#Finansman

- Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA EĞİTİMİNDE, KAMU - ÖZEL SEKTÖR BULUŞMASI Haber

BURSA EĞİTİMİNDE, KAMU - ÖZEL SEKTÖR BULUŞMASI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner’in katılımıyla "Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması" gerçekleştirildi. BTSO 59’uncu Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Hizmetleri İle Kurslar) katkılarıyla, BTSO Akademi kapsamında düzenlenen buluşmada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve özel öğretim kurumlarının geleceği konuşuldu. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Başkan Yardımcısı Celal Arslan ve komite üyelerinin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Özel Kurumlar Daire Başkanı Ali İhsan Baykal ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticileri de katıldı. Yeni ekonominin sermayesi bilgi Programın açılışında konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, tarih boyunca toprağa hükmedenlerin değil, bilgiye hükmedenlerin dünyaya yön verdiğini söyledi. Sanayi çağında kömür ve çelik ne ifade ediyorsa, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesinin aynı anlamı taşıdığını belirten Burkay, "21. yüzyılın en stratejik yatırımı yeraltı kaynakları değil, insan kaynağıdır. Bilgiyi üreten ve teknolojiyi yönlendirenler yeni ekonominin belirleyicisi olacaktır. Yeni ekonominin sermayesi bilgi, üretim gücü ise nitelikli insan kaynağıdır." dedi. Dünyanın tarihin en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinden geçtiğini ifade eden Burkay, yapay zekâ ve büyük verinin geleneksel meslek dallarını dönüştürdüğünü kaydetti. Bugünkü eğitim anlayışının yarının dünyasına yetmeyebileceğine dikkat çeken Burkay, önümüzdeki 5 yılda mesleklerin yüzde 30’unun dönüşeceğini ve yeni meslek alanlarının ortaya çıkacağını söyledi. Türkiye Yüzyılı hedefinin bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta öncü bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirten Burkay, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni bu nedenle çok önemli bulduklarını ifade etti. Burkay, "Bu model; bilgiyi ahlakla, yetkinliği değerlerle, teknolojiyi ise medeniyet tasavvuruyla buluşturan köklü bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşımı hayati önemde görüyoruz. Bizim medeniyet perspektifimiz, teknolojiyi insan merkezli değerlerimizle birlikte geliştirmektir. Toplumun tüm dinamikleri olarak değerlerine bağlı, dünyayı doğru okuyabilen nesiller yetiştirmeliyiz." diye konuştu. Ankara’nın çözüm iradesini yanımızda hissetmek bize güç veriyor Eğitimde özel teşebbüsün kaliteyi yukarıya taşıyan önemli bir araç olduğunu söyleyen Burkay, kurumların beklentilerine kulak verilmesinin rekabet gücüne yapılan en önemli katkılardan biri olduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Burkay, Yeniceabat ve Atıcılar Mesleki Eğitim Kampüsü, BUTGEM, BTSO Akademi ve Bursa Business School projeleriyle yaşam boyu eğitimi desteklediklerini söyledi. Ayrıca 17 pilot meslek okulunda mesleki eğitime destek verdiklerini ve sektörel konsey yapılanmasını hayata geçiren ilk oda olduklarını kaydetti. Özel eğitim kurumlarının taleplerine de değinen Burkay, hizmet bedellerinin revize edilmesi, personel onay süreçlerindeki bürokratik engellerin giderilmesi ve artan maliyetlere yönelik finansman ihtiyaçlarının karşılanmasının sektörün öncelikli beklentileri arasında yer aldığını söyledi. Bakanlığın özel öğretim kurumlarına yönelik desteğinin önemli olduğunu belirten Burkay, Ankara’nın çözüm iradesini yanlarında hissetmenin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Burkay konuşmasının sonunda programa katılan konsey başkanına, meclis ve komite üyelerine, il milli eğitim müdürlüğü temsilcilerine ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Çalışma Dönemimizde Milli Eğitim Bakanlarımızı 