#Hakaret

- Hakaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AİLE YAPISINA AYKIRI YAYINDAN 10 FENOMEN GÖZALTINDA: İŞTE TAM LİSTE Haber

AİLE YAPISINA AYKIRI YAYINDAN 10 FENOMEN GÖZALTINDA: İŞTE TAM LİSTE

İstanbul'da sosyal medya platformlarında yaptıkları canlı yayınlarda "aile yapısına aykırı" içerik ürettikleri ve bu yayınlardan dijital gelir elde etmek amacıyla birlikte hareket ettikleri öne sürülen 10 sosyal medya fenomen'i gözaltına alındı. İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınanlar arasında Onur Sermik ve Semih Varol da yer aldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla sosyal medya platformlarına yönelik sanal devriye çalışması gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerde sosyal medya platformlarında canlı yayın yapan bazı şüphelilerin kavga, tehdit, hakaret, gerilim ve mağduriyet içerikli paylaşımlar yaptıkları belirlendi. Şüphelilerin "aile yapısına aykırı" olarak değerlendirilen içerikler ürettikleri ve söz konusu yayınlar üzerinden dijital gelir elde etmek amacıyla birlikte hareket ettikleri tespit edildi. "HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK" VE "MÜSTEHCENLİK" SUÇLAMASI Soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmede şüphelilerin "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" ile "Müstehcenlik" suçlarını işledikleri öne sürüldü. Yapılan çalışmaların ardından şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon kararı alındı. 10 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON Polis ekipleri, İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Kocaeli, Muğla, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya ve Elazığ'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan 10 sosyal medya fenomeni yakalandı. GÖZALTINA ALINAN İSİMLER AÇIKLANDI Operasyon kapsamında; Sinan Kaya, Cansum Kaya, Ferhat Billor, Çağlayan Yıldırım, Onur Sermik, Elif Akdemir, Onur Can Güzel, Mehmet Emin Citer, Mehmet Aden Arslan ve Semih Varol gözaltına alındı. Şüpheliler, işlemlerinin yapılması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne götürüldü. ŞÜPHELİLERE UYUŞTURUCU TESTİ UYGULANDI Gözaltına alınan şüphelilere ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımının tespit edilmesine yönelik gerekli testlerin uygulandığı bildirildi. Onur Sermik ve Semih Varol'un da aralarında bulunduğu 10 şüphelinin Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemleri sürüyor. Soruşturma kapsamında şüphelilere yöneltilen suçlamalara ilişkin adli süreç devam ediyor.

EŞE "EŞEK" DEMEK HEM BOŞANMA HEM TAZMİNAT SEBEBİ Haber

EŞE "EŞEK" DEMEK HEM BOŞANMA HEM TAZMİNAT SEBEBİ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasında eşine "eşeksin, hayvansın" diyerek hakaret eden erkeğin, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda kadına göre daha ağır kusurlu olduğuna karar verdi. Daire, söz konusu ifadelerin kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek kadın lehine uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini bildirdi. Geçimsizlik yaşayan çift, Aile Mahkemesinde karşılıklı boşanma davası açtı. İlk derece mahkemesi, erkeğin aile yaşantısını olumsuz etkileyecek şekilde her gün alkol aldığı, eşine küfrettiği, "eşeksin, hayvansın" şeklindeki sözlerle eşini aşağıladığı ve hakaret ettiği gerekçeleriyle erkeği tam kusurlu kabul etti. Kararın tarafların avukatlarınca istinaf edilmesinin ardından Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak dosyanın yeniden görülmesine hükmetti. Davayı yeniden ele alan Aile Mahkemesi bu kez tarafları eşit kusurlu kabul ederek kadının tazminat taleplerini reddetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesine taşındı. YARGITAY EŞİT KUSUR KARARINI DOĞRU BULMADI Yargıtay, erkeğe yüklenen davranışların sürekliliği ile dosyada kadına yüklenen davranışları birlikte değerlendirerek tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı sonucuna vardı. Dairenin kararında, erkeğin her gün alkol aldığı, eşine küfrettiği, "eşeksin, hayvansın" diyerek aşağıladığı ve hakarette bulunduğu yönünde ilk derece mahkemesince kabul edilen eylemlerin sürekliliğine dikkati çekildi. Kararda, ❝Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı karşı davacı erkeğin, davacı karşı davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.❞ değerlendirmesine yer verildi. Yargıtay, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesini hatalı bularak hükmün bozulmasına karar verdi. ❝KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI TEŞKİL ETTİ❞ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tazminat talepleri yönünden yaptığı değerlendirmede de boşanmaya neden olan olaylarda kadının ağır veya eşit kusurlu olmadığını belirtti. Erkeğin kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu kaydeden Daire, boşanma sonucunda kadının diğer eşin maddi desteğini de en azından kısmen kaybettiğine işaret etti. Kararda, ❝Evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır.❞ ifadeleri kullanıldı. KADIN LEHİNE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİNİ BELİRTTİ Daire, boşanma nedeniyle kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun miktarda maddi tazminat isteyebileceğini; boşanmaya yol açan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın da manevi tazminat talep edebileceğini hatırlattı. Yargıtay kararında, ❝Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hakkaniyet kuralları da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.❞ denildi. Böylece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, somut olayda eşe yönelik "eşeksin, hayvansın" şeklindeki hakaretleri diğer kusurlu davranışlarla birlikte değerlendirerek, erkeğin daha ağır kusurlu olduğuna ve kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine karar verdi.

