#Gastronomi

- Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OLİVTECH FUARI SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI OLDU Haber

OLİVTECH FUARI SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI OLDU

İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, zeytin ve zeytinyağı sektöründen süt ürünleri ve tarım teknolojilerine kadar birçok alandaki üretici, yatırımcı ve sektör temsilcisini bir araya getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de gerçekleştirilen “Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı”, üç gün boyunca 6 bin 504 ziyaretçiyi ağırladı. Fuarda Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ü aşkın katılımcı yer aldı. YENİ YATIRIM VE İŞ BAĞLANTILARI GÜNDEMDEYDİ Fuar kapsamında düzenlenen söyleşi, tadım etkinliği, atölye ve lansmanlarda; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, sürdürülebilir tarım uygulamaları, markalaşma ve gastronomi başlıkları ele alındı. Etkinlikte ayrıca İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı yapıldı. Katılımcılar, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. “BEKLEDİĞİMİZDEN FAZLA İLGİ GÖRDÜ” GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarda özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik teknolojilerin ilgi gördüğünü belirterek, "Beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı" dedi. Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş ise yeni makineler ve proses analiz sistemlerinin tanıtımını yaptıklarını belirterek, yatırımcı ilgisinin yüksek olduğunu söyledi. “SEKTÖRÜN LOKOMOTİF FUARLARINDAN” Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, Olivtech’in sektör açısından önemli bir organizasyon olduğunu vurgulayarak, "Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz" ifadelerini kullandı. Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan da fuarın sektörde önemli bir buluşma noktası olduğunu belirterek, "Yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu" diye konuştu. ULUSLARARASI İLGİ DİKKAT ÇEKTİ Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, fuarda beklentilerin üzerinde talep gördüklerini kaydederken, Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı ise yeni müşteri bağlantıları kurduklarını söyledi. Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da "İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz" diyerek fuardan memnun ayrıldıklarını ifade etti.

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK Haber

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech 12. Zeytin, Zeytinyağı Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan’da kapılarını açıyor. Fuar, 2 Mayıs’a kadar İzmir Fuar Alanı’nda sektör temsilcilerini bir araya getirecek. ULUSLARARASI KATILIM VE GENİŞ YELPAZE Zeytin ve zeytinyağı sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak gösterilen organizasyona, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan toplam 85 firma katılacak. Fuar; zeytin ve zeytinyağının üretiminden işlenmesine, pazarlamadan tüketime kadar uzanan geniş bir değer zincirini kapsarken, süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojileri gibi alanlarda da yenilikleri ziyaretçilerle buluşturacak. SEKTÖRÜN TÜM PAYDAŞLARI AYNI ÇATIDA Olivtech, yalnızca ticari bağlantılar kurulmasını değil, aynı zamanda sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirerek bilgi paylaşımını artırmayı hedefliyor. Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan çok sayıda sektör profesyonelinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. ZENGİN ETKİNLİK PROGRAMI DİKKAT ÇEKİYOR Fuar kapsamında söyleşiler, paneller, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve makine tanıtımları gerçekleştirilecek. Tarımda dönüşüm, sürdürülebilirlik, üretim süreçleri, markalaşma ve gastronomi gibi başlıklar ele alınacak. Açılış günü düzenlenecek panelde "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlığıyla sektörün güncel dinamikleri değerlendirilecek. GENÇ GİRİŞİMCİLER VE GELECEK VİZYONU Etkinlik programında ayrıca "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" ile "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" başlıklı panellerde, üretimde katma değer ve markalaşma süreçleri ele alınacak. İZMİR BAĞ YOLU LANSMANI YAPILACAK Fuar kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “İzmir Bağ Yolu” projesinin lansmanı da gerçekleştirilecek. Proje ile kentin gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor. ÜRETİMDEN TÜKETİME ÜÇ GÜNLÜK TEMATİK PROGRAM Fuarın ikinci günü “Üretim - Emek - Değer Zinciri”, son günü ise “Tüketim - Deneyim - Algı” temalarıyla düzenlenecek. Zeytinin yolculuğu, süt ve peynir üretimi, tüketim alışkanlıkları ve sağlık etkileri gibi konular farklı oturumlarda ele alınacak. TADIM ALANLARI VE MUTFAK ATÖLYELERİ Ziyaretçiler, “Olivbar” alanında zeytinyağı ve peynir tadımlarına katılabilecek, mutfak atölyelerinde ise Ege mutfağından özel tarifleri deneyimleme fırsatı bulacak. Olivtech Fuarı, 30 Nisan – 2 Mayıs tarihleri arasında her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDE YEMEK, MÜZİK VE HAFIZA BULUŞMASI Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDE YEMEK, MÜZİK VE HAFIZA BULUŞMASI

Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu'nun ev sahipliği yaptığı "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" etkinliğinde, yemeğin sosyolojisi ve göç hikayeleri konuşuldu. Etkinlikte, hamur işlerinin gündelik yaşamdaki ekonomik yerinden, Çerkez sürgününün mutfak kültürüne yansımalarına kadar pek çok konu ele alındı. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı'nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" programının bu ayki konukları, araştırmacı Durmuş Durukan ve Zeynep Mısra Türker oldu. Bayram geleneklerinden göç hikayelerine uzanan söyleşide, yemeğin sadece doyurucu bir fiziksel ihtiyaç değil, aynı zamanda kültürel bir bellek ve toplumsal bir ifade biçimi olduğu vurgulandı. Etkinliği, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da takip etti. Söyleşide konuşan Durmuş Durukan, yemek sosyolojisi ve hamur işlerinin toplumsal hayattaki yeri üzerine yaptığı araştırmaları aktardı. Siyaset bilimi, medya ve kültürel çalışmalar alanında eğitimini mutfak sanatlarıyla birleştiren Durukan, Anadolu'da otuza yakın ili ziyaret ederek hamur işleri üzerine saha çalışmaları yaptığını belirtti. Lezzetlere sosyolojik bakış Modern gastronomi trendleri ile geleneksel lezzetleri sosyolojik bir pencereden kıyaslayan Durukan, hamur işlerinin ekonomik kriz dönemlerindeki işlevine dikkat çekti. Durukan, "Popüler kültürde füzyon mutfağı veya şatorbiryan gibi lezzetler trend olurken, Kürt böreği gibi geleneksel hamur işleri usta-çırak ilişkisiyle ve 50 yıldır değişmeyen yapısıyla varlığını sürdürüyor. Enflasyonun arttığı dönemlerde insanların hamur işine yöneldiğini görüyoruz. Börek, kapitalizme hizmet eden modern gastronomi mekanların aksine, insanın gündelik öğünlerini daha uygun maliyetle geçiştirmesini sağlıyor ve günü kurtarıyor" ifadelerini kullandı. Çarkez kültürü ve yemekleri Çerkez kültürü ve yemekleri üzerine tez çalışmaları yapan Zeynep Mısra Türker ise, Çerkez diasporasının mutfak alışkanlıklarının ardındaki tarihi travmalara değindi. 21 Mayıs 1864 Çerkez Sürgünü'nün toplum üzerindeki derin etkilerini anlatan Türker, sürgün sırasında Karadeniz'de yaşanan büyük can kayıpları nedeniyle Çerkezlerin balık tüketmekten kaçındığını, bunun yerine et ve et ürünleri ağırlıklı bir beslenme rutini geliştirdiklerini ifade etti. Geleneksel "Haluj" yapımının sadece bir mutfak mesaisi olmadığını belirten Türker, "Kadınların bir araya gelerek haluj yapması, aslında diasporada yaşayan bir halkın anavatanla bağlarını canlı tutma çabasıdır. Bu buluşmalar, kimliğin çocuklara ve gençlere aktarıldığı, birlik ve beraberliğin pekiştirildiği çok önemli bir kültürel aktarım alanıdır" dedi. Gastronomi, tarih ve sosyolojinin iç içe geçtiği söyleşi, kültürel dokuya uygun müzik ve yöresel lezzet sunumlarıyla renklendi. Katılımcılara pelür kağıdına sarılı Kürt böreği, Paskalya çöreği ve Antakya kahkesi ikram edilirken; bu kültürel çeşitliliğe Fairouz şarkıları ve "Leylim Ley" ezgileri eşlik etti. Baharın gelişinin gelincik şerbetiyle kutlandığı gece, tomara tavası ikramı ve Çerkez Derneği'nin sunduğu coşkulu müzik ve dans performansıyla sona erdi.

