"BİR HAFTA YATIRMA GARANTİLİ" 50 TL'LİK HASTA NEFESLİ BALON
Sosyal medyada 50 liraya satışa çıkarıldığı öne sürülen ve hastalık bulaştırarak istirahat raporu almayı vadeden "hasta nefesli" balon ilanı yeniden tartışma konusu oldu. SGK Başuzmanı İsa Karakaş, hileli yollarla rapor alınmasının işten çıkarılma, haksız ödeneklerin geri tahsil edilmesi ve cezai yaptırımlar gibi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Sosyal medyada ilk olarak 2024 yılında paylaşıldığı belirtilen ve 2026'da yeniden dolaşıma giren ❝Rapor almalık hasta nefesli balon❞ başlıklı ilan, sosyal güvenlik sisteminin kötüye kullanılması tartışmalarını gündeme taşıdı.
50 TL fiyatla yayımlandığı aktarılan ilanda, hasta bir kişinin nefesiyle şişirildiği öne sürülen balonun içindeki havayı soluyanların hastalanacağı ve bu yolla sağlık kuruluşlarından istirahat raporu alabileceği iddia edildi.
Ancak söz konusu ürünün gerçekten satılıp satılmadığı, hastalık bulaştırıp bulaştırmadığı veya bu yöntemle rapor alan kişilerin bulunup bulunmadığına ilişkin doğrulanmış bilgi paylaşılmadı.
❝BİR HAFTA YATIRMA GARANTİLİ❞ İDDİASI
SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın köşe yazısında aktardığına göre, sosyal medyada dolaşıma giren ilanda ❝Rapor almalık hasta nefesli balon❞ ifadesi kullanıldı.
İlanın açıklama bölümünde ise ❝1 hafta yatırma garantili, corona değil düz hastalık❞ sözleriyle ürünün hastalık bulaştıracağı ileri sürüldü.
İlanı verdiği öne sürülen kişinin, hasta olduğu dönemde balona nefes üflediğini ve balonu satın alanların içindeki havayı soluyarak hastalanabileceğini iddia ettiği belirtildi.
Söz konusu vaatlerin bilimsel olarak doğrulanmış bir dayanağı bulunmazken, ilan gerçek bir satıştan ziyade mizah veya aldatma amacıyla hazırlanmış da olabilir.
❝BU KADARINA DA PES DEMEKTEN KENDİMİ ALAMADIM❞
Sosyal güvenlik alanında görev yaptığı yıllar boyunca çeşitli usulsüzlüklerle karşılaştığını belirten SGK Başuzmanı İsa Karakaş, ilan karşısında şaşkınlık yaşadığını ifade etti.
Karakaş, köşe yazısında şu değerlendirmede bulundu:
❝'Bu kadarı da olmaz' dediğim her an, usulsüzlüğün yeni bir buluşunu müşahede ettim. Fakat en sonunda sosyal medyada karşıma çıkan o fotoğrafı görünce âdeta şok geçirdim. Hakikaten bu kadarına da 'pes' demekten kendimi alamadım.❞
Karakaş, konunun yalnızca sıra dışı bir sosyal medya ilanı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, iş ahlakı ve sosyal güvenlik sisteminin kötüye kullanılması bakımından da önem taşıdığını savundu.
SGK'DEN RAPOR PARASI ALMANIN ŞARTLARI NELER?
Karakaş, sigortalı çalışanların hastalık nedeniyle istirahat raporu almaları halinde belirli koşullarla Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği alabildiğini hatırlattı.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında hastalık nedeniyle ödenek alınabilmesi için sigortalının, raporun başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması gerekiyor.
Hastalık nedeniyle düzenlenen istirahat raporlarında geçici iş göremezlik ödeneği, gerekli koşulların sağlanması halinde üçüncü günden itibaren ödeniyor.
Ödenek tutarı ise tedavi şekline göre değişiyor.
