#Gül Tut

- Gül Tut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gül Tut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÜLLÜ’NÜN ÖLDÜĞÜ GECEYE İLİŞKİN YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLDÜĞÜ GECEYE İLİŞKİN YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde Güllü olarak tanınan sanatçı Gül Tut’un hayatını kaybettiği olaya ilişkin yeni güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Tut’un düşmesinden yaklaşık 17 dakika sonra polis ekiplerinin binaya geldiği, sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in ise panik içinde annesinin durumunu sorduğu görülüyor. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanatçı Tut’un düşme saati 01.26.32 olarak belirlendi. Binanın güvenlik kamerasına yansıyan yeni görüntülerde ise saat 01.43 sıralarında polis ekiplerinin olay yerine gelerek binaya girdiği görülüyor. Böylece görüntülerdeki hareketliliğin Tut’un düşmesinden yaklaşık 17 dakika sonra yaşandığı anlaşılıyor. Kayıtlarda binanın girişinde polis ekipleri ile vatandaşların bir araya geldiği, olayın ardından panik yaşandığı görülüyor. "ANNEM İYİ DEĞİL Mİ?" Görüntülere göre sanık Gülter de binanın girişinde panik ve gerginlik içinde hareket ediyor. Polis ekiplerinin Gülter’i sakinleştirmeye çalıştığı anlar kameraya yansıyor. Gülter’in annesinin durumunu öğrenmeye çalışırken "Annem iyi değil mi?" dediği, ardından "Neden öyle söylüyor?" ifadelerini kullandığı duyuluyor. Çevrede bulunan kişilerin de yaşananlara müdahil olduğu görüntülerde yer alıyor. DÜŞMEDEN 5 SANİYE SONRA KAPIYA KOŞTUKLARI BELİRTİLDİ Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 21 sayfalık iddianamede olay anı ve sonrasına ilişkin kamera görüntüleri, ses kayıtları ve diğer dijital deliller değerlendirildi. İddianamede Tut’un düşme saatinin 01.26.32 olduğu, sanık Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun ise 01.26.37’de, yani yaklaşık 5 saniye sonra kapıya doğru koşmaya başladıkları belirtildi. Olay öncesinde üç ayrı çarpma sesinin tespit edildiği, ilk sese ❝Ahh❞ sesinin eşlik ettiği ve Gülter ile Ulu’nun olay sırasında Tut’a yaklaşık 1 metre mesafede bulunduğu kaydedildi. SANIK GÜLTER HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Savcılık; kamera görüntüleri, ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve dijital delilleri birlikte değerlendirdi. İddianamede sanık Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025’te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut’un ölümüyle ilgili hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. OLAYLA İLGİLİ YARGILAMA BAŞLIYOR Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Böylece Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturma aşaması tamamlanırken, sanıklar hakkındaki yargılama sürecinin de önü açılmış oldu. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. 18 METREDEN DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ İddianamede olayın 26 Eylül 2025 günü saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Gül Tut’un yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşmesi sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi. 3,53 PROMİL ALKOL TESPİT EDİLDİ Adli Tıp Kurumu raporlarına göre Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol bulundu. Raporda ayrıca bazı ilaç etken maddelerinin tedavi dozunda tespit edildiği ancak bunların ölümle bağlantılı olmadığı belirtildi. Ölümün ise yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları nedeniyle gerçekleştiği değerlendirildi. “ZEMİN KAYGANDI” İDDİASI İNCELENDİ Soruşturma kapsamında olayın gerçekleştiği odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan incelemede zeminde kayganlığa yol açabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı bildirildi. DİJİTAL DELİLLER DOSYADA İddianamede cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kameraları, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporları da deliller arasında gösterildi. Şüphelinin eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı bazı yazışmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan bahsettiği ve tehdit içerikli ifadeler kullandığı belirtildi. Savcılık, bazı mesajların silinmesi ve telefonun sıfırlanmasına ilişkin tespitlere de iddianamede yer verdi. TANIKLARIN “ANNEMİ ÖLDÜRECEĞİM” İDDİASI Dosyadaki bazı tanıklar, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesiyle ilgili benzer ifadeler kullandığını öne sürdü. M.A., S.D. ve G.Y. isimli tanıklar, birlikte yolculuk yaptıkları sırada Gülter’in annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek bir gün annesini camdan atıp öldüreceğini söylediğini iddia etti. Başka bir tanık da Gül Tut’un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşmadığını ifade etti. OLAY ANININ SES KAYITLARI İNCELENDİ İddianamede olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından ayrıntılı şekilde incelendiği aktarıldı. Bilirkişi raporunda, Gül Tut, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun müzik eşliğinde eğlendiği, olay öncesinde ise “Malkata” isimli roman havasının çaldığı belirtildi. SAVCILIK: PENCEREDEN AŞAĞI ATTI İddianamede Sultan Nur Ulu’nun anlatımına göre, Tuğyan Ülkem Gülter’in “Hadi görüşürüz” dedikten sonra Gül Tut’u kalça alt kısmından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığı öne sürüldü. Ayrıca düşme öncesindeki ses kayıtlarında art arda üç darbe veya vurma sesi tespit edildiği belirtildi. “MALKATA” ŞARKISI DÜŞME ANINA KADAR ÇALDI Savcılık, Gül Tut’un sevdiği belirtilen “Malkata” isimli şarkının olaydan hemen önce açılmasının da dosya kapsamında değerlendirildiğini bildirdi. İddianamede şarkının düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun aşağıya koşması sırasında müziğin kesildiği ve kamera görüntülerinde herhangi bir silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği aktarıldı. SULTAN NUR ULU HAKKINDA DA DAVA AÇILDI Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında da “yalan tanıklık” suçlamasıyla ayrı dava açıldı. Savcılık, Ulu’nun soruşturmanın ilk döneminde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonra ise farklı bir beyanda bulunduğunu belirtti. KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyadaki adli tıp ve bilirkişi raporları, tanık anlatımları, dijital veriler ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Gül Tut’un ölümüyle ilgili yargılama süreci resmen başlamış oldu.

