#Haksız Kazanç

- Haksız Kazanç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Haksız Kazanç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DONÖR KADINLARIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ KATALOGDA TOPLANMIŞ Haber

DONÖR KADINLARIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ KATALOGDA TOPLANMIŞ

İstanbul merkezli yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında gözaltına alınan şüpheli sayısının 42'ye yükseldiği bildirildi. Soruşturma kapsamında, para karşılığında yumurta hücresi temin edildiği öne sürülen kadınlara ait fiziksel özelliklerin kataloglar üzerinden kaydedildiği ve potansiyel alıcılara sunulduğu iddia edildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şubesi tarafından yürütülen soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi. CİMER'e yapılan ihbarın ardından başlatılan incelemelerde, Türk vatandaşı kadınlardan alınan yumurta hücrelerinin yurt dışına yasa dışı yollarla gönderildiği iddiası üzerinde duruluyor. İstanbul merkezli 14 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında, haklarında adli işlem başlatılan 53 şüpheliden 42'sinin gözaltına alındığı belirtildi. DONÖR KADINLARA AİT BİLGİLER KATALOGDA TUTULMUŞ Soruşturma dosyasına giren dijital materyallerde, donör olarak kullanılan kadınların kişisel ve fiziksel özelliklerine ilişkin kayıtların bulunduğu öne sürüldü. İddialara göre bu kayıtlarda göz, saç ve ten rengi ile kan grubu gibi bilgiler yer aldı. Şebeke yöneticisi olduğu iddia edilen Hacer T.'nin dijital verilerinde bulunan WhatsApp yazışmalarında, kadınların özelliklerinin potansiyel alıcılara aktarıldığı değerlendirildi. Kadınlara ait fotoğrafların da bu bilgilerle birlikte paylaşıldığı iddia edildi. Soruşturma kapsamında, bazı yurt dışındaki kliniklerin donör seçiminde belirli fiziksel özellikleri tercih ettiği ve bu kriterler üzerinden yönlendirmeler yapıldığı ileri sürüldü. İDDİAYA GÖRE YURT DIŞINDAKİ KLİNİKLERLE BAĞLANTI KURULDU Dosyadaki iddialara göre Hacer T.'nin, yaklaşık altı yıl önce donörlük sürecine dahil olduğu, daha sonra sistemi öğrendiği ve yeni kadınları organizasyona yönlendirerek bir ağ oluşturduğu öne sürüldü. Organizasyonun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki üç hastaneyle temas kurduğu; ilerleyen süreçte Türkiye'nin farklı şehirlerinde görev yapan bazı doktorlarla da bağlantı sağladığı iddia edildi. Hazırlık ve muayene süreçlerinin bir bölümünün kayıt dışı muayenehanelerde yürütüldüğü de soruşturma kapsamında inceleniyor. Pendik'te özel bir hastanede görev yaptığı belirtilen kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Soner S. ile KKTC'de kliniği bulunduğu ifade edilen Hayat İ.'nin de soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında olduğu bildirildi. 2 MİLYON AVROLUK HAKSIZ KAZANÇ İDDİASI Soruşturma dosyasındaki ilk tespitlere göre, donör kadınların KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'ın Batum kentindeki merkezlere götürülmesiyle bağlantılı işlemlerden yaklaşık 2 milyon avro gelir elde edildiği ileri sürüldü. Şebeke liderinin sevgilisi olduğu belirtilen Muammer T.'nin ise temin edilen her yumurta hücresi başına 100 dolar kazanç sağladığı iddia edildi. Bu iddiaların soruşturma kapsamında incelendiği ve mali bağlantıların araştırıldığı kaydedildi. 42 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA, 11 KİŞİ ARANIYOR Operasyon kapsamında şu ana kadar 34 donör kadın, 4 doktor ve 4 organizatör olmak üzere toplam 42 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, firari durumdaki 11 kişinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği aktarıldı. Soruşturmanın, yasa dışı üreme hücresi temini ve ticareti iddialarının yanı sıra kişisel verilerin kullanımı, yurt dışındaki kliniklerle kurulan bağlantılar ve elde edildiği öne sürülen gelirler üzerinde yoğunlaştığı bildirildi. Şüphelilerin hukuki durumları, soruşturma ve yargı sürecinde ortaya çıkacak deliller doğrultusunda netleşecek.

