#Iklim Değişikliği

- Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK BULUŞMA NOKTASI HALİNE GELDİ Haber

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK BULUŞMA NOKTASI HALİNE GELDİ

Bursa Business School (BBS), ulusal ve uluslararası ölçekte ses getiren organizasyonlarla Türkiye'nin stratejik buluşma noktası haline geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın vizyonuyla çevre, enerji, gıda, otomotiv, şehircilik, dijital dönüşüm ve liderlik gibi birçok alanda düzenlenen üst düzey organizasyonlar; kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini Bursa’da bir araya getirdi. Bursa Business School, bu yönüyle yalnızca bir eğitim merkezi değil, ortak aklın üretildiği, politika ve stratejilerin şekillendiği bir platform olarak öne çıktı. Bursa Business School, 2025 yılında düzenlediği bu zirvelerle sadece sektörlerin güncel gündemlerini ele almakla kalmadı; aynı zamanda Türkiye genelinde ulusal düzeyde iş dünyası, kamu ve akademi arasında köprüler kuran bir platform haline geldi. Stratejik Zirvelerle Geleceğe Yön Veren Platform 2025 yılı boyunca düzenlenen forum ve zirveler; yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dirençli şehirler, enerji dönüşümü ve gıda arz güvenliği gibi kritik başlıklarda kapsamlı değerlendirmelere zemin hazırladı. Ulusal ve uluslararası düzeyde katılımcı profiline sahip organizasyonlar, Türkiye’nin farklı sektörlerdeki dönüşüm sürecine katkı sunarken, Bursa Business School’u referans bir buluşma noktası haline getirdi. İş Dünyası, Kamu ve Akademi Aynı Çatı Altında Bursa Business School’da gerçekleştirilen etkinlikler, iş dünyasının ihtiyaçları ile kamu politikaları ve akademik bilgi birikimini aynı zeminde buluşturdu. Sürdürülebilir Gıda ve Arz Güvenliği temasıyla düzenlenen Uludağ Gıda Zirvesi, Yapay Zeka ve Otomotiv Sektöründe Gelecek Stratejilerinin ele alındığı Next Level Uludağ Zirvesi, Şimdi Dönüşüm: Yenilikçi Yarınlar mottosuyla düzenlenen Uludağ Dirençli Kentler Zirvesi ile Geleceğin Enerji Stratejisine dikkat çeken Uludağ Enerji Zirvesi Bursa Business School’da yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin çevre, iklim değişikliği ve kalkınma hedefleri doğrultusunda ikinci kez gerçekleştirilen Uludağ Çevre Forumu ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlendi. Bakanlık temsilcileri, sektör liderleri, uzmanlar ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen programlar, hem karar alıcılara hem de sektör temsilcilerine yol gösterici çıktı ve öneriler sundu. Eğitimden Tedarik Zincirine Güçlü Ekosistem BBS, 2025 yılında yalnızca zirvelere değil; tedarikçi buluşmaları, sektörel eşleştirme programları ve yeni nesil eğitimlere de ev sahipliği yaptı. Savunma, otomotiv, turizm ve hizmet sektörlerine yönelik düzenlenen programlar, firmalar arası iş birliklerini güçlendirirken, B2B pazarlama ve satış programı, kadın liderlik ve veri odaklı yönetim gibi alanlarda gerçekleştirilen eğitimler iş dünyasının insan kaynağına doğrudan katkı sağladı. Dünya markalarının lansmanlarından üst düzey yönetici eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Bursa Business School, Uludağ’ı küresel ölçekte cazibe merkezi haline getirmeye devam ediyor. "BBS Kongre Turizminde Çekim Merkezi" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Uludağ’ın kalbinde, tarihi kimliği ve sahip olduğu benzersiz fiziki imkânlarla hayata geçirilen Bursa Business School’un, kentin ve bölgenin dönüşüm vizyonunda stratejik bir rol üstlendiğini söyledi. Bursa Business School’un bugün dünya genelinde öne çıkan ilk üç destinasyon arasında yer aldığını belirten İbrahim Burkay, merkezin Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın önemli eğitim merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Bursa Business School’un kongre turizmi açısından da güçlü bir çekim noktası olmayı hedeflediğini dile getiren Burkay, bu yapının turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı. Dört Mevsim Uludağ Hedefi Gerçekleşecek İbrahim Burkay, önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ’ın, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı marka değerinin hakkını verecek bir konuma ulaşacağını, yılın 365 günü dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan bir merkez haline geleceğini kaydetti. Bu yıl da Bursa Business School ev sahipliğinde en az 10 zirve düzenleneceğini açıklayan Burkay, söz konusu organizasyonlarla Uludağ ve Bursa’nın bölgesel ve uluslararası ölçekte etkisinin ve gücünün daha da artacağını söyledi. İbrahim Burkay, "Bursa Business School, önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere değişimin, dönüşümün ve yenilenmenin en güçlü sahaları arasında yer alacak. BBS, dört mevsim Uludağ hedefimizde çok güçlü bir role sahip. Uludağ’daki tüm otel ve tesislerimiz de bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecek." dedi.

