#Et Ürünleri

- Et Ürünleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Et Ürünleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DÖNERDEN SUCUĞA YENİ KURALLAR GELDİ Haber

DÖNERDEN SUCUĞA YENİ KURALLAR GELDİ

Tarım ve Orman Bakanlığı, et ve et ürünlerinin üretimi, ambalajlanması, etiketlenmesi ve satışına yönelik yeni düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Dönerin içeriğinden kıymanın etiket bilgilerine, kanatlı ürünlerinin satışından sucuk ve pastırmada kullanılabilecek maddelere kadar birçok alanda yeni kurallar getirildi. İşletmelere uyum için 31 Mart 2027 tarihine kadar süre tanındı. DÖNERİN TÜRÜ ETİKETTE AÇIKÇA BELİRTİLECEK 16 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Et, Hazırlanmış Et Karışımları ve Et Ürünleri Tebliği ile döner çeşitleri yeniden tanımlandı. Buna göre ürünler “yaprak döner”, “kıyma döner” ve “yaprak-kıyma döner” şeklinde sınıflandırılacak. Kıyma dönerde kullanılan kırmızı etin en fazla yüzde 90'ı kıymadan, en az yüzde 10'u yaprak haline getirilmiş çiğ kırmızı etten oluşacak. Yaprak-kıyma dönerde ise yaprak et oranı en az yüzde 60, kıyma oranı en fazla yüzde 40 olacak. Dönerde yağ oranı yüzde 25'i, tuz oranı ise yüzde 2'yi geçemeyecek. Ayrıca üretimde fıstık ve peynir gibi girdilerin kullanımına izin verilmeyecek. Dönerin toplam et proteini oranı da en az yüzde 12 olacak. Satışa sunulan dönerin adında yer alan “yaprak”, “kıyma” veya “yaprak-kıyma” ifadelerinin, ürün adıyla aynı renk ve yazı karakterinde kullanılması gerekecek. KIYMA ETİKETLERİNE YENİ BİLGİLER EKLENECEK Yeni düzenlemeyle kıyma ürünlerinin etiketlerinde yağ oranı ile kolajen bağ doku proteininin et proteinine oranına ilişkin bilgiler tüketicinin kolayca görebileceği alanda bulunacak. Ayrıca ürün adının tür adıyla birlikte belirtilmesi gerekecek. “%100”, “%100 Dana eti” veya “%100 Göğüs eti” gibi ifadelerin ve bu yöndeki logoların kullanımına izin verilmeyecek. MARKETLERDE KIYMA TÜKETİCİ TALEBİYLE HAZIRLANACAK Perakende işletmelerinde kıyma, kanatlı kıyma ve belirli hazırlanmış karışımların yalnızca tüketicinin talebi üzerine ve satış sırasında hazırlanabilecek. Çiğ kanatlı etleri ise hazır ambalajlı şekilde satışa sunulacak. Perakendeciler, ürünleri ambalaj bütünlüğünü bozmadan tüketiciye ulaştıracak. Kanatlı kıyma ve kanatlı kıyma kullanılarak hazırlanan ürünlerin piyasaya arzında da dondurulmuş ürün şartı getirildi. SUCUK VE PASTIRMADA BAZI MADDELERE SINIRLAMA Sucuk, ısıl işlem görmüş sucuk ve pastırma üretiminde protein tozu, protein