#Iddianame

- Iddianame haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iddianame haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EŞİNİ KATLEDEN KOCA KARDEŞİNDEN HELALLİK İSTEMİŞ Haber

EŞİNİ KATLEDEN KOCA KARDEŞİNDEN HELALLİK İSTEMİŞ

Kocaeli’nin Derince ilçesinde 4 çocuğunun annesi olan eşini 8 bıçak darbesiyle öldüren sanık hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Savcılık, sanığın cinayeti tasarlayarak işlediğini vurgularken, Ramazan Gökmen hakkında “tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. İddianamede yer alan detaylar, cinayetin öncesinde yaşanan şiddet, tehdit ve aile içi gerilimin boyutunu ortaya koydu. KORKUNÇ CİNAYET DERİNCE’DE YAŞANDI Olay, 31 Ekim 2025 tarihinde Derince ilçesi Esentepe Mahallesi Çınar Sokak’ta bulunan 3 katlı apartmanın 1. katındaki dairede meydana geldi. İddiaya göre Ramazan Gökmen (48), eşi Binnur Gökmen’i (43) bıçaklayarak öldürdü. Cinayetin ardından sanığın aynı bıçakla kendisini de yaralayarak intihara kalkıştığı, hastanedeki tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı bildirildi. Binnur Gökmen’in, kızının düğününe yalnızca 2 gün kala öldürülmesi ise olayı daha da trajik hale getirdi. Talihsiz kadının, 2 Kasım 2025 Pazar günü yapılması planlanan kızı N.A.’nın düğününe hazırlanırken yaşamını yitirdiği belirtildi. İDDİANAME KABUL EDİLDİ: CİNAYET “TASARLAYARAK” İŞLENDİ Binnur Gökmen’in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edilirken, savcılık iddianamede sanığın cinayeti anlık bir öfkeyle değil, önceden planlayarak gerçekleştirdiğini kaydetti. İddianamede, Ramazan Gökmen’in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği, ayrıca en büyük kızları N.A.’nın evliliğine karşı çıktığı ve bu nedenle evde uzun süredir tartışmalar yaşandığı bilgisine yer verildi. 15 GÜN ÖNCE TEHDİT ETMİŞ: “BEKLE SENİ ÖLDÜRECEĞİM” İddianameye göre cinayetten yaklaşık 15 gün önce Binnur Gökmen, eşiyle yaşadığı şiddet ve huzursuzluk nedeniyle çocuklarını alarak ablası G.H.’nin evine gitti. Binnur Gökmen’in, ablasına yaşadıklarını anlatırken eşinin eve alkollü geldiğini, kendisine bıçak doğrulttuğunu ve elindeki bıçağı zorla aldığını söylediği aktarıldı. Kadının ablasına, eşinin kendisini “Bekle seni öldüreceğim” diyerek tehdit ettiğini anlattığı, ablasının ise şikayetçi olup uzaklaştırma kararı aldırması yönünde öneride bulunduğu belirtildi. “EVE GELİN, EŞYALARINIZI ALIN” DİYEREK ARAMIŞ İddianamede, Binnur Gökmen ablasının evinde kaldığı süre boyunca Ramazan Gökmen’in eşini aradığı ancak kadının telefonlara cevap vermediği kaydedildi. Bunun üzerine sanığın kızı Z.’yi arayarak, “Eve gelin, eşyalarınızı alın. GSM hatlarınız benim üstüme kayıtlı, gidin numaralarınızı benim üzerimden alın” şeklinde konuşmalar yaptığı iddia edildi. Savcılık, Binnur Gökmen’in ise eşinin kendisine zarar vereceği endişesiyle eve dönmek istemediğini vurguladı. BİR GÜN ÖNCE İKNA ETMEYE ÇALIŞMIŞ: “BİR DAHA ALKOL ALMAYACAĞIM” İddianamede, cinayetten bir gün önce sanığın eşini arayarak, “Beni yalnız mı bırakacaksın? Bir daha böyle şeyler olmayacak, bir daha alkol almayacağım” diyerek ikna etmeye çalıştığı, baldızı G.H.’ye de “Eşimi asla üzmeyeceğim” sözünü verdiği belirtildi. Baldızının ise sanığı psikiyatrik tedavi görmesi için ikna etmeye çalıştığı aktarıldı. CİNAYET SABAHI: TARTIŞMA MUTFAKTA BAŞLADI Savcılık iddianamesinde cinayet günü yaşananlar da ayrıntılı şekilde anlatıldı. Buna göre Binnur Gökmen, sabah saatlerinde çocuklarını eve bırakmak için ablasının yanından ayrıldı. Okul çıkışı ise eşiyle yaşadığı eve gitti. İddianameye göre Ramazan Gökmen, eşini içeri aldıktan sonra bir süre vakit geçirdi ve ardından mutfakta tartışmayı başlattı. Sanığın, kızları N.A.’nın evlendiği kişinin uygun olmadığını söylediği, eşine de “Beni aldatıyorsun” diyerek tartışmayı büyüttüğü belirtildi. 