#Ihracat

- Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İŞİNİ BIRAKTI: DERELERDE HER GÜN 5 GRAM ALTIN BULUYOR Haber

İŞİNİ BIRAKTI: DERELERDE HER GÜN 5 GRAM ALTIN BULUYOR

Bursa'da çocukluk merakıyla başladığı doğada altın arama işini profesyonel mesleğe dönüştüren Emre Aydın, askeri personellikten ayrılarak Türkiye'nin farklı bölgelerinde altın arıyor. Kendi ürettiği makinelerle çalışan Aydın, yaz aylarını Türkiye'nin derelerinde arama çalışmalarına ayırırken, kış aylarını ise Afrika'da tesis kurarak geçiriyor. Kullandığı makineyi de kendisi üreten Aydın dünyanın bir çok ülkesine ihracat yapıyor. Bursa'da 15 yaşında aile büyüklerinden öğrendiği bu işi zaman içerisinde profesyonelliğe dönüştüren Emre Aydın, yaklaşık 7 yıldır tam zamanlı olarak derelerde doğada oluşan altınları çıkartıyor. Sosyal medyada "Emre Aydın Gold" adıyla çalışmalarını sürdüren Aydın, askerliği bırakarak hayatını altın aramaya adadı. Çocukluk merakıyla başladığı işte kendisini zaman içerisinde geliştiren Aydın, ilk dönemlerde bu kıymetli madenin tozunu dahi bulmakta zorlandığını, ancak tecrübe kazandıkça günlük birkaç gram altın çıkarabilecek seviyeye ulaştığını söyledi. "GÜNDE EN AZ 3-4 GRAM'' Altın aramanın yalnızca makineyle yapılabilecek bir iş olmadığını belirten Aydın, öncelikle arazinin ve taşların tanınması gerektiğini ifade etti. Özellikle altını taşıyabilecek kuvars taşlarının ve derelerde bu değerli madenin birikebileceği noktaların doğru tespit edilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Aydın, "İlk zamanlarda başladığımızda bir gram değil, tozu bile zor buluyorduk. Ama zamanla kendimizi geliştire geliştire bu işte günlük 4-5 gram almaya başladık. Artık kurduğumuz makinelerden aldığımız altın 3-4 gramın aşağısına düşmüyor. Tabii bu tamamen çalışmaya ve araziye bağlı" dedi. Yıllık ortalamalarının ise çalışma yoğunluğuna göre değiştiğini belirten Aydın, yaklaşık yarım kilogram ile 1 kilogram arasında altın elde edebildiklerini söyledi. BİRİKEBİLECEĞİ NOKTALARI TESPİT EDİYOR Aydın, arazi çalışmalarında özellikle ot kökleri ve çöplerin biriktiği noktaları incelediklerini belirterek, bu bölgelerde yapılan taramalarda yeterli miktarda medenin tespit edilmesi halinde çalışmaya başladıklarını anlattı. "Ot kökleri, çöplerin biriktiği noktalar altının çökelip birikme yaptığı yerler olabiliyor. Oralarda metre metre taramalar yapıyoruz. Her kürekte 5 parça ve üzerinde altın buluyorsak orada metrekare bazında en kötü 0,10-0,20 gramlık bir miktarı tespit ediyoruz. Buna göre arkadaşlarla oturup çalışıp çalışmayacağımıza karar veriyoruz" diye konuştu. MAKİNELERİNİ KENDİSİ ÜRETİYOR Türkiye'de kullandıkları sistemlerin üretimini de kendilerinin yaptığını ifade eden Aydın, yıllar içerisinde geliştirdikleri makinelerin farklı kapasitelere ulaştığını söyledi. İlk olarak tava sistemiyle başladıklarını belirten Aydın, bugün 10 tondan 100 tona kadar kapasiteye sahip sistemler ürettiklerini kaydetti. Aydın, altın aramaya yeni başlayanların öncelikle tava sistemiyle kendilerini geliştirmeleri gerektiğini belirterek, "Önce tava ile başlıyorlar. Kendilerini geliştirdikten sonra kuvarsı ve altının birikebileceği noktaları öğreniyorlar. Daha sonra yatırmalı sistemlere, ardından motorlu ve taşınabilir sistemlere geçiyorlar. Daha büyük sistemlerde ise daha az kürek atarak vakumlama yöntemiyle ayrıştırabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Karavanla Türkiye'yi geziyor Sabit bir çalışma noktalarının bulunmadığını söyleyen Aydın, kendi karavanları ve ürettikleri ekipmanlarla Türkiye'nin farklı bölgelerinde keşif yaptıklarını anlattı. Çalışmalarını adeta bir memur düzeninde sürdürdüklerini belirten Aydın, haftanın yaklaşık 5 günü sahada olduklarını söyledi. Yağış ve su durumunun da çalışmalarında önemli olduğunu ifade eden Aydın, verimin düştüğü bölgelerden başka alanlara geçtiklerini kaydetti. KIŞ AYLARINDA ROTASI AFRİKA Aydın'ın çalışmaları Türkiye ile sınırlı kalmıyor. Yaz aylarında Türkiye'de altın arama çalışmalarını sürdüren Aydın, kış aylarında ise Afrika kıtasına giderek daha büyük kapasiteli tesisler kuruyor. 10 tondan 100 tona kadar tesisler kurduklarını belirten Aydın, yurt dışından gelen siparişler nedeniyle kış aylarını genelde Afrika'da geçirdiğini söyledi. "BURSA, İNEGÖL VE ORHANELİ DAHA DEĞERLİ BÖLGELER" Türkiye'deki jeolojik yapı bakımında bazı bölgelerin önemli fırsatlar sunduğunu belirten Aydın, özellikle Bursa ve çevresine dikkat çekti. Aydın, "Jeolojik olarak çok verimli bölgeler var. Türkiye'de altın çok ancak arama çalışmaları kısıtlı. Genellikle Bursa, İnegöl ve Orhaneli bölgelerinin bu konudaki potansiyelini daha değerli görüyorum. Oralarda daha rahat altın çıkartabilirsiniz" diye konuştu.