4 Kez BTSO’da Ağırladık BTSO Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, BTSO çatısı altında 8 yıldan bu yana Eğitim Konseyi ve komitelerinde uyumlu bir ekiple görev yaptıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın eğitim konusuna özel bir hassasiyeti olduğunu ve Konseyin tüm çalışmalarına destek verdiğini ifade eden Bingöl, "Biz göreve geldikten sonra pandemi yaşandı, sorunlar ortaya çıktı. Ama BTSO Başkanımızın destekleri ile tam 4 defa Milli Eğitim Bakanı Bursa’ya geldi, 6 defa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlerimiz ile toplantı yaptık. Ayrıca Türkiye’de mesleki eğitim sistemi ilk olarak Bursa’dan başladı. BTSO’nun vizyonuna yakışan çok güzel işler yaptık, adımlar attık." dedi. Uludağ’da uluslararası nitelikte, geleneksel hale gelecek büyük çaplı bir Eğitim Zirvesi düzenlemeyi hedeflediklerini kaydeden Bingöl ayrıca yine Uludağ’da özel öğretim kurumlarının temsilcilerini Milli Eğitim Bakanı, Bakan Yardımcıları ve Genel Müdürler ile bir araya getirmeyi planladıklarını açıkladı. Bursa’da özel okullarda eğitim alan 66 bin öğrenci var Özel öğretim kurumlarının eğitim sistemindeki önemine dikkati çeken Bingöl, "Her dönemde Türkiye’nin yüzde 10’unu özel öğretim okutuyor. Bursa bu konuda lider şehirlerden bir tanesi. Bursa’da özel okullarda okuyan 66 bin öğrencimiz var. BTSO gibi güçlü ve ortak bir zeminde okullarımızın sorunlarını gündeme taşımak, çözüme kavuşturmak adına önemli adımlar attık. İnşallah bundan sonra da bu çalışmalara devam edeceğiz." diye konuştu. Bingöl ayrıca öğretmenlerin eğitimi konusuna vurgu yaptı. Öğretmenlerin yaz aylarında iki aylık izinleri olduğunu, bu dönemin öğretmenlerin gelişimi adına uygulanabilecek eğitim programlarının önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Bursa’da 1.500’e yakın özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bursa’nın sanayi, ticaret, kültür ve turizm kenti olmasının yanı sıra aynı zamanda bir özel öğretim kenti olduğunu söyledi. Bursa’nın yaklaşık 1.500 özel öğretim kurumuyla önemli bir noktada bulunduğunu belirten Güner, "Özel öğretim kurumları olarak hep birlikte çok büyük dokunuşlar yapıyoruz. Türkiye genelinde neredeyse dokunmadığımız birey, aile yok. Özel okullardan rehabilitasyon merkezlerine, özel kurslardan sürücü kurslarına, iş makinesi kurslarından dil kurslarına kadar 22 farklı kurum türüyle çok geniş alanda hizmet veriyoruz" dedi. Özel öğretim kavramının yalnızca bir tanımlama olmadığını ifade eden Güner, "Bu aslında kamu hizmetinin özel kurumlar eliyle gerçekleşmesi anlamına geliyor. Yapılan iş ve üretilen hizmet bir kamu hizmeti. Ben ülkesine ve milletine değer katmak adına eğitim yolunu tercih eden herkese teşekkür ediyorum. Üretmiş olduğunuz değerle, 37 bin kurumla Türkiye’nin insan kaynağına ve gelecek inşasına katkı sunuyoruz" diye konuştu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli önemli bir adım Son 3 yılda eğitim alanında önemli adımlar atıldığını belirten Güner, "Bu çalışmalar içerisinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli büyük bir yer tutuyor. Erdem, değer ve eylem üçlemesi çok önemli. ‘Köklerden geleceğe’ anlayışı en önemli kavramlardan biri. 200 yıldır Batı terminolojisinin üstten bakış açısıyla dayattığı kavramları artık kendi medeniyet perspektifimizle inşa edeceğiz. Orta Asya değil Türkistan diyeceğiz. Coğrafi keşifler değil sömürgeciliğin başlangıcı diyeceğiz. Köklerden geleceğe diyerek millet olarak aynı geçmişten ortak geleceğe yürüyeceğiz." ifadelerini kullandı. Kamu özel sektör ortaklığında eğitimde yeni başarı hikayeleri yazacağız Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitimin yalnızca bugünü yöneten değil geleceği inşa eden en güçlü toplumsal zemin olduğunu söyledi. Çokgezer, "Bu zeminin sağlamlığı ise eğitim paydaşlarının aynı hedefler doğrultusunda ortak hareket