#Hakim

- Hakim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"FATİH TERİM FONU" DAVASINDA SEÇİL ERZAN YENİDEN HAKİM KARŞISINDA Haber

"FATİH TERİM FONU" DAVASINDA SEÇİL ERZAN YENİDEN HAKİM KARŞISINDA

Kamuoyunda "Fatih Terim Fonu" olarak bilinen davada, aralarında Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi yüksek faiz vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan eski banka müdürü Seçil Erzan'ın, istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanık Erzan, suçlamaları reddederek, ❝Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin.❞ dedi. Denizbank Levent Şubesi eski Müdürü Seçil Erzan hakkında İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince verilen karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince bozuldu. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere gerekçeli kararda yer vermediğini ve bu durumun kararın denetlenmesini zorlaştırdığını belirtti. Daire ayrıca yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığını değerlendirerek istinaf başvurularını yerinde buldu ve dosyayı yeniden yargılama yapılması için İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. Bozma kararının ardından Seçil Erzan bugün yeniden hakim karşısına çıktı. ❝ADİL YARGILANMADIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM❞ Duruşmada savunma yapan Erzan, önceki yargılama sürecinde beyanlarına yeterince itibar edilmediğini savundu. Erzan, ❝Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi.❞ ifadelerini kullandı. Önceki yargılamada savcılıkta verdiği ifadeler ile daha sonraki beyanları arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle ilk ifadelerinin esas alındığını söyleyen Erzan, o dönemde yeterli hukuki destek alamadığını öne sürdü. ❝KİMSEYE BENİM BORCUM YOK AMA BORÇLU DURUMUNDA KALDIM❞ Olayların ortaya çıktığı dönemde kaçmadığını savunan Erzan, telefonunu kapatarak Çorlu'ya gittiğini, psikolojik olarak kötü durumda bulunduğunu ve kendisinden para isteyen kişilerin baskısıyla karşılaştığını iddia etti. Kendi isteğiyle bankaya giderek yaşananları anlattığını belirten Erzan, annesinin yanında darbedildiğini ve senet imzalamak zorunda kaldığını öne sürdü. Erzan, ❝Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım. Banka anlamaya çalıştı. Serum takıldı bana. Bana banka yetkilileri bir avukat yönlendirdi. Savcıya gittim, beyanlarımda da savcıya sığındım o gün. Her şeyi açık, doğruluğu ile anlatmaya çalıştım.❞ dedi. Söylediklerinin bağlamından koparıldığını savunan Erzan, paraların kendisinde olmadığını başından itibaren anlatmaya çalıştığını ileri sürdü. "FON KURDUĞU" İDDİASINI REDDETTİ Erzan, yüksek faiz getirisi vadeden bir fon veya sistem kurduğu yönündeki suçlamaları da kabul etmedi. İlk ifadelerinde baskı ve korku altında bulunduğunu ileri süren Erzan, ❝Ben korku, baskı altında herkese fon dedim o gün. Bunu bana söyleyen avukatların elinde bir mektup var, onu sunmak istiyorum. Ben fon demedim.❞ ifadelerini kullandı. Kendisine yöneltilen suçlamaların daha sonra "fon" anlatısı üzerine kurulduğunu iddia eden Erzan, ❝Ben bir sistem kurmadım. Yüksek faiz vaadi ile somutlaştırılacak bir davranışım yok.❞ diye konuştu. ❝ARDA TURAN'IN 1 KURUŞ ALACAĞI VARSA BANA BİN YIL CEZA VERİN❞ Davanın katılanları arasında bulunan Arda Turan'a ilişkin de savunma yapan Erzan, Turan'dan aldığı parayı geri ödediğini öne sürdü. Erzan, ❝Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin. Bana verdiği parayı 15 günde aldı. Bana küfürler etti. Bu bir sistemse bu sistemi yöneten kim?❞ dedi. ❝1'E 5 VEREN BAŞKA SEÇİL ERZAN YOK❞ Yüksek getiri vaadiyle insanları kandırdığı iddiasını reddeden Erzan, bazı kişilere yaptığı ödemelere de değindi. Erzan, ❝1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem, hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok. Ödeyemedim, ödemek için her şeyi yaptım. Her şeyi sattım.❞ ifadelerini kullandı. Kimsenin iradesini hileli davranışlarla etkileme kastının olmadığını savunan Erzan, arkadaşlarına yapması gereken bazı geri ödemeleri gerçekleştiremediğini söyledi. Erzan, ❝Annemin, babamın bütün her şeyini sattım. Yeter ki kapansın, bitsin. Faiz oranı ile kimseyi kandıramazsınız.❞ dedi. Seçil Erzan'ın savunmasının ardından duruşmaya öğle arası verildi. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden başlayan yargılamada Erzan hakkındaki önceki mahkumiyet hükmünün yerine yeni bir hüküm kurulacak.