NİLÜFER BELEDİYESİ ENERJİSİNİ GÜNEŞTEN ALIYOR Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ ENERJİSİNİ GÜNEŞTEN ALIYOR

Güneş enerjisi yatırımlarıyla 2025’te 2.207 MW elektrik üreten Nilüfer Belediyesi, önceki yıla göre üretimde yüzde 19, tasarrufta yüzde 37 artış sağlayarak 1.324 ton karbon salınımını önledi; 1.860 ağaca eşdeğer çevresel kazanım ve 6 milyon TL tasarruf elde etti. Nilüfer Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla iklim değişikliği ve enerji bağımlılığıyla mücadelede ortaya koyduğu kararlı duruşu 2025 yılında da güçlendirdi. Biri arazi tipi, 7’si çatı tipi olmak üzere toplam 8 Güneş Enerji Santrali (GES) ile elde edilen sonuçlar, temiz enerjide istikrarlı ve ölçülebilir bir büyümeye işaret etti. Belediyesi, 2025 yılı boyunca güneş enerji santrallerinden toplam 2.207 megawatt (MW) elektrik enerjisi üretti. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 19’luk bir artış anlamına geliyor. Üretimdeki bu yükselişle birlikte 1.324 ton CO salınımı engellendi; bu değer, 1.860 adet dikili ağaca eşdeğer çevresel kazanım sağladı. 2025 yılında güneş enerjisinden elde edilen üretim sayesinde 6 milyon TL tasarruf sağlandı. Böylece bir önceki yıla kıyasla belediye bütçesinde yüzde 37’yi aşan bir tasarruf artışı gerçekleşti. Bu tablo, belediyesinin yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik katkı sunduğunu da ortaya koydu. Beşevler Cimnastik Salonu, Ürünlü Kent Bostanları, İbrahim Yazıcı Stadyumu, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi, Altınşehir Gençlik Merkezi, Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi ve Üçevler Spor Tesisi’nde kurulu çatı tipi santraller ile Güngören Mahallesi’ndeki arazi tipi GES’ten elde edilen üretim, Nilüfer Belediyesi’nin hizmet binalarında tüketilen enerjinin önemli bir bölümünü karşıladı. Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin 2014 yılında Başkanlar Sözleşmesi’ne taraf olduğunu hatırlatarak, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 40 azaltma taahhütleri bulunduğunu vurguladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "2024’ten 2025’e uzanan bu artış, doğru bir stratejiyle ilerlediğimizi açıkça gösteriyor. 2025-2029 Stratejik Planımız kapsamında yenilenebilir enerji üretimimizi her yıl artırmayı, çevresel sorumluluğumuzu daha da güçlendirmeyi sürdüreceğiz" dedi.

