#Hukuk Mücadelesi

- Hukuk Mücadelesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Mücadelesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SEYYAR SATICININ 10 YILDIR SÜREN BOŞANMA MÜCADELESİ Haber

SEYYAR SATICININ 10 YILDIR SÜREN BOŞANMA MÜCADELESİ

Adana’da seyyar satıcılık yapan 56 yaşındaki Zeynettin Delen, 10 yıldır ayrı yaşadığı eşiyle resmen boşanabilmek için hukuk mücadelesi veriyor. Eşi mahkemede bir kez "boşanmıyorum" dediği için dava reddedilen Delen, yasal sürecin çıkmaza girmesinden yakındı. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle avukatsız şekilde davasını sürdüren Delen, "Barışma ihtimalimiz yok, sadece yeni bir hayata başlamak istiyorum" diyerek yetkililerden boşanma desteği istedi. 30 YILLIK EVLİLİK, 10 YILLIK AYRILIK Zeynettin Delen, 1990’lı yıllarda tanıştığı M.D. (50) ile evlenerek hayatını birleştirdi. Çiftin bu evlilikten 5 çocukları dünyaya geldi. Ancak 2016 yılında yaşanan geçimsizlik nedeniyle Delen, evini terk etti ve ayrı yaşamaya başladı. Bu süreçte çocuklarıyla da irtibatını kaybettiğini belirten Delen, "İki kızım evlendi, biri bile arayıp hakkını helal et demedi. 5 çocuğum var ama son 10 yılda hiçbirinden bayram tebriği bile almadım" dedi. “HAKİM ‘EŞİNİ İKNA ET’ DEDİ AMA MÜMKÜN DEĞİL” Zeynettin Delen, 2021 yılında boşanmak için mahkemeye başvurdu. Duruşmalara gelen eşi M.D. ise yalnızca bir kez "boşanmak istemiyorum" deyince mahkeme boşanmayı reddetti. O kararı hatırlatan Delen, şunları söyledi: "Hakim bana 'eşini ikna et' dedi. Ben de dedim ki 'Biz 10 yıldır aynı evde değiliz. Bu nasıl ikna olacak?' Bizim barışma ihtimalimiz yok. Bu kararlar hayatımı kilitliyor. Evlenemiyorum, özgür değilim. Bu dava sadece hukuk değil, insanlık meselesi." “100 BİN TL’LİK DAVA MASRAFINI NASIL VEREYİM?” Avukat tutamadığını ifade eden Delen, yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çekti. Seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan Delen, "Benden boşanma davası için 100 bin lira istediler. Benim maaşım yok, miras yok, mal yok. Kadın nafaka da istemiyor. Sadece evliliğimizin resmen bitmesini istiyorum" diye konuştu. “BU ŞEKİLDE DAHA NE KADAR YAŞAYABİLİRİM?” Hayatını yalnız ve belirsizlik içinde sürdürdüğünü anlatan Delen, şunları kaydetti: "Ben artık bu durumdan kurtulmak, yeni bir hayat kurmak istiyorum. Belki yeniden evlenirim, belki başka bir şehirde yeni bir düzen kurarım. Ama böyle bir belirsizlik içinde yaşamak çok ağır. Milyonlarca insan boşanıyor, neden biz boşanamıyoruz? Mahkeme neden bu kadar ağır işliyor anlamıyorum." YENİ DURUŞMA 14 MAYIS’TA Zeynettin Delen’in davası, 2025 yılında yeniden açıldı ve Adana 12. Aile Mahkemesi tarafından görülmeye başlandı. 20 Ocak 2026 tarihinde yapılan son duruşmada da boşanma kararı çıkmadı. Mahkeme, yeni duruşmayı 14 Mayıs 2026 tarihine erteledi. SOSYAL HUKUK TALEBİ Maddi durumu yetersiz olan bireylerin avukat desteği almadan davalarda savunma yapmasının zorluklarına dikkat çeken uzmanlar, özellikle boşanma davalarında adli yardım mekanizmalarının daha aktif işletilmesi gerektiğine işaret ediyor.