İZMİRLİ BALIKÇILAR “VİRA BİSMİLLAH" DEDİ: BAŞKAN TUGAY, SEZONUN İLK MEZADINA KATILDI Haber

İZMİRLİ BALIKÇILAR “VİRA BİSMİLLAH" DEDİ: BAŞKAN TUGAY, SEZONUN İLK MEZADINA KATILDI

Denizlerde av yasağının sona ermesiyle İzmirli balıkçılar yeni sezon için yeniden denize açıldı. Sezonun ilk ürünleri İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali’nde satışa sunulurken, Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay da günün ilk saatlerinde balıkçı esnafını ziyaret ederek sezonun ilk mezadına katıldı. Tugay, denizlerin korunmasının önemine dikkati çekerek balıkçılara bereketli bir sezon diledi. Av yasağının 1 Eylül itibarıyla sona ermesinin ardından yaklaşık dört aylık aranın ardından denize açılan İzmirli balıkçıların getirdiği ilk ürünler, Buca Kaynaklar’daki İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali’ne ulaştı. Yeni sezonun ilk gününde hali ziyaret eden Başkan Tugay’a İzmir Ticaret Odası Su Ürünleri Meslek Komitesi ve Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Çakan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Üngür ile sektör temsilcileri eşlik etti. SEZONUN İLK MEZADINA KATILDI Haldeki esnafı ziyaret eden Başkan Tugay, balıkçıların yeni sezona ilişkin beklentilerini dinleyerek bereketli bir sezon ve bol kazanç temennisinde bulundu. Daha sonra sezonun ilk mezadına katılan Tugay, açık artırmayla satışa çıkarılan ilk balıkları satın aldı. Yeni sezonun ilk satılan ürünlerinin levrek ve barbun olduğu belirtildi. ❝EKMEĞİNİ DENİZDEN ÇIKARANLARA BEREKETLİ BİR YIL DİLİYORUM❞ Su Ürünleri Hali’ndeki ziyaretinin ardından açıklamalarda bulunan Tugay, İzmir’in su ürünleri sektöründeki konumuna dikkati çekti. Yeni av sezonunun balıkçılar için hayırlı olmasını dileyen Tugay, ❝Bugün 1 Eylül. Yeni av sezonu açıldı. Bütün balıkçılarımıza, ekmeğini denizden çıkaran bütün kardeşlerimize bereketli bir yıl diliyorum. İzmir su ürünleri ihracatında şu anda Türkiye’nin lideri konumunda. Ciddi miktarda ihracat yapılıyor. İzmir için, Türkiye için çok önemli bir durum bu❞ ifadelerini kullandı. ❝DENİZLERİ KORUMAMIZ LAZIM❞ Yeni av sezonunda denizlerin korunmasının öncelikleri arasında bulunduğunu vurgulayan Tugay, çevre kirliliğine karşı herkesin sorumluluk taşıdığını söyledi. Tugay, ❝Denizleri korumamız lazım; en büyük mesajımız bu olacak. Denizlerin kirletilmemesi için herkes özen göstermeli ki, denizler de bereketini kaybetmesin. Verimli bir sezon diliyorum. Balıkçılarımız bol bol yakalasın, yurttaşlarımız da yesin❞ dedi. SEKTÖR TEMSİLCİLERİ SEZONDAN UMUTLU İzmir Ticaret Odası Su Ürünleri Meslek Komitesi Başkanı Çakan da sezonun ilk gününde hale ulaşan ürünlere ilişkin değerlendirmede bulundu. Yaklaşık dört buçuk aylık aranın ardından yeni sezona başladıklarını belirten Çakan, ❝Sabah gelen balıklardan gördüğümüz kadarıyla bol ve bereketli bir sezon yaşıyoruz. Genel iklim şartları ve yağışlar nedeniyle bu sene balıklarda havyar tuttu. Bereketli bir sezon olacağını tahmin ediyoruz❞ diye konuştu. SU ÜRÜNLERİ HALİ 29 YILDIR HİZMET VERİYOR İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali, 29 yıldır kentte su ürünleri sektörüne hizmet veriyor. Buca Kaynaklar’da 58 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren halin, işlem hacmi bakımından Türkiye’de ilk sırada yer aldığı belirtildi. 81 çalışanın görev yaptığı tesise günlük ortalama 5 bin ziyaretçi ile 2 bin aracın giriş yaptığı bildirildi. Tesiste 44 balık satış yeri, bir lokanta, bir çay ocağı, 748 metrekarelik soğuk hava deposu, dört buz satış yeri ve paket arıtma tesisi bulunuyor. İşletme onay belgesine sahip sayılı su ürünleri hallerinden biri olduğu belirtilen tesisin, Avrupa Müktesebat Heyeti tarafından da örnek gösterildiği kaydedildi. 34 KOOPERATİFE BAĞLI 750’DEN FAZLA BALIKÇIYA DESTEK İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentte balıkçılığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarını Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla sürdürüyor. Bu kapsamda 15 ilçedeki 34 su ürünleri kooperatifine bağlı 750’nin üzerinde balıkçıya yaprak buz, boya ve macun gibi desteklerin sağlandığı bildirildi. Su Ürünleri Hali’nde de hizmet koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında ibadethane ve tuvaletlerin yanı sıra kapalı mezat alanındaki balık temizleme bölümleri yenilendi. Restoran yeniden hizmete açılırken, açık mezat alanının ızgara sistemi de yenilendi. Alanın hava koşullarından korunması amacıyla sundurma çalışmalarının başlatıldığı belirtildi.