MAVİ EKONOMİ POLİTİKALARI MERCEK ALTINA ALINIYOR Haber

MAVİ EKONOMİ POLİTİKALARI MERCEK ALTINA ALINIYOR

Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, Avrupa Bilim ve Teknoloji İşbirliği (COST) kapsamındaki "Mavi Ekonomiyi Yeniden Düşünmek: Sosyo-ekolojik Etkiler ve Fırsatlar (RethinkBlue)" başlıklı eyleme, çalışma grubu üyesi olarak seçildi. RethinkBlue COST Eylemi, mavi ekonomi politikalarının, deniz odaklı ekonomik faaliyetlerin ve bunlara ilişkin yönetişim süreçlerinin, kıyı toplumları üzerindeki sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerini yeniden değerlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda, insan refahı, sosyal eşitlik, kıyı bölgelerinde ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve iklim değişikliği gibi kritik konular, disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alınacak. Atölyeler, seminerler, konferanslar düzenlenecek Prof. Dr. Ceyhun, RethinkBlue COST Eylemi kapsamında 1 Numaralı çalışma grubunda yer alıyor. RethinkBlue kapsamında; toplantılar, araştırma atölyeleri, çevrimiçi seminer serileri, eğitim okulları ve uluslararası konferanslar aracılığıyla, mavi ekonomi alanında çalışan araştırmacılar ve paydaşlar arasında bilgi alışverişi ve kapasite geliştirme faaliyetleri yürütülecek. Uluslararası uzmanlar aynı platformda buluşuyor Avrupa’da bilimsel ve teknolojik araştırmaları destekleyen, araştırmacılar arasında iş birliğini teşvik eden uluslararası bir organizasyon olan COST Birliği, farklı ülkelerden bilim insanlarını aynı platformda buluşturarak bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendiriyor. COST çalışma grupları, belirli tematik alanları derinlemesine incelemek üzere kurulan uluslararası araştırmacı ağları olarak faaliyet gösteriyor. Her çalışma grubu, kendi alt tema ve odak alanında uzmanlaşmış akademisyen ve araştırmacılardan oluşuyor. Rektör Çağlar’dan tebrik BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun’u tebrik ederek, "Üniversite olarak, akademisyenlerimizin küresel araştırma ağlarında etkin rol almasını son derece değerli buluyoruz. Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun’un RethinkBlue COST Eylemi’nde çalışma grubu üyesi olarak yer alması, üniversitemizin bilimsel kapasitesinin ve uluslararası görünürlüğünün bir göstergesidir. Mavi ekonomi, sürdürülebilirlik ve kıyı toplumlarının geleceği gibi stratejik alanlarda yürütülecek çalışmaların, hem ülkemize hem de bilim dünyasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum" dedi.

