#Halk Sağlığı

- Halk Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halk Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EN KALABALIK ÜLKEDE VİRÜS ALARMI: BAKANLIK ALARMA GEÇTİ Haber

EN KALABALIK ÜLKEDE VİRÜS ALARMI: BAKANLIK ALARMA GEÇTİ

Dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olan Hindistan’da Nipah virüs'ü vakaları nedeniyle sağlık otoriteleri alarma geçti. Batı Bengal eyaletine bağlı Barasat kentinde iki kişide Nipah virüsü tespit edilmesinin ardından yetkililer kapsamlı halk sağlığı önlemlerini devreye aldı. Hindistan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Aralık 2025’ten bu yana Batı Bengal eyaletinde yalnızca iki Nipah virüsü vakasının doğrulandığı bildirildi. Yetkililer, vakalarla temaslı olduğu belirlenen kişilerin tamamının test edildiğini ve sonuçların negatif çıktığını açıkladı. 196 KİŞİ TAKİBE ALINDI Açıklamada, doğrulanmış vakalarla bağlantılı toplam 196 temaslının tespit edilerek izlemeye alındığı belirtildi. Temaslı kişilerin hiçbirinde hastalığa dair belirti görülmediği ve yapılan testlerde Nipah virüsüne rastlanmadığı ifade edildi. Hindistan hükümetinin Batı Bengal eyalet yönetimiyle koordinasyon içinde hareket ettiği belirtilen açıklamada, vakaların ortaya çıkmasının ardından belirlenen sağlık protokolleri doğrultusunda hızlı ve kapsamlı halk sağlığı tedbirlerinin uygulamaya konulduğu aktarıldı. Yetkililer ayrıca bazı medya organlarında Nipah virüsüne ilişkin yanıltıcı ve hatalı vaka sayılarının yayıldığını belirterek, yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiğini vurguladı. HASTALARIN DURUMU AĞIR Barasat kentinde 13 Ocak 2026’da Nipah virüsü taşıdığı şüphesiyle hastaneye kaldırılan iki kişinin durumunun ağır olduğu ve solunum cihazına bağlı şekilde tedavi gördükleri bildirildi. Yetkililer, şu ana kadar yeni bir vakaya rastlanmadığını açıkladı. NİPAH VİRÜSÜ NEDİR? Hem insanlarda hem de hayvanlarda hastalığa yol açabilen Nipah virüsü, ilk kez Malezya’nın Nipah bölgesinde görülen salgının ardından bu isimle anılmaya başladı. Virüs bulaşan kişilerde ilk aşamada ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve kas ağrısı gibi grip benzeri belirtiler ortaya çıkabiliyor. Hastalığın ilerleyen evrelerinde ise baş dönmesi, aşırı yorgunluk ve bilinç değişiklikleri görülebiliyor. Uzmanlar, virüsün yayılmasını önlemek için temaslı takibi ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

BURSA'DA TIP ÖĞRENCİLERİ TECRÜBE KAZANACAK Haber

BURSA'DA TIP ÖĞRENCİLERİ TECRÜBE KAZANACAK

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Uludağ Üniversitesi arasında tıp fakültesi öğrencilerinin belediye bünyesinde saha tecrübesi kazanması, gençlerin mesleki gelişimine destek olunması ve kentin sağlık kalitesinin artırılması amacıyla iş birliği protokol imzalandı. Bursa’nın daha yaşanabilir bir kent olması amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, diğer kurumlarla olan iş birliklerine her geçen gün yenisini ekliyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi ve Uludağ Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Yapılan protokolle, tıp fakültesi öğrencileri eğitim süreçlerini saha tecrübesiyle güçlendirecek. İmza töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, halk sağlığı noktasındaki sorunları en aza indirmek için diğer kurumlarla ortak projeler geliştirmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Üniversitelerde yapılan çalışmaları önemsediklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, üniversitelerle işbirliklerini de sürekli geliştirdiklerini ifade etti. Üniversitelerin yaptıkları ve yapacakları araştırmalarla insan hayatına büyük katkılar sunacağına inandığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, imzalanan protokolün öğrencilere ve topluma fayda sağlamasını temenni etti. Bursa Uludağ Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise, iki kurum arasındaki iş birliğinin kente ve tıp fakültesi öğrencilerine büyük katkı sunacağını belirterek hayırlı olmasını diledi.