8 BIÇAK DARBESİ: BOYUN, GÖĞÜS VE SIRT HEDEF ALINDI Binnur Gökmen’in iddiaları reddetmesi üzerine sanığın tezgahtaki bıçağı alarak eşinin üzerine yürüdüğü, kadının salona kaçtığı ancak Ramazan Gökmen’in peşinden gittiği kaydedildi. İddianameye göre sanık, engelleme çabalarına rağmen kadının hayati bölgelerini hedef aldı. Kadının sağ boyun ve kulak altı ile göğüs altı bölgelerinden darbe aldığı, yüzüstü yere düştüğü aktarıldı. Savcılık, sanığın eylemine devam ederek eşinin sırtına da 4 kez bıçak sapladığını, Binnur Gökmen’in toplam 8 bıçak darbesiyle olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirtti. CİNAYET SONRASI KARDEŞİNİ ARADI: “HAKKINI HELAL ET, BİNNUR ÖLDÜ” İddianamede yer alan en çarpıcı detaylardan biri ise sanığın cinayetin ardından yaptığı telefon görüşmesi oldu. Buna göre Ramazan Gökmen, eşini öldürdükten sonra aynı bıçakla kendisini yaraladı ve kardeşi G.G.’yi arayarak, “Hakkını helal et. Binnur öldü, ben de ölüyorum” dedi. Kardeşinin eve geldiğinde yengesini kanlar içinde, ağabeyini ise yaralı halde bulduğu belirtildi. SANIĞIN SAVUNMASI: “ALDATILDIĞIMI DÜŞÜNDÜM” İddianamede sanık Ramazan Gökmen’in ifadesine de yer verildi. Sanık, yaklaşık 20 gün önce kızı N.A.’nın kendisinin onay vermediği nişanlısıyla kaçarak evlendiğini, bunun evde problemlere yol açtığını ileri sürdü. Eşinin kendisini aldattığını düşündüğünü söyleyen sanık, ev sahibinin ve çevredeki bazı kişilerin aile meseleleriyle ilgili konuşmalarını gerekçe göstererek şüphelerinin arttığını iddia etti. Sanık ayrıca yatak odasında mahalleden tanıdığı bir kişinin üzerinde gördüğünü söylediği eşofmanı gördüğünü öne sürerek, aldatılma şüphesinin büyüdüğünü belirtti. “BIÇAKLA BACAK BÖLGESİNE SAVURDUM” DEDİ, CİNAYETİ KABUL ETMEDİ Sanık ifadesinde olay günü sabah eşinin eve geldiğini, birlikte bir süre uyuduklarını, ardından kahvaltı sırasında düğün konusunun açıldığını söyledi. Tartışmanın büyüdüğünü belirten sanık, bıçak aldığını kabul etti ancak öldürme kastı olmadığını öne sürdü. Sanık, bıçağı “yaralamak maksadıyla” bacak bölgesine doğru savurduğunu, aralarında arbede yaşandığını, eşinin dizlerinin üzerine çöktüğünü ve sonrasında paniklediğini iddia etti. Sanık, eşini sırtından defalarca bıçaklamadığını, yalnızca bir darbenin temas etmiş olabileceğini öne sürdü. KIZININ İFADESİ İDDİANAMEDE: “BABAM ANNEME TEPSİYİ KAFASINA VURDU” İddianamede çiftin büyük kızları N.A.’nın ifadesi de yer aldı. N.A., kardeşlerinin yaşlarını paylaşarak annesiyle babası arasında sık sık babası kaynaklı tartışmalar yaşandığını söyledi. Babasının sürekli alkol kullandığını öne süren N.A., 24 Mayıs 2025 gecesi yaşanan bir olayı anlattı. N.A.’nın ifadesine göre babası eve alkollü geldi, annesinden yemek ısıtmasını istedi ve “Evde neden makarna var?” diyerek tepsiyi annesinin kafasına vurdu. N.A., seslere uyanıp ne olduğunu sorduklarında babasının kendisine de saldırdığını, annesinin sürekli şiddet gördüğünü, şikayetçi olmak istese de babasının kendilerine zarar vereceğinden korktuğunu ifade etti. SAVCILIK: “ÖNCEDEN KARAR VERDİ, EVE GELMESİNİ SAĞLAYARAK ÖLDÜRDÜ” Cumhuriyet savcısı, iddianamede sanığın olaydan önce eşini öldürmeye karar verdiğini, eve gelmesini sağlayarak cinayeti tasarlayarak işlediğini vurguladı. Bu kapsamda Ramazan Gökmen hakkında “tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

