#Hasat

- Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BU DA ERKEN HASAT: 1 TON SALÇALIK BİBERİ TARLADAN ÇALMIŞLAR! Haber

BU DA ERKEN HASAT: 1 TON SALÇALIK BİBERİ TARLADAN ÇALMIŞLAR!

Adana’nın Çukurova ilçesinde hasat için tarlaya giden üretici, yaklaşık 1 ton salçalık kırmızı biberin gece saatlerinde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce toplandığını fark etti. Tarla sahibi Özkan, ❝Sabah hasat yapmak için tarlaya geliyoruz, bakıyoruz ki bizden önce hasat etmişler.❞ dedi. Olay, Çukurova ilçesine bağlı Şambayadı Mahallesi’ndeki bir biber tarlasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarla sahibi Özkan ve ailesi sabah saatlerinde salçalık kırmızı biberleri hasat etmek için tarlaya geldi. Tarlanın bir bölümündeki biberlerin toplandığını gören aile, ürünlerin gece saatlerinde kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce çalındığını fark etti. Tarla sahibi Özkan, yaklaşık 1 ton salçalık kırmızı biberin toplandığını belirterek duruma tepki gösterdi. ❝BİZDEN ÖNCE HASAT ETMİŞLER❞ Ürünleri yetiştirmek için uzun süre emek verdiklerini anlatan Özkan, hırsızlık nedeniyle zarara uğradıklarını söyledi. Özkan, ❝Biz emek ediyoruz, alın terimiz var. Ama hırsızlar gelip bir gecede çalıp gidiyor. Sabah hasat yapmak için tarlaya geliyoruz, bakıyoruz ki bizden önce hasat etmişler. Yaklaşık 1 ton biberimizi çalmışlar.❞ ifadelerini kullandı. Kimliği belirsiz kişi veya kişilerin biberleri topladıktan sonra tarladan ayrıldığı belirtilirken, olayın aydınlatılması ve şüphelilerin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.

TOPRAKTA HAYAT, SOFRADA BEREKET: MAHALLE BOSTANLARI'NDA YAZ HASADI Haber

TOPRAKTA HAYAT, SOFRADA BEREKET: MAHALLE BOSTANLARI'NDA YAZ HASADI

İzmir Büyükşehir Belediyesinin kent içinde tarımı teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği Mahalle Bostanları'nda yaz hasadı sürüyor. Dört mahallede oluşturulan bostanlarda 200'ü aşkın kadın sebze yetiştirerek hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de dayanışma içinde üretim yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kadifekale, Meriç, Mustafa Kemal ve Fırat mahallelerinde oluşturulan Mahalle Bostanları'nda kadınların yaz dönemi üretimi devam ediyor. Proje kapsamında 200'ü aşkın kadın kendilerine ayrılan alanlarda üretim yapıyor. Yaz döneminde biber ve patlıcan başta olmak üzere çeşitli sebzeleri hasat eden kadınlar, yetiştirdikleri ürünleri kendi mutfaklarında değerlendirirken komşularıyla da paylaşıyor. Mahalle Bostanları, üretimin yanı sıra kadınların bir araya geldiği sosyal ve dayanışma alanı olarak da kullanılıyor. "KAÇ HANENİN MUTFAK MASRAFINI ÇIKARTIR" Bostanda üretim yapan Denel, yetiştirdiği ürünlerin mutfak giderlerini azalttığını belirterek, ürünlerini komşularıyla da paylaştığını söyledi. Denel, "Buraya ‘küçücük bir alan’ deyip geçmemek lazım. Burası kaç hanenin mutfak masrafını çıkartır. Ben hem kendi ihtiyacımı karşılıyorum hem de ürettiğim ürünleri komşularıma veriyorum. Bize fazlasıyla yetiyor." dedi. "PAZARDA YANINA VARAMADIĞIMIZ ÜRÜNLERİ KENDİMİZ YETİŞTİRİYORUZ" Yaklaşık bir yıldır bostanda üretim yapan Yılmaz da artan gıda fiyatları karşısında projenin aile bütçesine katkı sağladığını ifade etti. Yılmaz, "Her şeyin fiyatının katlandığı bu dönemde burası bize çok iyi oldu. Pazarda yanına varamadığımız ürünleri burada kendimiz yetiştiriyoruz. Bu imkan sayesinde hem stres atıyoruz hem de aile bütçemizi koruyoruz." diye konuştu. ÜÇ DAİRE BAŞKANLIĞI KOORDİNASYONUNDA YÜRÜTÜLÜYOR Kadifekale Kadın Dayanışma Merkezi'nde görevli sosyolog Gökçen, parsellerin kura yöntemiyle belirlendiğini ve kadınların sertifikalı, güvenilir gıda üretimi yaptığını bildirdi. Projenin Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi ile Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Gökçen, dikim sırasında kadın üreticilere gönüllülerin eşlik ettiğini, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığının da sulama desteği sağladığını kaydetti.

