#Film

- Film haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Film haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BABASINI ÖLDÜREN 14 YAŞINDAKİ KIZ: FİLMDEN AKLIMA GELDİ Haber

BABASINI ÖLDÜREN 14 YAŞINDAKİ KIZ: FİLMDEN AKLIMA GELDİ

9 Aralık 2024’te Güngören Sanayi Mahallesi’nde meydana gelen olayda, başından silahla vurulmuş halde bulunan Murat Dilsiz’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin ardından anne ve iki kız'ı ilk kez hakim karşısına çıktı. Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi'nde 5 katlı binanın 2'nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz'in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz'in yanında silah da bulmuştu. Dilsiz'in cenazesi için aile Diyarbakır'a gitmiş, cenaze sonrası kuzeni ile sohbet eden E.D., kuzenine olayı annesi ile beraber yaptığını anlatmış, bunun üzerine kuzen B.D., polise giderek ihbarda bulunmuştu. İhbar üzerine herekte geçen ekipler, E.D.'yi gözaltına almıştı. Tutuksuz yargılanan E.D. ile anne Eylem Dilsiz ve kızları Rojin Dilsiz hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame kapsamında 3 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Eylem Dilsiz, Rojin Dilsiz, suça sürüklenen çocuk E.D. (14) ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya hayatını kaybeden Murat Dilsiz'in müşteki kardeşleri de katıldı. "BEN YAPMASAYDIM O BİZE DAHA BÜYÜK ZARARLAR VERİRDİ, VERİYORDU ZATEN" Duruşmada E.D., babasının annesini boğmaya çalıştığını belirttiği savunmasında, "Annem zar zor elinden kurtuldu, bizim odaya geldi. Gece saat bir iki gibiydi. Ben tek uyanık olduğum için anneme sordum ne oldu diye. Bana, ‘baban beni zorla boğmaya çalıştı, zar zor kurtuldum' Ben de ağlamaya başladım. Annem de köşeye geçti, uzandı. Gece boyunca uyudu, sonra ben de ağlamaktan bir şey yapamadım. Olaydan çok kısa bir süre önce amcam bize, ‘keşke onu öldürseniz de, siz de kurtulsanız, biz de kurtulsak' dedi. Benim de aklıma, babamın bana taciz ettiği geldi. Yapacak bir şeyim yoktu, mecbur kaldım. Daha önce de karakola şikayette bulunduk. Babam şikayetimizden vazgeçtiriyordu, tehdit ediyordu beni. Kardeşlerimi, annemi zorla şikayetten vazgeçtirdiğimiz için, bizim yapacak bir şeyimiz olmadığı için mecbur kaldım. Ben yapmasaydım o bize daha büyük zararlar verirdi, veriyordu zaten. Kavga anında zaten, silahın yerini biliyordum. Kavga anında her şey yaptığı için, korktuğum için silahı koltuğun altına aldım, kendi çekmeceme koydum, ani hareketler yapmasın diye. Çekmecemde kaldı gün boyu. Sonrasında kavgalar başladı, ben de bir anda sıkmaya karar verdim" ifadelerini kullandı. "Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi" Savunmasının devamında olay günü izlediği filmde birilerinin öldürüldüğünü ve eldiven takarak parmak izi bırakmadığını gördüğünü belirten tutuksuz sanık E.D., "Olay günü babam kendi odasında yatıyordu. Ben bizim odada uyanıktım, ağlıyordum, ne yapacağımı bilmiyordum. Elim kolum bağlıydı. Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Sonra arka odaya gittim, çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Silah zaten kullanmayı biliyordum. Gittim başında bekledim, oturdum. