#Geri Dönüşüm

- Geri Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geri Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OSMANGAZİ BELEDİYESİ'NDEN ZİRAİ ATIKLARA ÇEVRECİ ÇÖZÜM Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ'NDEN ZİRAİ ATIKLARA ÇEVRECİ ÇÖZÜM

Osmangazi Belediyesi, tarımsal üretimin çevreye olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla kırsal mahallelerde zirai ilaç ambalajlarının güvenli şekilde toplanmasını sağlayacak yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Tarımsal sulama ve ilaçlama su dolum noktalarına yerleştirilen özel geri dönüşüm konteynerleriyle tehlikeli atıkların doğaya karışmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. ZİRAİ ATIKLAR ARTIK KONTROLLÜ ŞEKİLDE TOPLANACAK Çevrenin korunması ve sürdürülebilir tarımın desteklenmesi amacıyla başlatılan proje kapsamında, çiftçilerin yoğun olarak kullandığı sulama ve ilaçlama noktalarına zirai atık konteynerleri yerleştirildi. İlk etapta Gündoğdu, Çağlayan, Armutköy, Çeltik, Çukurca, Dereçavuş ve Ahmetbey mahallelerinde uygulamaya alınan sistemin ilerleyen süreçte diğer kırsal mahallelere de yaygınlaştırılması planlanıyor. TOPRAK VE SU KAYNAKLARI KORUNACAK Projeyle birlikte zirai ilaç kutuları ve kimyasal atıkların dere yataklarına, tarım arazilerine veya boş alanlara bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Belirli aralıklarla özel ekipler tarafından toplanacak atıklar, lisanslı bertaraf tesislerine gönderilerek çevre mevzuatına uygun şekilde imha edilecek. SIFIR ATIK HEDEFİNE KATKI Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, zirai atıkların toprağa, yer altı ve yer üstü sularına karışmasının ciddi çevre sorunlarına yol açtığını belirterek, belediye tarafından toplanan atıkların lisanslı tesislerde güvenli şekilde bertaraf edileceğini söyledi. Sütçüoğlu, üreticilere atıkları gelişigüzel doğaya bırakmamaları, yakmamaları ve evsel atıklarla karıştırmamaları çağrısında bulundu. MUHTARLARDAN PROJEYE DESTEK Çeltik Mahallesi Muhtarı Cemal Kaymak, uygulamanın tarım bölgeleri için önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade ederek, çevre kirliliğinin önlenmesine katkı sağlayacağını söyledi. Gündoğdu Mahallesi Muhtarı Savaş Özkan da çiftçileri zirai ilaç ambalajlarını konteynerlere bırakmaya davet ederek, doğanın korunması konusunda herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Osmangazi Belediyesi, çevre dostu projeleriyle hem tarımsal üretimi desteklemeyi hem de gelecek nesillere daha temiz ve sağlıklı bir çevre bırakmayı amaçlıyor.

NİLÜFER'DE 2 HAFTADA 7 BİN TON ATIK KİTAP TOPLANDI Haber

NİLÜFER'DE 2 HAFTADA 7 BİN TON ATIK KİTAP TOPLANDI

Nilüfer Belediyesi’nin çevre bilincini artırmak ve geri dönüşüme katkı sağlamak amacıyla başlattığı kitap geri dönüşüm kampanyası yoğun ilgi gördü. İki hafta süren kampanya kapsamında toplanan yaklaşık 7 bin ton eski kitap, geri dönüşüm firmasına teslim edildi. Nilüfer Belediyesi’nin kentte geri dönüşüm bilincini güçledirmek amacıyla başlattığı kitap geri dönüşüm kampanyası tamamlandı. "Eski Kitaplarınız Hediyeye, Desteğiniz Geleceğe Dönüşsün" sloganıyla yürütülen kampanya kapsamında, kentin farklı noktalarında kurulan stantlarda kitaplar toplandı. Nilüferliler, evlerindeki eski ve kullanılmayan kitapları teslim ederek kampanyaya destek oldu. Kampanya süresince hem çevre kazandı hem de çocuklar sevindi. Eski kitaplarını getiren vatandaşlara ve çocuklara oyun setleri, futbol, voleybol ve basketbol topları ile satranç takımları hediye edildi. Stantlarda toplanan ve ağırlığı yaklaşık 7 bin tonu bulan kitaplar, geri dönüştürülmek üzere ilgili firmaya teslim edildi. Kitapların firmaya teslim törenine Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş de katıldı. "Hem doğayı koruduk hem çocuklarımızı sevindirdik" Teslimat sırasında kampanya sürecine ve elde edilen başarıya dair açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, Nilüfer halkının çevre duyarlılığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Nilüfer Belediyesi olarak geleceğe temiz bir dünya bırakmak en büyük önceliklerimizden biri. İki hafta gibi kısa bir sürede 7 bin ton kağıdı geri dönüşüme kazandırarak tonlarca ağacın kesilmesini önlemiş olduk. Kampanyamıza katılan vatandaşlarımız hem doğayı korudu hem de dağıttığımız oyun ve spor setleriyle çocuklarımızın yüzünü güldürdü. Bu anlamlı dayanışmaya destek veren, emeği geçen tüm hemşehrilerimize yürekten teşekkür ediyorum."

