#İzmir

- İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FİLM GİBİ OLAY: İNTİHAR SÜSÜ VERDİLER, MİRAS CİNAYETİ ÇIKTI Haber

FİLM GİBİ OLAY: İNTİHAR SÜSÜ VERDİLER, MİRAS CİNAYETİ ÇIKTI

Polis ekiplerinin titiz çalışmasıyla, ailenin küçük oğlu M.A.’nın anne, baba ve ağabeyini miras için öldürdüğü ve olayı intihar gibi göstermeye çalıştığı ortaya çıktı. Şüpheli M.A. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay yerindeki ayrıntılar polisi şüphelendirdi 24 Ekim’de Muratbey Mahallesi’nde bir evden silah sesleri geldiği yönünde ihbar alan ekipler, eve girdiklerinde Sadi Avcı (67) ve eşi Hatice Avcı’yı (54) farklı odalarda başlarından vurulmuş halde buldu. Ailenin büyük oğlu Mehmet Avcı (33) ise salon kısmında ölüydü. İlk değerlendirmede, Mehmet Avcı’nın anne ve babasını öldürdükten sonra aynı silahla intihar ettiği düşünülse de, cesedin duruş şekli ve silahın konumu polis ekiplerinin dikkatini çekti. İzmir İl Emniyet Müdürü’nün talimatıyla Cinayet Büro ve Suç Analiz Büro Amirliği ekiplerinden özel bir çalışma grubu oluşturuldu. 1200 saat kamera görüntüsü incelendi Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada; İstihbarat Şube, Olay Yeri İnceleme, Kriminal ve Torbalı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri titiz bir çalışma yürüttü. İlçe genelinde ve İzmir merkezdeki yaklaşık 80 kamera ve PTS kayıtlarından toplam 1.200 saatlik görüntü incelendi. Şüpheli olarak aile fertlerinden küçük oğul M.A. (31) üzerine yoğunlaşıldı. Video aramaları cinayeti açığa çıkardı Siber Suçlarla Mücadele ekiplerinin dijital incelemesinde, M.A.’nın olaydan hemen önce video platformlarında “tabanca ses desibel seviyeleri” gibi aramalar yaptığı tespit edildi. Ayrıca olay günü İzmir’den Torbalı’ya gittiği, farklı iş yerlerinden pamuk, kolonya ve eldiven satın aldığı belirlendi. Anne, baba ve ağabeyi teker teker öldürmüş Soruşturmaya göre M.A., önce evde yalnız olan annesini öldürdü. Ardından babasını eve çağırarak onu da vurdu. Son olarak eve gelen ağabeyi Mehmet Avcı’yı öldürdü. Olaydan sonra abisinin bulunduğu odayı düzenleyerek olaya “cinnet ve intihar” süsü verdi. Silah üzerindeki parmak izlerini temizledi, ardından evden ayrıldı. Miras için katliam yapmış M.A.’nın ciddi maddi sıkıntıları olduğu, aile mirasına tek başına sahip olmak amacıyla cinayetleri planlayarak işlediği belirlendi. Gözaltına alınan zanlı, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheliler serbest bırakıldı Olayla ilişkili gözaltına alınan S.A. (31) emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, T.B. (28) adli kontrol şartıyla salıverildi.