ARABANIN YANINA YILDIRIM DÜŞTÜ, MİLYONLUK ARAÇ TELEF OLDU Haber

ARABANIN YANINA YILDIRIM DÜŞTÜ, MİLYONLUK ARAÇ TELEF OLDU

Arızayı tespit edemeyen yetkili servis, yurt dışından parça siparişi önerdi ancak tamir garantisi vermedi. Yıldırım düşen araç sahibi yüksek mühendis Ersel Şengel, üretici firmaya karşı hukuk mücadelesi başlattı. Olay, Mayıs 2025’te Ankara’da meydana geldi. İzmirli Yüksek Ziraat Mühendisi Ersel Şengel ve meslektaşı Dr. Hüseyin Akdemir, sempozyuma katılmak için yola çıktıkları sırada, yoğun yağışta trafonun yanına yıldırım düştü. Otomobil, yıldırımın etkisiyle kendini kilitledi ve çalışmaz hale geldi. "ARAÇ TAMAMEN KİLİTLENDİ" Şengel, aracın lastikleri patladı zannettiklerini belirterek, "Otomobil durduktan sonra çalışmadı. Servis arızayı tespit edemedi ve parçaların değişmesi gerektiğini, ancak tamir garantisi veremeyeceklerini söyledi. Parça ücretleri araç fiyatına yaklaşıyor" dedi. "FARADAY KAFESİ İŞLEMEMİŞ OLABİLİR" Aracı kullanan Dr. Akdemir, "Yıldırım aracın etrafında döndü. Öleceğiz sandım. Bagajda yanık izleri vardı. Şans eseri hayattayız" diyerek yaşadıkları korkuyu anlattı. Aracın Faraday kafesiyle korunmadığını düşünen Dr. Akdemir, "Bu araç teknik olarak incelenmeli, bilimsel bir eğitim aracı olmalı" dedi. ARAÇ 7 AYDIR SERVİSTE, HUKUKİ SÜREÇ BAŞLADI Şengel, aracın Ocak 2025’te alındığını, olayın Mayıs’ta yaşandığını ve o tarihten bu yana aracın Ankara’da serviste beklediğini belirtti. “Kullanamadığımız aracın taksitlerini ödemeye devam ediyoruz” diyen Şengel, dava sürecinin başladığını açıkladı.