AZİZ İHSAN AKTAŞ İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA Haber

AZİZ İHSAN AKTAŞ İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediliyor. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş’ın savunma yapması bekleniyor. 200 SANIK HAKİM KARŞISINDA Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından, aralarında görevlerinden uzaklaştırılan belediye başkanlarının da bulunduğu isimlere rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edildiği iddiasına ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık 27 Ocak’ta ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İddianamede; Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de aralarında bulunduğu isimlere yönelik rüşvet iddiaları yer alıyor. SANIKLARDAN SUÇLAMALARI RED Duruşmada savunma yapan İSFALT inşaat mühendisi tutuksuz sanık Çağrı Mazı, Aziz İhsan Aktaş’ın ismini ilk kez basından duyduğunu belirterek, kendisini daha önce ne gördüğünü ne de tanıdığını söyledi. İSFALT İdari İşler Destek Hizmetleri Şefliği’nde görev yapan tutuksuz sanık Murat Delice ise üzerine atılı herhangi bir suçlama bulunmadığını ifade ederek beraatini talep etti. “BANKADAN PARA ÇEKMEMİ SÖYLEDİ” Tutuksuz sanık Akın Kumanlı hakkında iddianamede, örgütün Beşiktaş Belediyesi’nden aldığı ihaleler kapsamında çeşitli görevler yürüttüğü ve rüşvet paralarının tesliminde rol aldığı öne sürüldü. Kumanlı savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, herhangi bir rüşvet organizasyonunda yer almadığını söyledi. Kumanlı, ifadesinde Aziz İhsan Aktaş’ın kendisine bankadan para çekmesini ve bunu Erhan Daka’ya teslim etmesini söylediğini dile getirdi. “AKRABAYIM DİYE YARGILANIYORUM” Tutuksuz sanık Ayşegül Ünal ise Aziz İhsan Aktaş’ın kuzeni olduğunu belirterek, örgüt üyesi olmadığını savundu. Ünal, akrabalık ilişkisi nedeniyle yargılandığını öne sürerek, şirketleri üzerinden herhangi bir suç işlemediğini ifade etti. AKTAŞ SAVUNMA YAPACAK Mahkeme heyeti duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardından, iddianamede örgüt lideri olarak gösterilen ve 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş’ın savunma yapması bekleniyor. Aktaş’ın, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025’te “konutu terk etmemek” tedbiriyle tahliye edildiği öğrenildi.