"BİR HAFTA YATIRMA GARANTİLİ" 50 TL'LİK HASTA NEFESLİ BALON Haber

"BİR HAFTA YATIRMA GARANTİLİ" 50 TL'LİK HASTA NEFESLİ BALON

Sosyal medyada 50 liraya satışa çıkarıldığı öne sürülen ve hastalık bulaştırarak istirahat raporu almayı vadeden "hasta nefesli" balon ilanı yeniden tartışma konusu oldu. SGK Başuzmanı İsa Karakaş, hileli yollarla rapor alınmasının işten çıkarılma, haksız ödeneklerin geri tahsil edilmesi ve cezai yaptırımlar gibi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Sosyal medyada ilk olarak 2024 yılında paylaşıldığı belirtilen ve 2026'da yeniden dolaşıma giren ❝Rapor almalık hasta nefesli balon❞ başlıklı ilan, sosyal güvenlik sisteminin kötüye kullanılması tartışmalarını gündeme taşıdı. 50 TL fiyatla yayımlandığı aktarılan ilanda, hasta bir kişinin nefesiyle şişirildiği öne sürülen balonun içindeki havayı soluyanların hastalanacağı ve bu yolla sağlık kuruluşlarından istirahat raporu alabileceği iddia edildi. Ancak söz konusu ürünün gerçekten satılıp satılmadığı, hastalık bulaştırıp bulaştırmadığı veya bu yöntemle rapor alan kişilerin bulunup bulunmadığına ilişkin doğrulanmış bilgi paylaşılmadı. ❝BİR HAFTA YATIRMA GARANTİLİ❞ İDDİASI SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın köşe yazısında aktardığına göre, sosyal medyada dolaşıma giren ilanda ❝Rapor almalık hasta nefesli balon❞ ifadesi kullanıldı. İlanın açıklama bölümünde ise ❝1 hafta yatırma garantili, corona değil düz hastalık❞ sözleriyle ürünün hastalık bulaştıracağı ileri sürüldü. İlanı verdiği öne sürülen kişinin, hasta olduğu dönemde balona nefes üflediğini ve balonu satın alanların içindeki havayı soluyarak hastalanabileceğini iddia ettiği belirtildi. Söz konusu vaatlerin bilimsel olarak doğrulanmış bir dayanağı bulunmazken, ilan gerçek bir satıştan ziyade mizah veya aldatma amacıyla hazırlanmış da olabilir. ❝BU KADARINA DA PES DEMEKTEN KENDİMİ ALAMADIM❞ Sosyal güvenlik alanında görev yaptığı yıllar boyunca çeşitli usulsüzlüklerle karşılaştığını belirten SGK Başuzmanı İsa Karakaş, ilan karşısında şaşkınlık yaşadığını ifade etti. Karakaş, köşe yazısında şu değerlendirmede bulundu: ❝'Bu kadarı da olmaz' dediğim her an, usulsüzlüğün yeni bir buluşunu müşahede ettim. Fakat en sonunda sosyal medyada karşıma çıkan o fotoğrafı görünce âdeta şok geçirdim. Hakikaten bu kadarına da 'pes' demekten kendimi alamadım.❞ Karakaş, konunun yalnızca sıra dışı bir sosyal medya ilanı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, iş ahlakı ve sosyal güvenlik sisteminin kötüye kullanılması bakımından da önem taşıdığını savundu. SGK'DEN RAPOR PARASI ALMANIN ŞARTLARI NELER? Karakaş, sigortalı çalışanların hastalık nedeniyle istirahat raporu almaları halinde belirli koşullarla Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği alabildiğini hatırlattı. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında hastalık nedeniyle ödenek alınabilmesi için sigortalının, raporun başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması gerekiyor. Hastalık nedeniyle düzenlenen istirahat raporlarında geçici iş göremezlik ödeneği, gerekli koşulların sağlanması halinde üçüncü günden itibaren ödeniyor. Ödenek tutarı ise tedavi şekline göre değişiyor. Tedavi şekli Günlük ödenek oranı Ayaktan tedavi Esas alınan günlük kazancın üçte ikisi Yatarak tedavi Esas alınan günlük kazancın yarısı Karakaş, gerçekte hak kazanılmadığı halde hileli işlemlerle bu ödeneklerin alınmasının kamu kaynaklarının kötüye kullanılması anlamına gelebileceğine dikkat çekti. HAKSIZ ALINAN RAPOR PARALARI GERİ İSTENEBİLİR Gerçeğe aykırı belgeler veya hileli işlemlerle geçici iş göremezlik ödeneği alındığının belirlenmesi durumunda, SGK tarafından yapılan yersiz ödemelerin geri istenebileceği belirtildi. Karakaş, mevzuatta öngörülen şartlar çerçevesinde bu tutarların faiziyle birlikte tahsil edilmesinin de gündeme gelebileceğini ifade etti. Bununla birlikte, gerçek bir sağlık sorunu nedeniyle usulüne uygun şekilde düzenlenen istirahat raporları ile hileli yollarla elde edilen belgelerin birbirinden ayrılması gerektiği vurgulandı. SAHTE RAPOR İŞTEN ÇIKARILMA NEDENİ OLABİLİR Karakaş, gerçeğe aykırı rapor kullanılması veya işverenin yanıltılması amacıyla gerçekleştirilen davranışların iş hukuku açısından da sonuç doğurabileceğini belirtti. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25'inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlara işaret eden Karakaş, koşulların oluşması halinde işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebileceğini kaydetti. Bu kapsamda yapılan haklı nedenle fesihlerde çalışanın kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğmayabileceği ifade edildi. Ancak her rapor uyuşmazlığının otomatik olarak haklı fesih nedeni oluşturmadığı, somut olayın özellikleri ve hukuki şartların değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. İLANI VEREN KİŞİ DE HUKUKİ SORUMLULUKLA KARŞILAŞABİLİR Karakaş, söz konusu ilanı yayımlayan veya bu tür bir ürünü sattığını iddia eden kişilerin de hukuki sorumlulukla karşılaşabileceğini belirtti. Alıcının gerçeğe aykırı vaatlerle kandırılarak parasının alınması halinde dolandırıcılık suçunun gündeme gelebileceğine dikkat çekildi. Ayrıca bir kişinin sağlığının bilerek bozulmasına yönelik eylemlerin, olayın koşullarına göre ceza hukuku kapsamında değerlendirilebileceği ifade edildi. Bununla birlikte, herhangi bir suçun oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için somut eylem, kast ve ilgili yasal unsurların incelenmesi gerekiyor. DİJİTAL SATIŞ PLATFORMLARINA DENETİM ÇAĞRISI Sosyal medya ve ikinci el satış platformlarındaki ilanların denetimine de değinen Karakaş, hastalık bulaştırma vaadi içeren içeriklerin yayımlanmasının sorgulanması gerektiğini savundu. Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığına çağrıda bulunan Karakaş, halk sağlığını tehdit edebilecek veya haksız kazanç amacı taşıyan ilanlara karşı denetim yapılmasını istedi. ❝O BALONUN İÇİNDE SÖNEN BİR İŞ AHLAKI VAR❞ Karakaş, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: ❝50 TL'ye satılan o balonun içinde sadece karbondioksit ve virüs yok; o balonun içinde sönen bir iş ahlakı, kaybolan insanlık onuru ve 'paraya tahvil edilebilecek her şey mübahtır' diyen hastalıklı bir zihniyet var.❞ Sosyal medyada yeniden gündeme gelen ilanla ilgili gerçek bir satış yapıldığına veya bu yöntemle hastalık bulaştırıldığına ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmazken, uzman değerlendirmesi hileli rapor ve haksız sosyal güvenlik ödeneği alınmasının doğurabileceği hukuki sonuçlara dikkat çekti.