İZMİR’DE AİLE MAHKEMESİ HAKİMİNE TEHDİT VE ŞANTAJ Haber

İZMİR’DE AİLE MAHKEMESİ HAKİMİNE TEHDİT VE ŞANTAJ

İzmir’de bir aile mahkemesi hakimine WhatsApp üzerinden tehdit ve şantaj içerikli mesajlar gönderildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 2 şüpheliden biri tutuklandı, diğeri serbest bırakıldı. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışmalar sürüyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İzmir 5. Aile Mahkemesinde görevli hakime WhatsApp üzerinden tehdit ve şantaj içerikli mesajlar gönderildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında incelenen mesajlarda, hakim ile aile bireylerine ait kişisel bilgilerin de paylaşıldığı tespit edildi. Şüphelilerin mesajlarında, ❝Ben K.U., R.K. ile olan davamızda R.K. ceza almazsa hedef sen olursun❞ ifadelerinin yer aldığı belirtildi. İZMİR VE ANKARA’DA EŞ ZAMANLI OPERASYON Soruşturma kapsamında polis ekipleri, İzmir ve Ankara’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda K.U. ile R.K. gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda soruşturma kapsamında delil niteliğinde olduğu değerlendirilen çeşitli materyallere el konuldu. Emniyetteki işlemlerin ardından K.U. serbest bırakıldı. Ankara’daki adresinde yakalanan R.K.’nin ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden ifadesi alındı. R.K., sevk edildiği hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2 ŞÜPHELİ DAHA ARANIYOR Soruşturmayı genişleten ekiplerin, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. K.U. HAKKINDA DAHA ÖNCE DE TEHDİT İDDİASIYLA İŞLEM YAPILMIŞ Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan K.U. hakkında daha önce de kamu görevlilerine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderdiği iddiasıyla işlem yapıldığı öğrenildi. K.U. hakkında, dönemin Aydın Valisi Canbolat ile dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Karaköse’ye tehdit içerikli mesajlar gönderdiği gerekçesiyle 27 Ocak 2025 ve 4 Eylül 2025 tarihlerinde işlem yapıldığı belirtildi. Olaya ilişkin soruşturma sürüyor.

FUTBOLCU KUBİLAY KAAN KUNDAKÇI CİNAYETİNDE İLK DURUŞMA Haber

FUTBOLCU KUBİLAY KAAN KUNDAKÇI CİNAYETİNDE İLK DURUŞMA

İstanbul’un Ümraniye ilçesinde 19 Mart’ta silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin davada sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesinde yaşanan gerginlik ise kameralara yansıdı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame doğrultusunda, aralarında şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve türkücü İzzet Yıldızhan’ın da bulunduğu sanıkların yargılanmasına başlandı. OLAYIN GEÇMİŞİ İddiaya göre olay, 19 Mart gecesi Ümraniye’de meydana geldi. Rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak amacıyla arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan yardım istedi. Kundakçı, Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Burada bekledikleri sırada olay yerine çakarlı araçlarla gelen Alaattin Kadayıfçıoğlu ve beraberindekilerle taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine açılan ateş sonucu ağır yaralanan 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. MÜEBBET HAPİS TALEPLERİ Hazırlanan iddianamede, silahı kullandığı öne sürülen Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında “kasten öldürme” ve “ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından müebbet hapis cezası talep edildi. Şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile annesi Zuhal Kalaycıoğlu hakkında ise “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Olay sonrası şüphelilere yardım ettiği öne sürülen İzzet Yıldızhan hakkında da “suçluyu kayırma” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK Kimlik tespitleriyle başlayan duruşma, salon yetersizliği nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu’nda görüldü. Duruşma öncesinde rapçi Vahap Canbay ile hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı’nın ailesi arasında tartışma yaşandı. Yaşanan gergin anlar kameralara yansırken, Canbay’ın yakınlarından bir kişinin basın mensuplarına tepki göstererek üzerlerine yürüdüğü görüldü. Mahkemenin sanık savunmalarını dinledikten sonra dosyadaki delilleri ve tanık beyanlarını değerlendirmesi bekleniyor.