SON 1 YILDA KONUT FİYATI EN ÇOK DEĞERLENEN İLLER AÇIKLANDI Haber

SON 1 YILDA KONUT FİYATI EN ÇOK DEĞERLENEN İLLER AÇIKLANDI

Türkiye’de Kasım 2025 döneminde (daire nitelikli) ortalama konut metrekare satış fiyatı 35 bin 756 TL olarak ölçüldü. Son 1 yıllık dönemde konut fiyatlarında ortalama artış ise %29,37 oldu. Türkiye konut piyasası, hareketli geçen bir yılın ardından Kasım ayında da fiyat artışını sürdürdü. Gayrimenkul platformu Endeksa’nın verilerine göre, Kasım 2025’te Türkiye genelinde dairelerin ortalama metrekare satış fiyatı 35 bin 756 TL olarak belirlendi. Ekim ayında bu rakam 34 bin 741 TL olarak kaydedilmişti. Son 1 yıllık dönemde konut fiyatlarında ortalama artış %29,37 olarak kayıtlara geçti. TÜİK’in yıllık enflasyonu %31,07 olarak açıklaması sonrası, ortalama daire fiyatlarında %-1,3 reel düşüş yaşandığı da görüldü. KONUT FİYATLARININ EN ÇOK YÜKSELDİĞİ 15 İL 1.Tunceli: 37 bin 387 TL/m² (%60,55) 2.Bingöl: 25 bin 617 TL/m² (%59,39) 3.Diyarbakır: 30 bin 843 TL/m² (%51,11) 4.Muş: 21 bin 551 TL/m² (%49,84) 5.Muğla: 61 bin 009 TL/m² (%47,25) 6.Samsun: 32 bin 727 TL/m² (%44,84) 7.Batman: 24 bin 234 TL/m² (%44,04) 8.Ankara: 32 bin 877 TL/m² (%42,01) 9.Erzurum: 23 bin 218 TL/m² (%41,79) 10.Siirt: 21 bin 431 TL/m² (%41,20) 11.Elâzığ: 22 bin 204 TL/m² (%41,10) 12.Aksaray: 28 bin 941 TL/m² (%40,40) 13.Iğdır: 25 bin 806 TL/m² (%39,89) 14.Çorum: 25 bin 335 TL/m² (%39,45) 15.İstanbul: 55 bin 805 TL/m² (%39,26) DOĞU VE GÜNEYDOĞU İLLERİ KONUTTA YÜKSELİŞTE En çok değer artışı yaşanan ilk 15 il incelendiğinde, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ciddi bir artış olduğu görülüyor. İlk 4 sırada bu bölgelerden iller yer alıyor ve fiyat artışları %50’nin üzerine çıkmış durumda. 3 BÜYÜKŞEHİRDE KONUT FİYATLARI HIZLA YÜKSELİYOR 3 büyük şehirden İstanbul ve Ankara listeye girerken, İstanbul'da %39,26, Ankara'da %42,01 oranında yıllık artış görüldü. İzmir listede yer almasa da yıllık fiyat artışı %35,94 olarak açıklandı. SAMSUN KARADENİZ’DE ÖNE ÇIKIYOR Karadeniz Bölgesi'nde listeye giren tek şehir olan Samsun, %44,84'lük artışla dikkat çekiyor. İç Anadolu’da ise Aksaray ve Çorum, önemli prim yapan şehirler olarak öne çıktı. DOĞU İLLERİNDE PRİM ARTIŞI TREND HALİNE GELDİ Sektör temsilcileri, daha önceki yıllarda düşük prim yapan doğu ve güneydoğu illerinde fiyatların telafi sürecine girdiğini, bu nedenle son dönemde artışların hızlı gerçekleştiğini vurguluyor. Ayrıca konut arzı eksikliği de fiyatların artmasında önemli bir rol oynuyor.

