#Fetö

- Fetö haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fetö haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'DE FETÖ'YE FİNANSMAN OPERASYONU: 21 GÖZALTI Haber

İZMİR'DE FETÖ'YE FİNANSMAN OPERASYONU: 21 GÖZALTI

İzmir'de FETÖ'nün güncel yapılanmasına yönelik finansman soruşturması kapsamında MİT ve jandarma ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda 21 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda Türk lirası ve döviz ile çeşitli miktarlarda altın ele geçirildi. Hakkında işlem başlatılan 27 şüpheliden 1'inin cezaevinde olduğu belirlenirken, 5 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Bölge Başkanlığı ile İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ'nün İzmir'deki güncel yapılanmasının ortaya çıkarılmasına yönelik ortak çalışma yürüttü. Soruşturma kapsamında, "6415 Sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanuna Muhalefet" ve "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlamaları kapsamında 27 şüpheli belirlendi. Şüphelilerin, örgüt mensuplarının örgüte aidiyetlerinin devamını sağlamak amacıyla para topladıkları ve finansman sağladıkları iddia edildi. 21 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI Başsavcılığın talimatıyla şüphelilerin yakalanması amacıyla 18 Eylül saat 06.00'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Hakkında işlem yapılan şüphelilerden birinin cezaevinde bulunduğu tespit edildi. Adreslerinde bulunamayan 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi. PARA VE ALTINLARA EL KONULDU Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, örgütün finansmanında kullanıldığı değerlendirilen 192 bin lira, 2 bin 582 ABD doları, 4 bin 50 avro ve 20 sterlin ele geçirildi. Aramalarda ayrıca 8 çeyrek altın, 6 ata altını ve 1 yarım altına el konuldu. Ele geçirilen para ve altınların soruşturma kapsamında inceleneceği öğrenildi. Gözaltına alınan 21 şüphelinin İzmir İl Jandarma Komutanlığındaki işlemleri sürüyor.

KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA HASAN ATİLLA UĞUR'A YAKALAMA KARARI Haber

KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA HASAN ATİLLA UĞUR'A YAKALAMA KARARI

MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, olay döneminde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı ile eski cezaevi savcısının da aralarında bulunduğu 3 şüpheli gözaltına alındı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşı emekli Jandarma Albayı Hasan Atilla Uğur hakkında ise yakalama kararı verildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, MİT mensubu Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları ile olay tarihinde görev yapan bazı kişiler hakkında çalışma başlatıldı. Soruşturma kapsamında eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu'nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verildi. Başsavcılığın talimatı üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 17 Eylül saat 07.00'de İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. ESKİ BAŞSAVCI VE SAVCI DA GÖZALTINDA Gözaltına alınan şüphelilerin, Kozinoğlu'nun cezaevindeki koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile olay tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Ali İşgören ve dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan olduğu bildirildi. İşgören'in Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin önceki soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiği, daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edildiği belirtildi. Doğan'ın ise olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yaptığı, olay yeri incelemesine katıldığı ve daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edildiği kaydedildi. HASAN ATİLLA UĞUR HAKKINDA YAKALAMA KARARI Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen Kozinoğlu'nun diğer koğuş arkadaşı emekli Jandarma Albayı Hasan Atilla Uğur'un Kıbrıs'ta bulunduğu tespit edildi. Uğur'un yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. İstanbul ve Ankara'daki operasyonlarda gözaltına alınan 3 şüphelinin adli işlemleri devam ediyor.