BURSA’DA MAKAS ATAN ARAÇLI KAZANIN TUTANAĞI TEPKİ ÇEKTİ Haber

BURSA’DA MAKAS ATAN ARAÇLI KAZANIN TUTANAĞI TEPKİ ÇEKTİ

Bursa’da 29 Ocak 2025’te geçirdiği trafik kazasının ardından 44 gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren 30 yıllık aile hekimi ve 4 çocuk babası Dr. Erdal Hatipoğlu (60), 14 Mart Tıp Bayramı’nda hayatını kaybetti. Hatipoğlu’nun ailesi, hem kazaya sebep olan sürücü hem de hastanede yaşandığını iddia ettikleri ihmaller nedeniyle hukuk mücadelesi başlattı. Olay, Bursa'da 29 Ocak 2025’te merkez Osmangazi ilçesinde meydana geldi. Akşam saatlerinde 34 BM 5244 plakalı otomobiliyle otoyolda seyir halindeki Hatipoğlu şerit değiştirdiği esnada aracına, ’makas attığı ve süratle ilerlediği’ iddia edilen F.G. idaresindeki 16 F 3892 plakalı otomobil çarptı. Çarpışmanın etkisiyle kazaya karışan araçlar yol kenarındaki dinlenme tesisinin önüne sürüklendi. Kazanın ardından olayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerinde yaralanan Hatipoğlu, Bursa Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. 44 gün boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Dr. Hatipoğlu, 14 Mart Tıp Bayramı’nda hayatını kaybetti. Acı kaybın ardından Hatipoğlu ailesi, kazanın oluş şekline ve hastanedeki sürece ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirterek, hem kazaya karışan sürücünün hem de sağlık çalışanlarının sorumluluklarının araştırılmasını ve adaletin yerini bulmasını talep etti. Yoğun bakımdaki babalarını bırakıp otoparka koştular Kaza sonrası olay yerine gelen ekiplerin Erdal Hatipoğlu’na ait eşyaları, araçta bırakmalarından dolayı tedavide gerekli olan kimliğini alabilmek için yoğun bakımdaki babalarını bırakıp otoparka gittiklerini söyleyen Derya Tuna Hatipoğlu, "Olay otoyolda meydana geliyor. İş çıkışı saati olduğu için çok fazla araç yoğunluğu var. Biz karşı tarafın seyir ettiği hızı öğrenemedik, babama kaç km hızla çarptığını bilmiyoruz. Olay gerçekleştikten sonra babam geç de olsa Bursa Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazanın ardından babamın bagajında kişisel eşyaları kalmış. Plakadan kimlik tespiti yapılamadı, bize haber verilmedi. Hastaneye gittiğimizde bizden babamın kimliği istendi. Aracımız kaza sonrası otoparka çekildiği için mağdur olduk. Babam yoğun bakım sürecindeyken otoparka gidip dilekçe yazdık, ardından babamın eşyalarını aldık. Ancak o zaman babamın kimliğini götürebildik" dedi. Bursa'da Arkadan süratle gelerek çarpan araca 0 kusur verildi Olayın görgü tanıklarına göre, F.G. hakimiyetindeki otomobilin sürat yaptığı ve makas atarak trafiği tehlikeye attığını kaydeden Hatipoğlu, "Kaza krokisinde hatalı bir çizim var. Araç şeridinde giderken tam önüne kırmış şeklinde görünüyor. Bize başka bir kamera kaydı verilmedi ama verilen kamera kaydında da anlaşılıyor ki araç sol şeritten orta şeride araçlar arasında makas atarak geçiyor. İş çıkış saatine göre oldukça süratli ve babama çarpıyor. Bize babamın yüzde yüz kusurlu olduğu söylendi. Bunun sebebini de şerit ihlali olduğunu söylediler. Karşı tarafın süratli gittiği ve makas attığına dair görüntü ve görgü tanıkları var. Görgü tanıklarını jandarma ve savcı dinlemedi. Bölge trafik ekiplerinin kaza tutanağında babam yüzde yüz kusurlu görüldüğü için kovuşturmaya gerek duyulmadı ‘mahkemeniz görülmeyecek’ dendi. Biz buna itirazlarda bulunduk ama itirazlarımız reddedildi. Üstelik bize ‘kovuşturmaya yer yoktur’ ibareli yazı geldi. Babama çarpan şahıs F.G. ifadesinde ‘çarptım ve aracım fırladı’ demiş olmasına rağmen bize gelen ifadede babam hakimiyetini kaybetmiş ve karşı tarafa çarpmış şeklinde yazılmış. Oysaki bu şahsın ifadesinde ve kamera kaydıyla çelişiyor. Bu tamamen anlamsız bir karar. İtirazlarımız hiçbir şekilde bunu değiştiremedi ve biz bunu anlayamıyoruz" şeklinde konuştu. Öte yandan 30 yıllık tıp doktoru Dr. Erdal Hatipoğlu’nun kaza tutanağına ilkokul mezunu olarak kaydedilmesi de dikkat çekti. Kazada boynu kırılan Hatipoğlu 7 saat acil serviste yoğun bakıma alınmayı bekledi Ambulansla gelmesine rağmen kendileri gelmeden müdahalede bulunulmadığını belirten Hatipoğlu, "Bize olay gerçekleştikten sonra 21.08’de babamın şahsi telefonundan jandarma ekipleri haber verdi. Bizlere bizim görevimiz değil biz insanlık namına yaptık denildi. Biz haberi alır almaz hastaneye gittiğimizde babamın sadece burun kanaması değil başka durumları da olduğunu gördük, babamın yüzü kanla kaplıydı. Biz olay gerçekleştikten bir buçuk saat sonra hastaneye vardık. Buna rağmen hiçbir şekilde MR çekilmemişti. Biz oradaki bir görevliyle birlikte MR çekimine götürdük. MR çekiminde babamın boyun kırığı olduğu tespit edildi. Babam acilde 7 saat boyunca bekledi, nefes alamıyorum diye çırpındı. Çok fazla acı çekiyordu ve hiçbir şekilde sakinleştirici uygulanmadı. 7 saatin sonunda babamı entübe etmeye karar verdiler. Babam 44 gün boyunca yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesinin ardından 14 Mart Tıp Bayramı’nda yaşam savaşını kaybetti" ifadelerini kullandı. Dr. Erdal Hatipoğlu (60) Aile adalet istiyor Kaza tutanağında ve hastanede yaşanan ihmallerin incelenmesini istediklerini söyleyen Hatipoğlu, "Burada bir sürü ihmal var. Kaza denilen katliam olayının tutanağında ihmaller var. Ambulansla gelen hastaya müdahale etmeyen doktorların, hemşirelerin ihmalleri var. Bunlar göz göre göre olan ve saatler süren ihmaller. Biz bunların titizlik ve hassasiyetle incelenmesi sonrası sorumluların yaptırımlara mükellef olmasını istiyoruz" dedi. Öte yandan, 30 yıllık aile hekimi Dr. Erdal Hatipoğlu’ndan geriye doğaya bıraktığı güvercinleri ve torunlarıyla birlikte çektiği videoları kaldı. Çektiği videolarda zamanının büyük bir kısmını eşi, kızları ve torunlarına ayırdığı görülen Hatipoğlu’nun evde besleyip büyüttüğü güvercinleri torunları ile birlikte doğaya saldığı anlar dikkat çekti.