MACARİSTAN’IN MUĞLA BÜYÜKŞEHİR İLE İŞ BİRLİĞİ GÜNDEMİ Haber

MACARİSTAN’IN MUĞLA BÜYÜKŞEHİR İLE İŞ BİRLİĞİ GÜNDEMİ

Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Mátis, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede, Muğla ile Macaristan arasında özellikle turizm başta olmak üzere geliştirilebilecek iş birliği olanakları ele alındı. MUĞLA’NIN POTANSİYELİ VURGULANDI Başkan Ahmet Aras, Muğla’nın turizm, tarım, gastronomi ve kültürel zenginliklerine dikkat çekerek dört mevsime yayılan turizm potansiyelini anlattı. Kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi paylaşıldı. MACAR TURİST SAYISI ARTIRILMAK İSTENİYOR Görüşmede, Muğla’nın Macaristan’da daha etkin tanıtılması ve Macar turist sayısının artırılması için yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. Büyükelçi Viktor Mátis ise Türkiye’nin Macar turistler için önemli destinasyonlardan biri olduğunu vurguladı. AB PROJELERİ VE ÇEVRE İŞ BİRLİĞİ Toplantıda çevre, atık su yönetimi ve kültür alanlarında Avrupa Birliği projeleri kapsamında geliştirilebilecek ortaklıklar da gündeme geldi. MACAR EVLERİ GÜNDEMDE Milas’ta bulunan ve iki ülke arasındaki tarihi bağları yansıtan Macar evlerinin restorasyonu da görüşmede ele alındı. Bu yapıların korunması için iş birliği imkanları değerlendirildi. BAŞKAN ARAS: ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİNİ ÖNEMSİYORUZ Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın uluslararası iş birliklerine açık güçlü bir kent olduğunu belirterek, turizm, kültür ve çevre alanlarında yapılacak ortak çalışmaların iki ülkeye de katkı sağlayacağını ifade etti. AKDENİZ İÇİN İKLİM BULUŞMASI Başkan Aras ayrıca Fas’ın Tanca kentinde düzenlenen uluslararası çalıştaya video mesaj gönderdi. Akdeniz’in iklim krizine karşı direncini artırmayı amaçlayan toplantıda şehirlerarası iş birliği ve sürdürülebilir çözümler ele alındı.

