#Güngören

- Güngören haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güngören haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BABASINI ÖLDÜREN 14 YAŞINDAKİ KIZ: FİLMDEN AKLIMA GELDİ Haber

BABASINI ÖLDÜREN 14 YAŞINDAKİ KIZ: FİLMDEN AKLIMA GELDİ

9 Aralık 2024’te Güngören Sanayi Mahallesi’nde meydana gelen olayda, başından silahla vurulmuş halde bulunan Murat Dilsiz’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin ardından anne ve iki kız'ı ilk kez hakim karşısına çıktı. Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi'nde 5 katlı binanın 2'nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz'in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz'in yanında silah da bulmuştu. Dilsiz'in cenazesi için aile Diyarbakır'a gitmiş, cenaze sonrası kuzeni ile sohbet eden E.D., kuzenine olayı annesi ile beraber yaptığını anlatmış, bunun üzerine kuzen B.D., polise giderek ihbarda bulunmuştu. İhbar üzerine herekte geçen ekipler, E.D.'yi gözaltına almıştı. Tutuksuz yargılanan E.D. ile anne Eylem Dilsiz ve kızları Rojin Dilsiz hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame kapsamında 3 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Eylem Dilsiz, Rojin Dilsiz, suça sürüklenen çocuk E.D. (14) ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya hayatını kaybeden Murat Dilsiz'in müşteki kardeşleri de katıldı. "BEN YAPMASAYDIM O BİZE DAHA BÜYÜK ZARARLAR VERİRDİ, VERİYORDU ZATEN" Duruşmada E.D., babasının annesini boğmaya çalıştığını belirttiği savunmasında, "Annem zar zor elinden kurtuldu, bizim odaya geldi. Gece saat bir iki gibiydi. Ben tek uyanık olduğum için anneme sordum ne oldu diye. Bana, ‘baban beni zorla boğmaya çalıştı, zar zor kurtuldum' Ben de ağlamaya başladım. Annem de köşeye geçti, uzandı. Gece boyunca uyudu, sonra ben de ağlamaktan bir şey yapamadım. Olaydan çok kısa bir süre önce amcam bize, ‘keşke onu öldürseniz de, siz de kurtulsanız, biz de kurtulsak' dedi. Benim de aklıma, babamın bana taciz ettiği geldi. Yapacak bir şeyim yoktu, mecbur kaldım. Daha önce de karakola şikayette bulunduk. Babam şikayetimizden vazgeçtiriyordu, tehdit ediyordu beni. Kardeşlerimi, annemi zorla şikayetten vazgeçtirdiğimiz için, bizim yapacak bir şeyimiz olmadığı için mecbur kaldım. Ben yapmasaydım o bize daha büyük zararlar verirdi, veriyordu zaten. Kavga anında zaten, silahın yerini biliyordum. Kavga anında her şey yaptığı için, korktuğum için silahı koltuğun altına aldım, kendi çekmeceme koydum, ani hareketler yapmasın diye. Çekmecemde kaldı gün boyu. Sonrasında kavgalar başladı, ben de bir anda sıkmaya karar verdim" ifadelerini kullandı. "Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi" Savunmasının devamında olay günü izlediği filmde birilerinin öldürüldüğünü ve eldiven takarak parmak izi bırakmadığını gördüğünü belirten tutuksuz sanık E.D., "Olay günü babam kendi odasında yatıyordu. Ben bizim odada uyanıktım, ağlıyordum, ne yapacağımı bilmiyordum. Elim kolum bağlıydı. Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Sonra arka odaya gittim, çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Silah zaten kullanmayı biliyordum. Gittim başında bekledim, oturdum. