#Erdek

- Erdek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erdek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

4 KEZ BIÇAKLADI SONRA 112’Yİ ARADI: 'YAŞASIN İSTEDİM' Haber

4 KEZ BIÇAKLADI SONRA 112’Yİ ARADI: 'YAŞASIN İSTEDİM'

Balıkesir’in Erdek ilçesinde kız arkadaşı Dilruba Elif Çetin’i 4 kez bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Burak İnci’nin, “kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanmasına Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada savunma yapan sanık İnci, olayın şokunu atlatamadığını öne sürerek, "Dilruba’yı bıçakladıktan sonra yaşaması için 112’yi aradım. Ekiplerin hemen gelmesini istedim. Hâlâ onu unutamıyorum" dedi. UZAKLAŞTIRMA KARARINA RAĞMEN GÖRÜŞMÜŞLER Mahkeme dosyasına yansıyan bilgilere göre, sanık ile maktulün 2024’te bir kafede tanıştığı, bir süre sonra ilişki yaşamaya başladıkları, maktulün daha önce darp edilmesi üzerine sanık hakkında 30 gün uzaklaştırma kararı aldırdığı, buna rağmen görüşmeyi sürdürdükleri belirtildi. Olayın 22 Mayıs 2025’te Zeytinli Mahallesi Kurbağalı mevkisindeki sitede bulunan 1’inci kattaki evde yaşandığı; birlikte alkol alan çift arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın mutfaktan aldığı ekmek bıçağıyla Çetin’i sırtından 4 kez bıçakladığı ve genç kadının olay yerinde hayatını kaybettiği kaydedildi. "LİNÇ EDİLMEKTEN KORKTUM, BALKONDAN ATLADIM" Sanık İnci, ifadesinde tartışma sırasında öfkesine hâkim olamadığını iddia ederek, "Bazı iddialarda bulununca sinirlendim. Mutfaktaki küçük ekmek bıçağını aldım. Linç edilmekten korktuğum için balkondan atladım, bacaklarım kırıldı. Aracın altına saklandım, sonra yakalandım" diye konuştu. TANIK BEYANI Duruşmada tanık olarak dinlenen A.O., maktulün annesinin vefatından sonra Dilruba Elif Çetin’le ilgilendiğini belirterek, "Sanık olaydan bir hafta önce balkonun altına gelerek Dilruba’yı unutamadığını söyledi, benimle konuşmak istedi. Kabul etmedim" ifadelerini kullandı. "ÜZGÜNÜM, AFFINIZA SIĞINIYORUM" Son sözleri sorulan sanık, pişman olduğunu ileri sürerek, "Dilruba’nın yaşamasını istedim, bu yüzden 112’yi aradım. Üzgünüm, affınıza sığınıyorum" dedi. Mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

ELİF KUMAL'IN KAYBOLMASINA DAİR YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI Haber

ELİF KUMAL'IN KAYBOLMASINA DAİR YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI

Balıkesir’in Erdek ilçesinde yer alan Kapıdağ Yarımadası’ndaki Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’dan 7 gündür haber alınamıyor. Arama kurtarma çalışmaları sürerken, kaybolduğu gece bölgede kamp yapan gençlerin tanıklıkları dikkat çekti. SİLAH SESLERİ DUYDUK, ARDINDAN BİRİ KOŞARAK YANIMIZA GELDİ Kayıp vakasının yaşandığı Cumartesi gecesi, göletin alt kısmında kamp yapan beş kişilik bir grup, Elif Kumal’ın kamp alanına yaklaşık 2,5 ila 3 kilometre uzaklıktaydı. Gençlerden biri, gece boyunca silah sesleri ve araç hareketliliğine tanık olduklarını belirtti. Genç tanık, o gece yaşadıklarını şu ifadelerle anlattı: "Saat 21.30 civarında uzun süren silah sesleri duyduk. Yaklaşık yarım saat kadar sürdü. Ardından müzik sesleri geldi. Saat 23.30-00.00 arasında üzerindeki gri eşofman takımıyla biri koşarak yanımıza geldi. Bir aracın kaybolduğunu söyledi. Bizden bir aracın geçip geçmediğini sordu. Görmediğimizi söyleyince 'Of aga ya, of' diyerek geri döndü". "İki farklı araç gördük, biri off-road donanımlıydı" Gençler, ilerleyen saatlerde bölgede araç hareketliliği yaşandığını da kaydetti. Görgü tanığı, 15-20 dakika arayla iki farklı aracın Yukarıyapıcı yoluna yöneldiğini söyledi: "İlk olarak sarı farlı bir araç geçti. Sonra beyaz, off-road donanımlı bir araç gördük. O araç bir süre bölgede dolaştıktan sonra tekrar yanımızdan geçerek uzaklaştı". "Bize kayıp bilgisi verilseydi hemen harekete geçerdik" Gençler, yaşanan olayın ertesi günü Elif Kumal’ın kaybolduğunu öğrendiklerini ve olay anında bu durumu bilmedikleri için müdahalede bulunamadıklarını belirtti. "Bize sadece bir aracın kaybolduğu söylendi. Kayıp bir kadın olduğunu bilseydik farklı davranırdık. Koşarak gelmesi olağandışı görünmedi. Bu nedenle çok acil bir durum olduğunu düşünmedik" ifadelerini kullandılar. ARAMA ÇALIŞMALARI 7’NCİ GÜNÜNDE DEVAM EDİYOR Elif Kumal’ın kaybolmasının üzerinden yedi gün geçti. Bölgede sürdürülen arama kurtarma çalışmalarına AFAD öncülüğünde jandarma, polis, su altı arama ekipleri ve gönüllü sivil toplum kuruluşları katılıyor. Gölet çevresinde karadan, havadan ve su altından tarama faaliyetleri sürüyor.