KUYTUL’UN YEĞENİNE FETÖ DAVASINDA 2 YIL 6 AY CEZA Haber

KUYTUL’UN YEĞENİNE FETÖ DAVASINDA 2 YIL 6 AY CEZA

Adana’da kamuoyunda “Kuytulcular” olarak anılan yapılanmaya yönelik soruşturmanın ardından, Alparslan Kuytul’un yeğeni Hakan Kuytul’un geçmişte yargılandığı FETÖ davasına ilişkin detaylar gündeme geldi. Hakan Kuytul’un, FETÖ/PDY’nin Jandarma Genel Komutanlığı yapılanmasında “mahrem sorumlu” olarak faaliyet yürüttüğü iddiasıyla 2021 yılında Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı ortaya çıktı. DİJİTAL MATERYALLERDE ÖRGÜTSEL BİLGİLER BULUNDU Soruşturma dosyasına göre, darbe girişiminin ardından İstanbul’da FETÖ’nün jandarma yapılanmasında “Marmara Bölge Sorumlusu” olduğu belirtilen Nihat K.’nın evinde ele geçirilen dijital materyaller incelendi. Flaş bellek ve SD kartta Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki örgütsel yapılanmada görev aldığı öne sürülen kişilere ilişkin bilgilerin bulunduğu bir program tespit edildi. Bu kayıtlar ve dosyada yer alan tanık ifadeleri doğrultusunda Hakan Kuytul’un da yapılanma içerisinde görev aldığı iddia edildi. 22,5 YILA KADAR HAPİS İSTENDİ Hazırlanan iddianamede Hakan Kuytul hakkında “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme” suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Dava sürecinde savcılık makamı, Kuytul’un örgüt içerisinde askeri personelle irtibat kurduğu, örgüt yöneticilerinden aldığı talimatları uyguladığı ve himmet olarak nitelendirilen paraları üst konumdaki kişilere aktardığı yönündeki tespitleri mahkemeye sundu. ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANDI Dosyada ayrıca Hakan Kuytul’un sabit ve ankesörlü telefon hatlarından farklı tarihlerde ardışık şekilde arandığı ve hakkında tanık ifadeleri ile teşhislerin bulunduğu belirtildi. Yargılama sırasında suçlamaları kabul eden Kuytul’un, örgütün yapılanması ve faaliyetleri hakkında soruşturmaya katkı sağlayabilecek bilgiler verdiği kaydedildi. Savcılık, bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Mahkeme heyeti de Hakan Kuytul’u “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. ADANA’DA YENİ OPERASYON Öte yandan Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 6 ilde 49 adrese operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da bulunduğu 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

ALPARSLAN KUYTUL'UN YEĞENİ FETÖ'NÜN "JANDARMA MAHREM SORUMLUSU" ÇIKTI Haber

ALPARSLAN KUYTUL'UN YEĞENİ FETÖ'NÜN "JANDARMA MAHREM SORUMLUSU" ÇIKTI

Adana'da kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyonun ardından Alparslan Kuytul'un yeğeni Hakan Kuytul'un, FETÖ'nün "jandarma mahrem yapılanması" kapsamında yargılandığı ortaya çıktı. Hakkında 22,5 yıla kadar hapis istenen Kuytul'un etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak 2 yıl 6 ay hapis cezası aldığı belirtildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturmanın ardından, Alparslan Kuytul'un yeğeni Hakan Kuytul hakkında geçmişte yürütülen FETÖ/PDY davasına ilişkin ayrıntılar gündeme geldi. Adana İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince bir gün önce 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, çeşitli suçlamalar kapsamında Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un da aralarında bulunduğu 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. Kuytul çifti operasyon kapsamında gözaltına alınmıştı. "JANDARMA MAHREM SORUMLUSU" OLDUĞU İDDİASIYLA YARGILANDI Hakan Kuytul'un 2021'de Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinde FETÖ/PDY'nin "jandarma mahrem yapılanması" kapsamında yargılandığı belirtildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, darbe girişiminden birkaç ay sonra İstanbul'da FETÖ'nün jandarma mahrem yapılanmasında "Marmara Bölge Sorumlusu" olduğu tespit edilen Nihat K'nin evinde ele geçirilen dijital materyallere yer verildi. Flaş bellek ve SD kartta, örgütün Jandarma Genel Komutanlığı mahrem yapılanmasında görevli kişilere ilişkin bilgilerin bulunduğu bir programın tespit edildiği kaydedildi. İddianamede, bu veriler ve tanık beyanları doğrultusunda Hakan Kuytul'un örgütün jandarma yapılanmasında "mahrem hizmetler" sınıfında üst düzey sorumlu olarak yer aldığı ileri sürüldü. Kuytul hakkında "silahlı terör örgütü kurma ve yönetme" suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİ UYGULANDI Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamada savcı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın örgüt içerisinde "jandarma mahrem sorumlusu" olarak faaliyet yürüttüğünü belirtti. Mütalaada, sanığın örgütün sözde üst düzey yöneticilerinden aldığı talimatlarla askeri personelle görüştüğü, topladığı "himmetleri" üst yöneticisine ilettiği, sabit ve ankesörlü telefonlardan farklı tarihlerde ardışık şekilde arandığı ve hakkında tanık beyanları ile teşhislerin bulunduğu ifade edildi. Sanığın suçlamaları kabul ederek örgütün yapısı ve örgüt kapsamında işlendiği belirtilen suçlara ilişkin bilgiler verdiği kaydedildi. Mahkeme heyeti, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Kuytul'a "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. "KUYTULCULAR" YAPILANMASINA OPERASYON Söz konusu dava, Adana'da "Kuytulcular" olarak anılan yapılanmaya yönelik son operasyonun ardından yeniden gündeme geldi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında 6 ilde toplam 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un da aralarında bulunduğu 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

YAZICIOĞLU DOSYASINDA VAHİM İDDİA: RADAR DİSKLERİNİ İMHA ETMİŞLER! Haber

YAZICIOĞLU DOSYASINDA VAHİM İDDİA: RADAR DİSKLERİNİ İMHA ETMİŞLER!