BATMAN'DA KAYA BALI HASADI YÜREK İSTER Haber

BATMAN'DA KAYA BALI HASADI YÜREK İSTER

Batman'da metrelerce yükseklikteki dik kayalıklara tırmanarak ve halatlarla inerek bal çıkaran beden eğitimi öğretmeni Yalçın Yıldız, tehlikeye aldırış etmeden hobisini sürdürüyor. Hobi amacıyla başladığı kaya balı avcılığını halatlar yardımıyla 600 metreyi bulan dev kayalıklara inerek gerçekleştiren Yıldız, aldığı dağcılık eğitimi sayesinde bu zorlu sürecin üstesinden geliyor. Metrelerce yükseklikteki kayalıklarda asılı kalarak doğal kaya balını çıkartan Yıldız'ın adrenalini yüksek o anları dron görüntüleriyle de gözler önüne serildi. Dışarıdan bakıldığında korkutucu görünen bu işin kendisi için bir tutku olduğunu belirten Yıldız, dağcılık tecrübesi sayesinde yükseklik ve zorlu şartların kendisine tehlikeli gelmediğini ifade ederek tamamen doğal ve şifalı kaya balını bin bir emekle sofralara ulaştırıyor. Gercüş'ün el değmemiş coğrafyasında geleneksel ve hobi amaçlı yöntemlerle yapılan bu özel ve adrenalin dolu hasat, bölgedeki doğaseverler ve yerel halk tarafından da ilgiyle takip ediliyor. Beden eğitimi öğretmeni Yalçın Yıldız, "Şu an kaya balı çıkarmaya çalışıyoruz. Kayalara inip doğal kaya balı çıkarıyoruz. Bu sene çok fazla kaya balı var. Günde iki üç tane yuva açmaya çalışıyorum. Bazen çok aşırı yüksek olduğu için yetiştiremiyoruz ama yükseklik fazla olmadığı zaman iki üç tane arı kovanı birden açmış oluyoruz. Ben normalde beden eğitimi öğretmenliği yapıyorum. Bu işi de hobi olarak yapıyorum, çok da seviyorum. Yaz boyunca bu şekilde değişik değişik yerlere gidip kaya balı çıkartıyorum. Aşırı bir şekilde fazla çıktığı zaman ekip olarak satmaya çalışıyoruz. Yani kayalıklar mesela göründüğü gibi bazen 200 metrelik yerlere iniyoruz; geçen seneler en yüksek 300 metreydi, şu an ise tam 600 metrelik kayalara iniyoruz. Bazen 20, 30 metre iniyoruz. Arının girdiği yuvaya bağlı olarak yükseklik değişiyor. Aşırı bir şekilde tehlikesi var, herhangi bir hatayı kabul etmiyor. 4-5 tane istasyon kurup o şekilde inmeye çalışıyorum. Dağcılık eğitimimi alarak ben bu işi yaptım ve hobi olarak sürdürüyorum. Eğitim almayanlar kesinlikle bu işi yapmaya çalışmasın" dedi.