İZMİR’DE YÜZLERCE GÖNÜLLÜ İYİLİK İÇİN BİR ARAYA GELDİ Haber

İZMİR’DE YÜZLERCE GÖNÜLLÜ İYİLİK İÇİN BİR ARAYA GELDİ

İzmir, Dünya Gönüllüler Günü'nde iyilikle kenetlendi. Yaşar Üniversitesi öncülüğünde 10. yaşını kutlayan ‘İzmir'de İyilik Var' hareketi, Alsancak'tan vapurlara taşan etkinliklerle yüzlerce gönüllüyü buluşturdu. Minik öğrencilerden üniversitelilere, 7'den 70'e herkesin ‘iyilik' için tek yürek olduğu günde, dayanışma mesajları kenti sardı. Yaşar Üniversitesi'nin, 2016 yılında "Kampüste İyilik Var" sloganıyla başlattığı iyilik yolculuğu, "İzmir'de İyilik Var" isimli sosyal sorumluluk kampanyasına dönüşerek tüm kente yayıldı ve her yıl bu kapsamda pek çok etkinlik düzenlendi. İzmir'de gönüllülük ve dayanışma kültürünü yaşatmayı amaçlayan "İzmir'de İyilik Var" hareketi, bu sene "2026'ya Doğru Sürdürülebilir Gönüllülük" temasıyla gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güçbirliği başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşunun katkılarıyla yürütülen etkinlikte yüzlerce iyilik gönüllüsü Alsancak Vapur İskelesi'nde buluştu. Katılımcılar, gün boyu süren konserler, atölyeler ve söyleşilerle hem eğlendi hem de farkındalık kazandı. Etkinlikte; Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınar Mutlu, Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, İzmir İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Turgay Esen, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler Şube Müdürü Burcu Önenç, Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güçbirliği Temsilcisi Fatoş Dayıoğlu ve İzmir'de İyilik Var Organizasyon Komitesi Temsilcisi Zeliha Silleli Ünal yer aldı. İyilik karada başladı, denizde devam etti Alsancak Vapur İskelesi önünde kurulan sahnede, zumba dans atölyesi, Barış Çocuk Orkestrası'nın müzik konseri ve Badem Gençlik ve Spor Kulübü'nün halk oyunları gösterisi büyük alkış aldı. Alanda kurulan armağan masası, kitap takas noktası, tohum standı, maske boyama ve çocuklar için oyun alanları yoğun ilgi gördü. Etkinliğin logosunu gönüllü olarak tasarlayan öğrenciler Nehir Atan, Belinay Aldundal ve Nisanur Acar ise tasarımlarının "İyilik yapan iyilik bulur" felsefesini taşıdığını belirtti. İyilik hareketi sadece iskeleyle sınırlı kalmayıp Alsancak - Bostanlı vapur seferlerine de taşındı. Vapur yolculuğu sırasında, yürüme engelli Mehmet Rıza Mutkilioğlu, "Sakata Gelme" isimli komedi gösterisiyle yolcuları güldürürken; Gökhan Güneri, Kistik Fibrozis hastası oğlunun sesini duyurmak ve bu hastalığa dikkat çekmek için paylaştığı hikayesiyle dinleyicilere ilham verdi. Ayrıca vapurda, Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA Vakfı) gönüllüleri de yolcuların ekolojik ayak izi ölçümlerini gerçekleştirerek, sonuçlara göre en az ekolojik ayak izine sahip kişiye hediye verdi. "İyiliği eyleme dönüştürüyoruz" Açılış konuşmasını yapan Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, üniversitelerin sadece eğitim kurumu değil, toplumsal sorumluluk merkezleri olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada iyiliği ve gönüllülüğü kutlamak ve bunu eyleme dönüştürmek için bulunuyoruz. İzmir, tarih boyunca dayanışma kültürü güçlü bir şehir olmuştur. Bu etkinlik, İzmir'de dayanışma kültürünün güçlenmesine vesile olacaktır" dedi. Projenin mimarı, Yaşar Üniversitesi Sosyal Girişimcilik ve Sosyal Etki Ofisi Yöneticisi Öğretim Görevlisi Kevser Çimenli ise "‘Kampüste İyilik Var' adıyla başlayan küçük bir hareket, bugün İzmir'in geleneksel etkinliklerinden biri haline geldi. Bir şehirde gönüllülük varsa dayanışma vardır" şeklinde konuştu.