BURSA'DA ÜNİVERSİTELİLERİN LEZZET YOLCULUĞU Haber

BURSA'DA ÜNİVERSİTELİLERİN LEZZET YOLCULUĞU

Bursa’nın ulusal ve uluslararası ölçekte bilinirliğini artırmayı amaçlayan Osmangazi Belediyesi, kültürel çalışmalara verdiği önemle birlikte şehrin önemli yapı taşlarından olan gastronomiyi ön plana çıkaran projelerini sürdürüyor. Bu doğrultuda harekete geçen Osmangazi Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi öğrencileri için kentin lezzet duraklarına yönelik tur düzenledi. Tarihi Abdal Meydanı’nda tahinli pide ve cevizli lokum ikramıyla başlayan etkinlikte öğrenciler, Kayhan Çarşısı’nda kentin sembollerinden biri haline gelen cantık ve süt helvasının tadına baktı. Kozahan’daki Türk kahvesiyle sonlanan gastronomi turunda Bursa’nın tarihi ve kentin geçmişten günümüze yaşadığı süreçler hakkında da bilgiler verildi. Bursa’nın asırlık lezzetlerini ilk kez deneyimleyen öğrenciler, kentin yöresel tatlarına hayran kaldıklarını ifade etti. "Süt helvası buraya özgü olduğunu hissettiren bir tatlı" Bursa’ya üniversite eğitimi dolayısıyla gelen İranlı öğrenci Tara Rakhshan, tahinli pide ve cevizli lokumu çok beğendiğini dile getirerek, "Hiç bilmiyordum, ilk kez yedim. Çok güzeldi" şeklinde konuştu. Gastronomisiyle öne çıkan şehirlerden biri olan Gaziantep’ten geldiğini belirten bir diğer öğrenci Ali Emre Şahin de, ilk defa cantık yediğini ve beğendiğini vurgulayarak, "Bursa, gastronomi konusunda gayet ileri" sözlerini kullandı. Bir başka öğrenci Orçun Eren Dengiz de, süt helvası deneyimini paylaşarak, "Daha önce yediğim tatlıların hiçbirine benzemiyor. Gerçekten buraya özgü olduğunu hissettiren bir tatlı, herkese denemesini tavsiye ediyorum" yorumunu yaptı. Lezzet turu boyunca şef Mert Kahveci ise Osmanlı mutfağından başlayıp günümüze uzanan tahinli pide, cevizli lokum, cantık ve süt helvasına ilişkin tarihi bilgileri aktararak, kentin mutfağında ne denli önemli bir yer edindiklerini öğrencilere anlattı.

BURSA MERKEZDEKİ ARKEOPARK ZİYARETE AÇILIYOR Haber

BURSA MERKEZDEKİ ARKEOPARK ZİYARETE AÇILIYOR

Bursa Osmangazi Belediyesi, Bursalılara zamanda yolculuğa çıkaracak Hisar Arkeopark Projesi'ni tamamlanma aşamasına getirdi. 3 bin yıllık mozaiklerin keşfedildiği Hisar Arkeopark Projesi’ni rekor bir sürede gün yüzüne çıkaran Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, çalışmaların yüzde 95 seviyesine ulaştığını ve projenin 2026’nın ilk aylarında açılmasının planlandığını açıkladı. 500 bin metrekarelik alanda barındırdığı eşsiz tarihi mirasla Hisar Bölgesi’nin, Bursa, Türk ve dünya tarihi adına çok büyük anlam taşıdığını vurgulayan Başkan Aydın, "Bursa’nın kalbi Osmangazi, Osmangazi’nin kalbi Hisar, Avrupa’da ‘Old City’ diye gezdiğimiz yerlerin karşılığı aslında. Amacımız bu değeri ayağa kaldırmak ve turizmin merkezine oturtmak" dedi. Başkan Aydın, Arkeopark’ın yanı sıra Filiboz Mescidi, Alaaddin Camii, 1326 tarihli Osman Gazi Camii, Sümbüllü Bahçe Konağı, Sur Kapıları, Osmangazi ve Orhangazi Türbeleri, Saat Kulesi ve tarihi mahallelerine sahip Hisar bölgesine önemli bir eserin daha kazandırılacağını duyurdu. Kamuoyunda Kolsuz Faik İpek Fabrikası olarak bilinen tarihi Romangal Fabrikası’nda çalışmaların başladığını belirten Aydın, "Çok kısa sürede kültür, sanat, gastronomi, konser ve müze işlevleriyle Bursa’ya yeni bir yaşam alanı kazandıracağız" dedi. Kavaklı Temiz Cadde’deki çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Aydın, "Temiz Cadde’de küçük bir müze, konaklama alanı ve asansörle Üftade Hazretleri’nin bulunduğu seyir terasına ulaşım imkanı oluşturacağız. Böylece Bursalıların yürüyerek gezebileceği tam bir tarih rotası ortaya çıkacak" ifadelerini kullandı.