İZMİR'DEN URFA'YA İDDİALI ÇAĞRI: GELİN ACIMIZI YARIŞTIRALIM! Haber

İZMİR'DEN URFA'YA İDDİALI ÇAĞRI: GELİN ACIMIZI YARIŞTIRALIM!

İzmir'in Torbalı ilçesinde kendine has aroması ve acılığıyla bilinen coğrafi işaretli Arslanlar biberinde hasat heyecanı başladı. 130 yıllık köklü bir geçmişe sahip biberin tarlada kilosu 50, pazarda ise 80 TL’den satıldığını belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, Şanlıurfa’ya meydan okuyarak, "Gelin acımızı yarıştıralım. Bizim biberimizin acısı ağızda kalır, mideyi yakmaz" dedi. SABAHIN ERKEN SAATLERİNDE MESAİ BAŞLIYOR Torbalı’da yaklaşık 500 dönümlük arazide yetiştirilen ve adını Arslanlar Mahallesi’nden alan tescilli biber için işçiler, sıcaklar bastırmadan sabahın ilk ışıklarıyla tarlaya iniyor. Nisan ayında ekilip haziran ortasından itibaren toplanmaya başlayan ürün, ince kabuğu ve eşsiz aromasıyla iç piyasaya sunuluyor. "RUMELİ MÜBADELESİYLE GELDİ, ITALYANLARIN MERACINDA" Arslanlar Biberi’nin Torbalı'nın ilk, İzmir'in ise 35'inci coğrafi işaretli ürünü olduğunu belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, ürünün 130 yıllık hikayesini ve sanayideki yerini şöyle anlattı: "130 yıl önce köylülerimizin Rumeli'den mübadele esnasında getirdiği ve 'Yörük biberi' olarak bilinen bu ürün, zamanla köyün ismini aldı. Bölgedeki nem ve toprak yapısı bu lezzeti oluşturuyor; her toprakta yetişmiyor. Biberimiz genelde sofralık tüketiliyor, restoranlarda lahmacun ve kebapların yanında veriliyor. Tescilden sonra üretim arttı. Hatta İtalyanlar bu biberi alıp sanayide işleyerek özel sos haline getirmek istiyor." "URFA İSOTU MİDEYİ YAKAR, ARSLANLAR BİBERİ ZARAR VERMEZ" Türkiye'nin acı biberde ilk adres olarak gördüğü Şanlıurfa'ya seslenen Olgun, çağrısını yineleyerek, "Urfalı hemşehrilerimize sesleniyoruz: Gelin, şu acılığı bir yarıştıralım. Urfa isotu mu daha acı, Arslanlar biberi mi? Bizim biberimizin acılığı dudaklarda ve ağızda belirir, mideye hiç zarar vermez ve sindirimi kolaylaştırır. Urfa biberi midede de acılık oluşturabiliyor. Şimdilik çağrımıza bir yanıt alamadık" ifadelerini kullandı. TARLADA 50, TEZGAHTA 80 TL Bu yıl yağışların etkisiyle rekoltenin ve verimin geçen yıla göre daha iyi olduğunu belirten üretici Fuat Aslanlar ise kendi tohumlarını kullandıklarını belirterek, "Nisan 15’te ekiyoruz, haziran ortasında topluyoruz. Fiyatlar tarlada 50 TL, pazarda 80 TL. Fiyatlardan memnunuz, Allah bereket versin" dedi.

