#Gastronomi

- Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'İN GELENEKSEL LEZZETLERİ: BOYOZDAN SÖĞÜŞE UZANAN EGE SOFRASI Haber

İZMİR'İN GELENEKSEL LEZZETLERİ: BOYOZDAN SÖĞÜŞE UZANAN EGE SOFRASI

Ege mutfağının önemli merkezlerinden İzmir, yalnızca zeytinyağlıları ve ot yemekleriyle değil, kent yaşamıyla özdeşleşen boyoz, gevrek, kumru, söğüş ve lokma gibi geleneksel lezzetleriyle de dikkati çekiyor. Sabah kahvaltısından gece atıştırmalıklarına kadar günün farklı saatlerinde sofraya gelen bu tatlar, İzmir'in gastronomi kültürünün önemli bir bölümünü oluşturuyor. İzmir denildiğinde akla gelen ilk lezzetlerin başında boyoz geliyor. Kentte özellikle sabah saatlerinde tüketilen boyoz, çoğunlukla haşlanmış yumurta ve çayla birlikte servis ediliyor. İzmir Ticaret Odasının başvurusu üzerine "İzmir Boyozu", 2017'de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. İzmir'in fırın kültürünün bir başka önemli parçasını ise kentte "simit" yerine yaygın olarak "gevrek" adıyla bilinen ürün oluşturuyor. Gevrek, özellikle kahvaltıda peynir ve çay eşliğinde İzmir sofralarının klasiklerinden biri olarak tüketiliyor. KUMRU, İZMİR'İN SOKAK LEZZETLERİNİN SİMGELERİNDEN Kentin en bilinen sokak lezzetleri arasında kumru da bulunuyor. Adını kullanılan özel ekmekten alan kumrunun geleneksel biçiminde İzmir tulum peyniri, domates ve biber gibi malzemeler öne çıkarken, zaman içerisinde sucuk, salam ve kaşar peynirinin kullanıldığı sıcak çeşitleri de yaygınlaştı. Özellikle Çeşme ile özdeşleşen sıcak kumru, bugün İzmir'in birçok ilçesinde hazırlanıyor ve kenti ziyaret edenlerin tercih ettiği lezzetler arasında yer alıyor. SÖĞÜŞÜN KENT MUTFAĞINDA AYRI BİR YERİ VAR İzmir mutfağının kendine özgü lezzetlerinden biri de söğüş. Kuzu kelle etinden hazırlanan söğüşte genellikle yanak, dil ve beyin gibi bölümler kullanılıyor. İnce doğranan etler; domates, soğan, maydanoz ve baharatlarla birlikte lavaş ya da ekmek arasında servis ediliyor. Özellikle Kemeraltı ve çevresinde uzun yıllardır faaliyet gösteren söğüşçüler, bu geleneğin kentte devam etmesini sağlıyor. ZEYTİNYAĞLI YEMEKLER VE EGE OTLARI SOFRANIN VAZGEÇİLMEZİ İzmir'in gastronomi kültürü sokak lezzetleriyle sınırlı değil. Ege'nin zeytinyağı ve yabani otları da geleneksel mutfağın temel unsurları arasında bulunuyor. Şevketibostan, radika, arapsaçı, deniz börülcesi, cibez ve turp otu gibi ürünler mevsimine göre pazarlarda yerini alıyor. Otlar kimi zaman haşlanarak zeytinyağı ve limonla salata şeklinde hazırlanırken kimi zaman da sıcak yemeklerde kullanılıyor. Enginar da İzmir mutfağında önemli yere sahip ürünlerden. Özellikle Urla ve çevresinde yetiştirilen enginar, zeytinyağlı yemeklerden farklı tariflere kadar geniş bir kullanım alanı buluyor. TİRE KÖFTESİNDEN ÖDEMİŞ KÖFTESİNE İLÇELERİN DE KENDİ LEZZETLERİ VAR İzmir'in ilçeleri de kentin gastronomi haritasına farklı yemeklerle katkı sağlıyor. Tire ile özdeşleşen Tire şiş köftesi, sade hazırlanması ve servis biçimiyle öne çıkarken Ödemiş köftesi de ilçenin en tanınmış yemekleri arasında yer alıyor. Bergama tulum peyniri, Bergama köftesi ve yörede hazırlanan farklı hamur işleri de Bakırçay havzasının mutfak kültürünü yansıtıyor. İzmir tulum peyniri ise kahvaltılardan sandviçlere kadar kent mutfağında geniş yer tutuyor. LOKMA GELENEĞİ MAHALLELERDE YAŞATILIYOR İzmir'de tatlı denildiğinde öne çıkan geleneksel lezzetlerden biri lokma. Kızgın yağda pişirilen hamurun şerbetlenmesiyle hazırlanan lokma, İzmir'de yalnızca bir tatlı olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir paylaşım geleneği olarak da varlığını sürdürüyor. Düğün, sünnet, kandil ve hayır organizasyonlarının yanı sıra vefat edenlerin anısına kentin farklı noktalarında lokma döktürülerek vatandaşlara ücretsiz dağıtılması, İzmir'de sık karşılaşılan gelenekler arasında bulunuyor. ŞAMBALİ DE KEMERALTI'NIN KLASİK TATLARI ARASINDA İzmir'in geleneksel tatlıları arasında şambali de dikkati çekiyor. İrmikle hazırlanan ve şerbetlenen tatlı, özellikle Kemeraltı çevresindeki tatlıcılarda uzun yıllardır satılıyor. Üzeri genellikle badem veya fıstıkla tamamlanan şambali, yoğun kıvamı ve şerbetli yapısıyla İzmir'in sokak tatlıları arasında yer alıyor. Böylece İzmir mutfağı, boyoz ve gevrekle başlayan bir kahvaltıdan söğüş ve kumruya, Ege otlarından yöresel köftelere, lokma ve şambaliye uzanan geniş bir gastronomi kültürünü ziyaretçilerine sunuyor.