ÇEŞME BELEDİYESİ OPERASYONUNDA 12 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ Haber

ÇEŞME BELEDİYESİ OPERASYONUNDA 12 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

İzmir'in Çeşme ilçesinde belediyedeki imar, ihale ve emlak işlemlerine ilişkin rüşvet, irtikap ve resmi belgede sahtecilik iddiaları üzerine yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli adliyeye sevk edildi. Aralarında belediye başkan yardımcısı ve birim müdürlerinin de bulunduğu şüphelilerle ilgili soruşturma dosyasında, bir vatandaştan 70 bin lira talep edildiğine ilişkin olduğu belirtilen telefon kayıtları, WhatsApp yazışmaları ve banka dekontu da yer aldı. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Belediyedeki bazı imar, fen işleri, ihale ve emlak süreçlerini kullanarak rüşvet ve irtikap yoluyla haksız kazanç sağladıkları iddia edilen 12 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında Çeşme Adliyesine sevk edildi. EVRAKLARIN YAKILMAYA ÇALIŞILDIĞI İHBARI SORUŞTURMAYI DERİNLEŞTİRDİ Soruşturmanın, 5 Ekim'de Çeşme Belediyesine ait bazı evrakların bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine derinleştirildiği bildirildi. Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin olayla ilgili gerçekleştirdiği çalışmada, evrakların imha edilmesine yönelik talimatın İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer tarafından verildiğinin belirlendiği aktarıldı. Sağlamer hakkında daha önce de "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ve "suç örgütü kurma" suçlamaları kapsamında soruşturma yürütüldüğü belirtildi. Delillerin ortadan kaldırılması ihtimalini değerlendiren jandarma ekipleri, soruşturma kapsamında belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI VE BİRİM MÜDÜRLERİ GÖZALTINA ALINDI İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerinin 7 Ekim sabahı saat 06.30'da düzenlediği operasyonda şu isimlerin gözaltına alındığı bildirildi: Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl ÇEŞTUR büro memurları Deniz Songül Yalçın ve Aziz Metin Büro yönetim elemanı Aydın Aydemir İnşaat mühendisi Okan Aktaş İşletme sahipleri Yücel Güngör ve Metin Akpınar Emlakçı Şahin Özer Soruşturma dosyasında şüpheli olarak yer alan eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin'in ise başka bir soruşturma kapsamında cezaevinde tutuklu bulunduğu öğrenildi. Operasyonla ilgili ilk açıklamalarda 11 gözaltı bilgisi paylaşılırken, son gelişmede 12 şüphelinin adliyeye sevk edildiği bildirildi. Ancak son sevk edilen kişinin kimliğine ilişkin ayrıca bilgi verilmedi. BELEDİYEDEKİ ARAMALARDA DİJİTAL MATERYALLERE EL KONULDU Soruşturma kapsamında şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve Çeşme Belediyesindeki çalışma odalarında aramalar yapıldı. Aramalarda çok sayıda dijital materyal ile dokümana el konulduğu bildirildi. Şüphelilerin belediyedeki imar, fen işleri ve emlak işlemlerini kullanarak usulsüz menfaat sağladıkları, resmi belgeleri mevzuata aykırı biçimde düzenledikleri ve soruşturmaya konu bazı evrakları ortadan kaldırmaya çalıştıkları iddiaları araştırılıyor. ❝MÜDÜRÜN NET KARARIYMIŞ, BU ŞARTI KOYMUŞ❞ Soruşturma dosyasına giren gizli çekim görüntüleri ve WhatsApp yazışmalarında, belediyedeki bazı işlemlerin tamamlanması karşılığında para talep edildiğine ilişkin konuşmalar bulunduğu öne sürüldü. İhbarcı tarafından kaydedildiği belirtilen görüntülerde, şikâyetçi vatandaşın ÇEŞTUR Büro Memuru Deniz Songül Yalçın ile yaptığı telefon görüşmesinin yer aldığı aktarıldı. Görüşmede kira sözleşmesi, otel ve spa kira kontratı gibi belgelerin onaylanması için yapılacak ödemelerin konuşulduğu belirtildi. Soruşturma dosyasına göre vatandaştan yasal harç tutarının yaklaşık 2,5 katı kadar ek ödeme istendiği iddia edildi. Telefon görüşmesinde belediye personelinin, talep edilen tutara ilişkin ❝Müdürün net kararıymış, bu şartı koymuş.❞ ifadesini kullandığı ileri sürüldü. Kayıtlarda ayrıca ❝Sağda solda duyulmasın, sıkıntı oluşturmasın.❞ şeklindeki ifadelerin bulunduğu, para görüşmelerinin alt kademedeki çalışanlar üzerinden yürütüldüğüne ilişkin iddiaların soruşturma kapsamında değerlendirildiği bildirildi. 70 BİN LİRALIK ÖDEME İÇİN PERSONELİN IBAN'I GÖNDERİLDİĞİ İDDİASI Dosyada yer alan WhatsApp yazışmalarına göre ÇEŞTUR personeli Aziz Metin'in, şikâyetçi vatandaşa Büro Yönetim Elemanı Aydın Aydemir'e ait olduğu belirtilen IBAN numarasını gönderdiği öne sürüldü. Soruşturma kapsamında bu hesabın, belediyedeki işlemler karşılığında talep edildiği iddia edilen paraların toplanmasında kullanılıp kullanılmadığı araştırılıyor. Yazışmalarda Aziz Metin'in ödemenin yapılmasını hızlandırmak amacıyla vatandaşa şu mesajı gönderdiği belirtildi: ❝Müdür kaçacak, vezne kapanacak kardeşim ne yaptın.❞ Telefon görüşmelerinde 50 bin lirası elden veya banka hesabına, 20 bin lirası ise otel harcı olarak toplam 70 bin lira talep edildiği iddia edildi. Şikâyetçi vatandaşın ise parayı elden vermek istemediğini belirterek ❝Ben elden veremem, IBAN atın.❞ dediği aktarıldı. ❝70 BİN TL ATTIM❞ MESAJI VE BANKA DEKONTU DOSYADA Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre ihbarcı, 19 Haziran 2026 tarihinde kendisine iletilen banka hesabına 70 bin lira gönderdi. Para transferinin ardından banka dekontunu WhatsApp üzerinden şüphelilere ileten vatandaşın, ❝70 bin TL attım.❞ mesajını yazdığı belirtildi. Söz konusu para transferine ait dekontun da adli makamlara teslim edilerek soruşturma dosyasına eklendiği bildirildi. Savcılık tarafından telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar ve banka kayıtları arasındaki bağlantıların incelendiği öğrenildi. 12 ŞÜPHELİ HAKKINDA ADLİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR Jandarmadaki ifade işlemleri tamamlanan 12 şüpheli, 9 Ekim'de Çeşme Adliyesine sevk edildi. Şüphelilerin savcılık ifadelerinin ardından haklarında tutuklama, adli kontrol veya serbest bırakılma yönünde işlem yapılıp yapılmayacağına karar verilmesi bekleniyor. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürerken, dosyada yer alan rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik ve diğer suçlamalara ilişkin henüz kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

