#Enerji Verimliliği

- Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

BEBKA'DAN 510 MİLYON TL'LİK FAİZSİZ FİNANSMAN DESTEĞİ Haber

BEBKA'DAN 510 MİLYON TL'LİK FAİZSİZ FİNANSMAN DESTEĞİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi kapsamında hayata geçirilen programın Bursa bilgilendirme toplantısı, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirildi. Toplantıya imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmeler, kamu kurumları, meslek kuruluşları ve ilgili paydaşlar katıldı. Toplantıda programın amacı, başvuru şartları, uygun proje konuları, değerlendirme süreci ve başvuru sistemi hakkında katılımcılara detaylı bilgi verilirken, katılımcıların soruları da yanıtlandı. Toplantının açılış konuşmasını yapan BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi ile yeşil ve kapsayıcı dönüşüm yoluyla sürdürülebilir kalkınmanın hedeflendiğini söyledi. Bayram, proje kapsamında kadın ve genç girişimcilere yönelik kuluçka ve hızlandırma destekleri, KOBİ'lere yönelik geri ödemeli finansman destekleri ile kamu kurumlarına yönelik güdümlü proje desteklerinin sağlanacağını ifade etti. Program kapsamında işletmelere faizsiz finansman desteği sağlanacağını belirten Bayram, KOBİ'lerin kaynak verimliliğini artıran, karbon ayak izini azaltan ve sürdürülebilir üretimi esas alan yatırımlarının desteklenmesinin amaçlandığını kaydetti. Bayram ayrıca BEBKA tarafından bugüne kadar sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm alanlarında çok sayıda projeye hibe ve teknik destek verildiğini de sözlerine ekledi. Toplam 510 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında TR41 Bölgesi'nde faaliyet gösteren imalat sanayi KOBİ'lerine 2,5 milyon TL ile 7,5 milyon TL arasında faizsiz ve geri ödemeli finansman desteği sağlanacağı belirtildi. Programla enerji verimliliği, kaynak verimliliği, atık azaltımı, geri dönüşüm, karbon emisyonlarının azaltılması ve sürdürülebilir üretim yatırımlarının desteklenmesi hedefleniyor. Programın tanıtım toplantılarının Bursa'nın ardından 6 Nisan 2026'da Bilecik'te, 7 Nisan 2026'da ise Eskişehir'de yapılacağı bildirildi. Başvuruların 8 Mayıs 2026 saat 23.59'a kadar devam edeceği, detaylı bilgi ve başvuru rehberine BEBKA'nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği ifade edildi.

