#Hırsızlık

- Hırsızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hırsızlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

64 YIL HAPİS CEZASIYLA ARANIYORDU, CANLI YAYINDA YAKALANDI Haber

64 YIL HAPİS CEZASIYLA ARANIYORDU, CANLI YAYINDA YAKALANDI

Esenler’de hakkında kesinleşmiş 64 yıl 6 ay hapis cezası ve 215 suç kaydı bulunan G.K (33), sanal medya hesabından canlı yayın yaparken yakalandı. G.K, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, 31 Temmuz Cuma günü Esenler Nene Hatun Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Beyoğlu Devriye Ekipleri Amirliği ekipleri, haklarında yakalama kararı bulunan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Yapılan araştırmada, G.K’nın çeşitli mahkemeler tarafından hakkında verilen ve kesinleşen toplam 64 yıl 6 ay hapis cezası nedeniyle arandığı tespit edildi. G.K’nın bulunduğu adresi belirleyen polis ekipleri, evi takibe aldı. G.K’nın sanal medya hesabından canlı yayın yaptığı sırada ekipler düğmeye bastı. Canlı yayın yapan G.K, kapının çalması üzerine kapıya yönelerek "Kim o" diye seslendi. Bu sırada yayına katılan kişilerden biri, "Hürrem’in kapısı çalıyor, açma Hürrem" diyerek G.K’yı uyardı. Kapı yuvasından dışarı bakarak kim olduğunu anlamaya çalışan G.K’nın yaşadığı şaşkınlık da canlı yayına yansıdı. G.K’nın kapıyı açmasının ardından polis ekipleri eve girerek kadını yakaladı. Ekiplerin eve girdiği ve G.K’yı gözaltına aldığı anlar canlı yayın sırasında görüntülendi. Telefonu yere düşen G.K, cihazını yerden aldıktan sonra canlı yayını sonlandırdı. G.K, ekipler tarafından emniyete götürüldü. 215 suç kaydı ortaya çıktı Emniyette yapılan sorgulamada G.K’nın çoğunluğu hırsızlık olmak üzere toplam 215 suç kaydının bulunduğu tespit edildi. G.K’nın İstanbul, Bursa ve İzmir’deki çeşitli mahkemelerce "elde veya üstte taşınan eşyayı özel beceriyle almak suretiyle hırsızlık", "bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık", "kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık", "resmi belgede sahtecilik" ve "nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunma" suçlarından arandığı belirlendi. Tutuklanarak cezaevine gönderildi Emniyetteki işlemleri tamamlanan G.K, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

