#Gazi Üniversitesi

- Gazi Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazi Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ENGELLERİ AZMİYLE AŞTI AVRUPA ŞAMPİYONASINA HAZIRLANIYOR Haber

ENGELLERİ AZMİYLE AŞTI AVRUPA ŞAMPİYONASINA HAZIRLANIYOR

Engelleri aşarak ulusal ve uluslararası müsabakalarda toplam 95 madalya kazandı. Elleri ve ayakları olmadan dünyaya gelen milli yüzücü Hamit Demir, şimdi gözünü 14 Eylül’de Türkiye’de düzenlenecek Para Yüzme Avrupa Şampiyonası’na çevirdi. Başarılı sporcunun bir diğer hedefi ise 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’nda derece elde etmek. 34 yaşındaki milli yüzücü Hamit Demir, aynı zamanda insanlara başarı hikayesini ve azmini daha geniş kitlelere ulaştırmak için ileride milletvekili olmayı hedeflediğini söyledi. “YARADAN ÇOK GÜZEL BİR HİKAYE YAZMAMI İSTEDİ” Ailesinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldiğini ve kardeşlerinde benzer bir engel bulunmadığını belirten Hamit Demir, “Bu engelleri aşmam gerekiyordu. Yaradan bu şekilde vücut bulmamı, ruhumun bu bedene girmesini istedi ve bunları aşıp çok güzel bir hikaye yazmamı istedi. Ben buna inanıyorum. Ve yazdım da. Birçok başarı elde ettim. Protezlerimi rahat kullanabilmek için yüzme branşına başladım” dedi. “YÜZMEDE DÜNYA VE AVRUPA ŞAMPİYONLUKLARI ELDE ETTİM” Sporun hayatının önemli bir parçası olduğunu dile getiren Demir, “Sanatın da yine aynı şekilde her alanında varım. Protezlerimi rahat kullanabilmek için başladığım yüzme branşında dünya ve Avrupa’da şampiyonluklar elde ettim. Bu benim için ve ülkem için çok büyük bir gurur. Bunları iki elim ve iki ayağım olmadan yaptım. Bir tarih yazdım, bir başarı hikayesi yazdım” ifadelerini kullandı. “ENGELLİ OLMAYAN ARKADAŞLARIMLA MÜCADELE ETTİM” Eğitim hayatının herkes gibi geçtiğini anlatan Hamit Demir, “Engelli olmayan arkadaşlarımla aynı amaç için mücadele ettik. Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldum. Aynı üniversitede Siyaset ve Sosyal Bilimler alanında yüksek lisans yaptım. Tezimi engellilerin anayasal ve yasal hakları üzerine yazdım. Şu anda da bir devlet kurumunda şef olarak görev yapıyorum” diye konuştu. “TİYATROYU ÇOK SEVİYORUM” Amatör olarak tiyatroyla da ilgilendiğini belirten Demir, “Güzel ülkemizin birçok ilinde bu sanatı icra ediyoruz. Orada da çok güzel tecrübeler ve kazanımlar elde ediyoruz. Çünkü spordan farklı bir alan” dedi. “YÜZMEYİ 6 AYDA ÖĞRENİP İLK ŞAMPİYONLUĞUMU BREZİLYA’DA KAZANDIM” Ulusal ve uluslararası organizasyonlarda toplam 95 madalya kazandığını belirten Hamit Demir, aynı zamanda karate Türkiye şampiyonu olduğunu ve Ankara’da oturarak voleybol branşının gelişmesine katkı sunduğunu söyledi. Yüzmeyi öğrenme sürecinin oldukça zorlu geçtiğini anlatan Demir, “Yüzmeyi öğrenmem 6 ay sürdü. Çok zorlandım ama iradeyle, başarma azmiyle ilk şampiyonluğumu Brezilya’da elde ettim. Bu benim için çok değerliydi. Başaracağımı biliyordum” şeklinde konuştu. “ÖNEMLİ OLAN BAŞARMA AZMİYDİ” Brezilya’da kazandığı altın madalyanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Demir, ailesinin her zaman yanında olduğunu belirterek, “Başarı da bu iradenin zirvesinde gelen bir temsil oldu” dedi. “LOS ANGELES PARALİMPİK OYUNLARI’NDA YER ALMAK İSTİYORUM” Hedefinin 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi temsil etmek olduğunu söyleyen Hamit Demir, “Eylül ayında Kocaeli’nde düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyorum. Daha önce olimpiyat tecrübem olmadı ama bu yer alamayacağım anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı. “MİLLETVEKİLİ OLMAK İSTİYORUM” Birçok insana dokunmaya devam etmek istediğini belirten Demir, “Bunu daha etkin ve daha güçlü şekilde yapmak için milletvekili kimliğiyle hizmet etmek en büyük temennim” dedi. Demir ayrıca, kimsenin birbirini ötekileştirmediği ve insanların birbirini anlayabildiği günler temennisinde bulundu.