hidrolizatı ve benzeri azot kaynaklarının yanı sıra nişasta ve soya ürünleri gibi dolgu maddelerinin kullanımına izin verilmeyecek. Baharat, ekmek ve galeta unu gibi bazı bileşenlerden kaynaklanabilecek nişasta ve bitkisel protein için ise belirli sınırlar uygulanacak. Sucukta toplam et proteini en az yüzde 15, ısıl işlem görmüş sucukta ise en az yüzde 13 olacak. Kavurma ve kıyma kavurmada ise gıda katkı maddesi kullanımına izin verilmeyecek. DÖNER VE BAZI ÜRÜNLERDE TÜTSÜLEME YAPILAMAYACAK Yeni tebliğ kapsamında sucuk, ısıl işlem görmüş sucuk, döner, kanatlı eti döneri, pastırma, kavurma ve kıyma kavurmada tütsüleme yapılamayacak. Bu ürünlerde tütsü aroma vericileri ile et aroması veren aroma vericilerin kullanımına da sınırlamalar getirildi. KANATLI ÜRÜNLERİNDE DE ORANLAR BELİRLENDİ Kanatlı köfte ve kanatlı burger ürünlerinde toplam et proteini en az yüzde 10, yağ oranı en fazla yüzde 15, tuz oranı ise en fazla yüzde 2 olacak. Kanatlı eti dönerinde toplam et proteini en az yüzde 14, pişmiş kanatlı eti dönerinde ise en az yüzde 18 olarak uygulanacak. Mekanik ayrılmış kanatlı eti (MAKE) yalnızca belirli kanatlı emülsifiye et ürünlerinde kullanılabilecek. Bu maddeyi içeren ürünlerin etiketlerinde tüketiciyi bilgilendiren özel ifadeler bulunacak. ETİKETLERDE UYARI İFADELERİ ZORUNLU OLACAK Emülsifiye et ürünlerinde baş eti kullanılması halinde ambalaj üzerinde “Baş eti içerir.” ifadesinin yer alması gerekecek. Mekanik ayrılmış kanatlı eti kullanılan ürünlerde de bu durumu belirten bilginin hem etikette hem de bileşenler listesinde gösterilmesi zorunlu olacak. Çiğ kanatlı eti, kanatlı kıyma ve hazırlanmış kanatlı eti karışımlarında ise tüketiciye pişirme uyarısı yapılacak. Ürün etiketlerinde, pişirme sırasında merkezi sıcaklığın en az 72 dereceye ulaşması gerektiği belirtilecek. Dondurulmuş çiğ et, kıyma, hazırlanmış et karışımları ve mekanik ayrılmış kanatlı etlerinde de “Çözündürüldükten sonra tekrar dondurulmaz.” uyarısı bulunacak. İŞLETMELER İÇİN UYUM SÜRESİ 31 MART 2027 Yeni tebliğ 16 Eylül 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Daha önce faaliyet gösteren gıda işletmeleri ise yeni kurallara 31 Mart 2027 tarihine kadar uyum sağlamak zorunda olacak. Bu tarihe kadar işletmeler, eski tebliğin hükümlerine tabi olmaya devam edecek. 31 Mart 2027'den önce piyasaya sunulan ürünler ise raf ömrünün sonuna kadar satışta kalabilecek. Yeni düzenlemeye aykırı hareket eden işletmeler hakkında 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım uygulanabilecek.