OKUL SALDIRGANININ BABASI OĞLUNU VE GÖREVLİLERİ SUÇLADI Haber

OKUL SALDIRGANININ BABASI OĞLUNU VE GÖREVLİLERİ SUÇLADI

Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında yargılanan saldırgan İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli savunmasında, pandemi döneminde çocukların evlere hapsolduğunu belirterek, "Biz çocuğumuzu takip ettik. Bir gün oyun oynuyorsa diğer gün oyun oynayamazdı. Biz aile olarak hiçbir zaman Aras'ın şiddet eğiliminde olduğunu görmedik" dedi. Mersinli ayrıca oğlunun Whatsapp profil resmini ABD'deki saldırgan Elliot Rodger yapması hakkındaki soruya da "Çizgi film karakteri olarak düşündüm" diye cevap verdi. Kahramanmaraş'ta Türkiye'yi yasa boğan, 9 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısının ilk duruşması Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşiyor. Davada yargılanan saldırgan İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli, duruşmadaki savunmasını tamamladı.Duruşmada ilk söz alan Uğur Mersinli, hayatını kaybeden ailelere başsağlığı diledi. Bu sırada aileler Mersinli'ye tepki gösterirken mahkeme başkanı aileleri sakinleştirdi. ''OĞLUM HAKKINDA KAMU DAVASI AÇILMALIDIR'' Daha sonra devam eden Mersinli, "Ailelerimizin ve milletimizin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Takım elbisem olmadığı için duruşma salonuna giremedim, buraya almıyorlar. Oğlum hakkında düzenlenmiş bir iddianame yoktur. Oğlum hakkında kamu davası açılmalıdır. Sadece ebeveynler hakkında dava açılmamalıdır. Olaydan sonra devletin yeni tedbirler geliştirmesi, olayın öncesi ve sonrası arasında fark olduğunu göstermiştir. Çocuğun planlı saldırısı ile ebeveynlerin sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır. Yurt dışındaki örnekte aileye sadece 1,5 yıl ceza verilmiştir" diye konuştu. "SİLAHLARI BENDEN HABERSİZ ALMIŞ" Silahları oğlunun kendisinden habersiz aldığını ileri süren Mersinli, "Çocuk bu olayda silahlara kendisi ulaşmıştır. Çocuğun silahlara erişmesi ebeveyn kusuru göstermez. Silahları benden habersiz almıştır. Aras'ın davranışından benim kastım olduğu sonucu çıkarılamaz. Aras'ın okul saldırısı yapacağını kim biliyordu? Okul saldırısını bilmiyordum, bununla ilgili herhangi bir eğitim almadım. Olayın bütün riskinin tarafıma yüklenmesi yanlıştır. Silahlar çalınmıştır. Yatak odaları, evlerde kapıları kilitlenen yerlerdir. Silahlar arama sırasında bulunmadı, ben yerlerini kendim söyledim. Yatak odasındaki gardıropta bulunan eşyalar bana aittir" dedi. "KANDIRILDIĞIMI HİSSEDİYORUM" Oğlunu poligona kendi silah sevgisi için götürdüğünü anlatan Mersinli, daha sonra şunları söyledi: "İsa Aras Mersinli'nin okul saldırısı yapacağını görüp tahmin eden kamu görevlilerinin, bu bilgileri neden aileyle paylaşmadığını öğrenmek istiyorum. Adalet, bir şeyi yerli yerine koymak demektir. İsa Aras Mersinli manifestosunu önceden hazırlamıştır. Ben onu poligona silah sevgim için götürdüm, kandırıldığımı hissediyorum. Ortada işlenen bir suç varsa ortada faili vardır. Fail İsa Aras Mersinli'dir ve ona kamu davası açılmamıştır. İddia makamı, anne ve babayı suçlamak için kamuoyu baskısıyla ortaya karışık bir iddianame düzenlemiştir." ''HİÇBİR KANUNU İHLAL ETMEDİM'' Oğlu hakkında hırsızlık suçundan şikayetçi olduğunu anlatan Uğur Mersinli, "Benim oğlum evimden hırsızlık yapmıştır. O nedenle kendisinden hırsızlık suçundan davacı ve şikayetçiyim. Ben bir polis memuruyum ve silah taşıyorum. Aynı zamanda atış eğitmeniyim. Benim evimden hırsızlık yapılmıştır. Silah taşıma konusundaki geçerli mevzuatta yer alan hiçbir kanunu ihlal etmedim. Silahları ve mermileri gözden uzak, ayrı yerlerde muhafaza ettim. Yatak odamızın kapısı kilitliydi. Aile arasında hiç kimse bir diğerinin hırsızlık yapacağını düşünmez. Ben bırakın hırsızlığı, oğlum tarafından öldürülme planları yapılacağını dahi düşünemezdim. Hiç kimse, bir başkasının hukuka aykırı davranmasını tahmin edemediği için cezalandırılamaz" dedi. ''BİZ, ŞİDDET EĞİLİMİNDE OLDUĞUNU GÖRMEDİK'' Oğlu hakkında psikolojik sorunlar olduğuna