BURSA KENT KONSEYİ SU VE İKLİM KRİZİNİ MASAYA YATIRDI Haber

BURSA KENT KONSEYİ SU VE İKLİM KRİZİNİ MASAYA YATIRDI

Bursa Kent Konseyi'nin ‘Bursa Suyunu Konuşuyor' temasıyla düzenlenen 92. Olağan Genel Kurulu'nda, kentin geleceğini doğrudan etkileyen su kaynakları ve iklim değişikliği konuları tüm yönleriyle ele alındı.Katılımcı demokrasinin yaygınlaşması adına önemli görevler üstlenen Bursa Kent Konseyi'nin 92. Olağan Genel Kurulu, ‘Bursa Suyunu Konuşuyor' başlığıyla Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in yanı sıra CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, BUSKİ Genel Müdürü Mehmet Ercihan Subaşıoğlu, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri, meclislerin ve çalışma gruplarının temsilcileri ile çok sayıda gönüllü katıldı. Kent konseylerinin önemine vurgu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kent konseylerinin vatandaşlar ile resmi kurumlar arasında köprü vazifesi gördüğünü söyledi. Kent konseylerinin halkın sorunlarına duyarlılık gösterdiğini, takibini yaptığını ve sonuçlarını paylaştığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, halkın çıkarları doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. "Su kaynakları azaldı" Dünyanın ciddi bir iklim kriziyle karşı karşıya kaldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, tüm bunlara rağmen Bursa'da gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı. Suyun bir yaşam kaynağı olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Geldiğimiz noktada çevremizi ve suyumuzu kirlettik. İklim krizinden dolayı da su kaynakları azaldı. Bu süreçte Bursa Ovası'nda suyu fazla tüketen işletmelere de izin verildi. Bu, geleceği iyi okumamanın sonuçlarıdır" dedi. "Bursa ovasında su seviyesi 250 metrenin altına indi" Su kesintileri yapmak zorunda kaldıkları dönemde bazı tepkiler aldıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Ama bu sayede farkındalığı başardık. Şu anda vatandaşlarımız suyu tasarruflu kullanıyor. Kesinti yapmadan önce 510 bin metreküp civarında kullanım vardı, kesintilerin ardından 430 binlere düştü. Kesintileri kaldırdık ve hala bu seviyelerde izliyor. Bizim halkı doğru bilgilerle bilgilendirme sorumluluğumuz var. Bursa artık su şehri değil. Bursa Ovası'nda su seviyesi 250 metrenin altına indi. Bilim insanları, Bursa Ovası'nın her sene 6 santim çöktüğünü açıkladı. Bunun sebepleri araştırılmalıdır. Aralık ayının 20'si oldu ve Uludağ'da hala doğru düzgün kar yok. Gerekli tedbirleri almaya devam etmeliyiz" diye konuştu. "Günlük 500 bin metreküp suya ihtiyacımız var" Çınarcık Barajı'ndaki arıtma tesisi için çalışmaların yoğun biçimde devam ettiğini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Göreve gelir gelmez çalışmaları başlattık. Bu yaz bu sıkıntının çekileceğini biliyorduk. Baypass hattı yaparak 100 bin metreküp suyu aktardık. Bunu yapmasaydık daha önceden su kesintileri yapmak zorunda kalabilirdik. Ama bizim günlük 500 bin metreküp suya ihtiyacımız var. Yaz aylarında daha da artacaktır. Artık bahçelerin işlenmiş suyla sulanmaması lazım. Tarımda yeni çözümler üretmeliyiz. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere yönelmeleri lazım. Yanlış politikalar, şehrimizde daha vahim su sıkıntısı yaşamasına sebep olabilir" dedi. Başkan Mustafa Bozbey'e teşekkür etti. Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, suyun sadece çevresel başlık olmadığını, sosyal, ekonomik ve hayati bir mesele olduğunu ifade etti. İklim krizinin etkilerinin yerel ölçekte daha görünür hale geldiğini belirten Aksoy, su politikalarının katılımcı ve bilimsel temelde yeniden ele alması gerektiğini vurguladı. Genel kurulda su kriziyle ilgili çözüm önerilerinin geliştirilmesini amaçladıklarını anlatan Aksoy, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların birlikte hareket etmesinin önemine değindi. Tüm paydaşlarla birlikte kent için önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Aksoy, her alanda kendilerine destek veren Başkan Mustafa Bozbey'e teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından oturum bölümüne geçildi. Uludağ Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hayrettin Kuşçu ‘Tarımsal kuraklık, su verimliliği ve etkin sulama yöntemi', Uludağ Üniversitesi'nden Doç. Dr. Aslıhan Katip ‘İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik çerçevesinde su kaynakları', BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Alper Makam ‘İklim değişikliğinin Bursa ve su kaynakları üzerindeki etkisi', Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi Murat Demir ‘İklim krizi ve su hakkı' konularında sunumlar yaparak önemli bilgiler paylaştı.