edebilmesine bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli tam olarak bu anlayışın bir tezahürüdür. Bu model yalnızca akademik başarıyı önceleyen değil düşünen, sorgulayan, değerlerine bağlı, vicdan sahibi, üreten, çağın becerileriyle bezenmiş bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bütüncül bir eğitim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede özel öğretim kurumlarımızı da eğitim sistemimizin tamamlayıcı ve güçlendirici önemli bir paydaşı olarak görüyoruz." dedi. Bursa’nın eğitim alanındaki güçlü birikimi ile öncü bir şehir olduğunu ifade eden Çokgezer, şöyle devam etti: "Bursa’da özel okullarda öğrenim gören 66 bin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan 33 bin öğrenci bulunuyor. Bursa’da 622’si özel okul olmak üzere bin 483 özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor. Bu rakamlar, özel öğretim kurumlarının eğitimdeki yerini ve üstlendiği önemli sorumluluğu açıkça göstermektedir. Bizler eğitimde kamu-özel ayrımı gözetmeden aynı ideal etrafında birleştikçe daha güçlü başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz." Açılış konuşmalarının ardından BTSO 59. Meslek Komitesi Üyesi İsmail Güler özel öğretim sektörünün yıllar içindeki gelişimini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Program, sektör temsilcileri ve eğitim yöneticilerinin sorularının cevaplanmasıyla son buldu.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR'DEN TOPLU AÇILIŞ VE TEMEL ATMA TÖRENİ Haber

İZMİR BÜYÜKŞEHİR'DEN TOPLU AÇILIŞ VE TEMEL ATMA TÖRENİ

İzmir genelinde ulaşım, altyapı, çevre ve sosyal yaşam alanlarını kapsayan çok sayıda projenin toplu açılışı ve temeli, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen programla gerçekleştirildi. Tören kapsamında; Egeşehir Menemen Konutları’nın ilk iki etabının temeli atıldıÖrnekköy Kentsel Dönüşüm Projesi’nde tamamlanan konutların anahtarları teslim edildiDikili ve Aliağa’daki altyapı projeleri ile çeşitli tesislerin temeli canlı bağlantılarla atıldı Programa çok sayıda milletvekili, belediye başkanı, sivil toplum temsilcisi ve vatandaş katıldı. ÖZEL: “İZMİR, CHP’NİN SANCAK GEMİSİ” Konuşmasında İzmir’in CHP açısından önemine vurgu yapan Özel, kente yönelik yatırımları örnek göstererek şunları kaydetti: "İzmir’de olmaktan, böyle bir ekiple çalışıyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. İyi ki İzmir var. Çok daha güzel günleri sizin sayenizde Türkiye görecek" Özel ayrıca yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik anlayışıyla önemli projelere imza attığını belirterek, yapılan yatırımların artarak devam edeceğini ifade etti. TUGAY: “KREDİLER ONAYLANMADI, YATIRIMLARI ÖZ KAYNAKLA YAPIYORUZ” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise konuşmasında belediyenin iki yıllık çalışmalarını değerlendirdi. Tugay, bazı projeler için gerekli finansman bulunmasına rağmen merkezi onay süreçlerinin geciktiğini belirterek, "Bu projeler için gerekli kredi anlaşmaları yapılmış olmasına rağmen iki yılı aşkın süredir Hazine onayı verilmedi. Oysa İzmir'in sekiz ayrı altyapı ve ulaşım projesi için uluslararası finans kuruluşları uygun şartlarda kredi sağlamaya hazır. Üstelik bu krediler 4-5 yıl geri ödemesiz, ardından 15-20 yıl vadeli olarak sunuluyor. Bu krediler için Hazine kefaleti de talep edilmiyor; belediye olarak kendi kendimize kefil oluyoruz. Ancak mevzuat gereği bakanlık onayı gerekiyor. Ne yazık ki bu onaylar, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin bir yılı aşkın süredir bekletiliyor. Biz de tüm bu şartlara rağmen, çalışmalarımızı durdurmamak adına projeleri kendi öz kaynaklarımızla hayata geçirme kararı aldık" ifadelerini kullandı. "GÜCÜMÜZÜ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'TEN ALIYORUZ" Altyapı sorunlarından kentsel dönüşüm ihtiyacına, ulaşım ve trafik düzenlemelerinden sosyal ve