REHA MUHTAR VE DENİZ UĞUR ARASINDA VELAYET DAVASI SONUÇLANDI Haber

REHA MUHTAR VE DENİZ UĞUR ARASINDA VELAYET DAVASI SONUÇLANDI

İstanbul 14. Aile Mahkemesi, ikiz çocuklar P.D.M. ve M.D.M.’nin velayetini anne Deniz Uğur’a verdi. Mahkeme ayrıca baba Reha Muhtar’a sınırlı görüş hakkı tanıdı. Deniz Uğur Gülener, boşandığı eşi Reha Muhtar’a karşı 2022 yılında başlattığı velayet davasında nihai kararı aldı. Mahkeme süreci boyunca basına ve kamuoyuna çok az bilgi verilirken, karar duruşması da basına kapalı olarak gerçekleşti. MAHKEMEDEN SINIRLI GÖRÜŞ KARARI Mahkeme, Reha Muhtar’ın çocukları her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi günleri 10.00 – 18.00 saatleri arasında, ayrıca her yıl Babalar Günü’nde aynı saatler arasında görebileceğine hükmetti. Mahkeme ayrıca, yatılı kalma hakkı tanımadı. REHA MUHTAR’DAN AÇIKLAMA GELDİ Kararın ardından açıklama yapan Reha Muhtar, “Baba olarak tüm görevlerimi yerine getirdim. Çocukların özel okul aidatlarını eksiksiz ödedim. Giderlerini karşıladım” ifadelerini kullandı. “ADALET TECELLİ ETTİ” Deniz Uğur’un avukatı Feyza Altun, yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Müvekkilim ve ben, Reha Muhtar’ın türlü iftira, kumpas ve karalama kampanyalarına maruz kalarak yıllardır hukuk mücadelesi vermekteydik. Bugün bu mücadelenin haklı zaferi içerisindeyiz. Çocukların üstün yararı doğrultusunda velayet annelerine verilmiş, baba ile yatılı ilişkileri kısıtlandırılmıştır. Çocuklar da müvekkilim de karardan son derece memnun. Adalet tecelli etmiştir.”