ÜVEY BABASINI BIÇAKLAYARAK ÖLDÜREN SANIK HAKİM KARŞISINDA Haber

ÜVEY BABASINI BIÇAKLAYARAK ÖLDÜREN SANIK HAKİM KARŞISINDA

Eskişehir'de tartışma sırasında üvey babası Bozkurt'u bıçaklayarak ölümüne neden olduğu gerekçesiyle "kasten öldürme" suçundan hakkında dava açılan tutuklu sanık Özbek'in yargılanmasına başlandı. Sanık Özbek, üvey babasının elindeki bıçakla kendisine yöneldiğini ve annesine zarar vereceğini düşündüğünü savunarak öldürme kastıyla hareket etmediğini söyledi. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Aralık'a erteledi. Olay, 13 Ocak'ta Tepebaşı ilçesi Şirintepe Mahallesi Yaylapınar Sokak'taki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, 26 yaşındaki Harun Özbek ile annesiyle birlikte yaşayan 50 yaşındaki üvey babası Yüksel Bozkurt arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine bıçakla ağır yaralanan Bozkurt, kaldırıldığı hastanede müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan Özbek ise çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Hakkında "kasten öldürme" suçundan dava açılan Özbek, Eskişehir'de hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık, annesi Serap Bozkurt, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. ❝BENİ ÖLDÜRECEĞİNİ, ANNEME ZARAR VERECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM❞ Duruşmada ilk savunmasını yapan sanık Özbek, olay sırasında uyuduğunu, annesi ile üvey babasının mutfaktaki tartışma sesleri üzerine uyandığını anlattı. Üvey babasının kendisi hakkında hakaret içeren ifadeler kullandığını öne süren Özbek, mutfağa gittiğinde annesinin tutulduğunu gördüğünü savundu. Özbek, ❝Bana saldırmaya, kollarımı sıkmaya çalıştı ancak annem engel oldu. Bana, 'Senden bir şey olmaz, işe yaramazın tekisin, annen gidince ne yapacağımı biliyorum' dedi. Sonra tekrar anneme saldırmaya başladı, saçlarından tutup ittirdi. Ben engel olmaya çalıştım.❞ ifadelerini kullandı. Üvey babasının elinde bıçak bulunduğunu ileri süren Özbek, savunmasını şöyle sürdürdü: ❝Üvey babam annemi bıraktı, elinde uzun bir bıçak vardı. Bıçağı sımsıkı tutuyordu. Beni öldüreceğini, anneme zarar vereceğini düşündüm. Bıçağı bana doğru savurunca elimle ucunu tuttum ve elim kesildi. Uyku sersemiydim, sonrasını hatırlamıyorum. Bu zamana kadar hep hakaret etti, sessiz kaldım ama bu sefer işin içinde annem vardı, sessiz kalamadım. Kasıtlı olarak öldürmeye çalışmadım, çok pişmanım.❞ GEÇMİŞTE ŞİDDET GÖRDÜĞÜNÜ İLERİ SÜRDÜ Sanık Özbek, üvey babasının geçmişte de kendisine şiddet uyguladığını iddia etti. 13 yaşındayken üvey babasının kendisini merdivenlerden ittiğini ve kolunun kırıldığını öne süren Özbek, annesinin ve evdeki huzurun etkilenmemesi için yaşadıklarını anlatmadığını savundu. Özbek, ❝Yemek yerken alkollü gelip ağzıma vurduğu, ağzımın kanadığı oldu. Eline sopa alıp beni kovaladığı günler oldu.