#Ihracat

- Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO BAŞKANI BURKAY, 2030 VİZYONUNU AÇIKLADI Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, 2030 VİZYONUNU AÇIKLADI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Aralık Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılına ilişkin değerlendirmeler ile 2026 yılına yönelik hedef ve beklentiler ele alınırken, BTSO’nun 2026 yılı bütçesi de Meclis Üyeleri’nin görüş ve onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda BTSO’nun 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasına 2025 yılını tamamlarken aynı hedeflere inanan büyük bir camia olarak bir arada olmanın önemine vurgu yaparak başladı. Yeni yılın sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Burkay 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşırken, en temel ihtiyaçlarının öngörülebilirlik olduğuna vurgu yaptı. Reform süreçlerinin artık sahada somut karşılık bulmasının büyük önem taşıdığını belirten Burkay, üretimi ve yatırımı destekleyen politikaların hayata geçirilmesinin sanayinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu ifade etti. "Zorlukları Engel Değil, İmtihan Olarak Gördük" İbrahim Burkay, 2013 yılında görevi devraldıklarında zorlu bir süreçle karşı karşıya olduklarını hatırlatarak, son 12 yılda bölgesel savaşlardan küresel krizlere, yüksek enflasyondan depremlere kadar birçok ağır sınavdan geçildiğini ifade etti. Bu süreçte hiçbir zaman yönlerini kaybetmediklerini vurgulayan Burkay, "Zorluklar, istikameti olanlar için engel değil, imtihandır. Biz başkalarının yazdığı senaryolarda rol almak yerine, kendi hedeflerini cesaretle ortaya koyan bir anlayışla hareket ettik." dedi. Meslek Komiteleri ve KOBİ’ler İçin Somut Kazanımlar BTSO’nun tüm organlarını ortak bir vizyon etrafında bütünleştirdiklerini belirten Burkay, 2025 yılı boyunca meslek komitelerinin yaklaşık 900 toplantı gerçekleştirdiğini, bu toplantılardan 600’ün üzerinde karar çıktığını aktardı. Bu kararların TOBB ve ekonomi yönetimi nezdinde yapılan girişimlerle somut sonuçlara dönüştüğünü ifade eden Burkay, Nefes Kredisi, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm destekleri ve vergi düzenlemeleri gibi birçok adımın hayata geçirilmesine katkı sunduklarını söyledi. Burkay ayrıca, yaptıkları girişimlerin sonucunda birçok firmanın KOBİ desteklerinden faydalanabilir hale geldiğini vurguladı. TEKNOSAB ile Yüksek Teknolojili Üretim Hamlesi Sanayide rekabet gücünü artırmanın yolunun üretimin niteliğini yükseltmekten geçtiğini belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın bu anlayışın somut bir sonucu olduğunu söyledi. Dört yıl gibi kısa bir sürede altyapısı tamamlanan TEKNOSAB’da bugün yaklaşık 30 milyar liralık yatırımla 19 firmanın üretim yaptığını ve 6 bin 400 kişinin istihdam edildiğini ifade eden Burkay, yeni yılda faaliyete geçecek fabrikalarla çalışan sayısının 10 bine ulaşacağını açıkladı. Burkay ayrıca, TEKNOSAB bünyesinde girişim sermayesi yatırım fonu modeliyle hayata geçirilen ve 600’ün üzerinde yatırımcısı bulunan Lojistik Teknopark projesinin ilk değerlemesinin yapılacağını, 2026’nın ilk çeyreğinde de söz konusu projede temelin atılacağını müjdeledi. İhracat, Eğitim ve İnsan Kaynağı Vurgusu Ticaret ve ihracat tarafında KFA Fuarcılık ile önemli mesafeler kat edildiğini belirten Burkay, bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı fuar organizasyonu gerçekleştirildiğini, 8 bini aşkın üyenin alıcılarla buluşturulduğunu ifade etti. Başkan Burkay, "Savunma sanayiinde IDEF ve ev tekstilinde HOMETEX gibi dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alan fuarları başarıyla hayata geçirdik. Junioshow’dan Food Point’e, TFF Show’dan Rising City ve MEEXX’e kadar farklı sektörlerdeki firmalarımızın ticaretini geliştirirken Bursa markasına da değer kattık. Aynı anlayışı UR-GE projelerimiz, alım heyetlerimiz ve kümelenme çalışmalarımızda da sürdürdük. Bugün 17’si aktif 48 UR-GE projesiyle, bu alanda Türkiye’de açık ara en fazla proje geliştiren Odayız. Yerli ve milli hedeflerimiz doğrultusunda bin 700’e yakın firmamız, kümelenme modeliyle birlikte öğreniyor, birlikte gelişiyor ve birlikte yeni pazarlara açılıyor." dedi. İnsan kaynağının dönüşümün temel unsuru olduğuna dikkat çeken Burkay, BUTGEM, MESYEB ve BTSO Akademi ile bu kapsamda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. "Bursa Business School Uludağ’ın geleceğini değiştirecek" İbrahim Burkay, Bursa Business School ve GUHEM’in de iş dünyasının dönüşümünde ve geleceğin insan kaynağının yetiştirilmesinde önemli rol üstlendiğini vurguladı. Bursa Business School’u Uludağ’ın tarihini ve talihini değiştirecek stratejik bir proje olarak nitelendiren Başkan Burkay, "Uludağ’ımızın kalbinde, tarihi kimliği ve benzersiz fiziki imkânlarıyla, meclis üyelerimizin destekleriyle çok güçlü bir proje hayata geçirdik. Bursa Business School, bugün dünyada ilk üç destinasyon arasında yer alan, Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın eğitim merkezi konumuna yükselmiş durumda. Aynı zamanda kongre turizminin de merkezi haline gelmesini hedefliyoruz. Bursa Business School, turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biridir. Önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı ismin hakkını verecek; 365 gün dünyanın dört bir yanından ziyaret edilen bir merkez konumuna ulaşacaktır. Önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere Uludağ’daki tüm otel ve tesisler, bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecektir." dedi. Başkan Burkay’dan 2030 Vizyonu Konuşmasının sonunda 2030 vizyonuna değinen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sanayide yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Burkay, "Şimdi projelerimizin olgunlaştığı, Bursa ekonomisine çok daha yüksek katma değer sağlayacağı bir dönemdeyiz. 2013 yılında 16 projeyle başlattığımız bu büyük dönüşüm yolculuğunda, bugün makro düzeyde 60’ı aşkın stratejik proje ile Bursa’nın üretim gücünü, rekabet kapasitesini ve küresel iddiasını yeni bir seviyeye taşıdık. Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz. Bursa’mızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bir üretim, ticaret ve inovasyon merkezi haline getirecek projeleri, ortak akılla hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." dedi. Şehir Fonu ile Yeni Nesil Yatırımlar Desteklenecek BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, altyapısını hazırladıkları projelerle Bursa iş dünyasını değişim ve dönüşüme hazırladıklarını belirterek, bu kapsamda Şehir Fonu ile yeni nesil yatırımların yolunu açacaklarını, Payitaht Çarşı’da Dijital Dönüşüm Merkezi’ni hayata geçirerek geleneksel ticaret anlayışını küresel vitrine taşıyacaklarını kaydetti. İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Verinin stratejik bir değer olduğu anlayışıyla data merkezi projemiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni UR-GE projeleri, fuarlarımız, alım heyetleri ve kümelenme çalışmalarımızla sektörlerimizin gelişimini desteklemeye devam edeceğiz. Diğer taraftan Bursa için mekânsal planlama çalışmalarının tarihi bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. KOBİ OSB’ler, organize konut bölgeleri, serbest ticaret bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri önümüzdeki dönemde gündemimizin önemli başlıkları arasında yer almaya devam edecek. Bizim tek gayemiz; bu şehrin potansiyelini doğru okumak, üretim gücünü ve ticaret kültürünü geleceğe taşıyarak 60 bin üyemizin yolunu açmaktır. BTSO olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörlerimize rehberlik eden, iş dünyamıza cesaret veren ve Bursa’mıza değer katan projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz." Açılış konuşmalarının ardından meclis toplantısı, BTSO Meclis üyelerinin kürsüye gelerek 2025 yılına ilişkin değerlendirmeleri ve 2026 yılına ilişkin görüş ve beklentilerini paylaşmasıyla sona erdi.