GÜLLÜ DOSYASINDA İDDİANAME TAMAMLANDI: İŞTE DETAYLAR Haber

GÜLLÜ DOSYASINDA İDDİANAME TAMAMLANDI: İŞTE DETAYLAR

Kamuoyunda "Güllü" ismiyle tanınan sanatçı Gül Tut'un geçen yıl Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 26 Eylül 2025 gecesi meydana gelen olayın tüm yönleriyle incelendiği belirtildi. Dosyada yer alan değerlendirmelere göre Gül Tut, Çınarcık'taki evinin altıncı katındaki dairenin penceresinden yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düştü. Adli incelemelerde, sanatçının ağır kafa ve omurga travmaları ile iç organ yaralanmalarına bağlı gelişen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Soruşturma dosyasında yer alan örneklere göre olay gecesi evde bulunan kişilerin, Gül Tut'un sevdiği "Malkata" isimli Roman havasını açtığı, müziği duyan sanatçının da kızının odasına geçtiği değerlendirildi. Savcılık, bu durumun olayın gerçekleşeceği ortama Gül Tut'u çekmek amacıyla planlandığı kanaatine yer verdi. İddianamede, olay anına ilişkin güvenlik kamerası ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporlarında düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin "Hadi görüşürüz" dediğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu ifadenin şüpheliye ait olduğu ve hemen sonrasında Gül Tut'un fiziksel müdahaleyle pencereden aşağıya atıldığı yönünde değerlendirme yaptı. Dosyada bulunan tanık ifadeleri de iddianamenin önemli delilleri arasında gösterildi. Olay sırasında evde bulunan tanıklardan birinin, ilk ifadesinden farklı olarak daha sonra verdiği beyanda, Gül Tut'un kızının iki eliyle annesini kavrayarak pencereden aşağı ittiğini anlattığı belirtildi. Savcılık, tanığın daha sonra yaptığı açıklamaların telefon kayıtlarıyla da desteklendiğini kaydetti. İddianamede, şüphelinin olaydan önce annesine yönelik tehdit içerikli söylemlerde bulunduğu iddialarına da yer verildi. Bazı tanıkların, Tuğyan Ülkem Gülter'in çeşitli zamanlarda annesini camdan atacağını söylediğini öne sürdüğü, dijital incelemelerde ise annesinin ölmesini istediğini ifade ettiği değerlendirilen çok sayıda mesajın tespit edildiği aktarıldı. Dosyada yer alan teknik incelemelerde, olay öncesinde üç farklı darbe sesinin kaydedildiği, ilk sesin ardından yaklaşık yedi saniye boyunca odadaki kişilerden herhangi bir yardım çağrısı ya da panik tepkisi duyulmadığı ifade edildi. Savcılık, bu bulgunun olayın ani gelişen bir kaza ihtimaliyle uyuşmadığını değerlendirdi. Olayın intihar ya da kaza sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimalleri de soruşturma kapsamında araştırıldı. Evde yapılan kriminal incelemelerde zeminde kaymaya neden olabilecek herhangi bir madde bulunmadığı, Gül Tut'un sağlık geçmişinde intihar eğilimine işaret eden bir veriye rastlanmadığı, çok sayıda tanığın ise sanatçının yükseklik korkusu bulunduğunu anlattığı belirtildi. Bilirkişiler de pencerenin yapısı ve maktulün fiziksel özellikleri dikkate alındığında dışarıdan bir müdahale ihtimalinin daha güçlü olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise ölüm şeklinin yalnızca tıbbi örneklerle kesin olarak belirlenemeyeceğini, bunun adli soruşturmanın değerlendirmesiyle ortaya konulabileceğini ifade etti. İddianamede, şüphelinin olay sonrasında dijital delilleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunduğu da öne sürüldü. Eski erkek arkadaşından mesajları silmesini istediği, tanık beyanlarını etkilemeye çalıştığı, telefonunu değiştirdiği ve cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü iddiaları dosyada yer aldı. Ayrıca yurt dışına çıkış imkanlarını araştırdığına ilişkin tespitler de soruşturma evrakına girdi. Telefon incelemelerinde şüphelinin internet geçmişinde uyuşturucu maddelerin saçta tespit edilme sürelerine ilişkin aramalar ile suç ve dedektiflik temalı içeriklere yönelik araştırmalar bulunduğu kaydedildi. Buna karşılık yapılan toksikolojik incelemelerde şüpheli ve tanıktan alınan örneklerde uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmadığı bildirildi. Toplanan tanık anlatımları, dijital materyaller, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendiren Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Dosya, yargılamanın yapılması için mahkemeye gönderilirken, sanığın hukuki durumuna ilişkin nihai kararı mahkeme verecek.