KAFATASINA İMPLANT SAPLANAN HASTA HUKUK MÜCADELESİ VERİYOR Haber

KAFATASINA İMPLANT SAPLANAN HASTA HUKUK MÜCADELESİ VERİYOR

Diş tedavisi için diş hekimine başvuran ve müdahale sırasında kafatasına implant saplanan hasta hem sağlığından hem işinden oldu. Bursa'da diş tedavisi için gittiği özel klinikte yaptırdığı implant işlemi, fabrika işçisi Ramazan Yılmaz'ın (40) hayatını kabusa çevirdi. İddiaya göre, doktorun hatalı müdahalesi sonucu implant vidası çene kemiğini delip kafatasına saplandı. SADECE 10 MUAYENE CEZASI VERİLDİ Kafatasına implant sağlanan ve ölümle burun buruna gelen talihsiz adam, saatler süren ameliyatla hayata tutundu. Ancak aradan geçen 2 yıla rağmen ne adalet yerini buldu, ne de sorumlular cezalandırıldı. Hatalı bulunan diş hekimine ise sadece 10 muayene ücreti ceza verildi. Nilüfer ilçesinde özel bir diş kliniğinde muayene olan Yılmaz'a, dişlerinin sallandığı gerekçesiyle implant tedavisi önerildi. Ancak iddiaya göre, doktor A.D.'nin hatalı müdahalesi sonucu implant vidası çene kemiğini delip kafatasına saplandı. Baygınlık geçiren Yılmaz, kliniğin kendi aracıyla hastaneye kaldırıldı. Tomografi çekiminde vidanın beynine kadar ilerlediği ortaya çıktı. Acil ameliyata alınan talihsiz adam, saatler süren operasyonla ölümden döndü. HEM SAĞLIĞINI HEM İŞİNİ KAYBETTİ Olayın ardından büyük bir travma yaşayan Ramazan Yılmaz, hem sağlığını hem işini kaybetti. Doktordan ödediği ücretin iadesini isteyen Yılmaz, ret cevabı alınca hukuk mücadelesi başlattı. Ancak iki yıldır dosyasında tek bir duruşma günü bile verilmedi. Adli tıp raporunun dosyaya eklenmediğini söyleyen Yılmaz, "Beynime implant saplandı ama kimse sorumluluk almıyor. Başhekime kadar gittim, hâlâ bir muhatap bulamadım" diyerek yaşadığı çaresizliği anlattı. ''ADALETİN TECELLİ ETMESİNİ BEKLİYORUM'' Bursa Diş Hekimleri Odası, olayla ilgili doktor A.D.'ye yalnızca 10 muayene ücreti tutarında para cezası verdi. Bu kararı "insan hayatını hiçe saymak" olarak nitelendiren Yılmaz, "İnsan hayatı 5 bin lira mı?" sözleriyle tepki gösterdi. ''KİMSE HESAP VERMİYOR'' Birliğe de dava açtığını belirten Yılmaz, "Adaletin tecelli etmesini bekliyorum. Raporlar bir şekilde engelleniyor. İnsan hayatına mal olacak bir hataya imza atıldı, ama kimse hesap vermiyor." dedi. "Kamu vicdanı bu kararı bekliyor" ''SAĞLIK BAKANLIĞI DA SESSİZ'' Sağlık Bakanlığı ve adli makamların sessizliğinden dert yanan Yılmaz, "İki yıldır bekliyorum. Adaletin yerini bulmasını, sorumluların cezalandırılmasını istiyorum. Bu sadece benim değil, tüm toplumun meselesi. Böyle hatalar cezasız kalmamalı" diyerek çağrıda bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.