#Hukukçular

- Hukukçular haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukukçular haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANI KABOĞLU’NDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR Haber

İSTANBUL BAROSU BAŞKANI KABOĞLU’NDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, anayasal düzende yaşanan erozyona dikkat çekerek, “Anayasa Mahkemesi kararlarına meydan okuyan hâkimler karşısında Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu harekete geçirmek bir yana, Meclis’te gensoru önergesi bile verilemiyor çünkü kaldırıldı. Çünkü siyasal muhatap yok. Çünkü hükümet yok.” dedi. Tehlikedeki Avukatlar Günü kapsamında İstanbul Barosu tarafından Beyoğlu’ndaki merkez binasında düzenlenen “2026 Yılında Hedefteki Savunma” başlıklı toplantıda konuşan Kaboğlu, Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin ciddi biçimde aşındığını belirtti. Etkinliğe yurtdışından gelen hukukçular Antonio Fraticelli, Irma van den Berg ve Pierre-Ann Laugery de katıldı. "HUKUK VE SİYASET ARASINDA DİYALEKTİK İLİŞKİ ORTADAN KALKTI" Prof. Dr. Kaboğlu, konuşmasında 2017 Anayasa değişikliğine atıfta bulunarak, kuvvetler ayrılığı ilkesinin fiilen sona erdiğini ifade etti: "Hukuk ve siyaset arasında sağlıklı bir diyalog yok çünkü siyaset hukuka tabi değil. Devlet başkanlığı ile hükümet başkanlığı ayrımı ortadan kaldırıldı. Yürütme tek kişide toplandı. O kişi aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olunca yasama onun güdümüne, yargı da onun etkisine girdi." Bu durumun kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerini ve yerel yönetimleri de doğrudan etkilediğini dile getiren Kaboğlu, “Siyasal iradenin paralelinde hareket etmeyen tüm kurumlar hedefe kondu. İstanbul Barosu gibi hukukun sesi olan kurumların saldırıya uğraması bu bağlamda tesadüf değil.” ifadelerini kullandı. "ARTIK GENSORU YOK, ÇÜNKÜ HÜKÜMET YOK" İstanbul Barosu yönetim kurulu üyelerinden Avukat Fırat Epözdemir’in beraat ettiği dava sürecine değinen Kaboğlu, o davada görevli savcının tutumunun geçmişe kıyasla daha ölçülü olduğunu belirtirken, yargı bağımsızlığına dair şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı: "Anayasanın açık hükümleri uygulanmıyor. Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı çıkan hâkimler var. Bu durumda HSK’yı harekete geçirmek gerekir ama yapılamıyor. Çünkü Meclis’te artık gensoru önergesi bile verilemiyor. Çünkü kaldırıldı. Çünkü hükümet yok." "SAVUNMANIN İŞLEVİ KÖKLÜ BİÇİMDE DEĞİŞTİ" Kaboğlu, avukatlık mesleğinin artık yalnızca mahkemelerde değil, anayasal düzenin korunmasında da etkin rol oynaması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenleyen TCK 299. maddeye de değinen Kaboğlu, anayasal sistemde bu makamın tarafsız hakem olma işlevini yitirdiğini savundu: "Bir avukatın savunmasında ‘Cumhurbaşkanı hakarete uğramamıştır’ demesi yetmez. Çünkü artık o makam tarafsız değil. Hatta ortadan kalkmıştır diyebilmesi gerekir." "KİRLETİLMİŞ BİR ANAYASAL DÜZENLE KARŞI KARŞIYAYIZ" Prof. Dr. Kaboğlu, yaşanan anayasal dönüşümün sadece hukuk sistemini değil, toplumsal değerleri de zedelediğini belirtti. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün sadece kirletilmiş bir anayasal düzenle değil, aynı zamanda kirletilmiş bir ahlaki düzenle karşı karşıyayız. Yaygınlaştırılmış bir ahlaksızlık ve istismar edilmiş inançlar manzumesi ile karşı karşıyayız." Savunma örgütlerinin ve avukatların bu yeni duruma göre pozisyon alması gerektiğini vurgulayan Kaboğlu, artık hukukun koruyucularının sadece meslekî değil, anayasal sorumluluklar da taşıdığını ifade etti. ULUSLARARASI DAYANIŞMA VURGUSU Toplantıda söz alan yabancı konuklar da avukatların küresel düzeyde artan baskılarla karşılaştığını dile getirerek, savunma hakkının evrensel bir değer olduğunu belirtti. İstanbul Barosu’nun Tehlikedeki Avukatlar Günü’nü ısrarla gündemde tutmasının, uluslararası hukuk çevrelerinde de önemli yankı bulduğu kaydedildi.

MESAJ VE ÇAĞRIYI GÖRÜP CEVAPLAMAMAK BOŞANMA SEBEBİ OLABİLİR Haber

MESAJ VE ÇAĞRIYI GÖRÜP CEVAPLAMAMAK BOŞANMA SEBEBİ OLABİLİR

Günümüzde ilişkilerin büyük kısmı dijital mecralar üzerinden sürerken, bu platformlardaki davranış biçimleri de hukuki açıdan değerlendirme konusu haline geldi. Eşi tarafından mesajlarına sürekli cevap verilmeyen, engellenen veya sessize alınan bireyler, artık bu durumları boşanma gerekçesi olarak mahkemelere taşıyabiliyor. SİSTEMATİK DIŞLANMA PSİKOLOJİK ŞİDDET SAYILIYOR Aile mahkemelerinde son dönemde görülen bazı davalarda, klasik fiziksel şiddetin yanı sıra dijital baskı unsurları da delil olarak sunulmaya başlandı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Burak Evci, "Eşin ya da partnerin sürekli şekilde sessize alınması, engellenmesi veya mesajlara kasıtlı olarak cevap verilmemesi, karşı tarafta değersizlik ve dışlanmışlık hissi oluşturuyor. Bu durum süreklilik arz ederse psikolojik şiddet olarak değerlendirilmektedir" ifadelerini kullandı. YARGITAY İÇTİHATLARI İLETİŞİM KESİNTİSİNİ KUSUR OLARAK KABUL EDİYOR Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, eşler arasındaki iletişimin bilinçli olarak kesilmesinin "kusur" olarak nitelendirildiğini hatırlatan Evci, şu değerlendirmede bulundu: "Eşin diğer eşi yok sayması, küçük düşürmesi ya da iletişimi bilinçli biçimde kesmesi, mahkeme tarafından dikkate alınan unsurlardır. Dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen bu tür davranışlar da aynı şekilde değerlendirilmektedir." DELİLLER HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR Her iletişim kopukluğunun boşanma sebebi olmayabileceğini vurgulayan hukukçular, söz konusu davranışların tek seferlik değil, sistematik ve kasıtlı şekilde yapılmasının önemine dikkat çekiyor. Avukat Evci, delillendirmenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Ekran görüntüleri, mesaj kayıtları ve tanık beyanları gibi delillerle desteklenen dijital davranışlar, mahkeme nezdinde ciddi şekilde ele alınmaktadır. Dijital ortamda sergilenen her davranışın hukuki sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır." HUKUKÇULARDAN DİJİTAL FARKINDALIK ÇAĞRISI Uzmanlara göre, dijitalleşen dünyada iletişim yalnızca sosyal değil, aynı zamanda hukuki sorumluluk doğuran bir alan haline geldi. Hukukçular, bireyleri dijital ortamlarda sergiledikleri tutumlarda daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.