GÜLLÜ’NÜN OĞLUNDAN AÇIKLAMA: ABLAMA İNANMAK EN BÜYÜK HATAYDI Haber

GÜLLÜ’NÜN OĞLUNDAN AÇIKLAMA: ABLAMA İNANMAK EN BÜYÜK HATAYDI

Sanatçı Güllü olarak tanınan Gül Tut’un, Yalova’da yaşamını yitirmesiyle ilgili yürütülen soruşturma devam ederken, sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Gülter, olayla ilgili olarak tutuklanan ablası Tuğyan Ülkem Gülter’in masumiyetine inanmanın “hayatındaki en büyük hata” olduğunu belirtti. Olay, 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’nde bulunan bir apartmanın beşinci katındaki terasta meydana gelmişti. 52 yaşındaki Gül Tut, kızı ve arkadaşlarıyla bulunduğu sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmiş, soruşturma kapsamında aynı evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanmıştı. “MASUMİYETİNE İNANMAK EN BÜYÜK HATAMDI” Tuğberk Yağız Gülter açıklamasında, yaşanan sürecin hayatındaki en ağır dönem olduğunu belirterek, "Annem için rahatlıkla ‘ölsün’ diyebilen birinin masumiyetine inanmak belki de yaptığım en büyük hataydı" ifadelerini kullandı. Olay sonrası hakkında ortaya atılan iddialara da değinen Gülter, "Hakkımda ortaya atılan iddiaların tamamı asılsız ve seviyesizdir. Uzun süre ciddiye almadım ancak süreç, medyada ne kadar yönlendirilmiş, yalan ve iftira içeren içerikler olabileceğini bana açıkça gösterdi" dedi. “GERÇEKLERİ BİLDİKLERİ HÂLDE SUSTULAR” Gülter, annesinin vefatından önce bazı kişilerin ablasıyla yaptığı yazışmalarla ilgili bilgi sahibi olduklarını ancak buna rağmen sessiz kaldıklarını öne sürdü. "Annem hayattayken kimse bizi uyarmadı. Gerçekleri bildikleri hâlde sustular. Daha sonra konuşmayı tercih ettiler" diyen Gülter, annesinin ölümünün ardından bazı çevrelerin kendisine yönelik maddi çıkar iddiaları ortaya attığını da ifade etti. “İFTİRA ATANLARLA YASAL OLARAK HESAPLAŞACAĞIM” Kendisine yönelik suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini vurgulayan Gülter, "Ne film şirketleriyle görüştüm ne de annemin kişisel eşyalarını menfaatim için kullandım. Ortaya atılan iddiaların tamamı iğrenç iftiralardır" şeklinde konuştu. Sosyal medya ve çeşitli platformlarda şahsına yönelik yapılan hakaret ve iftira içeren tüm içeriklere karşı hukuki süreç başlattığını da belirten Gülter, "Hepsiyle hukuk önünde hesaplaşacağım. Süreci kamuoyu da takip edecektir" dedi. “TÜM İLETİŞİMİMİ KESTİM” Ablasına yönelik inancının artık kalmadığını belirten Gülter, "Ben yapmadım' ifadesi, benim nezdimde artık inandırıcılığını yitirmiştir. Bu saatten sonra kendisiyle tüm iletişimimi kestiğimi kamuoyuna saygıyla duyuruyorum" dedi. Gülter açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Annemin hakkını kimseye yedirmem. Soruşturma kapsamında