ÇEŞME BELEDİYESİ'NDE RÜŞVET PAZARLIĞI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI Haber

ÇEŞME BELEDİYESİ'NDE RÜŞVET PAZARLIĞI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Çeşme Belediyesindeki bazı imar ve ihale süreçlerine ilişkin usulsüzlük, rüşvet ve irtikap iddiaları üzerine yürütülen soruşturmada yeni deliller ortaya çıktı. Soruşturma dosyasına giren gizli çekim görüntüleri, WhatsApp yazışmaları ve banka dekontlarında, bir vatandaşın belediyedeki işlemlerinin tamamlanması karşılığında yasal tutarın yaklaşık 2,5 katı kadar ek ödeme istendiği öne sürüldü. Kayıtlarda toplam 70 bin liralık ödeme talebinin konuşulduğu, paranın belediye çalışanlarından birinin kişisel hesabına gönderildiği iddia edildi. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit, İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer, Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl, ÇEŞTUR büro memurları Deniz Songül Yalçın ve Aziz Metin, büro yönetim elemanı Aydın Aydemir, inşaat mühendisi Okan Aktaş, işletme sahipleri Yücel Güngör ve Metin Akpınar ile emlakçı Şahin Özer olduğu bildirildi. Soruşturmanın devamında dosyaya girdiği belirtilen görüntüler ve mesajlaşmalar ise rüşvet iddialarına ilişkin yeni ayrıntıları ortaya çıkardı. RÜŞVET PAZARLIĞI İDDİASI GİZLİ KAYITTA Soruşturma dosyasına, ihbarda bulunan kişi tarafından kaydedildiği belirtilen görüntüler ile WhatsApp yazışmalarının delil olarak girdiği bildirildi. Kayıtlarda, şikayetçi vatandaş ile ÇEŞTUR Büro Memuru Deniz Songül Yalçın arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinin bulunduğu belirtildi. Görüşmenin kira sözleşmesi ile otel ve spa kira kontratı gibi belgelerin onaylanmasına ilişkin olduğu, söz konusu işlemlerin gerçekleştirilmesi karşılığında vatandaştan yasal harç tutarının üzerinde ödeme talep edildiği öne sürüldü. Dosyaya giren kayıtlarda belediye personelinin, talep edilen paraya ilişkin ❝Müdürün net kararıymış, bu şartı koymuş.❞ dediği ileri sürüldü. ❝SAĞDA SOLDA DUYULMASIN, SIKINTI YARATMASIN❞ Soruşturma dosyasındaki konuşmalarda, para talebine ilişkin işlemlerin alt kademedeki belediye çalışanları üzerinden yürütüldüğü iddia edildi. Kayıtlarda ❝Sağda solda duyulmasın, sıkıntı yaratmasın.❞ şeklindeki ifadelerin de yer aldığı bildirildi. Savcılık ve jandarma birimlerinin, söz konusu konuşmaların kimler arasında gerçekleştiğini ve para talimatının hangi kişiler tarafından verildiğini soruşturma kapsamında incelemeyi sürdürdüğü belirtildi. 50 BİN LİRA VE 20 BİN LİRA: TOPLAM 70 BİN TL Dosyaya giren telefon görüşmelerinde vatandaştan 50 bin lirası elden veya banka hesabı üzerinden, 20 bin lirası ise otel harcı olmak üzere toplam 70 bin lira istendiği iddia edildi. Soruşturma dosyasına göre vatandaşın parayı elden vermeyi kabul etmeyerek, ❝Ben elden veremem, IBAN atın.❞ dediği belirtildi. Bunun üzerine ödemenin banka hesabı üzerinden yapılmasına yönelik görüşmeler gerçekleştirildiği öne sürüldü. PERSONELİN KİŞİSEL IBAN'I GÖNDERİLDİ İDDİASI WhatsApp yazışmalarına ait ekran görüntülerinin de soruşturma dosyasına girdiği bildirildi. Dosyadaki kayıtlara göre ÇEŞTUR Büro Memuru Aziz Metin'in, vatandaşa Büro Yönetim Elemanı Aydın Aydemir'e ait olduğu belirtilen IBAN numarasını gönderdiği öne sürüldü. Soruşturma kapsamında söz konusu kişisel hesabın para transferlerinde kullanıldığı değerlendiriliyor. Yazışmalarda Aziz Metin'in paranın yatırılması için vatandaşa, ❝Müdür kaçacak, vezne kapanacak kardeşim ne yaptın?❞ mesajını gönderdiği iddia edildi. 70 BİN LİRALIK DEKONT DOSYADA İhbarda bulunan kişinin 19 Haziran 2026 tarihinde kendisine iletilen hesaba 70 bin lira gönderdiği öne sürüldü. Para transferinin ardından ihbarcının banka dekontunu ❝70 bin TL attım❞ mesajıyla şüphelilere gönderdiği belirtildi. Söz konusu para transferine ilişkin banka dekontunun da ihbarcı tarafından adli makamlara teslim edildiği ve soruşturma dosyasına eklendiği bildirildi. 