❞ dedi. ANNE BOZKURT: ❝OĞLUM BENİ KORUMAK İÇİN ARAYA GİRDİ❞ Duruşmada dinlenen anne Bozkurt da olay günü işe gitmeye hazırlandığı sırada eşiyle arasında tartışma çıktığını anlattı. Eşinin oğluna yönelik hakaret içeren sözler söylediğini belirten Bozkurt, oğlunun bunun üzerine mutfağa geldiğini ifade etti. Bozkurt, eşinin elindeki ekmek bıçağıyla oğluna yöneldiğini öne sürerek, ❝Ben engel olmak için Yüksel'i tuttum. Beni kolumdan tutup musluğa ve lavaboya doğru vurmaya başladı. Harun bizi ayırmak için araya girince üçümüz yere düştük. Yüksel 'Bana bıçak girdi' dedi. Ben ne olduğunu anlamadım, sonra yaralandığını fark ettim ve komşular ambulansı aradı. İlk saldıran eşimdi, oğlum beni korumak için araya girdi.❞ diye konuştu. Bozkurt ayrıca eşinin oğluna geçmişte de kötü davrandığını ileri sürdü. DAYISI TANIK OLARAK DİNLENDİ Sanığın dayısı Aşkın da duruşmada tanık olarak ifade verdi. Olay anını görmediğini belirten Aşkın, geçmişte Bozkurt'un yeğenine şiddet uyguladığına tanık olduğunu öne sürdü. Aşkın, ❝Ablam çay koymaya gittiğinde eniştemin Harun'a tekme attığına bizzat şahit oldum. 'Bunları benim yanımda yapma' diye uyardım ve aramızda tartışma çıktı. Yemek yerken bile yeğenime kötü bakar, hakaretler ederdi. Ensesine tokat atıp tekme vuruyordu, yeğenim ise sesini çıkaramıyordu.❞ ifadelerini kullandı. SANIK AVUKATLARI TAHLİYE VE BERAAT TALEP ETTİ Sanığın avukatları Perçin, Yüce ve Çokbiçer, müvekkillerinin uzun yıllar boyunca baskı, hakaret ve şiddete maruz kaldığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu. Cumhuriyet savcısı ise sanığın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek cezai ehliyeti açısından akıl sağlığı raporu alınmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, Özbek'in tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar verdi. Duruşma 8 Aralık'a ertelendi.

POLİS SUÇ MAKİNESİNİ KARGOCU KILIĞINA GİREREK YAKALDI Haber

POLİS SUÇ MAKİNESİNİ KARGOCU KILIĞINA GİREREK YAKALDI

Bursa emniyeti, polisin kargocu kılığına girerek hükümlüyü yakaldığı başaşrılı bir operasyona imza attı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve firari durumda olan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Ekiplerin yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda 3 aranan şahsın adresleri tespit edildi. Yapılan operasyonda, "Hırsızlık", "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme" ve "Hakaret" suçlarından toplam 33 yıl 4 ay hapis cezası bulunan ve hakkında 38 suç kaydı olduğu belirlenen G.E., Çukurcaköy Mahallesi’nde kayıtsız olarak kaldığı ikamette yakalandı. Ekiplerin bir diğer çalışmasında, "Hırsızlık" suçundan 23 yıl 1 ay hapis cezası bulunan ve 12 suç kaydı olduğu tespit edilen N.S. de Yahşibey Mahallesi’nde kayıtsız olarak kaldığı adreste yakalandı. POLİS KARGO GÖREVLİSİ KILIĞINA GİRDİ Operasyonun dikkat çeken bölümünde ise "Hırsızlık" suçundan 20 yıl 4 ay hapis cezası bulunan ve hakkında 31 suç kaydı olduğu belirlenen S.A.’nın yakalanması için özel yöntem kullanıldı. Yakalanmamak amacıyla sürekli adres değiştirdiği tespit edilen S.A.’nın Karaağaç Mahallesi’nde kayıtsız olarak kaldığı ikameti belirleyen ekipler, kargo görevlisi kılığına girerek adrese operasyon düzenledi. S.A., ekiplerin başarılı operasyonuyla yakalandı. Gözaltına alınan G.E., N.S. ve S.A., emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi.