ilgili tüm kişiler hakkında sonuna kadar şikayetçi olarak tüm yasal haklarımı kullanacağım". SORUŞTURMA SÜRÜYOR Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma devam ediyor. Güllü’nün ölümüne ilişkin adli süreçte delil toplama ve ifade alma işlemleri sürerken, tutuklu bulunan Tuğyan Ülkem Gülter’in yargılama süreci önümüzdeki aylarda başlayacak. Adli makamlar tarafından yapılacak resmi açıklamalar dışındaki tüm iddialar yargı süreci kesinleşene kadar iddia niteliği taşımaktadır.

GÜLLÜ’NÜN MAL VARLIĞI BELLİ OLDU Haber

GÜLLÜ’NÜN MAL VARLIĞI BELLİ OLDU

Yalova’da evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü’nün, Çınarcık’taki evi dışında herhangi bir mal varlığı'nın bulunmadığı, bazı bankalarda ise 250 ila 850 lira arasında değişen küçük meblağlarda parası olduğu ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında mirasçılarının 6 Ekim 2025’te alınan veraset ilamı öncesinde herhangi bir işlem yapmasının mümkün olmadığı bildirildi. “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un (52), 26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi üzerindeki evinin teras katındaki penceresinden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma sürüyor. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Gül Tut’un mal varlığına ilişkin detaylar da netleşti. TEK TAŞINMAZI EVİYDİ Savcılık, Güllü’nün mal varlığının tespiti amacıyla 50’nin üzerinde banka ve finans kuruluşuyla yazışmalar gerçekleştirdi. Yapılan incelemeler sonucunda, ünlü şarkıcının Çınarcık’ta annesinden kalan bir daire dışında herhangi bir taşınmazı bulunmadığı, bankalardaki hesaplarında ise yalnızca küçük miktarlarda parası olduğu tespit edildi. Veraset ilamının 6 Ekim 2025 tarihinde alındığı, dolayısıyla bu tarihten önce mirasçılar tarafından herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olmadığı açıklandı. AİLEDEN CİNAYET ŞÜPHESİ Öte yandan, Gül Tut’un kardeşleri Kader Tut ve Raşit Günyer’in avukatları aracılığıyla, sanatçının çocukları Tuğyan Ülkem Gülter ve Tuğberk Yağız Gülter hakkında annelerini miras için öldürmüş olabilecekleri gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundukları öğrenildi. NE OLMUŞTU? 26 Eylül’de meydana gelen olayda, Gül Tut, 6 katlı binanın teras katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. Şarkıcının cenazesi İstanbul’da toprağa verilmişti. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, Gül Tut’un kızı Tuğyan Gülter ile olay sırasında aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun da aralarında bulunduğu 5 kişi gözaltına alınmıştı. Soruşturma sonunda Tuğyan Gülter tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer üç kişi ise serbest bırakılmıştı.