KARACABEY'DE IHLAMUR HASADI EKONOMİYE DEĞER KATIYOR Haber

KARACABEY'DE IHLAMUR HASADI EKONOMİYE DEĞER KATIYOR

Türkiye'nin önemli doğal ıhlamur üretim merkezlerinden biri olan Karacabey'de hasat sezonu devam ediyor. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ekmekçi Mahallesi'nde üreticilerle birlikte ıhlamur hasadına katılarak emek veren ailelerle bir araya geldi. Haziran ayından temmuz ayına kadar süren hasadın kırsal ekonomiye önemli katkı sağladığını vurgulayan Karabatı, doğal ıhlamur ormanlarının korunmasının büyük önem taşıdığını belirterek, Karacabey Belediyesi'nin üreticinin ve kırsal kalkınmanın yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Başkan Karabatı ayrıca, ilçenin önemli bir marka değeri olan ıhlamurun tanıtımına katkı sağlamak amacıyla 11 Temmuz'da düzenlenecek Ihlamur Festivali'ne tüm vatandaşları davet etti. Karacabey Belediyesi, Türkiye'nin önemli doğal ıhlamur üretim merkezlerinden biri olan ilçede başlayan ıhlamur hasadında üreticileri yalnız bırakmadı. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ekmekçi Mahallesi'nde düzenlenen hasada katılarak üreticilerle birlikte ıhlamur topladı. Hasatta Ekmekçi Mahallesi Muhtarı Ramazan Diğrenci de yer aldı. Karacabey; Boğazköy, Bayramdere, Ekmekçi, Kurşunlu, Güngörmez, Örencik, Malkara ve Yeniköy çevresindeki doğal ıhlamur ormanlarıyla Türkiye'nin en önemli ıhlamur üretim bölgeleri arasında yer alıyor. İlçedeki doğal ormanlardan elde edilen kaliteli ıhlamur, hem iç piyasada hem de bitkisel ürün sektöründe yoğun talep görüyor. Her yıl haziran ayının ilk haftasında başlayan ve temmuz ayının ilk haftalarına kadar devam eden hasat dönemi, bölgedeki üreticiler için yoğun mesai anlamına geliyor. Tamamen doğal ormanlarda gerçekleştirilen hasatta, deneyimli üreticiler metrelerce yükseklikteki ağaçlara çıkarak dalları buduyor. Toplanan ıhlamur çiçekleri ise aile bireyleri tarafından özenle ayıklanıp kurutularak satışa hazır hale getiriliyor. Emek ve dikkat gerektiren bu geleneksel üretim süreci, kırsal mahallelerde yaşayan birçok aile için önemli bir geçim kaynağı olmayı sürdürüyor. Üretim miktarı ise her yıl iklim şartlarına göre değişiklik gösteriyor. Buna rağmen Karacabey'in doğal ıhlamur ormanları, sahip olduğu yüksek kalite sayesinde üreticilere önemli ekonomik katkı sağlıyor. Hasada katılan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, ilçenin yalnızca tarımsal üretimiyle değil, doğal zenginlikleriyle de öne çıktığını belirterek, doğal ıhlamur ormanlarının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Karabatı, "Karacabey, bereketli topraklarının yanı sıra sahip olduğu doğal zenginlikleriyle de ülkemizin önemli ilçelerinden biridir. Türkiye'nin en değerli doğal ıhlamur ormanlarından bir kısmına ev sahipliği yapan ilçemizde üreticilerimizin büyük emekle gerçekleştirdiği hasat, hem kırsal ekonomimize katkı sağlıyor hem de bu eşsiz doğal mirasımızı yaşatıyor. Emeği geçen tüm üreticilerimize bereketli, bol kazançlı ve hayırlı bir hasat sezonu diliyorum. Karacabey Belediyesi olarak üreticimizin ve kırsal kalkınmanın yanında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca, Karacabey Belediyesi olarak ilçemizin sahip olduğu doğal değerlerin tanıtılmasını da en az üretimin desteklenmesi kadar önemsiyoruz. Bu anlayışla, Karacabey'imizin önemli bir marka değeri olan ıhlamuru daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla 11 Temmuz'da Yeniköy’de düzenleyeceğimiz Ihlamur Festivali ile hem üreticilerimizi hem de vatandaşlarımızı bir araya getireceğiz. Güzel bir konserle taçlandıracağımız festivalimizde Karacabey'in doğal ıhlamurunu, yöresel ürünlerimizi ve kültürel zenginliklerimizi tanıtacak, üreticilerimizin emeğini daha görünür hale getireceğiz. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi bu güzel etkinliğimize davet ediyor, ilçemizin doğal mirasını birlikte yaşatmaya ve tanıtmaya bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. Karacabey Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen çalışmaları kapsamında üreticilerin yanında olmayı sürdürürken, ilçenin önemli doğal değerlerinden biri olan ıhlamur ormanlarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için de çalışmalarını sürdürüyor. Doğal zenginlikleri ve kaliteli üretimiyle öne çıkan Karacabey, ıhlamur hasadıyla hem bölge ekonomisine hem de Türkiye'nin bitkisel ürün üretimine önemli katkı sağlamaya devam ediyor.