ELİF KUMAL NEREDE? AİLEDEN SERBEST BIRAKILAN SEVGİLİYE TEPKİ Haber

ELİF KUMAL NEREDE? AİLEDEN SERBEST BIRAKILAN SEVGİLİYE TEPKİ

Balıkesir'in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kaybolan Elif Kumal'ı bulmaya yönelik arama kurtarma çalışmaları 6'ncı gününde devam ediyor. İstanbul'dan gelen ailenin yakınları, "Herkes aramaya katılmışken, serbest bırakılan erkek arkadaşının burada olması gerekiyor. Bulursa o bulur" dedi. Balıkesir'in Erdek ilçesindeki Kapıdağ Yarımadası'nda kamp yaptığı sırada erkek arkadaşıyla yaşadığı tartışmanın ardından araçla bölgeden ayrıldığı öne sürülen Elif Kumal'dan (34) 6 gündür haber alınamıyor. AFAD'ın koordinesinde yürütülen çalışmalara jandarma, emniyet, sahil güvenlik, belediye ekipleri ve gönüllü kuruluşların da yer aldığı ekipler karadan, havadan ve denizden destek vererek arama faaliyetlerini sürdürüyor. Olay yerine gelen aile yakınları Nazmiye ve Osman Kavakderesi, "Dün akşam karda kışta yola çıktık, İstanbul’dan geldik, buradayız. Aile dostuyuz. Abisinin okul arkadaşının annesiyim ben. Kaybolduğunu duyduğumdan bu yana dört-beş gün geçtiği halde hâlâ bulunamadığını öğrendim ve onların yanında olmam gerektiğini düşündüm. Uzun zamandır bu aileyle beraberdik. Karacabey Devlet Hastanesi’nde çalışıyordum ben o zaman, on yıl orada kaldık. O aileyle birlikteydik. O çocukların büyüdüğünü gördüm, okuduğunu gördüm. Ders çalıştırdık, günlerce çok güzel şeyler paylaştık. İyi bir ailenin çocuğu. Annesi hem annelik yaptı hem babalık yaptı. Bu çocukların okuması için ellerinden geleni yaptılar. Bu kızın belirli bir yaştan sonra da böyle bir arkadaşı oldu. O çocuğun şu anda serbest bırakıldığını duydum. Peki bu serbest bırakılan çocuğun şu anda yanımızda olması gerekmez miydi? Çıkar çıkmaz abisinin, yengesinin yanında olması gerekmez miydi? Madem sevgisi vardı, nerede bu çocuk? Neden bırakıldı? Neye dayanarak bırakıldı? Bu kızın kaybolmasına neden olan kişi o. Sürekli darp edildiğini duydum, buna da tahammül edemedim. Kimse kimsesiz değil. Bu milletin devleti var, jandarması var, polisi var. Bir insanın, hele bir kadının bu kadar darp edilmesine nasıl tahammül edilir? Ben bu konuda ne yapabilirim bilmiyorum. Vallahi dayanacak gücüm kalmadı. Dört-beş gündür evde ne uykumuz kaldı ne huzurumuz. Bizim gibi binlerce insanın da aynı duyguları yaşadığını biliyorum. Bu çocuğun burada olması gerektiğini düşünüyorum. Buraya gelmesi için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum. Aileyi yalnız bırakmaması lazım. Üstelik bu çevreyi çok iyi bildiği, karış karış tanıdığı söyleniyor. 'Bulursa o bulur' diyorlar bize. Köy halkından tanımadığımız insanlarla karşılaştık. Herkes konuşuyor. 'Bu çocuk buraları çok iyi bilir, karış karış gezer, bulursa o bulur' dediler. Madem öyle, nerede bu çocuk? Madem serbest kaldıysa nerede? Sevgilisi burada kayıp, peki kendisi nerede? Ya da kıza ne yaptı? Bir anne buna nasıl dayanır? Kızını büyütüp bir elin oğluna teslim edecek, hem darp edilecek hem kaybolacak, üstünden altı gün geçecek ve o çocuk dışarı çıkacak. Bu doğru bir şey mi sizce? Buna nasıl tahammül edilir? Bunu kabul edemiyorum. Yanlış mı konuşuyorum? O çocuk da bir anne evladı ama annesi nasıl bir evlat yetiştirdi? 'Git sevdiğin kızın ve ailesinin yanında dur' demesi gerekmez miydi? Onların da burada olması gerekmez miydi? Bu aileyi nasıl yalnız bırakırlar, anlamıyorum. Buraları biliyorsa o çocuğun gelip burada olması gerekmez mi? İnsan sevdiği için canını verir. Hapis falan hikâye. Eğer gerçekten seviyorsa, Yeşim’in de dediği gibi burada olması lazımdı. Bizimle birlikte olması lazımdı. Bakın, ben İstanbul’dan geldim diyorum. Kızımız çok iyi niyetliydi. Sevgiye muhtaç bir çocuktu. Bu çocuğun gelmemesi, arabanın kaybolması çok enteresan. Büyük bir arabanın buralarda kaybolması çok garip. Telefonu zaten sinyal vermiyor. Bu köye girildiğinde tek bir yol yok. Binlerce giriş çıkış var. 'Tek bir yoldan çıkmış görünmüyor' demek doğru değil. 'Bir sürü giriş, çıkış, aşağı iniş, yukarı çıkış, sağa sola gidiş var. Yani araba tek bir güzergâha mahkûm değil. Birçok yöne sapmış olabilir ve bu çocuk bu yolları çok iyi biliyor. Bulursa o bulur' diyor köylüler" dedi.