OYAK RENAULT'TAN GELECEK İÇİN ANLAMLI PROJE Haber

OYAK RENAULT'TAN GELECEK İÇİN ANLAMLI PROJE

Proje kapsamında Oyak Renault, Oyak Horse ve Renault Mais (Bursa Şubesi) çalışanlarının ilkokul çağındaki çocukları, ara tatil döneminde İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Trafik Eğitim Parkı'nda düzenlenen uygulamalı eğitimlerle temel trafik kurallarını güvenli bir ortamda öğrenme fırsatı buldu. Renault Group'un sürücüler, yolcular ve tüm yol kullanıcıları için güvenliği merkeze alan önce insan (Human First) yaklaşımından ilham alan proje ile çocuklar, hem otomobil güvenliği hem de dijital dünyaya dair temel farkındalık kazandı. Bursa Çocuk Trafik Eğitim Parkı'nda gerçekleştirilen eğitim çalışmaları sayesinde çocuklar trafik kurallarını deneyimleyerek öğrenme fırsatı elde etti. Eğitimin ardından Oyak Renault kampüsünde araç ve motor fabrikalarını ziyaret ederek üretim süreçlerini yakından inceleme imkânı buldu. Kampüs içerisinde yer alan Enerji Okulu'nda, sürdürülebilir bir yaşamın temel unsurlarını öğrenerek enerji kaynaklarının nasıl daha verimli kullanılabileceğine dair bilgiler edindiler. Bu ziyaretler, çocuklara modern üretim teknolojilerini ve üretimin her aşamasında güvenliğin nasıl sağlandığını gözlemleme fırsatı sundu. Program, trafik kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayan gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), yapay zekâ ve dijital hayata giriş eğitimleriyle devam etti. Böylece çocuklar, hem otomobil güvenliği hem de dijital dünyaya dair temel farkındalık kazandı. "Çocukların trafik kurallarını günlük hayatlarının doğal bir parçası haline getirmelerini hedefliyoruz" Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkanı ve Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet şu ifadelere yer verdi: "Oyak Renault'da yalnızca güvenli araçlar üretmekle kalmıyor, aynı zamanda üretim süreçlerimizi 'sıfır kaza' ilkesiyle yürütüyoruz. Bu yaklaşım, hem müşterilerimize hem de çalışanlarımıza güvenli bir ortam sağlamamıza imkân tanıyor. Araç ve üretim güvenliğinin ötesinde, trafik güvenliği bilincinin erken yaşta kazandırılmasının gelecekte daha güvenli bir toplum inşa etmenin temel adımlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle hayata geçirdiğimiz Güvenli Adımlar Projesi ile Oyak Renault kampüs çalışanlarımızın çocuklarının yalnızca trafik kurallarını öğrenmelerini değil, bu kuralları günlük yaşamlarının doğal bir parçası hâline getirmelerini amaçlıyoruz. Projeyi, trafik farkındalık eğitimi, üretim süreçleri ve iş güvenliği eğitimi, sürdürülebilir yaşamın temel unsurlarını öğrenecekleri enerji verimliliği eğitimi ve dijital hayatın temellerini öğrenebilecekleri kapsamlı bir model olarak kurguladık. Bu yaklaşımın, uzun vadede daha bilinçli, duyarlı ve sorumluluk sahibi bireylerin yetişmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu projeyi hayata geçirmemizde değerli destekleri için Bursa İl Emniyet Müdürlüğü'ne içten teşekkürlerimizi sunuyoruz."

BURSA KENTSEL DÖNÜŞÜMLE YENİ BİR BULVAR KAZANIYOR Haber

BURSA KENTSEL DÖNÜŞÜMLE YENİ BİR BULVAR KAZANIYOR

