#Iftira

- Iftira haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iftira haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MAL VARLIĞINI TSK’YA BAĞIŞLAYAN ÖĞRETMENE “SAĞLAM” RAPORU Haber

MAL VARLIĞINI TSK’YA BAĞIŞLAYAN ÖĞRETMENE “SAĞLAM” RAPORU

Adana’da, tüm mal varlığını Türk Silahlı Kuvvetlerine bağışladığı gerekçesiyle babasının açtığı vasi davasında ‘psikoz’ tanısıyla hastaneye yatırılan tarih öğretmeni Nevin Vurunbiği, 16 gün sonunda “akıl sağlığı yerindedir” raporu aldı. Taburcu olur olmaz okuluna giden Vurunbiği, öğrencilerine karnelerini verdi. 51 yaşındaki 30 yıllık tarih öğretmeni Nevin Vurunbiği, 77 yaşındaki babası M.V. ile yaşadığı ailevi anlaşmazlıklar nedeniyle dikkat çekici bir karar aldı. Mersin’in Silifke ilçesi ve Adana’daki iki evi, iki aracı ve yaklaşık 2 milyon TL birikimi bulunan Vurunbiği, tüm mal varlığını Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) bağışladı. Bunun üzerine baba M.V., kızının akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ederek vasi tayini için dava açtı. Mahkeme kararıyla öğretmenin banka hesaplarına bloke konuldu. Aynı hastaneden bir yıl önce “mal alıp satabilir, sağlıklıdır” raporu alan Vurunbiği’ye bu kez “psikoz” tanısı konularak hastaneye yatırılması kararlaştırıldı. YENİ YILA HASTANEDE GİRDİ Nevin Vurunbiği, 30 Aralık 2025’te polis eşliğinde Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne yatırıldı. 2026 yılına hastanede giren öğretmen, burada 16 gün boyunca gözlem altında tutuldu. Kurul değerlendirmesi sonucunda Vurunbiği’nin akıl sağlığının yerinde olduğu ve kendi kararlarını verebileceği yönünde rapor verildi. 14 Ocak 2026’da hastaneden taburcu edilen öğretmen, aynı gün görev yaptığı okulda öğrencilerine karnelerini dağıttı. "BİR BABANIN BUNU YAPMASI ÇOK ACI" Yaşadıklarını anlatan Nevin Vurunbiği, "Ailemin bana attığı bir iftira üzerine bu süreci yaşadık. Mal varlığımı istemişlerdi, ben de kabul etmedim. Tüm varlığımı TSK’ya vasiyet etmiştim. Bunun üzerine üzerime geldiler. Akıl sağlığımın yerinde olmadığını öne sürüp hastaneye yatırılmamı sağladılar. 16 gün orada kalmak anlatılamayacak kadar zordu" dedi. Bu sürecin kendisini yıprattığını belirten Vurunbiği, "Bir babanın bunları yapması çok üzücü. Bu duruma gelmeden çözümler bulunabilirdi ama süreç çok ağır geçti" ifadelerini kullandı. "ÖĞRENCİLERİMİ ÇOK ÖZLEDİM" Taburcu olduğu gün öğrencilerine koşan Vurunbiği, "Onlara kavuştuğum için çok mutluyum. Hastanedeyken öğrencilerimi, okulumu ve arkadaşlarımı çok özledim. Bu süreci geride bırakıp artık derslere odaklanacağım" diye konuştu.

