#Halsizlik

- Halsizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halsizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇOCUKLARDA KALP SAĞLIĞI İÇİN BU BELİRTİLERE DİKKAT Haber

ÇOCUKLARDA KALP SAĞLIĞI İÇİN BU BELİRTİLERE DİKKAT

Çocuk Kardiyolojisi Uzm. Dr. Bahattin Öncü, çocuklarda doğuştan veya sonradan gelişebilen kalp hastalıklarının erken tanı ile ciddi sonuçlarının önlenebileceğini belirterek aileleri uyardı. Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzm. Dr. Bahattin Öncü, çocuklarda görülebilecek kalp hastalıklarının genellikle doğumsal olduğunu ancak enfeksiyonlar, genetik hastalıklar veya diğer tıbbi durumlarla birlikte zamanla da gelişebileceğini ifade etti. Uzm. Dr. Bahattin Öncü, ailelerin 10 belirti karşısında dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Öncü şu uyarılarda bulundu; "Hızlı ve zorlu nefes alıp-verme: Ateş ya da akciğer hastalığı olmadan nefes sayısının normalden fazla olması, solunum olayına kaburga kaslarının ve burun kanatlarının katılması durumunda mutlaka kalp hastalığı akla gelmelidir. Morarma: Doğumda veya hemen sonrasında dudaklarda, dilde ve genel olarak tüm vücutta morarma görülmesi ciddi bir kalp hastalığı bulgusu olabilmektedir. İlerleyen yaşlarda aşırı heyecanlanma, nefes tutma atakları, soğuk havalarda görülebilen morarmalar ise genelde sağlıklı bireyle görülmektedir. Çarpıntı: Kalp atımının kişinin kendi tarafından rahatsız edici bir şekilde hissedilmesidir. Ciddi bir ritim bozukluğu belirtisi olabileceği gibi geçirilen enfeksiyonlara ya da kullanılan ilaçları bağlı olarak da görülebilmektedir. Kalpte üfürüm duyulması: Fizik muayene esnasında kalbi dinlerken duyulan anormal seslere üfürüm diyoruz. Çocukluk döneminde her on çocuktan dördünde duyulabilmektedir. Bu ses duyuluyor ise mutlaka çocuk kardiyoloji hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Üfürüm duyulan çocuklarında büyük genelinde kalp hastalığı bulunmamaktadır, bu üfürümler masum üfürüm olarak adlandırılmaktadır. Göğüs ağrısı: Çocuklarda görülen göğüs ağrılarının sebebi genellikle kalp dışındaki dokulardan kaynaklanmaktadır. Nadiren kalp hastalıklarına bağlı sebepler olsa da mutlaka kardiyoloji hekiminin değerlendirmesi önerilmektedir. Büyüme gelişme geriliği: Kalp yetersizliği gelişen hastalarda enerji tüketimi artacağı için uzun dönemde kilo alama, akranlarından boy ve kilo olarak geri kalma görülebilir. Çabuk yorulma ve halsizlik: Kalp yetersizliği, kalp delikleri ya da damar darlığı gibi durumlarda kalp vücudun ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalarak bu şikayetlere neden olabilir. Eklem ağrısı ve şişliği: Kalp romatizmasının bulgusu olarak diz, dirsek, el ve ayak bileklerinde ağrılı şişlikler görülebilmektedir. Uzamış ateş: 5 günden uzun süren ateşli hastalıklar kalbi besleyen damarlarda genişlemeye yol açan kawasaki hastalığı olabilir. Teşhis ve tedavisi çok önemlidir. Göğüs grafilerinde kalpte anormallik görülmesi: Hekimler tarafından genellikle farklı sebeplerle çekilen akciğer filmlerinde kalpte anormal görünümler fark edilebilir."