FIRSATÇILAR GÖZ DİKTİ! DOA GERİ DÖNÜŞÜM SONRASI SULARA ZAM Haber

FIRSATÇILAR GÖZ DİKTİ! DOA GERİ DÖNÜŞÜM SONRASI SULARA ZAM

Türkiye genelinde 1 Temmuz itibarıyla uygulamaya alınan Depozito İade Sistemi (DOA) kapsamında geri dönüşüm uygulaması yoğun ilgi görürken, sosyal medyada bazı ürünlere zam yapıldığı iddiaları tartışma konusu oldu. Ancak fiyat artışlarının depozito sistemiyle bağlantılı olduğuna ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen sistem kapsamında, DOA logolu plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarını iade eden vatandaşlara her ambalaj için 1 TL depozito ödemesi yapılıyor. Bakan Murat Kurum'un paylaştığı verilere göre uygulamanın ilk gününde 649 bin 244 kişi sistemi kullanırken, 1 milyon 547 bin 850 DOA logolu ambalaj geri dönüşüme kazandırıldı. SOSYAL MEDYADA ZAM İDDİASI Uygulamanın başlamasının ardından sosyal medyada paylaşılan bir gönderide, bir vatandaş daha önce 5,75 TL'ye satın aldığı suyun ertesi gün 7,25 TL'ye yükseldiğini öne sürerek fiyat artışını depozito sistemine bağladı. Paylaşım kısa sürede geniş yankı uyandırırken, bazı kullanıcılar artışın DOA uygulamasından kaynaklandığını iddia etti, bazıları ise fiyat değişikliğinin farklı maliyet kalemlerinden kaynaklanabileceğini savundu. RESMİ AÇIKLAMA YOK Şu ana kadar ilgili kamu kurumları veya üretici firmalar tarafından söz konusu fiyat artışının Depozito İade Sistemi'nden kaynaklandığını doğrulayan herhangi bir resmi açıklama yapılmadı. Bu nedenle sosyal medyada paylaşılan fiyat artışı iddiasının, resmi olarak doğrulanmış bir bilgi olmadığı belirtiliyor. SİSTEM NASIL İŞLİYOR? Depozito İade Sistemi kapsamında vatandaşlar, DOA logolu içecek ambalajlarını iade makinelerine teslim ederek her ambalaj için 1 TL dijital depozito bedeli kazanıyor. Biriken tutarlar anlaşmalı bankalar aracılığıyla nakde çevrilebiliyor. DOA iade makineleri; başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli olmak üzere birçok ilde zincir marketler, alışveriş merkezleri, belediye hizmet alanları, havalimanları ve Türkiye Çevre Ajansı'nın belirlediği iade noktalarında hizmet veriyor. Uygulamanın ilerleyen süreçte ülke genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.

OSMANGAZİ BELEDİYESİ'NDEN GERİ DÖNÜŞÜM SEFERBERLİĞİ Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ'NDEN GERİ DÖNÜŞÜM SEFERBERLİĞİ

Osmangazi Belediyesi, hayata geçirdiği çevre odaklı projelerle sürdürülebilir yaşam konusunda örnek olmaya devam ediyor. Yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, yarının çevre politikalarını da düşünerek hareket eden Osmangazi Belediyesi tarafından ilçenin 14 farklı noktasına yerleştirilen mobil atık getirme merkezleri, vatandaşların geri dönüşüme kolay ve hızlı şekilde katkı sunabilmesine imkan sağlıyor. Mahallelerin çeşitli noktalarında konumlandırılan bu merkezler sayesinde geri dönüşüm kültürü günlük yaşamın doğal bir parçası haline geliyor. Vatandaşlar, evlerinde ayrıştırdıkları kağıt, plastik, cam, metal, bitkisel yağ, pil ve elektronik atıkları bu merkezlere bırakarak doğanın korunmasına doğrudan katkıda bulunuyor. Her biri çevre için ciddi tehdit oluşturabilecek bu atıkların doğru şekilde toplanması ve geri dönüşüm sürecine kazandırılması sayesinde doğal kaynakların korunması sağlanırken, aynı zamanda çevre kirliliğinin önüne geçiliyor. Bu doğrultuda Kent Meydanı, Kükürtlü Caddesi, Hamitler Mahallesi ve Soğanlı Mahallelerinin ardından 10 ayrı noktaya daha yeni mobil atık getirme merkezleri kuruldu. Geçit, Nilüferköy, Kanalboyu, Dikkaldırım, Başaran, Akpınar, Bağlarbaşı, Adalet, Demirtaş Cumhuriyet ve Doğanbey mahallelerine konulan mobil atık getirme merkezleri ile atıkların geri dönüşüme kazandırılması sağlanıyor. EKOLOJİK DENGENİN KORUNMASI İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Özellikle doğada uzun yıllar yok olmayan plastik atıkların geri dönüşüme kazandırılması, enerji tasarrufu ve doğal kaynakların verimli kullanılması açısından büyük önem taşıyor. Aynı şekilde toprağa ve su kaynaklarına zarar verebilen atık piller ile elektronik atıkların kontrollü şekilde toplanması, çevre sağlığının korunmasına önemli katkı sunuyor. Lavabolara döküldüğünde su kaynaklarını kirletebilen bitkisel atık yağların geri dönüşüm sistemine dahil edilmesi ise ekolojik dengenin korunması adına büyük değer taşıyor.