ADANA'DA TAYLAND KARPUZU HASAT İÇİN GÜN SAYIYOR Haber

ADANA'DA TAYLAND KARPUZU HASAT İÇİN GÜN SAYIYOR

Adana’da üç yıllık araştırma ve geliştirme çalışmasının ardından üretimine başlanan, kabuğu koyu yeşil, içi ise sarı renkte olan “Tropical Sunshine” karpuzu hasat için gün sayıyor. Görünümüyle dikkat çeken sarı karpuzun, üreticilere daha yüksek katma değer sağlaması hedefleniyor. Tadı, aroması ve kokusuyla geleneksel karpuzlardan farklılaşan Adana karpuzunda hasat dönemi sürerken, ziraat mühendisi ve üretici Süleyman Sertli tarafından geliştirilen sarı karpuz çeşidi de üreticilerin ilgisini çekmeye başladı. Kent genelinde yaklaşık 110 dönüm, Türkiye genelinde ise 300 dönüm alanda ekimi yapılan sarı karpuzun önümüzdeki günlerde hasat edilmesi bekleniyor. FARKLI PİGMENT YAPISIYLA DİKKAT ÇEKİYOR Genellikle Tayland, Vietnam ve Hindistan gibi tropikal iklim kuşağındaki ülkelerde yetiştirilen sarı karpuz, iklim koşullarındaki değişimlerin etkisiyle Türkiye’de de üretilebiliyor. Sarı karpuzda, kırmızı karpuza rengini veren likopen yerine beta-karoten pigmenti bulunuyor. Üretim sürecinde her bir normal karpuzun yanına üç adet sarı karpuz dikiliyor ve tozlaşma normal karpuzlar aracılığıyla sağlanıyor. VERİMİ DAHA YÜKSEK, FİYATI DAHA PAHALI Adana karpuzunun tarladaki kilogram fiyatı 14-16 lira arasında değişirken, sarı karpuzun hasat döneminde kilogram başına 25-30 liradan alıcı bulması bekleniyor. Üretim verileri de sarı karpuzun avantajlarını ortaya koyuyor. Normal karpuzda bir dönümden 4 ila 5 ton ürün alınırken, sarı karpuzda bu miktar 7 tona kadar çıkabiliyor. “GÖREN HERKESİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR” Üretici Süleyman Sertli, sarı karpuzun yeni bir ürün olmadığını belirterek, "Bu ürünün çok daha eski bir serüveni var. Biz yeniden pazarda katma değer oluşturmak istedik. Bu yıl ilk ticari üretim Çukurova’da başladı. Türkiye genelinde 300 dönüm ticari üretim bulunuyor" dedi. Sarı karpuza yönelik ilginin yüksek olduğunu ifade eden Sertli, "Katma değerli bir ürün olması nedeniyle pazarda daha yüksek fiyatlarla alıcı bulacağını düşünüyoruz. Talep eden çiftçi sayısı oldukça fazla. Gören herkesin ilgisini çekiyor" diye konuştu. “TALEP ARTARSA EKİM ALANLARI GENİŞLER” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise sarı karpuzun lezzet açısından klasik Adana karpuzundan farklı olmadığını belirterek, "Tadı, aroması ve lezzeti diğer karpuzlarla hemen hemen aynı. Eğer tüketiciden rağbet görürse önümüzdeki yıllarda ekim alanları daha da genişleyecektir" ifadelerini kullandı. Üreticiler, hem görünümü hem de ekonomik getirisiyle dikkat çeken sarı karpuzun önümüzdeki yıllarda daha geniş alanlarda yetiştirilmesini hedefliyor.

