#Hakaret

- Hakaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EŞİNE, ARABADA ÇOCUKLARI VARKEN HAKARET ETMİŞTİ: ÖZÜR GECİKMEDİ Haber

EŞİNE, ARABADA ÇOCUKLARI VARKEN HAKARET ETMİŞTİ: ÖZÜR GECİKMEDİ

Esenyurt'ta boşanma aşamasındaki eşine hakaret ettiği görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından Biber, avukatı İnan ile açıklama yaptı. Kullandığı ifadeler nedeniyle özür dileyen Biber, görüntülerin montajlandığını öne sürerek kendisinin de tehdit ve tacize maruz kaldığını iddia etti. Esenyurt'ta boşanma aşamasındaki eşiyle çocukların bakımı nedeniyle yaşadığı tartışmada hakaretlerde bulunduğu görüntüler sosyal medyada yayılan Biber, avukatı İnan ile açıklama yaptı. Görüntülerde Biber'in eşine hakaret ettiği ve araçta saldırmaya çalıştığı anlar yer almış, görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından olay tepki çekmişti. AVUKATI: KULLANDIĞI SÖZLERİ KABUL ETMİYORUM Biber'in avukatı İnan, müvekkilinin eşi hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğunu savunarak, "Müvekkilim eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı almış, eşi ise çocuklarını kullanarak görüntülerdeki gibi bir kumpas kurmuştur. Yaşanan olayda müvekkilimin kullanmış olduğu sözleri bir hukukçu olarak kabul etmiyorum. Süreçle alakalı hukuki takibimizi yapacağız." dedi. "TÜRK TOPLUMUNDAN ÖZÜR DİLİYORUM" Olay günü çocuklarıyla bir kafede bulunduğunu anlatan Biber, boşanma aşamasındaki eşinin daha sonra bölgeye geldiğini söyledi. Eşi hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğunu öne süren Biber, tartışma sırasında kullandığı sözlere ilişkin, "Ben de bir insanım, bir raddeye gelince yapmamam gereken şeyleri yaptım. Söylememem gereken sözleri söyledim. Bu yüzden Türk toplumundan özür diliyorum." ifadelerini kullandı. "VİDEO KESİLİP MONTAJLANDI" İDDİASI Biber, sosyal medyada yayılan görüntülerin olayın tamamını yansıtmadığını savundu. Eşinin kendisine de hakaret ettiğini ve aracı üzerine sürdüğünü iddia eden Biber, "Öncesinde yaşananlar var. Kesip kesip montajlanarak kendi tarafından yapılan bir video. Canıma kast var, aracı üzerime sürdü. Bu planlı bir eylemdi." dedi. Biber ayrıca evlilik süreci ve mal paylaşımına ilişkin çeşitli iddialarda bulunarak taraflar arasında devam eden davalar olduğunu söyledi. Biber ve avukatının dile getirdiği suçlama ve iddialara ilişkin karşı tarafın açıklamasına ise haberde yer verilmedi.