AFCON 2025'TE STADYUM GÜVENLİĞİ İAOSB’Lİ POLİMEK’E EMANET Haber

AFCON 2025'TE STADYUM GÜVENLİĞİ İAOSB’Lİ POLİMEK’E EMANET

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi firmalarından Polimek Elektronik, AFCON 2025 kapsamında turnuvanın oynandığı tüm stadyumlarda giriş-çıkış güvenliğini sağlayan kapı tipi metal dedektörlerinin tedarikçisi oldu. Son beş yılda ihracatını hızlandıran şirket, ürünlerini 42 ülkede konumlandırarak küresel pazarda büyümesini sürdürüyor.İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde (İAOSB) faaliyet gösteren Polimek Elektronik Teknolojileri, Afrika kıtasının en prestijli spor organizasyonları arasında gösterilen Afrika Uluslar Kupası’nda (AFCON 2025) önemli bir başarıya imza attı. Turnuvanın Rabat’taki Prens Moulay Abdellah Stadyumu’nda başlayan müsabakalarıyla birlikte, organizasyonun gerçekleştirildiği tüm stadyumlarda kullanılan kapı tipi metal dedektörlerinin Polimek tarafından tedarik edildiği bildirildi. AFCON 2025’TE POLİMEK TEKNOLOJİSİ GÖREV BAŞINDA Yüksek seyirci yoğunluğu ve artan güvenlik gereksinimleri doğrultusunda Polimek Elektronik tarafından üretilen sistemler; stadyum giriş ve çıkış noktalarında aktif olarak kullanılıyor. Hızlı tarama kabiliyeti sayesinde seyirci akışını kesintiye uğratmadan güvenlik kontrolü sağlayan cihazlar, doğru alarm üretimi ve operasyonel süreklilik odağıyla organizasyon güvenliğine uluslararası standartlarda katkı sunuyor. İAOSB’DEN DÜNYAYA UZANAN İHRACAT BAŞARISI Yaklaşık 30 yıla yaklaşan deneyimiyle elektronik güvenlik ve geçiş kontrol sistemleri alanında faaliyet gösteren Polimek Elektronik, Ar-Ge ve üretim kabiliyetlerini kendi bünyesinde yürütüyor. İAOSB’deki merkez ofisi ve üretim tesislerinde donanım ve yazılım geliştirme süreçlerini entegre şekilde sürdüren firma; son beş yılda ihracat faaliyetlerine ivme kazandırarak ürünlerini bugün itibarıyla 42 ülkede konumlandırdı. GENİŞ ÜRÜN PORTFÖYÜ, FARKLI SEKTÖRLERDE KULLANIM Polimek Elektronik’in ürün portföyünde kapı tipi metal dedektörleri, X-ray bagaj ve kargo kontrol sistemleri, turnike ve geçiş kontrol çözümleri ile bu donanımları yöneten yazılım altyapıları yer alıyor. Çözümler; kamu binaları, havaalanları, adliyeler, stadyumlar, eğitim kurumları, endüstriyel tesisler ve büyük ölçekli organizasyonlarda kullanılıyor. Ürünlerin uluslararası güvenlik standartları ve sertifikasyon gerekliliklerine uygun şekilde üretildiği, yüksek algılama hassasiyeti ve düşük hatalı alarm oranı hedefiyle tasarlandığı belirtildi. KÜRESEL ÖLÇEKTE GÜÇLÜ REFERANS Polimek Elektronik çözümlerinin Afrika Uluslar Kupası gibi büyük ölçekli bir organizasyonda tercih edilmesi; firmanın etkinlik güvenliği alanındaki mühendislik yetkinliğini ve sahadaki operasyonel başarısını ortaya koyan önemli bir referans olarak değerlendiriliyor. Bu iş birliğiyle Polimek’in küresel ölçekte güvenilen bir teknoloji üreticisi olma konumunu daha da güçlendirmesi bekleniyor.

