#Gazeteci

- Gazeteci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazeteci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GAZETECİ RECEP LEVENT ÖZTÜRK KİMDİR? NEDEN ÖLDÜ? Haber

GAZETECİ RECEP LEVENT ÖZTÜRK KİMDİR? NEDEN ÖLDÜ?

Gazeteciliğe 1989 yılında adım atan Recep Levent Öztürk, özellikle savaşların yaşandığı kriz bölgelerinden aktardığı haberlerle tanınıyordu. Öztürk savaş muhabirliğinin bedelini 2008 yılında Gürcistan'daki çatışmaları takip ettiği sırada uğradığı silahlı saldırıyla ödemiş ve bir gözünü kaybetmişti. O sırada Kanaltürk adına görev yaptığı bilinen Öztürk, saldırıdan sonra da sahadan ayrılmadı. Öztürk ile kameraman Güray Ervin'in hazırladığı 'Savaşta Gazeteci Olmak' başlıklı çalışma, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin 2009 Başarı Ödülleri'nde Radyo-Televizyon-Haber dalında ödüle layık görüldü. Öztürk; Afganistan, Pakistan, Orta Doğu ve farklı çatışma bölgelerinde görev yaptı. TRT Haber'de “Yardım Konvoyu” programını sunan Levent Öztürk, dünyanın farklı yerlerinde yardım çalışmalarına katıldı. Aktardığı haberler ve hazırladığı programlarla çok sayıda ödüle layık görüldü. Deneyimli muhabir Öztürk, 2026'da Beyrut'ta da savaşa dair gelişmelerini aktaran isimlerden biri oldu. Kısa ömrüne büyük mesleki başarılar sığdıran Öztürk, Afganistan'dan Pakistan'a, Orta Doğu'dan farklı çatışma bölgelerine kadar pek çok cephede görev yaptı. Öztürk'ün hayatını kaybettiği haberi, çalışma arkadaşları ve gazetecilik camiasında büyük üzüntü yarattı. RECEP LEVENT ÖZTÜRK NEDEN ÖLDÜ? Gazetecilik kariyerine 1989 yılında adım atan Recep Levent Öztürk, kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. TRT Haber Düzce temsilcilsi de yapan Öztürk'ün Akçakoca’da görevi sırasında kalp krizi geçirdiği öğrenildi. Akçakoca Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Öztürk, müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

CANLI YAYINDA OLAY SÖZLER: ORTALIK KARIŞTI! "GERİ ZEKALI, APTAL" Haber

CANLI YAYINDA OLAY SÖZLER: ORTALIK KARIŞTI! "GERİ ZEKALI, APTAL"

Sözcü TV'de yayınlanan "Sözcü Masası" programında gazeteci Can Özçelik ile ekonomi yorumcusu Selçuk Geçer arasında tartışma çıktı. Karşılıklı sözlerin sertleşmesinin ardından Geçer'in "Kalk git" dediği Özçelik stüdyodan ayrıldı. Özçelik'in yaka mikrofonunun açık kalması nedeniyle Geçer'e yönelik "Terbiyesiz adam. Geri zekalı, aptal" sözleri de canlı yayına yansıdı. Canlı yayında tarafların seslerini yükseltmesi üzerine programın moderatörü araya girerek gerginliği sonlandırmaya çalıştı. "BENİM DE BAĞIRMAM MI LAZIM?" Tartışma sırasında Özçelik, Geçer'in üslubuna tepki göstererek farklı görüşlere saygı duyulması gerektiğini söyledi. Özçelik, "Yanlış düşünüyor olabilirim sizin açınızdan ama ben böyle düşünüyorum. Sizin yaptığınız ekonomi yorumlarına ben de katılmıyorum. Ne yapacağız şimdi, benim de bağırmam mı lazım?" ifadelerini kullandı. Özçelik ayrıca kendisine saygısızlık yapılması halinde aynı şekilde karşılık vereceğini söyledi. "HADDİNİ BİL, HADSİZLİK YAPMA" Tartışmanın devamında Geçer de Özçelik'e tepki gösterdi. Özçelik'in sözlerine cevap vermek istediğini belirten Geçer, "Beyefendi, konuşacağınızı konuştunuz. Ben de cevap vereceğim" dedi. Karşılıklı konuşmanın devam etmesi üzerine Geçer, Özçelik'e "Haddini bil, hadsizlik yapma" ifadeleriyle karşılık verdi. Moderatör ise tarafların arasındaki tartışmayı sonlandırmak için müdahalede bulundu. "KALK GİT" SÖZLERİNİN ARDINDAN YAYINDAN AYRILDI Gerginliğin artması üzerine Özçelik, "Ben böyle kalamam" diyerek bulunduğu yerden kalkmaya yöneldi. Bu sırada Geçer'in Özçelik'e "Kalk git" demesi üzerine moderatör, Geçer'e bu şekilde davranamayacağını söyledi. Özçelik stüdyodan ayrılırken Geçer'in "Böyle gidersin" sözleri de yayına yansıdı. YAKA MİKROFONU AÇIK KALDI Stüdyodan ayrılan Özçelik'in yaka mikrofonunun henüz kapatılmamış olması nedeniyle tartışmanın devamındaki sözleri de canlı yayında duyuldu. Özçelik, Geçer'e yönelik "Çok saygısızsınız. Çok büyük saygısızsın. Terbiyesiz, terbiyesiz adam. Geri zekalı, aptal" ifadelerini kullandı. İki isim arasında yaşanan tartışma ve moderatörün tarafları sakinleştirmeye çalıştığı anlar canlı yayına yansıdı.