İZMİR'DE HALK PLAJI SALDIRGANI İÇİN 3 YIL HAPİS İSTEMİ Haber

İZMİR'DE HALK PLAJI SALDIRGANI İÇİN 3 YIL HAPİS İSTEMİ

İzmir'in Seferihisar ilçesinde bir plajda şezlong yeri yüzünden çıkan tartışmada başörtülü kadına 'nefret ve ayrımcılık' içeren ifadeler sarf ettiği gerekçesiyle tutuklanan şüpheli hakkında, ‘din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kişinin kamuya arz edilmiş hizmetten yararlanmasını engelleme' suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. GÖZALTINA ALINIP TUTUKLANMIŞTI Olay, 3 Temmuz günü saat 18.00 sıralarında Mersinalanı Mahallesi'nde bulunan bir plajda meydana gelmişti. İddiaya göre, plajda bulunan kadınlar arasında 'şezlong' yeri nedeniyle çıkan tartışmada İ.A., A.A.'ya 'nefret ve ayrımcılık' içeren ifadeler sarf etmişti. A.A. şikayetçi olurken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan İ.A., ilk etapta adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış ancak Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine yeniden gözaltına alınıp tutuklanmıştı. 3 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ Olayla ilgili yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından İ.A. hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, şüpheli İ.A.'nın mağdurlar A.A. ve S.G.'nin yanına gelerek, "Buraya para ödedik mi?" diye sorduğu, mağdurların "Hayır" yanıtını vermesi üzerine ise hakaret içerikli söylemlerde bulunduğu kaydedildi. "SEN KİMSİN, BURALAR BİZİM" Olayın devamında İ.A.'nın, S.G.'nin başörtülü olmasını hedef alarak eliyle işaretlerde bulunduğu ve "Defol git, hadi yallah, hadi yallah, hadi" dediği belirtildi. Şüphelinin ayrıca S.G.'nin plajda oturduğu sandalyeyi iterek yere düşürdüğü ve "Sen kimsin, buralar bizim" şeklinde sözler sarf ettiği de iddianamede detaylarıyla yer aldı. Alınan ifadeler ve toplanan deliller ışığında İ.A. hakkında, ‘din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kişinin kamuya arz edilmiş hizmetten yararlanmasını engelleme' suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öte yandan, şüpheli hakkında 'hakaret' suçundan ise kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği öğrenildi.