ENGİNAR SOYARAK AYDA 240 BİN TL KAZANIYOR Haber

ENGİNAR SOYARAK AYDA 240 BİN TL KAZANIYOR

Nilüfer ve Mustafakemalpaşa ilçelerinde hasat edilen enginarlar, sayıları az olan bu ustaların elinden geçerek sofralara ulaşıyor. Sektörün önemli bir kolunu oluşturan enginar soyumunda uzman bir işçi, günde bin adet enginar temizleyerek ayda en az 240 bin lira gelir elde edebiliyor. Nilüfer ilçesine bağlı Hasanağa Mahallesi'nde yaklaşık 10 yıldır bu işi yapan 30 yaşındaki İbrahim Nizamsever, enginar soyumunun inceliklerini ve kazancını paylaştı. Normalde pazarcılık yaptığını ancak sezonun açılmasıyla enginar soyumuna yöneldiğini belirten Nizamsever, "Sezonumuz başladı, biz soyucuyuz. Yaklaşık 10 yıldır bu işi yapıyorum ve sezonumuz 3 ay sürüyor. Enginar soymanın tanesi 8 liradan başlayıp 15 liraya kadar çıkıyor. Sadece 3 günlük işi olan müşteriye tane başı 12-13 liradan soyarken, sürekli işi olanlar için bu fiyatı 7-8 liraya kadar indiriyoruz. Günde bin adet enginar soyuyorum. Bu da günlük 8 bin liradan ayda 240 bin lirayı buluyor" dedi. Her enginarda el ve bilek 40'a yakın dönme hareketi yapıyor Enginar temizlemenin dışarıdan kolay görünmesine rağmen ciddi bir el emeği ve ustalık gerektirdiğini vurgulayan Nizamsever, işin zorluğunu şu sözlerle anlattı: "İşini bilene ve yapabilene gayet iyi bir iş ancak çok zor. Sadece tek bir enginarın soyumu bitene kadar el ve bilek 40'a yakın dönme hareketi yapıyor. Hasanağa'daki mesaimiz bir ay sonra bitiyor, ardından diğer bölgelerde devam ediyor. Aralıksız 3 ay boyunca bu şekilde her gün enginar soyuyorum." Üretim verilerine göre, yaklaşık 200 dönüm civarında enginar üretimi yapılan Hasanağa Mahallesi'nde dönüm başına 400-450 kök bitki sığdırılabiliyor. Dönüm başına en fazla 2 bin enginar kesildiği hesaba katıldığında, sadece bu mahallede toplamda yaklaşık 400 bin enginar hasat edilerek soyum işleminden geçiriliyor. Bursa genelindeki üretim kapasitesi ise kenti Türkiye'de zirveye ortak ediyor. 2025 yılı TÜİK verilerine göre Bursa'da yaklaşık 7 bin 531 dekar alanda 9 bin 778 ton enginar yetiştirildi. Bu üretim hacmiyle Bursa, İzmir'in ardından Türkiye genelinde ikinci sırada yer alıyor. Kentteki enginar üretimi yoğun olarak; Mustafakemalpaşa ilçesinde 3 bin dekar alanda 3 bin 750 ton, Nilüfer ilçesinde ise 2 bin 451 dekar alanda 3 bin 64 ton olarak gerçekleştiriliyor.

SALEP NASIL ÜRETİLİR? AŞAMALARI VE PÜF NOKTALARI... Haber

SALEP NASIL ÜRETİLİR? AŞAMALARI VE PÜF NOKTALARI...