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" dedi. Savunma sırasında mahkeme başkanı sanığa, "Silah kullanmayı nereden biliyorsun?" şeklinde soru yöneltti. Sanık, E.D., "Babam öğretmişti. Biz bazen köye gittiğimizde ateş ettiriyordu. Neresine ateş ettim bilmiyorum. Silahtan ses çıkmadı. Ses çıksaydı, komşumuz gelip, müdahale ederdi. Komşumuz, babamın bize zarar vermesinden çok korkuyordu. Silahı sıktıktan sonra etraf barut koktu banyoya gittim, saçımı yıkadım, üzerimi değiştirdim. Silahı babamın eline tutuşturdum, eldivenleri bina boşluğuna attım. Babamdan ses çıkmayınca annemi uyandırdım. Çok korkuyordum, anneme ‘babamı öldürdüm' dedim. Kardeşlerimin hepsi odadaydı, 6 kardeşiz, büyük abim Diyarbakır'daydı, evde değildi. Babam, ben işten geldiğimde sürekli özel bölgelerime dokunurdu. Ben üç yıldır çalışıyorum, bu olay ise 1 kaç yıldır sürüyor. Kuzenimin, annemle kardeşlerimin beni yönlendirdiği iddialarını kabul etmiyorum, onun bu şekilde ifade vermesini babasının yönlendirdiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. "KIZIM E.D. GELDİ BAĞIRDI, AĞLADI. SABAH DA BANA OLAYI ANLATTI, GİTTİM BAKTIM, ONU ÖLÜ BULDUM" Duruşmada savunma yapan maktulün eşi tutuksuz sanık Eylem Dilsiz, "Eşim daha önceden Suudi Arabistan'a gitmişti iş için. Oraya gitmeden önce aramız çok iyiydi. Altı ay kaldı orada. Orada beraber çalıştığı arkadaşını çok seviyordu, o ani şekilde vefat edince psikoloji bozuldu. Sabahları ben ve çocuklarım işe gidiyorduk. Akşam eve geliyorduk, daha ayakkabımızı çıkartmadan hemen bize saldırıyordu. Olay günü yine kavga ettik, zaten her akşam kavgaydı. Her akşam polisler kapımızdaydı. Mahalleden herkes pencereden balkona çıkıyordu. Beni, bir de çocuklarımı dövüyordu. Bizi odaya koyuyordu. Kabloyla dövüyordu. Çok işkence yapıyordu, tehdit ediyordu. Beş, altı defa ben memlekete gittim. Çocukları aldım gittim. Ailemden kimse bize destek vermedi. Olay günü iki elimi tuttu. Bir elini de ağzımı burnumu kapattı. Beni boğmaya çalıştı. Kendimi zorla onun eline kurtardım. Beni odadan kovdu. Ben de, çocuklarımın odasına gittim. Kızım E.D. geldi bağırdı, ağladı. Sabah da bana olayı anlattı. İnanmadım, gittim baktım, onu ölü buldum. Çocuklar okula gidince, Ambulansı çağırmadık. Polisi çağırdık. Bağırdık çağırdık. Komşular ve akrabalarımız geldi" dedi. "Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım" Savunmasında babasının sürekli alkol aldığını belirten tutuksuz sanık Rojin Dilsiz, "Babam hep alkol içiyordu. Madde bağımlısıydı. Uyuşturucu kullanıyordu. Zaten uyuşturucu kullandığında iyice bir kendini kaybediyordu. Sürekli tartışma çıkardı, 2023 yılından beri kullanırdı. Olay günü de kavga olduğu için ben artık her gece odama çekiliyordum. Odama çekildiğimde de gelip babam uyandırmaya çalışıyordu, uyanmıyordum. Son zamanlarda kulaklığımla takıp uzanıyordum. O kavga sesini duymak istemediğim için. Sonra sabah da kalktım, odaya gittim. Sürekli her sabah kalkıp bizi uyandırıp bağırıp bize, ‘siz niye işe gitmiyorsunuz?' derdi. Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım. Komşumuz geldi. Her şey zaten bir anda geliştiği için o günü çok fazla hatırlamıyorum. Annem kızını korumak için sessiz kalmış. Sabah 07.30 civarlarında annem babamı gördüğü için çocuklar da korkmaması için bir şey söylememiş" diye konuştu. TUTUKSUZ YARGILANAN ANNE TUTUKLANDI Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan maktulün eşi Eylem Dilsiz'in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tutuksuz yargılanmasının yetersiz olacağı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmederek, diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