dair uzman görüşü olmadığını belirten baba Mersinli, "Olay anı ve öncesinde arkadaşlarına zorbalık yaptığına dair bir tutanak var mı? Bu konuda da herhangi bir tespit yapılmamıştır ve uzman görüşü yoktur. Aileler ve öğretmenler hangi davranışı alarm kabul etmelidir? Geçici tehdit ile gerçek tehdit arasındaki ayrım nasıl yapılmalıdır? Biz çocuğumuzu takip ettik. Bir gün oyun oynuyorsa diğer gün oyun oynayamazdı. Biz aile olarak hiçbir zaman Aras'ın şiddet eğiliminde olduğunu görmedik. Çocuğumuzun okula uyum sorunları vardı, okulu sevmiyordu ancak biz onun için psikologla görüştük. Her anne ve baba kendi çocuğu için en iyi anne ve babadır. Psikoloğa gittik ve bize herhangi bir şey söylemedi. Ben ilk kez ergen erkek çocuk büyütüyordum. 32 defa rehberlik öğretmeniyle görüşmüş ama bana tebliğ edilen bir şey yoktu. Çocuk okulda sıkıntı çıkartıyordu ama eve gelince evde bir sorun yoktu" ifadelerini kullandı. "BİLSEM ZATEN BU ATIŞI YAPTIRMAM" Uğur Mersinli, oğlunun ilk kez poligonda atış yaptığını ve yakın mesafeden atışların kaçırılmasının mümkün olmadığını anlatarak, "Hiçbir yerde atış yaptırılmadı. İlk defa poligonda atış yaptı. Benden habersiz atış yapma şansı yok. Önceden tecrübesi de yok. Bunun ispatı, delili de yok. Bana sadece arkadaşlarım atış yapmış baba, bana da yaptır dedi. Okul saldırısı planı bilsem zaten bu atışı yaptırmam. Atış poligonunda atış yapmak zor bir şey değil" diye konuştu. "BİZE KİMSE ACİL BİR ŞEY DEMEDİ" 14 yıl önce kendisi ve eşinin psikolojik tedavi gördüğünü belirten Uğur Mersinli, "Çocuğu doktora götürmediğimiz iddiası var. Ben 2012 yılında psikiyatrik ilaç kullandım ve 1 hafta rapor aldım. Grip rahatsızlığı ile psikolojik rahatsızlık arasında fark yok. Ben eşimi, kızlarımı götürdüm. 15 günlük süreçte bu meydana geldi ve aldığım rapor emniyet teşkilatında var. Ben kendim gidiyorum, eşimi ve kızlarımı da götürdüm oğlumu neden böyle bir şey olsa götürmeyeyim. Bize kimse acil bir şey demedi. Bir dönemde okul müdürü aradı bana oğlumun rahatsızlığı olduğunu, hastaneye kaldırıldığını söyledi. Gittiğimde serum yapılıyordu. Kolunda çizik vardı ve uzman doktora yönlendirdi. Uzman geldi ve inceledi sonra baş başa görüştük. Bana, 'Ara ara fırsat bulursanız bir uzman doktora görünün' dedi. Sonra Aras bu olayı tekrar etmedi, biz de götürmedik" şeklinde konuştu. ''NORMAL OYUN OLARAK GÖRDÜM'' Oğlunun bilgisayarını İngilizce kullandığını ve İngilizce bilmediği için bilgisayarı kontrol etmediğini de anlatan Mersinli, "Hayatım boyunca Almanca eğitim gördüm. İngilizce eğitim görmedim ve bilmiyorum. Ben oğlumun okul saldırısı yapacağını bilmiyordum. Ben bilgisayardaki oyunları normal oyun olarak gördüm. Ben şifre kırma konusunda uzman değilim" dedi. "ÇİZGİ FİLM KARAKTERİ OLARAK DÜŞÜNDÜM" İsa Aras'ın Whatsapp profil resmini ABD'deki saldırgan Elliot Rodger yapması hakkındaki soruya da o şahsı çizgi film karakteri sandım diyen Mersinli, "Bunu bilmiyorum. Aklıma gelen ilk şey çizgi film karakteri, anime karakteri sandım. Resmi gördüm ama çizgi film karakteri olarak düşündüm. O saldırganı ilk kez olaydan sonra gördüm ve tanıdım" dedi. "EŞİM DE DOKTOR ARAŞTIRIYORDU" Eşinin kendisine yönelik "Aras'a psikiyatriden randevu alır mısın canım" mesajına da cevap veren Mersinli, "Son görüştüğümüz psikolog majör depresyon teşhisi koydu. Genelde Kahramanmaraş'takiler buradaki psikologlardan memnun olmadığı için biz doktor araştırıyorduk. Eşim de benle birlikte doktor araştırıyordu. O mesajı da benim eşimle birlikte bu olay üzerine düştüğümüzün kanıtıdır. Ben randevu için elimden geleni yaptım, doktor araştırıyordum. 15 günlük bir süreçte oldu" diye konuştu. Avukatların silahlarla alakalı sorduğu sorusuna ise Mersinli, "Ben polis kolejini kazanmasaydım bu olay olmazdı. Ben polis olduğum için bu olayın olduğunu ima ediyorsunuz" dedi. Öte yandan Mersinli, olay sırasında kasaptan eve giderken yolda aracıyla yoğun siren sesi geldiğini, tanıdık bir gazeteciyi arayıp olayı öğrendiğini, okulun ismini duyunca koşarak okula gittiğini söyledi.