Salep yetiştiriciliği, orkide yumrularının Eylül-Ekim aylarında humuslu ve drenajı iyi toprağa, 5-10 cm derinliğe dikilmesiyle (genellikle 10x10 veya 15x15 cm arayla) başlar. Organik gübreli, nemli toprakta gelişen bitki, Mayıs-Haziran aylarında çiçeklenip yavru yumrular oluşturduğunda sökülür, temizlenir ve kurutularak veya dondurma yapılarak pazarlanır. Salep Yetiştiriciliğinin Temel Aşamaları Yumru Seçimi ve Ekim (Eylül-Ekim): Sağlıklı ve kaliteli salep orkidesi yumruları seçilir. Dekara ortalama 100-125 kg yumru dikimi yapılarak, yaklaşık 300-375 kg yaş ürün verimi elde edilebilir. Toprak Hazırlığı: Humus bakımından zengin, hafif asidik ve su tutmayan, drenajı yüksek topraklar tercih edilmelidir. Toprak işleme öncesi dekara 4-5 ton yanmış ahır gübresi veya 400-500 kg solucan gübresi karıştırılması verimi artırır.Dikim Şekli: Yumrular 5-10 cm derinliğe, yaklaşık 25-30 cm yüksekliğinde hazırlanan sırtlara (yataklara) dikilir.Sulama ve Bakım: Toprağın sürekli nemli kalması sağlanmalı ancak aşırı su birikintisinden kaçınılmalıdır. Yabancı ot temizliği düzenli yapılmalıdır.Hasat (Mayıs-Haziran): Bitkiler çiçek açıp toprak üstü kısımları kurumaya başladığında yumrular sökülür. Sökümde, bir sonraki yılın ürünü için yumruların bir kısmı toprakta bırakılabilir. Yetiştiriciliğinin Püf Noktaları Sürdürülebilirlik: Doğal orkide yumrularının tamamını sökmemek, üretimin devamlılığı için kritiktir.Gübreleme: Eylül ayında, toprak hazırlığı aşamasında azot, fosfor ve potasyum (N, (P_{2}O_{5}), (K_{2}O)) takviyesi yapılmalıdır.Ekonomik Değer: Yaklaşık 5-6 kg yaş üründen 1 kg kuru ürün elde edilir.Devlet Desteği: Salep yetiştiriciliği için devletin %50 hibe desteği gibi teşvikleri bulunmaktadır. [1, 2, 3, 4] Uyarı: Orkidelerin doğal ortamdan sökülmesi yasaktır; yetiştiricilik sadece kültür ortamında (ekim yapılarak) gerçekleştirilmelidir.

HASADI BAŞLADI: KİLOSU 1500 LİRA! Haber

HASADI BAŞLADI: KİLOSU 1500 LİRA!

Mersin’in Erdemli ilçesinde örtü altı seralarda yetiştirilen turfanda yenidünyada hasat başladı. Dalından tek tek toplanan ürünler hem iç piyasaya gönderiliyor hem de yurt dışına ihraç ediliyor. İlk hasatta ürünün kilosu 1.500 TL olarak açıklandı. Erdemli’de seralarda özenle yetiştirilen yenidünyalar, hasat edildikten sonra plastik kaselere yerleştirilerek başta büyükşehirler olmak üzere Türkiye’nin farklı illerine gönderiliyor. Turfanda ürünler aynı zamanda dış pazara da açılırken özellikle Dubai’ye ihracat yapıldığı öğrenildi. Üretici Hüseyin Çiftçioğlu, sezonun ilk hasadının yapıldığını belirterek fiyatların üreticiyi sevindirdiğini söyledi. Çiftçioğlu, “Şu anda turfanda yenidünya fiyatları bizleri mutlu ediyor. İlk hasadımızı yaptık ve kilosunu bin 500 TL’den satıyoruz. Taleplere yetişmekte zorlanıyoruz. Çiftçilerimize turfanda meyve üretimine yönelmelerini tavsiye ediyorum” dedi. Erdemli’nin iklim ve toprak yapısının üretim için büyük avantaj sağladığını vurgulayan üreticiler, Türkiye’nin birçok bölgesinde ağaçlar henüz çiçek açarken ilçede hasat yapılabildiğine dikkat çekti. Üreticiler ayrıca turfanda yenidünyanın hem iç piyasada hem de ihracatta talep gördüğünü belirterek, “Üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Ürünlerimiz dış piyasada Dubai’ye gidiyor, iç piyasada ise büyükşehirlere gönderiliyor. Fiyatlar şu an için iyi. Böyle devam ederse hem üretici kazanır hem de ülke ekonomisine katkı sağlanır” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.