ÖKSÜRÜK GEÇMESZE SAKIN İHMAL ETMEYİN Haber

ÖKSÜRÜK GEÇMESZE SAKIN İHMAL ETMEYİN

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, öksürük eğer 2 haftayı geçerse, bu durumun ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini söyledi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Verem denilince akla ilk olarak akciğerler gelir. Ancak bu bakteri kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir" dedi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, 4 -10 Ocak Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada önemli konulara değindi. Verem denilince akla ilk olarak akciğerler geldiğini ancak veremin kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılabileceğine dikkat çeken Acıbadem Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Verem diğer adıyla tüberküloz özellikle başlangıç evresindeyken üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) ve grip ile karıştırılabilir. Bu benzerlik, maalesef tüberküloz tanısının gecikmesine neden olan en büyük faktörlerden biridir" dedi. "Verem tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen kronik bir enfeksiyon hastalığıdır" Veremin tıp dilindeki adıyla tüberkülozun "Mycobacterium tuberculosis" (verem basili) adı verilen, dış ortama dayanıklı ve çok yavaş çoğalan bakterinin neden olduğu, bulaşıcı ve tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen kronik bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Halk arasında sinsi ilerlemesi ve vücudu zayıflatması nedeniyle "ince hastalık" olarak da bilinir. Verem denilince akla ilk olarak akciğerler gelir ki, hastaların yaklaşık yüzde 80’inde akciğerler etkilenir. Ancak bu bakteri kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine (omurga, böbrek, beyin zarı, kemikler ve lenf bezleri) de yayılabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları ve grip, başlangıç evresinde verem ile sıklıkla karıştırılabilir. Bu benzerlik, maalesef tüberküloz tanısının gecikmesine neden olan en büyük faktörlerden biridir" dedi. Üst Solunum yolu Enfeksiyonu, grip ve veremin solunum sistemini etkilemesi neticesinde öksürük, halsizlik ve yorgunluk, hafif ateş gibi belirtilerinin ortak olduğunu belirten Prof. Dr. Karadağ; "Eğer öksürüğünüz 2 haftayı geçtiyse, "üşüttüm, sigaradandır, geçer" demeyin. Özellikle Bursa gibi havası nemli ve kışın hava kirliliğinin görülebildiği bölgelerde, bu belirtiler çok sık maskelenir" uyarısında bulundu. "Bursa, yüzde 95’e varan tedavi takip başarısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde performans sergilemektedir" Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 sonu raporlarına göre, verem’in dünya genelinde bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan ölüm listesinde yeniden ilk sıraya yerleştiğini belirten Prof. Dr. Karadağ, "Yılda 10,7 milyon yeni vaka ve 1,2 milyon ölüm kaydedilmektedir. Pandeminin etkisiyle COVID-19 süreci küresel verem mücadelesinde yaklaşık 8 yıllık bir gerilemeye neden olmuş; 2026 yılı bu kaybın telafisi için "Hızlanma Yılı" ilan edilmiştir. Ülkemiz, uyguladığı "Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı" ile dünya standartlarının üzerinde bir başarı sergilemektedir. Türkiye geneli 2005’te 20 binin üzerinde olan vaka sayısı, günümüzde 9.000 - 9.500 bandına gerilemiştir. İnsidans hızı 100 bin kişide 10,3'e düşerek Türkiye'yi "eliminasyon" (yok etme) eşiğine taşımıştır. Sanayi ve nüfus yoğunluğu bakımından kritik önemdeki Bursa’da, yıllık kayıtlı hasta sayısı 350-400 arasındadır. Bursa, yüzde 95’e varan tedavi takip başarısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde performans sergilemektedir" dedi. "Tedavinin yarım bırakılması, 'İlaç Dirençli Verem' gibi tedavisi çok daha güç ve maliyetli bir tabloya yol açmaktadır" Hava yoluyla bulaşan tüberküloz basilinden korunmak ve zinciri kırmak için dikkat edilmesi gereken belirtileri sıralayan Prof. Dr. Karadağ, "2 haftayı geçen inatçı öksürük, gece terlemesi ve inatçı ateş, iştahsızlık ve hızlı kilo kaybı, halsizlik ve göğüs ağrısı gibi belirtilerin olması durumunda vakit kaybeden Aile Sağlığı Merkezlerine başvurulmalı. Tanı kesinleştiğinde veya güçlü şüphe olduğunda bu kez Verem Savaş Dispanserlerine gidilerek sürecin buradan yönetilmesi gerekir. Tedavide kullanılan tüm ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından hastalara teslim edilmek üzere gönderilir ve ilaç temini buradan sağlanır. Tüberküloz teşhisi konulan bir hasta, tedaviye başladıktan 2-3 hafta sonra bulaştırıcılığını kaybeder. Ancak tam iyileşme için ilaçların en az 6-9 ay boyunca, Verem Savaş Dispanserleri gözetiminde (DGT) düzenli kullanılması şarttır. Tedavinin yarım bırakılması, 'İlaç Dirençli Verem' gibi tedavisi çok daha güç ve maliyetli bir tabloya yol açmaktadır" dedi. #GöğüsHastalıkları #ProfDrMehmetKaradağ #bursa #AcıbademBursaHastanesi #öksürük #verem