DATÇALI DURU AKGÜL MİCHELİN’İN EN İYİ GENÇ ŞEFİ SEÇİLDİ Haber

DATÇALI DURU AKGÜL MİCHELİN’İN EN İYİ GENÇ ŞEFİ SEÇİLDİ

Michelin Rehberi’nin 2026 Türkiye seçkisinde isimler açıklanırken, "En İyi Genç Şef Ödülü", Datçalı şef Duru Akgül’e verildi, ilçe ilk kez Michelin sahnesinde temsil edildi. Michelin Rehberi’nin 2026 Türkiye seçkisi açıklandı. İstanbul, İzmir, Muğla ve Kapadokya’yı kapsayan yeni listede Türkiye’deki Michelin yıldızlı restoran sayısı 17’ye yükselirken, Datça gastronomi alanında tarihi bir başarıya imza attı. Bu yıl "En İyi Genç Şef Ödülü", Datça'daki bir restoranın genç şefi Duru Akgül’e verildi. Akgül’ün, Türkiye’nin en iyi genç şefi seçilmesi, Datça’yı ilk kez Michelin Rehberi’nde ulusal ölçekte yer almasını sağladı. Ayrıca Michelin Rehberi’nin "Tavsiye Edilen Restoranlar" listesinde de Datça'da bulunan bir restoran yer aldı. Böylece Datça, 2026 seçkisinde hem genç şef ödülü hem de tavsiye edilen restoran kategorisiyle rehberde yer almayı başardı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla duyurulan seçkide Kapadokya ilk kez listeye girerken, Michelin Rehberi’nin önümüzdeki yıl tüm Türkiye’yi kapsayacağı da açıklandı. Muğla genelinde Bodrum merkezli yıldız ve ödüller dikkat çekerken, Datça’dan gelen "En İyi Genç Şef" başarısı ilçenin gastronomi potansiyelini ulusal ve uluslararası alanda görünür kıldı. 2026 seçkisiyle birlikte Datça, sakin mutfağını Michelin sahnesine taşıyan yeni ve iddialı duraklardan biri oldu.

ANKARALI COŞKUN'DAN İZMİRLİ ÇİFTE 300 BİN LİRALIK DAVA ŞOKU Haber

ANKARALI COŞKUN'DAN İZMİRLİ ÇİFTE 300 BİN LİRALIK DAVA ŞOKU

Başkaya çifti, hiçbir maddi kazanç sağlamadıklarını belirterek sanatçıya davayı geri çekmesi ve şarkıyı birlikte söyleme çağrısında bulundu. İzmir'de yaşayan konservatuar mezunu Hasan Başkaya ve amatör olarak şarkı söyleyen memur Öznur Başkaya, 2023'ün Haziran ayında dünya evine girdiler. Müzik tutkunu İzmirli Başkaya çifti, düğünlerinde Ankaralı Coşkun'a ait 'Ne Bilsin Eller' şarkısını söyleyerek çıkan çift, hem bu günlerini ölümsüzleştirdi hem de düğüne katılanlardan büyük alkış aldı. Şarkı söyledikleri video, sosyal medyada; özellikle de düğün sayfalarında paylaşıldı ve eserin sahibi Ankaralı Coşkun da videolardan birinin altına yorum yazarak çifti tebrik etti. Başkaya çifti, büyük ilgi gören görüntülerin ardından beklemedikleri bir süreçle karşılaştı. Eserin sahibi Ankaralı Coşkun olarak bilinen Coşkun Direk'in, videonun yayılması üzerine çift hakkında şikayetçi olduğu ve uzlaşma için 300 bin lira talep ettiği ortaya çıktı. "KENDİ HESABIMDA BİN 500 BEĞENİDE KALDI, BAŞKA SAYFALARDA MİLYONLARA ULAŞTI" 2023 Haziran ayında evlenen Başkaya çifti, düğün girişinde birlikte seslendirdikleri şarkının sosyal medyada defalarca paylaşılmasıyla kısa sürede gündem olduğunu söyledi. Müzik öğretmeni Hasan Başkaya, görüntülerin kendi hesaplarından değil, çeşitli düğün sayfaları tarafından paylaşıldığını belirterek, "Eşim amatör olarak söyledi. Gelinliğiyle şarkı söylemesi çok dikkat çekti. Kendi hesabımda bin 500 beğeni kaldı ama farklı hesaplar milyonlara ulaştı" dedi. Başka platformlarda yayılan videonun ardından, çift şarkıyı resmi olarak söyleyebilmek için Ankaralı Coşkun'la iletişime geçip muvafakatname almak istedi; ancak olumlu yanıt alamadı. "ÖNCE TEBRİK ETTİ, SONRA DAVA AÇTI" Hasan Başkaya, videonun ilk paylaşıldığı günlerde Ankaralı Coşkun'un kendi hesabına alkış emojisi bırakarak tebrik ettiğini, hatta "Hakkını helal et abi, izinsiz söyledik" şeklindeki yorumuna da yanıt verdiğini söyledi. Başkaya, daha sonra yaşanan süreci şöyle anlattı: "Bir süre sonra soruşturma açılacağını söyledi ve attığı yorumu sildi. Biz videodan hiçbir maddi kazanç sağlamadığımızı ifade ederek ifademizi verdik. Uzlaşmacı, bizden 300 bin lira istediğini iletti. Bu rakama çok şaşırdık. Hayatımda böyle bir para görmedim." "BİZE YASAKLADI AMA HALA BİRLİKTE SÖYLEMEK İSTİYORUZ" Eserin Ankaralı Coşkun tarafından artık kendilerine yasaklandığını belirten Başkaya, telif yasalarının bu konuda büyük bir boşluk taşıdığını savundu. "Maddi kazanç olmadan bile izinsiz söylemek dava konusu olabiliyormuş. Story atsanız bile başınıza gelebiliyor. Bu tüm müzisyenleri ilgilendiren ciddi bir konu" dedi. Ankaralı Coşkun'u hala çok sevdiklerini söyleyen Hasan Başkaya, tüm sürece rağmen şarkıyı onunla birlikte söyleyip klip çekmeyi dahi teklif ettiklerini belirtti. Başkaya, "Biz onu severek dinliyoruz. Davayı geri çekmesini istiyoruz, başka bir isteğimiz yok" ifadelerini kullandı.