Bursa'da 380 hektarlık alanda ekolojik temelli bütüncül kentsel tasarım planı için hazırlıklar hız kazandı. Kentsel dönüşüm kapsamında hayata geçirilecek proje, yaya öncelikli ulaşım, yeşil altyapı, ve fosil yakıtsız Pasif Ev sistemi ile tasarlanmış binalarıyla Türkiye'de örnek bir dönüşüm modeli olmayı hedefliyor. Yaya öncelikli yaklaşımın benimsendiği projede, fosil yakıt kullanılmadan Pasif Ev sistemi ile tasarlanacak binalar, bahçe duvarları olmadan yeşil sistemle bütünleşecek. Yeşil sistem üzerine kurulu yeni imar modeli Projede ayrık nizam yerine blok nizam tercih edilerek imar adaları büyütüldü. Bahçe duvarlarının kaldırılmasıyla birlikte kullanılmayan yan bahçeler ve önceki sistemde yol olarak ayrılan alanlar yeşil sisteme dahil edildi. Böylece, büyük yeşil sistem üzerine kurulu imar adaları oluşturuldu. 20-30 hektarlık parçacıl imar adaları uygulanabilir şekilde tasarlandı. Bu adaların çevresi en az 30 metre genişliğinde araç yollarıyla çevrilecek. Parklar, sosyal donatı alanları ve eğitim yapıları kesintisiz yeşil yaya akslarıyla birbirine bağlanacak. Proje sayesinde çocukların okula 1-2 km mesafeyi araç trafiğinden arındırılmış güvenli yaya yollarıyla yürüyerek ulaşması sağlanacak. Günlük hayatta yaya önceliği olacak Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, günlük hayatın yürüyerek erişilebilir olması. Eğitim, sağlık, sosyal donatı ve park alanları arasında kesintisiz yaya bağlantıları kurulacak. Böylece, kent sakinleri araç kullanmadan günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Bu proje sayesinde sağlıklı, erişilebilir ve sürdürülebilir bir kentsel çevre oluşturmak, çocuklar ve yaşlılar için güvenli yaşam alanları sağlamak, enerji verimliliği yüksek, fosil yakıtsız konutlar üretmek ve plansız ve çarpık gelişmiş bölgeleri dönüştürerek yaşanabilir bir kent modeli ortaya koymak amaçlanıyor. Ekolojik temelli bu tasarımın, kentin plansız ve çarpık gelişmiş bölgelerinin tamamında uygulanması hedefleniyor. İlk uygulama etabının 2026 yılında başlaması için çalışmalar başlatıldı. Kuzey Bulvarı yeni ulaşımın omurgası Projenin en önemli bileşenlerinden biri de 65 metre genişliğindeki Kuzey Bulvarı. Sağlıksız yapılaşmış bölgelerin dönüştürülmesiyle oluşturulacak bulvar, 29 km uzunluğunda 65 metre genişliğinde olacak şekilde kilometreler boyunca kesintisiz devam edecek. Kuzey Bulvarı, kentsel dönüşüm alanlarını kapsayan ve ekolojik temelli tasarım bölgesinden geçen ana ulaşım omurgası olacak. Ulaşım, kentsel dönüşüm ve yeşil altyapı kararları bütüncül bir bakış açısıyla ele alınacak. Bulvar, kent içi trafiği düzenlerken aynı zamanda yeşil sistemle entegre olacak. Başkan Bozbey açıkladı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 380 hektarlık alanda yeni bir kentsel tasarımı hayata geçirdiklerini ifade ederek, "Yeni alternatif yolların da bu planlama süreçlerinde ortaya çıktığını paylaşmak istiyorum. Ankara İzmir yolunda Mudanya yoluna paralel olmak üzere 29 kilometre uzunluğunda 65 metrelik kuzey bulvarını ortaya çıkaran bir planlama yapıldı. 380 hekterlık alanda ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yüreyerek gideceği kentsel tasarımı aralıksız sürdürüyoruz" diye konuştu.

