#İnegöl

- İnegöl haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnegöl haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YÖNETMEN EZEL AKAY'IN KENEVİR TARLASINA ÇEVİRDİĞİ EVİNDEN ŞOK GÖRÜNTÜLER Haber

YÖNETMEN EZEL AKAY'IN KENEVİR TARLASINA ÇEVİRDİĞİ EVİNDEN ŞOK GÖRÜNTÜLER

Bursa’da jandarma ekiplerinin düzenlediği uyuşturucu operasyonunda ünlü yönetmen Ezel Akay ve müzisyen kardeşi Eren Kazım Akay gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin İnegöl’deki eve yaptığı baskında; banyodan çalışma odasına kadar özel morötesi (ultraviyole) ışık ve iklimlendirme sistemleriyle kenevir yetiştirildiği ortaya çıktı. Narkotik köpeği "Takip", Akay’ın çalışma masasının çekmecelerine gizlenmiş poşet poşet esrarı tek tek buldu. BANYO DAHİL HER YERE ÖZEL İKLİMLENDİRME SİSTEMİ KURMUŞLAR Bursa İl Jandarma Komutanlığı Narkotik ekipleri, teknik ve fiziki takibin ardından Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde harekete geçti. Yönetmen Ezel Akay ve kardeşi Eren Kazım Akay’ın İnegöl ilçesi Rüştiye Mahallesi’nde bulunan evine baskın düzenlendi. Ortaya çıkan baskın görüntülerinde; lüks evin banyosu da dahil olmak üzere odalara profesyonel iklimlendirme ve ultraviyole ışık sistemleri kurularak kenevir serasına çevrildiği görüldü. NARKOTİK KÖPEĞİ "TAKİP" ÇALIŞMA MASASINDA BULDU Jandarmanın hassas burunlu narkotik köpeği "Takip", aramalarda kilit rol oynadı. Köpek, ünlü yönetmenin çalışma masasının çekmecelerine ve giysi dolaplarına gizlenmiş poşetler dolusu uyuşturucuyu tespit etti. Operasyonda toplam 1 kilo 131 gram kubar esrar, 21 kök kenevir bitkisi ile aktif iklimlendirme sistemleri ve muhtelif gereçler ele geçirildi. HASTANEYE SEVK EDİLDİLER: "NİYE FOTOĞRAF ÇEKİYORLAR?" Gözaltına alınan Akay kardeşler, uyuşturucu kullanıp kullanmadıklarının tespiti amacıyla kan ve saç numunesi alınmak üzere İnegöl Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastane girişinde basın mensuplarını karşısında gören Ezel Akay, "Niye fotoğraf çekiyorlar?" diyerek tepki gösterdi. İfadeleri alınmak üzere jandarma karakoluna götürülen şüpheliler hakkındaki adli süreç devam ediyor. ÖNCEDEN KAYDI OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI Yapılan GBT incelemesinde ünlü yönetmen Ezel Akay'ın daha önce "sermaye şirketlerinin iflasını istememek" ve "karşılıksız çek keşide etmek" gibi suçlardan kaydının olduğu belirlenirken, kardeşi Eren Kazım Akay'ın ise suç kaydının bulunmadığı öğrenildi.