BURSA SON 52 YILIN EN KURAK YILINI YAŞIYOR Haber

BURSA SON 52 YILIN EN KURAK YILINI YAŞIYOR

Bursa Uludağ’daki kar örtüsünün son 10 yılda yüzde 50’ye varan oranda azaldığına dikkat çeken Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeniden susuzluk yaşamaması adına tüm vatandaşları suyu tasarruflu kullanmaya davet etti. Ağırlıklı olarak insan eliyle ortaya çıkan ve tüm dünyada gün geçtikçe etkisini daha fazla hissettiren iklim krizi, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Dünyanın bir kısmı yağışların olmaması sebebiyle susuzlukla mücadele ederken, bir kısmı ise aşırı yağışların getirdiği felaketlerle uğraşıyor. "Yağışlar, son 52 yılın en düşük seviyesinde" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 1 Ekim 2024 - 30 Eylül 2025 dönemini kapsayan ‘2025 Su Yılı Raporu’na göre, metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm oldu ve uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kaldı. Bu değer son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri yaşanan krizi gözler önüne seriyor. Bursa’nın en önemli su kaynağı ve ‘su sigortası’ olarak kabul edilen Uludağ, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en sert şekilde hisseden bölgelerin başında geliyor. Artan sıcaklıklar ve düzensizleşen yağış rejimi, son 10 yılda dağdaki kar örtüsünün yüzde 50'ye varan oranlarda azalmasına neden oldu. 2015 yılında 266 gün boyunca karla kaplı olan ve 187 santimetre kalınlığa ulaşan zirve, 2024 yılında sadece 100 gün kar tutabilirken; maksimum kalınlık 93 santimetreye kadar geriledi. 2025’in ilk altı ayında kar kalınlığı anlık olarak 131 santimetreye ulaşsa da, artan sıcaklıklar nedeniyle erime hızı endişe verici boyutlara ulaştı. "Son 50 senede uludağ’da sıcaklık 3 derece arttı" 1970-2024 yılları arasındaki son 55 yıllık periyot incelendiğinde, Bursa merkezde ortalama sıcaklıkların 2 derece, Uludağ’ın zirvesinde ise 3 derece arttığı görülüyor. Bu durum, buharlaşmayı şiddetlendirerek yağışların yeraltı sularını beslemeden atmosfere karışmasına neden oluyor. Zirvedeki yağış miktarının ortalamanın 30 milimetre altına düşmesi ve Uludağ'daki erimenin, kentin su güvenliğini doğrudan tehdit ettiği görülüyor. Yağış rejimindeki düzensizleşme ve artan sıcaklıklar ise su teminini zorlaştırıyor. "Halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum" Doğancı ve Nilüfer barajlarını ziyaret ederek son durum hakkında bilgi veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geçtiğimiz aylarda yağışların azalması sonucu kentte bir süre su kesintisi yapmak zorunda kaldıklarını hatırlattı. Gerekli tedbirlerin alınması sayesinde daha vahim bir tabloyla karşılaşılmadığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa artık su şehri değil. Bursalılara bugüne kadar su tasarrufu konusunda gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Bu sayede su tüketiminde önemli bir düşüş yaşandı. Ancak bunun da yeterli olmadığını biliyoruz. Su sorunu yaşadığımız süreçleri elbette atlatacağız. Bu dönemi atlatmak ve tekrar susuz kalmamak için halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum. Suya sahip çıkmalıyız. Suyu tasarruflu kullanmalıyız. Sürdürülebilir su anlayışını Bursa’ya yerleştirmeliyiz. Bu konuda halkımızın desteği önemli" dedi. "Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanı" Bursa’daki su kaynaklarının ana damarının Uludağ olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, Uludağ’a kar yağdığında barajların suyla dolduğunu ve kente aktarıldığını söyledi. Uludağ’da 2015 yılında 2 metreye yakın kar yağarken, 2024 yılında bu oranın yüzde 50 azaldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Son 52 yılın en düşük yağmur yağdığı yıldayız. Aralık ayının ortasına gelmemize rağmen hala yeterli yağmur alamadık. Uludağ’a da yeterli kar yağmadı. Son 10 yılda su miktarında da yüzde 30 civarında bir düşüş oldu. Dünya yaklaşık 20 senedir iklim krizini konuşuyor ve gerekli tedbirleri alarak süreci yönetiyor. Ancak Bursa’da dikkate alınmamış. Bu yüzden bugünleri yaşıyoruz. Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanıdır. Bizler Bursa’nın gelecekte su sorunu yaşamaması için çözüm üreten, bilim insanların verilerini dikkate alan bir yönetim anlayışını sergiliyoruz" diye konuştu. "Çınarcık arıtma tesisini yakın zamanda devreye alacağız" Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından üretilen çözümler sayesinde Çınarcık Barajı bypass hattını hayata geçirdiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Günlük ortalama 100 bin metreküp suyu, Çınarcık Barajı’ndan alarak Bursalılarla buluşturduk. Çınarcık Barajı’nın arıtma tesisini de yakın zaman içerisinde devreye alacağız. Böylece biraz daha nefes alacağız. Diğer alanlardaki çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Bize hem göletler konusunda hem de diğer alanlarda yaptığımız çalışmalarda destek veren DSİ Bölge Müdürlüğü’ne, bize önemli katkıları olan Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a da teşekkür ediyorum" dedi.