GÜLLÜ’NÜN OĞLUNDAN AÇIKLAMA: ABLAMA İNANMAK EN BÜYÜK HATAYDI Haber

GÜLLÜ’NÜN OĞLUNDAN AÇIKLAMA: ABLAMA İNANMAK EN BÜYÜK HATAYDI

Sanatçı Güllü olarak tanınan Gül Tut’un, Yalova’da yaşamını yitirmesiyle ilgili yürütülen soruşturma devam ederken, sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Gülter, olayla ilgili olarak tutuklanan ablası Tuğyan Ülkem Gülter’in masumiyetine inanmanın “hayatındaki en büyük hata” olduğunu belirtti. Olay, 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’nde bulunan bir apartmanın beşinci katındaki terasta meydana gelmişti. 52 yaşındaki Gül Tut, kızı ve arkadaşlarıyla bulunduğu sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmiş, soruşturma kapsamında aynı evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanmıştı. “MASUMİYETİNE İNANMAK EN BÜYÜK HATAMDI” Tuğberk Yağız Gülter açıklamasında, yaşanan sürecin hayatındaki en ağır dönem olduğunu belirterek, "Annem için rahatlıkla ‘ölsün’ diyebilen birinin masumiyetine inanmak belki de yaptığım en büyük hataydı" ifadelerini kullandı. Olay sonrası hakkında ortaya atılan iddialara da değinen Gülter, "Hakkımda ortaya atılan iddiaların tamamı asılsız ve seviyesizdir. Uzun süre ciddiye almadım ancak süreç, medyada ne kadar yönlendirilmiş, yalan ve iftira içeren içerikler olabileceğini bana açıkça gösterdi" dedi. “GERÇEKLERİ BİLDİKLERİ HÂLDE SUSTULAR” Gülter, annesinin vefatından önce bazı kişilerin ablasıyla yaptığı yazışmalarla ilgili bilgi sahibi olduklarını ancak buna rağmen sessiz kaldıklarını öne sürdü. "Annem hayattayken kimse bizi uyarmadı. Gerçekleri bildikleri hâlde sustular. Daha sonra konuşmayı tercih ettiler" diyen Gülter, annesinin ölümünün ardından bazı çevrelerin kendisine yönelik maddi çıkar iddiaları ortaya attığını da ifade etti. “İFTİRA ATANLARLA YASAL OLARAK HESAPLAŞACAĞIM” Kendisine yönelik suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini vurgulayan Gülter, "Ne film şirketleriyle görüştüm ne de annemin kişisel eşyalarını menfaatim için kullandım. Ortaya atılan iddiaların tamamı iğrenç iftiralardır" şeklinde konuştu. Sosyal medya ve çeşitli platformlarda şahsına yönelik yapılan hakaret ve iftira içeren tüm içeriklere karşı hukuki süreç başlattığını da belirten Gülter, "Hepsiyle hukuk önünde hesaplaşacağım. Süreci kamuoyu da takip edecektir" dedi. “TÜM İLETİŞİMİMİ KESTİM” Ablasına yönelik inancının artık kalmadığını belirten Gülter, "Ben yapmadım' ifadesi, benim nezdimde artık inandırıcılığını yitirmiştir. Bu saatten sonra kendisiyle tüm iletişimimi kestiğimi kamuoyuna saygıyla duyuruyorum" dedi. Gülter açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Annemin hakkını kimseye yedirmem. Soruşturma kapsamında ilgili tüm kişiler hakkında sonuna kadar şikayetçi olarak tüm yasal haklarımı kullanacağım". SORUŞTURMA SÜRÜYOR Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma devam ediyor. Güllü’nün ölümüne ilişkin adli süreçte delil toplama ve ifade alma işlemleri sürerken, tutuklu bulunan Tuğyan Ülkem Gülter’in yargılama süreci önümüzdeki aylarda başlayacak. Adli makamlar tarafından yapılacak resmi açıklamalar dışındaki tüm iddialar yargı süreci kesinleşene kadar iddia niteliği taşımaktadır.

ESKİ KIZ ARKADAŞINA UYUŞTURUCU TUZAĞI KURDU Haber

ESKİ KIZ ARKADAŞINA UYUŞTURUCU TUZAĞI KURDU

Samsun’un Çarşamba ilçesinde bir ikamete uyuşturucu bırakılarak yapılan ihbarın arkasında planlı bir kumpas olduğu, polis ekiplerinin titiz çalışmasıyla ortaya çıkarıldı. Olayla bağlantılı şüpheli tutuklandı. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Çarşamba ilçesinde uyuşturucuya ilişkin yapılan ihbar üzerine Ö.T. (45) isimli kadının ikametinin müştemilatında arama yapıldı. Aramada 1 kilo 398 gram 93 miligram esrar ile 1 hassas terazi ele geçirildi. İlk aşamada Ö.T. hakkında adli işlem başlatıldı. SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLDİ, KUMPAS ORTAYA ÇIKTI Ekipler, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla yürüttükleri teknik ve fiziki takip sonucunda ele geçirilen uyuşturucunun Ö.T.’ye ait olmadığını belirledi. İncelemelerde olayın planlı şekilde kurgulandığı tespit edildi. Elde edilen deliller doğrultusunda, uyuşturucuyu ikametin müştemilatına bırakan kişinin Ö.T.’nin eski erkek arkadaşı H.K. (45) olduğu belirlendi. Şüphelinin gece saatlerinde siyah bir poşet içinde uyuşturucu maddeyi bıraktığı ve ardından yetkililere ihbarda bulunduğu tespit edildi. GÜVENLİK KAMERASI KAYDETTİ, TUTUKLANDI H.K.’nın uyuşturucu poşetini taşıdığı anların güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdığı bildirildi. Deliller doğrultusunda yakalanarak gözaltına alınan H.K., “uyuşturucu madde ticareti yapmak”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” ve “iftira” suçlarından adli mercilere sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

