#İklim Değişikliği

- İklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

BURFAŞ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÖNE ÇIKTI Haber

BURFAŞ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÖNE ÇIKTI

BURFAŞ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Sıfır Atık’ projesi kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda Sıfır Atık Belgesi ile ödüllendirildi. Daha yaşanabilir bir kent ve sağlıklı bir gelecek için birçok projeyi hayata geçiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde anlamlı bir başarı elde etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki BURFAŞ’a bağlı Merinospark Sosyal Tesisleri, sürdürülebilirlik ve çevre duyarlılığı alanında yapılan çalışmalar neticesinde ‘Sıfır Atık Belgesi’ aldı. Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen belgeyle, tesiste kurulan Sıfır Atık Yönetim Sistemi’nin başarıyla uygulandığı tescillendi. Merinospark Sosyal Tesisinde atıkların kaynağında ayrıştırılması, gıda israfının azaltılması, atık yağ ve geri dönüşüm süreçlerinin etkin yönetimi, doğal kaynakların korunmasına yönelik uygulamalar sistematik bir şekilde hayata geçirildi. Sürdürülebilir mutfak anlayışı doğrultusunda; çevreye duyarlı, kaynakları verimli kullanan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı hedefleyen çalışmalarına devam eden BURFAŞ, Uluslararası Sıfır Atık Günü vesilesiyle tüm paydaşlarını ve vatandaşları bu bilinçli dönüşümün bir parçası olmaya davet etti.

NİLÜFER BELEDİYESİ 'SIFIR ATIK'TA KARARLI Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ 'SIFIR ATIK'TA KARARLI

Bursa Nilüfer Belediyesi, 12 Temmuz 2019 tarihli Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında kurduğu sistemle Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni almaya ve yenilemeye hak kazandı. Söz konusu belge, 13 Mart 2031 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak. İlçe sınırları dahilindeki mahallelerden haftada bir gün ambalaj atığı toplayan belediye ekipleri, dini bayramlar ve resmi tatiller de dahil olmak üzere çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Mahalle toplama günlerinde sabah saat 08.00’e kadar dışarı çıkarılan geri kazanım poşetleri araçlar tarafından toplanırken, hanelere alınan dolu poşet sayısı kadar boş poşet bırakılıyor. Sisteme dahil olmak isteyen vatandaşlar, 444 16 03 numaralı hattı arayarak kayıt oluşturabiliyor ve geri dönüşüm kutusu ile poşet taleplerini iletebiliyor. Sadece 2025 yılı içinde ilçe sakinlerine toplam 7 bin 63 adet geri dönüşüm kutusu teslim edildi. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına muhtarlık binalarına da düzenli olarak poşet bırakılıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, çevre duyarlılığının Nilüfer’de bir kurum kültürü olduğuna dikkat çekti. Nilüfer’de yıllardır başarıyla sürdürülen çevre dostu politikaların Sıfır Atık Belgesi ile taçlanması ve yenilenmesinin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Hemşehrilerimizin atık ayrıştırma konusundaki hassasiyeti ve desteği olmadan bu başarıyı elde etmemiz mümkün değildi. Gelecek nesillere daha yaşanabilir ve temiz bir Nilüfer bırakmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Belediyenin atık yönetimi çalışmaları sadece ambalaj atıklarıyla da sınırlı kalmıyor. Ocak 2021’den bu yana faaliyette olan 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi, 14 farklı türde atığı kabul ederek lisanslı firmalar aracılığıyla geri kazanıma ve bertarafa gönderiliyor. Vatandaşlar elektronik atıklarını bu merkeze kendi imkanlarıyla getirebildikleri gibi, 444 16 03 numaralı hattı arayıp kayıt bırakmaları halinde atıkların 3 iş günü içinde evlerinden alınmasını da sağlayabiliyorlar. Ayrıca, Bursa Eczacılar Odası tarafından belirlenen 59 eczaneden ayda bir kez atık ilaç toplanarak güvenli bir şekilde bertaraf tesislerine iletiliyor. Daha yeşil, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya hedefiyle geri kazanım çalışmalarını yürüten Nilüfer Belediyesi, eğitim kurumlarında da çevre bilincini artırmayı hedefliyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen Atık Pil Toplama Yarışması sonucunda her yıl dereceye giren okullar ödüllendiriliyor. Doğaya zarar vermemesi adına evsel atıklardan ayrı toplanması gereken piller, şeffaf pet şişelerde biriktirilerek güvenle geri kazanım sistemine dahil ediliyor.