11 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA Soruşturma kapsamında belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçleri üzerinden rüşvet ve irtikap yoluyla haksız kazanç sağlandığı, bazı resmi belgelerin usulsüz düzenlendiği ve delillerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı iddiaları araştırılıyor. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve Çeşme Belediyesindeki ilgili birimlerde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyal ile dokümana el konulduğu bildirilmişti. Gözaltındaki 11 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürerken, görüntülerde ve yazışmalarda yer aldığı belirtilen para trafiğinin kimlere ulaştığı ve talimatların kaynağının belirlenmesine yönelik incelemelerin devam ettiği bildirildi. Soruşturmadaki rüşvet, irtikap ve diğer suçlamalar henüz yargı kararıyla kesinleşmiş değil.

ÇEŞME BELEDİYESİ OPERASYONUNDA GÖZALTI SAYISI 11'E YÜKSELDİ Haber

ÇEŞME BELEDİYESİ OPERASYONUNDA GÖZALTI SAYISI 11'E YÜKSELDİ

İzmir'in Çeşme ilçesinde belediyedeki bazı imar ve ihale süreçlerine ilişkin usulsüzlük, rüşvet ve irtikap iddiaları üzerine yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltı'na alınanların sayısı 11'e yükseldi. Gözaltına alınanlar arasında Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz ile belediyede görevli birim müdürleri de bulunuyor. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince bugün saat 06.30'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonun, belediyedeki bazı imar ve ihale süreçlerine yönelik usulsüzlük, rüşvet ve irtikap iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirildiği bildirildi. EVRAKLARIN YAKILMAYA ÇALIŞILDIĞI İHBARI ÜZERİNE SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLDİ Soruşturmanın, 5 Ekim'de Çeşme Belediyesine ait bazı evrakların bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbarın ardından derinleştirildiği belirtildi. Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin söz konusu olayla ilgili yaptığı çalışmada, evrakların imha edilmesi yönündeki talimatın İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer tarafından verildiğinin tespit edildiği bildirildi. Sağlamer hakkında daha önce de "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ve "suç örgütü kurma" suçlarından soruşturma yürütüldüğü belirtildi. SAAT 06.30'DA EŞ ZAMANLI OPERASYON Delillerin karartılması ihtimali üzerine harekete geçen ekipler, İzmir genelinde belirlenen adreslere saat 06.30'da eş zamanlı operasyon düzenledi. İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit, İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer, Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl, ÇEŞTUR büro memurları Deniz Songül Yalçın ve Aziz Metin, büro yönetim elemanı Aydın Aydemir, inşaat mühendisi Okan Aktaş, işletme sahipleri Yücel Güngör ve Metin Akpınar ile emlakçı Şahin Özer olduğu bildirildi. ESKİ BAŞKAN YARDIMCISI BAŞKA SORUŞTURMADAN TUTUKLU Soruşturma dosyasında şüpheli olarak yer alan eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin'in ise başka bir soruşturma kapsamında halen cezaevinde tutuklu bulunduğu öğrenildi. BELEDİYEDE ARAMALAR SÜRÜYOR Soruşturma kapsamında şüphelilerin ikametleri ve iş yerlerinin yanı sıra Çeşme Belediyesindeki ilgili birimlerde de aramalar gerçekleştirildi. Aramalarda çok sayıda dijital materyal ile dokümana el konulduğu bildirildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçlerini kullanarak rüşvet ve irtikap yoluyla haksız kazanç sağladıkları, bazı resmi belgeleri usulsüz şekilde düzenledikleri ve soruşturmaya konu delilleri ortadan kaldırmaya çalıştıkları iddia ediliyor. Şüphelilere yöneltilen suçlamalara ilişkin yargı süreci devam ederken, söz konusu iddialar hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın, suç bağlantılarının ve olayların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü bildirildi.