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA SAHTE BASIN KARTIYLA SALONA GİRDİ Haber

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA SAHTE BASIN KARTIYLA SALONA GİRDİ

Ekrem İmamoğlu’nun isminin geçtiği davanın görüldüğü duruşmada yaşanan güvenlik ihlali, yargı sürecine damga vurdu. Sahte basın kartıyla salona girerek görüntü alan ve bu görüntüleri sosyal medya üzerinden paylaşan şüpheli, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. GÜVENLİK ZAFİYETİ ORTAYA ÇIKTI Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülen dava sırasında, kimliği sonradan belirlenen bir kişinin sahte basın kartı kullanarak duruşma salonuna giriş yaptığı tespit edildi. Şüphelinin, duruşma esnasında görüntü ve fotoğraf çektiği, ardından bu içerikleri sosyal medya platformlarında paylaştığı ortaya çıktı. Duruşmalarda görüntü ve ses kaydı alınmasının yasak olması nedeniyle olay, ciddi bir güvenlik ve hukuki ihlal olarak değerlendirildi. SAVCILIK HAREKETE GEÇTİ Görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, “ses ve görüntülerin kayda alınması” suçunun yanı sıra, kullanılan basın kartının sahte olması nedeniyle “resmi belgede sahtecilik” suçu da dosyaya dahil edildi. ŞÜPHELİ KISA SÜREDE YAKALANDI Emniyet birimleri tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde şüphelinin E.Y.T. olduğu tespit edildi. Polis ekiplerince gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Bakırköy Adalet Sarayı’na sevk edildi. MAHKEMEDEN TUTUKLAMA KARARI Adliyede hakim karşısına çıkarılan şüpheli, “resmi belgede sahtecilik” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin ayrıca duruşma düzenini ihlal eden eylemleri nedeniyle farklı suçlamalar kapsamında da değerlendirmeye alınabileceği öğrenildi. SORUŞTURMA GENİŞLEYEBİLİR Yetkililer, olayın yalnızca bireysel bir girişim mi yoksa organize bir eylem mi olduğunun da araştırıldığını belirtti. Sahte basın kartının nasıl temin edildiği, başka kişilerin sürece dahil olup olmadığı ve güvenlik zafiyetinin nasıl oluştuğu da soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.

MUHTAR ADINA SAHTE HESAP AÇIP 14 BİN LİRA DOLANDIRDILAR Haber

MUHTAR ADINA SAHTE HESAP AÇIP 14 BİN LİRA DOLANDIRDILAR

Yozgat’ta muhtar adına açılan sahte sosyal medya hesabı üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olayı mahallede tedirginliğe yol açtı. Özlem Önsoy adına sahte hesap açan dolandırıcılar, sosyal yardım yapılacağı vaadiyle D.Y. isimli mahalle sakinini hedef aldı. Şüpheliler, banka hesap bilgileri ve şifrelerini aldıkları vatandaşın hesabındaki 14 bin lirayı kendi hesaplarına aktardı. SAVCILIĞA ŞİKAYET EDİLDİ Durumu mahalle sakinlerinden öğrenen Muhtar Özlem Önsoy ile dolandırılan vatandaş savcılığa giderek şikayette bulundu. Muhtar Önsoy, “Adıma sosyal medya hesabı açılarak insanlar dolandırılmaya çalışılmış. Dolandırılan kişinin 14 bin lirasını aldılar. Kendilerini Bahçeşehir Mahallesi Muhtarı olarak tanıtmışlar. Yardım yapılacağı bahanesiyle telefon, kart ve özel bilgileri istemişler. Bilgiler verildiğinde hesaptan para çekilmiş. Adıma açılan bu hesapların bana ait olmadığını ve dolandırıcılık yapıldığını savcılığa bildirdik” dedi. “DOĞRUDAN BENİMLE İLETİŞİME GEÇSİNLER” Mahalle sakinlerini uyaran Önsoy, sosyal medya üzerinden gelen mesajlara itibar edilmemesi gerektiğini belirtti. Önsoy, “Savcı, hakim, polis diyerek dolandıranlara inanılmaması gerektiği gibi, muhtar olduğunu iddia eden mesajlara da inanılmamalı. Mahalle sakinlerimiz doğrudan benimle iletişime geçsinler. Benimle temas kurulmadan hiçbir bilgi paylaşılmasın” ifadelerini kullandı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