GÜLLÜ ’NÜN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SIR PERDESİ ARALANIYOR Haber

GÜLLÜ ’NÜN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SIR PERDESİ ARALANIYOR

Güllü adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Gülter, "Bir dönem çok bunalmıştım, sinirle ’kendimi öldüreceğim, annemi öldüreceğim’ şeklinde mesajlar attım ama bunlar eskiydi. Annemle aramızda hiçbir husumet yoktu" dedi. Olay, 26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan apartmanın 5. katındaki kapalı terasta meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, "Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut, kızı ve arkadaşıyla eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Gül Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in ifadesi alındı. "YETER ARTIK BEN KENDİMİ ÖLDÜRECEĞİM, ANNEMİ ÖLDÜRECEĞİM, BU ÇİLEM NE ZAMAN BİTECEK BENİM" Güllü adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ifadesinde, "Medyada çıkan benim bir tanıdığımla yaptığım mesaj içeriklerinin aslını anlatmak isterim. Şöyle ki ben annemle yıllardır birlikte yaşıyorum. Ancak haziran ayında annemle aramızda bir tartışma çıkmıştı. Bu tartışmanın konusu benim nişanımla ilgili bir husustu. Tartışınca ben de anneme dargındım ve annemin evinden ayrılıp Çınarcık’ta yaşayan arkadaşım Sultan’ın yanında geçici olarak kaldım. Tam 21 gündü. Bu süreçte de annemi ve beni yakından tanıyan aile dostumuz olan Bircan D. ile dertleşmek amacıyla konuşuyordum. Mesajlaşmalarımız da olmuştu. Bu mesajlar da hatırladığım kadarıyla, ’Yeter artık ben kendimi öldüreceğim, annemi öldüreceğim, bu çilem ne zaman bitecek benim’ şeklinde mesajlar atmıştım. Bir süre sonra hatta hatırladığım kadarıyla 3 ya da 4 gün sonra kardeşim Tuğberk beni annemle barıştırmak için vesile oldu. Hatta Çınarcık’ta bir plajda kızım, kardeşim, Çiğdem abla da yanımdayken annemle birbirimizden karşılıklı özür diledik ve ben plajdan sonra da annemin arabasına binerek annemin evine döndüm ve birlikte yaşamaya devam ettik. Bu dargın olduğumuz süreç içerisinde annem de beni arayarak alkolün etkisiyle bana ’Eve gelme seni istemiyorum. Gelirsen KADES’e basarım seni öldürürüm" gibi sinirle söylenen sözler söylüyordu. Hatta küfür ediyordu. Biz annemle ara ara tartıştığımızda sinirle birbirimize bu tür laflar ediyorduk. Çünkü annem özellikle alkol alınca sinirlenen biriydi. Sinirlenince de alkolün etkisiyle ne konuştuğunu bilemezdi. Bu tarz incitici veya tehditvari sözler söyleyince ben de sinirlenirdim" dedi. "BİRCAN İLE YAZIŞTIĞIM MESAJLARI FERDİ A. TELEFONLA KAYDA ALIYOR VE BUNU TELEVİZYONLARA VERİYOR" İfadesinin devamında Güllü'nün kızı Gülter, "Annemin son dönemdeki çıktığı mekanın işletmecisi olan Ferdi A. hakkımızda sosyal medyada ya da televizyonda çeşitli iddialarda bulunmaktadır ve bir şekilde bizim aile dostumuz olan normalde evlere temizliğe giden bu magazinel olaylarda alakası olmayan Bircan D.’ye telefonla ulaşmış. Beni tanıyıp tanımadığını sormuş. Bircan da, ’Evet tanıyorum hatta çok yakınız’ demiş. Ferdi de, ’Ben sana inanmıyorum madem bu kadar yakınsınız mutlaka mesajlaşmışsınızdır. Bana ikinizin arasındaki mesajları, ekran resmi alıp bana gönder ben inanayım görüştüğünüze’ diyor. Bircan abla da ekran resmini kabul etmiyor. Bunun üzerine Ferdi abi de ’O zaman ben sana