BURSA SANAYİİNDE HEDEF; GÜÇLÜ SU YÖNETİMİ Haber

BURSA SANAYİİNDE HEDEF; GÜÇLÜ SU YÖNETİMİ

Bursa'da 2025’te temel önceliğin üretim sürekliliğini destekleyen altyapı, hizmet kalitesi ve çevre yönetimi olduğunu vurgulayan Akyıldız, yeni dönemde Yeşil OSB sürecinin tamamlanması, proses suyu yönetiminde kalıcı çözümler ve yangın güvenliği yatırımlarına odaklanacaklarını ifade etti. 2025 boyunca altyapıda yürütülen kapsamlı çalışmalarla çok ciddi bir verimlilik artışı sağlandığını belirten Akyıldız, "Su arzının sürekliliği için sahada planlı bir iyileştirme yürüttük. yaptığımız yoğun yatırımlar ve hat yenilemeleri neticesinde kayıp-kaçak oranını yüzde 0 seviyesine düşürmek adına önemli mesafeler kat ettik. Bursa'da fiziki altyapı hamlemizi teknolojik yatırımlarla da taçlandırdık ve bölgemizin tamamını fiber optik ağlarla donatarak sanayicimize hızlı ve kesintisiz iletişim imkânı sunduk" ifadelerini kullandı. Akyıldız, altyapı arızalarına mesai saati gözetmeden anında müdahale edebilecek bir organizasyon kurduklarını da vurgulayarak, "Müdahale hızını artırmak adına malzeme stok sahası oluşturduk; arıza-bakım yönetiminde refleks kabiliyetimizi yükselttik" diye konuştu. Fiziki altyapının yanı sıra kurumsal altyapıyı da güçlendirdiklerini belirten Akyıldız, "Kestel Belediyesi’nden devrolan 60 bin evrağı tarayarak dijital arşivimizi oluşturduk ve kurumsal hafızamızı güvence altına aldık " dedi. Altyapı çalışmaları sonrası sahada oluşabilecek bozulmaları gecikmeden giderdiklerini belirten Başkan Akyıldız, "Bölgemiz gelişiyor, yeni yatırımlar kazanıyor. Bu büyümeyi desteklemek için üstyapıda tamamlayıcı uygulamaları hızla devreye aldık. Bu kapsamda 2 bin 500 metrekare parke ve bin 500 ton asfalt uygulaması gerçekleştirerek yollarımızı daha güvenli ve konforlu hale getirdik " ifadelerini kullandı. Proses suyunun sanayi için kritik bir girdi olduğuna dikkat çeken Akyıldız, 2025’te proses su arzının devamlılığını sağlamak amacıyla su kuyularının devreye alındığını belirtti. 2026’da ise su arz güvenliğini güçlendirecek yatırımların daha geniş bir perspektifle ele alındığını vurgulayan Akyıldız, "DSİ süreci tamamlanarak projeleri neticelenen ve ihalesi gerçekleştirilen yatırımımız, bölgemizin proses su ihtiyacında kalıcı güvence oluşturacak " dedi. Akyıldız ayrıca, Yeşil Çevre Arıtma Kooperatifi ile yürütülen proses suyu geri kazanım projesinin 2026 hedefleri içinde stratejik bir başlık olduğunu belirterek, arıtılmış suyun yeniden üretim süreçlerinde kullanılmasını sağlayacak bu yaklaşımın su kaynaklarının verimli kullanımı ve kuraklık riskine karşı dayanıklılık açısından önemli bir kazanım oluşturacağını ifade etti. 2026 vizyonunun merkezinde Yeşil OSB sürecinin yer aldığını belirten Akyıldız, "Yeşil OSB başvuru sürecimizde sona gelmiş bulunmaktayız. Hali hazırda yıllık 1 milyon 500 bin kg atığı toplayıp bertaraf ederek çevreye duyarlılığımızı gösterdik. 2026’da bu süreci neticeye ulaştırarak, enerji verimliliği, çevre yönetimi, sıfır atık ve kaynak verimliliği uygulamalarını daha sistematik bir yapıda sahaya yansıtacağız" ifadelerini kullandı. Akyıldız, Yeşil OSB yaklaşımının bir "etiket" değil; üretimin rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini belirleyen bir standart olduğunu vurguladı. Sanayi bölgelerinde yangın riskinin en kritik başlıkların başında geldiğini belirten Akyıldız, "Erken müdahale edilebilmesi amacıyla bölgemizde itfaiye teşkilatı kuracağız. Yer tahsisi ve hafriyat işlemleri tamamlandı; inşaat sürecini hızlı şekilde başlatmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Başkan Akyıldız, 2026 yılında sanayicilere ve çalışanlara hizmet edecek sosyal tesis ve ortak kullanım alanları oluşturacaklarını da belirtti. Akyıldız, oy birliği ile kabul edilen 2026 bütçesi çerçevesinde, disiplini koruyarak yatırımlara devam edeceklerini, öncelikli gündemin ise "Yeşil OSB, su arzı ve yangın güvenliği" olacağını sözlerine ekledi.