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ Haber

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız. Türkiye olarak daha çok Gabar’a, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var" diye konuştu. Bursa’da temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin ardından AK Parti İl Başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Bayraktar, "Bursa Türkiye’nin en önemli şehirlerinden, Türkiye’nin ekonomisi için fevkalade önemli, adeta ekonomimizin can damarı diyebileceğimiz şehirlerinden bir tanesi. Özellikle son 23-24 yılda biz tabi sadece ihracat rakamlarına bakmıyoruz. Bunu destekleyici mahiyette Bursa’nın enerjideki rakamlarına bakıyoruz. Türkiye 3 kat büyürken Bursa’nın 5 kat büyüdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla Bursa hem nüfusu artan bugün 3-3,5 milyona yaklaşan nüfusuyla çok önemli, çok önemli bir büyükşehir. Enerji talebi artan bir şehirdir. Aynı zamanda enerji üretim şehirlerimizden bir tanesi; burada birçok santralimiz var. Ve dediğim gibi Türkiye’nin ekonomisinin çok önemli merkezlerinden bir tanesidir. Yaklaşık 270 milyar doların üzerinde ihracat yapan Türkiye’de tabii Bursa’nın çok önemli, ağırlıklı bir yeri var. Dolayısıyla biz bu ihracatı, üretimi ve bir anlamda istihdamı desteklemek için enerji altyapısının da benzer şekilde çok güçlü olması gerektiğine inanıyoruz" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün Bursa’nın ihtiyaçlarını, gerek Bursa’daki vatandaşlarımızın doğalgaz, elektrik altyapı ihtiyaçlarını, gerek sanayimizin, sanayicilerimizin, ticarethanelerimizin ihtiyaç duyduğu enerji altyapısında yapılacaklarla alakalı çok detaylı; milletvekillerimizle, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Buradaki sorunları yerinde müşahede etmek, bunlarla ilgili çözümlerimizi şu anda neler yapabiliriz onları sunmak; ama bir çalışma gerektiren konuları da notlarımıza aldık. İlgili bürokrat arkadaşlarımızla bu çalışmaları inşallah en kısa sürede tamamlayacağız." ''20 MİLYON VARİLLİK BİR PETROL ARZINDA SIKINTI VAR'' Enerji meselesinin sadece enerji olmadığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bunun çok daha ötesinde ulusal güvenliğimizi, milli güvenliğimizi ilgilendiren bir kısmı var. Özellikle bu dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu son 24 yılda gerçekleştirdiği projeler, politikalarla biz bugün bu çok sıkıntılı süreci atlatabiliyoruz. Hürmüz geçişinden dolayı şuan dünyada 20 milyon varillik bir petrol arzında şu anda sıkıntı var. Türkiye hamdolsun kaynaklarını çeşitlendirdiği, güzergahları, rotaları çeşitlendirdiği için bundan en az etkilenmektedir. Fiyat yönüyle etkileniyoruz çünkü bütün dünyada belirlenen fiyatlar söz konusudur. Ama en azından ülkemizde ne akaryakıtta, ne benzinde, ne dizelde, doğalgazımızda, elektriğimizde ve diğer alanlarda hiçbir sıkıntı olmadı. Dolayısıyla arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. Şu anda büyük bir enerji ve maden savaşı aslında dünyada var. Yani etrafımızda var ama dünyanın genelinde de böyle bir mücadelenin olduğunu görüyoruz. Hal böyle olunca ülkemizi bu anlamda özellikle dışa bağımlılıktan kurtarma, kendi kendine yeten bir ülke olması çok önemli" dedi. ''KARADENİZ’DE DOĞALGAZ ARIYORUZ, ÜRETİYORUZ'' Bursa’nın Türkiye’ye net katma değer getiren önemli şehirlerden bir tanesi olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Türkiye maalesef enerjide bu dışa bağımlılığı, yani kullandığı enerjinin neredeyse üçte ikisini dışarıdan ithal etme konusunu çözmeyle alakalı bütün politikalarımız, bütün hedefimiz. Bizim adeta Kızıl Elmamız Türkiye’yi enerjide bağımsız kılma meselesi. Çünkü bugün içinde yaşadığımız ekonomik sıkıntıların özüne baktığınızda Türkiye’nin bir cari açık meselesi var. Maalesef Türkiye 270 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor. Ama önemli bir miktarda da ithalat yapıyor. Bu ithalat kalemlerinde iki şey öne çıkıyor. Bir tanesi işte petrol, doğalgaz, enerji ithalatı, diğeri de maden ithalatı, özellikle altın ithalatı Türkiye’de. Ama diğer madenlerde de, yani sanayimizin ihtiyaç duyduğu madenlerde ciddi bir ithalat söz konusu. Dolayısıyla bunu nasıl azaltabiliriz ve bu anlamda Türkiye’yi net ihracatçı bir ülke yapabiliriz, bütün arayışımız, bütün mesaimiz, gayretimiz budur. Bunun için çalışıyoruz. Karadeniz’de doğalgaz arıyoruz, üretiyoruz" diye konuştu. "2028’DE 17 MİLYON HANENİN GAZ İHTİYACINI İHTİYACINI KARADENİZ’DEN KARŞILAYACAĞIZ" Bu sene, 2026 çok önemli bir yıl olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Bugün 4 milyon hanede kendi gazımızı kullanıyoruz. Bursa’da 1,2 milyon abone var doğalgazda. Yüzde 90 nüfusun doğalgaza erişimi söz konusu. Hala kırsalda gitmeyen mahalleler var. Bugün onları detaylı olarak konuştuk toplantılarımızda. Ama bu gazı kendi gazımız olarak üretebiliyor olmak ve o gazı kullanmak çok daha önem arz ediyor. Bu 4 milyon hane 8 milyona çıkacak 2026 yılının sonunda, bu senenin sonunda. İnşallah 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını kendi gazımızla, Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız" dedi. GABAR'DA ÜRETİMİMİZ 83-84 BİN VARİL / GÜNLERE DOĞRU GİDİYOR'' Gabar’ın, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük keşfi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, "Gabar’da 2021 yılında bulduğumuz petrol, şu anda üretimimiz 83-84 bin varil günlere doğru gidiyor. Böyle bir dünyada, şu anda petrolün bu kadar sıkıntılı arz edildiği bir dünyada elbette ki bu üretimin anlamı çok daha büyüktür. Bu kadar az ithalat yapıyoruz demek oluyor. Bu kadar yaklaşık 2-2,5 milyar dolarlık bir kaynak kendi ülkemizde kalıyor demek. Dolayısıyla bu açıdan fevkalade önemlidir. Ama bir başka yönüyle önemlidir. Biz hep şunu söylüyoruz; Gabar’da biz terörsüz Türkiye’nin, terörsüz bölgenin ne olduğunun bir adeta küçük kesitini sunmuş olduk. Gabar demek aslında terörle, kanla, gözyaşıyla anılan bir yer. O bölge terörden temizlendiğinde neleri getirebileceğimizi, ülkeye ne gibi katkılar sunabileceğimizi hem ekonomik anlamda hem de sosyal anlamda görmüş olduk. Yani orada şimdi 3 bin 500-3 bin 600 tane genç kardeşimiz, geneli o bölgenin insanları, orada istihdam, iş imkanı buldular. Dolayısıyla oranın sosyoekonomik yapısına önemli katkısı oldu. Ülkemizin ekonomisine, makroekonomiye katkısı oldu. Dolayısıyla bu terörsüz Türkiye’nin de önemli bir örneği, güzel bir kesiti olarak Gabar’ı hep anlatıyoruz. Ama Türkiye olarak daha çok Gabar’a ihtiyacımız var. Daha çok Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var. Şimdi Türkiye onun için hem yurt içinde hem yurt dışında yoğun bir arama faaliyetini gerçekleştiriyor. Gemilerimizden Çağrı Bey sondaj gemimiz şu anda Somali’de görev yapıyor. Pakistan’da yakın zamanda başlayacağız. Libya’da, Irak’ta yaptığımız çalışmalar, imzaladığımız anlaşmalar. Bütün hedefimiz dediğim gibi Türkiye’nin mutlak surette bu dışa bağımlılığını bitirebilmek. 2035 bizim için çok önemli bir tarih. Burada Türkiye’nin bu dışa bağımlılıkta aşağı doğru gelmede önemli bir tarih olacak. Yakın zamanda inşallah bunu kamuoyumuzla paylaşırız" şeklinde konuştu. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "Türkiye’nin en büyük ihracat şehirlerinden bir tanesi olan Bursa’nın 20 milyar dolardan fazla bir ihracat potansiyeli var. Hem istihdama hem cari bütçeye katkısı olan bir şehir olma özelliği var. Bakanlığımızla beraber almış olduğunuz kararları biz her halimizde, her fabrikamızda, her OSB’mizde sonuna kadar hissetmiş oluyoruz. Hakikaten son dönemde bir aynı zamanda sanayici ihracatçı olarak baktığımızda enerji maliyetlerimiz noktasında geldiğimiz desteğin, gördüğümüz destek bizim için çok önemli bir hale geldi. Biz artık özellikle ihracat kategorisinde maliyet analizine baktığımızda enerji maliyetleriyle ilgili sizin döneminizde ciddi bir teşvik almış olduk" dedi.

