#İstinaf

- İstinaf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstinaf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KİRACILARI İLGİLENDİREN EMSAL KARAR: 6 AYLIK KİRA ÖDEYECEKLER Haber

KİRACILARI İLGİLENDİREN EMSAL KARAR: 6 AYLIK KİRA ÖDEYECEKLER

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesini süresinden önce ve gerekli bildirimi yapmadan sona erdiren kiracılarla ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı. Kararda, sözleşmede 6 ay önceden bildirim şartı bulunmasına rağmen taşınmazı habersiz boşaltan kiracının, 6 aylık kira bedelini makul süre tazminatı olarak ödemesi gerektiği belirtildi. KİRA SÖZLEŞMESİNDE 6 AYLIK BİLDİRİM ŞARTI VARDI Olay, bir iş yeri için yapılan kira sözleşmesiyle başladı. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede, kiracının en az 6 ay önceden bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi feshedebileceği hükmü yer aldı. İddiaya göre kiracı, bir süre sonra mülk sahibine herhangi bir bildirimde bulunmadan iş yerini boşalttı. Erken tahliye nedeniyle zarara uğradığını ileri süren mülk sahibi, konuyu yargıya taşıdı. İş yeri sahibi, kiracının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve gerekli ihtarı göndermeden taşınmazı tahliye ettiğini belirterek dava açtı. Davacı, başlangıçta 5 bin dolar talep ederken yargılama sırasında talebini 805 bin dolara yükseltti. Kiracı ise tahliyenin tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istedi. İLK MAHKEME 1 AYLIK KİRA BEDELİNE HÜKMETTİ Sulh Hukuk Mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmede kiracının 6 ay önceden bildirim yaparak sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiğini tespit etti. Sözleşmede ayrıca, 6 aydan daha kısa süre önce bildirim yapılması halinde kiracının tahliyeden sonraki bir aylık kira bedelini de ödemekle yükümlü olduğu belirtildi. 02 Temmuz 2011 tarihinde başlayan ve 5 yıllık süre için yapılan kira sözleşmesine konu lojistik deponun, sözleşme süresi dolmadan Ocak 2016'da boşaltıldığı belirlendi. Mahkeme, taşınmazın yeniden kiraya verilebilmesi için en az bir aylık süre gerektiğini değerlendirerek, son aylık kira bedeli olan 140 bin 630 dolar üzerinden kiracının aynı tutarda makul süre tazminatı ödemesine karar verdi. DOSYA YARGITAY’A TAŞINDI Tarafların karara itiraz etmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, sözleşmenin 10. maddesinde makul sürenin bir ay olarak belirlendiğini değerlendirerek ilk derece mahkemesinin kararını yerinde buldu. İstinaf başvurularının reddedilmesinin ardından taraflar bu kez Yargıtay'a başvurdu. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracının sözleşmede belirtilen fesih bildirim sürelerine uygun hareket etmeden taşınmazı tahliye ettiğini belirledi. Sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmesini haklı kılacak bir nedenin de kanıtlanamadığı ifade edildi. YARGITAY: 6 AYLIK KİRA BEDELİ ÖDENMELİ Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesinde fesih bildirimi için 6 aylık süre kararlaştırılmış olmasına dikkat çekti. Kararda, kiraya verenin zararının, taşınmazın tahliye edildiği tarihten aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar geçen süredeki kira kaybından oluştuğu belirtildi. Daire, sözleşmede tarafların fesih bildirim süresini 6 ay olarak belirlediğini vurgulayarak, bu sürenin makul süre olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmetti. Bu doğrultuda kiracının 6 aylık kira bedelini makul süre tazminatı olarak ödemesi gerektiği belirtilerek, ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına oy birliğiyle karar verildi. Karar, özellikle kira sözleşmelerinde erken tahliye ve fesih bildirimi hükümlerinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.

ALTINLARLA BAŞLADI, REŞİT OLMAYANLA İLİŞKİ İLE DEVAM ETTİ: ÇAĞLA ÖZ GÖZALTINDA! Haber

ALTINLARLA BAŞLADI, REŞİT OLMAYANLA İLİŞKİ İLE DEVAM ETTİ: ÇAĞLA ÖZ GÖZALTINDA!