BURSA'DA TEMİZ HAVA SEFERBERLİĞİ BAŞLADI Haber

BURSA'DA TEMİZ HAVA SEFERBERLİĞİ BAŞLADI

Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmaları artırmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve mevcut durumun bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesini sağlamak amacıyla ‘Hava Kirliliği ve Çevresel Etkileri Paneli’ düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra aynı zamanda Halk Sağlığı Uzmanı olan CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, akademisyenler, kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Hepimiz aynı havayı soluyoruz" Programda konuşan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeşilin, beyazın ve mavinin bir araya gelerek eşsiz bir doğa dokusu oluşturduğu Bursa'da hava kalitesinin düşük olduğunu vurguladı. Bunda kentin coğrafi konumunun, yeryüzü yapısının ve sanayi yoğunluğunun etkili olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa hava kirliliği açısından bugün de çok büyük bir risk altındadır. Kentimizin hava kalitesi gelecek kuşaklar için de önem taşıyor. Göreve geldiğimiz günden itibaren havamız ve suyumuz için birçok çalışma yaptık ve bunları kamuoyuyla paylaştık. Önemli çağrılar yaptık. Havamızı ve suyumuzu kimlerin kirlettiğini açıkladık. Bu konuda herkesin sorumluluk sahibi olması gerektiğini her platformda dile getirdik. Hepimiz aynı havayı soluyoruz. Havamız ne kadar temizse, insan sağlığı açısından o kadar kaliteli bir yaşam sunarız" diye konuştu. "Amacımız, temiz, sağlıklı ve yaşanabilir Bursa" Bursa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerin İnegöl olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, hava kirliliği açısından Kestel ve Gürsu’nun da İnegöl’ü takip ettiğini söyledi. Kentin farklı noktalarına yerleştirilen hava kalitesi ölçüm cihazlarıyla canlı takip yapabildiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bu tür çalışmalarımızı genişleteceğiz. Muhtemelen İnegöl'de ve Kestel'de maske dağıtacağız. Çünkü durum bunu gösteriyor. Hava kirliliği, insan sağlığını, yaşam kalitesini ve kentlerin geleceğini doğrudan etkileyen bir konudur. Sanayi kimliğiyle öne çıkan Bursa’da özellikle kış aylarında partikül madde değerlerinde yaşanan artış, hepimizin yakından takip ettiği önemli bir sorundur. Bizler halk sağlığını önceleyen, temiz çevreyi merkeze alan bir anlayışa sahibiz. Amacımız, halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa'da yaşamasını sağlamaktır" dedi. "Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var" Yılların ihmali ve düşüncesizliği sonucu Nilüfer Çayı’nın kirlendiğini ve buna sebep olan kurumlardan birinin de BUSKİ olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bunun yanında 155 kaçak deşarj da tespit ettiklerini hatırlattı. Bunlara yönelik işlemlerin sürdürüldüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Bu süreci kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevreyi kirleten her unsurla mücadele edeceğiz. 2026 yılı içerisinde atık su ve altyapı projelerini büyük ölçüde tamamlayacağız. Eksikleri gidererek kentimizin havasını ve suyunu korumak için gereken adımları atacağız. Ovaakça bölgesindeki atıkların da Nilüfer Çayı’na karıştığını biliyoruz. Bu konuda proje hazırladık. İnşaat süreci başladı ve kısa sürede faaliyete başlatacağız. Yıllarca bu kentte görev yapan insanların duyarsızlığı bir Bursalı olarak beni son derece üzdü. Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var. Çocuklarımız ve torunlarımız bu kentte yaşayacak" diye konuştu. "Kurumlar arası iş birliğiyle hareket etmek zorundayız" Hava kalitesi ölçümüyle ilgili Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, dünya genelinde yaşanan iklim krizine de dikkat çekerek gerekli tedbirlerin şimdiden alınması gerektiğini vurguladı. Sorunların ancak tüm kurumların iş birliğiyle çözülebileceğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, "Kurumlar arası iş birliğiyle ve ortak akılla hareket etmek zorundayız. El ele verdiğimizde hava kirliliğine karşı daha etkili ve kalıcı çözümler üretebileceğimize inanıyorum. Düzenlenen panelin, Bursa için yol gösterici sonuçlar ortaya koyacağını inanıyorum" dedi. "Bursa’nın temiz hava eylem planına ihtiyacı var" CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın uzun yıllardır hava kirliliğiyle mücadele ettiğini söyledi. Çarpık kentleşme, endüstri ve ulaşım gibi etkenlerden dolayı hava kirliliğinin Bursa’da ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Pala, "Bursa, yıllar boyunca Türkiye genelindeki ölçüm istasyonları arasında en kirli ilk 10 kent arasında olmuştur. Nilüfer ölçüm istasyonunda partikül madde (PM10) değeri 367 seviyesine ulaştı. Bu açık bir alarm durumudur. Hava kirliliği, sadece Bursa merkezde değil, 17 ilçede ciddi sorundur. Bursa’da her yıl 3 bine yakın insan hava kirliliği sebebiyle hayatını erken kaybediyor. Çok sayıda çocuk hava kirliliğine bağlı hastalıklara yakalanıyor. Bu hastalıkların bir bölümü ömür boyu sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü, hava kirliliğini sigara kadar ciddi bir sağlık tehdidi olarak tanımlıyor. Bursa’nın çok ciddi temiz hava eylem planına ihtiyacı var. Umarım hep birlikte temiz hava soluduğumuz günleri yaşarız" diye konuştu. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman, Bursa genelinde kentsel hava kalitesini yakından takip ettiklerini, Bursalıların sağlıklı hava teneffüs etmelerini sağlamak amacıyla çalıştıklarını ifade etti. Hava kirliliğiyle mücadelede sunduğu yol gösterici destekler için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür eden Kahraman, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, konuşmaların ardından panel oturumlarıyla devam etti. ‘Farklı dinamikler perspektifinden hava kalitesi’ konulu birinci oturumda, Prof. Dr. Ülkü Alver Şahin ‘Kent havasının kirlilik dinamikleri ve kaynak dağılımları’, Doç. Dr. Aşkın Birgül ‘Bursa’da hava kalitesi ve emisyon kaynaklarının bilimsel değerlendirilmesi’, Derya Sarıoğlu ‘Hava emisyon yönetimi çalışmaları’, Prof. Dr. Burcu Onat ‘İç ortam hava kalitesi: Bina içi kirlilik kaynakları ve yönetimi’, Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ‘Temiz hava hakkı ve çevresel adalet perspektifi’, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ‘Hava kirliliğinin halk sağlığı üzerine etkileri’ başlığında sunum yaptı. ‘Yerelde havayı yönetmek’ isimli ikinci oturumda ise, Bursa, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından ‘hava kalitesi ve izleme yönetimi’ hakkında bilgi verildi. Program, moderatörlüğünü Barış Can Üstündağ’ın yaptığı ‘Hava sohbetleri-Birlikte konuşalım: Çevre için paylaşılan sorumluluklar’ oturumuyla sona erdi.