5. BURSA TURİZM ZİRVESİ BAŞLADI: TEMA, KIRSAL KALKINMA Haber

5. BURSA TURİZM ZİRVESİ BAŞLADI: TEMA, KIRSAL KALKINMA

5. Bursa Turizm Zirvesi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde (AKKM) gerçekleştirilen zirve kamu kurumları, yerel yönetimler, sektör paydaşları ve akademisyenleri bir araya getirdi. 5. Bursa Turizm Zirvesi'nin açılış törenine Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker ile çok sayıda turizm temsilcisi katıldı. Bursa Turizm Zirvesi'nin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın turizm potansiyelinin ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.Kentin tarihi ve kültürel mirası ile doğal güzelliklerinin güçlü bir girişimcilik vizyonuyla desteklenmesi gerektiğini söyleyen Başkan Burkay, Bursa'nın Osmanlı'ya başkentlik yapmış köklü tarihi, Uludağ'dan denize uzanan doğal zenginlikleri ve güçlü üretim altyapısıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Bu değerlerin doğru projelerle desteklenmesi halinde kente çok daha büyük bir ekonomik katkı sağlayacağını ifade eden Burkay, BTSO olarak bu anlayışla uzun yıllardır turizm alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. "BURSA FUAR VE KONGRE TURİZMİNDE MERKEZ OLMALI" Bursa'nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatı ve 16 milyar dolarlık ithalatıyla 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğuna dikkat çeken Burkay, bu güçlü ekonomik yapının turizm açısından da önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Burkay, "Sanayide, üretimde ve ticarette güçlü olan şehirlerin dünyadaki örneklerine baktığımızda fuar ve kongre turizminin önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz. Bursa'nın da bu alanda mutlaka merkez şehirlerden biri olması gerekiyor. BTSO olarak bugün 20'nin üzerinde uluslararası nitelikte fuarı Bursa'da gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyonlar sayesinde binlerce yabancı alıcıyı ve profesyonel ziyaretçiyi kentimizde ağırlıyoruz. Bu ziyaretçiler, klasik turist profiline göre çok daha yüksek harcama kapasitesine sahip. Dolayısıyla fuar ve kongre faaliyetleri şehrin hizmet sektörüne ve ekonomik hareketliliğine doğrudan katkı sağlıyor" dedi. "ASIL MESELE TURİSTİN BURSA'DA DAHA FAZLA KALMASI" Bursa'nın turizmde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Burkay, öncelikli hedefin ziyaretçilerin kentteki konaklama süresini artırmak olması gerektiğini belirterek, "Bursa'nın turisti şehre getirme konusunda büyük bir problemi yok. Asıl üzerinde durmamız gereken konu, gelen turistin Bursa'da daha uzun süre konaklamasını sağlayabilmek. Turizm Konseyimiz ve sektör temsilcilerimiz bu konuda yoğun bir çalışma yürütüyor. Hedefimiz Bursa turizmini daha sürdürülebilir hale getirmek ve kentimizin hem Türkiye'nin hem de dünya turizm pastasından hak ettiği payı almasını sağlamak" diye konuştu. "BİR ŞEHRİN GÜÇLÜ BİR KİMLİĞİ OLMALI" Turizmin şehirlerin uluslararası itibarı açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirten Burkay, Bursa'nın kendisini doğru anlatan güçlü bir kent kimliği oluşturması gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, şunları kaydetti: "Turizmi bir ülkenin ve bir şehrin itibarı olarak görüyorum. Nasıl evimize gelen misafiri en iyi şekilde ağırlamak istiyorsak, şehirlerimizin de ziyaretçilerine kendilerini doğru ifade edebilmesi gerekiyor. Bir şehrin güçlü bir kimliği, dili ve anlatısı olmalı. Bursa'nın bu konuda önemli bir birikimi ve kurumsal aklı var. Bursa'nın turizmde de hak ettiği noktaya en kısa zamanda ulaşacağına inanıyorum." TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizm hareketliliğinin sadece kıyı bölgeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, her kentin kendi özgün değerleriyle kalkındığı bir modele ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bursa'nın bu alandaki köklü geçmişini vurgulayan Bağlıkaya, "Bursa, tarihi birikimi, termali, kış turizmi ve gastronomi kültürüyle ülkemizin en stratejik destinasyonlarından biri. Ancak bu zenginliklerin hak ettiği düzeyde karşılık bulabilmesi; doğru bir destinasyon yönetimi, etkin pazarlama ve seyahat acentalarımız ile yerel dinamiklerin tam bir uyum içinde çalışmasıyla mümkün. Seyahat acentaları, destinasyonlara can suyu veren en temel unsurdur" ifadelerini kullandı. "BURSA TURİZMİNİ TEK ÇATI ALTINDA BULUŞTURDUK" TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker ise seyahat acentalarının sektördeki sürükleyici rolüne dikkat çekerek Bursa'da 350'ye yakın acentanın faaliyet gösterdiğini kaydetti. Bursa Turizm Platformu ile sağlanan birlikteliğin önemine vurgu yapan Eker, "Bursa çok yönlü bir turizm potansiyeline sahip. Ancak bu potansiyeli katma değere dönüştürebilmek için doğru bir destinasyon yönetimine, güçlü bir ortak akla ve tanıtım stratejisine ihtiyacımız var. Bugüne kadar düzenlediğimiz zirvelerde birçok sorunun çözüme kavuşmasını sağladık. Bu zirvemizin de Bursa'mıza ve ülke turizmimize somut katkılar sunmasını diliyorum" değerlendirmesinde bulundu. KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON VURGUSU Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, UNESCO Dünya Mirası listesindeki değerleriyle kentin dünya ölçeğinde bir cazibe merkezi olduğuna dikkat çekti. Yerel yönetimlerin sorumluluğunun hem mirası korumak hem de kentsel altyapıyı güçlendirmek olduğunu hatırlatan Çakır, "Yerel turizm kalkınması ancak kurumlar arası güçlü bir koordinasyonla mümkündür. Ulaşım ve çevre altyapısından tarihi eserlerin ihyasına, kırsal turizmden tanıtım projelerine kadar her alanda sektörümüzün yanındayız. BTSO, TÜRSAB ve sivil toplum kuruluşlarımızla yürüttüğümüz bu koordinasyonu çok kıymetli buluyoruz" açıklamasında bulundu. Açılış konuşmalarının ardından zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlara geçildi. Zirve, sektör paydaşlarının katılacağı kapanış oturumuyla sona erecek.