YARDIM ETMEK İSTEDİ 6 YERİNDEN BIÇAKLANDI Haber

YARDIM ETMEK İSTEDİ 6 YERİNDEN BIÇAKLANDI

Olay, Bağcılar'ın Yıldıztepe Mahallesi'nde metro istasyonu çıkışında meydana geldi. İddiaya göre, 18 yaş altı kalabalık bir grup, bir çocuğu sıkıştırarak tokat atıp darbetmeye başladı. O sırada arkadaşlarını bekleyen Oğuzhan ve Taha Çöpür kardeşler durumu fark ederek çocukları kavga etmemeleri konusunda uyardı ve darp edilen çocuuğa yardım etmek istediler. Grubun, "Bu bizim meselemiz, karışmayın" diyerek tepki gösterdiği öğrenildi. Darbedilen çocuk olay yerinden uzaklaşırken, ağabey-kardeş ile kalabalık grup arasında sözlü tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan arbedede, gruptaki bir kişi elindeki bıçakla Oğuzhan Çöpür'ü 6 yerinden bıçakladı. Ağabey Taha Çöpür saldırganlara karşılık vererek kardeşini korumaya çalıştı. Saldırganların, Oğuzhan Çöpür'ü bıçakladıktan sonra üzerine taş atarak olay yerinden kaçtıkları öğrenildi. Saldırı ve bıçaklanma anları çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Hastaneye kaldırılan ve 6 bıçak darbesi aldığı belirlenen Oğuzhan Çöpür'ün tedavisi evde sürerken, ailenin tehdit mesajları aldığı iddia edildi. Aile, şikayetçi olmamaları yönünde arandıklarını ve adres bilgilerinin kendilerine söylenerek baskı kurulduğunu öne sürdü. Aldığı bıçak darbeleri sonucundan iç organları hasar aldı. Karnına onlarca dikiş atılırken, tedavisinin devam ettiği öğrenildi. Olay, Güngören'de yaşanan ve kamuoyunda "Atlas cinayeti" olarak bilinen olayla benzerliği nedeniyle yeniden sokak çeteleri tartışmasını gündeme taşıdı. İstanbul'un bazı ilçelerinde yaşları küçük grupların çeteleştiği ve bu kişilerin suçlara karıştığı iddiaları mahalle sakinlerinde endişe oluşturuyor. Oğuzhan Çöpür, "Olay gününde arkadaşımızı metro çıkışında bekliyorduk. 10 kişilik bir grup, bir çocuğu arasına almıştı. 10 kişinin, 1 kişinin arasına aldığını görünce çocuklara 'Kardeşim, çocuğu bırakın. Niye dövüyorsunuz?' tarzında konuşma yaptım. 'Abi sen niye karışıyorsun? seni ilgilendirmez. Bu bizim meselemiz' gibi cevaplar verdiler. Sol taraftan bir çocuk elinde kesici alet, kelebek olan bıçağı çıkartarak ortalıkta savurmaya başladı. İlk darbeye o an zaten karnıma aldım. Ondan sonra arada başka bir arkadaş da aynı şekilde bacağına darbe aldı. Sonra tekrar da ben onun üzerine koşup elinden almak isterken bacağıma 5 tane darbe almış bulundum. Ben de zaten kan kaybından daha fazla ayakta duramadım. Yere yığıldım. Yani olay bu şekilde oldu. Yere yığıldıktan sonra da zaten gördüğüm kadarıyla kafama doğru da bir tane taş fırlattılar kaçarken. Şu an zaten bizim ailemizi tehdit varı mesajları, ses kayıtları var. İşte örnek veriyorum aramalar gerçekleşiyor. İşte 'Şikayetçi olmayın. Biz her şeyi çözeceğiz' gibisinden 'Şikayetçi olursanız farklı şekilde çözeriz' bu şekilde ailemizi tehdit ediyorlar. Şu an benim hayatımdan çok fazla şey gitti. Güngören'deki çocuk vefat etti. Ben de şanslı olmayabilir aynı şekilde olabilirdim. Aile olarak şu an korkuyoruz" şeklinde konuştu. "O GÜN ÇOCUKLARIMIN DOĞUM GÜNÜYDÜ" Bıçaklanan Oğuzhan'ın babası Fevzi Çöpür, "İnsan olan birisi, orada yardım eden hiç tanımadığı birisini delik deşik etmez. Bunlar insan bile değil. 