MUĞLA BÜYÜKŞEHİR, KIYILARINA SAHİP ÇIKIYOR Haber

MUĞLA BÜYÜKŞEHİR, KIYILARINA SAHİP ÇIKIYOR

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2020’de onaylanan Aydın–Muğla İlleri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’nın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada Danıştay planın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2020’de onaylanan Aydın–Muğla İlleri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’nın iptali için Muğla Büyükşehir Belediyesi 14 Nisan 2021 tarihinde dava açtı. Danıştay Altıncı Dairesi planın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Bütünleşik Kıyı Alanları Planına İtirazın Nedenleri Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2020’de onaylanan Aydın–Muğla İlleri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’na; -Kıyı alanlarında hâlihazırda mevcut olan tesislerin kapasiteleriyle ilgili bilimsel çalışma yapılmaksızın ilave tesisler önerilmesi -Mevcut/planlı tesislerle ilgili bilgilerde maddi hatalar yapılması -Artırılan yat kapasitesiyle ilgili yapılan analize plan açıklama raporunda yer verilmemiş olması -Plan hükümlerinde Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmeliklere uymayan tanımlara yer verilmiş olması -Yat limanı inşası için izin verilen dolgu alanı büyüklüklerinin nasıl belirlendiği ile ilgili bilgi verilmemesi -Planın hazırlık aşamasında ilgili idarelerle istişare edilmemesi nedenleri ile dava açtı. Danıştay 6. Dairesi Mevzuat gereği dava konusu plana yönelik Stratejik Çevresel Değerlendirme Raporu hazırlanması zorunluluğu bulunmasına rağmen rapor hazırlanmadığı ve ayrıca bilirkişi raporundaki eleştirilerinde açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, planın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Başkan Aras; “Mavi Yolculuğun Başladığı Koylarımız Yeşilin ve Mavinin Buluşma Noktası Olmaya Devam Edecek.” Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras dünyanın en güzel ve eşsiz kıyılarına sahip olan Muğla’yı korumak için hukuki alanda da mücadele ettiklerini söyledi ve Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararının önemli olduğunu belirtti. Başkan Aras; “Bütünleşik plan adı altında Muğla’mızın ve Aydın’ın kıyılarını ranta açacak uygulamaya hukuki olarak itiraz ettik ve nedenlerini de madde madde sıraladık. Hukuki süreç sonrası Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi. Muğla’mızın eşsiz güzellikteki koylarını korumak, geleceğe yemyeşil olarak miras bırakmak ve bu alanların rant alanı olarak görülmesinin önüne geçmek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Mavi yolculuğun başladığı bu koylarımız yeşilin ve mavinin buluşma noktası olmaya devam edecek.”

KARŞIYAKA’DA 13 YILLIK İMAR DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLÜYOR Haber

KARŞIYAKA’DA 13 YILLIK İMAR DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLÜYOR

Aralık 2024’te yaklaşık 700 hak sahibine tapularının dağıtılmasının ardından, bu kez 2013’ten bu yana çözüm bekleyen riskli alan için hazırlanan imar planı değişiklikleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylandı ve askıya çıkarıldı. Yaklaşık 150 hak sahibini doğrudan ilgilendiren ve 2,59 hektarlık alanı kapsayan planların askıya çıkarılmasıyla birlikte, bölgedeki kentsel dönüşümün önündeki en kritik engellerden biri aşılmış oldu. Planların kesinleşmesi halinde, uzun yıllardır belirsizlik içinde yaşayan vatandaşların daha güvenli ve sağlıklı konutlara kavuşmasının önü açılacak. 2013’TEN BU YANA BEKLEYEN RİSKLİ ALAN İÇİN KRİTİK ADIM Cumhuriyet Mahallesi’nde “taş ocağı” olarak bilinen bölge, 2013 yılından bu yana imar ve dönüşüm süreci tamamlanamadığı için hem vatandaşlar hem de yerel yönetim açısından önemli bir sorun alanı olarak gündemde yer alıyordu. Bölgenin yapısal riskler taşıdığı, güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığı ve sağlıklı yapılaşmanın önüne geçen imar belirsizliğinin mahallede tedirginlik yarattığı biliniyordu. Karşıyaka Belediyesi ekipleri tarafından yürütülen yoğun teknik çalışmalar sonucunda, alanın dönüşümüne ilişkin yeni imar planı hazırlandı. Planlama sürecinde, hem dönüşümün uygulanabilir olması hem de hak sahiplerinin mağdur edilmemesi hedefi öne çıktı. Belediye tarafından yapılan açıklamada; dönüşüm sürecinin tüm hak sahiplerinin ikamesini sağlayacak şekilde, yeterli konut stoğunun oluşturulmasına imkan verecek biçimde planlandığı belirtildi. BAKANLIK ONAYIYLA RESMİ SÜREÇ BAŞLADI Hazırlanan planlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak resmi sürece dahil edildi. Bu kapsamda; 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü’nde ilan edilerek askıya çıkarıldı. Planlar 24 Şubat Salı gününe kadar askıda kalacak. Askı sürecinde yapılacak olası itirazların değerlendirilmesinin ardından planların kesinleşme aşamasına geçmesi bekleniyor. Planların kesinleşmesiyle birlikte, bölgedeki kentsel dönüşüm uygulamalarının hayata geçirilmesi için süreç resmen hız kazanacak. DÖNÜŞÜMLE BİRLİKTE GÜVENLİ KONUT HEDEFİ Yetkililer, planların yürürlüğe girmesiyle birlikte bölgede; depreme dayanıklı, modern şehircilik ilkelerine uygun, sosyal donatı alanlarıyla desteklenmiş bir dönüşümün mümkün olacağını vurguladı. Bu gelişme, yalnızca yapıların yenilenmesi açısından değil; aynı zamanda bölge halkının can ve mal güvenliği açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Karşıyaka Belediyesi’nin, dönüşüm sürecinde hak sahiplerini mağdur etmeyecek bir model üzerinde çalıştığı ve dönüşümün uygulanabilirliğini artırmak adına çevredeki yapılaşma koşullarıyla uyumlu bir planlama yaklaşımı benimsediği ifade edildi. BAŞKAN ÜNSAL: “EN KRİTİK EŞİĞİ AŞTIK” Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 13 yıldır çözülemeyen imar sorununu çözüme kavuşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Ünsal, şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Mahallemizdeki eski taş ocağı bölgesinde 13 yıldır süregelen imar sorununu çözüme kavuşturmak ve vatandaşlarımızın güvenli konut talebine yanıt vermek adına göreve geldiğimiz ilk günden bu yana kararlılıkla çalıştık. 2.59 hektarlık bu riskli alanda, yaklaşık 150 hak sahibimizi yakından ilgilendiren planlama sürecinde, teknik ekiplerimizin titiz çalışmaları sonucunda en kritik aşamayı geride bıraktık.” Planların onaylanarak askıya çıkmasının, dönüşüm için tarihi bir adım olduğunu vurgulayan Ünsal, süreçte destek veren kurumlara da teşekkür ederek şöyle devam etti: “Hazırladığımız planların onaylanarak askıya çıkmasıyla birlikte; mahallemizde depreme dayanıklı, modern şehircilik ilkelerine uygun ve sosyal donatıları güçlü bir dönüşümün önünü açmış olduk. Bu süreçte, gösterdikleri iş birliği için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyorum.” Ünsal ayrıca, askı süreci tamamlandıktan sonra hiçbir vatandaşın mağdur edilmeden dönüşüm adımlarının atılacağını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.