#İsviçre

- İsviçre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsviçre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

85 YAŞINDAKİ ANNESİNİ SOPAYLA DÖVDÜ: GEÇMİŞİNDE EŞ CİNAYETİ ÇIKTI Haber

85 YAŞINDAKİ ANNESİNİ SOPAYLA DÖVDÜ: GEÇMİŞİNDE EŞ CİNAYETİ ÇIKTI

Şanlıurfa'nın Bozova ilçesinde 85 yaşındaki Yaprak, oğlu İbrahim Yaprak tarafından evinin bahçesinde sopa ve yumrukla darbedildi. Ağır yaralanan kadın hastanede tedavi altına alınırken, şüpheli tutuklandı. Şüphelinin İsviçre'de eşini boğarak öldürdüğü gerekçesiyle yaklaşık 15 yıl cezaevinde kaldığı belirtildi. Bu gönderiyi Instagram'da gör Gazeteciniz.com haber (@gazeteciniz_com)'in paylaştığı bir gönderi Olay, Bozova ilçesine bağlı Türkmenören Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 53 yaşındaki İbrahim Yaprak, birlikte yaşadığı 85 yaşındaki annesine evin bahçesinde sopa ve yumruklarla saldırdı. Aldığı darbeler sonucu kanlar içerisinde kalan yaşlı kadın, komşuları tarafından Bozova Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Tedavi altına alınan kadının sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi. ŞİDDET ANI CEP TELEFONU KAMERASINDA Saldırı anları çevrede bulunan bir kişi tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde şüphelinin elindeki sopayla annesine defalarca vurduğu, yaşlı kadının aldığı darbelerin ardından bitkin düştüğü görüldü. İSVİÇRE'DE EŞİNİ ÖLDÜRDÜĞÜ BELİRTİLDİ Şüphelinin geçmişine ilişkin dikkat çeken bir bilgi de ortaya çıktı. İbrahim Yaprak'ın İsviçre'de eşini boğarak öldürdüğü, bu suç nedeniyle yaklaşık 15 yıl cezaevinde kaldığı belirtildi. Cezaevinden tahliye edilmesinin ardından yaklaşık 10 gün önce Türkiye'ye dönen şüphelinin annesiyle yaşamaya başladığı aktarıldı. TUTUKLANDI Olayın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan İbrahim Yaprak, Bozova İlçe Jandarma Komutanlığındaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İSVİÇRE'DE TOPLATILIYOR, TÜRKLER İÇMEYE DEVAM EDİYOR Haber