16-17 yaşında bu çocukları kullanıyorlar. 2-3 tanesini alıyor polis. Ama bunların bir de arkaları var. Bunların bir de tanıdıkları var. Benim çocuklarım pırıl pırıldır. Benim çocuklarım iyi olmak için orada sırf tanımadıkları çocuğa yardım etmek istedikleri için biz bu haldeyiz. O gün çocuklarımın doğum günüydü. Doğum günlerini akşam kutlayacaktık. İkisi de aynı gün doğdular. Perişan durumdayız. Benim annemin ismine kadar bana söylüyor adam. Benim annem 80 yaşında. Benim babam rahmetli oldu ama babamın ismini söylüyor. Bunu 17 yaşında bir çocuk nereden bulacak? Bunların arkalarında birisi olmasa? Bunu çözebilirler mi? Adam bana annemin ismini babamın ismini nerede oturduğumu evimi adresimi bu kadar kolay mı bunlar?" dedi. "ONLARIN ANNELERİYLE BABALARIYLA TELEVİZYONDA BEN DE AĞLADIM" Baba Çöpür, "Yani aynı durumun ucundan döndük. Yani bizim bugün çocuğumuz evde yatıyorsa Allah-u Teala bize çocuğumuzu yeniden bağışladı. Bizi tehdit edeceksin. Hem bıçaklayacaksın ne kadar mantıksız. Hastanedeyim ben canımla cebelleşiyorum. Çocuğum hayata döner mi diye çırpınırken telefon geliyor. Beni tehdit ediyor. Bu kadar kolay değil bu. Bunun arkasında bir güç olmasa, bir çeteleşme olmasa bunu yapamazlar. Bu Ahmet Müngüzi, Atlas Çağlayan isimli çocukları onların anneleriyle babalarıyla televizyonda ben de ağladım. Ama bir gün beni aynı şekilde sokacakları aklımdan gelmedi o gün. Bugün o çocuklarla aynı kaderi yaşıyoruz. Sadece bizim şansımız kardeşinin yanında olması ve kardeşinin onu bir an önce hastaneye yetiştimesi oldu. Yoksa biz Ahmetlerle, o çocuklarla, onların aileleriyle aynı kaderi yaşayacaktık. Çünkü olaylar hemen hemen tamamıyla aynı" açıklamasında bulundu. "ÇETELER SOKAKLARDA KOL GEZİYOR" Sokak çeteleriyle mücadelenin bir an önce çok hızlı bir şekilde yürümesi lazım diyen baba Çöpür, "Sadece o bıçağı oraya atanın değil, orada o bıçağı atana yardım edenin, onun arkasında duranın, o bıçağı atanı destekleyenin bunların bir an önce toplanması lazım ki toplum bundan kurtarsın kendini. Şu anda toplum tedirgin. Aynı olayın içinde. Bıçağın darbenin birinde o yedi. Karakolda sadece bir ifade verdi. Ben bunlarla uğraşamam dedi. Korktu çocuk, benim bir hayatım var dedi. Bunlar benim hayatımı söndürür, öldürürler beni dedi. Yalvardım çocuğa, ben yalvardım. Dedim ki ya oğlum gel, devlet var. Devlet bize onların önüne atmaz. Gel şikayetçi ol, güçlü bir şekilde. Sen de bıçak yemişsin, senin de yaran var. Hayır abi dedi, ben dedi şikayetçi olmuyorum. Hiçbir şekilde yarasıyla ailesine bile haber vermeden çocuk hastanede bir tedavi oldu. Aynı ambulansla gitti muhtemelen. Hastanede tedavi olduktan sonra bırakıp kaçtı çocuk. Yani şikayetçi bile olmadı korkudan. Bunun gibi yüzlerce var. Güngören, Bağcılar, Esenyurt, çeteler sokaklarda kol geziyor" dedi.