TAVUKLARINI YİYEN KÖPEKLERİ ÖLDÜRÜNCE TUTUKLANDI Haber

TAVUKLARINI YİYEN KÖPEKLERİ ÖLDÜRÜNCE TUTUKLANDI

Muğla’nın Bodrum ilçesinde, tavuklarını yediğini öne sürdüğü iki köpeği ruhsatsız av tüfeğiyle vurarak öldüren restoran işletmecisi C.Ö., savcılığın itirazı üzerine yeniden değerlendirmeye alınan dosya kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay sonrası gözaltına alınan şüpheli, ilk etapta çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Ancak savcılık makamının karara itiraz etmesiyle hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve C.Ö. daha sonra tutuklandı. OLAY GÜVERCİNLİK MAHALLESİ’NDE MEYDANA GELDİ Olay, Bodrum ilçesine bağlı Güvercinlik Mahallesi’nde geçtiğimiz perşembe günü meydana geldi. İddiaya göre restoran işletmecisi olduğu öğrenilen C.Ö., çevrede bulunan iki köpeği ruhsatsız av tüfeği ile vurarak öldürdü. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, yaptıkları çalışma sonucunda şüpheli C.Ö.’yü kısa sürede tespit ederek gözaltına aldı. ŞÜPHELİ İFADESİNDE “TAVUKLARIMA SALDIRDILAR” DEDİ Adliyeye sevk edilen C.Ö.’nün ifadesinde, köpeklerin tavuklarına saldırdığını ve onları yediğini iddia ettiği öğrenildi. Şüpheli, bu gerekçeyle köpeklere ateş açtığını söyledi. Savcılık, olayın niteliği ve dosyada yer alan deliller doğrultusunda şüphelinin tutuklanmasını talep etti. Ancak mahkeme, ilk değerlendirmede C.Ö.’yü adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. SAVCILIK KARARA İTİRAZ ETTİ, YAKALAMA KARARI ÇIKARILDI Şüphelinin serbest bırakılmasının ardından savcılık makamı, dosyada bulunan deliller doğrultusunda mahkeme kararına itiraz etti. İtirazın kabul edilmesi üzerine C.Ö. hakkında bu kez yakalama kararı çıkarıldı. Bu gelişme üzerine C.Ö.’nün, sabah saatlerinde avukatıyla birlikte adliyeye gittiği öğrenildi. TUTUKLANDI, CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Adliyede yeniden hakim karşısına çıkan şüpheli C.Ö., mahkeme tarafından tutuklandı. Tutuklama kararının ardından C.Ö., işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte cezaevine teslim edildi. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Olayla ilgili başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirildi. Soruşturma kapsamında hem köpeklerin öldürülme şekli hem de olayda kullanılan ruhsatsız av tüfeği ile ilgili incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

AZİZ İHSAN AKTAŞ SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASINDA KRİTİK GÜN Haber

AZİZ İHSAN AKTAŞ SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASINDA KRİTİK GÜN