Tedavi şekli
Günlük ödenek oranı
Ayaktan tedavi
Esas alınan günlük kazancın üçte ikisi
Yatarak tedavi
Esas alınan günlük kazancın yarısı
Karakaş, gerçekte hak kazanılmadığı halde hileli işlemlerle bu ödeneklerin alınmasının kamu kaynaklarının kötüye kullanılması anlamına gelebileceğine dikkat çekti.
HAKSIZ ALINAN RAPOR PARALARI GERİ İSTENEBİLİR
Gerçeğe aykırı belgeler veya hileli işlemlerle geçici iş göremezlik ödeneği alındığının belirlenmesi durumunda, SGK tarafından yapılan yersiz ödemelerin geri istenebileceği belirtildi.
Karakaş, mevzuatta öngörülen şartlar çerçevesinde bu tutarların faiziyle birlikte tahsil edilmesinin de gündeme gelebileceğini ifade etti.
Bununla birlikte, gerçek bir sağlık sorunu nedeniyle usulüne uygun şekilde düzenlenen istirahat raporları ile hileli yollarla elde edilen belgelerin birbirinden ayrılması gerektiği vurgulandı.
SAHTE RAPOR İŞTEN ÇIKARILMA NEDENİ OLABİLİR
Karakaş, gerçeğe aykırı rapor kullanılması veya işverenin yanıltılması amacıyla gerçekleştirilen davranışların iş hukuku açısından da sonuç doğurabileceğini belirtti.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25'inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlara işaret eden Karakaş, koşulların oluşması halinde işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebileceğini kaydetti.
Bu kapsamda yapılan haklı nedenle fesihlerde çalışanın kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğmayabileceği ifade edildi.
Ancak her rapor uyuşmazlığının otomatik olarak haklı fesih nedeni oluşturmadığı, somut olayın özellikleri ve hukuki şartların değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
İLANI VEREN KİŞİ DE HUKUKİ SORUMLULUKLA KARŞILAŞABİLİR
Karakaş, söz konusu ilanı yayımlayan veya bu tür bir ürünü sattığını iddia eden kişilerin de hukuki sorumlulukla karşılaşabileceğini belirtti.
Alıcının gerçeğe aykırı vaatlerle kandırılarak parasının alınması halinde dolandırıcılık suçunun gündeme gelebileceğine dikkat çekildi.
Ayrıca bir kişinin sağlığının bilerek bozulmasına yönelik eylemlerin, olayın koşullarına göre ceza hukuku kapsamında değerlendirilebileceği ifade edildi.
Bununla birlikte, herhangi bir suçun oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için somut eylem, kast ve ilgili yasal unsurların incelenmesi gerekiyor.
DİJİTAL SATIŞ PLATFORMLARINA DENETİM ÇAĞRISI
Sosyal medya ve ikinci el satış platformlarındaki ilanların denetimine de değinen Karakaş, hastalık bulaştırma vaadi içeren içeriklerin yayımlanmasının sorgulanması gerektiğini savundu.
Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığına çağrıda bulunan Karakaş, halk sağlığını tehdit edebilecek veya haksız kazanç amacı taşıyan ilanlara karşı denetim yapılmasını istedi.
❝O BALONUN İÇİNDE SÖNEN BİR İŞ AHLAKI VAR❞
Karakaş, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
❝50 TL'ye satılan o balonun içinde sadece karbondioksit ve virüs yok; o balonun içinde sönen bir iş ahlakı, kaybolan insanlık onuru ve 'paraya tahvil edilebilecek her şey mübahtır' diyen hastalıklı bir zihniyet var.❞
Sosyal medyada yeniden gündeme gelen ilanla ilgili gerçek bir satış yapıldığına veya bu yöntemle hastalık bulaştırıldığına ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmazken, uzman değerlendirmesi hileli rapor ve haksız sosyal güvenlik ödeneği alınmasının doğurabileceği hukuki sonuçlara dikkat çekti.