İL İL GEZEREK KUYUMCULARI SOYAN ADAM BU KEZ "FAKA BASTI" Haber

İL İL GEZEREK KUYUMCULARI SOYAN ADAM BU KEZ "FAKA BASTI"

Samsun’un İlkadım ilçesinde bir kuyumcuda iş yeri çalışanını oyalayarak yaklaşık 100 bin lira değerinde ziynet eşyası çaldığı öne sürülen adam, polis ekiplerince yakalandı. Şüphelinin üzerinde, hırsızlıktan elde edildiği değerlendirilen 60 bin lira bulundu. Olay, 29 Ağustos’ta İlkadım ilçesindeki bir kuyumcuda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, müşteri gibi kuyumcuya giren bir kişi, iş yerindeki görevliyi oyaladığı sırada tezgahta bulunan yaklaşık 100 bin lira değerindeki ziynet eşyasını alarak iş yerinden ayrıldı. İhbar üzerine Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. ŞÜPHELİNİN KİMLİĞİ TESPİT EDİLDİ Polis ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucunda şüphelinin, İstanbul’da ikamet eden ve 6 suç kaydı bulunduğu belirtilen 52 yaşındaki Aydın B. olduğu tespit edildi. Şüpheli, düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Aydın B.’nin üzerinde yapılan aramada 60 bin lira nakit para ele geçirildi. Paranın hırsızlık sonucu elde edildiği değerlendirilirken, el konulan 60 bin liranın müştekiye teslim edileceği bildirildi. ÇANKIRI VE TOKAT’TAKİ HIRSIZLIKLARDAN DA ARANIYORDU Polis ekiplerinin incelemesinde Aydın B.’nin, Temmuz ayında Çankırı ve Tokat’ta kuyumcularda meydana gelen hırsızlık olayları nedeniyle de firari olarak arandığı belirlendi. İstanbul’da ikamet eden şüphelinin farklı illere giderek kuyumculardan hırsızlık yaptığı öne sürüldü. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Aydın B., bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.