ekonomik sorunlara kadar birçok alanda çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Başkan Tugay; kalkınma hedefleri doğrultusunda tarımın geliştirilmesi, çiftçilerin desteklenmesi ve engelli yurttaşlar, hastalar ile yaşlılara yönelik hizmetlerin de tüm hızıyla devam ettiğini ifade etti. Türkiye'nin ilk ve tek belediye hastanesi olan Eşrefpaşa Hastanesi'nde hayata geçirilen ek hizmet binası, diyabet merkezi ve otizm merkezi ile evde sağlık hizmetlerinin kapsamının genişletildiğini vurgulayan Tugay, kentte sağlıklı yaşamı destekleyen yatırımların giderek büyütüldüğünü söyledi. Kent genelinde 20 İZMAR'ın açıldığını, yıl sonuna kadar bu sayıyı 40'a çıkarmayı hedeflediklerini belirten Tugay, "İZMAR'lar, İzmir'in en uygun fiyatlı marketleri olacak. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye genelinde hayata geçirdiği Kent Lokantalarını ise esnafı mağdur etmeden, ihtiyaç duyulan bölgelerde açıyor ve yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Fiyat politikamızda da kararlıyız; zam yapmadık, yapmayacağız. Vatandaşlarımızın ekonomik zorluklar yaşadığını biliyor, her şartta onların yanında olmaya devam ediyoruz" dedi. Başkan Tugay konuşmasını, "Gücümüzü partimizin köklü geleneğinden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten ve bugün partimize liderlik eden Genel Başkanımızdan alıyoruz" diyerek tamamladı. "İKİ YIL ÖNCE İZMİR'İ CEMİL TUGAY'A EMANET ETTİK" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasına "Bugün cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi, kurtuluşun ve hürriyetin simgesi güzel İzmir'de olmaktan büyük mutluluk duyuyorum" diyerek başladı. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü'ne değinen Özel, CHP ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin otizmle ilgili çalışmalarından söz etti. Özel, son yerel seçimde gösterilen başarıdan, CHP'li yerel yönetimlerin vatandaşa dokunan çalışmalarından örnekler sundu. "Tarihi bir yerel seçim başarısının ardından üçüncü yıla başlarken sizlerle beraberiz" sözleriyle konuşmasını sürdüren Özel, "İzmir'de 31 belediye başkan adayımızdan 29'u seçildi. 9 kadın aday gösterip 8'inin seçilmesini sağladık. 12 genç aday gösterip 11'inin göreve getirildiği bir seçim yaşadık. Bu büyük başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İzmir'de Büyükşehir Belediyesi'ni de Cemil Tugay'a emanet ettik" dedi. Aday belirleme sürecinde Atatürk gibi gençlere, kadınlara ve bilime inanarak çalıştıklarını belirten Özel, "350 bin anketle aday belirledik. 31 Mart akşamı geldiğinde artık Türkiye'de büyük bir başarıya doğru gittiğimizi biliyorduk. O gün göreve gelenlerden birisi de Cemil Tugay ve salondaki 28 ilçe belediye başkanımdı" dedi. "SAY SAY BİTMEZ, İZMİR'DE DÜNYA KADAR İŞ YAPILDI" Özgür Özel, belediye başkanlarına seslenerek, "Temiz, titiz ve çok çalışmak zorundasınız. Seçmen bize bir kredi verdi; bu, bir yatırım kredisidir. Halk, Türkiye'nin aydınlık geleceğine ve evlatlarının yarınlarına yatırım yaptı. Bize de gelişmiş ülkeleri yakalayıp geçme görevi verdi" dedi. İktidarın belediyeleri maddi ve manevi olarak zorladığını ifade eden Özel, İzmir'e aktarılması gereken kaynakların kesildiğini savundu. Belediyelerin en doğru hizmetleri hayata geçirmesi gerektiğini vurgulayan Özel, uluslararası finansman olanaklarına da dikkat çekerek, "Yurt dışından İzmir'de yapılacak yatırımlara kaynak sağlamak isteyenler var. Ancak burada bu hizmetlerin yapılmasını istemeyen bazı bakanlar, güya İzmir'i seviyormuş gibi davranıyor" ifadelerini kullandı. İzmir'e toplam 42,5 milyar liralık yatırım yapıldığını belirten Özel, Buca Metrosu, tramvay alımları ile deniz ve kara ulaşım filolarına kazandırılan yeni araçları, altyapı yatırımlarını, ulaşım projelerini ve su kriziyle mücadele çalışmalarını örnek gösterdi. Sosyal belediyecilik uygulamalarına da değinen Özel; Kent