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA: SAVUNMALAR BAŞLIYOR Haber

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA: SAVUNMALAR BAŞLIYOR

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik açılan davanın görülmesine üçüncü haftasında devam edilecek. Bu haftaki duruşmada, Aziz İhsan Aktaş’ın da aralarında bulunduğu 167 tutuksuz sanığın savunma yapması bekleniyor. AZİZ İHSAN AKTAŞ İLK KEZ SAVUNMA YAPACAK Toplam 200 sanığın yargılandığı davada, iddianamede örgüt lideri olarak gösterilen Aziz İhsan Aktaş’ın 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı belirtildi. Aktaş, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 4 Haziran 2025’te tahliye edilmişti. BELEDİYE BAŞKANLARI DA SANIKLAR ARASINDA İddianamede Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda belediye başkanına rüşvet verilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddia edildi. 578 SAYFALIK İDDİANAME İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 578 sayfalık iddianamede; Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile bazı kamu kurumları “suçtan zarar gören” olarak yer aldı. Dosyada 200 kişi şüpheli, 19 kişi ise mağdur sıfatıyla bulunuyor. YÜZLERCE YIL HAPİS TALEBİ İddianamede Aziz İhsan Aktaş için örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet verme, resmi ve özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve kara para aklama gibi çok sayıda suçtan yüzlerce yıl hapis cezası istendi. Diğer sanıklar hakkında da farklı suçlardan 5 yıldan 337 yıla kadar değişen oranlarda hapis talepleri yer aldı.

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI Haber

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI

Çanakkale’de boşanma aşamasındaki eşi Zeynep Zan’ı sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren sanık Uğur Zan’ın, cinayetten 4 gün önce kardeşiyle yaptığı mesajlaşmalar dava dosyasına girdi. Mesajlarda, kardeşinin sanığı şiddet konusunda uyardığı görüldü. KARDEŞİNDEN UYARI: BOŞAN, ŞİDDETE BULAŞMA Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık Uğur Zan ile kardeşi G.M. arasında cinayetten 4 gün önce yapılan yazışmaların içeriği paylaşıldı. Mesajlarda G.M.’nin sanığa, "Boşan gitsin. Bir daha söylüyorum. Eğer böyle bir şey yaparsan annem çok üzülecek, babam perişan olacak. Çocukların da öyle. Düşün, kadına şiddetin bile ne kadar cezası var" ifadelerini kullandığı yer aldı. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 16 Mayıs’ta İsmetpaşa Mahallesi İzmir Caddesi’nde meydana geldi. Sanık Uğur Zan’ın, otomobiliyle boşanma aşamasındaki eşinin kullandığı motosikletin önünü kestiği, çıkan tartışma sırasında tabancayla tek el ateş ederek Zeynep Zan’ı başından vurduğu tespit edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde Zeynep Zan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay sonrası kaçan sanık, kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. DAVA SÜRECİ SÜRÜYOR Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sanık hakkında “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Yargılama Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