BURSA DÜNYA GASTRONOMİ ROTASINA GİRİYOR Haber

BURSA DÜNYA GASTRONOMİ ROTASINA GİRİYOR

Bursa'da bu yıl ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlenen 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, Merinos Parkı’nda şehir içinden ve şehir dışından gelen binlerce misafiri ağırlıyor. Birçok renkli etkinliğe, atölyelere ve yarışmalara sahne olan festival, ziyaretçilere birbirinden farklı lezzetleri tatma imkanı sunuyor. Moderatörlüğünü Gastronomi Yazarı Zeynep Kakınç'ın üstlendiği özel oturumun konuğu ise, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey oldu. "Yemekleri hikayeleriyle sunmalıyız" Bursa’nın 8500 yıllık tarihi birikime sahip olduğunu ve Osmanlı’ya başkentlik yaptığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın tarihi, tarımı ve sanayisinin yanında gastronomisiyle de Türkiye’nin kalbi konumunda olduğunu vurguladı. Geleneksel tarifleri koruyup, modern sunumlarla geleceğe aktarmayı hedeflediklerini anlatan Başkan Bozbey, "Her yemeğin bir hikayesi var. Bizler yemekleri hikayeleriyle birlikte sunmalıyız. Böylece geleceğe önemli bir miras bırakabiliriz. Bursa’yı gastronomi kenti yapma konusunda da önemli bir adım atıyoruz. Bursa’yı dünya gastronomi rotalarından biri yapmak istiyoruz" dedi. "Gastronomiyle ilgili birçok rota hazırladık" Bursa’nın zengin ürün çeşitliliğine sahip olduğunu dile getiren Başkan Bozbey, "Ekiplerimiz tarafından gastronomiyle ilgili birçok rota hazırlandı. Bu rotalar, coğrafi ürün sayımızın artmasıyla birlikte daha da artacaktır. Bursalılar, kentin değerlerini bilir ve sahip çıkarsa tanıtım daha kolay olur. Bunu Bursalılar yapmaya başladı" diye konuştu. "Bursa Lezzet Durağı’ unvanı verilecek" Bu yıl 3 önemli konuda önemli adımlar attıklarını anlatan Başkan Bozbey, birincisinin ‘Tescilden Tabağa Bursa Gastoronomisi’ kitabı olduğunu söyledi. İkincisinin ise ‘Bursa Lezzet Durakları Projesi’ olduğunu belirten Başkan Bozbey, "Bursa’ya özgü ürünlerin aslına sadık kalarak üreten ve kullanan restoranlara bir unvan verilecek. Unvanı alan işletme, Bursa’nın ürünleriyle yapılan lezzetleri anlatacak, tarif edecek. Gelen misafirlerimiz Bursa’nın ürünleriyle yapılan sunumların tadına bakma imkanı bulacak. Hem reçeteler hazırlanıyor hem de rotalar belirleniyor. Festival