CHP'Lİ MİLLETVEKİLİNDEN ÇARPICI AÇIKLAMA: İBB DAVASI BOŞ DEĞİL Haber

CHP'Lİ MİLLETVEKİLİNDEN ÇARPICI AÇIKLAMA: İBB DAVASI BOŞ DEĞİL

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB davasına ilişkin, dosyanın "boş olmadığını" savundu. Adıgüzel, CHP'nin İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından halkın gündeminden uzaklaştığını da ileri sürdü. CHP Ordu Milletvekili Adıgüzel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada partisindeki son gelişmeler ile İBB davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adıgüzel, İBB davasındaki iddiaların hukuki zeminde yanıtlanması gerektiğini savunarak, dosyanın henüz iddianame hazırlanmadan önce "boş" olarak nitelendirilmesini eleştirdi. "İBB DAVASI BOŞ DEĞİL" Davada ağır iddiaların bulunduğunu öne süren Adıgüzel, "İBB davasında dosyanın boş olmadığını, çok ağır iddialar olduğunu o tarafın gazetecileri ile avukatları bile söylüyor. Ama daha iddianame yazılmadan 'dosya bomboş' diye yalan söylemek, ülkedeki siyasal yargı varlığının arkasına saklanmak siyaset değil, yalancılıktır." ifadelerini kullandı. Cezaevinde İmamoğlu'nu ziyaret ettiğini hatırlatan Adıgüzel, ziyaretin yapılanları onaylamak anlamına gelmeyeceğini belirterek, görüşmelerinde İmamoğlu'na bazı uyarılarda bulunduğunu ancak bunların dikkate alınmadığını ileri sürdü. "İDDİALARA KARŞI TEK CEVAP YOK" İmamoğlu'nun dava sürecindeki tutumunu da eleştiren Adıgüzel, "Başta salon dar, kalabalığı almıyor diye savunma yapıldı. Şimdi ise salon geniş, göz teması kuramıyoruz diyorlar. Bir gün hakim, bir gün savcı, bir gün medya ile kavga. İddialara karşı tek cevap yok. Ülkede siyasal yargı var diye, adi suç iddiaları da böyle kapatılabilir mi? CHP kimsenin malı değil, kimse için burada değiliz." değerlendirmesinde bulundu. CHP'NİN HALKIN GÜNDEMİNDEN UZAKLAŞTIĞINI SAVUNDU İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından CHP'nin siyasi gündeminin Silivri merkezli hale geldiğini öne süren Adıgüzel, vatandaşların ekonomik ve yerel sorunlarının geri planda kaldığını savundu. Ordu'da fındık fiyatlarına ilişkin yaptığı bir sosyal medya paylaşımının aldığı etkileşimi örnek gösteren Adıgüzel, "Millet kendi gündeminin unutulmasından ve partinin Silivri'nin kapısına mahkum edilmesinden yoruldu." dedi. Yeni Parti kurulmadan önce CHP'nin yaklaşık iki yıl boyunca Silivri ve dava süreçlerine odaklandığını ileri süren Adıgüzel, gerçekleştirilen miting ve eylemlerin sonuç üretmediğini savundu. CHP'Lİ BELEDİYELERE YÖNELİK SUÇLAMALARI DEĞERLENDİRDİ CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık ve uyuşturucu kullanımı gibi suçlamalara da değinen Adıgüzel, iddiaların kişilerle sınırlı olmadığını ileri sürdü. Adıgüzel, "İçerdeki hakkındaki hırsızlık, yolsuzluk gibi siyaset dışı iddialara hukuki cevaplar vermek yerine CHP'yi kendine siper yaptılar. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, uyuşturucu kullanımı gibi adi suçlar, siyasal yargı maskesi ile kapatılamaz." ifadelerini kullandı.

BALİ’YE TATİLE GİTTİ, DÖNDÜĞÜNDE EVİNİN ÇALINDIĞINI ÖĞRENDİ! Haber

BALİ’YE TATİLE GİTTİ, DÖNDÜĞÜNDE EVİNİN ÇALINDIĞINI ÖĞRENDİ!