İZMİR MERKEZLİ SAHTE BELGEYLE "VATANDAŞLIK" OPERASYONU Haber

İZMİR MERKEZLİ SAHTE BELGEYLE "VATANDAŞLIK" OPERASYONU

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, sahte resmi belgeler kullanarak Suriye uyruklu kişilerin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığına geçmesini sağladıkları ve bu yolla haksız kazanç elde ettikleri iddia edilen şüphelilere yönelik İzmir ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 3 şüpheli gözaltına alınırken, soruşturma kapsamında 43 yabancı uyruklu kişinin de şüpheli sıfatıyla ifadesine başvuruldu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince sahte belgeler kullanılarak usulsüz vatandaşlık işlemleri yapıldığı iddialarına ilişkin çalışma başlatıldı. Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda, resmi belgelerde sahtecilik yaparak Suriye uyruklu kişilerin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığına geçmesini sağladıkları ve bu işlemler karşılığında haksız kazanç elde ettikleri öne sürülen şüpheliler belirlendi. 43 YABANCI UYRUKLU KİŞİNİN İFADESİ ALINDI Soruşturmanın ilk aşamasında, söz konusu yöntemle vatandaşlık işlemi yaptırdığı değerlendirilen 43 yabancı uyruklu kişinin şüpheli sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Toplanan bilgi ve delillerin ardından soruşturmayı genişleten ekipler, 24 Eylül sabahı İzmir ve Ankara'da önceden belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda İzmir'de 2, Ankara'da ise 1 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. PASAPORT VE KİMLİK BELGELERİ ELE GEÇİRİLDİ Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 49 bin 700 lira, yabancı uyruklu kişilere ait 3 kimlik belgesi, 2 pasaport ve 3 geçici koruma kimlik belgesi ile 3 dizüstü bilgisayar ele geçirildi. Ele geçirilen dijital materyal ve belgeler incelenmek üzere emniyete götürüldü. Gözaltındaki 3 şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ederken, sahte belgelerle gerçekleştirildiği öne sürülen vatandaşlık işlemlerinin kapsamının ve bağlantılı kişilerin belirlenmesine yönelik soruşturma sürüyor.