SOSYAL MEDYA FENOMENLERİ GASTRONOMİ FESTİVALİ İÇİN BURSA’DA Haber

SOSYAL MEDYA FENOMENLERİ GASTRONOMİ FESTİVALİ İÇİN BURSA’DA

Bursa Gastronomi Festivali heyecanı başladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin davetlisi olan ‘’influencerlar’’ (Sosyal medya fenomenleri), takipçileri için Bursa, Osmangazi, Yıldırım, Gürsu ve İnegöl’de festival katılımcısı işletmeleri ziyaret ederek, Bursa’nın mutfak lezzetlerini tattı. ''FETHEDEN LEZZETLER'' Binbir çeşit damak tadı ve yemekleri ile Bursa’nın zengin mutfak kültürünü uluslararası alana taşımak amacıyla organize edilen Bursa Gastronomi Festivali bu yıl ‘’Fetheden Lezzetler’’ temasıyla düzenleniyor. Her yıl katılımcı ve ziyaretçi sayıları artan festival, Türkiye’nin önde gelen gastromi etkinlikleri arasında yer alıyor. Asırlık lezzetleri geleceğe taşıyan festivalde her yıl yepyeni tatlar da ziyaretçilerle buluşuyor. ORTA ASYA’DAN BALKANLARA… Orta Asya ve Anadolu'dan, Balkanlar ve Kafkaslardan gelen mutfak geleneklerinin harmanlandığı ve kentin yeme içme vitrini haline gelen festivale bu yıl da çok sayıda işletmeci, aşçı ve yemek sevdalıları katılıyor. Bursa Gastronomi Festivali 'nin bu yılki ilk konukları yeme içme kültürü üzerine içerik üreten ‘’influencerlar’’ oldu. Bursa’nın farklı ilçelerindeki işletmeleri ziyaret eden içerik üreticileri deneyimlerini takipçileriyle paylaştı. SAMSA'DAN CEVABİYE; SÜT HELVASINDAN TAHİNLIYA... Özbek ekmeği olarak bilinen Samsa’dan İnegöl köftesine, Bursa’ya has süt helvası, cantık ve tahinli pideden Bosna-Hersek ve Sırbistan’ın geleneksel cevabi köftesine, onlarca lezzeti yapıldıkları mekanlarda tadan ‘’influencerlar’’ Bursa’nın zengin mutfak kültürüne hayran kaldı. DAMAK ÇATLATAN LEZZETLERİ TAKİPÇİLERİYLE PAYLAŞTILAR Sosyal medya hesaplarında Bursa’nın lezzetlerini paylaşan ‘’Bursadayedim’’isimli hesap sahibi Tuncay Dem, organizasyon hakkında şunları söyledi: Mekân sahipleriyle festival hazırlıklarını ve markaların festival sürecinde kendilerini nasıl daha iyi ifade edebilecekleri üzerine fikir alışverişlerinde bulunduk. Aynı zamanda yaptığımız paylaşımlar sayesinde festival heyecanının geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağladık. İşletmelerin hikâyelerini, ürünlerini ve Bursa’nın gastronomi kültüründeki yerlerini doğru şekilde anlatabilmek açısından önemli bir hazırlık süreci oldu.’’ HER GEÇEN YIL İLGİ ARTIYOR Bursa’nın gastronomi alanında çok güçlü bir şehir olduğunu vurgulayan Tuncay Dem, ‘‘Bursa Gastronomi Festivali hem köklü lezzetlerimizin hem de birbirinden değerli işletmelerimizin daha geniş kitleler tarafından tanınması açısından büyük bir fırsat sunuyor. Gastronomi Festivali’nden bu yana organizasyonu yakından takip ediyorum. Her geçen yıl festivalin hem katılımcı sayısı hem de gördüğü ilgi açısından büyüdüğünü görmek oldukça sevindirici. Bursa’nın lezzetlerini, işletmelerini ve bu büyük organizasyonun atmosferini sosyal medya üzerinden takipçilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz’’ dedi.