Sosyal medyada "Vanlı Kara Haydar" olarak tanınan ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan Mehmet Fatih Tançalan'ın eşi, sosyal medya fenomeni Çağla Öz de Van Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Tançalan ile Öz'ün yaklaşık 10 yıl önce ise bir ceza davasında sanık ve mağdur sıfatıyla karşı karşıya geldikleri, Tançalan hakkında verilen 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezasının 2020'de kesinleştiği belirtildi. Van Cumhuriyet Başsavcılığınca, sosyal medyada "Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan hakkında sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarla bağlantılı olarak "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama" ile "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında Tançalan'ın eşi, sosyal medya fenomeni Çağla Öz de gözaltına alındı. Öz'ün soruşturmadaki hukuki durumuna ilişkin işlemlerin sürdüğü belirtildi. DÜĞÜNDEKİ TAKILAR İÇİN MASAK'TAN İNCELEME İSTENDİ Soruşturma kapsamında çiftin Van'da düzenlenen düğününde takılan ziynet eşyaları da incelemeye alındı. Düğünde takılan ziynet eşyalarına ilişkin Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK) inceleme talep edildiği bildirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mehmet Fatih Tançalan ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi. Tançalan, hakimlikçe tutuklandı. SAVCILIĞIN SEVK YAZISINDA MALİ PROFİLİNE İLİŞKİN İDDİALAR Savcılığın sevk yazısında, Tançalan'ın mali profili ile sosyal medyaya yansıyan ekonomik yaşam standardının birbiriyle uyumlu olmadığı yönünde değerlendirmeye yer verildi. Yürütülen çalışmalarda Dubai üzerinden "mail order" yöntemiyle kaynağı belirsiz olduğu değerlendirilen gelirlerin Türkiye'ye getirildiği yönünde bilgiler elde edildiği ileri sürüldü. Tançalan'ın görünen ekonomik durumu ile nişan ve düğün organizasyonlarındaki harcamalar arasında uyumsuzluk bulunduğu, bunun da kaynağı belirlenemeyen gelir bulunduğu yönündeki şüpheyi desteklediği savcılığın sevk yazısında öne sürüldü. Ayrıca Tançalan'ın sık sık yurt dışına çıktığı belirtilerek kaçma şüphesinin bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. Söz konusu tespit ve değerlendirmeler devam eden soruşturma kapsamındaki iddialar niteliğinde bulunuyor. TANÇALAN: "ALTINLARI DÜĞÜNDEN SONRA İADE ETTİK" Tançalan ise ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Yakın zamanda gerçekleştirilen düğünün masraflarının sponsorlar tarafından karşılandığını öne süren Tançalan, eşi Çağla Öz'ün bazı şirketlerin reklam yüzü olması nedeniyle bu şirketlerin düğüne sponsor olduğunu savundu. Düğünde kullanılan ziynet eşyalarına ilişkin de açıklama yapan Tançalan, bunları Muradiye ilçesinde tanıdığı bir kuyumcudan kiraladığını iddia ederek, ❝Altınları düğünden sonra iade ettik.❞ dedi. Tançalan, hakkındaki suçlamaları reddederek serbest bırakılmasını talep etti ancak hakimlikçe tutuklandı. ÇİFTİN 10 YIL ÖNCEKİ DAVA DOSYASI GÜNDEME GELDİ Tançalan'ın tutuklanması ve Öz'ün gözaltına alınmasının ardından çiftin yaklaşık 10 yıl önce taraf oldukları bir ceza davasına ilişkin bilgiler de yeniden gündeme geldi. Paylaşılan mahkeme kayıtlarına göre, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada Çağla Öz "katılan mağdur", Mehmet Fatih Tançalan ise "sanık" olarak yer aldı. Dosyaya konu olayların 2015 yılında meydana geldiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmanın ardından Tançalan hakkında 2016'da dava açıldığı belirtildi. Yargılama dosyasında tarafların tanışmalarına ve sonrasında yaşanan sürece ilişkin ifadeler, mesaj kayıtları, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarının bulunduğu aktarıldı. "REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ" SUÇUNDAN MAHKUMİYET İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonucunda Tançalan'ın eylemini "reşit olmayanla cinsel ilişki" suçu kapsamında değerlendirdi. Mahkeme, 14 Şubat 2018'de açıkladığı kararda Tançalan'a önce 3 yıl hapis cezası verdi. Eylemin farklı zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirildiği gerekçesiyle ceza 3 yıl 9 aya yükseltildi. Ardından uygulanan takdiri indirim sonucunda Tançalan'ın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. CEZA 2020'DE KESİNLEŞTİ Kararın ardından dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine taşındı. Aktarılan mahkeme kayıtlarına göre, istinaf incelemesinin ardından Tançalan hakkındaki 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası 8 Aralık 2020'de kesinleşti. Kesinleşme şerhinde karar türünün "mahkumiyet", suçun ise "reşit olmayanla cinsel ilişki" olarak kaydedildiği belirtildi. YILLAR SONRA EVLENDİLER 2015'te meydana gelen olaylar nedeniyle aynı ceza dosyasında mağdur ve sanık sıfatıyla yer alan Çağla Öz ile Mehmet Fatih Tançalan, yıllar sonra yeniden bir araya gelerek 2026'da evlendi. Van'da gerçekleştirilen düğün, özellikle Öz'e takılan ziynet eşyalarının görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasıyla gündeme geldi. Düğünün ardından Tançalan hakkında başlatılan soruşturma kapsamında mali hareketleri ve malvarlığının kaynağı incelemeye alındı. Tançalan "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlaması kapsamında tutuklanırken, eşi Çağla Öz de devam eden soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Öz hakkındaki işlemler sürerken, soruşturmadaki suçlamalara ilişkin nihai hukuki değerlendirme yargı makamlarınca yapılacak.