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" dedi. Savunma sırasında mahkeme başkanı sanığa, "Silah kullanmayı nereden biliyorsun?" şeklinde soru yöneltti. Sanık, E.D., "Babam öğretmişti. Biz bazen köye gittiğimizde ateş ettiriyordu. Neresine ateş ettim bilmiyorum. Silahtan ses çıkmadı. Ses çıksaydı, komşumuz gelip, müdahale ederdi. Komşumuz, babamın bize zarar vermesinden çok korkuyordu. Silahı sıktıktan sonra etraf barut koktu banyoya gittim, saçımı yıkadım, üzerimi değiştirdim. Silahı babamın eline tutuşturdum, eldivenleri bina boşluğuna attım. Babamdan ses çıkmayınca annemi uyandırdım. Çok korkuyordum, anneme ‘babamı öldürdüm' dedim. Kardeşlerimin hepsi odadaydı, 6 kardeşiz, büyük abim Diyarbakır'daydı, evde değildi. Babam, ben işten geldiğimde sürekli özel bölgelerime dokunurdu. Ben üç yıldır çalışıyorum, bu olay ise 1 kaç yıldır sürüyor. Kuzenimin, annemle kardeşlerimin beni yönlendirdiği iddialarını kabul etmiyorum, onun bu şekilde ifade vermesini babasının yönlendirdiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. "KIZIM E.D. GELDİ BAĞIRDI, AĞLADI. SABAH DA BANA OLAYI ANLATTI, GİTTİM BAKTIM, ONU ÖLÜ BULDUM" Duruşmada savunma yapan maktulün eşi tutuksuz sanık Eylem Dilsiz, "Eşim daha önceden Suudi Arabistan'a gitmişti iş için. Oraya gitmeden önce aramız çok iyiydi. Altı ay kaldı orada. Orada beraber çalıştığı arkadaşını çok seviyordu, o ani şekilde vefat edince psikoloji bozuldu. Sabahları ben ve çocuklarım işe gidiyorduk. Akşam eve geliyorduk, daha ayakkabımızı çıkartmadan hemen bize saldırıyordu. Olay günü yine kavga ettik, zaten her akşam kavgaydı. Her akşam polisler kapımızdaydı. Mahalleden herkes pencereden balkona çıkıyordu. Beni, bir de çocuklarımı dövüyordu. Bizi odaya koyuyordu. Kabloyla dövüyordu. Çok işkence yapıyordu, tehdit ediyordu. Beş, altı defa ben memlekete gittim. Çocukları aldım gittim. Ailemden kimse bize destek vermedi. Olay günü iki elimi tuttu. Bir elini de ağzımı burnumu kapattı. Beni boğmaya çalıştı. Kendimi zorla onun eline kurtardım. Beni odadan kovdu. Ben de, çocuklarımın odasına gittim. Kızım E.D. geldi bağırdı, ağladı. Sabah da bana olayı anlattı. İnanmadım, gittim baktım, onu ölü buldum. Çocuklar okula gidince, Ambulansı çağırmadık. Polisi çağırdık. Bağırdık çağırdık. Komşular ve akrabalarımız geldi" dedi. "Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım" Savunmasında babasının sürekli alkol aldığını belirten tutuksuz sanık Rojin Dilsiz, "Babam hep alkol içiyordu. Madde bağımlısıydı. Uyuşturucu kullanıyordu. Zaten uyuşturucu kullandığında iyice bir kendini kaybediyordu. Sürekli tartışma çıkardı, 2023 yılından beri kullanırdı. Olay günü de kavga olduğu için ben artık her gece odama çekiliyordum. Odama çekildiğimde de gelip babam uyandırmaya çalışıyordu, uyanmıyordum. Son zamanlarda kulaklığımla takıp uzanıyordum. O kavga sesini duymak istemediğim için. Sonra sabah da kalktım, odaya gittim. Sürekli her sabah kalkıp bizi uyandırıp bağırıp bize, ‘siz niye işe gitmiyorsunuz?' derdi. Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım. Komşumuz geldi. Her şey zaten bir anda geliştiği için o günü çok fazla hatırlamıyorum. Annem kızını korumak için sessiz kalmış. Sabah 07.30 civarlarında annem babamı gördüğü için çocuklar da korkmaması için bir şey söylememiş" diye konuştu. TUTUKSUZ YARGILANAN ANNE TUTUKLANDI Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan maktulün eşi Eylem Dilsiz'in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tutuksuz yargılanmasının yetersiz olacağı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmederek, diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