BODRUM’DA YEŞİL BODRUM MANDALİNİ İÇİN SEKTÖR BULUŞMASI Haber

BODRUM’DA YEŞİL BODRUM MANDALİNİ İÇİN SEKTÖR BULUŞMASI

Bodrum’da coğrafi işaretli Yeşil Bodrum Mandalininin gastronomi, turizm ve ticarette daha fazla kullanılması amacıyla sektör temsilcileri bir araya geldi. Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası, Bodrum Belediye AŞ, BODER ve BOYD iş birliğiyle düzenlenen “Yerel Üründen Özgün Lezzetlere” temalı buluşma, Trafo Kafe’de gerçekleştirildi. Programa Bodrum Belediye Başkan yardımcıları, meclis üyeleri, ilçe tarım ve orman müdürlüğü yetkilileri, sektör temsilcileri, üreticiler, otel yöneticileri, satın alma ve yeme içme birimlerinin temsilcileri ile basın mensupları katıldı. YEREL ÜRÜNÜN PAZAR ALANI GENİŞLETİLİYOR Etkinlikte, Yeşil Bodrum Mandalininin üretimden tüketime uzanan yolculuğu ve farklı kullanım alanları ele alındı. Program, mandalin üreticileri ile bahçelerini konu alan video gösterimiyle başladı. Ardından Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Pehlivan, mandalinin gastronomi ve ticaret başta olmak üzere farklı sektörlerde değerlendirilmesine ilişkin sunum yaptı. Pehlivan, üreticilere destek olmak amacıyla yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verirken, Yeşil Bodrum Mandalininin önce belediyeye ait işletmelerde kullanılmaya başlandığını, ardından İstanbul pazarında da yer bulduğunu ifade etti. MANDALİNATA BELEDİYE KAFELERİNDE SATILIYOR Toplantıda Bodrum mandalinasından üretilen “Mandalinata” da gündeme geldi. Kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla geliştirilen ürünün belediyeye ait kafelerde satışa sunulduğu belirtildi. Çalışmalarla birlikte Bodrum mandalinasından elde edilen ürünlerin farklı işletmelerde daha fazla kullanılması ve yerel üreticinin desteklenmesi hedefleniyor. SEKTÖR TEMSİLCİLERİNDEN DESTEK Buluşmada sektör paydaşları da Yeşil Bodrum Mandalininin geleceğine ilişkin görüşlerini paylaştı. BODER yönetim kurulu üyeleri Itır Köylü ve Yasemin Akpınar, projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. BOYD Başkanı Sabahattin Duman ise sektör olarak çalışmaya destek vermeye devam edeceklerini belirterek Bodrum Belediyesi’ne teşekkür etti. BODTO Başkanı Mahmut Serdar Kocadon da Bodrum mandalinasından farklı ürünler geliştirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Mandalin gazozu ve mandalin lokumu gibi ürünlerin yanı sıra coğrafi işaret sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kocadon, mandalinin bugün ulaştığı ürün çeşitliliğinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. YENİ İŞ BİRLİĞİ MODELLERİ DEĞERLENDİRİLDİ Programın son bölümünde Yeşil Bodrum Mandalininin farklı alanlarda kullanımına yönelik örnekler ele alındı. Üreticiler ve sektör temsilcilerinin görüşleri alınarak yerel ürünün sürdürülebilirliğini güçlendirecek yeni iş birliği modelleri üzerine değerlendirmeler yapıldı.