KAPALI ÇARŞIDA DUMANSIZ HAVA SAHASI ÇALIŞMASI Haber

KAPALI ÇARŞIDA DUMANSIZ HAVA SAHASI ÇALIŞMASI

Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde kararlılıkla yürütülen Dumansız Hava Sahası çalışmaları kapsamında Bursa’da kapalı çarşı esnafına yönelik önce bilgilendirme toplantısı ardından yerinde ziyaretler yapıldı. İşletmelerde tütün ihlallerine geçit vermemek ve vatandaşları tütün dumanı maruziyetinden korumak amacıyla denetimlerini aralıksız sürdüren Bursa İl Sağlık Müdürlüğü; Bursa Valiliği ve Osmangazi Kaymakamlığı’nın desteğiyle Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. İç Koza Han’da düzenlenen toplantıya Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Osmangazi Kaymakamı Ali Partal, İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz ve Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği üyeleri katıldı. Toplantıda, 4207 sayılı Kanun’un kapsamı, işletmelerin hukuki yükümlülükleri ve denetim süreçleri detaylı bir sunumla ele alındı. Özellikle kapalı alanlarda tütün ürünü kullanımının kesin olarak yasak olduğu vurgulanırken, pasif etkilenimin toplumsal zararları, tütün ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki etkileri ve sigara bırakma polikliniği hizmetleri hakkında da bilgilendirmeler yapıldı. Toplantıda konuşan Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, tütünle mücadelenin halk sağlığının korunması ve temiz hava hakkının güvence altına alınması açısından taşıdığı büyük öneme değinerek, "Tütünle mücadele, bugün için değil; geleceğimiz için yapılan bir yatırımdır. Kurumlarımızla iş birliği içinde, denetim süreçlerini kesintisiz ve etkin şekilde sürdüreceğiz. Toplum sağlığını korumak hepimizin ortak görevidir." şeklinde konuştu. Amaç halk sağlığını korumak Osmangazi Kaymakamı Ali Partal ise tütünle mücadelenin sadece cezai bir süreç değil, bilinçlendirme ve halk sağlığı temelli bir çalışma olduğuna dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı'nın öncülüğünde yürütülen tütünle mücadele çalışmalarına güçlü bir katkı sunduklarını vurgulayan Partal, "İşletmelerimizin desteği ve halkımızın farkındalığıyla dumansız yaşam alanlarını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Hem bilgilendirme hem de denetim faaliyetlerini kesintisiz sürdüreceğiz." diye konuştu. İşletmeler ziyaret edildi Toplantı sonrasında esnaf ziyareti gerçekleştirilerek 4207 Sayılı Kanun hakkında bilgilendirme ve denetim gerçekleştirildi. Tütün denetim ekipleri tarafından, işletme sahipleri ve çalışanlarına Nefeste Karbonmonoksit Testi yapıldı. Test sonuçları yüksek çıkan vatandaşlar, sigara bırakma polikliniklerine yönlendirildi. Denetimler aralıksız sürecek Ziyaret sonunda halk sağlığının korunması için kurumlar arası işbirliğinin artırılması gerektiği vurgulanırken, dumansız yaşam alanlarının yaygınlaştırılması için bilgilendirme, farkındalık ve saha çalışmalarının daha da güçlendirilerek devam edeceği belirtildi. Ayrıca Bursa Valiliği himayesinde görevini sürdüren 26 tütün denetim ekibi ile denetimlerin aralıksız sürdürüleceği kaydedildi.

BÖCEK AİLESİNİN ÖLÜMÜNDEKİ GİZEMLİ GAZ: FOSFİN NEDİR? Haber

BÖCEK AİLESİNİN ÖLÜMÜNDEKİ GİZEMLİ GAZ: FOSFİN NEDİR?

Rapora göre, ailenin ölümüne böcek ilacı zehirlenmesi, özellikle de fosfin gazı sebep oldu. FOSFİN GAZI NEDİR? Fosfin gazı (PH₃), alüminyum fosfit gibi maddelerin su ya da nemle teması sonucu ortaya çıkan, renksiz, kokusuz, yanıcı ve son derece toksik bir gazdır. Özellikle tarımsal depolarda tahıl, meyve ve sebzelerdeki zararlı organizmaları yok etmek için kullanılır. Ancak kapalı ortamlarda kullanıldığında çok düşük dozlarda dahi solunduğunda insan sağlığına ölümcül zararlar verebilir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre fosfin, hücresel solunumu durdurarak kısa sürede kalp ve solunum yetmezliğine yol açar. ZEHİRLENME BELİRTİLERİ NELERDİR? Fosfin gazına maruz kalan kişilerde şu belirtiler görülür: Şiddetli baş ağrısı Baş dönmesi Nefes darlığı, göğüs sıkışması Kanlı öksürük Mide bulantısı ve kusma Karın ağrısı, ishal Kalp ritim bozuklukları Çoklu organ yetmezliği Bu belirtiler, özellikle kapalı ve havalandırılmamış ortamlarda hızla ilerleyebilir ve ölümle sonuçlanabilir. KULLANIMI NEREDE YASALDIR, NEREDE DEĞİLDİR? Türkiye’de fosfin içeren alüminyum fosfit, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bazı depolama alanlarında ruhsatlı olarak kullanılabilir. Ancak: Evlerde, otellerde, restoranlarda, işyerlerinde kullanımı yasaktır. Kullanımı yalnızca lisanslı ve yetkilendirilmiş kişiler tarafından yapılabilir. İlaçlama yapılan alanlar tamamen boşaltılmalı, işlem sonrası havalandırma süresi tamamlanmalıdır. UZMANLAR NE DİYOR? Türk Tabipleri Birliği Halk Sağlığı Kolu Başkanı Dr. Nasır Nesanır, fosfinin “yalnızca profesyoneller tarafından, kontrollü alanlarda kullanılması” gerektiğini vurguluyor. Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cavit Işık Yavuz ise bu maddenin halk sağlığı alanlarında kesinlikle yasak olduğunun altını çiziyor. NE OLMUŞTU? Böcek ailesi 9 Kasım’da İstanbul’a gelerek Fatih’teki bir otelde konaklamaya başladı. 12 Kasım’da mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye kaldırılan aile bireylerinden çocuklar aynı gün, anne 14 Kasım’da, baba ise 17 Kasım’da hayatını kaybetti. Otel odasında yapılan incelemelerde fosfin gazı tespit edildi, odadan alınan eşyalarda da kalıntılar bulundu. Yemeklerde ya da aile bireylerinin kanında zehir bulunmaması, zehirlenmenin solunum yoluyla gerçekleştiğini gösterdi. SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR Olayla ilgili 11 kişi gözaltına alınırken, ilaçlama şirketi sahibi ve çalışanları da dahil olmak üzere 7 kişi tutuklandı. Otel mühürlendi, soruşturma ise çok yönlü olarak sürdürülüyor.