tarif edeyim mesaj kısmına gir ekran yansıt ben de o şekilde göreyim’ diyor. O esnada görüntülü konuşuyorlar ve Ferdi ekran kaydı alıyor. Bu şekilde benim yukarıda bahsettiğim Bircan ile yazıştığım mesajları kendisi telefonla kayda alıyor ve bunu televizyonlara veriyor. Sanki bu mesajları ben yeni yazmışım gibi yansıtıyor ve annemin aslında düşündüğü birisi tarafından öldürüldüğünü iddia ederek hakkımızda isnatlarda bulunuyor. Mesajlar benim çok kırıldığım bir dönemde Bircan ablayı çok yakın bulmamdan kaynaklı attığım mesajlardır. Zaten annemle bu mesajlardan birkaç gün sonra barışmıştık. Ben bir de yine Çınarcık’ta oturan soyadını hatırlamadığım ama benim tanıdığım Bircan ablanın da arkadaşı olan biri vardı. Adı Çağrı idi. Annemle bu dargın olduğum süreçte Bircan ablayla birlikte Çağrı abi de bana yardımcı olmuştu. Belki Bircan’a attığım bu mesajların benzerini Çağrı abiye de atmış olabilirim ama hatırlamıyorum. Onun dışında ben başka kimseye annemle ilgili bu tarz sözler söylemedim. Annemle herhangi bir husumetim yoktur. Zaman zaman anne kız tartışması her evde olduğu gibi bizde de olurdu. Zaten o tartışmamızdan sonra da birlikte aynı evde yaşamaya başladık. Hatta Çiğdem abla da bu duruma şahittir. Yine televizyon programına çıkan Başak M.’yi ben 2-3 kez görmüştüm. Annemin arkadaşının kız kardeşidir. Annemle de zaman zaman görüşmüşlerdi. Ancak son 1 buçuk yıldır annemin arkadaşı olan Tuğkan M. ve onun kız kardeşi Başak ile görüşmüyorlardı. Başak, televizyona çıkarak annemin benim ve kardeşim tarafından işkence gördüğünü iddia ediyor. Ancak bu iddiaların hepsi asılsızdır. Böyle bir şey söz konusu değildir. Hatta Başak bizim Çınarcık’taki evimizin çok eski zamanlarını bilir" dedi. "GÜM DİYE BİR SES DUYDUM, ARKAMI DÖNÜP CAMA DOĞRU BAKTIĞIMDA ANNEM YOKTU" Olay gecesi annesinin çok alkollü olduğunu anlatan Gülter, "Bizim odamıza geldiğinde biz ayaktaydık. Ben söylediğim gibi annem odamıza geldiğinde biz ortada Sultan’la ayakta oynuyorduk. Annem de bizimle oynadı. Hatta Sultan’ı da oynatmaya çalıştı. Sultan’la bir süre oynamaya çalıştılar. Hatta ben anneme, ’Anne kız Roman havası oynamayı bilmiyor’ dedim. Biz oynarken gülüştük. Hatta annem ’Vallahi şahanesiniz’ diye bir laf söyledi. Bir süre sonra ben gardırobun yanında arkam cama dönük şekilde oynarken annemin yanımdan oynayarak arkama doğru geçtiğini fark ettim. Ancak ben dönüp bakmadım oynamaya devam ediyordum. Sonra ne kadar süre geçtiğini bilmiyorum. Sanki güm diye bir ses duydum. Arkamı dönüp cama doğru dönüp baktığımda kaldım ama annem yoktu. Annemin düştüğünü anlayıp hemen telefonla yatağımın üzerinden alıp Sultan’a da koş diyerek kapıdan dışarıya çıktık. Olay böyle oldu. O sırada Sultan da oynamayı bırakıp gardırobun aynasından dikişlerine bakıyordu. Sultan 30 Ağustos’ta kısa bir süre önce kaza geçirdiği için halen dikişleri tazeydi ve hatta cam kırıkları çıkmaya devam ediyordu. O yüzden sürekli olarak dikişlerine bakıyordu. Her bulduğu fırsatta telefonundan veya aynadan bakıyordu. Ben tam Sultan’ın önüme denk gelecek şekilde ayaktaydım. Sultan tam benim önümde aynaya bakıyordu annem benim yanımdan geçtiği sırada. Hatırladığım kadarıyla ben annemin düşüş anında sadece tek bir ses duydum ve o sese binaen arkamı dönüp baktım ancak baktığımda annem yoktu" ifadelerini kullandı.