FATİH ALTAYLI AHBAP SORUŞTURMASINDA İFADE VERDİ Haber

FATİH ALTAYLI AHBAP SORUŞTURMASINDA İFADE VERDİ

Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Altaylı'nın ifade'si alındı. Altaylı, Levent'i mesleği nedeniyle daha önceden tanıdığını ancak kendisiyle ilk kez 2021 yılında yaptığı bir program vesilesiyle görüştüğünü anlattı. Levent hakkında geçmişten kaynaklanan soru işaretlerinin bulunduğunu söyleyen Altaylı, Ahbap'ın özellikle orman yangınları sırasında gerçekleştirdiği çalışmaların kamuoyunda derneğe yönelik güven oluşturduğunu ifade etti. "AHBAP'A KARŞI BİR SEMPATİ OLUŞTU" Altaylı, 2020'de ülke genelinde meydana gelen orman yangınları sırasında Ahbap'ın çalışmalarının kendisinde ve kamuoyunda olumlu bir izlenim oluşturduğunu belirtti. Altaylı, "Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" ifadelerini kullandı. 6 Şubat depremlerinin ardından da derneğin yardım faaliyetlerinin öne çıktığını anlatan Altaylı, oluşan güven ortamı nedeniyle Ahbap hakkında olumlu ifadeler kullanmış olabileceğini söyledi. "ÇOK İYİ DENETLENMESİ GEREKTİĞİNİ SAVUNDUM" Altaylı, buna karşın Ahbap'ın mali açıdan denetlenmesi gerektiğini geçmişte de dile getirdiğini savundu. Levent'e yönelik bir yazısında "Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın" minvalinde ifadeler kullandığını anlatan Altaylı, bunun ardından Levent'in kendisiyle iletişimini kestiğini ileri sürdü. Altaylı, daha sonraki süreçte de Ahbap'ın bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesi ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunduğunu söyledi. LEVENT İLE ARALARINDAKİ MESAJLAŞMAYI ANLATTI Altaylı, birkaç ay önce kaleme aldığı başka bir yazıda da Ahbap'ın hesap vermesi gerektiğini gündeme getirdiğini belirterek, bunun üzerine Levent'in kendisine mesaj gönderdiğini anlattı. Levent'in kendisine denetim geçirdiklerini ve hesapları kamuoyuna açıklayacağını söylediğini aktaran Altaylı, kendisinin ise büyük denetim firmalarıyla çalışılması ve mali bilgilerin açık şekilde yayımlanması gerektiğini söylediğini ifade etti. Altaylı, bu görüşmeden bir süre sonra Levent'in gözaltına alındığını ve soruşturmayı kamuoyuyla birlikte medyadan takip ettiğini belirtti. "MADDİ OLARAK HERHANGİ BİR YARDIMIM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR" 6 Şubat depremlerinin ardından ülkede olağanüstü bir ortam oluştuğunu dile getiren Altaylı, o dönemde yardım çalışmalarına katılan kişi ve kuruluşların faaliyetlerini duyurmaya çalıştıklarını söyledi. Ahbap'a verdiği desteğin maddi olmadığının altını çizen Altaylı şöyle konuştu: "Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim." Altaylı, Ahbap tarafından toplanan yardımların daha sonra ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığını kendisinin araştırmadığını, böyle bir denetimi gerçekleştirecek yetki ve imkâna sahip olmadığını ifade etti. Yazılarında ve YouTube yayınlarında derneğin profesyonel şekilde denetlenmesi gerektiğini savunduğunu belirten Altaylı, denetim raporlarının da kamuoyuyla paylaşılmasını istediğini kaydetti. "HAK ETMEDİĞİ BİR DESTEK VERMİŞİM" Altaylı, geçmişteki yayın ve sosyal medya paylaşımlarını, "Her insan ikinci bir şansı hak eder" düşüncesiyle yaptığını belirterek, gelinen noktada bu desteğinden pişman olduğunu söyledi. Altaylı ifadesinde şunları kaydetti: "Şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü, hatta pişmanlık duyuyorum." Altaylı, ifadesinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.