BAKANLIK UYARDI: HASTALARDA SAHTE TIBBİ ÜRÜN KULLANILDI Haber

BAKANLIK UYARDI: HASTALARDA SAHTE TIBBİ ÜRÜN KULLANILDI

Sağlık Bakanlığı, tüm sağlık kurumlarına yazı göndererek, “Ürünleri derhal imha edin, bu ürünlerin kullanıldığı hastaları tespit edip bildirin” talimatını verdi. Sağlık Bakanlığı’na bağlı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Legacy Biyoteknoloji Şirketi tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nden ithal edildiği öne sürülen ve özellikle ortopedi ile diş tedavisinde kullanılan tıbbi ürünlerin sahte olduğunu tespit etti. İl Sağlık Müdürlüğü’nün yazısında, şu ifadelere yer verildi: “Pinnacle markalı ürünlerin kutu üzerindeki bilgilerle içeriğin uyuşmadığı, barkod ve izlenebilirlik numaralarının bulunmadığı, ürünlerin ABD’deki doku merkeziyle hiçbir bağlantısının olmadığı ve sahte göründüğünün bildirildiği anlaşılmıştır.” GÜMRÜKLER: “PINNACLE MARKASIYLA HİÇBİR KAYIT YOK” Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede de “Pinnacle markasıyla herhangi bir ithalat kaydına rastlanmadığı” açıklandı. Sağlık Müdürlüğü, söz konusu ürünlerin hangi koşullarda üretildiği ve sterilize edilip edilmediğinin bilinmediğini belirterek, kullanılması halinde ciddi halk sağlığı sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. SAHTE ÜRÜNLERİN İMHA EDİLMESİ VE HASTALARIN BİLDİRİLMESİ İSTENDİ İl Sağlık Müdürlüğü, kamu hastanelerine, özel hastanelere, diş sağlığı merkezlerine ve tıp kliniklerine gönderdiği yazıda, “Pinnacle markalı allogreft ürünlerinin derhal imha edilmesi, piyasadan toplatılması ve bu ürünlerin kullanıldığı hastaların tespit edilerek Bakanlığa bildirilmesi” talimatını verdi. “BU, CİNAYETE TEŞEBBÜSTÜR!” Türk Tabipleri Birliği eski Başkanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, sahte tıbbi ürünlerin kullanımıyla ilgili sert tepki gösterdi: “Bu tür tıbbi ürünlerin steril ve denetimli şekilde üretilmesi gerekir. Sahte ürünlerin hastalarda kullanılması büyük bir skandaldır. Enfeksiyon ve hepatit gibi virüslerin bulaşma riski vardır. Bu işi yapanlar cinayete teşebbüsten yargılanmalıdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.