NİLÜFER'DE 'FİLİSTİN SİNEMA GÜNLERİ' BAŞLIYOR Haber

NİLÜFER'DE 'FİLİSTİN SİNEMA GÜNLERİ' BAŞLIYOR

Nilüfer Belediyesi tarafından organize edilen "Filistin Sinema Günleri", sinemanın tanıklık eden ve ses duyuran gücünü beyaz perdeye taşıyacak. Bir hafta sürecek etkinlikte, Filistin sinemasının önemli yapımlarından 2013 yapımı "Ömer" filminin yanı sıra, son dönemde dikkat çeken filmler de izleyiciyle buluşacak. Programda, bu yıl Venedik Film Festivali'nde dakikalarca ayakta alkışlanan ve Jüri Büyük Ödülü dahil olmak üzere 10 farklı ödül kazanan "Hind Rajab'ın Sesi" filmi öne çıkarken, yılın dikkat çeken yapımlarından "Senden Geriye Kalan" da gösterimde yer alacak. Gösterimler her gün 15.00, 18.00 ve 20.30 seanslarında gerçekleştirilecek. Nawras Abu Saleh Bursa'da izleyiciyle buluşacak Etkinlik kapsamında özel bir söyleşi de düzenlenecek. 11 Ocak Pazar günü saat 19.00'da "Büyük Gelen Palto" filminin gösterimi yapılacak. Gösterimin ardından filmin yönetmeni Nawras Abu Saleh, Konak Kültürevi'nde düzenlenecek söyleşide Bursalı izleyicilerle bir araya gelerek film ve Filistin sineması üzerine soruları yanıtlayacak. Gösterim programı şöyle: 9 Ocak Cuma: 15.00 Ömer / 18.00 Hind Rajab'ın Sesi / 20.30 Senden Geriye Kalan 10 Ocak Cumartesi: 15.00 Senden Geriye Kalan / 18.00 Ömer / 20.30 Hind Rajab'ın Sesi 11 Ocak Pazar: 15.00 Hind Rajab'ın Sesi / 19.00 Büyük Gelen Palto / 21.00 Nawras Abu Saleh Söyleşisi 12 Ocak Pazartesi: 15.00 Ömer / 18.00 Hind Rajab'ın Sesi / 20.30 Senden Geriye Kalan 13 Ocak Salı: 15.00 Senden Geriye Kalan / 18.00 Ömer / 20.30 Hind Rajab'ın Sesi 14 Ocak Çarşamba: 15.00 Ömer / 18.00 Hind Rajab'ın Sesi / 20.30 Senden Geriye Kalan 15 Ocak Perşembe: 15.00 Senden Geriye Kalan / 18.00 Ömer / 20.30 Hind Rajab'ın Sesi "Filistin Sinema Günleri", Nilüfer'de sinemaseverlere Filistin'in hikâyesini beyaz perdeden izleme fırsatı sunacak.

GÜLLÜ’NÜN KIZININ ARKADAŞI SULTAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

GÜLLÜ’NÜN KIZININ ARKADAŞI SULTAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Yalova’daki evinin terasından düşerek hayatını kaybeden sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun mahkemede verdiği ifade ortaya çıktı. 26 Eylül tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesinde meydana gelen olayda, ünlü sanatçı Güllü, kapalı terastaki pencereden düşerek yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanırken, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti. “ANNE VE KIZ OYNUYORDU, BİR ANDA DÜŞTÜ” Mahkemede tanık sıfatıyla ifade veren Sultan Nur Ulu, olay günü Tuğyan Gülter ile birlikte Yalova’ya geldiklerini, yemek yedikten sonra film izlediklerini ve müzik eşliğinde eğlendiklerini anlattı. Ulu, dans ettikleri sırada Güllü’nün de odaya geldiğini, bir süre birlikte eğlendiklerini söyledi. Ulu ifadesinde, Güllü’nün camın bulunduğu tarafa yöneldiği sırada Tuğyan Gülter’in annesinin arkasından bacaklarına doğru sarılarak hafif yukarı çektiğini gördüğünü belirterek, “Bu hareketten hemen sonra Gül anne düştü. Düşüş anını gördüm” dedi. “KOŞ DİYE BAĞIRDI, AĞLAR GİBİ YAPTI” Olayın ardından Tuğyan Gülter’in “Koş” diye bağırarak ağlar gibi davrandığını ifade eden Ulu, kendisinin ise şok yaşadığı için tepki veremediğini söyledi. Daha sonra hastaneye götürüldüklerini ve aynı ambulansla sevk edildiklerini aktardı. “KORKTUĞUM İÇİN KİMSEYE ANLATAMADIM” Olay sonrası yaşadıklarını da anlatan Sultan Nur Ulu, Gülter ailesinin güçlü bir aile olduğunu düşündüğü için korktuğunu ve gördüklerini kimseye anlatamadığını söyledi. Ulu, “Bana ‘Ben yanarsam ikimiz de yanarız’ dedi. Bu sözleri, annesinin itildiğini gördüğüm için söylediğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. “OLAYDAN SONRA NEDENİNİ ANLATTI” Ulu, Tuğyan Gülter’in olaydan sonra annesiyle yaşadığı kırgınlıkları kendisine anlattığını, ancak daha önce böyle bir olaya ya da planlamaya hiç şahit olmadığını belirtti. “Tuğyan’ın annesini öldürmek için önceden bir plan yaptığını görmedim” diyen Ulu, yaşananların ardından büyük korku yaşadığını ifade etti. Güllü’nün ölümüyle ilgili adli soruşturma sürerken, mahkemeye yansıyan bu ifadelerin dosyada önemli bir yer tuttuğu öğrenildi.