İSVİÇRE'DE TOPLATILIYOR, TÜRKLER İÇMEYE DEVAM EDİYOR

İsviçre'de yüksek oranda bor tespit edildiği açıklanan Kızılay markalı doğal maden suyu ve elma aromalı içecekler için geri çağırma kararı alındı. İsviçre resmi makamlarının açıklamasına göre bu karar, ülkenin yürürlükteki gıda güvenliği mevzuatı kapsamında gerçekleştirilen analizler sonrasında alındı. Tüketicilere ürünleri içmeme çağrısı yapılırken Türkiye’de aynı ürünlere ilişkin resmi bir toplatma ya da inceleme açıklaması henüz yayımlanmadı. Konuya ilişkin resmi duyuru İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nden yapıldı. Buna göre; ülkedeki dağıtıcı Akar Swiss AG tarafından piyasaya sunulan Kızılay doğal maden suyu ile 200 mililitrelik elma aromalı Kızılay içeceği raflardan çekiliyor. İsviçre makamları, ürünlerde ülkede izin verilen sınırın üzerinde bor tespit edildiğinin altını çizdi. Geri çağırma kararı kapsamında tüketicilerden söz konusu ürünleri içmemeleri ve satın aldıkları noktalara iade etmeleri istendi. İSVİÇRE’DE SINIR 1 MİLİGRAM İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi, yeraltı sularına kayaç ve topraktan doğal yollarla karışabilen bor elementinin, limitlerin üzerinde olması ve uzun süreli kullanımda sağlık riski taşıyabileceği yönünde değerlendirme yapıyor. İsviçre, doğal mineralli sularda bor için litre başına 1 miligramlık üst sınır uyguluyor. FETÜS GELİŞİMİ VE ÜREME SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ Kurumun sınır kontrollerine ilişkin raporunda, yüksek düzeyde bora maruz kalanların fetüs gelişimi ve üreme sağlığı üzerindeki olası etkilerine dikkat çekiliyor. Riskin tek bir şişenin tüketilmesinden çok, yüksek düzeyde bora uzun süre maruz kalınmasıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. TÜRKİYE’DEKİ ÜRÜNLER SATILMAYA DEVAM EDECEK Mİ? Türkiye’de yürürlükteki Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmeliğe göre bor için litre başına 1 miligramlık özel bir sınır yer almıyor. Sağlık Bakanlığı'na ait doğal mineralli sular rehberinde, borun risk oluşturabilecek elementler arasında bulunduğu ancak doğal mineralli sular için belirlenmiş doğrudan bir limitin bulunmadığı ifade ediliyor. T24'te yer alan habere göre; Yönetmelikte, “Maksimum limit 1 Ocak 2006 tarihinden sonra yayınlanacak AB Gıda Mevzuatı’na göre tespit edilir” deniyor. Dolayısıyla bor elementi için spesifik bir limit belirlenene kadar borat (B₂O₃) parametresi esas alınıyor. Türkiye mevzuatında borat için izin verilen maksimum miktar 30 mg/L kabul ediliyor bu da yaklaşık 5 mg/L saf bora denk geliyor. BAKANLIKTAN HENÜZ AÇIKLAMA YOK Konu ile ilgili, 29 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı veya Kızılay tarafından İsviçre’deki geri çağırma kararına ilişkin yayımlanmış güncel bir açıklamaya ulaşılamadı. BEYPAZARI VE SIRMA İÇİN DE BENZER KARAR ALINMIŞTI İsviçre makamları daha önce de Türkiye'den ihraç edilen Beypazarı ve Sırma marka maden suları hakkında da benzer gerekçeyle geri çağırma kararı vermişti. O ürünlerde de İsviçre'nin belirlediği yasal sınırların üzerinde bor tespit edildiği açıklanmıştı.

İRAN-ABD ANLAŞMAYA VARDI: İMZA 19 HAZİRAN'DA Haber

İRAN-ABD ANLAŞMAYA VARDI: İMZA 19 HAZİRAN'DA

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile anlaşmaya varıldığını duyurmasının ardından, Tahran yönetiminden konuyla ilgili resmi açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi gelişmeyi doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını söyledi. İran’ın Tasnim Haber Ajansı’nda yer alan habere göre; anlaşmanın Lübnan’ı da kapsadığını belirten Garibabadi, "Lübnan da dahil olmak üzere farklı cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece duyurulacak" dedi. Mutabakat zaptının imzalanmasından sonra nihai anlaşmayı şekillendirmek üzere 60 gün sürecek bir müzakere sürecinin yaşanacağına işaret eden Garibabadi, "ABD’nin savaşı sona erdirme, ablukayı kaldırma ve İran varlıklarını serbest bırakmaya yönelik taahhütleri doğrulanacak. 60 günlük görüşmeler, ABD'nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlı" ifadeleri kullandı. 19 Haziran’da İsviçre'de yapılacak imza töreninin ardından anlaşma metninin kamuoyu ile paylaşılacağını kaydeden Garibabadi, ülkesinin tüm önemli prensiplerinin bu metinde yer aldığının altını çizdi. Garibabadi, İran güçlerinin düşmanın planlarına karşı koymak için her zaman tetikte olduğunu da sözlerine ekledi. İRAN YÜKSEK ULUSAL GÜVENLİK KONSEYİ: "SAVAŞ VE ABLUKA SONA ERECEK" İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi de ABD ile varılan anlaşma ile ilgili olarak, "Varılan mutabakata dayanarak, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlar bu geceden itibaren derhal ve kalıcı olarak sona erecek, buna ek olarak İran'a yönelik deniz ablukası da derhal ve tamamen kalkacaktır" açıklamasında bulundu. Mutabakat zaptının 19 Haziran’da imzalanacağı belirtilerek, "Nihai bir anlaşma için yapılacak müzakereler, karşı tarafın mutabakat zaptı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi sonrasında yapılacaktır. İran, Pakistan ve Katar’ın bu süreçteki çabalarını takdirle karşılamaktadır" denildi. İRAN ORDUSU: "DÜŞMANLARIN TESLİMİYETTEN BAŞKA ÇARESİNİN KALMADIĞINI GÖSTERDİK" İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, düşmanların İran’ın kararlılığı karşısında çaresiz kaldığı belirtilerek, "İran güçleri, ilahi ve çelikten iradelerini küçük düşen Amerikan ve Siyonist düşmanlara dayatarak, düşmanın yenilgiyi ve teslimiyeti kabul etmekten başka çaresinin kalmadığını güçlü bir şekilde göstermiştir" ifadelerine yer verildi. ABD Başkanı Donald Trump, İran’la varılan anlaşma hakkında, "Bu harika anlaşma tüm bölgeye barış ve güvenlik getirecek" açıklamasında bulundu. Anlaşma ile birlikte Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine serbest bir şekilde açılacağına dikkat çeken Trump, "Cuma günü anlaşmanın imzalanmasının ardından mayın temizleme çalışmaları için boğazın açılmasıyla birlikte, petrol akışı bölge ve dünya için iki yönlü olarak yeniden başlayacak" dedi.