CUMHURBAŞKANI: "SAVAŞ GEMİSİ GELİŞTİREN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ" Haber

CUMHURBAŞKANI: "SAVAŞ GEMİSİ GELİŞTİREN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ"

Törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma sanayinde ulaştığı konuma dikkat çeken Erdoğan, “Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biriyiz” dedi. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında 11. sıraya yükseldiğini ve amacın savaşa hazırlanmak değil, barışı korumak olduğunu belirtti. ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ VE TEKNOLOJİ VİZYONU VURGUSU Törende; Pakistan MİLGEM Projesi kapsamında üretilen 2. gemi PNS Khaibar, Akhisar Karakol Gemisinin Romanya’ya teslimi, Koçhisar’a bayrak çekilmesi, Hızırreis Denizaltısı, Ç-159 Yeni Tip Çıkarma Gemisi ve ULAQ Silahlı İnsansız Deniz Aracı gibi projelerin hizmete alınması gerçekleştirildi. Ayrıca Açık Deniz Karakol Gemisi Seferihisar için ilk sac kesimi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı. Erdoğan, bu gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün burada denize uğurladığımız ve bayrak çektiğimiz platformlar, alın terimizin, aklımızın, mühendisliğimizin ve milletimizin özverisinin eseridir. Sessiz derinliklerin milli bekçisi olacak Hızır Reis denizaltımız, fırtınalı sularda görev yapacak Ç-159 çıkarma gemimiz ve yüzde 90 yerlilik oranına sahip motoruyla dikkat çeken ULAQ insansız deniz aracımız, Türk mühendisliğinin gururudur.” “DENİZDE ETKİN OLMADAN KARADA CAYDIRICI OLAMAZSINIZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisinin stratejik bütünlük içinde gelişmesi gerektiğini vurgularken, deniz gücünün önemine şu sözlerle işaret etti: “Denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız. Bugün donanmamıza katılan Koçhisar Karakol Gemisi, mavi vatandaki hak ve menfaatlerimizi koruma irademizin somut bir yansımasıdır. Barış zamanında hizmet edecek, kriz anlarında caydırıcı bir güç olarak sahada yer alacaktır.” Erdoğan, Ar-Ge’den seri üretime kadar tüm süreçlerin artık Türkiye’de, yerli ve milli imkanlarla yürütüldüğünü de vurguladı. “DÜNYADA KENDİ SAVAŞ GEMİSİNİ YAPAN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ” Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığına ve ihracat performansına dikkat çeken Erdoğan, 2025 yılı verileriyle savunma sanayi ihracatının yüzde 30 artışla 7,4 milyar doları aştığını söyledi. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle devam etti: “Dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üreten 10 ülkeden biriyiz. Türkiye bugün 11. sıradadır, ama hedefimiz ilk 10’dur. 2028 için 11 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduk. Kendimize inandık, Türk mühendislerine güvendik. Şimdi hem kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyor hem de dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarını gideriyoruz.” “KIZILELMA’YI ELEŞTİREN MUHALEFETE CEVAP: BALIKLAR RAHATSIZ OLMUYOR” Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında muhalefetin savunma sanayine yönelik eleştirilerine de sert cevap verdi. KIZILELMA projesine yönelik ‘balıklar rahatsız oluyor’ eleştirilerine atıfta bulunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Ana muhalefet KIZILELMA’yı eleştirmişti. Ama biz görüş ötesi hava füzesiyle hedefi tam isabetle vurarak bu projeyi dünyaya gösterdik. TCG Anadolu’nun abisi olacak yerli uçak gemisi için inşa sürecini başlattık. Tüm bu gelişmeleri görmezden gelenlere inat daha çok çalışacağız.” “MORALLERİMİZİ BOZMAYA ÇALIŞANLARA PRİM VERMEYİN” Erdoğan, Türk savunma sanayisinde çalışan tüm mühendislere, teknisyenlere ve tersane personeline teşekkür ederken, “Sosyal medyada felaket tellallığı yapanlara kulak asmayın” uyarısında bulundu: “Bizi yoldan çevirmeye çalışanlara karşı, omuz omuza daha kararlı yürüyeceğiz. Şu an %80 yerlilik oranına ulaştık. Kimseye boyun eğmeden, kendi teknolojimizi üretmeye devam ediyoruz. Moral bozmak isteyenlere prim vermeyin.” “AMACIMIZ SAVAŞ DEĞİL; BARIŞI KORUMAK” Erdoğan, konuşmasının sonunda Türkiye’nin hiçbir ülke ile çatışma ya da kriz istemediğini vurgulayarak, şu mesajı verdi: “Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Ama kendi hak ve hukukumuzu da çiğnetmeyiz. Savunma sanayini güçlendirme amacımız savaşa hazırlanmak değil, barışı korumaktır. Türkiye, dostları için güven kaynağı, düşmanları için caydırıcı bir güç olmaya devam edecektir.” TÖRENE YOĞUN KATILIM Törene; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed Ashraf ve çok sayıda komutan, mühendis ve davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, PNS Khaibar gemisinin teslimi vesilesiyle Pakistanlı komutana komuta flandrası takdim etti. Ayrıca, Seferihisar Karakol Gemisinin sac kesim töreni de bizzat Cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştirildi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İŞVERENE SESLENDİ: KEFENİN CEBİ YOK Haber