bittikten sonra talepleri alacağız. Ardından ‘Bursa Lezzet Durağı’ unvanı vereceğiz" dedi. "Çiftçiye ve kadın emeğine ayrı bir sayfa açıyoruz" Çiftçilere, kadın derneklerine ve kadın kooperatiflerine her alanda ve her zaman destek verdiklerini söyleyen Başkan Bozbey, eşi Seden Bozbey’in kadın dernekleri ve kadın kooperatifleriyle yakından ilgilenerek sürece destek verdiğini vurguladı. Kadın kooperatiflerinin ürünlerini, BESAŞ Satış Mağazalarında satmaya başladıklarını da hatırlatan Başkan Bozbey, "İleride kadın kooperatiflerinin reçeteyle hazırladığı ürünleri, ‘Bursa ürünleri’ olarak satmayı düşünüyoruz. Kadın emeğini ne kadar yükseltirsek o kadar değerli bir kent oluruz. Çiftçilere ve kadın emeğine ayrı bir sayfa açıyoruz. Ürettiklerinin değerlenmesini sağlamayı ve pazar paylarını artırmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "Bursa yemeklerinin yaşatılmasını istiyoruz" Geleneksel tarifleri kayıt altına aldıklarını ve genç nesillere de aktardıklarını belirten Başkan Bozbey, ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasının da geçmişle geleceği birleştiren bir ifade olduğunu ifade etti. "Bursa yemeklerinin, yeni yorumlarla günümüzde de yapılmasını ve yaşatılmasını istiyoruz" diyen Başkan Bozbey, "Bursa’nın sahip olduğu gastronomi potansiyelini uluslararası düzeyde görünür kılacağız. Gastronomi deneyimimizi kültürel mirasımızla harmanlamalıyız. Bursa’nın döner kebabı, cantığı, kestane şekeri, süt helvası ve daha birçok ürünü dünya sahnesinde hak ettiği yere ulaşabilir. Bunun için ürünlerimizi markalaştırmalıyız. Uluslararası iş birliklerini de geliştirmeliyiz. Bursa, gastronomi turizminden hak ettiği payı almalı" dedi. "Bursa mutfağının geleneksel tariflerini koruyoruz" ‘Mutfak Mirasına Sahip Çık’ programına önem verdiklerini anlatan Başkan Bozbey, sürdürülebilirlik konusunu da her alanda uygulamaya dikkat ettiklerini belirtti. SEDES adında bir kurul oluşturduklarını anlatan Başkan Bozbey, "Gastronomide sürdürülebilirlik, kültürümüzü ve yerel üreticilerimizi geleceğe taşımak anlamına geliyor. Organik üretimi ve yerel tarımı destekliyor, çiftçilerimize sürdürülebilir tarım eğitimleri veriyoruz. Gastronomi vizyonumuzun önemli bir ayağı kültürel sürdürülebilirlik" diye konuştu. Haber Merkezi