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik açılan davada yargılama yarın devam edecek. Toplam 200 sanığın yargılandığı davada, bu hafta Aziz İhsan Aktaş’ın da aralarında bulunduğu 167 tutuksuz sanık savunma yapacak. 200 SANIK HAKİM KARŞISINDA Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütünün, belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini yönlendirdiği iddialarına ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık, 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Dava, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’ndeki büyük duruşma salonunda görülüyor. 2 HAFTADA TUTUKLU SANIKLARIN SAVUNMALARI TAMAMLANDI Yargılamanın ilk iki haftasında, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve hakkında 113 yıldan 337 yıla kadar hapis cezası talep edilen tutuklu sanık Rıza Akpolat’ın da aralarında bulunduğu 33 tutuklu sanığın savunmaları tamamlandı. Tutuklu sanıklar arasında görevden uzaklaştırılan belediye başkanları da yer aldı. AZİZ İHSAN AKTAŞ İLK KEZ SAVUNMA YAPACAK Davanın üçüncü haftasına girilirken, bu hafta görülecek duruşmada iddianamede örgüt lideri olarak gösterilen ve hakkında 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası istenen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş’ın ilk kez savunma yapması bekleniyor. Aktaş ile birlikte toplam 158 tutuksuz sanığın savunmalarının alınmasına başlanacak. İDDİANAMEDEN ÇARPICI DETAYLAR İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 578 sayfalık iddianamede; Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi Ticaret A.Ş. ve İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü “suçtan zarar gören” olarak yer aldı. İddianamede aralarında Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın da bulunduğu 200 kişi “şüpheli”, 19 kişi ise “mağdur” sıfatıyla yer aldı. ETKİN PİŞMANLIKLA TAHLİYE EDİLMİŞTİ Sanık Aziz İhsan Aktaş, soruşturma sürecinde 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade verdi. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde “konutu terk etmeme” şeklinde adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. ÖRGÜT LİDERİNE 450 YILA KADAR HAPİS TALEBİ Hazırlanan iddianamede Aziz İhsan Aktaş hakkında; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 42 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 4 kez “edimin ifasına fesat karıştırma”, 5 kez “resmi belgede sahtecilik”, 21 kez “özel belgede sahtecilik”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, 10 kez “rüşvet verme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “gerçeğe aykırı fatura düzenleme” suçlarından toplam 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede Utku Caner Çaykara için 5 yıldan 15 yıla, Ahmet Özer için 3 yıldan 9 yıla, Oya Tekin, Kadir Aydar, Zeydan Karalar ve Abdurrahman Tutdere için ise 4’er yıldan 12’şer yıla kadar hapis cezası istendi. Rıza Akpolat hakkında ise toplamda 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

BURSA'DA SAHTE ŞEYHE 2,5 YIL HAPİS CEZASI Haber

BURSA'DA SAHTE ŞEYHE 2,5 YIL HAPİS CEZASI

Bursa'da yaşanan olayda, Mustafa Özbağ, 2020 yılında bir müridinin rüyasını anlatarak (haşa) ilah olduğunu iddia etmişti. Aynı şeyh 2023 yılında da maaşlarını düşürerek emeklilere ders verilmesi gerektiğini savunup Sünnet 'geçinemiyorum' deyince '5'ten 3'e indir' diyor" ifadeleriyle gündeme gelmişti. 2017 yılında kendisine ait dükkanı aylık 4 bin 100 liraya kiraya veren Mustafa Özbağ, kiracısından 12 ayrı senet aldı. Her ayın başında, kiracısına ödenen kiraya karşılık bir senet veren Özbağ, son senedi icraya verdi. Ancak icraya verilen senet 4 bin 100 liralık değil, 44 bin 100 liralıktı. Kiracı Heybullah Demir icraya itiraz etti, Özbağ'a dava açtı. Yıllarca süren davada karar çıktı. Davada alınan 2022 tarihli bilirkişi raporunda, Özbağ'ın Heybullah Demir'den aldığı 4 bin 100 liralık senedi icraya vermeden önce başına 4 rakamını eklediği ve alacağını 40 bin lira arttırdığı tespit edildi. 40 bin lira haksız kazanç elde etmek için senette tahrifat yapan Özbağ'ı yargılayan Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi, resmi belgede sahtecilik, kamu kurumlarını kullanarak dolandırıcılık suçlarının işlendiğine hükmetti. Özbağ, resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı ve bu cezada sanığın pişmanlık belirtisi olmadığı gerekçesiyle indirim yapılmadı. Mahkeme, kararında Özbağ'ın geçmişte Vergi Usül Kanunu'na Muhalefet suçundan 30 ay hapis cezası almış olmasına da atıf yaptı. Kamu kurumlarının kullanılarak dolandırıcılık suçlamasında da 3 yıl 6 ay hapis ile 2 bin gün adli para cezasına çarptırılan Özbağ'ın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı için 4'te 1 oranında indirim uygulandı. Bu indirimle birlikte Özbağ'a 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve 6 bin lira adli para cezası verildi. Dosya, istinaf incelemesinin ardından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından değerlendirildi. Daire, yerel mahkeme kararını onayarak sanık hakkında verilen toplam 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasını kesinleştirdi. "Gözüme baka baka yemin etti" Mağdur Heybullah Demir, yaşadıklarını röportajda şu sözlerle anlattı: "2016 yılında bu şahsın dört katlı iş yerini kiraladım. Kira ve güvence bedeli olarak benden senet aldı. Toplam 12 senet verdim, 10 tanesini ödedim ve geri aldım. Ancak iki senet kendisinde kaldı. Bu iki senetten birinin tutarı 4 bin 100 liraydı. Daha sonra cezaevinden çıktıktan sonra bu senedin başına ‘4' ekleyerek tutarı 44 bin 100 liraya çıkarmış ve icraya vermiş. Evime haciz geldi." dedi. "10 Yıl boyunca mahkemelerle uğraştım" Uzun süren hukuk mücadelesinin kendisini hem maddi hem de manevi olarak yıprattığını belirten Heybullah Demir, "Yaklaşık 10 yıl boyunca icralarla, mahkemelerle uğraştım. Üç ayrı davayı kazandım. Bu süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadım, kriz geçirdim. Maddi ve manevi olarak çok yıprandım" dedi. "Mahkemede yemin etti, kriminal rapor gerçeği ortaya çıkardı" Heybullah Demir, sanığın mahkeme huzurunda yemin ettiğini ancak bunun da gerçeği yansıtmadığını söyledi: "Hakim huzurunda kendisine soruldu. ‘Bu senet üzerinde herhangi bir oynama yaptın mı?' denildi. Gözüme baka baka kutsal bildiğim tüm değerler üzerine yemin ederim dedi. Ancak senet kriminal incelemeye gidince senette oynama yapıldığı tespit edildi. Yani yemin de yalan çıktı." "Adalet geç de olsa yerini buldu" Yaşanan sürecin sonunda verilen kararla bir nebze olsun rahatladığını dile getiren Heybullah Demir, "Bizim güvenimizi kötüye kullanan insanlar oldu ama en sonunda adalet yerini buldu" dedi.