İRAN'DAN YENİ DETAYLAR! ALİ HAMANEY NEDEN SIĞINAĞA İNMEDİ? Haber

İRAN'DAN YENİ DETAYLAR! ALİ HAMANEY NEDEN SIĞINAĞA İNMEDİ?

Axios’un üst düzey ABD’li ve İsrailli yetkililere dayandırdığı habere göre operasyon, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in her cumartesi katıldığı toplantıları hedef alıyordu ancak operasyonel ve istihbari nedenlerle ertelendi. SALDIRININ BİR HAFTA ÖNCE PLANLANDIĞI İDDİA EDİLDİ ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, iddialara göre planlanandan bir hafta sonra gerçekleştirildi. Axios haber platformunun üst düzey ABD’li ve İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre, iki ülke İran’a yönelik saldırıyı 21 Şubat Cumartesi günü düzenlemeyi planlıyordu. Ancak operasyonel aksaklıklar ve istihbarat değerlendirmeleri nedeniyle saldırı ertelendi. Yetkililerden biri saldırının hava koşulları nedeniyle ertelenmediğini belirtirken, bir başka kaynak ise gecikmenin ABD tarafındaki planlama sürecinden kaynaklandığını ileri sürdü. OPERASYONUN ERTELENMESİNDE KOORDİNASYON ETKİLİ OLDU Haberde yer alan bilgilere göre ABD, operasyon öncesinde İsrail Savunma Kuvvetleri ile daha güçlü koordinasyon sağlanması gerektiğini değerlendirdi. Bu nedenle operasyonun istihbarat ve planlama süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi için saldırının ertelendiği ifade edildi. HEDEFTE HAMANEY’İN TOPLANTILARI VARDI Yetkililere göre planlanan saldırının hedefinde İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve oğullarının üst düzey İranlı yetkililerle her cumartesi gerçekleştirdiği toplantılar bulunuyordu. İddiaya göre operasyon, bu toplantıların düzenlendiği zaman dilimini hedef alacak şekilde planlandı. “HAMANEY’İN SIĞINAĞA GİRMEMESİ SÜRPRİZ OLDU” ABD ve İsrailli yetkililerin, planlanan saldırı tarihinden gerçek operasyon tarihine kadar geçen süreçte Hamaney’in konutundan yer altı sığınaklarına geçip geçmeyeceği konusunda endişe duyduğu aktarıldı. ABD yönetiminden bir yetkili, Hamaney’in yer altı sığınaklarına girmemesinin kendileri için “sürpriz” olduğunu ifade etti. CENEVRE GÖRÜŞMELERİ İÇİN ZAMAN KAZANDIRDI Saldırının ertelenmesinin, ABD ile İran arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde yürütülen müzakereler için ek süre yarattığı da öne sürüldü. Bir İsrailli yetkili, Cenevre’de yürütülen görüşmelerin yalnızca yeni saldırı tarihine kadar zaman kazanmak amacıyla yapıldığını ve İran tarafının diplomasi ihtimalinin sürdüğünü düşünmesini sağlamak için yürütüldüğünü iddia etti. “MÜZAKERELER SONUÇ VERMEYİNCE SALDIRI GERÇEKLEŞTİ” İDDİASI Başka bir İsrailli yetkili ise Cenevre’deki görüşmelerin samimi olduğunu ve ilerleme sağlanması halinde saldırının ertelenebileceğini söyledi. ABD’li bir yetkili ise müzakerelerin ardından İran’ın Washington tarafından sunulan teklifi kabul etmediğini, bunun üzerine saldırı hazırlıklarını tamamlamış olan ABD ve İsrail’in operasyonu başlattığını öne sürdü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.