ÖLÜLERE BİLE YAŞ SEBZE MEYVE FATURASI KESMİŞLER Haber

ÖLÜLERE BİLE YAŞ SEBZE MEYVE FATURASI KESMİŞLER

Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü etkileyerek haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla 41 büyük dağıtıcı firma ve yöneticilerine yönelik yürütülen soruşturmanın Bursa ayağında 5 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Vergi Denetim Kurulu raporlarında, bazı firmaların gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı değerlendirilen müstahsil makbuzları düzenlediği, bir şüphelinin ise hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 2 milyon 524 bin lirayı aşan 87 makbuz düzenlediği yönünde tespitlere yer verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, yaş sebze ve meyvenin üreticiden tüketiciye ulaşmasına kadar geçen tedarik süreci incelemeye alındı. Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığının Hal Kayıt Sistemi ile Tarım ve Orman Bakanlığının Çiftçi Kayıt Sistemi verileri ve Vergi Denetim Kurulunca hazırlanan raporlar incelendi. Yaklaşık 1250 çiftçinin beyanına başvurulan soruşturmada, tedarikçi konumundaki bazı firmaların çiftçilerden satın aldıkları ürünleri gerçek alış fiyatından daha yüksek bedelle alınmış gibi gösterecek şekilde müstahsil makbuzu düzenledikleri iddia edildi. Soruşturma dosyasında, bazı firmaların ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdikleri ve tedarik zincirini gereksiz şekilde uzatarak piyasadaki fiyatları yukarı yönlü etkiledikleri yönünde değerlendirmelere yer verildi. BURSA'DA 5 ŞÜPHELİ HAKKINDA İŞLEM Türkiye genelinde 41 şüpheli yöneticinin bulunduğu soruşturma kapsamında Bursa bağlantılı 5 şüpheli dosyada yer aldı. Şüphelilerin Yıldırım, Nilüfer, İznik ve Osmangazi ilçeleriyle bağlantılı oldukları belirlendi. Soruşturma listesinde Ahmet D., Sabri B., Casım A., Ayşenur A. ve İsmail S. yer aldı. Bursa bağlantılı firmalar arasında Ahmet D.'nin Yıldırım ilçesi Gökdere'deki firması, Sabri B. ile Casım A.'nın Nilüfer'deki faaliyetleri, bir gıda şirketinin İznik'teki adresi ve başka bir gıda şirketinin Osmangazi'deki adresinin bulunduğu belirtildi. HAYATINI KAYBETMİŞ 49 KİŞİ ADINA 87 MAKBUZ TESPİTİ Vergi Denetim Kurulu raporunda dikkati çeken tespitlerden biri Ahmet D. hakkındaki incelemede yer aldı. Rapora göre, 1 Ocak 2025 ile 31 Mart 2026 arasında daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği tespit edildi. Bu belgelerin toplam tutarının 2 milyon 524 bin 987 lira 35 kuruş olduğu kaydedildi. Raporda bazı kişilerin ölüm tarihleri ile adlarına makbuz düzenlenen tarihler arasında yıllar bulunduğu belirtilirken, söz konusu belgelerin gerçek bir ürün teslimine dayanıp dayanmadığının araştırıldığı aktarıldı. ❝ÜRÜN SATMADIM, FİRMAYI TANIMIYORUM❞ Soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan bazı kişiler de adlarına düzenlenen müstahsil makbuzlarından haberdar olmadıklarını beyan etti. Y.G. adına toplam 1 milyon 59 bin 975 liralık müstahsil makbuzu düzenlendiği belirtilirken, Y.G'nin herhangi bir ürün satmadığını, zirai faaliyet veya üretiminin bulunmadığını ve Ahmet D.'yi tanımadığını söylediği raporda yer aldı. Yusuf K. ise adına düzenlenen belgelerden haberdar olmadığını ve ürün satmadığını belirterek Ahmet D.'nin çalışanı olduğunu ifade etti. Raporda bazı kişilerin Ahmet D.'nin yanında çalıştıklarını ve köylülerden ürün topladıklarını söyledikleri de kaydedildi. Başka bir kişi adına ise 7 milyon 932 bin 22 lira 25 kuruşluk müstahsil makbuzu düzenlendiği, bu kişinin belgelerde kendi üretmediği bazı ürünlerin adına kaydedildiğini beyan ettiği aktarıldı. ÜRETİM KAPASİTELERİ VE BANKA HAREKETLERİ DE İNCELENDİ Vergi Denetim Kurulu, müstahsil makbuzlarının yanı sıra belgelerde gösterilen ürünlerin gerçekten üretilip üretilmediğini belirlemek amacıyla farklı verileri karşılaştırdı. Bu kapsamda üreticilerin beyanları, sahip oldukları veya kullandıkları arazilerin büyüklükleri, üretim kapasiteleri, ürünlerin hasat dönemleri, kantar ve nakliye belgeleri, Hal Kayıt Sistemi bildirimleri ile banka ve ödeme hareketleri birlikte incelendi. Raporda bazı makbuzların gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı yönünde tespitlere yer verildi. Bazı kişilerin çiftçilik yapmadığı, ilgili firmaları tanımadığı veya bu firmalara ürün teslim etmediğini beyan ettiği kaydedildi. Bazı belgelerde gösterilen ürün miktarlarının da üreticilerin arazi büyüklükleri ve makul üretim kapasiteleriyle açıklanamadığı belirtildi. 22 İLDE 109 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON Soruşturma kapsamında Türkiye genelindeki 41 büyük dağıtıcı firma ile bunların 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin yakalanması ve delillerin toplanması amacıyla 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamete eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturmanın "fiyatları etkileme", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "belgede sahtecilik" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçları yönünden sürdürüldüğü bildirildi. Vergi Denetim Kurulu raporunda, incelemenin ilk aşamasında riskli olduğu değerlendirilen 207 firma arasından yüksek tutarlı müstahsil makbuzlarıyla öne çıkan 15 firmanın seçildiği, ikinci aşamada ise 26 firma hakkında tespitler yapıldığı belirtildi. Şüpheliler hakkındaki işlemler ve soruşturma kapsamında delillerin toplanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

UYGUN FİYATLI DAİRE İLANIYLA DOLANDIRICILIK: BU SAHTECİLERE DİKKAT! Haber

UYGUN FİYATLI DAİRE İLANIYLA DOLANDIRICILIK: BU SAHTECİLERE DİKKAT!