DÜNYA İNCİR CİPSİ 'HASTASI OLDU': TÜRKLER İÇİN BİRAZ PAHALI Haber

DÜNYA İNCİR CİPSİ 'HASTASI OLDU': TÜRKLER İÇİN BİRAZ PAHALI

Türkiye’nin Avrupa Birliği tescilli coğrafi ürünleri arasında yer alan ‘Aydın İnciri’nde hasat sezonu başladı. Türkiye'den yapılan incir ve incir cipsi ihracatının %70'inden fazlası Avrupa pazarına ihraç edilirken Türkiye'de ise bu lezzet pek de bilinmiyor. Aydın'da üretilen incir cipsi Avrupa'da büyük talep görürken, bu sağlıklı atıştırmalık ekonomik koşulların da etkisiyle Türkiye'de yeteri kadar bilinmiyor. Aydın'da yaklaşık 40 bin hektar alanda incir üretimi yapılarak, sezonda ortalama 200 bin ton ürün elde ediliyor. İncirin yaklaşık 70 bin tonu kurutularak ihraç ediliyor, bir kısmı ise taze olarak satışa sunuluyor. İncirlerin ince dilimler halinde kurutulmasıyla elde edilen "incir cipsi" şeklindeki incirler, yurt içi ve dışında sofraları tatlandırıyor. İNCİR CİPSİ ÜRETİCİ İÇİN ÇOK KARLI, TÜKETİCİ İÇİN ÇOK LEZZETLİ Nazilli’de inciri daha yüksek fiyatla satmak amacıyla küçük işletmelerde ve evlerde "incir cipsi" olarak adlandırılan kurutulmuş ürün hazırlanıyor. ‘İncir cipsi’nin üretim süreci, bahçelerden taze olarak toplanan incirlerin bıçakla ince ince dilimlenmesiyle başlıyor. Özel kerevetlere serilen incirler, gölgelikli teraslarda ya da evlerin bahçelerinde kurumaya bırakılıyor. Yaklaşık 3-4 gün bekletilen incirler kurutulduktan sonra paketlenerek satışa hazır hale getiriliyor. TALEP YURT DIŞINDAN Birçok üretici, hazırladıkları ‘incir cipsleri’ni sosyal medya üzerinden satışa sunarken bazıları da doğrudan yurt dışına gönderiyor. Bu ürün, kuru incirin yaklaşık 2-2,5, taze incirin ise 5-6 katı fiyatla alıcı buluyor. Ürünü değerlendirmek ve üreticiye daha yüksek gelir sağlamak amacıyla yapılan bu işlemler sayesinde hem istihdam hem de katma değer elde ediliyor. Nazilli’ye bağlı kırsal Kızıldere Mahallesinde yaşayan 30 yaşındaki Nuri Duran, ailesine ait incir bahçelerinden ve taze incirin en güzellerinin yetiştirildiği bahçelerden elde ettiği yaş incirleri cips yaparak ekonomik değer kazandırıyor. Köy halkı da bu işletme sayesinde ürünlerini en iyi şekilde değerlendiriyor. Çocukluğunda babasının verdiği 3 çuval kuru inciri Karadeniz illerinde cami önlerinde sattıktan sonra incir ticaretini öğrendiğini ifade eden evli ve bir çocuk babası girişimci Nuri Duran, çocukluğundan bu yana elde ettiği tecrübeyi 10 yıl önce işletmesini kurarak büyüttüğünü ifade ediyor. Hedefinin ihracat yapmak olduğunu da belirten Duran, incir cipsinin yanı sıra kuru incir, incir reçeli, dağ kekiği, domates kurusu, domates salçası, zeytin ve erken hasat zeytinyağı, kestane, enginar gibi yaklaşık 65 farklı ürünü işleyerek kazanç elde ettiğini belirtiyor. "HEM CEBİMİZE HEM DE HANIMLARA KAZANÇ KAPISI" İşletme çalışanlarından Gizem Şimşek ise "Ben bu incir cipsi işini 3 senedir yapıyorum. Köyün kadınlarına, genç bayanlarıyla, evdeki ev hanımlarıyla beraber toplaştık ‘gelin abla çalışalım’ dedik. İncirlerimizi topladık, boyutlarını ayırdık. Topladığımız incirleri sap ve alt kısımlarını kesip ince ince dilimledik. İncir cipslerimizi kerevetlerde, eleklerde kuruttuk. Kuruttuğumuz cipslerin seçimini, boyutlandırmalarını yaptık. Şu şekilde kuruttuğumuz incirlerimizi hazırladık ve değerli müşterilerimizin siparişlerini hazırlayıp hazırlayıp gönderiyoruz. Hem köy hanımlarına destek olduk hem de cebimize destek olduk" dedi. DÜNYA ÇOK SEVDİ: TÜRKLER İÇİN BİRAZ PAHALI Türkiye'de üretilen incir cipsleri dünyanın en ünlü organik market zincirlerinde incir cipsleri, egzotik ve premium bir ürün olarak "Luxury Snack" (Lüks Atıştırmalık) reyonlarında kendine yer buluyor. Amerika’da spor sonrası smoothie’lerin üzerine süs olarak eklenirken, Japonya’da ise minimalist paket tasarımıyla "estetik ve sağlıklı" bir hediye alternatifi olarak satılıyor. Türkiye'de ekonomik koşullar ve alım gücü düşüklüğü nedeniyle sağlıklı olmasına rağmen yeteri kadar ilgi görmeyen incir cipsinin Türkiye'de satış rakamları 100 gram için ortalama 200 TL. civarında.