MAHKEME ''HİLE YAPAN İŞİÇİYE TAZMİNAT YOK'' DEDİ Haber

MAHKEME ''HİLE YAPAN İŞİÇİYE TAZMİNAT YOK'' DEDİ

18 senedir çalıştığı fabrikadan tazminatsız kovulan personel şefi, İş Mahkemesi’ne başvurdu.. Davacı K.B., iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak tazminatsız feshedildiğini, 08.30-23.00 saatleri arasında her gün aralıksız çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etti. Mahkemede savunma yapan davalı işveren ise davacının iş sözleşmesinin çalışanlardan Y.K’nın yerine Y. K. işyerinden ayrıldığı ve çalışmadığı hâlde kartını sanki çalışmış gibi basmış olması, yöneticisi olduğu çalışanı çalışmış gibi göstererek işvereni kandırmış olması nedeniyle feshedildiğini dile getirdi. Davacının fabrika kuruluşunda insan doğasına aykırı şekilde fazla saatlerle çalıştırıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istedi. Davalı tarafça davacının iş sözleşmesinin diğer bir çalışanın kartını çalışmadığı hâlde çalışmış gibi basarak işvereni kandırması nedeniyle haklı nedenle feshedildiği tezini yersiz bulan İş Mahkemesi, tazminat talebini yerinde buldu. Kararda; ‘’Davacının eylemiyle işvereni nasıl bir zarara uğrattığı hususunun somut şekilde ortaya koyulamadığı, davacının 18 yıllık kıdemi ve daha önce benzer mahiyette bir eylemi olmadığı düşünüldüğünde sırf bu hâliyle eylemin tek başına güven sarsıcı mahiyette olduğundan bahsedilemez. Dolayısıyla feshin ancak geçerli olup olmadığının değerlendirilebileceği ancak haklı feshi gerektirir boyutta olmadığı bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ortadadır’’ denildi. Kararı davalı işveren istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, İş Mahkemesi’nin kararını onayladı. Davalı bu kez kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Oy birliği ile alınan kararda; davacının, işyerinde olmayan bir başka çalışanın kartını işyerindeymiş gibi okuttuğunun sabit olduğu hatırlatıldı. Yargıtay kararında; şu ifadelere yer verildi: ‘’Söz konusu davranışın, doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olup bu davranış nedeniyle işverenin herhangi bir zarara uğraması şart değildir. Kaldı ki, işyerinde olmadığı hâlde çalışmış gibi kartı okutulan işçiye çalışmadığı süre için ücret ödenmesi söz konusudur. Bu durumda davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.’’