ŞEF EREN KAŞIKÇI KİMDİR? Haber

ŞEF EREN KAŞIKÇI KİMDİR?

Eren Kaşıkçı, MasterChef Türkiye’nin 2021 sezonunda sergilediği istikrarlı performans, sakin tavırları ve mutfak disipliniyle milyonların tanıdığı bir isim haline geldi. Yarışma boyunca takım oyunlarındaki ve bireysel etaplarda başarılı tabaklar hazırlayan Kaşıkçı, sezonu şampiyon olarak bitirdi. KAŞIKÇI'NIN EĞİTİM DURUMU VE KARİYERİ Şef Kaşıkçı, turizm ve otelcilik alanında eğitim aldı. Profesyonel kariyerinde İstanbul’daki çeşitli restoran ve otellerin mutfak ekiplerinde görev yapan ünlü şef, sıcak ve soğuk tabaklarda deneyim kazandıktan sonra Gökçeada’ya yerleşti, bir sörf otelinde başşef olarak çalıştı. MasterChef şampiyonluğunun ardından ise İstanbul’a dönen Kaşıkçı, gastronomi alanındaki çalışmalarını “Kızıl Sakal Sandviç” isimli işletmesiyle sürdürdü. Evli ve bir çocuk babası olan Kaşıkçı, Türk ve dünya mutfağını bir araya getiren tarifleriyle tanınıyordu. EREN KAŞIKÇI KAÇ YAŞINDA? 1989 yılında dünyaya geldi. 37 yaşında yaşamını yitirdi. EREN KAŞIKÇI NERELİ? Kaşıkçı, Tokatlı bir ailenin çocuğuydu. Asker bir baba ile ev hanımı bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen Kaşıkçı, babasının görevi nedeniyle çocukluk ve gençlik yıllarını farklı şehirlerde geçirdi. ÖLÜMÜ ŞÜPHELİ BULUNDU MasterChef Türkiye programında 2021 yılında birinci olan Kaşıkçı'dan acı haber geldi. Ünlü şef, İstanbul Kilyos'taki evinde hareketsiz bulundu. İhbar üzerine eve gelen sağlık ekipleri yaptıkları incelemede ünlü şefin hayatını kaybettiğini belirledi. Kaşıkçı'nın ölümü şüpheli görülürken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı.