TUGAY: ORTAK ANLAYIŞ ŞART, BAŞKA ÇARESİ YOK Haber

TUGAY: ORTAK ANLAYIŞ ŞART, BAŞKA ÇARESİ YOK

Bursa'nın İnegöl ilçesinde düzenlenen "COP İnegöl-İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı"nda iklim krizi, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir şehircilik ele alındı. Konferansta konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğunu vurgularken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise iklim kriziyle mücadelede tüm kurumların ortak anlayışla hareket etmesi gerektiğini söyledi. İnegöl Belediyesi'nin ev sahipliğinde, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, ICLEI ve Town Hall COP iş birliğiyle "COP İnegöl - İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu sürecek olan konferansta "İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu", "Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim", "İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik" ile "COP31'e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri" başlıklı oturumlar düzenlendi. Konferansın açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik, sosyal ve kalkınmayla doğrudan ilişkili bir konu olduğunu belirtti. İklim krizinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğuna dikkat çeken Taban, "Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller ve azalan su kaynakları bu gerçeği bize her gün hatırlatıyor. Bu mücadele hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, sanayi, özel sektör ve sivil toplum aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundadır. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar" dedi. İnegöl'ün güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Taban, "Sürdürülebilir olmayan üretimin sürdürülebilir bir geleceği olamaz. Bugün şehirlerin başarısı sadece ekonomik büyüklükleriyle değil, karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi ve yaşam kalitesiyle de ölçülüyor. İnegöl 2050 vizyonumuz kapsamında enerji verimliliğinden yenilenebilir enerjiye, atık yönetiminden döngüsel ekonomiye, temiz hava politikalarından su verimliliğine kadar kapsamlı bir dönüşüm iradesini ortaya koyuyoruz" diye konuştu. Program sonunda gerçekleştirilecek İnegöl Yerel İklim Çalıştayı'nın en kritik aşamalardan biri olduğunu belirten Taban, çalıştaydan çıkacak önerilerin uygulanabilir bir yol haritasına dönüşmesini istediklerini vurguladı. İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise şehirlerin geleceğinin ortak akılla şekilleneceğini belirterek, "Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirler inşa etmenin temel şartıdır. Bugün gerçekleştirilecek oturumlarda ortaya konulacak fikirler ve paylaşılacak iyi uygulamalar sadece İnegöl'ümüz için değil, ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına da önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da iklim krizinin tüm kurumların ortak anlayışla ele alması gereken küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Tugay, "Ülkemizin tüm ilgili çevrelerinin, başta kamu kurumları olmak üzere iklim kriziyle bağlantılı tüm kurumların ortak bir anlayış geliştirmesi gerekiyor. İklim krizi 1970'li yıllardan bu yana konuşuluyor. Artan sıcaklıklar, kuraklık, orman yangınları, tarım ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkiler artık çok daha belirgin hale geldi. Sanayinin aşırı enerji, tarımın ise aşırı su tüketimini kontrol altına alması şart. Şehirlerde toplu taşımanın geliştirilmesi, sürdürülebilir enerji planlarının hazırlanması ve hükümet tarafından desteklenmesi gerekiyor. Başka çaresi yok" dedi. Konferansta gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda uzman akademisyenler, kamu yöneticileri ve sektör temsilcileri iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, düşük karbonlu üretim, doğa temelli çözümler ve yerel iklim politikaları konusunda sunumlar gerçekleştirilecek.

BURSA'DA 3 MİLYON YILLIK MAĞARA VANDALLIK KURBANI Haber

BURSA'DA 3 MİLYON YILLIK MAĞARA VANDALLIK KURBANI

Bursa'nın İnegöl ilçesinde her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği 3 milyon yıllık Oylat Mağarası’nın duvarlarına sprey boyalarla yazılar yazılması tepki çekti. İnegöl ilçesinde, 3 milyon yıllık olduğu belirtilen Oylat Mağarası’nın duvarlarına kimliği belirsiz kişilerce sprey boyalarla yazılar yazıldı. Özellikle yabancı turistlerin ziyaret ettiği 750 metre uzunluğu, 93 metre yüksekliğe sahip mağaranın duvarlarının yazı tahtasına çevrilmesi, tepkiye yol açtı. Bölge sakinleri ve ziyaretçiler, yazı yazan kişilerin bulunup, cezalandırılmasını istedi. Türkiye'nin en büyük ikinci mağarası olarak dikkat çeken Oylat Mağarası’nın astım ve bronşit gibi önemli solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtiliyor. Mağaranın içerisindeki sıcaklık, yaz- kış 15 ila 18 derece olarak ölçülürken, nem oranının ise yüzde 90 olduğu kaydedildi. İşletme sahibi Nurcan Yılmaz, "Bu hakikaten çok üzücü bir şey. Bizim mağaranın bütün sosyal alanına tabii ki ziyaretçilerimizin de güvenliğini sağlayabilmek için güvenlik kameralarımız var. Sağlık durumunda ya da bir kaza durumunda müdahale edebilmek ancak bu kamera sistemleri sık sık şuna şahit oluyor; Mağaradaki o milyonlarca yıl oluşmuş nadide eserlere zarar veren, yazı yazan, kırmaya dökmeye çalışan maalesef hatırı sayılır sayıda ziyaretçimiz oluyor. Burada bu alan tabiat ve doğal varlık kabul edildiği için bu alan özel bir korumada olduğu için aslında çok ciddi bir suç. Ben isterdim ki suçu var, bunun karşılığında şu ceza var diye korkutmayalım, böyle bir gereklilik olmasın, insanlar milyonlarca yılda oluşmuş Allahü Teâlâ'nın çok özel bir alanında olduklarını değerini bilsinler ve bunu takdir etsinler. Maalesef çok kasıtla yapılan yazılar, kırmalar, dökmeler. Ayrıca çöp atmalar, artık onlar sevimli bile kaldı. Bütün alanda çok mustarip olduğumuz bir sıkıntı. Vatandaşlık bilincinin gelişmesi tabii ki çok önemli, burada bunu anlıyoruz. Çünkü bu dediğim gibi bir eşinin, emsalinin olmadığı, bunun telafisinin edilemeyeceği bir alan. Biz bu duvar yazılarını temizlemek için mesela tekrar duvara zarar veremeyeceğimiz için bunları kazıyamıyoruz. Duvardan o yazıyı silmemiz için kazımamız gerekiyor ama bu da yasak. Bu da bir zarar demek, kazıyamıyoruz. Mağaranın içindeki kendi orijinal çamuruyla sıvayarak onları o şekilde tolere etmeye çalışıyoruz. Ama bu çok üzücü bir şey, vatandaşlarımızdan da bu hassasiyeti tekrar tekrar göstermeleri için ricacı olalım. Çünkü emsali yok, yeri doldurulamaz. İkinci bir Oylat Mağarası yok ve bu nadide esere hayran olup bakmak lazım, zarar vermek değil" dedi.