NARİN GÜRAN CİNAYET DAVASINDA NEVZAT BAHTİYAR'A 17 YIL HAPİS Haber

NARİN GÜRAN CİNAYET DAVASINDA NEVZAT BAHTİYAR'A 17 YIL HAPİS

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, 19 gün süren arama çalışmalarının ardından 8 Eylül’de dere yatağında bulundu. Küçük çocuğun cesedinin çuval içerisinde, üzeri 30, 25 ve 20 kilogram ağırlığında üç taşla kapatılarak çalılıklar arasına gizlendiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bahtiyar’ın, güvenlik kamerası görüntülerine göre Narin’in cansız bedenini kırmızı bir araçla dere yatağına götürdüğü belirlenirken, diğer sanıklar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İLK KARAR VE İSTİNAF SÜRECİ 28 Aralık 2024’te görülen davanın ikinci duruşmasında mahkeme, Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Nevzat Bahtiyar ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Kararın ardından sanık avukatları ile müşteki taraf ve ilgili kurumlar tarafından istinaf başvurusu yapıldı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 26 Mayıs 2025’te verdiği kararla yerel mahkemenin hükmünü oy çokluğuyla onadı. Ancak mahkeme başkanı, delillerin eksik değerlendirildiği ve olayın oluş şeklinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı yönünde muhalefet şerhi koydu. YARGITAY: SUÇUN NİTELİĞİ YANLIŞ DEĞERLENDİRİLDİ Dosyanın taşındığı Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025 tarihli kararında diğer üç sanık hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını onarken, Nevzat Bahtiyar yönünden kararı bozdu. Daire, Bahtiyar’ın eyleminin "suç delillerini gizleme" değil, "kasten öldürmeye yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. YENİDEN YARGILAMA VE DURUŞMA SÜRECİ Bozma kararının ardından Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına 6 Nisan’da başlandı. İlk duruşmada müşteki taraf avukatları tarafından yapılan reddi hakim talebi, mahkeme tarafından "yargılamayı uzatmaya yönelik" bulunarak reddedildi. Avukatlar kararı bir üst mahkemeye taşıdı. Bugün görülen duruşmada ise sanık Nevzat Bahtiyar ile taraf avukatları, Narin Güran’ın babası Arif Güran ve aile yakınları hazır bulundu. Duruşma salonunda geniş güvenlik önlemleri alınırken, reddi hakim talebine ilişkin üst mahkemenin ret kararı da dosyaya girdi. CEZA 17 YILA YÜKSELDİ Mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma ilamı doğrultusunda Nevzat Bahtiyar’ın eyleminin "kasten öldürmeye yardım" suçunu oluşturduğuna hükmederek sanığı 17 yıl hapis cezasına çarptırdı. Böylece ilk yargılamada 4 yıl 6 ay olarak verilen ceza, yeniden yapılan yargılama sonucunda artırılmış oldu. Dava kapsamında diğer sanıklar hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ise daha önce kesinleşmişti.