Adana’da öğretmenlik yapan Burcu Güven, Endonezya'nın Bali Adası'nda tatildeyken hayatının şokunu yaşadı. Yaklaşık 1 milyon 650 bin lira değerindeki 'tiny house'u (taşınabilir evinin) kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce çalınan öğretmen, acı gerçeği tatil dönüşü arkadaşıyla konuşurken öğrendi. "ARSAYA GÖTÜRDÜNÜZ SANIYORDUM, YERİNDE YOK" Olay, Adana'nın merkez Seyhan ilçesi Yeni Mahalle'de meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 37 yaşındaki öğretmen Burcu Güven, ocak ayında 01 ALE 929 plakalı ve yaklaşık 1 milyon 650 bin lira değerinde bir 'tiny house' satın aldı. Evlerini arsaları hazır olana kadar satın aldıkları noktada bırakan Güven ailesi, tatile gitti. 7 Haziran'da gerçekleştiği tahmin edilen hırsızlık olayı, Burcu Güven’in 30 Haziran’da tatil dönüşü bir arkadaşıyla sohbet etmesiyle ortaya çıktı. Tatilde evine yeni eşyalar aldığını söyleyen Güven, arkadaşının "Hayırlı olsun, evi arsaya götürmüşsünüz, yerinde yok" demesiyle evinin çalındığını anladı. "SADECE EVİMİZ DEĞİL, HAYALİMİZ ÇALINDI" Olayın ardından Güven ailesi vakit kaybetmeden polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Bütün birikimlerini bu eve yatırdıklarını belirten mağdur öğretmen Burcu Güven, gözyaşları içinde yardım istedi: "Arsamız hazır olunca evimizi yerine götürecektik. Çalındığını öğrenince ve o boşluğu görünce çok kötü olduk. O sadece bizim evimiz değil, hayalimizdi. Bütün paramızı oraya yatırdık. Gerçekten çok üzgünüm, bir an önce bulunmasını istiyoruz. Polisten gelecek hayırlı haberi bekliyoruz." Polis ekiplerinin devasa taşınabilir evi çalan şüphelileri yakalamak için başlattığı geniş çaplı çalışma sürüyor.

CAMİDE HIRSIZLIK SANİYE SANİYE KAMERADA Haber

CAMİDE HIRSIZLIK SANİYE SANİYE KAMERADA

Bursa'nın İnegöl ilçesinde ibadete açık olan bir camide yaşanan hırsızlık olayı güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Şüpheli, sokaktan aldığı kaldırım taşıyla yardım kutusunun kilitlerini kırarak yaklaşık 100 bin lirayı çalıp kayıplara karıştı. Olay, saat 07.00 sıralarında İnegöl ilçesi Fatih Mahallesi'nde bulunan Yokuşlar Camii'nde meydana geldi. Camiye giren şüpheli, ayakkabılarını ayakkabılığa bıraktıktan sonra rahat tavırlarla içeride dolaşmaya başladı. Bir süre camiyi inceleyen şahıs, yardım kutusunun başına geldi. Kutunun üzerindeki iki kilidi açamayan şüpheli, camiden çıkarak sokakta kaldırım taşı aradı. Bulduğu taşı alarak yeniden camiye giren zanlı, yaklaşık 15 dakika boyunca yardım kutusunun kilitlerine vurdu. Kilitleri kırmayı başaran şüpheli, kutuda bulunan yaklaşık iki aylık bağışlardan oluşan 100 bin lirayı, camide bulduğu bir poşete doldurarak olay yerinden uzaklaştı. Sabah namazının ardından camiye gelen imam ve dernek yöneticileri yardım kutusunun kırıldığını görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri güvenlik kameralarını incelemeye alırken, olay yeri inceleme ekipleri de delil çalışması yaptı. Şüphelinin kimliğinin belirlenerek yakalanması için polis ekiplerinin çalışmaları sürüyor. Ekipler şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatırken, Yokuşlar Cami Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Yıldırım, hırsıza tepki gösterdi, "Burada Kur'an kursu yaptırıyoruz. Kur'an kursunun geçen seneki paralarından, bizim borçlarımız vardı. Borçlarımızı ödemek için hatır çeki kestirdik. Hatır çekini ödemek için de caminin içindeki Kur'an kursuna ait, kendi camimize ait olan kutuyu iki aydır açmadık. Bu bizim kestirdiğimiz çek 74 bin lira, 74 bin lirayı ödemek için kutuyu açmadık ama bu sabah 7-7.30 arasında olan hırsızlık olayında hepsi gitmiştir. Allah kahretsin, hiç sorun yok ama yani çeki aldığımız insanla aramız açıldı. Aramız açılınca da adama diyemeyiz ki bize yardım et bir daha. Onun için çok zor duruma düştük" dedi. Çalınan kutu içindeki miktarın yaklaşık 100 bin lira olduğunu söyleyen Yıldırım, hırsıza şu ifadelerle tepki gösterdi: "Bozuk paraları almamış. Giderken hiç olmazsa bozuk paraları da alsaydın. Hepsini götürseydin"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.