#Ekran Bağımlılığı

- Ekran Bağımlılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekran Bağımlılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KATİL ÖĞRENCİNİN REHBER ÖĞRETMENİNDEN ÇARPICI İFADE Haber

KATİL ÖĞRENCİNİN REHBER ÖĞRETMENİNDEN ÇARPICI İFADE

Katil öğrencinin rehber öğretmeni: “ekran bağımlılığı vardı. Okula gelmek istemezdi” Kahramanmaraş’ta bir ortaokula düzenlenen silahlı saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin cesedini teşhis eden rehber öğretmeninin ifadesi ortaya çıktı. Öğretmenin, Mersinli hakkında “Ekran bağımlılığı vardı. Okula gelmek istemezdi. Okula geldiği zaman da okuldan gitmek isterdi” dediği öğrenildi. SALDIRININ DETAYLARI ORTAYA ÇIKTI Çarşamba günü merkez Onikişubat ilçesinin Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’na babası polis başmüfettişi Uğur Mersinli’ye ait 5 silahla gerçekleştirilen saldırıda 1 öğretmen ve 9 öğrenci hayatını kaybetti. Olayla ilgili hazırlanan otopsi raporu da ortaya çıktı. Raporda, Mersinli’nin ölümünün kesici/delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanması ve gelişen dış kanama sonucu meydana geldiğinin değerlendirildiği belirtildi. REHBER ÖĞRETMENİN İFADESİ Raporda, Mersinli’nin cesedini teşhis eden Ayser Çalık Ortaokulu Rehber Öğretmeni Ejder İ.’nin ifadesine de yer verildi. Öğretmen, İsa Aras’ı 5’inci sınıftan beri tanıdığını belirterek ailesiyle sürekli iletişim halinde olduklarını söyledi. Öğrencinin ekran bağımlılığı bulunduğunu ve okula gelmek istemediğini ifade etti. OLAY ANI ANLATILDI Olay sırasında okulda olduğunu belirten öğretmen, üst katta bulunduğu sırada silah sesine benzer sesler duyduğunu ve ilk etapta trafonun patladığını düşündüğünü söyledi. Seslerin ardından aşağı indiğini ve bir öğrenciyi yerde yaralı halde gördüğünü aktardı. Daha sonra saldırganın etkisiz hale getirildiğini belirten öğretmen, o anlarda yaşanan panik ve kalabalığa dikkat çekti. YARALILARA MÜDAHALE EDİLDİ Öğretmen, olay sırasında yaralı öğrencilere yardım ettiğini ve iki öğrenciyi ambulansa taşıdığını ifade etti. Saldırganın yakalandığı sırada çevrede çok sayıda kişinin bulunduğunu belirten öğretmen, olay yerinde bir bıçak da gördüğünü sözlerine ekledi.

EKRAN BAĞIMLILIĞI RUH SAĞLIĞINI BOZUYOR Haber

EKRAN BAĞIMLILIĞI RUH SAĞLIĞINI BOZUYOR

Teknolojinin hayatımıza entegrasyonu baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları ve çevrim içi oyunlar artık sadece birer araç değil, günlük hayatın temel dokusuna işlemiş durumda. Ancak bu yoğun kullanımın gölgesinde büyüyen ciddi tehlike dijital bağımlılık, bireylerin yaşamlarını tehdit ediyor. VM Medical Park Bursa Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nden Uzm. Dr. Oğuzhan Tüzün, dijital bağımlılığın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekti. Uzm. Dr. Tüzün, "Beynimiz milyonlarca yıllık evrimsel süreçte ödül mekanizmaları üzerine şekillendi. Sosyal medya bildirimleri, beğeniler veya oyunda kazanılan başarılar dopamin salınımını tetikliyor. Bu yapay ve sürekli uyarılar, beynin giderek daha fazla uyaran istemesine neden oluyor. Tıpkı nikotin ya da şeker bağımlılığında olduğu gibi bir kısır döngü oluşuyor" diye konuştu. "Sosyal medyada geçirilen uzun saatler kaygı ve depresyon riskini artırıyor" Sosyal medyanın cazibesinin insanın en temel ihtiyacı olan ait olma duygusuna hitap ettiğini söyleyen Uzm. Dr. Tüzün, bu durumun aynı zamanda sürekli bir karşılaştırma döngüsü oluşturduğunu vurguladı. Uzm. Dr. Tüzün, "Özellikle ergenler, henüz kimlik gelişimlerinin en hassas döneminde oldukları için beğeni ve takipçi sayılarının baskısını en yoğun hisseden gruptur. Gerçekten sevilip sevilmediğimizin ölçüsü, algoritmaların sunduğu sanal göstergelere indirgeniyor. Bu durum kaygı, depresyon ve yalnızlık riskini artırıyor" dedi. "Oyun Oynama Bozukluğu artık resmi bir tanı" Çevrim içi oyunların sadece bir eğlence değil, aynı zamanda sosyal bir deneyim sunduğunu belirten Uzm. Dr. Tüzün, riskin bu deneyimin gerçek hayat sorumluluklarının önüne geçmesiyle başladığını ifade etti. Uzm. Dr. Tüzün, şu bilgileri paylaştı: "Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019'da "Oyun Oynama Bozukluğu"nu resmi bir tanı olarak kabul etmesi tesadüf değil. Bazı gençler oyun uğruna derslerini ihmal ediyor, uyku düzenleri bozuluyor, aile ilişkileri yıpranıyor. Bu noktada oyun, bir eğlence aracından çıkıp kişinin yaşamını kontrol eden bir mekanizma hâline geliyor." "Çözüm dijital hijyen ve toplumsal farkındalık" Dijital bağımlılıkla mücadelede en önemli adımın bilinçli kullanım olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Tüzün, günlük ekran süresinin sınırlandırılmasının, yatak odası gibi "ekransız bölgeler" ve aile yemekleri gibi "ekransız zamanlar" oluşturulmasının etkili bir başlangıç olduğunu söyledi. Ebeveynlerin kendi ekran sürelerini yönetmesinin çocuklara örnek olması açısından kritik olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Tüzün, spor, sanat, kitap okuma ve yüz yüze sohbet gibi çevrim dışı alternatiflerin bu dengeyi sağlamaya yardımcı olabileceğini belirtti. Buna rağmen kişinin günlük hayatında belirgin işlev kaybı ya da ilişkilerinde bozulma varsa psikoterapi, aile danışmanlığı ve gerekirse medikal tedavinin devreye girmesi gerektiğini ifade etti. Uzm. Dr. Tüzün, dijital bağımlılığın yalnızca kişisel bir zaaf olarak görülemeyeceğinin altını çizerek, "Bu sorun teknoloji şirketlerinin tasarım tercihleriyle, politikaların yönlendirmesiyle ve toplumun eğitim düzeyiyle şekilleniyor. Dolayısıyla, çözüm de çok katmanlıdır. Aileler, öğretmenler, sağlık çalışanları, yasa koyucular ve teknoloji sektörü ortak sorumluluk taşımalıdır. Daha etik dijital tasarımlar, bilinçlendirme kampanyaları ve erişilebilir tedavi modelleri geliştirilmeden bu sorunun büyümesi kaçınılmazdır" dedi. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.