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kritik gelişmeler yaşanıyor. Ailenin avukatı Kemal Yavuz, soruşturma dosyasındaki klasör sayısının 190’ın üzerine çıktığını belirterek, odak noktalarının hava hareketleri ve helikopterdeki karbonmonoksit varlığı olduğunu açıkladı. "SAVAŞ UÇAKLARI HELİKOPTERİN ÜZERİNDEN YÜKSEK HIZLA GEÇTİ" Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı’nda yapılan keşif verilerine değinen Avukat Yavuz, bölgedeki 3 askeri jetten birinin helikopterin üstünden yaklaşık 560 knot hızla geçtiğini, ardından yükselerek 590 knot gibi aşırı yüksek bir hızla enkaz bölgesinin üzerinden tekrar seyrettiğini belirtti. Yavuz, elde edilen teknik verilerin, jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek kasten türbülans oluşturup düşürdüklerine işaret ettiğini söyledi. KAYITLARIN BULUNDUĞU HARD DİSKLER İMHA MI EDİLDİ? Soruşturmanın en çarpıcı detaylarından biri ise radar kayıtlarına ilişkin ulaşılan belgeler oldu. Diyarbakır’daki ana jet üssünde yapılan incelemelerde delil karartma şüphesini güçlendiren verilere ulaştıklarını belirten Yavuz, olay saatlerine denk gelen radar kayıtlarının bulunduğu hard diskin imha edildiğine dair tutanak gördüklerini ifade etti. "PİLOTLARIN KİMLİKLERİ BELLİ, İFADELERİ ALINMADI" Dosyada uçakların ve pilotların kimliklerinin tespit edildiğini ancak bugüne kadar yalnızca iki pilotun ifadesine başvurulduğunu söyleyen Yavuz, olayın ardındaki yapının FETÖ bağlantılarına dikkat çekti. Sivas'tan itibaren takibi yönettiği iddia edilen Ali Armağan adlı şahsın Adil Öksüz ile 152 kez telefon görüşmesi yaptığının tespit edildiğini ve şu an tutuklu bulunduğunu hatırlatan Yavuz, eylemin FETÖ tarafından kurgulanıp icra edildiğini savundu.

YAZICIOĞLU SORUŞTURMASINDA FETÖ TESPİTİ Haber

YAZICIOĞLU SORUŞTURMASINDA FETÖ TESPİTİ

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin 2009 yılında hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunun işlendiğine yönelik kuvvetli şüphe oluşturan somut delillere ulaşıldığı değerlendirilirken, 27 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Karayakup mevkisinde düşen helikopterde hayatını kaybeden dönemin BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Mustafa Kaya İstektepe'nin ölümüne ilişkin soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Soruşturma kapsamında daha önce Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaası doğrultusunda kapsamlı inceleme yapıldı. FETÖ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME Başsavcılık açıklamasına göre incelemelerde, olay günü bölgede uçuş yaptığı belirlenen askeri jet pilotları, olay yerine gönderilen askeri kaza-kırım ekibinde görevli personel, helikopterin düşmesinin ardından olay yerinde görev yapan ve cihazların sökülmesi sürecinde birlikte hareket ettikleri değerlendirilen sivil kaza-kırım ekibi personeli ile koordinat tespitiyle görevli Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda söz konusu kişilerin, FETÖ faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu tespit edildiği belirtildi. 10 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON Soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Ankara merkezli 10 ilde 27 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 25 şüpheli yakalanırken, 2 şüphelinin başka suçlardan cezaevinde bulunduğu, firari 2 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 20 tabanca, 2 bin 507 farklı çapta fişek, 35 şarjör ile 2 av tüfeği ele geçirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin yaşamını yitirdiği olaya ilişkin soruşturmanın, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, sorumluların belirlenmesi ve hukuk önünde hesap vermelerinin sağlanması amacıyla titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