ADLİYE SALDIRISINI ÖNLEYEN ÇAYCI: ALLAH’A ŞÜKÜRLER OLSUN Haber

ADLİYE SALDIRISINI ÖNLEYEN ÇAYCI: ALLAH’A ŞÜKÜRLER OLSUN

İstanbul Kartal’daki Bölge Adliye Mahkemesi’nde meydana gelen silahlı saldırıda, bir hakimin vurulmasını engelleyen kişi, Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak görev yapan çaycı Yakup Karadağ oldu. Savcının ikinci kez ateş etmesini engelleyen Karadağ, yaşadıklarını “Allah bana böyle bir şeye vesile olmayı nasip etti” sözleriyle anlattı. Olay, 13 Ocak 2026 günü saat 13.00 sıralarında İstanbul Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı K.’nın makam odasına girerek tabancayla bir el ateş etti. Hakim Aslı K. kasığından yaralandı. İKİNCİ ATIŞI ENGELLEDİ Savcı Kılıçarslan, ikinci kez ateş etmeye hazırlandığı sırada odada bulunan ve Maltepe Cezaevi’nden adliyeye görevlendirilen hükümlü çaycı Yakup Karadağ, savcının üzerine atlayarak silahı etkisiz hale getirdi. Olay sonrası Kılıçarslan gözaltına alındı, çıkarıldığı mahkemece ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklandı. Hakim Aslı K. ise hastanede tedavi altına alındıktan sonra taburcu edildi. "AKLIMDAN KORKU GEÇMEDİ, SADECE ONU KORUMAK İSTEDİM" Olay sırasında adliyede çay servisi yaptığını belirten Yakup Karadağ, yaşananları şu ifadelerle anlattı: "Olay günü çay ve kahve boşlarını toplamak için oradaydım. O sırada bir kadının yardım çağrısını duydum ve müdahale etmek zorunda kaldım. O an hiçbir korku yaşamadım. Aklımın ucundan bile korku geçmedi. Tek düşüncem, hakim hanımın üzerine daha fazla mermi gelmemesiydi". Karadağ, olay sonrası Maltepe Açık Cezaevi’ne döndüğünde arkadaşları ve kurum yönetimi tarafından alkışlarla karşılandığını belirterek, "Ailem, çevremdeki insanlar gurur duydu. Böyle bir şeye vesile olduğum için Allah’a şükürler olsun" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.