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İŞVERENE SESLENDİ: KEFENİN CEBİ YOK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından gerçekleştirilecek olan çalışmalarda işverenleri temsilen yer alan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) heyetinden ellerini taşın altına koymalarını beklediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium’da gerçekleştirilen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) 29. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kurulun, Türkiye, Türk milleti, işverenler ve çalışma hayatının tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını, kurulda alınacak kararlarla belirlenecek yol haritasının işçi, işveren ve sendikasıyla iş dünyasının tamamı için faydalı sonuçlar getirmesini canı gönülden temenni ettiğini söyledi. TİSK camiasının 2,3 milyon çalışanıyla tam 63 yıldır güçlü ve kurumsal bir varlık gösterdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "‘Birlikte mümkün’ anlayışıyla çalışmalarını sürdüren TİSK ailesi ülkemizin gayrisafi yurt içi hasılasına 200 milyar dolar, ihracatına ise 100 milyar doların üstünde çok önemli katkılar sunuyor. Türkiye'nin en büyük 5 yüz sanayi kuruluşunun yer aldığı ISO-500’deki ilk 10 işletmemizin 7 TİSK camiası içerisindedir. İhracatımızın neredeyse yarısı TİSK bünyesindeki işletmeler tarafından gerçekleştiriliyor. Ayrıca TİSK, 40’ın üzerinde ulusal 10’u aşkın uluslararası platformda işverenlerimizi başarıyla temsil ediyor" ifadelerini kullandı. "Dünya değişirken işletmelerimizin ve işverenlerimizin bu yeni gerçekliğe uyum sağlamasa kritik önemlidir" TİSK’in icraat odaklı ve gerçekçi bir yaklaşımla hareket ettiğini memnuniyetle müşahede ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Dünya değişirken, küreselleşme tüm hızıyla devam ederken, teknoloji baş döndürücü bir şekilde ilerlerken işletmelerimizin ve işverenlerimizin bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması kritik önemdedir. Bu anlamda planlamadan seri üretime, istihdam politikasından proje uygulama süreçlerine, ihracat stratejilerinden dijital dönüşüme, reel sektörün tüm aktörlerinin yeni şartlara hızla adapte olması büyüme ve kalkınmanın yanı sıra küresel rekabette de elimizi güçlendiren ekonomimize dinamizm katan önemli faktörlerdir" açıklamasında bulundu. Erdoğan, üç dönemdir refah ve istikrarı tehdit eden sımalarla mücadelede TİSK’in Türk milleti ve devletinin yanında olduğunu açık ve net bir şekilde gösterdiğini belirterek, "Dışarıdan aldıkları talimatlarla siyaset ve toplum mühendisliğine soyunan, vesayete vefa borcunu ödemeye çalışan kimi oluşumların aksine TİSK, kritik dönemeçlerde yerli ve milli bir duruş sergilemiştir" şeklinde konuştu. "İşçi ve işveren arasındaki ilişkilerin adil, sürdürülebilir ve hakkaniyetli olması bizim için vazgeçilmezdir" İşçi ve işveren arasındaki ilişkilerin adil, sürdürülebilir ve hakkaniyetli olmasının kendileri için vazgeçilmez olduğunu aktaran Erdoğan, "Bu ilişki sağlıklı bir zemine oturtulmadığında Allah muhafaza sömürü ve adaletsizliğe giden yol önümüzde açılacaktır. Bu da yalnızca sosyal barışın altını oymakla kalmayacak aynı zamanda birlik ve dayanışma iklimine de zarar verecektir. Geçmişte bunun acı örneklerini millet olarak hep birlikte yaşadık. Anadolu'nun gönül hamurunu mayalayan o büyük insan Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri bu konuda bizlere neler söylüyor? ‘Ekmeği öğrendim, sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini, sonra ekmeği hakça bölüşmenin bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.’ Diğer tüm alanlarda olduğu gibi işçi ve işveren arasındaki ilişkilerde de baktığımız yer hak ve adalet eksenindedir" dedi. "Komisyon çalışmalarında işverenleri temsilen yer alan TİSK heyetinden ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısının yarın gerçekleştirileceğine dikkati çeken Erdoğan, "Komisyon çalışmalarında işverenleri temsilen yer alan TİSK heyetinden ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum. İşçi kardeşlerimize yönelik atacağınız her olumlu adım verimlilik, kazanç ve bereket olarak dönecektir. Hep söylerim, kefenin cebi yok. Dar dünyadan dar bekaya mal mülk değil, adalet, hakkaniyet, dürüstlük üzerine yaşanmış bir hayat ile hayır dualar götüreceğiz. İster siyasetçi ister işveren olalım eğer geride hayırla yad edilen bir miras bırakabiliyorsak işte asıl zenginlik budur. Bahtiyarlık kaynağı budur" ifadelerine yer verdi. Devlet olarak, emekçilerin güvenli ortamlarda gönül huzuruyla ve rahatça çalışabilmesi için tüm imkanları azami ölçüde seferber ettiklerini kaydeden Erdoğan, hem sertifikasyon hem teftiş mekanizmalarını tam anlamıyla işletmeye özen gösterdiklerini söyledi. Ayrıca Erdoğan, İzmir, İstanbul, Bolu ve Kocaeli’nde meydana gelen facialarda ihmali olan kim varsa kamu ve belediye görevlileri dahil olmak üzere kimsenin gözünün yaşına bakılmadığını, işverenlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri titizlikle yerine getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. "2028 için belirlediğimiz 1,9 trilyon dolar milli gelir hedefine emin adımlarla yürüyoruz" İktidar olarak ekonomiden demokrasiye hak ve özgürlüklerden güvenliğe uzanan geniş bir alanda son 23 yılda Türkiye’ye tarihi başarılar yansıttıklarının altını çizen Erdoğan, "Dış politikada sözü, tavrı ve duruşu dikkatle takip edilen, sadece bölgesinde değil küresel ölçekte etki sahibi bir Türkiye'yi sabırla hep birlikte inşa ettik. Dış ticarette sizlerin de emekleriyle ihracatımızı 36 milyar dolardan aldık, kasım ayı itibarıyla 270 milyar doların üzerine çıkarttık. Milli gelirimiz 238 milyar dolardı. 