SAADETTİN SARAN SERT ÇIKTI: ALGI OPERASYONU YÜRÜTÜLÜYOR! Haber

SAADETTİN SARAN SERT ÇIKTI: ALGI OPERASYONU YÜRÜTÜLÜYOR!

Hedef alındığını belirten Saadettin Saran, şahsına yönelik bir algı operasyonu yürütüldüğünü ifade etti. Saran, açıklamasında videolarda yer alan kişinin kendisi olmadığının daha önce defalarca kanıtlandığını hatırlattı ve yaşananları açık bir itibar suikastı olarak niteledi. Söz konusu görüntülerin ve paylaşımların kasıtlı olarak yeniden dolaşıma sokulduğunu belirten Saran, hukuk mücadelesini başlattıklarını duyurdu. “AVUKATLARIM SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAK” Sadettin Saran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “WhatsApp üzerinden maksatlı şekilde yeniden dolaşıma sokulan; yıllar öncesinden bu yana defalarca tekzip edilmiş, tarafımla hiçbir ilgisi bulunmadığı açık ve kesin biçimde ortaya konmuş bazı görüntü ve paylaşımlar üzerinden şahsıma yönelik bir algı operasyonu yürütüldüğü görülmektedir. Söz konusu video ve içeriklerde yer alan kişinin ben olmadığım defalarca kanıtlanmış olmasına rağmen, bu materyallerin bugün yeniden servis edilmesi açık bir itibar suikastı niteliğindedir. Avukatlarım, bu iftira niteliğindeki içerikleri yayan ve yayılmasına aracılık eden tüm kişi ve kuruluşlar hakkında suç duyurusunda bulunacaktır.” BASINA DA TEPKİ: “KİŞİLİK HAKLARI İHLAL EDİLİYOR” Saran, bazı medya organlarında yer alan özel hayatına ilişkin haber ve yorumları da eleştirerek, şu ifadeleri kullandı: “Bugün bazı medya mecralarında yer alan ve tamamen özel hayata ilişkin olan yazı ve yorumlar hukuka ve basın etiğine açıkça aykırı olup, kişilik haklarının ağır ihlali anlamına gelmektedir. Bu yayınlar hakkında da gerekli hukuki süreçler derhal başlatılacaktır.” Saran, açıklamasını kamuoyuna saygı ile sunduğunu belirterek tamamladı.

HANDE SARIOĞLU ATEŞ PÜSKÜRDÜ: MEHMET AKİF'E SERT SÖZLER! Haber

HANDE SARIOĞLU ATEŞ PÜSKÜRDÜ: MEHMET AKİF'E SERT SÖZLER!