BURSA'DA PLASTİK DÖNÜŞÜMÜ ÖDÜL GETİRDİ Haber

BURSA'DA PLASTİK DÖNÜŞÜMÜ ÖDÜL GETİRDİ

Bursa Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında plastik atıkları yüksek teknoloji ve yenilikçi yöntemlerle doğaya zarar vermeden dönüştürerek ham madde olarak yeniden üretime kazandıran Türkiye’nin öncü markası Burpol Polimer Plastik, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nde "Sürdürülebilirlik Stratejisi" kategorisinde sektör devlerinin ardından 3.’lük ödülüne layık görüldü. Ülke genelinden sektörünün öncüsü yüzlerce firmanın değerlendirildiği yarışmada dereceye giren Burpol Polimer Plastik, böylece başarısını bir kez daha taçlandırmış oldu. 2025 yılı İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank’ın da katılımıyla İstanbul Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1995 yılından bu yana düzenlediği İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri; öne çıkan başarılı ürün ve projeleri ödüllendirerek sanayide yeşil dönüşüm vizyonuna öncülük ediyor. Sürdürülebilir üretim yaklaşımını yaygınlaştırmak adına atılan adımları destekleyen bu prestijli ödül töreninde "Çevre", "Enerji Verimliliği" ve "Sürdürülebilirlik" ana başlıklarında toplam 6 kategoride ülke genelindeki başarılı firmalara ödül veriliyor. Törende bir konuşma yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nin, İSO’nun sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme verdiği önemin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, "Bu ödüllerle; üretim süreçlerinde olumsuz çevresel etkiyi azaltan, enerji ve kaynak verimliliğini artıran, döngüsel ekonomiye somut katkı sağlayan, yenilikçi ve öncü uygulamaları hayata geçiren firmalarımızı görünür kılıyoruz. Ödüle hak kazanarak sanayimizin geleceğine duyduğumuz güveni pekiştiren ilham verici şirketlerimizi, çevre dostu ürün ve projeleri hayata geçiren, sürdürülebilirliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası hâline getiren tüm sanayi kuruluşlarımızı ortaya koydukları değerli çalışmalar için kutluyorum" dedi. "Yeşil dönüşüm geleceğe karşı ortak bir sorumluluktur" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ise, sanayinin rekabet gücünün artık yalnızca üretim kapasitesiyle ölçülmediğini, çevresel performans, karbon ayak izinin azaltılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının küresel değer zincirlerinde kalıcı bir yer edinmenin temel şartı haline geldiğini belirterek, "Bu alanlar bir tercih olmaktan çıkarak açıkça bir zorunluluk haline geldi. Bugün burada yalnızca başarılı projeleri ödüllendirmek için değil, Türkiye sanayisinin geleceğini dönüştüren güçlü bir iradeyi görünür kılmak için bir aradayız. Bugün ödüllendirilen projeler, yeşil dönüşümün sanayide nasıl somutlaştığını açık biçimde ortaya koyuyor. Atık oluşumunu azaltan, döngüsel ekonomi süreçlerini üretime entegre eden, çevresel etkileri azaltan, enerji talebini yöneten ve geri kazanım ilkelerini benimseyen çalışmalar; sanayimizin dönüşüm kapasitesini net biçimde gösteriyor. Yeşil dönüşüm yalnızca bir çevre politikası değil, geleceğe karşı ortak bir sorumluluktur. Bu dönüşümü ancak birlikte hareket ederek, sanayimizi güçlendirerek ve kimseyi geride bırakmadan başarabiliriz. Daha çevreci ve daha rekabetçi bir Türkiye hedefiyle tüm paydaşlarımızla çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. "Gurur duyuyoruz" "Sürdürülebilirlik Stratejisi" kategorisindeki 3.’lük ödülünü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın elinden alan Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, ödüle layık görülmekten gurur duyduklarını belirterek, "Başarımızın, ulusal ölçekte bir kez daha ödüllendirilmesi ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ödülü, Burpol markasının başarı yolculuğunda payı olan tüm çalışma arkadaşlarım adına alıyorum" diye konuştu. Yıldırım, "Sürdürülebilirlik Stratejisi Ödülü, sürdürülebilirlik yönetimi konusundaki uygulamalarının tüm yönetim kademelerinde ele alındığını, sürdürülebilirliğin karar alma süreçlerine etkisinin varlığını, sürdürülebilirlik konusunda politika, hedef ve stratejiler geliştirildiğini ve kurumsal sürdürülebilirlik anlayışının yerleştiğini, firma faaliyetlerinin topluma ve tüm paydaşlarına olumlu katkılar sağlandığını kanıtlayan firmalara veriliyor" dedi. Çağımızın üretim ve tüketim anlayışını belirleyen yeşil dönüşüm anlayışının, iklim krizi, hava kirliliği, doğal kaynakların azalması gibi çevresel problemleri çözmeye yönelik bir strateji olarak ele alındığını, sanayi açısından ise ürün, ham madde ve teknoloji seçimlerinde kapsamlı bir dönüşümün ön plana çıktığı yeni bir düzen kurulduğunu dile getiren İlkay Yıldırım, bu doğrultuda teknoloji odaklı üretimin öneminin artarken küresel anlamda rekabetçi olabilmek için sanayinin daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital olmasının bir gereklilik halini aldığını ifade etti. "Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam" Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, "Plastik kirliliğiyle mücadeleye ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaya ilk günkü heyecanla devam edeceğiz. Küresel bir sorun haline gelen plastik kirliliği sorununu hep birlikte çözebiliriz. Burpol Polimer Plastik olarak daha temiz ve sağlıklı bir dünya için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. Burpol Polimer Plastik, 2023 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin "Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması"nda "En Çevre Dostu Kadın Girişimci Ödülü"ne, 2024’te de Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGÇEV) düzenlediği "Plastik Geri Dönüşüm Ödül Töreni"nde "Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü-Otomotiv ve Elektrik Ürünlerinde Kullanılan ve Geri Dönüştürülmüş Malzeme İçeren Plastik Parçalar" kategorisinde ödüle layık görülmüştü.