2025 yılı üçüncü çeyrek rakamlarına göre 1,5 trilyon doları aşmış bulunuyoruz. Ekonomik büyümemiz 21 çeyrektir kesintisiz bir şekilde sürüyor. Deprem bölgemizin ihyası için harcanan 90 milyar dolara rağmen bunları başardık. 2028 için belirlediğimiz 1,9 trilyon dolar milli gelir hedefine emin adımlarla yürüyoruz. Merkez Bankası rezervlerimiz güçlenirken ülke risk primimiz düşüyor" diye konuştu. "OVP’nin rehberliğinde enflasyonda nihayet hedefimiz olan tek haneli oranlara mutlaka ulaşacağız Erdoğan, enflasyonda kasım ayında umutları artıran bir tabloyla karşılaştıklarını ve kasım ayında 0,87 gelen enflasyonun doğru yolda olduklarını teyit ettiğini kaydederek, "Hayat pahalılığının temel sebeplerinden biri olan fiyatlama davranışındaki bozulma da yavaş yavaş düzeliyor. Fırsatçılıkla mücadelemiz ise hız kesmeden devam ediyor. Orta Vadeli Program’ın (OVP) rehberliğinde enflasyonda nihayet hedefimiz olan tek haneli oranlara mutlaka ulaşacağız. Bu süreçte hep yaptığımız gibi reel sektörümüzün önerilerine taleplerine ve eleştirilerine kulak vereceğiz. Son kabine toplantımızda emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerine yönelik koruma programını 2026 yılında da devam ettirmeyi kararlaştırdık. İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Ayrıca büyük ölçekli firmalarımızı da programa dahil ediyoruz. Böylece toplam 48 milyar liralık bir destekle 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. 2025 yılı için işverenlerimize asgari ücret desteği olarak her bir işçimiz için malumunuz bin lira veriyoruz. 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde istihdamın korunması amacıyla 53 milyar lira kaynak kullandık. Kadın, Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi Olanların Teşviki programında 24 ila 54 ay arasında sosyal güvenlik desteği sunuyoruz. Bu teşvik programının 2026 yılının sonuna kadar uzatılacağına dair müjdeyi de bugün burada paylaşmak istiyorum" ifadelerini kullandı. İş dünyasının finansman yükünü hafifletmek amacıyla farklı programları devreye aldıklarına da değinen Erdoğan, Merkez Bankası’nın günlük reeskont limitini 300 milyon liradan 15 kat artışla 4,5 milyar liraya çıkardığını söyledi. "Sadece ekonomimize maliyeti 2 trilyon doları bulan terör meselesini sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz" İş dünyasının desteğini bekledikleri meselelerden bir diğerinin de ‘Terörsüz Türkiye’ süreci olduğunu belirten Erdoğan, "Sizleri, 40 kırk yıldır ülkenin ayağına pranga olan terör sorununun çözümünün ülkemiz aslından ne manaya geldiğini en iyi bilenlerdensiniz. Türkiye'nin bu yükten kurtulduğunda hangi ölçekte bir potansiyelin çarpan etkisiyle devreye gireceğini hepimiz tahmin edebiliyoruz. Sadece ekonomimize maliyeti 2 trilyon doları bulan terör meselesini artık sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz. Bunu da olabilecek en geniş toplumsal ve siyasal mutabakatla milletimizin değerleriyle örtüşen bir zeminde yapmanın hassasiyeti içindeyiz. Gayemiz belli; artık kan akmasın, ocaklara ateş düşmesin ve yürekler dağlanmasın. Türkiye bu sorunu gündeminden tamamen çıkarsın. Terörden beslenen odakların tahrip edici, tahrik edici söylemlerine rağmen iktidar ve ittifak olarak ilk günden itibaren hem samimiyetimizin hem de kararlılığımızı yeter ki bu sorun çözülsün diye en yüksek düzeyde olduğunu gösterdik. Yine ittifak olarak elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koyduk" dedi. "Meclisimizde kurulan komisyon çok önemli bir misyon üstlendi" Terörsüz Türkiye sürecine muhalefet partilerinin de dahil olması için daima yapıcı davrandıklarını, uzlaşmacı bir tavırla hareket ettiklerini aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Meclisimizde kurulan komisyon kritik eşiklerde su koyuverenler olsa da gerek şeffaflık gerekse siyaset ve ilgili tüm tarafların katkısının alınması noktasında çok önemli bir misyon üstlendi. Milletimizin sürece dair umutlarını güçlendiren komisyonun aynı özgüvenli yaklaşımı son ana kadar devam ettireceğine inanıyorum. Komisyon raporunun sürecin önünü açacak öneri ve değerlendirmeleriyle müteakip adımlar için ortak bir perspektif çizmesini temenni ediyorum. Bunun yolu da sağduyuyla, samimiyetle hareket ederek bu tarihi süreci başta günlük siyasetin geçici tartışmaları olmak üzere küçük hesaplara kurban etmemekten geçiyor. Biz ilk günden beri bu hassasiyetimizi koruyoruz ve koruyacağız. ‘Yarımı yeme bütünü bölme’ anlayışıyla hiçbir yere varılmaz. Terörsüz Türkiye menziline ancak özgüvenle ve cesaretle ulaşabiliriz. Başarısız olmamızı bekleyenleri ancak bu şekilde hüsrana uğratabiliriz. Türkiye'yi yarım asırlık bu sıkıntısından ancak bu şekilde kurtarabiliriz."