BTSO BAŞKANI BURKAY, HAL ESNAFINI ZİYARET ETTİ Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, HAL ESNAFINI ZİYARET ETTİ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Kent Hali Sebze ve Meyve Komisyoncu İş Adamları Derneği Başkanı Aydın Akyol ve yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi. Bursa Kent Hali’ndeki işletmelere de ziyaret eden Başkan Burkay, Oda olarak sektörlerin sahadaki sesine kulak veren, sorunları yerinde dinleyen ve çözüm odaklı bir anlayışla hareket ettiklerini söyledi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hamdi Taner ile BTSO yönetim kurulu ve meclis üyeleri Bursa Kent Hali’ni ziyaret etti. Burada işletmecilerle gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan İbrahim Burkay, Bursa Kent Hali’nin kentin ticaret hayatı ve gıda arz güvenliği açısından stratejik bir merkez olduğunu söyledi. Kent Hali’nin üretici, komisyoncu, tüccar, perakendeci ve tüketici arasında güçlü bir köprü vazifesi gördüğünü belirten İbrahim Burkay, "Bursa, tarımsal üretim gücü, ihracat potansiyeli ve ticaret birikimiyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri. Kent Halimiz de bu güçlü yapının en kritik halkalarından birini oluşturuyor. Üretimden tüketime uzanan zincirin sağlıklı işlemesi, şehir ekonomimizin dinamizmi açısından büyük önem taşıyor. Bizler sektörlerimizin sahadaki sesine kulak veren, sorunları yerinde dinleyen ve çözüm odaklı bir anlayışla hareket eden bir kurumuz. Kent Halimizin daha güçlü, modern ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Ortak akılla hareket ediyoruz" Başkan Burkay, BTSO’nun 2030 vizyonu doğrultusunda Bursa ekonomisinin tüm dinamiklerini geleceğe hazırlamayı hedeflediklerini ifade etti. Gıda, tarım ve ticaret alanında faaliyet gösteren firmaların beklentilerini yakından takip ettiklerini dile getiren İbrahim Burkay, "Bursa’nın kalkınma yolculuğunda her sektörümüzün ayrı bir değeri var. Yaş meyve sebze ticareti, hem iç piyasada hem de ihracatta şehrimizin güçlü olduğu alanların başında geliyor. Bu alanda lojistik altyapının güçlendirilmesi, ürün kalitesinin korunması, ticaretin daha verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi ortak önceliğimizdir. Sektör temsilcilerimizin dile getirdiği her konuyu titizlikle takip ediyor, çözüm için kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve ilgili paydaşlarımızla temaslarımızı sürdürüyoruz. Bursa iş dünyası, birlik ve dayanışma içinde hareket ettiği sürece her engeli aşacak güçtedir. Haldeki işletmelerimizin sorunlarını da birlikte çözüme kavuşturacağımıza inanıyorum. Tüm hal esnafımıza ev sahiplikleri, üretime ve ticarete sundukları değerli katkılar için teşekkür ediyor, bereketli kazançlar diliyorum" ifadelerini kullandı. "Başkan Burkay’ın hassasiyeti bizim için çok önemli" Bursa Kent Hali Sebze ve Meyve Komisyoncu İş Adamları Derneği Başkanı Aydın Akyol da ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Dernek olarak Kent Hali esnafının daha güçlü şartlarda faaliyet göstermesi, ticaretin düzenli işlemesi ve sektörün gelişmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirten Akyol, "Bursa Kent Hali, şehrimizin günlük gıda tedarikinde ve yaş meyve sebze ticaretinde çok önemli bir sorumluluk üstleniyor. Bizler de dernek olarak üyelerimizin beklentilerini takip ediyor, sektörümüzün daha verimli, düzenli ve güçlü bir yapıya kavuşması için çaba gösteriyoruz. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’ın Bursa iş dünyasına kazandırdığı vizyoner çalışmalarını yakından takip ediyor ve takdir ediyoruz. Sektörlerimizin sorunlarına gösterdiği hassasiyet, çözüm odaklı yaklaşımı bizim için çok önemli. Sayın Başkanımıza teşekkür ediyoruz" dedi.