CANDAN KARDEŞLERİN DAVASINDA BAHAR CANDAN'A HAPİS ŞOKU Haber

CANDAN KARDEŞLERİN DAVASINDA BAHAR CANDAN'A HAPİS ŞOKU

Bahar Candan ve Nihal Candan’ın da aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar açıklandı. Mahkeme, örgüt lideri Onur Apaydın’ı toplam 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. “SAZAN SARMALI” YÖNTEMİYLE DOLANDIRICILIK Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Onur Apaydın ve İlker Oflu liderliğinde hareket eden şebekenin, vatandaşlara piyasa değerinin altında araç satma vaadiyle dolandırıcılık yaptığı belirtildi. İddianamede, örgütün özellikle sosyal medya ve tanınırlığı yüksek isimler üzerinden güven sağlayarak mağdurları ağına düşürdüğü ifade edildi. ÖRGÜT LİDERİNE AĞIR CEZA Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Onur Apaydın hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezası verdi. Apaydın’ın örgüt içerisinde finans ve organizasyonu yönettiği, suç gelirlerinin aklanmasında aktif rol aldığı değerlendirildi. BAHAR CANDAN’A HAPİS CEZASI Tutuksuz yargılanan Bahar Candan, "suç örgütüne üye olma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Candan’ın duruşmaya katılmadığı öğrenildi. NİHAL CANDAN HAKKINDA DAVA DÜŞTÜ Mahkeme, 2025 yılında hayatını kaybeden Nihal Candan hakkında açılan davanın, ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verdi. ÖRGÜT YÖNETİCİSİNE KISMİ CEZA, BERAAT VE TAHLİYE Örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen İlker Oflu hakkında: "örgüte üye olma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası35 ayrı dolandırıcılık suçundan ise delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verildi. Mahkeme, Oflu’nun tahliyesine hükmetti. MÜŞTEKİLER ZARARLARININ KARŞILANMADIĞINI BELİRTTİ Duruşmada söz alan müştekiler, uğradıkları zararların giderilmediğini belirterek sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Sanıklar ise suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulundu. DİĞER SANIKLARA FARKLI KARARLAR Mahkeme heyeti, bazı sanıklar hakkında beraat kararı verirken, bazılarını ise değişen oranlarda hapis cezalarına çarptırdı. Dosyada yer alan diğer isimler hakkında verilen kararların da suçun niteliğine göre farklılık gösterdiği bildirildi. SOSYAL MEDYA ETKİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ İddianamede, Bahar ve Nihal Candan’ın kamuoyunda tanınan kişiler olmaları nedeniyle örgüt faaliyetlerinde mağdurlar üzerinde güven oluşturdukları ve bu durumun dolandırıcılık eylemlerinde etkili olduğu ileri sürüldü. DAVA KARARA BAĞLANDI 38 müştekinin yer aldığı ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran dava, verilen kararlarla sonuçlandı. Kararın ardından gözler, olası istinaf ve temyiz süreçlerine çevrildi.

“UÇAĞI BOMBALAYACAĞIZ” DİYEN YOLCUYA VERİLEN CEZA BOZULDU Haber

“UÇAĞI BOMBALAYACAĞIZ” DİYEN YOLCUYA VERİLEN CEZA BOZULDU

Kayseri’den İstanbul’a gitmek üzere hazırlanan yolcu uçağında sarf ettiği sözlerle paniğe neden olan sanık Gediz Solgançok hakkında verilen hapis ceza'sı, istinaf mahkemesi tarafından bozuldu. Mahkeme, sanığın beraatine hükmetti. UÇAKTA PANİK YAŞANMIŞTI Olay, 15 Haziran 2023’te Kayseri Erkilet Havalimanı’nda meydana geldi. Türk Hava Yolları’nın Kayseri-İstanbul seferini yapacak uçağına binen Gediz Solgançok’un, kabin amirine "Beni upgrade yapmadınız. Uçağınızı bombalayacağız" dediği öne sürüldü. Bu sözlerin ardından uçakta bulunan yolcular arasında panik yaşandı. Bazı yolcular uçaktan inmek isterken, kısa süreli arbede yaşandı. Pilotun durumu bildirmesi üzerine güvenlik güçleri devreye girdi. Gözaltına alınan Solgançok’un ardından uçak, 54 dakika gecikmeli olarak havalandı. “MİZAH AMAÇLI SÖYLEDİM” SAVUNMASI Yargılama sürecinde sanık Solgançok, söz konusu ifadeyi şaka amacıyla söylediğini belirterek, "Tamamen mizah amaçlı yaptım. Suç olduğunu bilsem böyle bir şey söylemezdim" savunmasında bulundu. YEREL MAHKEMEDEN 10 AY HAPİS Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı “suç üstlenme” suçundan önce 1 yıl hapis cezasına çarptırdı. Daha sonra iyi hal indirimi uygulanarak ceza 10 aya düşürüldü ve hükmün açıklanması geri bırakıldı. İSTİNAF KARARI: SUÇ DEĞİL Sanık avukatının başvurusu üzerine dosya Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’ne taşındı. Daire, yaptığı incelemede yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olmadığına hükmetti. Kararda, sanığın eyleminin “suç üstlenme” kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı belirtildi. Bu gerekçeyle yerel mahkeme kararı bozuldu ve sanık hakkında beraat kararı verildi. KARAR KESİNLEŞTİ İstinaf mahkemesinin verdiği beraat kararına karşı temyiz başvurusu yapılmadığı ve kararın kesinleştiği öğrenildi.