CAMİDE HIRSIZLIK SANİYE SANİYE KAMERADA Haber

CAMİDE HIRSIZLIK SANİYE SANİYE KAMERADA

Bursa'nın İnegöl ilçesinde ibadete açık olan bir camide yaşanan hırsızlık olayı güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Şüpheli, sokaktan aldığı kaldırım taşıyla yardım kutusunun kilitlerini kırarak yaklaşık 100 bin lirayı çalıp kayıplara karıştı. Olay, saat 07.00 sıralarında İnegöl ilçesi Fatih Mahallesi'nde bulunan Yokuşlar Camii'nde meydana geldi. Camiye giren şüpheli, ayakkabılarını ayakkabılığa bıraktıktan sonra rahat tavırlarla içeride dolaşmaya başladı. Bir süre camiyi inceleyen şahıs, yardım kutusunun başına geldi. Kutunun üzerindeki iki kilidi açamayan şüpheli, camiden çıkarak sokakta kaldırım taşı aradı. Bulduğu taşı alarak yeniden camiye giren zanlı, yaklaşık 15 dakika boyunca yardım kutusunun kilitlerine vurdu. Kilitleri kırmayı başaran şüpheli, kutuda bulunan yaklaşık iki aylık bağışlardan oluşan 100 bin lirayı, camide bulduğu bir poşete doldurarak olay yerinden uzaklaştı. Sabah namazının ardından camiye gelen imam ve dernek yöneticileri yardım kutusunun kırıldığını görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri güvenlik kameralarını incelemeye alırken, olay yeri inceleme ekipleri de delil çalışması yaptı. Şüphelinin kimliğinin belirlenerek yakalanması için polis ekiplerinin çalışmaları sürüyor. Ekipler şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatırken, Yokuşlar Cami Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Yıldırım, hırsıza tepki gösterdi, "Burada Kur'an kursu yaptırıyoruz. Kur'an kursunun geçen seneki paralarından, bizim borçlarımız vardı. Borçlarımızı ödemek için hatır çeki kestirdik. Hatır çekini ödemek için de caminin içindeki Kur'an kursuna ait, kendi camimize ait olan kutuyu iki aydır açmadık. Bu bizim kestirdiğimiz çek 74 bin lira, 74 bin lirayı ödemek için kutuyu açmadık ama bu sabah 7-7.30 arasında olan hırsızlık olayında hepsi gitmiştir. Allah kahretsin, hiç sorun yok ama yani çeki aldığımız insanla aramız açıldı. Aramız açılınca da adama diyemeyiz ki bize yardım et bir daha. Onun için çok zor duruma düştük" dedi. Çalınan kutu içindeki miktarın yaklaşık 100 bin lira olduğunu söyleyen Yıldırım, hırsıza şu ifadelerle tepki gösterdi: "Bozuk paraları almamış. Giderken hiç olmazsa bozuk paraları da alsaydın. Hepsini götürseydin"