İZMİR'DE GERİ DÖNÜŞÜM DERSİ DOBİDOB’DA Haber

İZMİR'DE GERİ DÖNÜŞÜM DERSİ DOBİDOB’DA

İzmir’de hizmet süresini tamamlayan bir ESHOT otobüsünün eğitim aracına dönüştürülmesiyle hayata geçirilen Dobidob Eğitim Otobüsü, kırsal ve dezavantajlı bölgelerde çocuklara geri dönüşüm ve çevre bilinci kazandırıyor. Minikler hem eğlenerek öğreniyor hem de doğayı korumanın önemini keşfediyor. GERİ DÖNÜŞÜM DERSİ OTOBÜSTE VERİLİYOR İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, hurdaya ayrılan bir ESHOT otobüsü eğitim otobüsüne dönüştürüldü. İzmir'in farklı noktalarında çocuklarla buluşan Dobidob Eğitim Otobüsü’nde öğrencilere geri dönüşümün çevre ve doğal kaynakların korunmasındaki rolü anlatılıyor. Oyunlar ve uygulamalı etkinliklerle desteklenen eğitimlerde plastik, cam, metal ve kâğıt gibi atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasının önemi vurgulanıyor. ÇEVRE BİLİNCİ KÜÇÜK YAŞTA KAZANDIRILIYOR İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan çevre mühendisi Burak Andaç, günlük hayatta ortaya çıkan atıkların yaklaşık yüzde 30-40’ının geri dönüştürülebilir nitelikte olduğunu belirtti. Andaç, bu atıkların ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırılmasının doğal kaynakların korunmasına ve atık miktarının azaltılmasına katkı sağladığını ifade ederek, çevre farkındalığının küçük yaşlarda oluşturulmasının önemine dikkat çekti. ÇOCUKLARDAN ÇEVREYE DUYARLILIK MESAJI Dobidob Eğitim Otobüsü’nde eğitim alan öğrenciler, geri dönüşüm sayesinde çevrenin korunabileceğini öğrendiklerini dile getirdi. Çocuklar, atıkları ayrıştırmanın ve çevreyi temiz tutmanın gelecek nesiller için büyük önem taşıdığını vurguladı. Öğrencilerden Simirna Peri Başoğlu geri dönüştürülebilir atıklarla ilgili önemli bilgiler edindiğini belirtirken, Emine Çandır doğanın korunmasının önemine dikkat çekti. Ela Yıldız çevreyi kirletmemeyi öğrendiğini ifade ederken, Aden Yılmaz geri dönüşümün faydalarına vurgu yaptı. Asya Kaya ise geri dönüştürülebilir atıkları azaltmanın dünyayı korumaya katkı sağlayacağını söyledi. "ÇOCUKLARIN KÜÇÜK YAŞTA BİLİNÇLENMESİ ÇOK ÖNEMLİ" Esin Yılmaz, plastik atıkların doğada uzun yıllar yok olmadığını ve çevreye ciddi zararlar verdiğini belirterek, çocukların erken yaşta çevre konusunda bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Yılmaz, verilen eğitimler sayesinde çocukların hem doğayı korumanın önemini öğrendiğini hem de çevreye duyarlı bireyler olarak yetiştiğini söyledi.

AVRUPA FIRSATLARI ÜNİVERSİTELİ GENÇLERLE BULUŞTU Haber

AVRUPA FIRSATLARI ÜNİVERSİTELİ GENÇLERLE BULUŞTU

Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor" etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, "Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum" dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, "Gençlik Fırsatları" başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, "Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor. diye konuştu. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, "Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, "Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık" dedi.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.