İFADE VEREN FATİH PORTAKAL'IN İLK SÖZLERİ: PİŞMANIM! Haber

İFADE VEREN FATİH PORTAKAL'IN İLK SÖZLERİ: PİŞMANIM!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında Gazeteci Fatih Portakal ifade vermek üzere Çağlayan Adliyesi'ne geldi. Portakal, işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı. Adliye önünde açıklama yapan Portakal, "Kendime kızıyorum aslında. Daha fazla sorgulayabilirdik ama kendime üzülüyorum, bu insanlar iyi niyetlerimizi sömürdüğü için" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında Ece Üner, Fatih Portakal, Feyza Altun, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter'in ifadelerine başvurulacağı öğrenilmişti. Bu kapsamda, Gazeteci Fatih Portakal, savcılıkta ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Portakal, 1 buçuk saate yakın bir süre ifade vermesinin ardından adliyeden ayrıldı. "SORGULAYABİLİRDİK AMA KENDİME ÜZÜLÜYORUM, BU İNSANLAR İYİ NİYETLERİMİZİ SÖMÜRDÜĞÜ İÇİN" Öte yandan, Fatih Portakal adliye çıkışında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Portakal, "Belki bir iki kez konuştuk. Sohbet bile ediyorduk. Pişman olduğumu söyledim, 2023 yılında ki şartlara baktığımda o yıllarda iyi bir dernek olarak görünüyordu ama bugüne gelip baktığımızda ne yazık ki ortaya çıkan tablo üzücü. Kendime kızıyorum aslında, yukarıda verdiğim ifadede aynı şekilde. Daha fazla sorgulayabilirdik ama kendime üzülüyorum, bu insanlar iyi niyetlerimizi sömürdüğü için" şeklinde konuştu.

RASİM OZAN KÜTAHYALI'NIN CEZAEVİ DEĞİŞTİ Haber

RASİM OZAN KÜTAHYALI'NIN CEZAEVİ DEĞİŞTİ

Adana merkezli 21 ilde düzenlenen yasa dışı bahis ve dolandırıcılık operasyonu kapsamında tutuklanan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın, Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi’nden İstanbul’daki Maltepe Cezaevi’ne nakledildiği öğrenildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 14 Mayıs’ta operasyon düzenlenmişti. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yasa dışı bahis”, “bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlamalarına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Selahattin A.U. ile gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu 161 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 7’si savcılık talimatıyla serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen 154 kişiden Kütahyalı’nın da aralarında bulunduğu 135 şüpheli tutuklanmıştı. 9 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. NAKİL GEREKÇESİ OLARAK HAMİLE EŞ İDDİASI Tutuklanmasının ardından Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi’ne gönderilen Rasim Ozan Kütahyalı’nın daha sonra İstanbul Maltepe Cezaevi’ne nakledildiği bildirildi. Nakil kararının gerekçesi olarak ise eşinin hamile olması gösterildiği iddia edildi.