TÜRKİYE'DE ÜRETİM VE TÜKETİM ŞAMPİYONU BEYAZ ET Haber

TÜRKİYE'DE ÜRETİM VE TÜKETİM ŞAMPİYONU BEYAZ ET

HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, Türkiye'de beyaz et sektörünün 2025 yılında üretimini düzenli şekilde artırarak yaklaşık 2 milyon 700 bin ton seviyesine ulaşacağını, bunun da geçen yıla göre yüzde 5 oranında artış anlamına geldiğini belirtti. Üretimin yaklaşık 500 bin tonunun ihracata ayrılacağını ifade eden Sezer, "Beyaz et her zaman olduğu gibi istikrarlı bir şekilde hem üretimini hem de ihracatını artırıyor" dedi. Küresel ve yerel tüketim Türkiye'de kişi başı yıllık beyaz et tüketiminin 20 kilogram seviyesinde olduğunu söyleyen Sezer, Brezilya'da bu rakamın 40-45 kilogram civarında olduğunu vurguladı. Son 5 yıllık trendde beyaz etin, kırmızı et ve domuz etini geride bıraktığını belirten Sezer, bunun en önemli nedeninin ekonomik fiyat avantajı ve sağlıklı protein kaynağı olması olduğunu dile getirdi. Sezer, tavuk etinin üretiminde kullanılan su miktarının kırmızı ete göre çok daha düşük olduğunu, ayrıca karbondioksit salınımının da üç kat daha az olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin, iklim değişikliği ve çevresel hassasiyetler nedeniyle beyaz etin dünya genelinde daha fazla tercih edilmesine yol açtığını söyledi. Üretim ve denetim Son dönemde yaşanan gıda zehirlenmelerine dikkat çeken Sezer, özellikle işlenmiş ürünlerde (örneğin tavuk döner) merdiven altı üretimlerin ciddi riskler taşıdığını ve denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye'deki büyük firmaların Avrupa standartlarının üzerinde üretim yaptığını, hijyen ve biyogüvenliğe büyük önem verdiklerini dile getiren Sezer, "üretim sırasında soğuk zincirin korunmasının kritik olduğunu, ürünlerin 6 derecelik ortamlarda üretilip aynı şartlarda tüketiciye ulaştırıldığını aktardı. Sezer, "Siz bir döneri bitirmeyip ertesi gün tekrar aynı döneri satarsanız büyük bir faciaya sebep olursunuz. Bu işlerin ciddi yapılması gerekiyor ve markalaşmış ciddi firmalardan bu ürünlerin tüketilmesi gerektiğini veya bunun dışında denetleme otoritelerinin çok daha sıkı ve acımasız şekilde denetlemeler yapması gerektiğini söylemek isterim" şeklinde konuştu. Fiyat ve medya eleştirisi Türkiye'de beyaz etin hâlâ en ucuz protein kaynağı olduğunu belirten Müjdat Sezer, zaman zaman ileri işlenmiş ürünlerde fiyat artışı yaşansa da bunun genelleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Medyanın fiyat artışlarını gündeme getirdiğini, ancak beyaz etin ucuz olduğu dönemlerde aynı ilgiyi göstermediğini eleştirerek, "49 TL'ye sattığımız günlerde kimse ‘En iyi protein çok ucuza satılıyor' demiyor. Adil bir bakış açısı gerekiyor" dedi. Sezer sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Türkiye'de beyaz etin en ucuz protein ve birinci sırada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şunu söylemekte yarar var, zaman zaman bazı ileri işlenmiş ürünlerimizin fiyatı artıyor olabilir. Sonra medyada hemen "Tavuk eti acayip arttı" gibi yayınlar yapılıyor. Fakat şu tip yayınların da yapılmasının adil olacağını düşünüyorum. Mesela 49 TL'den beyaz eti sattığımız günlerde hiçbir büyük medyada "En iyi protein çok ucuza satılıyor." diye bir kelime duymuyoruz. Evet, hakkımızın verilmesi lazım. Ama bir gün hamsi 150 TL'ye düştü diye hemen hemen bir hafta bütün haber kanallarında bunu dinleyebiliyoruz. Aynı adil bakış açısının beyaz ete de yapılmasını tavsiye ediyorum" Sezer'in açıklamaları, beyaz et sektörünün hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemini bir kez daha ortaya koyarken, tüketicilere güvenilir ve markalaşmış firmaların ürünlerini tercih etmeleri çağrısı yaptı.