Fatih Altaylı ve Mehmet Akif'e hitaben sert sözler içeren mesajlar paylaşan Sarıoğlu, hakkında ortaya atılan iddiaların “iftira” olduğunu belirtti ve isim vererek kamuoyuna çağrı yaptı: “İki cihanda elim yakanda Akif, yazacaksın!” “BANA ÖLDÜKTEN SONRA DEĞİL, YAŞARKEN LAZIMSINIZ” Sarıoğlu, sosyal medya paylaşımlarında şu ifadeleri kullandı: “2010 yılından beri sunuculuk spikerlik yaptığım bu camiada, ne bir kanal yöneticisi, ne bir popçu, ne bir topçu, ne bir oyuncu, onlarcasıyla tanışmış biri olarak, tanıyanlar da tanışanlar da çok iyi bilirler ki, bir Allah’ın kulu bana ulaşamamıştır. Kimse benden yüz bulamamıştır. Ben ne onların yaşantılarına tamah ettim ne de ortamlarına. Bir tek Allah değil, şahsen tanıyıp tanışan herkes şahidimdir, beni bana anlatacaksınız. Ölünce değil, şimdi bana ben yaşarken anlatacaksınız. Beni nasıl bilirdiniz? İstisnasız herkesten, arkadaşlarım dahil benimle tanışan herkesten hakkımda ne biliyorsunuz, ben nasıl bir insanım, tek tek duyacağım, yazacaksınız. Bana öldükten sonra değil, yaşarken lazımsınız. Bir iftiracı şerefsizin karşısında nasıl bir ordu olduğumu göstereceksiniz. Beni iftiracı adiler değil, siz anlatacaksınız!” FATİH ALTAYLI’YA AĞIR SÖZLER: “SEN YAZMADAN BEN HELAL ETMEM” Sarıoğlu, bir dönem görev aldığı Habertürk’teki kariyerine değinerek, kanal ile yollarının ayrılmasına sebep olarak gösterdiği Fatih Altaylı’ya seslendi: “Fatih Altaylı’nın Habertürk’e transferi olarak, Spor Saati programıyla başladığım Habertürk spor spikerliği görevim boyunca beni tanıyan kim varsa, benim hakkımda konuşma vakti. Benimle çalıştığınız, mesai yaptığınız, beni transfer edip sonra Spor Saati programındaki yorumlarımdan dolayı masadan kalkıp gittiğiniz, sonra da programı yayından kaldırdığınız günlerin tamamı hakkında, benim için yazmak boynunuzun borcu. O evdeki kız evladınızı düşün. Hakkıma girdiğiniz her şey için artık benim adıma bir şeyler söyleme zamanı geldi Altaylı. Beni nasıl bilirdin, ben nasıl bir insanım yazacaksın. Bu kanala sen beni transfer ettin, sonra sen spor programımı elimden aldın, sonra senin talimatınla kanalla yollarım ayrıldı. İyi ki o gün oryantal yapmışım da adı batasıca o kanal birilerinin elinde lağım çukuruna dönüşmeden çıkıp gitmişim. Ben 2020’de çıkıp gitmeme rağmen laneti hâlâ peşimde. Fatih Altaylı, benim hakkımda yazacaksın, bana ödenecek bir hakkım var. Bu borcu ödemeden iki elim yakanda. Sana hakkımı helal etmem!” MEHMET AKİF ERSOY’A: “BANA ANNEM Mİ YOKSA AKİF Mİ DAHA İMANLI DİYE SORSALAR, SEN DERDİM!” Sarıoğlu, adı uyuşturucu operasyonunda geçen ve görevden alınan Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’a ise şu ifadelerle seslendi: “Şimdi gelelim olayın baş kahramanı adının altında ezilen Mehmet Akif Ersoy’a… Ne halt yediysen yedin, kimlerle ne karıştırdıysan karıştırdın, ama beni bu işe karıştıramazsın. Siyaset ayağıyla yazdığın mektupları, gönderdiğin kamuoyu mesajlarını geçeceksin. Beni yazacaksın ERSOY. Benim adıma yazacaksın. 2 erkek evlat sahibisin. Onların yüzü suyu hürmetine yazacaksın gerçekleri. Ulan ben 2018-2020 yılları arasında Habertürk’te çalışmışım. Akif, sen o zaman daha spikersin, öyle Genel Yayın Yönetmenliği falan bir gücün yok daha. Ben ne ara senin ortamına gelmişim? Bir kere dahi ben seninle herhangi bir ortamda o adı geçen kişilerle bir araya geldim mi, söyleee! Ulan bana annem mi yoksa Akif mi daha imanlı, 5 vakit abdestli namazlı mı diye sorsalar, ben seni derdim ulan. Sen kendine, hayatına ihanet ettin. Benim gibi doğru dürüst insana ihanet edemezsin. Yazacaksın Akif, kim ne yaptıysa hepsini yazacaksın. Yapanları yazacaksın. O ortamlarda bulunanları yazacaksın ki, öyle iftira atanlara kalmayacak benim adım. Doğruları anlatıp, benim üstümdeki bu kirli iftiraları kaldıracaksın. Benim anama, babama, abime bir isim borcun var. İki cihanda elim yakanda, yazacaksın Akif. Ben nasıl bir insanım, tüm kamuoyuna, tüm gazetecilere benim adıma mektup yazıp anlatacaksın.” TEPKİSİ SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU Sarıoğlu’nun açıklamaları kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. “Hande Sarıoğlu” etiketi Twitter (X) Türkiye gündeminde üst sıralarda yer aldı. Bazı kullanıcılar Sarıoğlu’na destek verirken, bazıları ise sessizliğin sürmesini eleştirdi.