ATLAS ÇAĞLAYAN'IN AİLESİNDEN YARGIYA GÜVEN VURGUSU Haber

ATLAS ÇAĞLAYAN'IN AİLESİNDEN YARGIYA GÜVEN VURGUSU

İstanbul’un Güngören ilçesinde, henüz 17 yaşında olan Atlas Çağlayan’ın, 15 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak hayatını kaybettiği olay kamuoyunda derin üzüntü yaratırken, ailenin avukatı Mehtap Yılmaz, süren soruşturma hakkında açıklamalarda bulundu. Yılmaz, aile adına yaptığı açıklamada, yargıya olan güvenlerini yineleyerek, "Adaletin en doğru şekilde tecelli edeceğine inanıyoruz" dedi. BAKAN YERLİKAYA’DAN TAZİYE ZİYARETİ Acılı aileye destek ziyaretleri de sürüyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve eşi, Atlas Çağlayan’ın ailesini ziyaret ederek başsağlığı dileklerini iletti. Aile avukatı Mehtap Yılmaz, "Sayın Bakanımız ve eşinin ziyaretleri aile için çok anlamlıydı. Hem destek sundular hem de süreci dikkatle takip ettiklerini belirttiler. Ailemiz adına kendilerine teşekkür ediyoruz" dedi. “ATLAS HEPİMİZİN ÇOCUĞUYDU” Atlas’ın ölümünün sadece bir aileyi değil, toplumu derinden sarstığını belirten avukat Yılmaz, “Atlas yavrumuz hepimizin oğluydu. Gencecik bir hayat, anlamsız bir kavga sonucu elimizden alındı. Ailenin yaşadığı acı tarif edilemez” ifadelerini kullandı. TEHDİT EDENLER TUTUKLANDI Olayın ardından sadece cinayet değil, Atlas'ın ailesine yönelen tehditlerin de ciddi şekilde ele alındığını belirten Yılmaz, "Emniyet birimlerimiz 1 gün gibi kısa bir sürede aileyi tehdit eden kişileri yakaladı. Bu kişiler adli sürecin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hem emniyet hem de yargı hızlı ve etkili bir müdahaleyle örnek bir süreç yönetti" dedi. “YARGIYA GÜVENİMİZ TAM” Soruşturmanın titizlikle sürdüğünü aktaran Yılmaz, “Şu an adli süreç devam ediyor. Biz, yargının adil ve vicdani bir karar vereceğine yürekten inanıyoruz. Bu dava yalnızca bir aile için değil, toplum vicdanı için de büyük önem taşıyor. Atlas için, onun gibi gençlerin geleceği için adalet yerini bulmalı” şeklinde konuştu.