KOMBİ USTALARI UYARDI: KIŞIN KOMBİ KAÇ DERECE OLMALI? Haber

KOMBİ USTALARI UYARDI: KIŞIN KOMBİ KAÇ DERECE OLMALI?

Ancak yanlış sıcaklık ayarı, hem faturaları kabartıyor hem de kombi arızalarına neden olabiliyor. Uzmanlar, kombinin nasıl kullanılması gerektiğine dair önemli bilgiler paylaştı. İDEAL KOMBI SICAKLIĞI KAÇ DERECE OLMALI? Kombi ustalarına göre, kış aylarında kombinin ideal oda sıcaklığı 20 ila 22 derece arasında olmalı. Bu aralık, hem konforlu bir yaşam alanı sağlıyor hem de doğalgaz tüketimini minimize ediyor. Evde yaşlı, çocuk ya da hasta birey varsa sıcaklık 23 dereceye kadar çıkartılabiliyor. Ancak enerji verimliliği açısından en ideal aralık 20-21 derece olarak öneriliyor. KOMBIYI KAPATIP AÇMAK YERINE SABIT SICAKLIKTA TUTUN Uzmanlar, kombiyi sürekli açıp kapatmak yerine düşük sıcaklıkta sabit çalıştırmanın daha verimli olduğunu söylüyor. Soğuyan evi yeniden ısıtmak, daha fazla doğalgaz tüketimine neden oluyor. Petek sıcaklıkları için önerilen değer ise 50-55 derece aralığı. ODA TERMOSTATI %15 TASARRUF SAĞLIYOR Kombiyle birlikte kullanılan oda termostatı, gereksiz yere devreye giren kombiyi önleyerek yakıt tüketiminde %15’e kadar tasarruf sağlayabiliyor. Ancak termostatın konumlandırılması çok önemli. Güneş alan, rüzgâr gören ya da ısı kaybı olan yerlerde termostat ölçüm hatası verebilir. KÜÇÜK BAKIMLARLA BÜYÜK TASARRUF Kombinin ve peteklerin düzenli bakımı hem cihazın ömrünü uzatıyor hem de verimli ısıtma sağlıyor. Uzmanların önerdiği bakım adımları şunlar: Petek havası alınmalı Filtreler düzenli temizlenmeli Kombiye yılda bir kez bakım yaptırılmalı Ayrıca pencere aralıklarını fitille kapatmak, kalın perde kullanmak ve petek arkalarına yalıtım paneli yerleştirmek ısı kaybını ciddi oranda azaltıyor. KIŞ MODUNU DOĞRU KULLANIN Kombilerin yaz ve kış modu arasında fark bulunuyor. Kış modunda hem sıcak su hem de ısıtma sistemi çalışırken, yaz modunda sadece sıcak su devrede olur. Kombiyi tamamen kapatmak yerine, düşük sıcaklıkta sabit çalıştırmak öneriliyor. Aksi halde kombi içindeki su donabilir, bu da ciddi arızalara yol açabilir. 1 DERECE FAZLA ISI %6 DAHA FAZLA FATURA Enerji uzmanları, oda sıcaklığının her 1 derece artırılmasının faturaya %6 ek yük bindirdiğini vurguluyor. Gereksiz sıcaklık artışından kaçınmak, tasarrufun ilk adımı. Ayrıca mobilyaların petekleri kapatmaması, radyatörle eşya arasında en az 50 cm mesafe bırakılması gerektiği de hatırlatılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.