BURSASPOR BAŞKANI ÇELİK’TEN GALİBİYET SONRASI SERT MESAJ Haber

BURSASPOR BAŞKANI ÇELİK’TEN GALİBİYET SONRASI SERT MESAJ

Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Somaspor galibiyeti sonrası yaptığı açıklamada hem takımı ve taraftarı kutladı hem de kendisi hakkında çıkan iddialara sert sözlerle yanıt verdi. Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Somaspor deplasmanında alınan galibiyetin ardından açıklamalarda bulundu. Çelik, kazanılan üç puanın önemine dikkat çekerken, tribün desteğinin bu başarıdaki payını vurguladı. Karşılaşmada sahaya yansıyan mücadeleden memnuniyet duyduğunu belirten Enes Çelik, özellikle deplasmanda oluşturulan atmosferin altını çizdi. Birlik, beraberlik ve şehir vurgusu Göreve geldikleri günden bu yana Bursa’da birlik ve beraberliği sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Çelik, bu anlayışın tribünlere ve sahaya yansıdığını ifade ederek, "Bir buçuk yıldır bu şehirde birlik ve beraberliği sağlamak için yönetim kurulumuz ile birlikte elimizden ne geliyorsa yaptık. Her partiye eşit mesafede kalıp, taraftarımızı kulübün kendisi olarak gördük. Bunun neticesinde çok şükür iki yıldır taraftar rekorları kırdık. Geçtiğimiz sezon yaşadığımız şampiyonluğun ardından bu sezon da şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerliyoruz" dedi. Bu süreçte yaşanan bazı gelişmelere de değinen Çelik, kendisi hakkında ortaya atılan iddialara sert tepki gösteren Çelik, "Ancak dün kentimizin bir idarecisinin siparişle yaptırdığı şahsım hakkındaki hezeyan ve iftira dolu sipariş haberi yanlışlıkla idarecinin kendi resmi hesabından girerek kendilerini ele verdiler" dedi. Bursaspor ve itibar mesajı Bursaspor camiasına ve Bursa kamuoyuna seslenen Enes Çelik, kulüp ve kişisel itibarının kendisi için kırmızı çizgi olduğunu vurguladı. Çelik, "Buradan Bursasporlulara ve Bursalılara sesleniyorum: Benim iki hassas noktam var; Bursaspor ve itibarım. Kulübümüzden aldığı bedava biletlerle stadyumumuzdaki çocuk tribününe gelerek her hafta çocuklarla fotoğraf çektiren, göreve geldiğimiz günden beri kulübümüze hiçbir katkı sunmamış sözde "Bursasporluyum" imajı çizen idareciyi ifşa edip sizlerin önünde rezil edeceğim. Bu da size sözüm olsun" ifadelerini kullandı

MEHMET AKİF ERSOY’UN UYUŞTURUCU TESTİ POZİTİF ÇIKTI Haber

MEHMET AKİF ERSOY’UN UYUŞTURUCU TESTİ POZİTİF ÇIKTI

Daha önce “Hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım” diyen gazetecinin Adli Tıp Kurumu’ndan gelen uyuşturucu testi sonucu pozitif çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Mehmet Akif Ersoy ile birlikte Ufuk Tetik, Ebru Gülan ve Mustafa Manaz “Uyuşturucu madde kullanmak”, “Uyuşturucu madde temin etmek” ve “Kullanılmasına yer ve imkan sağlamak” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. “İDDİALARI KESİNLİKLE REDDEDİYORUM” DEMİŞTİ Ersoy, emniyet ve savcılık ifadelerinde, hakkında ortaya atılan iddiaları kesin bir dille reddetmiş ve "Hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Bu iddialar çok çirkindir" demişti. Ancak Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan analiz sonuçları, bu beyanla çelişti. Uyuşturucu madde testinin “pozitif” çıkması, Ersoy hakkındaki suçlamaların ciddiyetini artırırken, yargı sürecinde kritik bir dönemece girildi. CEBECİ’DEN “İFTİRA” VURGUSU Olayla ilgili bir diğer isim olan spiker Ela Rümeysa Cebeci, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Mehmet Akif Ersoy’un uyuşturucu kullanılan bir ortamda çekilen fotoğrafının kendi telefonunda yer aldığına dair iddiaları yalanladı. Cebeci, “Saklayacak hiçbir şeyim yok. İftira aklandığında bunu ilk olarak seyircime ben duyuracağım” ifadelerini kullandı. SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR Adli süreç devam ederken, Ersoy’un test sonucunun ardından savcılığın ek deliller ve tanık beyanları doğrultusunda soruşturmayı daha da derinleştirmesi bekleniyor. Gelişmeler kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, basın camiasında da tartışmaların fitilini ateşledi. Yetkililer, soruşturmanın şeffaf ve titiz şekilde sürdürüldüğünü belirtti.