PROSEDÜR'ÜN DÜNYA PRÖMİYERİ SARAYBOSNA'DA Haber

PROSEDÜR'ÜN DÜNYA PRÖMİYERİ SARAYBOSNA'DA

Esenler Belediyesi'nin prestijli etkinliklerinden Esenler Film Festivali'nde ödül alan ve yapım desteği kazanan "Prosedür" filmi, 31. Saraybosna Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapmak için gün sayıyor. Filminde prosedürler ve çaresizlik duyguları üzerine yazılmış bir insan hikâyesini konu alan yönetmen Rabia Özmen, sektörde uzun yıllar farklı alanlarda edindiği tecrübelerin ardından bu filmle yönetmen koltuğuna oturma isteğinin arttığını ve harekete geçtiğini belirtiyor. Yapımcılığını Cemil Nazlı, görüntü yönetmenliği Arda Üzmez'in üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda ise Mücahit Koçak ve Reyhan Özdilek yer alıyor. Hikayenin izleyiciye ait olmasını önemsiyorum Filmi yazıp yöneten Rabia Özmen, sinemayı bir fark etme yolculuğu olarak tanımlayarak "Filmin çıkış noktası hayatın içinde sıkça karşılaşılan prosedürlerin insan hayatına etkisi. Var olan sorumluluklarımız ve bunların beraberinde getirdiği ödemek zorunda olduğumuz bedeller ve önyargılar bu filmi yapma sürecimde ilham aldığım duygulardı. Hikâyenin izleyiciye ait olmasını önemsiyorum. Ben bu filmi izleyicinin empati duygusuna talip olma niyetiyle çektim. ‘Burası sizi etkilesin' gibi bir yönlendirme yapmak istemedim. Ama yine de söyleyecek olursam, günlük hayatın sıradan ve kurallı akışının aslında ne kadar insani ihtiyaçların temelinde kurulduğunu göstermek benim için önemliydi" ifadelerini kullandı. Bu yolculuk sinemacılara cesaret verecek Filmin, Avrupa'nın ve dünyanın önemli bağımsız festivalleri arasında yer alan Saraybosna Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapacak olmasını çok önemsediğini kaydeden Özmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Savaş geçmişinden dolayı şehrin hafızasında çok özel bir yeri var. Hem Balkanlar hem dünya sineması için bir buluşma noktası. ‘Prosedür', bireysel sıkışmışlıkları ve hayatın görünmez yüklerini anlatan bir film. Bu filmin ilk kez böyle güçlü bir hafızaya sahip bir festivalde izleyiciyle buluşacak olması, filme ayrı bir ruh kattı. Bir filmin festival yolculuğu sadece yönetmenine değil, başka sinemacılara da cesaret verir. Özellikle bağımsız film üreten yönetmenler için bir filmin uluslararası bir festivalde gösterilmesi ‘demek ki mümkün' duygusunu yaşatıyor. Bu da sinemada üretimin devam etmesi için çok güçlü bir motivasyon." Yeni fikirlere alan açıyor Esenler Belediyesi'nin düzenlediği Esenler Film Festivali'nin de bu motivasyonu besleyen çok kıymetli bir platform olduğunu ifade eden Özmen, "Festival, kısa filmlere, genç yönetmenlere ve yeni fikirlere alan açıyor. Bunu yalnızca bir vitrin olarak değil, samimi bir paylaşım ortamı olarak yapıyor. Benim filmim de Esenler Film Festivali'nde 2024 yılı yapım destek ödülü alan projelerden biriydi. Bir filmin yolculuğu, işte bu tür festivallerde görünür olup izleyiciyle buluştuğunda gerçek anlamda tamamlanıyor. Umarım bu festivallerin sayıları daha da artar" diye konuştu. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.