ULUDAĞ'DAKİ YANGINDA ÖLEN KAYAK HOCASI BİRİNCİ KUSURLU SAYILDI Haber

ULUDAĞ'DAKİ YANGINDA ÖLEN KAYAK HOCASI BİRİNCİ KUSURLU SAYILDI

Bursa Uludağ'da milli sporcu Berkin Usta (25) ile kayak hocası babası Yahya Usta (57) ve annesi Fikriye Usta'nın (57) öldüğü otel yangınıyla ilgili 8 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianamede eşi ve milli sporcu oğluyla birlikte hayatını kaybeden kayak hocası Yahya Usta'nın şirketi birinci derecede, oteli işleten firma ikinci derecede kusurlu sayıldı. Otelin mülk sahibi ve ismini veren Kervansaray Yatırım Holding A.Ş.'nin hukuki sorumluluğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı belirtildi. İşletmeci firmanın sahibi Cevdet Kadir A. (41) ile otel müdürü Tekin D.'nin (40), 15'er yıla kadar hapis cezasının istendiği iddianamede, şöminede mangal yapıp közleri karton kutuya koydukları belirlenen kayak odası çalışanları Eren T. (24) ve Mert Kaan Ç. (23) hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Edinilen bilgiye göre, işletmeciliğini Jura Otelcilik firmasının yaptığı 1'inci Bölge'deki Kervansaray Otel'de, 27 Mart 2025'te saat 05.00 sıralarında yangın çıktı. Uludağ'daki itfaiye ve AFAD ekipleri yangına müdahale ederken, Bursa'dan da takviye ekipler sevk edildi. Binayı saran alevler söndürüldü, dumandan etkilenen 9 kişi tahliye edildi. Otelde kalan Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı, eski milli kayakçı Yahya Usta ile oğlu milli kayakçı Berkin Usta hayatını kaybetti, eşi Fikriye Usta yaralandı. Fikriye Usta da tedavi gördüğü hastanede 6 gün sonra öldü. Yangına ilişkin cumhuriyet başsavcı vekili ile 2 savcının görevlendirildiği soruşturmada, aralarında işletme sahibi, işletme müdürü ve kayak odası çalışanının da olduğu 5 şüpheli ve otelin mülk sahibi gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan mahkemeye çıkarılan şüphelilerden oteli işleten firmanın sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D. ile kayak merkezi çalışanları Eren T. ve Mert Kaan Ç. tutuklandı, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 7 ay sonra 74 sayfalık bilirkişi raporu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişin incelemelerini tamamlamasının ardından otel, Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından mühürlendi. Jandarmanın çevresinde geniş güvenlik önlemi aldığı otelde, bilirkişi heyeti de inceleme yaptı. Soruşturma sürerken, olaydan 7 ay sonra hazırlanan 74 sayfalık bilirkişi raporunda, eski milli kayak hocasının sahibi olduğu 'FB Usta' şirketinin, yangının çıktığı kafe bölümünün kiracısı olduğu iddiasıyla 'asli kusurlu' bulunduğu öğrenildi. Kabul edilen 8 sayfalık iddianamede geçenler Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame, Bursa 20'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, otelin kiracısının Jura Otelcilik firması olduğu, Kervansaray Yatırım Holding A.Ş.'nin hukuki sorumluluğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı belirtildi. İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, yangının başlangıç bölgesinin kayak odası ve bu odanın açıldığı kısımdan kafe kısmına bağlanan bölgeler olduğunun tespit edildiği, bu bölgelerin sorumluluğunun FB Usta şirketinde olduğu, bölgelerde yakıt depoları dolu şekilde bırakılan paletli kar motorlarının yangını şiddetlendirdiği ifade edildi. FB Usta firmasının, eylemleri ve ihmalleri nedeniyle 'birinci derecede asli kusurlu' olduğu kaydedilen iddianamede, denetim yapılmasına rağmen eksiklikleri gidermeyen Jura Otelcilik firmasının da 'ikinci derecede asli kusurlu' olduğu belirtildi. Yangın kutudaki közün yapay ağaca sıçramasıyla başladı, deposu dolu olarak bırakılan kar motorları şiddetini arttırdı Yangının, Yahya Usta'nın şirketi FB Usta'nın işlettiği kayak odası ve telesiyej çalışanı Eren T. ve Mert Kaan Ç.'nin şöminede yaptıkları mangal sonrası karton kutuya koyup, daha sonra şöminenin yanına bıraktıkları közün alev alması sonucu yanında bulunan yapay ağaca sıçradığı ve ağacın yanmaya başladığı ifadelerine yer verildi. İddianameye göre, doğal gaz ısıtıcılarına giden boru hatlarının bütünlüğünün bozulmasıyla sızan gaz ile kafe bölümünde park halinde olan paletli kar motorlarının içindeki yakıt da alevleri şiddetlendirdi ve yangının hızlı yayılmasına sebep oldu. Denetimlerde belirlenen eksiklikleri gidermedikleri ve tedbir almadıkları tespit edilen Jura Otelcilik şirket sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D.'nin, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacağı öğrenildi. İddianamede ölen kayak hocası Yahya Usta'nın şirketi FB Usta çalışanları Tekin K., bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Mert Kaan Ç. ve Eren T. ile Kervansaray Yatırım Holding A.Ş yetkilisi Zeynep T., otelin kat görevlileri Mehmet Faruk Ç. ve Ahmet İ. ile otelin bar ve mutfağının işletmesini yapan şirketin yetkilisi Rafet Alpan Y. hakkında 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bilgisi de yer aldı.