ALİAĞA SANAT GÜNLERİ ŞAKRAN FESTİVALİYLE BAŞLADI Haber

ALİAĞA SANAT GÜNLERİ ŞAKRAN FESTİVALİYLE BAŞLADI

Aliağa Belediyesi’nin bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Aliağa Sanat Günleri, Şakran’da gerçekleştirilen Zeytin ve Deniz Festivali ile başladı. Şakran’ın kültürel değerlerini, tarihini ve zenginliklerini sanatla buluşturan festival, gün boyu söyleşilerden konserlere, sergiden halk oyunları gösterilerine kadar birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Festival programı, Şakran’ın geçmişini siyah beyaz fotoğraflarla günümüze taşıyan "Siyah Beyaz Anılar Şakran" isimli fotoğraf sergisinin açılışıyla başladı. Sergide, Şakran’ın kadim uygarlıklardan Cumhuriyet yıllarına uzanan yolculuğunun yanı sıra günlük yaşamından düğünlerine, bayramlarından balıkçılarına, öğrencilerinden köy meydanlarına kadar geçmişten izler taşıyan çok sayıda fotoğraf yer aldı. Ziyaretçilerini kimi zaman aile büyükleriyle, kimi zaman çocukluk hatıralarıyla buluşturan sergi, Şakran’ın toplumsal hafızasını gelecek kuşaklara aktaran anlamlı bir buluşmaya dönüştü. Zeytin, zeytinyağı ve Yuntdağ gastronomi kültürü konuşuldu Zeytin ve Deniz Festivali, Çınarlı Kahve’de düzenlenen "Zeytin, Zeytinyağı ve Yuntdağ Gastronomi Kültürü" başlıklı söyleşiyle devam etti. Türk Halk Müziği Sanatçısı ve Gastronomi Uzmanı Turgay Başyayla’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiye Gastronomi Yazarı Nedim Atilla ile Zeytin ve Zeytinyağı Üreticisi Reşat Şengül konuşmacı olarak katıldı. Başkan Acar: "Marka şehir için gastronomi çok önemli" Söyleşinin sonunda konuşan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın sahip olduğu yerel değerlere ve gastronomi potansiyeline dikkat çekerek, "Şakran’ımız için çok keyifli bir söyleşi oldu, çok kıymetli bilgiler aldık. Aliağa’mız tarih boyunca tarımda da öncü bir yer oldu. Aliağa olarak marka şehir olacaksak bir yandan değerlerimize sahip çıkmalı, diğer yandan gastronominin önemini göz önünde bulundurmalıyız. En önemli ürünlerimizden olan zeytinimiz ve zeytinyağımız için coğrafi işaret başvurumuzu da yaptık. Bu güzel söyleşi için çok kıymetli hocamız Nedim Atilla’ya, duayenimiz Reşat Şengül’e ve ülkemizin gastronomi alanında iyi yerlere gelmesi için mücadele veren Turgay Başyayla’ya çok teşekkür ediyorum" dedi. Diyetisyen Hatice Nur Ege’den sağlıklı yaşam için doğal reçeteler Şakran Meydanı’nda gerçekleştirilen "Sağlıklı Yaşam İçin Doğal Reçeteler" başlıklı söyleşide Diyetisyen Hatice Nur Ege, sağlıklı beslenmeye ilişkin önemli bilgiler paylaşarak katılımcılara sağlıklı tarifler verdi. Günlük yaşamda kolaylıkla uygulanabilecek beslenme önerilerini aktaran Ege, doğal ve dengeli beslenmenin sağlıklı yaşam üzerindeki önemine dikkat çekti. Söyleşinin sonunda Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Diyetisyen Hatice Nur Ege’ye katkılarından dolayı teşekkür ederek çiçek takdim etti. Şakran’da dolu dolu festival programı Festival boyunca Şakran Meydanı’nda satış stantları ve Şakran Akşam Pazarı ziyaretçilerini ağırlarken, optimist yelkenli, sörf ve flyboard gösterileri ile Şakran Halk Oyunları çocuk ve yetişkin gruplarının gösterileri programa renk kattı. Çocuklar için hazırlanan sevimli maskotlar da festivalin eğlenceli atmosferine eşlik etti. Şakran’da Sümer Ezgü ile müzik dolu final Zeytin ve Deniz Festivali’nin akşam programında müzik coşkusu yaşandı. Önce ASEV Orkestrası sahne alırken, ardından Türk Halk Müziğinin usta isimlerinden Sümer Ezgü Şakran Meydanı’nda sanatseverlerle buluştu. Sevilen eserlerini Şakranlılar için seslendiren Sümer Ezgü, performansıyla festivale müzik dolu coşkulu bir final yaşattı. Başkan Serkan Acar: "Sümer Ezgü festivalimize renk kattı" Konserin sonunda sahneye çıkan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Sümer Ezgü’ye teşekkür ederek çiçek takdim etti. Şakran’da Zeytin ve Deniz Festivali’nin uzun bir aranın ardından yeniden gerçekleştirildiğini belirten Başkan Serkan Acar, şunları söyledi: "Şakran’da Zeytin ve Deniz Festivali’ne uzun bir ara verilmişti. Bu yıl festivalimizi yeniden gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gün boyunca festival kapsamında sergiler, söyleşiler, deniz gösterileri, halk oyunları gösterileri ve konserler gerçekleştirdik. Sümer Ezgü, bu festivalde ağırlamayı çok istediğimiz bir sanatçıydı. Türk Halk Müziğinin duayeni, bölgemizin önemli bir değeri olan Sümer Ezgü’ye Şakran’ımıza gelerek festivalimize renk kattığı için çok teşekkür ediyorum."