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Demirtaş bölgesinde farklı sektörlerde üretim yapan firmaları ziyaret ederek, iş dünyasının görüş, beklenti ve önerilerini dinledi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, yönetim kurulu ve meclis divanı üyelerinin de katıldığı ziyaretlerde, üretimden ihracata, yeni nesil yatırımlardan yapay zekâya kadar Bursa iş dünyasının gelecek vizyonu ele alındı. "Küresel rekabete güç katan merkezleri hayata geçirdik" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Bursa’nın üretim gücünü geleceğin teknolojileriyle daha ileriye taşıma hedefinde birlik ve beraberliğin belirleyici olduğunu söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumunu koruması için üretim, teknoloji, ihracat ve nitelikli insan kaynağı alanlarında attığı adımların önemine değinen İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin Bursa iş dünyasının ortak iradesiyle hayata geçtiğini kaydetti. Başkan Burkay, BTSO’nun BUTEKOM, MESYEB, GUHEM, Model Fabrika, KFA Fuarcılık, EVM ve TEKNOSAB gibi merkezlerle firmaların küresel rekabet gücünü artırmaya odaklandığını kaydetti. "Bu şehir için dertlenmek gerekiyor" Bursa iş dünyasının üretirken aynı zamanda şehrin ve ülkenin geleceğine katkı sağladığını belirten Burkay, sivil toplum kuruluşlarında ortaya konan çabanın büyük bir bilgi birikimi ve tecrübenin sonucu olduğunu söyledi. Burkay, "Bu salonda bu şehrin meseleleriyle dertlenen, ülkesinin geleceğine katkı sunmak isteyen kıymetli insanlar var. Bizim bir araya gelişimizin temelinde değer üretme iradesi bulunuyor. Kazançlarımızla devletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken, elde ettiğimiz tecrübeyi de şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Sivil toplum çalışmalarını, bu bilgi birikiminin zekâtı olarak görüyorum. Bursa’nın geleceğine omuz veren bu birlikteliği çok kıymetli buluyorum." dedi. "Anlattığımız hayalleri birer birer hayata geçirdik" Başkan Burkay, BTSO olarak yola çıktıkları ilk dönemde Bursa sanayisi için önemli hedefleri paylaştıklarını hatırlattı. 2013 yılında ortaya koydukları 16 projenin tamamını hayata geçirdiklerini belirten Burkay, bu projelerin sayısını 60’ın üzerine çıkartarak Bursa iş dünyasının hizmetine sunduklarını ifade etti. Başarıların temelinde menfaat değil, örnek birlikteliğin ve dayanışmanın bulunduğuna işaret eden İbrahim Burkay, "Biz bu yolculuğa çıkarken Bursa için büyük hedefler ve hayaller ortaya koyduk. Demirtaş bölgesinde sanayicilerimize Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden birini oluşturma irademizi anlattık. Uzay, havacılık, mükemmeliyet merkezleri, MESYEB, BUTEKOM ve farklı alanlardaki projelerimizi o gün paylaşmıştık. Aradan geçen süreçte bu projeleri tek tek hayata geçirdik. Hatta bu 16 projenin üzerine onlarca yeni çalışmayı daha ekledik. Bunu mümkün kılan şey, birlik ve beraberliğimiz oldu" diye konuştu. "Bursa vizyonunu kaybetmemeli" BTSO Yönetim kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şehirlerin geleceğe bilim, teknoloji ve doğru iş modelleriyle hazırlanacağını belirterek, "Bu şehir, geçmişte ortaya konan doğru kararlarla Türkiye’nin üretim başkentlerinden biri haline geldi. 1961 yılında ilk organize sanayi bölgesi kurulduğunda o gün bu yatırımlara öncülük eden büyüklerimiz belki bugünkü tabloyu tam olarak öngöremedi ama doğru bir iş yaptıklarını biliyorlardı. Bugün bizim de aynı cesarete ve vizyona ihtiyacımız var. Dünyayı iyi okuyarak, bilimin merkezinde duran projeler geliştirmek durumundayız. BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri bu anlayışın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bursa bu vizyonu korursa gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır." ifadelerini kullandı. "Yeni nesil alanlarda oyunun içinde yer almalıyız" Yeni dönemde yapay zekâ, veri merkezleri, otomasyon, girişimcilik ve dijital dönüşümün firmalar için belirleyici hale geldiğini söyleyen Başkan Burkay, iş dünyasının bu alanlarda daha etkin rol alması gerektiğini belirtti. BTSO liderliğinde yeni nesil yatırımlar ve fon modelleriyle Bursa firmalarını geleceğin ekonomisine hazırlamayı amaçladıklarını ifade eden Burkay, şirketlerin teknoloji ve dijital yetkinliklerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, "Kendi işlerimize sahip çıkarken başımızı kaldırıp dünyada neler olduğunu da görmek zorundayız. Yeni nesil alanlarda, girişimcilikte, yapay zekâda, veri merkezlerinde ve dijital dönüşümde oyunun içinde yer almalıyız. Bugün birçok genç girişimci, büyük şirketlerin sahip olduğu yeni değer alanları oluşturuyor. Bursa olarak bizler bu ekosistemin dışında kalamayız. Model Fabrika’dan mükemmeliyet merkezlerine kadar bütün çalışmalarımızı bu dönüşüme göre şekillendiriyoruz. Yeni dönemde maliyetleri düşüren, kapasiteyi artıran ve şirketlere organizasyon kabiliyeti kazandıran sistemler öne çıkacak. Bu süreçte farkındalık sahibi olmak ve aksiyon almak çok önemli." dedi. Başkan Burkay, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve BTSO öncülüğünde hayata geçirilen projelerle dünyada yaşanan yeni ekosisteme en hazır şehirlerden biri olduğunu söyledi.