KAAN TANGÖZE ÜNİVERSİTEDE KONSER VERDİ: ORTALIK KARIŞTI Haber

KAAN TANGÖZE ÜNİVERSİTEDE KONSER VERDİ: ORTALIK KARIŞTI

Duman grubunun solisti Kaan Tangöze’nin, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Yunus Emre Kongre Merkezi'ndeki konserinde söylediği “Baltalar Elimizde” şarkısının sözlerini değiştirmesi tartışma yarattı. Gelen tepkiler üzerine KSÜ Rektörlüğü, konserin organizasyonuna dair yazılı açıklama yaparak, “Sadece salonu kiraladık, içerikten sorumlu değiliz” dedi. TARTIŞMALI ŞARKI SÖZLERİ ORTALIĞI KARIŞTIRDI Tangöze’nin 19 Kasım Çarşamba günü verdiği konserde seslendirdiği şarkının sözlerine eklediği “Bu ormanı yaksak da mı satsak, rezidans çaksak?”, “Bu sinemayı yaksak da mı satsak, AVM çaksak?” gibi ifadeler, sosyal medyada ve bazı sivil toplum kuruluşları arasında tepkiye neden oldu. Bazı kesimler, şarkının içeriğinde "ironi" olsa da, sözlerin kamuoyunda devlet büyüklerine ve milli değerlere hakaret algısı oluşturduğunu savundu. ÜNİVERSİTE: “KONSERİN İÇERİĞİNDEN SORUMLU DEĞİLİZ” Kamuoyundaki eleştirilerin artması üzerine KSÜ Rektörlüğü yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Salon organizasyon şirketine ücret karşılığı tahsis edilmiştir. Üniversitemizin bu etkinliğin içeriğiyle hiçbir ilgisi yoktur” denildi. Ayrıca etkinliğin üniversitenin resmî kanallarında duyurulmadığı, programda üniversite yöneticilerinin yer almadığı vurgulandı. “İTİBARSIZLAŞTIRMA ÇABASI, HUKUKİ HAKLARIMIZ SAKLI” Rektörlük, bazı grupların KSÜ’yü hedef alan açıklamalarını “iftira ve karalama kampanyası” olarak nitelendirdi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Rektörlüğümüz; kurumumuzu ve yöneticilerimizi hedef gösteren, toplumda infial oluşturmayı amaçlayan tüm açıklamaları not etmektedir. Bu çerçevede gereken her türlü idari ve hukuki süreç başlatılmıştır.” “MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERE TAVİZ YOK” Üniversite yönetimi, açıklamasının sonunda KSÜ’nün milli ve manevi değerlere bağlı bir kurum olduğunun altını çizerek, “Hiçbir devlet büyüğüne hakaret içeren içerik ve söylemler kabul edilemez” ifadesine yer verdi. TANGÖZE’NİN SÖZLERİ TEPKİ GÖREN ŞARKI SÖZLERİ ŞÖYLEYDİ: “Baltalar elimizde, imarı cebimizde. Biz gideriz ormana, hey ormana... Bakanlar yanımızda, başkan önümüzde. Bu ormanı yaksak da mı satsak, yıkıp yerine rezidans çaksak? İyi para ediyor. Bu sinemayı yaksak da mı satsak, buraya da mı bir AVM çaksak? İyi para ediyor. Bu parka Topçu Kışlası mı yapsak, buraya da mı bir AVM çaksak? İyi para ediyor…”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.