İŞ ADAMININ ÖLÜMÜNE DAİR DAVADA KIVANÇ TATLITUĞ DİNLENECEK Haber

İŞ ADAMININ ÖLÜMÜNE DAİR DAVADA KIVANÇ TATLITUĞ DİNLENECEK

Balıkesir’in Erdek ilçesi açıklarında parçalanmış halde teknesi bulunan ve 19 gün süren arama çalışmalarının ardından cansız bedenine ulaşılan iş adamı Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’un tanık olarak dinlenmesine karar verdi. 68 METRE DERİNLİKTE BULUNMUŞTU Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere 4 Ağustos’ta denize açılan ve ‘Graywolf’ adlı teknesi parçalanmış halde bulunan Yukay’ın cenazesi, 19 gün sonra Erdek açıklarında 68 metre derinlikte tespit edilmiş, 30 günün ardından TCG Alemdar gemisi dalgıçları tarafından çıkarılmıştı. KRİMİNAL EŞLEŞME: KURU YÜK GEMİSİ İLE TEMAS Soruşturma kapsamında, Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel 7’ adlı kuru yük gemisinin radar ve kamera kayıtları incelendi. Geminin baş kısmında tespit edilen sürtme izleriyle tekne parçalarından alınan boya örneklerinin kriminal rapora göre eşleştiği bildirildi. KAPTAN İÇİN 9 YILA KADAR HAPİS TALEBİ ‘Arel 7’ kaptanı Cemal Tokatlıoğlu, olayın ardından tutuklanmış ancak daha sonra tahliye edilmişti. İddianamede kaptan için 3 yıldan 9 yıla kadar, gemi yetkilisi ve mürettebat için ise “yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma” suçundan 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor. 11 SAAT SÜREN DURUŞMA, YENİ TANIKLAR DİNLENECEK Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık 11 saat süren duruşmada taraf avukatları arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Kaptan Tokatlıoğlu, çarpma iddialarını kabul etmeyerek “baskı altında ifade verdiğini” öne sürdü. Mahkeme, kaptanın yurt dışı yasağının devamına karar verirken, Yukay ile son görüşen isim olduğu belirtilen Kıvanç Tatlıtuğ’un tanık olarak dinlenmesi için müzekkere yazılmasına hükmetti. Ayrıca Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay’ın SEGBİS yoluyla ifadesine başvurulacak. Eksik evrakların tamamlanması beklenirken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