TRUMP'IN KIZI OLDUĞUNU İDDİA EDEN ÖZMEN BABASINA SESLENDİ Haber

TRUMP'IN KIZI OLDUĞUNU İDDİA EDEN ÖZMEN BABASINA SESLENDİ

ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, daha önce Türkiye’de açtığı babalık davasının ardından bu kez Amerika Birleşik Devletleri’nde hukuki süreç başlattı. Ankara 27. Aile Mahkemesi’ne başvurarak Trump’a babalık davası açan Özmen’in başvurusu, iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilmişti. Kararın ardından dosyayı istinaf mahkemesine taşıyan Özmen, şimdi de ABD’de yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Başvurunun kabul edilmesi halinde ABD’de babalık davası açılacağı öğrenildi. “AMERİKA’DA DAVANIN AÇILDIĞINI BİLİYORUM” Konuya ilişkin açıklama yapan Özmen, Türkiye’deki dava sürecinin ardından ABD’de de hukuki girişimde bulunduğunu söyledi. Özmen, Amerikan Aile Mahkemesi’ne ABD Büyükelçiliği aracılığıyla dilekçe gönderdiğini ve Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüğünü belirterek şunları söyledi: “Daha önce Trump’a Türkiye’de babalık davası açmıştım. O konuda olumsuz şeyler olabileceğini bildiğim için ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne dilekçe gönderdim. Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm, onlar da süreci takip ediyor. Henüz resmi bir açıklama gelmedi ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum.” “HAKLARIMIN GASBEDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM” Özmen, yaşadığı süreçte mağdur edildiğini öne sürerek haklarını aradığını ifade etti. ABD devletinin de kendisine sahip çıkmasını istediğini belirten Özmen, “Haklarımın gasbedildiğini düşünüyorum. ABD devleti tarafından mağdur bırakıldım. Ben sadece haklarımı arıyorum ve babalık davasının bir an önce sonuçlanmasını talep ediyorum” dedi. TRUMP’A DİKKAT ÇEKEN MESAJ Açıklamalarında ABD Başkanı Donald Trump’a da seslenen Özmen, Trump’ın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini savundu. Özmen, “Trump ABD’yi güçlü bir ülke yapmak istediğini söylüyor. Ama başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu olmaz. Buradan babama sesleniyorum; başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmasını tercih ederim” ifadelerini kullandı. “DÜNYADAKİ SAVAŞLARIN BİTMESİNİ İSTİYORUM” Özmen, dünyadaki savaşların sona ermesi gerektiğini vurgulayarak şu çağrıda bulundu: “Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum; savaşları bitirin. İnsanların canı yanmasın. Savaş hiçbir ülkeye fayda sağlamaz, sadece zarar verir.” YAPAY ZEKÂ FOTOĞRAFI HAKKINDA KONUŞTU Özmen, sosyal medyada paylaşılan ve yapay zekâ ile oluşturulduğu belirtilen Trump ile yan yana olduğu fotoğraf hakkında da konuştu. Fotoğrafı görünce duygulandığını söyleyen Özmen, “Bu resmi görünce hoşuma gitti. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur ve kendisiyle bir gün görüşebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim” dedi. “BİR BABA-KIZ SICAKLIĞI GÖRMEDİM” Hayatı boyunca baba sıcaklığı görmediğini ifade eden Özmen, sözlerini şöyle tamamladı: “Fotoğrafı görünce çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Bir baba sıcaklığı, bir baba-kız ilişkisi hiç yaşamadım. Bu yüzden fotoğraf bana çok şey hissettirdi.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.