İZMİR’DE EGİAD 35. YILINI GÖRKEMLİ BİR GECEYLE KUTLADI Haber

İZMİR’DE EGİAD 35. YILINI GÖRKEMLİ BİR GECEYLE KUTLADI

İzmir iş dünyasının öncü sivil toplum kuruluşlarından Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), 35. kuruluş yıldönümünü ve yeni yılı, İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen özel bir kokteyl ile kutladı. EGİAD üyelerinin yanı sıra iş dünyası, kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin de yoğun ilgi gösterdiği gece, EGİAD’ın 35 yıllık kurumsal yolculuğunda ulaştığı etkiyi ve geleceğe dair vizyonunu güçlü bir şekilde ortaya koydu. Etkinlik, EGİAD 35. Yıl Filminin izlenmesiyle başladı. Açılış konuşmalarını EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay gerçekleştirdi. Program, müzik dinletisi ve 35. yıl pastasının kesimiyle devam etti. EGİAD’ın 35 yıllık yolculuğu EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 1990 yılında vizyoner 47 genç iş insanının "birlikte üretme, birlikte büyüme" hayaliyle yola çıkmasıyla kurulan EGİAD’ın bugün 900’ün üzerinde üyesiyle; sanayi, ticaret, hizmet ve tarım sektörlerinde faaliyet gösteren 3.500 şirketi ve yaklaşık 150.000 kişilik istihdamı temsil eden güçlü bir yapıya dönüşmüş olduğunun altını çizdi. Özhelvacı, "1990’da vizyoner 47 genç iş insanının attığı adım, bugün Ege’nin ve Türkiye’nin en güçlü genç iş dünyası platformuna dönüşmüştür. EGİAD, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve değerlerinden güç alarak, toplumsal faydayı önceleyen yaklaşımından asla ödün vermemiştir" dedi. Kadın üyelerin oranının %36’ya ulaşması ve yeni üyelerin üçte birinin kadınlardan oluşması, EGİAD’ın fırsat eşitliğini odağına alan vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Özhelvacı, üyelerinin %60’ından fazlasının uluslararası iş birliği gerçekleştirmesi, derneğin Ege iş dünyasını küresel ağlara bağlayan kritik bir köprü hâline geldiğini ortaya koydu. EGİAD’ın yolu açık, vizyonu net Gecenin ev sahibi EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, konuşmasında EGİAD’ın yolculuğunu değerlendirirken, geleceğe yönelik güçlü mesajlar da verdi. "Bu gece, geçmişin emeğiyle geleceğin vizyonunu buluşturan özel bir kutlamadır." diyen Özhelvacı, 35 yılın gururunu, yaklaşmakta olan 2026 yılının heyecanıyla birleştirdiklerini kaydetti. Üçüz dönüşüm vizyonu: Dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm Dönemin çerçevesini oluşturan Üçüz Dönüşüm ile dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşüm başlıklarında somut projeler ürettiklerine vurgu yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Özhelvacı, "Dijital dönüşümün teknolojiyle değil, zihinle başladığını biliyoruz. Yapay Zekâ Zirvelerimizle EGİAD’ı bu dönüşümün merkezine konumlandırdık. D2 Mobil Uygulamamızı yapay zekâ destekli bir yapıya dönüştürüyoruz. Geçmiş