EŞİNE, ARABADA ÇOCUKLARI VARKEN HAKARET ETMİŞTİ: ÖZÜR GECİKMEDİ Haber

EŞİNE, ARABADA ÇOCUKLARI VARKEN HAKARET ETMİŞTİ: ÖZÜR GECİKMEDİ

Esenyurt'ta boşanma aşamasındaki eşine hakaret ettiği görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından Biber, avukatı İnan ile açıklama yaptı. Kullandığı ifadeler nedeniyle özür dileyen Biber, görüntülerin montajlandığını öne sürerek kendisinin de tehdit ve tacize maruz kaldığını iddia etti. Esenyurt'ta boşanma aşamasındaki eşiyle çocukların bakımı nedeniyle yaşadığı tartışmada hakaretlerde bulunduğu görüntüler sosyal medyada yayılan Biber, avukatı İnan ile açıklama yaptı. Görüntülerde Biber'in eşine hakaret ettiği ve araçta saldırmaya çalıştığı anlar yer almış, görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından olay tepki çekmişti. AVUKATI: KULLANDIĞI SÖZLERİ KABUL ETMİYORUM Biber'in avukatı İnan, müvekkilinin eşi hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğunu savunarak, "Müvekkilim eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı almış, eşi ise çocuklarını kullanarak görüntülerdeki gibi bir kumpas kurmuştur. Yaşanan olayda müvekkilimin kullanmış olduğu sözleri bir hukukçu olarak kabul etmiyorum. Süreçle alakalı hukuki takibimizi yapacağız." dedi. "TÜRK TOPLUMUNDAN ÖZÜR DİLİYORUM" Olay günü çocuklarıyla bir kafede bulunduğunu anlatan Biber, boşanma aşamasındaki eşinin daha sonra bölgeye geldiğini söyledi. Eşi hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğunu öne süren Biber, tartışma sırasında kullandığı sözlere ilişkin, "Ben de bir insanım, bir raddeye gelince yapmamam gereken şeyleri yaptım. Söylememem gereken sözleri söyledim. Bu yüzden Türk toplumundan özür diliyorum." ifadelerini kullandı. "VİDEO KESİLİP MONTAJLANDI" İDDİASI Biber, sosyal medyada yayılan görüntülerin olayın tamamını yansıtmadığını savundu. Eşinin kendisine de hakaret ettiğini ve aracı üzerine sürdüğünü iddia eden Biber, "Öncesinde yaşananlar var. Kesip kesip montajlanarak kendi tarafından yapılan bir video. Canıma kast var, aracı üzerime sürdü. Bu planlı bir eylemdi." dedi. Biber ayrıca evlilik süreci ve mal paylaşımına ilişkin çeşitli iddialarda bulunarak taraflar arasında devam eden davalar olduğunu söyledi. Biber ve avukatının dile getirdiği suçlama ve iddialara ilişkin karşı tarafın açıklamasına ise haberde yer verilmedi.

EHLİYETSİZ ALKOLLÜ SÜRÜCÜ POLİSTEN KAÇTI: 552 BİN TL CEZA YEDİ Haber

EHLİYETSİZ ALKOLLÜ SÜRÜCÜ POLİSTEN KAÇTI: 552 BİN TL CEZA YEDİ

Eskişehir’de polis ekiplerinin kontrolünden kaçan kadın sürücü, girdiği kapalı otoparkta yakalandı. Yapılan kontrolde 1,58 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün daha önce de alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Mustafa Kemal Atatürk Caddesi’nde devriye görevi yapan Yunus ekipleri, 26 DA 979 plakalı SUV aracın sürücüsüne dur ihtarında bulundu. İhtara rağmen yoluna devam eden araç, ekiplerin takibi sonucu Tepebaşı ilçesi Hoşnudiye Mahallesi Kolcu Sokak’taki kapalı otoparkın girişinde durduruldu. ALKOL TESTİ 1,58 PROMİL ÇIKTI 38 yaşındaki Dilek T. ile araçta bulunan kadın yolcu, direksiyon başında kendilerinin olmadığını savundu. Kontrol sırasında yanında bulunan kolonyayı ağzına götüren sürücü, alkol testinin sonucunun bununla bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Ancak trafik ekiplerinin yaptığı ölçümde sürücünün 1,58 promil alkollü olduğu tespit edildi. Dilek T., kolonya sürdüğünü ve bu nedenle testte alkol çıkmış olabileceğini iddia etti. POLİSLERE TEPKİ GÖSTERDİ Aracın otoparka çekileceğini öğrenen sürücü, polis ekiplerine tepki gösterdi. Sürücünün görevlilere hakaret ettiği anlar da kayda yansıdı. EHLİYETİ 2034'E KADAR ALINDI Polis ekiplerinin incelemesinde Dilek T.’nin daha önce de alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulduğu ve halen ehliyetsiz olduğu belirlendi. Üçüncü kez alkollü araç kullanırken yakalandığı tespit edilen sürücünün ehliyetine el koyma süresi 2034 yılına kadar uzatıldı. Sürücüye, trafik ekiplerinin “dur” ihtarına uymamak, alkollü araç kullanmak ve ehliyetsiz araç kullanmak başta olmak üzere çeşitli ihlallerden toplam 552 bin 719 TL idari para cezası uygulandı. Araç çekiciyle otoparka götürülürken, otomobil 60 gün süreyle trafikten men edildi. Sürücü ile beraberindeki yolcu ise işlemlerinin tamamlanması için polis merkezine götürüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.