TÜRK GAZETECİLER İSRAİL'DE GÖZALTINA ALINDI Haber

TÜRK GAZETECİLER İSRAİL'DE GÖZALTINA ALINDI

İsrail’de canlı yayın sırasında gözaltına alınan CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman hakkında Türkiye’den art arda açıklamalar geldi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. CANLI YAYIN SIRASINDA GÖZALTI CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ile kameraman Halil Kahraman’ın İsrail’de görev yaptıkları sırada gözaltına alındığı bildirildi. Olayın canlı yayın esnasında gerçekleştiği belirtilirken, gözaltının gerekçesine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Yaşanan gelişme sonrası Ankara’dan diplomatik ve siyasi düzeyde tepkiler geldi. DURAN: “GEREKLİ GİRİŞİMLERİ YAPIYORUZ” İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Duran açıklamasında, “İsrail’in hakikati gizlemek için basına yönelik saldırılarından biri ile daha karşı karşıyayız. CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ın İsrail’de gözaltına alındığını öğrendim. Gazeteci arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması için gerekli girişimleri yapıyor ve konuyu hassasiyetle takip ediyoruz” ifadelerini kullandı. ÖMER ÇELİK: “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE SALDIRI” AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de konuya ilişkin değerlendirmede bulundu. Çelik, gözaltı kararının kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi: “İsrail güçlerinin CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ı gözaltına alması basın özgürlüğüne saldırıdır. Bu gözaltı kararı kabul edilemez. Gazetecilerin bir an evvel serbest bırakılması gerekir. Konuyu yakından takip ediyoruz.” DİPLOMATİK SÜREÇ İZLENİYOR Gazetecilerin serbest bırakılması için diplomatik girişimlerin başlatıldığı belirtilirken, gelişmelerin Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar tarafından yakından takip edildiği öğrenildi. Olayın uluslararası basın özgürlüğü çerçevesinde nasıl yankı bulacağı ise merak konusu.

OSMANGAZİ'DE 1 KİTAP 1 YAZAR BULUŞMALARI SÜRÜYOR Haber

OSMANGAZİ'DE 1 KİTAP 1 YAZAR BULUŞMALARI SÜRÜYOR

Osmangazi Belediyesi, gazeteci ve kurumsal iletişimci olarak 20 yıldır görev yapan Cansel Oruç’un mesleki birikiminden yola çıkarak kaleme aldığı ‘Başarmaktan Kokma’ adlı kitabı için söyleşi ve imza günü düzenledi. Hasan Âli Yücel Dünya Klasikleri Kütüphanesi’nde gerçekleşen programa Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra öğrenciler ve kitapseverler katılım gösterdi. Etkinlik kapsamında Cansel Oruç, kitabının yazım serüvenini ve okurlarına vermek istediği temel mesajları dile getirdi. Özellikle iş hayatına yeni adım atmaya hazırlanan gençlere ve yaşadığı başarısızlıklar nedeniyle umutsuzluğa kapılanlara seslenen Oruç, başarısızlığın korkulacak bir durum değil, aksine başarıya giden yolun önemli bir parçası olduğunun altını çizdi. "Başarısızlıktan Kokma Mesajı Veriyorum" Kitabının kişisel gelişim üzerine olduğunu ifade eden Gazeteci-Yazar Cansel Oruç, sözlerine şu şekilde devam etti: "Kitap özellikle toplumda tabu haline gelen başarısızlık konusuna odaklanıyor. Kitapta ‘Başarmaktan Korkma’ diyoruz fakat aslında vermek istediğimiz temel mesaj ‘Başarısızlıktan Korkma’. Ayrıca kitapta başarı ve başarısızlık kavramlarının ne olduğu, iletişim dili, peşin hükümler gibi konulara da değiniyorum. Bu kitabı yazmaya karar vermemde en büyük destekçilerim iletişim duayeni Betül Mardin ve usta sanatçı Haldun Dormen oldu. İçerikle ilgili sorular hazırladım. Bu soruları Betül Mardin ile Haldun Dormen’in yanı sıra Emre Alkin, Gökhan Dumanlı, Murat Kolbaşı ve İlknur Güntürkün Kalıpçı yanıtladı. ‘Kişisel gelişim’ ifadesi bazen insanları ürkütebiliyor; ancak ben bu kitapta yalnızca öneriler sunuyorum. Basın sektörü ve kurumsal iletişim alanındaki yıllara dayanan bilgi ve tecrübelerimi aktardım. Bu benim ilk kitabım. Şu anda ikinci kişisel gelişim kitabım üzerinde de çalışıyorum. Aynı zamanda söyleşi ve imza gününü düzenlediği için Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum." Samimi atmosferde gerçekleşen program sonunda ise Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, günün anısına Gazeteci-Yazar Cansel Oruç’a hediye takdiminde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.