EHLİYETSİZ ALKOLLÜ SÜRÜCÜ POLİSTEN KAÇTI: 552 BİN TL CEZA YEDİ Haber

EHLİYETSİZ ALKOLLÜ SÜRÜCÜ POLİSTEN KAÇTI: 552 BİN TL CEZA YEDİ

Eskişehir’de polis ekiplerinin kontrolünden kaçan kadın sürücü, girdiği kapalı otoparkta yakalandı. Yapılan kontrolde 1,58 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün daha önce de alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Mustafa Kemal Atatürk Caddesi’nde devriye görevi yapan Yunus ekipleri, 26 DA 979 plakalı SUV aracın sürücüsüne dur ihtarında bulundu. İhtara rağmen yoluna devam eden araç, ekiplerin takibi sonucu Tepebaşı ilçesi Hoşnudiye Mahallesi Kolcu Sokak’taki kapalı otoparkın girişinde durduruldu. ALKOL TESTİ 1,58 PROMİL ÇIKTI 38 yaşındaki Dilek T. ile araçta bulunan kadın yolcu, direksiyon başında kendilerinin olmadığını savundu. Kontrol sırasında yanında bulunan kolonyayı ağzına götüren sürücü, alkol testinin sonucunun bununla bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Ancak trafik ekiplerinin yaptığı ölçümde sürücünün 1,58 promil alkollü olduğu tespit edildi. Dilek T., kolonya sürdüğünü ve bu nedenle testte alkol çıkmış olabileceğini iddia etti. POLİSLERE TEPKİ GÖSTERDİ Aracın otoparka çekileceğini öğrenen sürücü, polis ekiplerine tepki gösterdi. Sürücünün görevlilere hakaret ettiği anlar da kayda yansıdı. EHLİYETİ 2034'E KADAR ALINDI Polis ekiplerinin incelemesinde Dilek T.’nin daha önce de alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulduğu ve halen ehliyetsiz olduğu belirlendi. Üçüncü kez alkollü araç kullanırken yakalandığı tespit edilen sürücünün ehliyetine el koyma süresi 2034 yılına kadar uzatıldı. Sürücüye, trafik ekiplerinin “dur” ihtarına uymamak, alkollü araç kullanmak ve ehliyetsiz araç kullanmak başta olmak üzere çeşitli ihlallerden toplam 552 bin 719 TL idari para cezası uygulandı. Araç çekiciyle otoparka götürülürken, otomobil 60 gün süreyle trafikten men edildi. Sürücü ile beraberindeki yolcu ise işlemlerinin tamamlanması için polis merkezine götürüldü.

EŞİNİN YEMEKLERİNE HAKARET BOŞANMADA AĞIR KUSUR SAYILDI Haber

EŞİNİN YEMEKLERİNE HAKARET BOŞANMADA AĞIR KUSUR SAYILDI

Evliliklerde kadın eşin yemeği güzel yapıp yapmadığı tartışmaları Yargıtay’ın emsal kararıyla yeni bir boyut kazandı. Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocasına; ‘defol, sen pissin, bunak, moruk’ ifadelerini kullanan kadını az kusurlu; eşine ‘Yaptığın yemekleri beğenmiyorum, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli’ ifadelerini kullanan erkeği ağır kusurlu saydı. Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, ortak çocuğun doğumundan sonra kadının kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaretler ettiğini, aşağıladığını, eziyet ettiğini, "moruk" diye hitap etmeye başladığını, "pislik, bunak" dediğini, yemek vermediğini öne sürdü. Eşinin buzdolabına kilit takıp kilitlediğini, bunun üzerine ikinci buzdolabını almak zorunda kaldığını dile getirdi. Asılsız şikayetlerle uzaklaştırma kararı aldığını belirterek boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine ve 50 bin TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Davalı-karşı davacı kadın da iddiaları kabul etmediğini, önceki evliliğinden olan kızlarını eşinin hor gördüğünü, onlara hakaretler ettiğini, evlenen iki kızın düğünlerine bile katılmadığını kaydetti. Yaptığı yemekleri beğenmediğini, "sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" diyerek aşağıladığını ifade ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 1.500 TL tedbir-iştirak, kadın lehine aylık 1.500 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50 TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Tarafları dinleyen Aile Mahkemesi, kadının erkeğe "seni istemiyorum, defol, sen pissin, bunak, moruk" diyerek erkeği aşağıladığına, hakaret ettiğine, erkeğin ise ‘Yemeklerin berbat, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz’ dediğine dikkat çekti. Yemekleri beğenmemekle birlikte evin mutfak alışverişini yapmayan kocayı kadına nazaran ağır kusurlu saydı. Çiftin boşanmasına, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesine, ortak çocuk ile annesi arasında kişisel ilişki tesisine, kadın lehine takdir edilen aylık 750 TL nafaka ve kadın lehine 20 bin TL maddî, 15 bin TL manevî tazminata karar verdi. Erkek, karara istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, hakaretlerin yanı sıra yemekleri beğenmeyip evin mutfak alışverişini tam olarak yapmayan kocanın ağır, kadının az kusurlu tespit edilmesinin yerinde olduğu, kusura yönelik gerekçe uyarınca, bu şartlar altında evliliğin devamı beklenemeyeceğinden itirazı geri çevirdi. Kocanın avukatı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, kararı onadı.

