#Geçim Kaynağı

- Geçim Kaynağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geçim Kaynağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİR İNEĞİ TELEF OLDU, 7 İNEK VE 5 BUZAĞI SAHİBİ OLDU Haber

BİR İNEĞİ TELEF OLDU, 7 İNEK VE 5 BUZAĞI SAHİBİ OLDU

Yüksekova ilçesine yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Yeniışık köyünde yaşayan Ayni Özbek'in ailesinin tek geçim kaynağı olan ineği, yaklaşık 200 metrelik uçurumdan yuvarlanarak telef oldu. İneğinin ardından gözyaşı döken Özbek'in yaşadıklarının basına yansıması üzerine Yüksekova Kaymakamlığı ve hayırsever vatandaşlar harekete geçti. Yüksekova Kaymakamı Volkan Hülür, eşi Kübra Hülür ve Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürü Murat İnan, Yeniışık köyünde Özbek ailesini ziyaret etti. Kaymakamlık ile hayırseverlerin katkılarıyla temin edilen 7 inek ve 5 buzağı olmak üzere toplam 12 büyükbaş hayvan aileye teslim edildi. "DEVLETİMİZİN ŞEFKAT ELİ HER ZAMAN VATANDAŞIMIZIN ÜZERİNDEDİR" Yüksekova Kaymakamı Volkan Hülür, olayın ardından hızlı şekilde harekete geçildiğini belirterek, bakanlar ve bakan yardımcılarının da süreci yakından takip ettiğini söyledi. Hülür, "Konunun basına yansımasının ardından bakanlarımız ve bakan yardımcılarımız da bizzat bizleri arayarak süreç hakkında bilgi aldılar. Ayni teyzemize selamlarını ileterek mağduriyetin giderilmesi hususunda ne gerekiyorsa yapılması yönünde talimatlarını verdiler" dedi. Ailenin geçim kaynağını yeniden oluşturmak için devletin imkanlarının yanı sıra hayırseverlerin de desteğinin sağlandığını anlatan Hülür, 7 inek ve 5 buzağının aileye teslim edildiğini ifade etti. Kaymakam Hülür, "Bir ailemizin geçim kaynağını kaybetmesine, teyzemizin gözyaşı dökmesine gönlümüz razı gelemezdi. Devletimizin şefkat eli her zaman ve her insanımızın üzerindedir" ifadelerini kullandı. "İNEĞİMİ KAYBETTİĞİMDE DÜNYAM BAŞIMA YIKILMIŞTI" Yeni hayvanlarına kavuşan Ayni Özbek ise yaşadığı mutluluğu dile getirerek Yüksekova Kaymakamlığına, hayırseverlere ve sesini duyuran basın mensuplarına teşekkür etti. Özbek, "Gözüm gibi baktığım, çocuklarımın ve torunlarımın nafakasını çıkardığım ineğim uçurumdan düşüp ölünce ciğerim yandı. O an ne yapacağımı, çocuklarımı nasıl geçindireceğimi bilemedim" diye konuştu. Yapılan yardımın ardından büyük mutluluk yaşadığını belirten Özbek, "Allah razı olsun, sesimizi duydular ve bize el uzattılar. İneğimi kaybettiğimde dünyam başıma yıkılmıştı ama şimdi bana verilen hayvanlarla dünyalar benim oldu. Devletimize, kaymakamımıza ve vesile olan herkese dualar ediyorum" dedi. Yapılan destekle Özbek ailesinin yeniden hayvancılıkla geçimini sürdürebilmesinin önü açılırken, köy sakinleri de Kaymakamlığa, ilgili kurumlara ve hayırseverlere teşekkür etti.