DİYANET’İN HAC ORGANİZASYONUNDA TORPİL İDDİASI Haber

DİYANET’İN HAC ORGANİZASYONUNDA TORPİL İDDİASI

Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzlerce sağlık çalışanı, Hac sınavının şeffaf yapılmadığı, bazı kişilere torpil uygulandığı ve değerlendirme sürecinin adaletten uzak olduğu iddialarıyla isyan etti. Sınava girenlerin oluşturduğu WhatsApp gruplarındaki tartışmaların kamuoyuna yansımasının ardından tepkiler daha da büyüdü. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Bize gelen bilgiler ve yazışmalar, hac görevine seçilecek personelin adil bir sınav sistemiyle değil, belirli listeler üzerinden seçildiğini gösteriyor” dedi. TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN GELDİLER, UMUTLARI BOŞA ÇIKTI 30 Kasım 2025’te Ankara’da Gazi Üniversitesi Ölçme ve Değerlendirme Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde yapılan sınavda, ebe, hemşire, sağlık memuru, paramedik, ATT, laboratuvar ve diş teknisyenleri ile hasta bakıcılar yer aldı. Ancak sınav sonrası oluşturulan Whatsapp grubunda, sınavın hazırlık süreci ve değerlendirme aşamaları hakkında dile getirilen iddialar olayın seyrini değiştirdi. Bazı adayların sınavın içeriği ve uygulanışıyla ilgili eleştirilerinin ardından gruptan çıkarıldığı, bir yönetici tarafından “Hesabını soracağız, hepimize sorulacak bu işin hesabı” şeklinde tehdide varan ifadelerin kullanıldığı ortaya çıktı. DOĞRUYOL: “HER YIL AYNI KİŞİLER GÖREV ALIYOR, YILLARDIR BEKLEYENLER ELENİYOR” Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, sınavın ardından gelen şikayetlerin çok ciddi olduğunu vurgulayarak şu açıklamaları yaptı: “Sağlık personelinin en çok hayal kurduğu alanlardan biri hac organizasyonlarında görev almaktır. Ancak her yıl aynı senaryo ile karşılaşıyoruz. Aynı kişilerin sürekli görevlendirilmesi, yeni başvuranların sistematik şekilde elenmesi, liyakatin değil ilişkilerin ön planda tutulduğu bir yapı iddiası, artık gizlenemez hale geldi.” “Sınava giren sağlık çalışanlarının dahil olduğu Whatsapp grubunda, ‘Suudi Arabistan’dan acil emir geldi, acele etmek zorunda kaldık’ gibi ifadelerin paylaşıldığı, sınavın altyapısının sağlam oluşturulmadığı yönünde konuşmaların geçtiği tarafımıza iletildi. Eğer böyle bir emir geldiyse dahi bu, plansızlık ve yönetim eksikliği göstergesidir.” “KİMLER DEĞERLENDİRİYOR, NEYE GÖRE SEÇİLİYOR?” Doğruyol, sınav sonrası değerlendirme sürecinin tamamen kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü ve bunun ciddi bir güven sorunu doğurduğunu belirterek şöyle devam etti: “Sağlık personelinin değerlendirmesini yapan komisyonun kimlerden oluştuğu, hangi kriterlerle seçim yaptığı, değerlendirme sonuçlarının neye göre açıklandığı kamuoyuna net biçimde açıklanmalı. Aksi halde bu tür organizasyonlar kamuoyunun gözünde meşruiyetini yitirir.” “Ambulans şoförlerinin yerine din görevlilerinin ambulans kullanmak için görevlendirildiğine dair iddialar bile liyakat sisteminin çöktüğünü göstermektedir. Alan dışı görevlendirmeler, sadece dini değil, sağlık açısından da sorumluluk doğurur.” “SINAVA GİTMEK İÇİN EKONOMİK ZORLUKLAR DA VAR” Sadece sınavın içeriği ve adaleti değil, lojistik sürecin de sağlık personelleri üzerinde büyük bir yük oluşturduğuna dikkat çeken Doğruyol, şu ifadeleri kullandı: “Ülkenin en doğusundan en batısına kadar yüzlerce sağlık çalışanı, sınav için Ankara’ya geldi. Yol, konaklama, izin ayarlama derken ciddi bir ekonomik ve psikolojik yük altına girildi. Bu yükün sonunda adil bir değerlendirme yapılmadığına inanmak, personelin motivasyonunu yok ediyor.” TEHDİTKÂR DİL, BASKI VE SUSTURMA ÇABASI: “KONUŞAN GRUPTAN ATILIYOR” Sınav sonrası oluşturulan Whatsapp grubunda, katılımcılar arasında ciddi tartışmalar yaşandığı, sınavın içeriği ve sonuçlarıyla ilgili sorular soran bazı personelin susturulduğu, hatta gruptan çıkarıldığı öne sürüldü. Grup yöneticilerinden birinin, “Hesabını vereceksiniz, bu işin arkasını bırakmayacağız” gibi tehdit içeren mesajlar yazdığı da ekran görüntüleriyle basına sızdı. Bu durum, sağlık çalışanları arasında “Bu sınav zaten formaliteydi, isimler önceden belliydi” algısına yol açtı. KAMUOYU ŞEFFAFLIK BEKLİYOR Sınav sürecindeki tüm bu iddialar ışığında, gözler Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Sağlık Bakanlığı yetkililerine çevrildi. Toplumda büyük ilgi gören hac görevlendirmeleri konusunda, şeffaflık, eşitlik, liyakat ve denetlenebilirlik talep ediliyor. Doğruyol açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz sağlık çalışanlarının sesi olmaya devam edeceğiz. Kimse görev almak için yıllarca bekleyen sağlık emekçisini görmezden gelemez. Diyanet ve Sağlık Bakanlığı bu konuda net bir açıklama yapmalı, yazılı sınavla ilgili bütün süreç şeffaf şekilde kamuoyuna sunulmalı. Aksi halde, hac gibi kutsal bir görevin bile itibarına zarar verilir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.