BAHÇELİ: ÖNÜNE GELEN BİHTER ÖNÜNE GELEN BEHLÜL OLMUŞ! Haber

BAHÇELİ: ÖNÜNE GELEN BİHTER ÖNÜNE GELEN BEHLÜL OLMUŞ!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, son dönemde kamuoyunda tartışma konusu olan özel jet iddialarına değinerek, "Medeniyet mirasımız dört bir yandan hücuma uğruyor. Ünlüsü ünsüzü bataklıkta çırpınıyor. Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş" ifadelerini kullandı. "BU HALLERE NASIL DÜŞTÜK" Bahçeli, bazı kişilerin adlarının karıştığı özel jet olaylarını eleştirerek, yaşananların toplumun değerleriyle bağdaşmadığını belirtti. "Bu hallere nasıl düştük. Yaşanılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır?" diyen Bahçeli, ahlaki yozlaşma karşısında uyarılarda bulundu. EMEKLİ MAAŞI VE İKTİDAR TARTIŞMASI: "İTTİFAK ORTAĞIYIZ, İKTİDAR ORTAĞI DEĞİLİZ" Bahçeli, daha önce en düşük emekli maaşı için kullandığı "sefalet ücreti" ifadesinin arkasında durduğunu yineleyerek, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Cumhur İttifakı ortağı olduğunu ancak iktidar ortağı olmadığını vurguladı: "Biz ne söylediysek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatırız. MHP, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin aldığı kararları desteklemeyi siyasi ahlak gereği olarak görür, ama karar mekanizmasının içinde değildir." CHP’YE VE ÖZGÜR ÖZEL’E ELEŞTİRİ CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, emekli maaşları üzerinden MHP’ye yönelik eleştirilerini de yanıtlayan Bahçeli, "Tatlı su kurnazlıklarına pabuç bırakmayız" diyerek şu ifadeleri kullandı: "CHP boş keseden sallarken, MHP vatandaşlarımızın geçim meselesini kalıcı çözüme kavuşturmak amacıyla ekonomik ve sosyal politikalar üretmektedir." SDG/YPG VE SURİYE MESAJI: "SDG TERÖR ÖRGÜTÜDÜR" Suriye’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, SDG'nin Fırat’ın batısından çıkarıldığını söyledi. SDG ile Kürt vatandaşların ayrı tutulması gerektiğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: "Kürt kardeşlerimiz başka, SDG ve YPG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Kürtler adına konuşamaz. Yeni Suriye’de kapsayıcı, uzlaşmacı bir anayasa yapılmalı; hiçbir etnik grup dışlanmamalıdır." ATLAS ÇAĞLAYAN CİNAYETİ: "TOPLUMSAL DOKU TAHRİP EDİLİYOR" Bahçeli, İstanbul Güngören’de öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’a da değinerek, çocukların suça sürüklenmesine karşı güçlü bir mücadele gerektiğini belirtti: "Ahmet Minguzzi cinayeti tekrar etti. Türkiye’nin toplumsal dokusu tahrip ediliyor. Cinnet, cinayet, sanal bahis, uyuşturucu… Hepsiyle eş zamanlı mücadele etmeliyiz." FİLİSTİN İÇİN ÖNERİ: "BARIŞIN BAŞI ERDOĞAN OLMALI" Bahçeli, Gazze ve Filistin meselesine ilişkin çözüm önerisini de yineleyerek, şu çağrıda bulundu: "Barışın başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı’dır. Tüm dünya bu gerçeği görmelidir."

ATLAS ÇAĞLAYAN CİNAYETİNDE GÖZALTI SAYISI 5’E YÜKSELDİ Haber

ATLAS ÇAĞLAYAN CİNAYETİNDE GÖZALTI SAYISI 5’E YÜKSELDİ

İstanbul’un Güngören ilçesinde 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, ailesine yönelik tehdit içerikli paylaşımlarda bulunduğu iddia edilen 1 kişi daha gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında toplam gözaltı sayısı 5’e yükseldi. SOSYAL MEDYADAKİ PROVOKATİF PAYLAŞIMLAR TAKİPTE İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, 14 Ocak’ta meydana gelen cinayet sonrası sosyal medyada yapılan provokatif paylaşımlar ve aileye yönelik tehdit içerikli mesajlar üzerine geniş çaplı bir çalışma başlattı. Soruşturma çerçevesinde önceki gün 1’i tehdit, 3’ü provokatif paylaşım gerekçesiyle 4 zanlı gözaltına alınmıştı. Bugün ise ailenin tehdit edilmesiyle ilgili yeni bir şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltına alınan zanlılardan 3’ünün Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde, 2’sinin ise Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’nde işlemleri devam ediyor. 3 şüphelinin bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. OLAYIN GEÇMİŞİ 14 Ocak Çarşamba günü, Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde bir işletme önünde, Atlas Çağlayan (17) ile E.Ç. (18 yaşından küçük) arasında "yan bakma" gerekçesiyle tartışma çıkmıştı. Kavgada E.Ç., ‘sustalı’ olarak bilinen bıçakla Çağlayan’ı yaralamış; ağır yaralanan genç, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti. Olayın ardından E.Ç. ve yanındaki kişiler gözaltına alınmış, E.Ç. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