FETO YALANIYLA İYİ PARTİLİ MİLLETVEKİLİNİ DOLANDIRDILAR Haber

FETO YALANIYLA İYİ PARTİLİ MİLLETVEKİLİNİ DOLANDIRDILAR

Dolandırıcılar FETÖ yalanıyla İYİ Partili milletvekilini dolandırdı. Ankara’da İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz’ı telefonla arayarak kendilerini polis olarak tanıtan kişiler, adının FETÖ terör örgütüne karıştığını belirterek dolandırdı. Olayın ardından İstanbul’a kaçtıkları belirlenen 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 2 MİLYON 375 BİN LİRA, 10 KİLO ALTIN, 68 BİN DOLAR.... Alınan bilgiye göre, 14 Haziran’da İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz’ı telefonla arayan bir kişi, kendisini Mersin Terörle Mücadele Şube Müdürü olarak tanıttı. Kocamaz’a Mersin’de FETÖ’ye yönelik gerçekleştirilen bir operasyonda kimliğinin bulunduğunu söyleyen kişi, şüphelilerin yakalanması için para ve altınlarını kendilerine teslim etmesi gerektiğini belirtti. Operasyonun gizliliğini gerekçe gösteren şüpheli, Kocamaz’dan durumu kimseye anlatmamasını istedi. Dolandırıcıların tuzağına düşen Kocamaz, 16 Haziran’da verilen banka hesabına 2 milyon 375 bin lira gönderdi. Kocamaz, ayrıca yaklaşık 10 kilogram altın, ziynet eşyası ve 68 bin dolar ile bin 900 avroyu da buluştuğu bir şüpheliye teslim etti. Bir süre sonra durumdan şüphelenen Kocamaz, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne giderek şikayette bulundu. Çalışma başlatan ekipler, 2 şüphelinin İstanbul’da olduğunu tespit etti. Taksi içerisinde altın ve paralarla yakalanan zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. KOCAMAZ’IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Kocamaz’ın emniyetteki ifadesinde, "14 Haziran’da beni kendini Mersin TEM Müdürü olarak tanıtan şahıs aradı. Mersin’de yakalanan şüphelilerden bana ait kimlik çıktığını, bu kimliklerde başkalarının fotoğrafı olduğunu, bu şahısların FETÖ üyesi olup, yurt dışından para getirdiğini söylediler. Operasyon yürüttüklerini, şüphelileri yakalamak için plan yaptıklarını söyleyerek, hesaba para göndermemi istediler. Ayrıca örgüt üyelerinde daha önce yakalanan altınlarla benim evimde bulunan altınların örtüşüp örtüşmediğini kontrol etmek için laboratuvarda inceleme yapacaklarını söyleyerek, altınlarımı teslim etmeye ikna ettiler. Konutkent’teki evimden çıkarak altınları ve parayı çanta içerisine koymak suretiyle Başkent Üniversitesi önünde bir şahsa teslim ettim" dediği öğrenildi.

ABD'DEKİ FETÖ DAVASINI TMSF KAZANDI Haber

ABD'DEKİ FETÖ DAVASINI TMSF KAZANDI

ABD'nin New York kentinde görülen davada, FETÖ iltisaklı olduğu belirtilen Brooklyn Amity School'un Bank Asya'dan kullandığı kredilere ilişkin itirazları reddedildi. Mahkeme, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) talebini kabul ederek yaklaşık 15,5 milyon dolarlık kredi borcunun yasal faizleriyle birlikte tahsil edilmesine hükmetti. New York Eyaleti Kings Yüksek Mahkemesi'nde görülen davada, okul yönetiminin kredi borcuna ilişkin savunmaları değerlendiren mahkeme, TMSF'yi haklı buldu. KREDİ 2011'DE KULLANILDI Dava dosyasına göre, söz konusu kredi 2011 yılında okul binasının satın alınması ve tadilat çalışmalarının finansmanı amacıyla Bank Asya tarafından beş ayrı dilim halinde kullandırıldı. Mahkeme kayıtlarında kredilerin 19 yıl vadeli ve 4 yıl geri ödemesiz olarak tahsis edildiği belirtildi. MAHKEME: OKUL BORÇTAN DOĞRUDAN SORUMLU Karara imza atan Yargıç Reginald A. Boddie, Brooklyn Amity School'un imzaladığı kredi sözleşmeleri uyarınca geri ödeme yükümlülüğünden doğrudan sorumlu olduğunu vurguladı. Kararda, taraflar arasında açık ve yazılı sözleşmeler bulunduğu belirtilerek, mahkemelerin mevcut anlaşmalarda yer almayan yeni hükümler oluşturamayacağı ifade edildi. "SİYASİ BASKI" SAVUNMASI KABUL EDİLMEDİ 15 Temmuz darbe girişiminin ardından kredi ödemelerini durdurduğu belirtilen okul yönetimi, savunmasında Bank Asya'nın faaliyetlerinin siyasi nedenlerle sona erdirildiğini ve bu nedenle kredi geri ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını ileri sürdü. Okul ayrıca Türkiye'deki siyasi gelişmelerin mali durumunu olumsuz etkilediğini ve ödeme kapasitesini zayıflattığını savundu. Ancak mahkeme, bu iddiaların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri ortadan kaldırmadığına hükmetti. Kararda, okulun ödeme yapmasının doğrudan engellendiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı da belirtildi. BORCUN FAİZLERİYLE TAHSİLİNE HÜKMEDİLDİ New York Eyaleti Kings Yüksek Mahkemesi, 1 Haziran 2026 tarihli kararında okul yönetiminin tüm savunmalarını reddederek, TMSF'nin alacağının yasal faizleriyle birlikte tahsil edilmesine karar verdi. Kararla birlikte, Brooklyn Amity School'un Bank Asya'dan kullandığı kredi nedeniyle doğan borcun faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiği kesinleşti. Karar, ABD'de FETÖ bağlantılı kurumların mali yükümlülüklerine ilişkin görülen davalar açısından dikkat çekici ve emsal niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