İZMİR’İN BALÇOVA İLÇESİNDE HAİN SALDIRIDA CEZALAR BELLİ OLDU Haber

İZMİR’İN BALÇOVA İLÇESİNDE HAİN SALDIRIDA CEZALAR BELLİ OLDU

İzmir’in Balçova ilçesinde geçtiğimiz yıl 3 polisin şehit olduğu, 1’i polis 2 kişinin yaralandığı polis merkezine yönelik terör saldırısıyla ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede şüpheliler hakkında 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. 8 Eylül 2025 sabahı gerçekleşen saldırıda, E.B. pompalı tüfekle polis merkezine ateş açmış, olayda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir şehit olmuştu. Çatışmada saldırgan bacaklarından vurularak etkisiz hale getirilmiş, polis memuru Murat Dağlı ve bir sivil vatandaş ise yaralanmıştı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Eylül 2025 tarihinde Balçova Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. 58 sayfalık iddianamede, saldırıyı gerçekleştiren DEAŞ üyesi E.B. (17) ile babası N.B. ve annesi A.B.’nin de aralarında bulunduğu 7’si tutuklu 13 şüpheli yer aldı. SALDIRI TALİMATI TERÖR ÖRGÜTÜNDEN İddianamede, saldırı tarihinde 16 yaşında olan tutuklu E.B.’nin DEAŞ silahlı terör örgütüne katıldığı, örgüt ideolojisini tamamen benimsediği ve bu doğrultuda silahlı eğitim aldığı belirtildi. Şüphelinin örgütün amacına hizmet etmek üzere terör saldırısı talimatı aldığı aktarıldı. İSTENEN CEZALAR BELLİ OLDU Hazırlanan iddianamede şüpheliler hakkında, ’anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’, 3 kez ’terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme’, 4 defa ’terör amaçlı kasten öldürmeye teşebbüs’, 2 kez ’terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs’, ’silahlı terör örgütüne üye olma’, ’kamu malına zarar verme ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma’ suçlarından ceza talep edildi. Saldırıyı gerçekleştiren E.B.’nin dosyası yaşının küçük olması nedeniyle ayrılarak çocuk ağır ceza mahkemesine gönderilirken, diğer 12 şüpheli hakkında ağır ceza mahkemesinde dava açıldı. Tüm şüpheliler için 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 261 yıla kadar hapis cezası istendi.

TBMM’DEKİ İSTİSMAR İDDİALARINDA İDDİANAME KABUL EDİLDİ Haber

TBMM’DEKİ İSTİSMAR İDDİALARINDA İDDİANAME KABUL EDİLDİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) staj yapan 18 yaşından küçük öğrencilere yönelik istismar iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında 5 sanık hakkında 16 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle iddianame hazırladı. İddianame, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. MECLİS LOKANTASINDA GÖREVLİ 5 KİŞİ HAKKINDA SUÇLAMA İddianamede yer alan bilgilere göre, mağdur 4 stajyer öğrenci, Meclis'te staj yaptıkları dönemde TBMM lokantasında çalışan Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B., Ramazan Ç. ve Recep S. tarafından tacize uğradıkları iddiasıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’ne başvurdu. Şikâyet üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında sanıklar gözaltına alındı. Sanıklardan Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B. ve Recep S. tutuklanırken, Ramazan Ç. hakkında adli kontrol kararı verildi. “KAMU GÖREVİ SAĞLADIĞI KOLAYLIK KULLANILDI” İddianamede, mağdurelere yönelik suçların, sanıkların kamu görevi ve hizmet ilişkisi sayesinde sağlanan kolaylıklardan faydalanarak ve eğitici-öğretici sorumluluğa sahip kişiler olmaları nedeniyle nitelikli hale geldiği ifade edildi. Ayrıca sanıkların, "iş yeri ve dışında mağdurelere yönelik davranışlarının sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar suçu oluşturduğu" belirtildi. İKİ AYRI SUÇTAN CEZA İSTENDİ Beş sanık hakkında, "çocuğa karşı cinsel taciz" ve "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçlarından ayrı ayrı 16 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle yargı süreci başlamış oldu.