HALİT YUKAY SORUŞTURMASI: KAPTANA 9 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ Haber

HALİT YUKAY SORUŞTURMASI: KAPTANA 9 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere 4 Ağustos günü saat 15.10’da ‘Graywolf’ adlı teknesiyle denize açılan iş adamı Halit Yukay (43), kaybolduktan günler sonra Balıkesir’in Erdek ilçesinin 7 mil açığında, 68 metre derinlikte cansız halde bulunmuştu. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan iddianamede yer alan bilirkişi raporunda, Yukay’ın kullandığı sürat teknesinin, ‘Arel-7’ isimli kuru yük gemisine tam seyir hızıyla, baş tarafından ve doğrudan çarptığı belirtildi. Raporda, açık denizde böyle bir kazaya denizcilik literatüründe "neredeyse hiç rastlanmadığı" vurgulandı. Arama çalışmalarının 19’uncu gününde, denizin dibinde ilk tespit, Yukay’ın sol kolundaki mavi kordonlu saat üzerinden yapıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı TCG Işın ve ardından TCG Alemdar gemisindeki özel eğitimli dalgıçlar tarafından 3 Eylül’de çıkarılan cenaze, Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi ve 6 Eylül’de İstanbul’da toprağa verildi. Soruşturma kapsamında, Halit Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel-7’ adlı kuru yük gemisinin radar kayıtları, rotası ve gövdesindeki izler incelendi. Sahil Güvenlik ekipleri, geminin baş kısmında belirgin sürtme izleri tespit etti. Çanakkale’de kazadan bir gün önce çekilen fotoğraflarda herhangi bir hasar görünmezken, 5 Ağustos’ta İzmit’te çekilen fotoğrafta geminin baş tarafında çarpma izleri dikkat çekti. Ayrıca kaptan Cemal Tokatlıoğlu (61) ile mürettebatın limana yanaştıkları anda baş tarafa inip gövdeyi kontrol ettiği güvenlik görüntüleri de dosyaya girdi. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı’nda yapılan incelemede, ‘Arel-7’nin çarpma bölgesinden alınan mikro boya örnekleriyle, Yukay’ın parçalanan teknesinden alınan boya katmanlarının renk ve fiziksel yapı açısından birebir uyumlu olduğu tespit edildi. Bu belirtiler, fiziksel temasın kesin olarak gerçekleştiğini gösterdi. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, kazanın meydana geldiği 17.09’da ‘Arel-7’nin seyir güzergâhından çıkarak daire çizdiği, bu hareketin Halit Yukay’ın telefonunun sinyal verdiği son saniyelerle birebir örtüştüğü belirtildi. Bu sırada Halit Yukay’ın, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ ile telefonda konuştuğu ortaya çıktı. Tatlıtuğ ifadesinde, görüşmenin "her şey yolunda" şeklinde sürdüğünü, bir anda "sağanak benzeri bir ses" duyduktan sonra hattın kesildiğini anlattı. Bilirkişi raporunda, ‘Graywolf’ adlı teknenin radar reflektörü bulunmadığı, gri borda renginin düşük görünürlük oluşturduğu, Halit Yukay’ın ise kaza anında alt kamarada telefonla görüşme yaptığı için gözcülük görevini yerine getirmediği kaydedildi. Çarpışmanın açık denizde, gündüz görüşünün açık olduğu bir bölgede meydana gelmesi nedeniyle olayın "istisnai" nitelikte olduğu ifade edildi. Raporda, kazanın oluşumunda Halit Yukay’ın asli kusurlu, ‘Arel-7’ gemisinin kaptanı Cemal Tokatlıoğlu’nun ise tali kusurlu olduğu belirtildi. Tokatlıoğlu’nun köprü üstünde vardiya tutmasına rağmen gözcülük konusunda ihmali bulunduğu, küçük bir sürat teknesinin yüksek hızla doğrudan çarpmasını öngörmesinin ise teknik olarak mümkün olmadığı ifade edildi. İddianamede, gemi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istendi. Gemi şirket yetkilisi Arda G. (45) ile mürettebat Ahmet S. (58), Erhan E. (52), İsa A. (52), Metin S. (50), Muhammet F.G. (27), Oğuzhan D. (27), Ramazan D. (56) ve Tahir B. (60) hakkında ise "yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis talep edildi. Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği iddianame kapsamında 10 sanığın yargılanmasına aralık ayında başlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.