İZMİR'DE ÖZEL OKULDA ZEHİRLENME: ÖĞRENCİLER HASTANELİK OLDU Haber

İZMİR'DE ÖZEL OKULDA ZEHİRLENME: ÖĞRENCİLER HASTANELİK OLDU

Özel U. Okullarına bağlı 3 ayrı kurumda eğitim gören öğrencilerin okulda yedikleri öğle yemeği sonrası mide bulantısı, karın ağrısı ve baş dönmesi gibi şikayetler yaşadıkları belirtildi. YEMEK SONRASI ŞİKAYETLER ARTTI İddiaya göre, okulların yemekhanesinde pişirilen yemeklerin öğrencilerin öğle saatinde tüketmesinin ardından şikayetler peş peşe geldi. Öğrenciler arasında özellikle mide bulantısı, halsizlik ve kusma gibi belirtiler öne çıktı. Bazı öğrencilerin durumu ağırlaşınca aileleri tarafından en yakın hastanelere götürüldü. HASTANEYE KALDIRILAN ÖĞRENCİLER TABURCU EDİLDİ Yemekten zehirlendikleri şüphesiyle hastaneye götürülen öğrencilerin bir kısmı ayakta, bir kısmı ise serum tedavisiyle müdahale edildikten sonra taburcu edildi. Sağlık ekipleri, ilk tıbbi değerlendirmede öğrencilerin durumlarının hayati risk taşımadığını ancak yaşanan olayın ciddiyetle takip edildiğini aktardı. VELİLER TEPKİLİ: “DAHA ÖNCE DE YAŞANDI” Bazı veliler, benzer şikayetlerin geçmişte de yaşandığını iddia ederek okul yönetimine tepki gösterdi. "Çocuklarımızı güvenle emanet ettiğimiz bir okulda yemek kaynaklı sağlık problemi yaşanması kabul edilemez. Bu olayın sorumluları ortaya çıkarılmalı" diyen veliler, yemek firması hakkında da inceleme başlatılmasını talep etti. SAĞLIK VE TARIM MÜDÜRLÜĞÜ DEVREDE Yaşanan gelişmelerin ardından İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkililerinin, söz konusu kampüslerde kullanılan yemeklerden numune aldığı ve laboratuvar incelemelerinin başlatıldığı bildirildi. Gıda kaynaklı zehirlenme olup olmadığının netlik kazanması için analiz süreci sürüyor. OKUL YÖNETİMİNDEN AÇIKLAMA BEKLENİYOR Henüz resmi bir açıklama yapılmayan okul cephesinde ise konuyla ilgili velilere bilgi verilmesinin ardından soruşturmanın seyrine göre kamuoyuna detaylı bir açıklama yapılması bekleniyor. Olayın ardından öğrenciler okula gönderilmeye bir süre ara verilirken, yemek hizmeti sağlayan şirketle ilgili denetimlerin sıkılaştırılması gündemde.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.