EKREM İMAMOĞLU SAHTE DİPLOMA DAVASINDA 3’ÜNCÜ KEZ MAHKEMEDE Haber

EKREM İMAMOĞLU SAHTE DİPLOMA DAVASINDA 3’ÜNCÜ KEZ MAHKEMEDE

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin 8 yıl 9 aya kadar hapis talebiyle yargılandığı davada 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede İmamoğlu’nun zincirleme şekilde ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Hazırlanan iddianame kapsamında İmamoğlu, 12 Eylül’de ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İmamoğlu, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, 'yolsuzluk' soruşturmasından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, sanık İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu, annesi Havva İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu ile çok sayıda partili katıldı. Duruşma, yoklamalar ile devam ediyor. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, University College of Northern Cyprus’ın (UCNC) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı, şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun yatay geçiş yaptığı 1990 yılında University College of Northern Cyprus’ın yatay geçiş yapılabilecek üniversiteler arasında olmadığı anlatıldı. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından KKTC’de faaliyet gösteren yükseköğretim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanındığının belirtildiği iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı, bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı aktarıldı. TANINIRLIĞININ BULUNMADIĞINI BİLDİKLERİ HALDE İMAMOĞLU’NUN DENKLİĞİ OLAN BİR KURUMDAN YATAY GEÇİŞ YAPMIŞ GİBİ GÖSTERİLDİĞİ KAYDEDİLDİ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulu eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınmakta olduğu bilgisini İstanbul Üniversitesi’nin bilmesine rağmen İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği aktarıldı. Yapılan bu işlemle hem İstanbul Üniversitesi yetkililerinin hem de şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun, University College of Northern Cyprus adlı kurumun Yükseköğretim Kurulu nezdinde tanınırlığının bulunmadığını bildikleri halde şüphelinin denkliği olan bir kurumdan yatay geçiş yapmış gibi gösterildiği kaydedildi. 8 YIL 9 AYA KADAR HAPİS CEZASI TALEBİ İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun yatay geçiş sürecinde üniversiteye sunduğu belgelerin University College of Northern Cyprus’a ait bir tanıtım broşürü ve bir adet transkriptten ibaret olduğu, bu belgelerin Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne ait olmadığının açıkça anlaşılmasına rağmen İstanbul Üniversitesi tarafından kaydının bu şekilde yapıldığı vurgulandı. Ekrem İmamoğlu’nun bu belgeleri yüksek lisans başvurusu, askerlik işlemleri ve Yüksek Seçim Kurulu gibi kurumlarda kullandığı belirtilerek, "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği gerekçesiyle 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

İMAMOĞLU'NUN 2 BİN 352 YIL HAPİS İDDİANAMESİ KABUL EDİLDİ Haber

İMAMOĞLU'NUN 2 BİN 352 YIL HAPİS İDDİANAMESİ KABUL EDİLDİ

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan ve 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edilen İBB yolsuzluk iddianamesini kabul etti. İDDİANAME 3 BİN 900 SAYFA, 407 ŞÜPHELİ YER ALIYOR İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 3 bin 900 sayfalık iddianamede, 407 kişi şüpheli olarak yer aldı. Şüpheliler arasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediye yöneticileri ve çeşitli şirket temsilcileri bulunuyor. İMAMOĞLU HAKKINDAKİ SUÇLAMALAR İddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında istenen ceza aralığı 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar olarak belirtildi. Suçlamalar arasında şu maddeler yer aldı: Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak Rüşvet (toplam 59 kez) Suç gelirlerinin aklanması Kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratmak Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi ve yayılması İhaleye fesat karıştırmak (70 kez) İrtikap, dolandırıcılık, kamu malına zarar verme Çevre, vergi, orman ve maden kanunlarına muhalefet 160 MİLYAR LİRALIK KAMU ZARARI İDDİASI İddianamede, metro ve İSKİ projeleri için alınan kredilerin amacı dışında kullanıldığı, kamunun bu süreçte 160 milyar lira zarara uğratıldığı ileri sürüldü. ERSÖZ: TENSİP ZAPTI HENÜZ DÜZENLENMEDİ Gelişmeyi sosyal medya hesabından duyuran avukat Hüseyin Ersöz, "Mahkeme iddianameyi kabul etti ancak henüz tensip zaptı düzenlenmedi. Duruşma tarihi ve tutukluluk incelemesiyle ilgili kararlar önümüzdeki günlerde verilecek" açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.