BURSA'NIN EN LEZZETLİ FESTİVALİ BAŞLADI Haber

BURSA'NIN EN LEZZETLİ FESTİVALİ BAŞLADI

Bursa’nın tescilli lezzetlerini ve üretici gücünü öne çıkarmak amacıyla ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlenen 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, kentin gastronomi alanındaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne seriyor. Ulusal ve uluslararası birçok profesyonel ve lezzet tutkununun katılımıyla yapılan festival, konserlerden yarışmalara, tadım etkinliklerinden usta şeflerin katılacağı söyleşilere kadar 3 gün boyunca dolu dolu programlarla gerçekleştirilecek. Geçen yıl uluslararası niteliğe bürünen festivalde Moldova, KKTC, Çin, Bulgaristan, Ukrayna, Belarus ve Tataristan’ın yanı sıra ulusal ve yerel çok sayıda uzman isimler yer alıyor. Bursa’nın zengin mutfak kültürünün tanıtılacağı festivalle, gastronominin kalbi Bursa’da atacak. "Dostluk çorbasının içinde sevgi var, dayanışma var" Merinos Parkı’ndaki kortej yürüyüşü öncesinde konuşan Başkan Mustafa Bozbey, Uluslararası Gastronomi Festivali’ni birlikteliği, paylaşmayı ve bereketi simgeleyen 'Dostluk Çorbası'yla başlattıklarını belirtti. Kardeş şehirlerden temsilcilerin ve misafir şeflerin kendi yörelerinden getirdikleri baharatlarla çorbanın hazırlandığını anlatan Başkan Bozbey, "Dostluk çorbası sadece bir yemek değildir. Kardeşlik, dostluk ve birlik mesajıdır. İçinde sevgi var, dayanışma var, birlikte üretmenin ve paylaşmanın bereketi var. Sofralar paylaşıldıkça güzelleşir, dostluklar paylaşıldıkça güçlenir. Festivalimizin paylaşımın gücü ve bereketiyle keyifle geçmesini diliyorum" diye konuştu. Kazanlar kaynamaya başladı Konuşmanın ardından Cumalıkızık Kadın Kooperatifi Başkanı Ferhan Yoldaş tarafından 17 ilçeden özenle toplanan baharatlar çorbaya eklendi. Ardından Başkan Mustafa Bozbey, eşi Seden Bozbey ve protokol üyeleri tarafından kazanın karıştırılmasıyla ‘Dostluk Çorbası’ kaynatılmaya başlandı. Damaklarda tat bırakacak festival Bursalıların damaklarında yeni tatlar bırakmaya hazırlanan festival, Merinos B Kafe önünden başlatılan kortej yürüyüşüyle devam etti. Başkan Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey, CHP Parti Meclis Üyesi ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, turizm profesyonelleri, şefler ve vatandaşlar Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde ana sahneye kadar yürüdü. "Dünyanın farklı ülkelerinden misafirlerimizi ağırlıyoruz" Festivalin açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, her yıl daha da büyüyerek yoluna devam eden Bursa Gastronomi Festivali’nin artık kentin vazgeçilmez geleneklerinden biri haline geldiğini söyledi. Bursa’nın, Türkiye’nin gastronomi merkezlerinden biri olduğunu belirten Başkan Bozbey, "Bursa, dünün kadim lezzetlerini, bugünün zengin mutfağını, bereketli topraklarımızın mahsullerini gelecek nesillere taşıyan yepyeni bir kent hafızasına ev sahipliği yapıyor. Festivalimiz, Bursa mutfağının eşsiz lezzetlerini tanıtmanın yanı sıra yerel üreticilerimizi, işletmelerimizi ve tüm paydaşlarımızı aynı çatı altında buluşturuyor. Böylece hem kent ekonomisine hem de gastronomi turizminin gelişimine önemli katkılar sağlıyor. Festivalde yalnızca Türkiye’den değil, dünyanın farklı ülkelerinden misafirlerimizi ağırlıyoruz" dedi. "Kentimizin lezzet haritasını da kent hafızamıza yerleştireceğiz" Üç gün boyunca atölyelerden yarışmalara, tadım etkinliklerinden kültürel gösterilere, sunumlardan söyleşilere kadar 100’ün üzerinde etkinlik ile seçkin içeriklerle ziyaretçilerin keyifli anlar yaşayacağını ifade eden Başkan Bozbey, "Festival, yerelden dünyaya uzan bir lezzet şölenine dönüşecek. Bursamızın gastronomi alanındaki marka değerini yükseltecek, yerel işletmelerimizin görünürlüğünü artıracak ve ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim yaşatacak bu organizasyonla; kentimizin lezzet haritasını da kent hafızamıza yerleştireceğiz" diye konuştu. İşletmelere ‘Güvenilirlik Sertifikası’ Bu yıl festivalde