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK" Haber

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK"

"Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Göktaş, stand-up gösterisindeki ifadelerinin mizah amacı taşıdığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Deniz Göktaş, gösterisinde kullandığı ifadelerin toplumsal olayları mizahi bir dille ele almak amacıyla kullanıldığını savundu. "TOPLUMSAL KORKULARI MİZAHLA ANLATMAYA ÇALIŞTIM" Savcılıkta, gösterisindeki "canlı bomba" ifadeleri sorulan Göktaş, sözlerinin geçmişte yaşanan terör saldırılarının toplumda oluşturduğu korkuya yönelik bir mizah unsuru olduğunu öne sürdü. Psikoloji mezunu olduğunu belirten Göktaş, toplumun korktuğu konuları mizahi bir dille anlatmaya çalıştığını ve amacının yalnızca espri üretmek olduğunu söyledi. "CUMHURBAŞKANI'NA HAKARET KASTIM YOK" Gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik kullandığı ifadeler de sorulan Göktaş, bu bölümün kişisel gelişim videolarına gönderme yapan bir espri olduğunu savundu. Göktaş, "Burada herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastım yoktur." ifadelerini kullandı. Savcılık sorgusunda yer alan "Siz diktatör müsünüz?" ve "Ben diktatör olsaydım" sözlerine ilişkin ise avukatları, "diktatör" ifadesinin siyaset literatüründe kullanılan bir kavram olduğunu ve hakaret niteliği taşımadığını ileri sürdü. "KUTSAL KİTAPLARI HEDEF ALMADIM" Gösterisinde kitaplara ilişkin kullandığı ifadelerin de sorulması üzerine Göktaş, konuşmasının kutsal kitaplara yönelik olmadığını belirterek Kur'an-ı Kerim'i hedef alan bir söylemde bulunmadığını ifade etti. Gösteride kullandığı "FETÖ projesi" ifadesinin ise daha önce bir izleyicinin gösterisi hakkında yaptığı yoruma gönderme olduğunu ve bunu mizahi amaçla kullandığını söyledi. Kurban Bayramı'yla ilgili anlattığı bölümün de çocukluk anısından ibaret olduğunu belirten Göktaş, dini değerleri hedef alma amacının bulunmadığını savundu. AVUKATLARINDAN TUTUKLAMA TALEBİNE İTİRAZ Göktaş'ın avukatları, söz konusu stand-up gösterisinin 2023 yılından bu yana yaklaşık 198 kez sahnelendiğini, bugüne kadar gösteri hakkında herhangi bir adli işlem yapılmadığını belirtti. Müvekkillerinin soruşturmayı öğrenmesine rağmen kendi isteğiyle yurt dışından Türkiye'ye döndüğünü ifade eden avukatlar, kaçma ve delil karartma şüphesinin bulunmadığını savunarak serbest bırakılmasını talep etti. Savcılık ifadesinin ardından Deniz Göktaş, "dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, Göktaş'ın her iki suçtan da tutuklanmasına karar verdi.