İNEGÖL ULUSLAR ARASI KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ BAŞLADI Haber

İNEGÖL ULUSLAR ARASI KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ BAŞLADI

İnegöl’ün kültürel birikimini gelecek kuşaklara aktarmak, farklı coğrafyalardan gelen kültürleri aynı çatı altında buluşturmak ve dostluk ile kardeşlik bağlarını güçlendirmek amacıyla düzenlenen festivalin ilk günü; kortej yürüyüşü, kültür çadırlarının açılışı ve gala gecesiyle renkli görüntülere sahne oldu. Açılış programları İnegöllülerin de yoğun ilgisiyle karşılandı. Festivalin açılış programı, İnegöl AVM önünden başlayan geleneksel kortej yürüyüşüyle başladı. Bosna Hersek, Bulgaristan, Rusya, Gürcistan, Kazakistan, Kosova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Malezya ve Mısır’dan gelen halk dansları ekipleri ile yerel ekipler, rengârenk yöresel kıyafetleri ve gösterileriyle kortej güzergâhı boyunca vatandaşların ilgi odağı oldu. Belediye Başkanı Alper Taban, AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ile protokol üyeleri, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları, hemşehri dernekleri, kardeş şehirlerden gelen delegasyonlar ve çok sayıda vatandaşın katıldığı kortejde birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verildi. Farklı kültürlerin aynı yürüyüşte buluşması, festivalin uluslararası ruhunu bir kez daha İnegöl sokaklarına taşıdı. Kortej yürüyüşünün ardından program Kültür Park’ta devam etti. Festival kapsamında hazırlanan 22 hemşehri derneğine ait kültür çadırlarının açılışı gerçekleştirilirken, İnegöl’ün zengin ve çok kültürlü yapısını yansıtan değerler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festivalin ilk günü, Kültür Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen görkemli gala gecesiyle tamamlandı. 9 farklı ülkeden İnegöl’e gelen halk dansları toplulukları ile yerel ekipler, kendi kültürlerine özgü müzikleri, kostümleri ve danslarıyla izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı. Birbirinden farklı koreografilerin sahnelendiği gala gecesinde dünya kültürleri aynı sahnede buluşurken, ortaya çıkan renkli görüntüler festivalin uluslararası kimliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Festivalin açılış programında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Uluslararası Kültür Sanat Festivali’nin 1988 yılından bu yana İnegöl’ün önemli değerlerinden biri haline geldiğini söyledi. Başkan Alper Taban konuşmasında, "Burada gerçekten çok güzel bir tablo var. Farklı ülkelerden, farklı şehirlerden ve farklı kültürlerden insanlarla aynı çatı altında buluştuk. Aynı heyecanı, aynı coşkuyu ve aynı güzellikleri birlikte paylaşıyoruz. Bizim festivalimiz 1988 yılından bu yana devam eden çok kıymetli bir gelenek. 39 yıldır yaşattığımız bu organizasyon artık İnegöl’ümüzün en önemli değerlerinden biri haline geldi. Festivalimiz kapsamında 9 farklı ülkeden 245 misafirimizi İnegöl’ümüzde ağırlıyoruz. Bosna Hersek’ten Bulgaristan’a, Rusya’dan Gürcistan’a, Kazakistan’dan Kosova’ya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Malezya ve Mısır’a kadar farklı coğrafyalardan gelen misafirlerimize bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Misafir ekiplerimiz burada yalnızca kendi ülkelerinin danslarını ve kültürlerini sergilemiyor, aynı zamanda ülkeleriyle İnegöl arasında yeni dostluk köprüleri kuruyor. Dillerimiz, geleneklerimiz ve yaşadığımız coğrafyalar farklı olabilir ancak müzik başladığında ve sahneye çıkıldığında hepimiz aynı duyguda buluşuyoruz" dedi. Festival programındaki önemli buluşmalardan biri olan İmera konserine de değinen Başkan Alper Taban, tüm İnegöllüleri 17 Temmuz Cuma akşamı gerçekleştirilecek ücretsiz konsere davet ederek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.