özellikle öne çıkan projelerden birinin de ‘Bursa lezzet durağı’ olacağını açıklayan Başkan Bozbey, projeyle kentin zengin gastronomi mirasını korumayı, unutulmaya yüz tutmuş yemeklerini yeniden gün yüzüne çıkarmayı ve yerel işletmelerin kalite standartlarını yükseltmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Proje kapsamında kriterleri karşılayan işletmelere ‘Güvenilirlik Sertifikası’ takdim edileceğini anlatan Başkan Bozbey, "Kentimizin simgesi olmuş lezzetleri en doğru şekilde sunan işletmeler, bu proje kapsamında oluşturulan haritada yerini alacak. Hem Bursamızın marka değeri artacak hem de ziyaretçiler güvenli, kaliteli ve özgün bir gastronomi deneyimine ulaşacak. Festivalin akabinde işletmelerin başvurularını almaya başlayacağız" dedi. Festivalin bir diğer önemli ayağının da Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi olacağını söyleyen Başkan Bozbey, zirvede Bursa’nın coğrafi işaretli ürünlerinin tanıtımının, ticari değer kazanmasının, markalaşmasının ve gastronomi turizmine sağladığı katkıların ele alınacağını belirtti. Üreticilerin desteklenmesini, ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir şekilde yer bulmasını amaçladıklarını ifade eden Başkan Bozbey, "Festivalimizin içeriği bu yıl da yeni fikirlerle zenginleşiyor. Hasat etkinlikleri, interaktif sahne programları, ‘Şefler köy yollarında’ projesi, ulusal ve uluslararası şeflerin hazırlayacağı miras tabak sunumları, ilçelerimizin özgün lezzetlerinin öne çıkarılacağı etkinlikler ve gastronomi temalı film ile belgesel gösterimleri yer alıyor" diye konuştu. Bursa’nın zengin mutfak kültürünü korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için ‘Mutfak mirasına sahip çık’ programını hayata geçirdiklerini anlatan Başkan Bozbey, akademisyenleri ve öğrencileri sahada bir araya getirdiklerini ve kentin gastronomik kimliğinin kayıt altına alındığını vurguladı. Festivalden bir gün önce ‘Şefler köy yollarında’ etkinliğiyle ulusal ve uluslararası şeflerle ile sosyal medya fenomenlerinin ilçeleri ziyaret ettiğini aktaran Başkan Bozbey, "En büyük teşekkürü özveriyle çalışan üreticilerimize ediyorum. Onların emeğiyle büyüyen Bursa mutfağını şeflerimizin tanıması ve dünyaya tanıtması bizler için büyük bir gururdur. Bu sayede köylerimizin ürünleri yalnızca yerel sofralarda değil, dünyanın dört bir yanında da tanınıyor. Hem kültürümüz yaşatılıyor hem de üreticilerimizin alın terine yeni değer katılıyor" dedi. Kent belleğine, ‘Tescilden Tabağa Bursa Gastronomisi’ kitabı Bu yıl ‘Tescilden Tabağa Bursa Gastronomisi’ kitabını kente kazandırdıklarını açıklayan Başkan Bozbey, prestijli eserin Bursa’nın köklü mutfak kültürünü kayıt altına alacağını, geleneksel mirası gelecek nesillere aktaracağını ve yenilikçi tariflerle zenginleştireceğini söyledi. Üniversitelerin, resmi kurumların, meslek odalarının ve gastronomi alanındaki sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle hazırlanan eserin hem kentin lezzet dünyasına ışık tutacağını hem de Bursa’yı ulusal ve uluslararası alanda tanıtacak önemli bir kaynak olacağını ifade eden Başkan Bozbey, "4. Uluslararası Bursa Gastronomi Festivali ile Bursa’yı yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da adından söz ettiren bir gastronomi mirası durağı haline getirmeyi hedefliyoruz. Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Festivalimiz hayırlı olsun" diye konuştu. Rotam Bursa Lezzetleri Ulusal Fotoğraf Yarışması’ Konuşmaların ardından Başkan Mustafa Bozbey tarafından ‘Lezzet Durağı’ projesine destek olan Bursa Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Serkan Durmuş’a ve ‘Tescilden Tabağa Bursa Gastronomisi’ kitabının yazarı Fatih Yıldırım’a plaket verildi. ‘Rotam Bursa Lezzetleri Ulusal Fotoğraf Yarışması’ jüri üyelerine de plaket veren Başkan Mustafa Bozbey, daha sonra yarışmanın birincisi Veysel Kaya, ikincisi Emrullah Akgün ve üçüncüsü Aygül Harmancı’ya ödüllerini takdim etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.