Lokantaları, İZMAR şubeleri, süt ve yemek dağıtımları ile çocuk etkinlik merkezlerinin ücretlerinin düşürülmesi gibi projeleri tek tek sıraladı. Yapılan hizmetlerin kapsamına vurgu yapan Özel, "Saymakla bitmez, çok sayıda iş yapıldı. İzmir'e yeter mi? Yetmez. Çünkü İzmir'de seçmen, zaman zaman eksiklerimiz olsa da bizi cezalandırmadan arkamızda durdu ve büyük bir zafer verdi. İzmir'e ne yapılsa azdır. İzmir için yapılan her işin hedefi, daha fazlasını gerçekleştirmek olmalıdır" diye konuştu. "BÜYÜK BİR KRİZİ AŞMAYI HEDEFLİYORUZ" Önceki dönemde kooperatiflerin de dahil olduğu kentsel dönüşüm sürecine değinen Özel, "Bence çok doğru bir yöntem ama çok talihsiz bir süreçle karşılaştı. Mağdurlar bu konudan rahatsızdı ve bir sorun olarak karşımızda duruyordu. Bu projeye emek vermiş insanlar ve siyasetçiler, bürokratlara operasyonlar yapılıyordu. Kriz ortaya çıktığı anda ben de İzmir'deydim, hep birlikteydik. Cemil Tugay yönetimi ve bürokrasisi bu sorunun çözümüne katkı vermeye açık davrandı. İzmir'de bu mağduriyetleri bir şekilde çözeceğiz demiştim. Şimdi inşaatı durmuş projelerde bambaşka bir noktaya geldik" diye konuştu. Sürecin siyasi malzeme haline getirildiğini savunan Özel, "Bu işi siyasi operasyonlara dönüştürenler; Çeşme'de çevre tahribatı gündemdeyken, Urla'da kente karşı suçlar işlenirken sessiz kalanlardı. İzmir'i savunma mücadelesine destek vermeyenler, bugün mağduriyetler üzerinden siyaset yapıyor" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin "istismarcı siyaset anlayışının" bir parçası olduğunu öne süren Özel, mağdur vatandaşların ise eleştirilemeyeceğini belirtti. Süreci yakından takip ettiğini ifade eden Özel, "Genel başkan olarak düzenli bilgi alıyor, ilerlemeleri izliyorum. Bu konuyu son derece önemli görüyorum. Bu yıl ve gelecek yıl içinde, seçimlere kadar tüm konutları teslim ederek büyük bir krizi aşmayı hedefliyoruz. İzmir'e başımızı öne eğdirecek bir yanlış yapmayacağız" diye konuştu. "İZMİR'DE BİRİLERİ HİZMET ETMEYE ÇALIŞIRKEN BİRİLERİ DE TARİHİ YAPILARA ÇÖKMEYE ÇALIŞIYOR" Meslek Fabrikası, eski gasilhane, Namazgah Hamamı ve Egemenlik Evi'nin devri girişimleri hakkında da konuşan Özel, "Birileri hizmet etmeye çalışırken birileri de tarihi yapılara çökmeye çalışıyor. Oysa buraları İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ticari değil eğitim, kültür ve hizmet amaçlı kullandığı yapılar. Buraları alıp ne yapacaklar? Bunu düşünmek lazım. AK Parti'nin İzmir'de seçim kazanması durumunda Pasaport İskelesi, Alsancak İskelesi, Asansör, Paraşüt Kulesi gibi yapılar vakıflara teslim edilecekti. AK Parti kazansaydı burada 14 açılış yerine 14 yeşil alanın imara açılışını sessiz sedası yapıyor olacaklardı. 10 hizmet binası yerine 10 tane gökdelen temelini atacaklardı. Bu kenti seviyorsanız o kenti sevenlere emanet etmekle çok doğru yapıyorsunuz. Tüm engellemelere rağmen tüm alçaklıklara rağmen dimdik ayaktayız. Sosyal belediyecilikte tarih yazıyoruz. Saldırılara rağmen bilhassa İzmir'de dünya siyaset tarihinin en büyük algı operasyonlarına rağmen çok önemli işleri yapıyoruz. Geleceğe önemli adımlar atıyoruz. Buradayız. İzmir'de olmaktan, böyle bir ekiple çalışıyor olmaktan çok büyük memnuniyet duyuyorum. İyi ki İzmir var. İyi ki CHP'nin çok sevdiği bu güzel şehir var. Çok daha güzel günleri sizin sayenizde Türkiye görecek" ifadelerini kullandı. ÖZGÜR ÖZEL'DEN İZMİR'DE OTİZM FARKINDALIK BULUŞMASI CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde (AASSM) otizmli bireylerle bir araya geldi. Özgür Özel, AASSM'de görev yapan otizmli müzisyen Özge Çeltik ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin İZMAR ve İZTARIM şirketleri bünyesinde istihdam edilen Toprak Kurt ile yakından ilgilendi. Programda yer alan otizmli bireyler Yeliz Yıldırım, Burhan Deniz Gedik, Doruk Güngör ve Aslıhan Erbaysan da Özel ile sohbet etti.

