunda bilimsel ve bütünlüklü bir politika hayata geçirilmeli Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmeli Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programları uygulanmalı Okullarda şiddeti önlemeye yönelik bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalı Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak net bir tutum sergilenmeli Açıklamada ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrısı da yer aldı. “OKULLARIMIZI ŞİDDETE TESLİM ETMEYECEĞİZ” Sendikalar, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve ihmali bulunanların hesap vermesi gerektiğini belirtti. Eğitim emekçileri olarak güvenli çalışma ortamı talep ettiklerini ifade eden sendika temsilcileri, bu talebin bir ayrıcalık değil temel bir hak olduğunu vurguladı. Açıklama, “Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz” mesajıyla son buldu.

ÇİĞLİ BELEDİYESİ ÖNÜNDE EYLEM 5. GÜNÜNDE DEVAM EDİYOR Haber

ÇİĞLİ BELEDİYESİ ÖNÜNDE EYLEM 5. GÜNÜNDE DEVAM EDİYOR

Çiğli Belediyesi önünde bir araya gelen emekçiler, aylardır ödenmeyen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) alacaklarının bir an önce yatırılmasını istedi. İzmir’in Çiğli ilçesinde 5 gündür süren eylemde, belediye çalışanları haklarını alana dek mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz yaptığı açıklamada, Çiğli başta olmak üzere Konak, Balçova, Karşıyaka ve Buca gibi birçok ilçede benzer sorunların yaşandığını ve sabrın kalmadığını vurguladı.“Emeğimizin karşılığı olan TİS alacaklarımız ödenmiyor. Bize sürekli ‘para yok’ deniyor ama artık mesele para değil, mesele emeğe saygıdır,” diyen Filiz, TİS’lerin keyfi uygulanamayacağını ifade etti. “KRİZİN SORUMLUSU BİZ DEĞİLİZ” Açıklamada, ekonomik kriz gerekçesiyle çalışanlara yüklenilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi. “Otuz yıldır bu kenti CHP yönetiyor. Belediyeyi başka bir partiden devralmadınız. Enkaz varsa sorumlusu bellidir” ifadeleriyle yönetimin tutumuna tepki gösterildi. “TOPLU SÖZLEŞME BİR ONUR SÖZLEŞMESİDİR” Sendika, imzalanan toplu iş sözleşmelerinin uygulanmasının bir yükümlülük olduğuna dikkat çekerek, “İmza atıldıysa, gereği yerine getirilecek. Aksi, emeğe ihanettir” açıklamasında bulundu. 3 ANA TALEP SIRALANDI Eylemde 3 temel talep öne çıktı: Tüm TİS alacaklarının derhal ödenmesi, Mali kriz gerekçesiyle hak gasbına son verilmesi, Emekçilerin sabrını zorlayan keyfi tutumların durdurulması. “HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ” “Birimizin hakkı gasp edilirse, hepimizin hakkı gasp edilmiş olur” sözleriyle dayanışma çağrısı yapan sendika, mücadelenin İzmir geneline yayılabileceği mesajını verdi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz, “Biz haklıyız ve haklı olan asla yenilmez. Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı. Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz'in açıklamasının tamamı şu şekilde; Beş gündür Çiğli Belediyesi önünden yükselen ses artık tüm İzmir’i sarıyor! Konak’ta, Balçova’da, Karşıyaka’da, Buca’da… TİS alacaklarımız aylardır ödenmiyor. Her yerde aynı ses, aynı isyan, aynı kararlılık yankılanıyor: “Emeğimizin karşılığı TİS alacaklarımız ödensin!” Biz belediye emekçileri, bu kentin görünmez gücüyüz. Sabahın ilk ışığında sokakları temizleyen, parkları yeşerten, yolları onaran, halka hizmeti ulaştıran biziz. Ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Aylar geçti, defalarca görüştük, bekledik, sabrettik. Her defasında karşımıza aynı söz çıktı: “Para yok.” Artık biliyoruz, mesele “para” değil! Mesele, emeğe duyulan saygı, imzalanan sözleşmeye gösterilen sadakattir. Bu bir hak, hukuk ve adalet meselesidir! Ekonomik kriz bahanesiyle TİS alacaklarımız gasp edilemez! Biz bu krizin sorumlusu değiliz! Krizin bedelini ödemeyeceğiz! Eğer bir enkaz varsa, o enkazı biz yaratmadık. Otuz yıldır bu kenti CHP yönetiyor. Belediyeyi başka bir partiden devralmadınız; o hâlde bu enkazı kim yarattıysa onlardan hesap sorun, emekçilerden değil. Bugün belediye çalışanları borç içinde. Ay sonunu getiremeyen, kredi kartı borcuna çalışan, çocuğunun okul masrafını ödeyemeyen emekçileriz. Her gün biraz daha borca, biraz daha yoksulluğa sürükleniyoruz. Toplu İş Sözleşmeleri belediye başkanlarının keyfine göre uygulanacak kâğıtlar değildir! O sözleşmeler, alın terinin ve onurun sözleşmesidir! İmza atıldıysa, o imzanın gereği yerine getirilecek! Biz enkaz değiliz! Biz bu kentin yükünü yıllardır omuzlayan, alın teriyle ayakta tutan insanlarız! Bugün ödenmeyen TİS alacakları, yarın çocuklarımızın sofrasından eksilen ekmektir, geleceğimizden çalınan umuttur! O yüzden bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz: ???? Tüm TİS alacaklarımız derhal ödensin! ???? “Mali kriz” bahanesiyle emeğin hakkı gasp edilmesin! ???? Emekçilerin sabrını zorlayan keyfi tutumlara son verilsin! Biz, TÜM BEL-SEN İzmir 2 Nolu Şube olarak; Çiğli’de, Konak'ta Balçova’da, Karşıyaka’da, Buca’da ve gerekirse tüm İzmir’de, haklarımız alınana kadar, emeğimizin karşılığı verilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz! Çünkü biz biliyoruz: Birimizin hakkı gasp edilirse, hepimizin hakkı gasp edilmiş olur! Birimizin sesi kısılırsa, hepimizin sözü eksik kalır! Emeğin olduğu yerde umut vardır, Umudun olduğu yerde direniş vardır! Ve biz o umudu büyütmeye kararlıyız! Çünkü biz haklıyız! Ve haklı olan asla yenilmez! YAŞASIN TÜM BEL-SEN! YAŞASIN KESK! YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ! TÜM BEL-SEN İZMİR 2 NOLU ŞUBE BAŞKANI NİHAT FİLİZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.