GÜLLÜ'NÜN ADLİ TIP RAPORU ÇIKTI: ÖLÜM NEDENİ YÜKSEKTEN DÜŞME Haber

GÜLLÜ'NÜN ADLİ TIP RAPORU ÇIKTI: ÖLÜM NEDENİ YÜKSEKTEN DÜŞME

Güllü'nün Adli Tıp raporu çıktı. Yalova’da 26 Eylül 2025 tarihinde yüksekten düşerek hayatını kaybeden Gül Tut’un (kamuoyunda bilinen adıyla Güllü) adli tıp raporu tamamlandı. Yalova Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ölü muayenesi ve otopsi işlemleri sonucunda ölüm nedenine dair detaylar netleşti. DÜŞMEYE BAĞLI İZLER TESPİT EDİLDİ Rapora göre Gül Tut’un vücudunun çeşitli bölgelerinde yüksekten düşmeye bağlı çok sayıda travmatik emareye rastlandı. Cinsel muayenede ise akut (yeni) travmatik bir ize rastlanmadığı belirtildi. İÇ KANAMA VE ÇOKLU KIRIKLAR VAR Çınarcık'taki evinin 5, katındaki penceresinden aşağıya düşen Güllü'nün yapılan otopsisinde beyninde kanama, boyun travması, çok sayıda kemik kırığı, iç organ yaralanması ve iç kanama tespit edildi. Ayrıca toksikolojik, histopatolojik ve biyolojik örnekler alındı. KANINDA 3,53 PROMİL ETANOL (ALKOL) BULUNDU Laboratuvar incelemelerinde Gül Tut’un kanında 3,53 promil etanol (alkol) bulunduğu açıklandı. Histopatolojik izlerin travmalarla uyumlu olduğu, biyolojik örneklerde ise Gül Tut dışında herhangi bir DNA profiline rastlanmadığı bildirildi. ZEHİRLENME BULGUSU YOK Birinci İhtisas Kurulu’nun mütalaasında, zehirlenmeye dair herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmadığı, ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması sonucu gelişen kafa içi kanama, beyin hasarı ve iç organ yaralanmaları nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Adli tıp raporu, 13 Ekim 2025 tarihinde Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildi.

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE GELİŞME: RAPOR ÇIKTI, BOĞUŞMA İZİ VAR MI? Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE GELİŞME: RAPOR ÇIKTI, BOĞUŞMA İZİ VAR MI?

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 25 Eylül 2025’te 5’inci kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Güllü (Gül Tut) hakkında yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Adli Tıp rapor'u tamamlandı. Raporda, sanatçının otopsi sırasında alınan örneklerinde başkasına ait herhangi bir DNA profiline rastlanmadığı bildirildi. GÜLLÜ, TERASTA DÜŞEREK HAYATINI KAYBETMİŞTİ Olay, 25 Eylül akşamı Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi üzerindeki bir apartmanın 5. katında meydana geldi. İddialara göre, “Güllü” sahne adıyla tanınan sanatçı Gül Tut, kızı ve bir arkadaşıyla birlikte kapalı terasta bulunduğu sırada pencereden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü bir soruşturma başlatıldı. DNA ANALİZİNDE BOĞUŞMA İHTİMALİNE RASTLANMADI Soruşturma kapsamında Bursa Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ve dosyaya sunulan raporda, Güllü’nün vücudundan özellikle tırnak altlarından alınan örneklerde başka bir kişiye ait DNA’ya rastlanmadığı ifade edildi. Bu bulgu, olay anında ya da öncesinde fiziksel bir boğuşma yaşanmadığı yönündeki ihtimali güçlendirdi. AİLE AVUKATI: "MADDİ GERÇEK ORTAYA ÇIKACAK" Güllü’nün ailesinin avukatı Rahmi Çelik, yapılan açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Biyoloji İhtisas Dairesi’nin göndermiş olduğu bir rapor vardır. Bu rapor neticesinde, aynen şunu söylemektedir, Güllü Hanım'ın otopsi esnasında alınan örneklerinde DNA profili çıkmamıştır. Bunlar değerlendirildiği zaman, dosyaya gerekli raporlar geldiği zaman kısa sürede maddi gerçeğin ortaya çıkacağına inanıyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.