İstanbul merkezli 3 ilde, internet sitelerine uygun fiyatlı daire ilanları vererek vatandaşlardan kapora aldıkları iddia edilen şüphelilere yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin 30 farklı olayda 30 kişiyi yaklaşık 25 milyon lira dolandırdıkları belirlenirken, 23 taşınmaz, 6 araç ve banka hesaplarına tedbir konuldu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, "nitelikli dolandırıcılık" suçuna yönelik çalışma başlattı. Çalışmalarda şüphelilerin başta Esenyurt olmak üzere internet sitelerinde piyasanın altında fiyatlarla daire ilanları yayımladıkları, bu ilanlar üzerinden ulaştıkları vatandaşlardan kapora aldıkları ve daha sonra çeşitli gerekçelerle işlemleri geciktirdikleri öne sürüldü. Şüphelilerin yakalanması amacıyla 25 Ağustos'ta İstanbul merkezli Sinop ve Giresun'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. 30 KİŞİDEN YAKLAŞIK 25 MİLYON LİRA ALDIKLARI İDDİASI Soruşturmanın ilerleyen aşamasında şüphelilerin aile şirketi şeklinde hareket ettikleri, sahte ilanlarla müşterileri ofise yönlendirdikleri ve kapora aldıktan sonra çeşitli bahanelerle oyaladıkları belirlendi. Polisin incelemesine göre şüpheliler 30 farklı eylemde 30 kişiyi mağdur ederek yaklaşık 25 milyon lira haksız kazanç elde etti. Ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, yeni mağdurların tespit edilmesi halinde hem mağdur sayısının hem de toplam miktarın artabileceği değerlendiriliyor. 23 TAŞINMAZ VE 6 ARACA TEDBİR Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıkları da incelemeye alındı. İncelemelerde 13 tarla, 3 ev, 3 arsa, 1 fındık bahçesi, 1 bahçe, 1 ahşap ev ve arsa ile 1 ahşap samanlık ve bahçe olmak üzere 23 taşınmaz ile 6 araç tespit edildi. Taşınmazlar ve araçların yanı sıra şüphelilerin banka hesaplarına da tedbir konuldu. Şüphelilerden Erkan G'nin 29, Bayram G'nin 10, Mahmut G'nin 7, Erdem G'nin 5, Barış S'nin 22, Faruk P'nin ise 15 suç kaydının bulunduğu öğrenildi. "BENİM ÇARESİZLİĞİMDEN FAYDALANDILAR" Mağdurlardan 55 yaşındaki Balaban, apartman görevlisi olduklarını ve kapıcı dairesinde yaşadıkları için ev almak istediklerini anlattı. İnternette gördükleri ilan üzerine şüphelilerle iletişime geçtiklerini belirten Balaban, beğendikleri daire için önce 200 bin lira kapora verdiğini söyledi. Daha sonra ziynet eşyalarını da bozdurduğunu anlatan Balaban, toplamda milyonlarca liralık kayba uğradığını öne sürdü. Balaban, "Annem yoğun bakımdaydı. Evimi de lağım faresi basmıştı. Ben evden bir an önce kurtulmak için çare arıyordum. Benim çaresizliğimden faydalandılar" dedi. Tapunun çeşitli gerekçelerle sürekli ertelendiğini söyleyen Balaban, yaklaşık 3 ay boyunca oyalandığını ileri sürdü. "TOPLAMDA 600 BİN LİRA GÖNDERDİM" Mağdurlardan 36 yaşındaki Bakırcı da Esenyurt'ta internette gördüğü bir daire ilanı üzerine emlak ofisiyle iletişime geçtiğini söyledi. İlanda gördüğü ev yerine başka bir dairenin gösterildiğini aktaran Bakırcı, bu ev için önce 100 bin lira kapora verdiğini, daha sonra kendisinden 500 bin lira daha istendiğini belirtti. Bakırcı, "Toplamda 600 bin lira para gönderdim. Kimse inanmasın bunlara, kanmasınlar" ifadelerini kullandı. ŞİKAYETLERİNİ GERİ ÇEKMELERİ İÇİN TEHDİT İDDİASI Soruşturmada şüphelilerin mağdurlara mesaj göndererek şikayetlerinden vazgeçmeleri için baskı yaptığı da öne sürüldü. Şüphelilerin bazı mağdurlara ❝Şikayetini geri çekersen paranı öderiz❞ şeklinde mesajlar gönderdiği belirlendi. Gözaltındaki 13 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

VİZE RANDEVULARINI ÖNCEDEN KİTLEYEN ŞEBEKEYE OPERASYON Haber

VİZE RANDEVULARINI ÖNCEDEN KİTLEYEN ŞEBEKEYE OPERASYON

Konsolosluklar ve yetkili aracı kurumların vize randevu sistemlerini bot yazılımlarla kullanarak randevuları topladıkları ve vatandaşlardan yüksek ücretler tahsil ettikleri öne sürülen şüphelilere yönelik 6 ilde operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında 49 şüpheli gözaltına alınırken, şirket hesaplarında 2 milyar 841 milyon lirayı aşan para hareketi bulunduğu belirtildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de belirlenen 63 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzenlenen operasyonda 49 şüpheli gözaltına alınırken, adreslerde bulunan dijital materyal ve belgelere incelenmek üzere el konuldu. BOT YAZILIMLARLA RANDEVULARI TOPLADIKLARI İDDİASI Soruşturma kapsamında, vize danışmanlığı alanında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerini bot yazılımlar aracılığıyla kullandıkları öne sürüldü. Şüphelilerin, açılan randevuları yazılımlar yardımıyla kısa sürede topladığı, ardından belirli sürelerde vize veya randevu temin etme vaadiyle vatandaşlardan "yazılım", "danışmanlık" ve "hizmet bedeli" adı altında para aldığı iddia edildi. Hizmet verilmeyen bazı durumlarda ücretlerin iade edilmediği, başvuru sahiplerine ait kişisel verilerin de hukuka aykırı şekilde özel dijital sistemlere aktarıldığı yönünde bulgular bulunduğu belirtildi. 41 BİNDEN FAZLA KİŞİDEN 918 MİLYON LİRALIK TAHSİLAT İDDİASI Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yürütülen mali incelemelerde, Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirketlerin banka hesaplarında 2 milyar 841 milyon lirayı aşan para hareketi tespit edildiği bildirildi. Şüphelilerin aynı dönemde 41 binden fazla kişiden yaklaşık 918 milyon lira tahsil ettiği öne sürüldü. Paranın bir bölümünün şirket ortakları ile çalışanların kişisel hesaplarına aktarıldığı, ayrıca nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketlerinin de incelemeye alındığı belirtildi. BAKAN GÜRLEK: TAVİZSİZ MÜCADELE EDİYORUZ Adalet Bakanı Gürlek, operasyona ilişkin açıklamasında vatandaşların mağdur edilmesine ve kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılmasına yönelik yapılarla mücadelenin süreceğini belirtti. Gürlek, "Vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açan, haksız kazanç sağlamayı amaçlayan ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kullandığı değerlendirilen yapılara karşı tavizsiz mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. Soruşturmada ele geçirilen dijital materyaller ile mali kayıtların incelenmesine devam edildiği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.