BURSA'DA ÖĞRETMENLER, HAKEMLERE SALDIRDI Haber

BURSA'DA ÖĞRETMENLER, HAKEMLERE SALDIRDI

Bursa'da Yeşilyayla ve Ali Osman Sönmez Liseleri arasında oynanan futbol final müsabakasında Ali Sönmez Lisesi öğretmenlerinden F. Y. ve M.T., sahaya girerek hakemler E.A., M. E. C., Gençlik Spor Bakanlığı İl Tertip üyesi ve saha görevlisi İ.T.'ye fiziksel şiddet ve hakaretlerde bulundu. Olay, Bursa Atıcılar Spor Tesisleri Veysel Karani Sahasında 23 Haziran günü 11.30 meydana geldi. Gençlik ve Spor Bakanlığının düzenlemiş olduğu liseler arası futbol turnuvası final müsabakasında Yeşilyayla Lisesi- Ali Sönmez Lisesi karşılaşmasında, maçın 70'inci dakikasında orta hakem E. A., Ali Sönmez Lisesi aleyhine bir faul düdüğü çaldı. Düdükten sonra Ali Sönmez Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni F.Y., sahaya koşarak girdi. F.Y., müsabakanın orta hakemi E.A'ya doğru koşarak E.A.'nın ayağına bastı. Bunun üzerine hakem E.A., kırmızı kart gösterdi. Olay yerine gelerek ortamı sakinleştirmeye çalışan yardımcı hakem M.E.C. araya girdi. Yardımcı hakem, F.Y. isimli öğretmene sakinleştirici telkinlerde bulunarak dışarıya davet etti. Bunun üzerine F.Y. yardımcı hakem M.E.C.'i ittirdi. Olay büyüyünce Ali Osman Sönmez Lisesi Müdür Yardımcısı M.T., sahaya girmek isteyince yan hakem saha içine girmemesi yönünde uyarılarda bulundu. Uyarılara sinirlenen M.T., Yardımcı Hakem M.E.C.'i ittirdi. Yaşanan gerginliğin ardından hakemler maçı tatil etti. Şiddet ve hakaretler soyunma odasında da devam etti Gençlik Spor Bakanlığı İl Tertip üyesi ve saha görevlisi İ.T. öğretmenleri sakinleştirmeye çalıştığı sırada öğretmenler İ.T.'ye karşı hakaret savurarak ittirdi. Hakemler soyunma odasına ivedi bir şekilde giderken öğretmenlerden M.T., hakaretler savurmaya başladı. M.T. aniden Yardımcı Hakem M.E.C.'nin arkasından saldırdı ve boğazına yapıştı ve sol kulak arkasına yumruk attı. Hakemler hakaretler ve saldırılar aradından hızlıca odalarına giderek polis ve ambulans ekiplerine ihbarda bulundu. Öğretmenlere ceza verilmedi Saldırgan öğretmenlerden F.Y. ifadesinin ardından polis merkezinden serbest bırakıldı. Diğer saldıran öğretmen M.T. ise gözaltının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Edinilen bilgiye göre öğretmenler hakkında idari soruşturma başlatılmadı.

MİNGUZZİ AİLESİNE TEHDİT MESAJLARI GÖNDEREN SANIĞA HAPİS Haber

MİNGUZZİ AİLESİNE TEHDİT MESAJLARI GÖNDEREN SANIĞA HAPİS

Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitiren 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesine tehdit içerikli mesajlar gönderdiği ve sosyal medya paylaşımları yaptığı öne sürülen sanık Furkan Ay, üç ayrı suçtan toplam 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuksuz sanık Furkan Ay ile taraf avukatları katıldı. Müşteki konumundaki Minguzzi ailesi ise duruşmada yer almadı. “KİMSEYİ TEHDİT ETME NİYETİNDE DEĞİLDİM” Duruşmada savunma yapan sanık Furkan Ay, "Kimseyi tehdit etme niyetinde değildim. Olanlar için üzgünüm" ifadelerini kullandı. Son sözünde beraatini talep eden sanığın ardından taraf avukatları da beyanlarını sundu. Müşteki avukatı sanığın cezalandırılmasını isterken, sanık avukatları müvekkillerinin beraatini talep etti. MAHKEMEDEN 7 YIL 20 GÜN HAPİS KARARI Mahkeme heyeti, sanık Furkan Ay’ın “birden fazla kişiyle tehdit”, “kişinin hatırasına hakaret” ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma” suçlarından toplam 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Sanık hakkında “suçu ve suçluyu övme” suçundan ise beraat kararı verildi. İDDİANAMEDE TEHDİT MESAJLARI YER ALDI Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, müşteki Yasemin Akıncılar Minguzzi’nin cep telefonuna gönderildiği belirtilen tehdit içerikli mesajlara yer verildi. İddianamede, şüphelinin aileye yönelik "Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin" şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı. Soruşturma kapsamında şüphelinin, müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek mesajları gönderdiğinin değerlendirildiği belirtildi. 13 YILA KADAR HAPİS TALEP EDİLMİŞTİ Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede Furkan Ay hakkında “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “birden fazla kişiyle tehdit” ve “kişinin hatırasına hakaret” suçlarından toplam 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.