MARMARABİRLİK'TEN ZEYTİNYAĞLI KAKAKOLU FINDIK KREMASI Haber

MARMARABİRLİK'TEN ZEYTİNYAĞLI KAKAKOLU FINDIK KREMASI

Türkiye'nin köklü üretici kuruluşlarından Marmarabirlik, 72 yıllık kurumsal hafızası, üretim kültürü ve tüketici güveninden aldığı güçle kahvaltı sofralarına yeni bir ürün kazandırdı. Marmarabirlik Zeytinyağlı Kakaolu Fındık Kreması; trans yağ, palm yağı ve koruyucu içermeyen temiz içeriği, yüzde 18 fındık oranı, zeytinyağıyla zenginleştirilen özel reçetesi ve tamamen Marmarabirlik'e ait formülasyonuyla kendi kategorisini oluşturmaya hazırlanıyor. Türkiye genelindeki yerel zincir marketlerde raflara çıkan, ilk ihracatı da gerçekleştirilen ürün; Marmarabirlik'in zeytincilikten gelen köklü birikimini yeni nesil tüketici beklentileriyle buluşturan vizyonunun en yeni temsilcisi olarak öne çıkıyor. 72 yıldır üretici ortaklarından aldığı güçle faaliyetlerini sürdüren Marmarabirlik, zeytincilikten gelen köklü birikimini katma değerli ürünlerle geleceğe taşımaya devam ediyor. Türkiye'nin en güçlü kooperatif markalarından biri olan Marmarabirlik, kurumsal hafızası, üretim disiplini ve kalite anlayışıyla geliştirdiği Zeytinyağlı Kakaolu Fındık Kreması'nı tüketicilerin beğenisine sundu. Uzun soluklu ve titiz Ar-Ge çalışmaları, sayısız deneme üretimi ve kapsamlı tüketici beklentisi analizlerinin ardından tamamen Marmarabirlik'e ait reçeteyle geliştirilen ürün; yüzde 9 zeytinyağı, yüzde 18 fındık oranı ve temiz içerik yaklaşımıyla yalnızca yeni bir ürün değil, kahvaltı kategorisinde yeni bir bakış açısının da temsilcisi olarak dikkat çekiyor. 72 yıllık tecrübenin yeni imzası Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, kurumun bugüne kadar oluşturduğu marka değerinin tesadüf olmadığını belirterek, yeni ürünün de aynı üretim disiplini ve kalite anlayışının sonucu olduğunu söyledi. Yıldız, "Marmarabirlik'in gücü yalnızca markasından ya da üretim kapasitesinden gelmiyor. Asıl gücünü üretici ortaklarından, 72 yıllık kurumsal hafızasından ve zeytincilik kültüründen alıyor. Bugün geliştirdiğimiz her yeni ürün, bu köklü geçmişin ve geleceğe dönük vizyonumuzun ortak eseridir. Amiral gemimiz olan siyah zeytini ayakta tutmak, değerini korumak ve marka gücümüzü yeni kategorilere taşımak amacıyla geliştirdiğimiz Zeytinyağlı Kakaolu Fındık Kreması da bu güvenin, köklü tecrübenin ve kalite anlayışının yeni temsilcisidir. Biz yalnızca üretim gerçekleştirmiyor; üreticiden tüketiciye uzanan, güvene dayalı güçlü bir değer zinciri inşa ediyoruz" dedi. Kökleri zeytincilikte, yüzü gelecekte Marmarabirlik'in köklerini zeytincilikten alan bir üretici kuruluş olduğunu vurgulayan Yıldız, değişen tüketici beklentilerine uygun yenilikçi ürünler geliştirmenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade ederek, "Marmarabirlik, ülkemizin en önemli üretici organizasyonlarından biridir. Köklerimiz zeytincilikte, gücümüz üretici ortaklarımızda, vizyonumuz ise geleceğin ticaretindedir. Bugün dünyada tüketici alışkanlıkları değişiyor, raf dinamikleri yeniden şekilleniyor. Biz de kurumsal hafızamızdan aldığımız güçle bu değişime yön veren, katma değerli ürünler geliştiren bir anlayışla hareket ediyoruz. Zeytinyağlı Kakaolu Fındık Kreması, Marmarabirlik'in gelenekten kopmadan yenilenebildiğinin somut göstergelerinden biridir" açıklamalarında bulundu. Kahvaltı sofralarında güçlü bir ekosistem Marmarabirlik'in kahvaltı kategorisinde yıllardır güçlü bir varlığa sahip olduğunu belirten Yıldız, yeni ürünün bu stratejik bütünlüğün önemli bir parçası olduğunu söyledi. Zeytin, zeytinyağı, zeytin ezmesi ve soslu zeytin ürünleriyle kahvaltı sofralarının güçlü markalarından biri olduklarını vurgulayan Yıldız, "Şimdi bu ürün ailesine Zeytinyağlı Kakaolu Fındık Kreması'nı ekliyoruz. Hedefimiz tüketicinin kahvaltı sofrasında ihtiyaç duyduğu her kategoride Marmarabirlik kalitesini sunabilmek. Bu ürün, kahvaltı kategorisindeki büyüme vizyonumuzun önemli adımlarından biridir" diye konuştu. Temiz içerik, güçlü reçete Ürünün geliştirilme sürecinde tüketici beklentilerinin detaylı şekilde analiz edildiğini belirten Yıldız, özellikle ailelerin hassasiyetlerinin dikkate alındığını söyledi. Yıldız şu bilgileri paylaştı: "Bugünün tüketicisi ne tükettiğini bilmek istiyor. Özellikle ebeveynler, çocuklarının sofralarına koydukları ürünlerin içeriğini dikkatle inceliyor. Biz de bu beklentilere cevap verecek bir ürün geliştirdik. Trans yağ, palm yağı ve koruyucu içermeyen formülümüz; yüksek fındık oranı ve zeytinyağıyla desteklenen özel reçetemizle ortaya çıkan bu ürünün en önemli özelliği, temiz içeriği güçlü lezzetle buluşturmasıdır. Ebeveynlerin çocuklarına gönül rahatlığıyla sunabileceği bir ürün ortaya koymayı hedefledik." Bayilerden tam not aldı Geçtiğimiz ay Türkiye genelindeki bayilere tanıtılan ürün, lansman sürecinde büyük ilgi gördü. Marmarabirlik bayilerinden tam not alan Zeytinyağlı Kakaolu Fındık Kreması, kısa süre içerisinde Türkiye genelindeki yerel zincir marketlerde raflardaki yerini aldı. Ürünün önümüzdeki dönemde ulusal market zincirlerinde de tüketiciyle buluşması hedeflenirken, Marmarabirlik'in yeni kategorilerde büyüme stratejisinin önemli yapı taşlarından biri olması bekleniyor. İlk ihracat gerçekleşti, hedef Avrupa Yeni ürünün yurt dışı yolculuğunun da başladığını açıklayan Yıldız, ilk ihracatın dört farklı ülkeye gerçekleştirildiğini belirterek şunları söyledi: "İlk ihracatımızı Almanya, Avusturya, İsviçre ve İngiltere’ye gerçekleştirdik. Öncelikli hedefimiz yurt dışındaki etnik pazarlarda güçlü bir yer edinmek. Ardından Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlarda büyümeyi hedefliyoruz. Nasıl ki zeytinde ve zeytinyağında Marmarabirlik adı güvenle anılıyorsa, yeni ürün kategorilerinde de aynı güveni oluşturmak istiyoruz. Marmarabirlik, güçlü üretici yapısını, kurumsal hafızasını ve marka değerini yenilikçi projelerle büyütmeye devam edecektir."