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR Haber

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR

Bilim insanları, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen şistozomiyaz hastalığına yol açan parazitlerin kontrol dışına çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu. Uzmanlara göre hastalık evrim geçirerek yeni bölgelere yayılma potansiyeli kazanıyor. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 250 milyon kişi bu hastalık için tedavi görüyor. Vakaların büyük bölümü paraziti taşıyan salyangozların yaygın olduğu Afrika kıtasında görülse de, hastalığın Çin, Venezuela ve Endonezya dahil 78 ülkede tespit edildiği bildirildi. BBC Türkçe’nin aktardığına göre Türkiye’de ise bugüne kadar yalnızca yurt dışından dönen kişilerde bu parazite rastlandı. Ancak uzmanlar, küresel iklim değişikliği ve artan seyahatler nedeniyle hastalığın yeni bölgelere yayılabileceğini belirtiyor. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NDEN UYARI Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şistozomiyaza neden olan parazitin evrim geçirerek farklı coğrafyalarda hayatta kalabilecek şekilde adapte olduğunu açıkladı. Açıklama, Dünya Göz Ardı Edilen Tropik Hastalıklar Günü kapsamında yapıldı. WHO, bir milyardan fazla insanı etkileyebilen bu hastalıkların yeterince dikkat çekmediğine ve küresel sağlık açısından ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekti. ŞİSTOZOMİYAZ NEDİR? Şistozomiyaz, parazit taşıyan salyangozların bulunduğu tatlı sularla temas eden insanlarda görülen bir hastalık. Salyangozlardan suya bırakılan parazit larvaları, deriden vücuda girerek kan dolaşımına karışıyor. Vücuda girdikten sonra kan damarlarında yaşayan parazitler yumurtalarını bırakıyor. Bu yumurtaların bir kısmı dışkı veya idrarla vücuttan atılsa da bazıları organlarda birikerek bağışıklık sisteminin tepkisine neden oluyor. Bu durum dokularda hasara ve bazı vakalarda organ yetmezliğine yol açabiliyor. CİNSEL ORGANLARDA DA BİRİKEBİLİYOR Parazitin yumurtaları bazı durumlarda cinsel organlarda birikebiliyor. Bu duruma üriner şistozomiyaz adı veriliyor. Hastalık; ağrı, doku hasarı, kısırlık ve bazı vakalarda kanser riskinde artışa yol açabiliyor. Uzmanlara göre hastalık tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına hatta ölüme neden olabiliyor. Ancak erken teşhis halinde parazit ilaçlarıyla tedavi edilebiliyor. MELEZ PARAZİTLER YAYILMAYI KOLAYLAŞTIRABİLİR Malavi’deki Liverpool Wellcome Klinik Araştırma Programı’ndan Prof. Janelisa Musaya, parazitin insan ve hayvanlarda görülen türlerinin birleşerek yeni melez türler oluşturduğunu belirtti. Yapılan araştırmalarda incelenen örneklerin yaklaşık yüzde 7’sinde melez parazit tespit edildi. Uzmanlara göre bu oran gerçek yayılımın sadece küçük bir kısmını gösteriyor olabilir. Melez türlerin hem insanları hem de hayvanları enfekte edebilmesi nedeniyle hastalığın kontrol altına alınmasının zorlaşabileceği belirtiliyor. AVRUPA’DA DA GÖRÜLMEYE BAŞLADI Bilim insanları, iklim değişikliği ve artan uluslararası seyahatlerin parazitin yeni bölgelere yayılmasını kolaylaştırdığını vurguluyor. Son yıllarda Avrupa’nın güneyinde de salgın vakalarına rastlandığı bildirildi. WHO’nun şistozomiyaz kontrol programı sorumlusu Dr. Amadou Garba Djirmay, hastalığın artık küresel bir endişe kaynağı haline geldiğini söyledi. Kapsamlı mücadele programları sayesinde 2006 ile 2024 yılları arasında vakalar yüzde 60 oranında azaldı. Ancak WHO verilerine göre 2018 ile 2023 yılları arasında tropik hastalıklarla mücadele için sağlanan finansman yüzde 41 azaldı. Uzmanlar, hastalığın yayılmasını önlemek için özellikle risk altındaki gruplarda düzenli ilaç kullanımının ve erken teşhisin büyük önem taşıdığını vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.