yaz İzmir’de yaşanan orman yangınları sebebiyle, büyük bir balo yerine sade bir kokteyl tercih ettik. Bu özel yılımızda kaynaklarımızı ışığa ve gösterişe değil; çevreye, sürdürülebilirliğe, topluma değer katan projelere yönelttik. EGİAD Sakız Ağacı Korusu Projesi ve 35. Yıl Otoyol Ağaçlandırması, gelecek nesillere bırakacağımız en anlamlı yeşil miraslardandır. EGİAD yalnızca proje yapan değil, düşünce üreten bir kurumdur. 2026’nın başında yayınlayacağımız iki stratejik Think Tank raporu’nu tamamladığımızda, İzmir’in üçüz dönüşümüne ışık tutacağız." dedi. Uluslararası temaslar: EGİAD’ın küresel adımları EGİAD 2025 boyunca Paris’te düzenlenen VivaTech Fuarı, KKTC ticaret temasları, Fransa ve Belarus delegasyonları gibi birçok uluslararası buluşmada İzmir ve Ege iş dünyasını temsil ederek üyelerine yeni iş birliği fırsatları sunduğunu hatırlatan Özhelvacı, EGİAD’ın artık sadece İzmir’de değil; uluslararası platformlarda da sözü olan, itibarı yüksek bir kurum olduğunu ifade etti. EGİAD Melekleri: 10 yılda 40’tan fazla yatırım ve 5 milyon dolar hacim EGİAD Melekleri Yatırım Ağı’nın da bu sene 10. yılını kutladıklarını hatırlatan Özhelvacı; "Türkiye’de bir STK bünyesinde kurulan ilk akredite melek yatırım ağı olma gururunu taşıyan EGİAD Melekleri, bugün 40’ın üzerinde yatırım ve 5 milyon doların üzerinde hacimle girişimcilik ekosisteminin güçlü bir aktörüdür." ifadelerini kullandı. "EGİAD’ın başarısı kişilerin değil, ekiplerin eseridir" Konuşmanın kapanış bölümünde Özhelvacı, tüm EGİAD ailesine özellikle teşekkür etti. EGİAD’ın başarısının kişilerin değil, her dönem özveriyle çalışan ekiplerin eseri olduğunu belirterek, "Önceki dönem yönetim kurulu ve danışma kurulu başkanlarımıza, komisyon başkanlarımıza, profesyonel kadromuza ve tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a, önceki dönem başkanlarımıza, fahri üyelerimize ve tüm katılımcılara teşekkürlerini sunuyorum" dedi. "Birlikte değer oluşturmaya devam edeceğiz" Özhelvacı, konuşmasını yeni yıla dair temennilerle noktaladı: "Yeni yıla adım atarken, birlik ve beraberliğimizin gücüyle üretmeye, çalışmaya ve değer oluşturmaya devam edeceğiz. 2026’nın EGİAD’a, şehrimize ve ülkemize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum." "EGİAD’ın güçlü bir duruşu var EGİAD’ın güçlü bir duruşu olduğunu, yeşil, dijital ve toplumsal dönüşüm konusunda çalışmalar yaptığını söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Çok takdire değer pek çok çalışmanın altına imza attılar. Bugünden geleceğe güçlü, yürekli, birikimli insanların aynı zamanda okulu gibi çalıştıklarını görüyorum. O yüzden ben de gurur duyuyorum. Bu gece özellikle sizlerle birlikte olmak istedim. Her zaman yanınızdayım" dedi. Gece Sunshine Band ve DJ performansıyla devam ederek katılımcılara keyifli bir yeni yıl atmosferi yaşattı.