MANİSA’DA YOLLARDA ESKİTİLEN HALILAR DÜNYAYA AÇILIYOR Haber

MANİSA’DA YOLLARDA ESKİTİLEN HALILAR DÜNYAYA AÇILIYOR

Manisa’nın Demirci ilçesinde el emeğiyle dokunan halılar, sıra dışı bir yöntemle “antika” görünüme kavuşturularak başta Avrupa olmak üzere dünyanın farklı bölgelerine ihraç ediliyor. Yollara serilerek araç trafiğiyle eskitilen halılar, doğal yöntemlerle elde edilen görünümüyle özellikle saray ve malikanelerde tercih ediliyor. DOĞAL YÖNTEMLE 60 YILLIK GÖRÜNÜM İlçede tezgahlardan yeni çıkan halılar, antika değer kazanması amacıyla güneş altında ve yoğun araç trafiğinin bulunduğu yollara seriliyor. Yaklaşık 10 gün boyunca üzerinden otomobil, kamyon ve motosiklet geçen halılar, bu süreçte doğal şekilde aşınarak eski bir görünüm kazanıyor. Araçların lastik baskısıyla halı düğümlerinin sıkılaştığı, dokusunun inceldiği ve renklerinin solduğu belirtiliyor. Bu yöntemle halılar, kimyasal işlem uygulanmadan yaklaşık 60 yıllık bir “yaşanmışlık” görünümüne ulaşıyor. TEMİZLİK VE DEZENFEKSİYON SÜRECİ Eskitme işleminin ardından halılar yoldan toplanarak detaylı bir temizlikten geçiriliyor. Tozdan arındırılan ürünler, üç aşamalı dezenfeksiyon süreciyle hijyenik hale getiriliyor. Daha sonra gerdirme ve son rötuş işlemleri yapılarak satışa hazır hale getiriliyor. “AVRUPA DOĞALLIK İSTİYOR” İşletme sahibi Ali Sarı, sürecin tamamen doğal yöntemlerle yürütüldüğünü belirterek, "Kimyasal kullanmadan, sadece güneş ve trafikle halıya eski bir görünüm kazandırıyoruz. Avrupa pazarı doğallık, Amerika ise yaşanmışlık hissi arıyor" dedi. Sarı, bu halıların özellikle Avrupa ülkeleri, Amerika ve Arap coğrafyasındaki saray ve büyük konutlarda yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. TÜRK DÜĞÜMÜ DAYANIKLILIĞIYLA ÖNE ÇIKIYOR Demirci halılarında kullanılan “Türk düğümü” tekniğinin bu işleme dayanıklılık sağladığını vurgulayan Sarı, makine halılarının aynı sürece dayanamayacağını belirtti. Yılda yaklaşık 1500 metrekare halının bu yöntemle işlendiğini aktaran Sarı, İngiltere, Almanya, Kanada ve ABD başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapıldığını sözlerine ekledi.

BURSA İŞ DÜNYASI PARİS'TE TEKSTİL VE MODA FUARLARINDA Haber

BURSA İŞ DÜNYASI PARİS'TE TEKSTİL VE MODA FUARLARINDA

Sektör temsilcileri Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın ihracat odaklı çalışmaları kapsamında KFA Fuarcılık organizasyonuyla Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen, Premire Vision ve Texworld fuarlarına katıldı. Tekstil ve moda endüstrisinin geleceğine yön veren Premire Vision Paris Fuarı, bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Kumaş, iplik, deri, tasarım ve aksesuar alanlarında faaliyet gösteren üreticilerin yer aldığı fuarda, sektöre yön veren yeni trendler ve üretim yaklaşımları öne çıktı. Yaklaşık bin 300 firmanın stant açtığı fuarda, 200 Türk firması yer aldı. Premire Vision Fuarı’na Bursa’dan 54 firma stant açarak katıldı. Fuarda yer alan Bursalı firmalar, yenilikçi koleksiyonlarını küresel alıcılarla buluşturma imkânı yakaladı. Bu yıl ustalık, zanaatkârlık geleneği ve gelişmiş üretim kültürünü küresel tasarım ve inovasyon anlayışıyla bir araya getiren fuar, farklı coğrafyaların bilgi birikimi ve üretim becerilerini görünür kılarken, firmalara yeni pazarlara açılma ve uluslararası iş birlikleri geliştirme açısından önemli fırsatlar sundu. Dünya tekstil tedarik zincirinin önemli platformlarından biri olan Texworld Paris Fuarı da sektörün yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. 35’ten fazla ülkeden yaklaşık bin 300 katılımcının yer aldığı fuarda Çin, Hindistan, Kore, Tayvan, Bangladeş ve Pakistan gibi küresel üretim merkezlerinin yanı sıra Kamboçya, Vietnam, Ruanda, Mısır ve Myanmar gibi gelişmekte olan tedarik merkezleri de yer aldı. Türkiye’den 54, Bursa’dan ise 17 firma fuarda stant açarak ürünlerini uluslararası alıcıların beğenisine sundu. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ve BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun, her iki fuarı da ziyaret ederek, stant açan Bursa firmalarıyla bir araya geldi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, tekstil sektöründe zorlu bir dönemden geçildiğini belirterek, Bursa iş dünyasının tüm olumsuzluklara rağmen üretim ve ihracat iştahını koruduğunu söyledi. Bu süreçten güçlenerek çıkmak için fuar katılımlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Uğur, Türk ihracatçıların uzun yıllara dayanan mücadelesiyle başta Avrupa Birliği olmak üzere dünya genelinde önemli pazarlara erişim sağladığını ifade etti. Elde edilen bu kazanımların korunması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Uğur, Paris’te düzenlenen fuarın dünyanın en önemli sektörel buluşmaları arasında yer aldığını kaydetti. BTSO olarak KFA Fuarcılık organizasyonuyla firmaların bu önemli fuara katıldıklarını belirten Uğur, ihracat yolculuklarında firmaları desteklemeye devam edeceklerini söyledi. BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun ise BTSO liderliğinde yürütülen çalışmaların firmalara yeni iş birliği fırsatları sunduğunu belirtti. Bayram Uçkun, "Sektörümüz adına küresel ölçekteki yenilikleri yakından görmek ve yeni ticaret köprüleri kurmak açısından önemli bir fuarı yerinde inceleme fırsatı bulduk. BTSO Yönetim Kurulumuza sektörümüze sundukları destekler için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. KFA Fuarcılık’ın yurtiçi ve yurtdışı organizasyonlarla üretici için ihracat ortamı hazırladığını vurgulayan Akdem Tekstil İhracat Yöneticisi Bilal Yüksel da fuar organizasyonlarının ihracat açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu fuar, birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ve bizim özel olarak hazırlandığımız bir fuar. Bu fuarda yedinci yılımız ve bu sürenin tamamında KFA Fuarcılık ile birlikte yer aldık. Kısa süre önce yine KFA Fuarcılık organizasyonuyla Londra’daydık. Bu organizasyonlar firmalarımız için önemli fırsatlar oluşturuyor. Bizler de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.