MAKİNE SEKTÖRÜNÜN KALBİ BURSA'DA ATTI Haber

MAKİNE SEKTÖRÜNÜN KALBİ BURSA'DA ATTI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık tarafından Makine İmalatçıları Birliği (MİB) iş birliğinde düzenlenen Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX), 3-6 Aralık tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl yeni bir vizyonla sektöre sunulan MEEXX, 30 bin metrekarelik alanda 120’nin üzerinde firmanın yerli ve milli teknoloji ürünlerini sergilediği kapsamlı bir buluşma platformu oluşturdu. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’dan profesyonel alım heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen fuar, makine sektörünün uluslararası ölçekteki en önemli buluşma adreslerinden biri olma iddiasını güçlendirdi. Fuar kapsamında ayrıca 30 ülkeden 120’yi aşkın firma temsilcisi de Bursa’daki makine sektör temsilcileriyle ikili iş görüşmelerinde bulunarak, yeni işbirliklerine kapı araladı. Fuara ilişkin değerlendirmede bulunan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, makine sektörünün Türkiye’nin teknolojik ve ekonomik bağımsızlığının en stratejik alanlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin 57 bin girişimcisi ve 28 milyar doları aşan ihracatıyla makinede güçlü bir üretim ülkesi konumuna geldiğini belirten Burkay, buna rağmen 45 milyar dolarlık makine ithalatının büyük bölümünün Türkiye’de üretilebilen ürünlerden oluştuğuna dikkat çekti. Başkan Burkay, "Üretmek kadar, ürettiğiniz teknolojiyi dünya pazarlarıyla buluşturmak da kritik öneme sahip. MEEXX Fuarı, bu açıdan hem yerli firmalarımız hem de küresel alıcılar için güçlü bir birliktelik zemini oluşturdu. Bursa, yüksek teknolojili üretim altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla makine sektöründe Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri. Bu fuarın daha da büyüyerek şehrimizin uluslararası fuarcılık kapasitesine yeni katkılar sağlamasını diliyorum" dedi. MİB Yönetim Kurulu Başkanı Fatih İğrek ise Türkiye’nin makine üretiminde yıllık 60 milyar doların üzerinde bir kapasiteye ulaştığını, 2024 ihracatının 28 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirterek, "Türkiye bugün makine ihracatında dünyada 13’üncü, Avrupa’da ise 4’üncü sırada. Yüzde 70 yerlilik oranımız, kilogram başına 6,2 dolarlık ihracat değerimiz ve 550 bin kişiye ulaşan istihdam etkimizle küresel yarışta güçlü bir konumdayız" diye konuştu. Küresel talep daralması, finansman maliyetleri ve fiyat rekabetine rağmen Türk makine sektörünün dayanıklı yapısını koruduğunu belirten İğrek, "Biz fabrika üreten fabrikalarız. Makine sektörü Türkiye’nin en stratejik alanıdır. Devreye alınan HAMLE, HiT-30, YTAK gibi destek mekanizmaları ile AB’nin yeşil dönüşüm programları sektörümüz için önemli fırsatlar oluşturuyor. Artık yalnızca düşük fiyatla rekabet dönemi geride kaldı. Verimli, akıllı ve mühendislik odaklı üretimle bir üst lige çıkmak zorundayız" dedi. Fatih İğrek, MEEXX gibi önemli bir fuar organizasyonunun gerçekleştirilmesi nedeniyle BTSO’ya ve KFA Fuarcılığa teşekkür ederek, "Sektörümüz için son derece verimli ve enerjisi yüksek bir fuar gerçekleştirdik." dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile birlikte fuarda tüm stantları gezdiklerini kaydeden İğrek, fuar alanında yüksek moral ve güçlü bir motivasyon oluştuğunu belirtti. Makine sektörünün Türkiye ve özellikle Bursa için stratejik bir güç olduğunun altını çizen Fatih İğrek, "Türkiye, dünya makine sanayisinde önemli bir merkez olmayı sürdürüyor. MEEXX Fuarı da bu iddianın en önemli vitrinlerinden biri olarak yoluna devam edecek." ifadelerini kullandı. Fatih İğrek, sektörün rekabet ve ekonomik şartlar içindeki tüm zorlukları aşabilecek güçte olduğunu dile getirerek, geleceğe güvenle baktıklarını da sözlerine ekledi. Akyapak Yurtdışı Satış Müdürü Yavuz Akyapak, şirketin 1962’den bu yana metal işleme ve şekillendirme makineleri ürettiğini belirterek, "Fuar bizim için oldukça verimli geçti. Yeni geliştirdiğimiz ürünleri tanıttık. Ayrıca Bursa’da olmamızın avantajıyla müşterilerimizi fabrikamızda daha detaylı sunumlarla ağırladık" dedi. Yavuz Akyapak, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a da sektöre sunduğu katkılar için teşekkür ederek, "Bizler de Bursa Büyürse Türkiye Büyür inancıyla Bursa’ya değer katmayı sürdürüyoruz" diye konuştu. Dener Grup Teknik Genel Müdür Yardımcısı Kanber Sedef, fuarda oldukça olumlu geri bildirimler aldıklarını söyledi. Global ölçekte artan Çin baskısına rağmen Türkiye’nin makine sektöründeki üretim gücünün bu fuarda sergilenmesinden dolayı gurur duyduklarını belirten Sedef, "Burada hem güçlü bir network oluşturuyor, hem de satış anlamında verimli sonuçlar elde ediyoruz. Milli duygularla, üretime değer veren bir kitleyle bir arada olmak bizler için çok kıymetli. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çok güzel bir organizasyona imza attılar" dedi. Fuar kapsamında talaşlı imalat teknolojilerinden kaynak sistemlerine, robotik çözümlerden CAD/CAM uygulamalarına, hidrolik ve pnömatik sistemlerden bakım teknolojilerine kadar geniş bir teknoloji çeşitliliği sergilendi. Canlı demo alanları, uygulamalı gösterimler ve teknik etkinlikler, ziyaretçilere hem yenilikçi ürünleri yakından inceleme hem de sektörün geleceğine dair bilgi edinebilme fırsatı sundu. MEEXX ayrıca uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine de önemli bir platform oluşturdu. Makine İhracatçıları Birliği ile Brezilya’da makine ithalatında yüksek pazar payına sahip olan Brezilya Endüstriyel Makine ve Ekipman İthalatçıları Birliği (ABIMEI) arasında iş birliği protokolü imzalandı. Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özkayan, Brezilya’nın Türkiye için giderek önem kazanan bir pazar olduğunu ifade ederek, "Brezilya 2024’te 44 milyar doların üzerinde makine ve ekipman ithal eden dev bir pazar. Türkiye olarak henüz bu pastadan küçük bir pay alıyoruz, ancak son 5 yılda Brezilya’ya ihracatımızı iki kattan fazla artırarak 110 milyon doların üzerine çıkardık. Özellikle metal işleme ve takım tezgâhlarında yedi kata yaklaşan büyüme, Türk makinesine duyulan güvenin en somut göstergesi" dedi. Özkayan, protokolün iki ülke arasında uzun vadeli ve güçlü bir sanayi iş birliği vizyonu sunduğunu da sözlerine ekledi. ABIMEI üyeleri, işbirliği protokolünün ardından fuarda stantları bulunan firmaların üretim tesislerini de ziyaret etti.