ÇEŞME'DE DOKTORA TEZİNİ PLAJ İŞLETMESİNE DÖNÜŞTÜRDÜ Haber

ÇEŞME'DE DOKTORA TEZİNİ PLAJ İŞLETMESİNE DÖNÜŞTÜRDÜ

İzmir'in Çeşme ilçesinde plaj işletmecisi Selhan Çalıkuşu, turizm üzerine hazırladığı akademik çalışmayı hayata geçirerek güneş enerjisiyle kendi elektriğini üreten, mutfağında kullandığı sebze ve meyveleri ise tesisin arkasındaki tarlada yetiştiren çevreci bir işletme oluşturdu. Ege Üniversitesi Spor Akademisi mezunu olan ve 14 yıldır plaj işletmeciliği yapan Selhan Çalıkuşu, yüksek lisans döneminde hazırladığı "Turizmin çeşitlendirilmesi kapsamında rekreasyon turizmi: İzmir-Çeşme örneği" başlıklı tezini uygulamaya dönüştürdü. Çevre dostu anlayışla oluşturulan tesiste elektrik ihtiyacı, otopark alanına kurulan güneş enerjisi panellerinden karşılanırken, işletmenin hemen arkasındaki tarlada yetiştirilen organik ürünler mutfakta misafirlere sunuluyor. SEBZE VE MEYVELER İŞLETMENİN TARLASINDAN Tesiste domates, biber, patates, salatalık, çilek, kavun ve karpuz başta olmak üzere birçok sebze ve meyvenin organik yöntemlerle üretildiğini belirten Çalıkuşu, amaçlarının sağlıklı ve sürdürülebilir bir gastronomi deneyimi sunmak olduğunu söyledi. "Burada salmonellasız patates, oturak domates, pembe domates ve GDO'suz çeri domates üretiyoruz. Beş çeşit biberden karpuza kadar birçok ürün yetiştiriyoruz. Bunları halden alsak belki daha ucuza mal edeceğiz ama ilaç riski var. Çocuklarımıza yedirmediğimiz hiçbir şeyi misafirimize sunmuyoruz." dedi. ÇİFTÇİ KAYIT SİSTEMİ'NE DAHİL OLDULAR Tarım ve Orman Bakanlığının Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı üretim yaptıklarını belirten Çalıkuşu, ürettikleri tüm ürünlerin kayıt altında olduğunu ifade etti. Misafirlerin yalnızca deniz, kum ve güneş için değil, sağlıklı beslenme deneyimi için de tesisi tercih ettiğini aktaran Çalıkuşu, satış verilerine göre üretim planlaması yaptıklarını, ihtiyaç fazlası ürünlerin ise çalışanlar tarafından değerlendirildiğini belirtti. "TEZİM SAHADA HAYAT BULDU" Sahil kesimindeki toprak yapısına rağmen üretimi sürdürdüklerini dile getiren Çalıkuşu, tesisin hem enerji hem de gıda konusunda kendi kendine yeten bir yapıya kavuştuğunu söyledi. "Misafirlerimiz plajda vakit geçirirken bizim yetiştirdiğimiz doğal ürünleri tüketebiliyor. Tüm bu sistem yüksek lisans tezimin sahada hayat bulmuş hali. Sebze ve meyvemizi olduğu kadar elektriğimizi de kendimiz üreterek tamamen doğal ve sürdürülebilir bir yapı oluşturduk." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.