HÜKÜMETİN KOYMADIĞI TEŞHİSİ ABD TARIM BAKANLIĞI KOYDU Haber

HÜKÜMETİN KOYMADIĞI TEŞHİSİ ABD TARIM BAKANLIĞI KOYDU

ABD Tarım Bakanlığı'nın hazırladığı rapor, ülkemizdeki hayvancılığa ilişkin raporu gözler önüne serdi. Türkiye'de hayvancılık sektörü yıldan yıla kan kaybederken, sektörün sorunları görmezden geliniyor. Hükümetler et ihtiyacının karşılanması için ithalat yolunu seçerken ülkedeki besi hayvanı ve hayvancılıkla uğraşan ailelerin sayısı sürekli azalıyor. SORUNLAR ORTADA ÇÖZÜMLER NEDEN UYGULANMIYOR? Sorunlar üreticiler ve sektör temsilcileri tarafından yıllardır haykırılsa da çözüm üretilmiyor. Türkiye'de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ortaya koyamadığı teşhis ve tedavi yöntemini binlerce kilometre ötedeki ABD'den, ABD Tarım Bakanlığı koydu. BİZİM TARIM BAKANLIĞI'NIN GÖRMEDİĞİNİ ABD TARIM BAKANLIĞI GÖRÜYOR ABD Tarım Bakanlığı'nın "Türkiye: Hayvancılık ve Ürünleri Yıllık" raporunda Türkiye'nin, "verimsiz yerel üretim politikaları, zayıf hayvan sağlığı ve çiftlik yönetimi nedeniyle sürü sayılarının artırılmasına tarihsel olarak yardımcı olmayan besi sığırı ithalatına odaklandığı" belirtildi. 2026 yılında Türkiye'nin sığır envanterinin düşmesinin beklendiği vurgulanan açıklamada, "Bu düşüş, esas olarak yüksek kesim eğilimleri, yüksek üretim maliyetleri ve düşük karlılıktan kaynaklanmaktadır ve bu da çiftçileri sürülerini tasfiye etmeye yönlendirmektedir. Çiftçiler beklenen yüksek girdi ve üretim maliyetleri nedeniyle sürülerini tasfiye etmeye devam edecek" ifadesi kullanıldı. TÜRKİYE, ÜRETİME DEĞİL İTHALATA ODAKLANIYOR Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği'ne göre Türkiye'de kişi başına et tüketiminin 51 kilograma ulaştığı aktarılan açıklamada, bu rakamın 22 kilogramının tavuk eti, 20 kilogramının sığır eti, 7 kilogramının koyun ve 2 kilogramının keçi etinden oluştuğu bildirildi. Bakanlık raporunda, et sektörü temsilcilerine göre kişi başına 20 kilogram sığır eti tüketiminin gerçekleri yansıtmadığına vurgu yapıldı. Raporda, Türkiye'nin erkek ve dişi besi sığırı ithalatına odaklandığına dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi: "Ancak bu durum, verimsiz üretim politikaları ve zayıf hayvan sağlığı ve çiftlik yönetimi nedeniyle sürü sayısının artmasına tarihsel olarak yardımcı olmamış durumda. Tarım ve Orman Bakanlığı sürekli olarak yerli üretimi vurgularken, canlı hayvan ithalatıyla açık kapatılmaya çalışılıyor. Hammaddelerinin yüzde 60'ını ithal eden Türkiye, özellikle yem olmak üzere girdilerin yüksek maliyeti sorunu daha da kötüleştiriyor. Bu yıl artan sığır eti talebi, verimsiz süt ineği üretimi ve Haziran 2025'te şap hastalığıyla ilişkili çok sayıda kesim ve düşük doğum oranları nedeniyle sığır sayısının azalması bekleniyor." ÇARESİZ KALAN ÜRETİCİ DAMIZLIK HAYVANLARI KESMEK ZORUNDA KALIYOR Çiftçilerin, süt için yüksek girdi maliyetlerinden kaynaklanan mali kayıpları en aza indirme eğiliminde olduğu belirtilerek, "Sektöre göre, bu eğilim yalnızca mevcut hayvan sayısını azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki üretim kapasitesini de tehdit ederek kırmızı et ve süt arzında kıtlıklara yol açıyor. Uzmanlar, damızlık hayvanların kesiminin sektörün sürdürülebilirliği için en büyük risk olduğunu belirtiyor ve karlılık sorunlarının ele alınması gerektiğini vurguluyor" ifadesini kullanıldı. İTHALAT İLE BİRLİKTE FİYATLAR DA YÜKSELİYOR Ülkede zayıf çiftlik yönetimi nedeniyle yıllık buzağı kayıplarının yaklaşık 400 bin ila 500 bin olduğu aktarılan raporda, bu rakamın ithal edilen sığır sayısına neredeyse eşit olduğuna dikkat çekildi. Raporda, doğum sonrası ölüm oranının yüzde 10-15 civarında olduğu ve dünya ortalamasının çok üzerinde bulunduğu bildirildi. Türkiye'nin, 2024 yılında 788 milyon dolarlık ticaret hacmiyle dünyanın en büyük ikinci canlı hayvan ithalatçısı olduğu belirtilen raporda, "Türkiye, 2010 yılından bu yana canlı hayvan ithalatı yoluyla hayvan envanterini artırmak ve sığır eti fiyatlarını düzenlemek için çaba göstermektedir. Ancak sığır eti fiyatları önemli ölçüde artmaya devam etmektedir" ifadesine yer verildi. 2025 yılında şap hastalığı salgınları nedeniyle, üreticilerin hayvanlarını yaş veya sağlık durumuna bakılmaksızın kesime gönderdiği ve kesim fiyatları düşerek üreticiler için ekonomik kayıplara yol açtığı kaydedildi. (Rapora ilişkin haber kaynağı İHA - Azize Akpınar)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.