HAKKARİLİ ANNENİN GÖZYAŞLARI YÜREK BURKTU Haber

HAKKARİLİ ANNENİN GÖZYAŞLARI YÜREK BURKTU

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, ailesinin tek geçim kaynağı olan ineğin uçurumdan düşerek telef olması üzerine 7 çocuk annesi Ayni Özbek'in gözyaşı dökmesi görenlerin yüreğini dağladı. İlçeye 30 kilometre mesafedeki Yeniışık köyünde yaşayan Özbek ailesinin bin bir emekle büyüttüğü ve evlerinin adeta neşesi olan inek, otladığı sırada dengesini kaybederek yaklaşık 200 metreden uçuruma yuvarlandı. İneğin telef olduğunu öğrenen 7 çocuk annesi Ayni Özbek, olayın yaşandığı sarp araziye koştu. Yıllardır gözü gibi baktığı, ailesinin geçimini ve torunlarının sütünü sağladığı ineğinin telef olduğunu gören Özbek, gözyaşı dökerek uzun süre başından ayrılamadı. "Benim dünyam başıma yıkıldı" Yaşadığı derin üzüntüyü anlatan Ayni Özbek, sabah saatlerinde aldığı haberle adeta yıkıldığını dile getirdi. Ailesinin tek geçim kaynağını kaybetmenin çaresizliğini yaşadığını belirten Özbek, duygularını şu sözlerle aktardı: "Sabah saatlerinde ineğimizin, o bizim tek dayanağımızın ölüm haberini aldığımda dünyam başıma yıkıldı. Dik dağlardan 200 metre yuvarlanıp can vermiş. Ailece büyük bir acı ve çaresizlik içindeyiz çünkü bizim ondan başka hiçbir tutunacak dalımız yoktu. Haberi alır almaz düştüğü yere koştum. Şimdi onu burada böylesine çaresizce nasıl bırakıp gideceğimi bilmiyorum. Evlatlarım, oğlum hepimiz bu ineğin sütüyle, bereketiyle geçiniyorduk. Şimdi ne yapacağız? Çok mağduruz." "Çocuğumuzun sütü bile kesildi" Annesinin saatlerce telef olan hayvanın başında çaresizce gözyaşı döktüğünü söyleyen İshak Özbek, "İneğimiz her zamanki gibi sabahın erken saatlerinde otlamak için meraya çıkmıştı. Sanırım sabah saat 08.00 sularında o dik uçurumdan dengesini kaybedip düşmüş. Biz öğlen saatlerinde yanına vardığımızda karşılaştığımız manzara karşısında adeta donup kaldık. Annem saatlerdir o soğuk kayalıkların üzerinde oturmuş, can dostunun başında durmaksızın ağlıyor. Bu inek sadece bir hayvan değildi, bizim evimizin rızkıydı. Şimdi küçücük çocuğumuzun içeceği bir damla süt bile kesildi. Tamamen çaresiz ve mağdur durumdayız" dedi.

88 YAŞINDAKİ HAKİ DEDE 78 YILDIR SEPET ÖRÜYOR Haber

88 YAŞINDAKİ HAKİ DEDE 78 YILDIR SEPET ÖRÜYOR

Tam 78 yıldır el emeği göz nuruyla sepet ören Haki dede, artık bu işi geçim kaynağı olarak değil, hayata tutunmanın bir yolu olarak sürdürüyor. 10 YAŞINDA BAŞLADI, HALA BIRAKMADI Sepet örme sanatını daha 10 yaşındayken, annesinin isteğiyle fındık dallarını kullanarak öğrenen Atasever, o dönemde ördüğü sepetleri ipe dizerek şehir merkezinde satmaya başladı. Çocuk yaşta kazandığı bu beceri, onun hayat yolculuğunun da temel taşlarından biri oldu. “Askerliğe kadar sepet örerek para biriktirdim” diyen Haki dede, 1958 yılında askerlik görevini tamamladıktan sonra bir süre daha sepet örmeye devam etti. Ardından evlenip inşaat sektöründe çalışmaya başlayan Atasever, hem geçimini sağladı hem de fırsat buldukça sepet örmeye devam etti. PLASTİK MALZEMEYE GEÇİŞ: “FINDIK DALININ İŞÇİLİĞİ ZOR” İlerleyen yaşıyla birlikte inşaat işlerine devam edemeyen Haki dede, şimdi evinin yanına kurduğu küçük atölyede plastik malzemelerden sepet örüyor. Artık fındık dallarının işçiliğinin kendisini yorduğunu söyleyen Atasever, “Plastik daha hafif ve kolay. Eskiden satmak için yapardım, şimdi sadece vakit geçirmek için örüyorum” diyor. Zamanla geleneksel sepetlerin yerini torba ve çuvallar alınca, satışların da azaldığını belirten Atasever, “Eskiden fındık zamanı bir sezonda 300 tane satardım. Şimdi o da kalmadı. Ama alışkanlık oldu. Elim boş durmasın diye devam ediyorum” sözleriyle, emeğe ve üretmeye duyduğu bağlılığı ifade ediyor. “BU İŞ SAYESİNDE EVLENDİM, EV YAPTIM, ÇOCUK BÜYÜTTÜM” Hayatını sepet örerek ve inşaatlarda çalışarak geçiren Atasever, sepetlerin sadece bir zanaat değil, aynı zamanda ailesinin geçim kaynağı olduğunu da vurguluyor. “Sepet örerek evlendim, ev yaptım, çocuk büyüttüm. Şimdi artık her şey değişti. Ama ben hâlâ bu işle oyalanıyorum. Hayat böyle bir şey” diyor. Sepet örme zanaatının artık unutulmaya yüz tuttuğuna da dikkat çeken Atasever, genç nesillerin bu geleneksel el sanatlarına ilgi göstermemesinden dolayı üzüntülü olduğunu söylüyor. “Keşke bu işi öğrenmek isteyen biri çıksa da ben de öğretebilsem” diyerek, bilgisini ve emeğini paylaşmaya hazır olduğunu dile getiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.