İZMİR'DE 'KIRMIZI ELMAS' MESAİSİ SÜRÜYOR Haber

İZMİR'DE 'KIRMIZI ELMAS' MESAİSİ SÜRÜYOR

Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden İzmir'in Menemen ilçesinde, kış sofralarının vazgeçilmezi ve şifa kaynağı olarak bilinen kırmızı pancarda hasat sezonu devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya giren tarım işçilerinin binbir zahmetle topladığı "Kırmızı elmas", bu yılki verimiyle üreticinin yüzünü güldürüyor. Gediz Ovası'nın verimli topraklarına sahip Menemen ilçesinde kışlık sebze hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Sağlık deposu olarak görülen, özellikle turşu ve şalgam suyu yapımında kullanılan kırmızı pancar, tarladan sofralara uzanan yolculuğuna başladı. Menemen Ovası'nda binlerce dönüm arazide ekimi yapılan ve yılda ortalama 40 bin ton rekolte elde edilen ürünü toplamak için tarım işçileri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor. Yağışlı havaların ardından çamurlu tarlada güçlükle ilerleyen işçiler, pancarları tek tek topraktan sökerek temizleme işlemini gerçekleştiriyor. Büyük bir titizlikle boylarına göre ayrılan pancarlar, çuvallara doldurularak kamyonlara yükleniyor. Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayan kırmızı pancarlar, Menemen'den Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle Adana ve Mersin bölgesindeki şalgam suyu fabrikalarının hammadde ihtiyacını karşılayan "Kırmızı elmas" kalitesi ve rengiyle ihracat kapılarını da aralıyor. Ancak üretimden tüketime uzanan zincirde oluşan fiyat farkı dikkat çekiyor. Üreticinin büyük emekle yetiştirdiği kırmızı pancar tarlada 10 TL'den alıcı bulurken, pazar tezgahlarında ve market raflarında ise fiyatı 40 TL'ye kadar çıkıyor. Tarlada 10 lira tezgahta 40 lira Yanıköy'de baba mesleği olan tarımla yaklaşık 20 yıldır uğraştığını aktaran üretici Turgay Yıldırım, "Ağustos ayının başı gibi ektiğimiz ve çimlenme aşaması oldukça hassas olan kırmızı pancarın hasadı, Ekim ayında başlayıp duruma göre Ocak, Şubat veya Mart aylarına kadar süren zorlu bir süreci kapsıyor. Yağmur, soğuk ve çamur demeden çalışmaya devam etsek de ne yazık ki ürünümüz hak ettiği değeri bulamıyor; tarlada 10 liraya çıkan mal pazarda ve marketlerde ortalama 40 liradan satılırken, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen yine çiftçi oluyor. Tonaj ve verimden memnun olsak da fiyat konusunda yaşadığımız mağduriyet nedeniyle bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz." dedi. Şifa deposu olan kırmızı pancarı mevsiminde herkese tavsiye ettiğini vurgulayan Yıldırım, "Şimdilerde pek çiftçi yetişmiyor. Ürünlerin paraya çevrilmesine kadar geçen 90-100 günlük sürede sabretmek zor geldiğinden, yeni nesil artık bu meşakkatli meslekle uğraşmak istemiyor." diye ekledi. "Kırmızı elmas" Verimli toprakta yetişen ve yağmuru seven bir ürün olan kırmızı pancarın hasadının Ekim ayında başladığını ifade eden tarım işçisi Helin Özgün, "Biz de bu dönemde yağmur çamur dinlemeden çalışarak ürünleri kökleyip kasalıyoruz. Sapları temizlenip yapraklarından salata da yapılabilen pancarlar, havuzda çamurlarından arındırıldıktan sonra hale ve marketlere gönderilerek sofralarımıza ulaşıyor. Kana faydası olduğu için tüketilmesi tavsiye edilen ve halk arasında ‘Kırmızı elmas' olarak bilinen bu sebze; haşlanıp sirke ve yağ ile soslayarak lezzetli bir şekilde yenebiliyor." ifadelerini kullandı.