İZMİR'DE 'KIRMIZI ELMAS' MESAİSİ SÜRÜYOR Haber

İZMİR'DE 'KIRMIZI ELMAS' MESAİSİ SÜRÜYOR

Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden İzmir'in Menemen ilçesinde, kış sofralarının vazgeçilmezi ve şifa kaynağı olarak bilinen kırmızı pancarda hasat sezonu devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya giren tarım işçilerinin binbir zahmetle topladığı "Kırmızı elmas", bu yılki verimiyle üreticinin yüzünü güldürüyor. Gediz Ovası'nın verimli topraklarına sahip Menemen ilçesinde kışlık sebze hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Sağlık deposu olarak görülen, özellikle turşu ve şalgam suyu yapımında kullanılan kırmızı pancar, tarladan sofralara uzanan yolculuğuna başladı. Menemen Ovası'nda binlerce dönüm arazide ekimi yapılan ve yılda ortalama 40 bin ton rekolte elde edilen ürünü toplamak için tarım işçileri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor. Yağışlı havaların ardından çamurlu tarlada güçlükle ilerleyen işçiler, pancarları tek tek topraktan sökerek temizleme işlemini gerçekleştiriyor. Büyük bir titizlikle boylarına göre ayrılan pancarlar, çuvallara doldurularak kamyonlara yükleniyor. Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayan kırmızı pancarlar, Menemen'den Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle Adana ve Mersin bölgesindeki şalgam suyu fabrikalarının hammadde ihtiyacını karşılayan "Kırmızı elmas" kalitesi ve rengiyle ihracat kapılarını da aralıyor. Ancak üretimden tüketime uzanan zincirde oluşan fiyat farkı dikkat çekiyor. Üreticinin büyük emekle yetiştirdiği kırmızı pancar tarlada 10 TL'den alıcı bulurken, pazar tezgahlarında ve market raflarında ise fiyatı 40 TL'ye kadar çıkıyor. Tarlada 10 lira tezgahta 40 lira Yanıköy'de baba mesleği olan tarımla yaklaşık 20 yıldır uğraştığını aktaran üretici Turgay Yıldırım, "Ağustos ayının başı gibi ektiğimiz ve çimlenme aşaması oldukça hassas olan kırmızı pancarın hasadı, Ekim ayında başlayıp duruma göre Ocak, Şubat veya Mart aylarına kadar süren zorlu bir süreci kapsıyor. Yağmur, soğuk ve çamur demeden çalışmaya devam etsek de ne yazık ki ürünümüz hak ettiği değeri bulamıyor; tarlada 10 liraya çıkan mal pazarda ve marketlerde ortalama 40 liradan satılırken, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen yine çiftçi oluyor. Tonaj ve verimden memnun olsak da fiyat konusunda yaşadığımız mağduriyet nedeniyle bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz." dedi. Şifa deposu olan kırmızı pancarı mevsiminde herkese tavsiye ettiğini vurgulayan Yıldırım, "Şimdilerde pek çiftçi yetişmiyor. Ürünlerin paraya çevrilmesine kadar geçen 90-100 günlük sürede sabretmek zor geldiğinden, yeni nesil artık bu meşakkatli meslekle uğraşmak istemiyor." diye ekledi. "Kırmızı elmas" Verimli toprakta yetişen ve yağmuru seven bir ürün olan kırmızı pancarın hasadının Ekim ayında başladığını ifade eden tarım işçisi Helin Özgün, "Biz de bu dönemde yağmur çamur dinlemeden çalışarak ürünleri kökleyip kasalıyoruz. Sapları temizlenip yapraklarından salata da yapılabilen pancarlar, havuzda çamurlarından arındırıldıktan sonra hale ve marketlere gönderilerek sofralarımıza ulaşıyor. Kana faydası olduğu için tüketilmesi tavsiye edilen ve halk arasında ‘Kırmızı elmas' olarak bilinen bu sebze; haşlanıp sirke ve yağ ile soslayarak lezzetli bir şekilde yenebiliyor." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.