KAZA MI SUİKAST MI? YAZICIOĞLU’NUN ÖLÜMÜNE DAİR YENİ İDDİA Haber

KAZA MI SUİKAST MI? YAZICIOĞLU’NUN ÖLÜMÜNE DAİR YENİ İDDİA

BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasının 17. yıl dönümünde konuşan cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, olayın kaza değil suikast olduğunu iddia etti. Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin tartışmalar, olayın yıl dönümünde yeniden gündeme geldi. Yazıcıoğlu’nun cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, yaptığı açıklamada kazanın bir suikast olduğu iddiasını dile getirerek arama-kurtarma sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “KAZA DEĞİL SUİKAST” İDDİASI Yazıcıoğlu ile uzun yıllar birlikte olduğunu belirten Gül, "Bu olay kesinlikle kaza değil. Bilerek ve isteyerek katlettiler" ifadelerini kullandı. Gül, olayın arka planının anlaşılabilmesi için Yazıcıoğlu’nun siyasi duruşunun iyi analiz edilmesi gerektiğini savundu. ARAMA ÇALIŞMALARI ENGELLENDİ İDDİASI Kazanın ardından yürütülen arama çalışmalarına da katıldığını belirten Gül, köylülerin helikopterin düştüğü yeri tarif ettiğini ancak bölgeye gidilmesine izin verilmediğini öne sürdü. "Köylüler ‘orada olabilir’ dedi. Ancak ‘terör riski var’ denilerek kimse o bölgeye bırakılmadı" diyen Gül, arama çalışmalarının bilinçli şekilde engellendiğini iddia etti. “3 GÜN ULAŞILMASINA İZİN VERİLMEDİ” Gül, kazanın ardından enkaza ulaşılmasının geciktirildiğini ileri sürerek, "Rahmetli Yazıcıoğlu’nu 3 gün orada bilerek, isteyerek katlettiler" dedi. Şehit gazeteci İsmail Güneş’in telefon görüşmeleri ve otopsi bulgularına da değinen Gül, bazı resmi açıklamaların çelişkili olduğunu savundu. CİHAZLARIN SÖKÜLMESİNE DİKKAT ÇEKTİ Helikopterde bulunan GPS cihazlarının sökülmesinin şüpheleri artırdığını belirten Gül, bu cihazları söken kişilerin yalnızca hırsızlık suçundan yargılandığını ifade etti. Gül, "Bu olayın ana dosyası yeniden açılmalı. Gerçek sorumlular ortaya çıkarılmalı" çağrısında bulundu. “FETÖ İZLERİ VAR” İDDİASI Gül, söz konusu kişilerden bazılarının 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı’na yönelik suikast girişimiyle bağlantılı olduğunu öne sürdü. "Helikopterdeki cihazları sökenler, daha sonra Cumhurbaşkanı’na suikast girişiminde bulundu" diyen Gül, olayın yeniden kapsamlı şekilde soruşturulması gerektiğini ifade etti. 17 YILDIR SORU İŞARETLERİ GÜNDEMDE Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 6 kişi, 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş Keş Dağı’nda meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili geçen 17 yıla rağmen bazı soru işaretlerinin giderilememesi, kamuoyunda tartışmaların sürmesine neden oluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.