BURKAY, AB PİYASASINDAKİ TOPARLANMAYI DEĞERLENDİRDİ Haber

BURKAY, AB PİYASASINDAKİ TOPARLANMAYI DEĞERLENDİRDİ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte sıkı para politikasının bir süre daha devam edebileceğini belirterek, özellikle Avrupa Birliği piyasasında görülen toparlanma sinyallerinin Bursa ihracatı için kritik önemde olduğunu söyledi. BTSO’nun Kasım Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa ekonomisinin en kapsamlı saha çalışmalarından biri olan "Bursa’nın 250 Büyük Firma Araştırması" sonuçlarını kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı. 28’incisi gerçekleştirilen çalışmanın güçlü bir rehber niteliği taşıdığını vurgulayan Burkay, "Araştırmamız, her yıl olduğu gibi bu yıl da sahadaki gerçek durumu tüm berraklığıyla ortaya koydu. İçinden geçtiğimiz dönemin zorluğunu hepimiz çok net biliyoruz. Buna rağmen iş dünyamızın direncini bu çalışmanın içerisinde görme imkânı bulduk. 2024 yılı hem dünyada hem de ülkemizde zorlukların arttığı bir dönem oldu. Küresel ekonomideki yavaşlama, ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler ve belirsizlikler etkisini sürdürüyor." dedi. Türkiye ekonomisinde de enflasyonla mücadelenin sürdüğünü, finansmana erişimin ise iş dünyasının en kritik sorunlarından biri olmaya devam ettiğini belirten Burkay, finansman maliyetlerinin sürdürülebilirliğin önünde ciddi bir engel oluşturduğunu ifade etti. TOBB öncülüğünde hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin üçüncü ayağının devreye alındığını dile getiren Burkay, "Nefes Kredisi, finansmana erişimde atılan en somut adımlardan biri oldu. Her pakette 20-30 bine yakın firmamız faydalandı. Toplamda 70 bine yakın işletmemiz bu destekten yararlanmış durumda. Bu adımlar KOBİ’lerimize önemli ölçüde nefes aldırdı." diye konuştu. Küresel ölçekte sıkı para politikasının bir süre daha devam edebileceğini kaydeden Burkay, özellikle Avrupa Birliği piyasasında görülen toparlanma sinyallerinin Bursa ihracatı için kritik önemde olduğunu söyledi. Başkan Burkay, şöyle devam etti: "İhracatta siparişlerde bir düzelme var. Avrupa Birliği’nin toparlanması Türkiye ve Bursa ihracatını destekliyor. Malı satmak önemli ama esas olan gelir elde edebilmek. ABD ve AB piyasalarında 2026’nın ikinci yarısından itibaren firmalarımızı destekleyebilecek bir tablo oluşabilir. Uzun süren belirsizlik döneminin ardından daha öngörülebilir bir sürece geçmemiz mümkün." Başkan Burkay, BTSO’nun örnek çalışmalarıyla sektörlere rehberlik ettiğini, oluşturduğu ticaret platformlarıyla firmaların dış ticaret performansını artırmayı amaçladığını söyledi. Bu kapsamda KFA Fuarcılık A.Ş.’nin organizasyonlarını sürdürdüğünü belirten İbrahim Burkay, bu kapsamda makine teknolojileri sektörüne yönelik MEEXX Fuarı’nın 3-6 Aralık tarihinde Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleştirileceğini söyledi. Geçen hafta da yük mühendisliği alanında dünyanın ilk ihtisas fuarı olan LES-EXPO’nun lansmanını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başkan Burkay, söz konusu fuarın 7-9 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleneceğini söyledi. İbrahim Burkay, savunma sanayi fuarı IDEF’te de hummalı bir çalışmanın sürdüğünü kaydetti. Sanayide olduğu kadar hizmet ve ticarette de üyelerinin ticaret potansiyelini desteklediklerini ifade eden Başkan Burkay, yaptıkları çalışmalar kapsamında Bursa Kestane Şekeri’nin Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldığını hatırlattı. İbrahim Burkay, söz konusu tescilin ekonomik değere dönüşmesi için verimli bir iş modeli oluşturulması gerektiğini kaydetti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, ekonomide zorlukların yaşandığı bir dönemde BTSO’da bütün meslek komitelerinin canhıraş bir şekilde çalıştığını ve bunun çok kıymetli olduğunu ifade etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşümü ve online ticarete adapte olmaları için de önemli adımlar attıklarını dile getiren Başkan Burkay, 70. Meslek Komitesi’nin Türkiye’deki ilk e-ticaret komitesi olduğuna işaret ederek, "E-ihracatta Bursa, Türkiye lideri. BTSO olarak bizler firmalarımızın e-ticaretteki potansiyelini 8 yıl önce gördük. Türkiye’de e-ihracat komitesini açan ilk Oda olduk. E-ticaret yapma potansiyelini olduğunun farkında olmayan birçok şirketimizin bu komitede yer almasını sağladık. Bugün Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde de Dijital Dönüşüm Merkezi Projemiz var. Bu konuda komitemiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Konvansiyonel ticaret yapan şirketlerimizin e-ihracat ile rekabetçiliğini artırmak en önemli hedeflerimiz arasında." diye konuştu. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da BTSO’nun ekonomik ve sosyal gelişmeleri sahaya taşıyan çalışmalarıyla iş dünyasına rehberlik etmeyi sürdürdüğünü söyledi. Sanayide yüksek teknoloji ve katma değerli üretime dayalı dönüşümün sürdürülebilir büyüme için zorunlu olduğuna işaret eden Uğur, şöyle devam etti: "Güçlü bir beşerî sermaye olmadan hiçbir ülkenin üretimde ya da ekonomide başarı şansı yoktur. Mesleki eğitimden dijital becerilere kadar gençlerimizin yetkinliklerini güçlendirmek zorundayız. Dijitalleşme, yeşil üretim ve nitelikli iş gücü Bursa’nın küresel rekabetteki temel anahtarlarıdır." Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal, meclis toplantısında müdürlük faaliyetlerine ilişkin sunum gerçekleştirirken, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise Türkiye’de ve dünyada Kasım ayı ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.