ATLAS’IN ÖLDÜĞÜ KAVGADA ZANLININ İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

ATLAS’IN ÖLDÜĞÜ KAVGADA ZANLININ İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

İstanbul’un Güngören ilçesinde “yan bakma” iddiasıyla çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin tutuklanan 15 yaşındaki zanlının savcılık ifadesi ortaya çıktı. Zanlı, ifadesinde Atlas’a karnından bir kez bıçak darbesi vurduğunu söyledi. Olay, 14 Ocak günü saat 20.20 sıralarında Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre iki grup, bir kafeden çıktıktan sonra “yan bakma” nedeniyle tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Bıçaklı kavga sırasında E.Ç. (15), yanında bulunan sustalı bıçakla Atlas Çağlayan’ı (16) yaraladı. Ağır yaralanan Atlas, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. ZANLI TUTUKLANMIŞTI Olayın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güngören Çocuk Büro Amirliği ekipleri tarafından suç aleti bıçakla birlikte yakalanan zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından Bakırköy Adalet Sarayı’na sevk edilmişti. E.Ç., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak çocuk kapalı cezaevine gönderilmişti. SAVCILIK İFADESİ Zanlı E.Ç., savcılıkta verdiği ifadesinde olay günü arkadaşlarıyla bir kafede bulunduğunu belirterek şunları söyledi: "Kafeden çıktığımız sırada Atlas Çağlayan bana ‘ne bakıyorsun’ diyerek küfür etti ve üzerime geldi. Ben de üzerimde bulunan bıçağı çıkartarak salladım. Karnına bir kez bıçağı vurdum. Sonrasında çocuğu yere yatırdılar. Yanındaki arkadaşları da beni darp ederek hakaret etti". Zanlı, bıçağı daha sonra arkadaşına verdiğini, polislerin gelmesiyle birlikte yakalandığını ve suçlamaları anlattığı şekliyle kabul ettiğini ifade etti. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

"YAN BAKMA" KAVGASI CİNAYETLE BİTTİ: O ANLAR KAMERADA Haber

"YAN BAKMA" KAVGASI CİNAYETLE BİTTİ: O ANLAR KAMERADA

16 yaşındaki Atlas Çağlayan, 15 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetti. Yan bakma kavgası güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, 14 Ocak 2026 günü saat 20.20 sıralarında Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre iki grup, bir kafeden çıktıktan sonra “yan bakma” meselesi nedeniyle tartışmaya başladı. Kısa sürede büyüyen tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü. Bu sırada 15 yaşındaki E.Ç., yanında taşıdığı sustalı bıçakla 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ı yaraladı. Ağır yaralanan Atlas, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. ZANLI ÇOCUK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güngören Çocuk Büro Amirliği ekipleri, olay sonrası E.Ç.’yi suç aleti bıçakla birlikte gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Bakırköy Adalet Sarayı’na sevk edilen zanlı çocuk, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklanarak çocuk kapalı cezaevine gönderildi. "SANİYELİK OLDU, ÇOK ÜZGÜNÜZ" Olay yerinde bulunan çay işletmecisi Yener Başkutlu, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Genç bir kardeşimiz bıçaklandı. Bir kargaşa duyduk. Müdahale etmeye çalıştık ama yarası büyüktü. Aslında olayda büyük bir şey yoktu, ‘niye yan baktın’ tartışması yaşanmış. Vuran çocuk yanında bir kızla birlikteymiş, kıza hava olsun diye bıçaklamış. Vurup geri geldi. Biz onu yakalayıp emniyete teslim ettik. Çok üzgünüz". GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde iki grubun sokakta tartışmaya başladığı, ardından Atlas’ın bıçaklandığı ve yere düştüğü anlar yer aldı. Saldırganın olay öncesinde arkadaşlarıyla kafede oturduğu anlar da başka bir kameraya yansıdı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.