NİLÜFER'DE GENÇLERİN GÜNDEMİ; İKLİM KRİZİ Haber

NİLÜFER'DE GENÇLERİN GÜNDEMİ; İKLİM KRİZİ

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde Nilüfer Belediyesi Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde düzenlenen "İklim Krizi ve Doğa Etkinliği", gençlerin çevre bilincini artırmayı hedefledi. Etkinlikte doğada keyifli vakit geçiren, takım oyunları oynayan ve geri dönüştürülebilir malzemelerden kukla yapan gençler, sonrasında Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ile gençlik ve iklim odağında kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide, gençlerin en çok merak ettiği konulardan biri olan atık yönetimi hakkında bilgiler veren Güleş, Nilüfer Belediyesi’nin bu konuda öncü olduğunu ve henüz mevzuat çıkmadan ambalaj atıklarını çöpten ayrı topladığını vurguladı. Geri dönüştürülebilir atıkların toplanma sürecine değinen Güleş, atıkların karışık olarak toplanmasına rağmen daha sonra Toplama Ayırma Tesisi’ne gönderildiğini belirtti. Güleş, bu tesiste cam, kağıt, plastik ve metallerin kategorilerine göre ayrıldığını, her malzemenin farklı alıcısı ve dönüştürücüsü olduğunu ifade etti. Nilüfer Belediyesi Atık Getirme Merkezi’nin, 2020 yılından bu yana Alaaddinbey Ek Hizmet Binası kampüsünde faaliyet gösterdiğini söyleyen Güleş, "Bu merkezde, tekstil atıkları, elektronik atıklar, pil ve akümülatörler, tıbbi atıklar, atık motor yağları ve atık bitkisel yağlar dahil 14 ayrı türde atık ayrı toplanarak, lisanslı firmalar aracılığıyla kontrollü bir şekilde bertaraf ediliyor" dedi. Özellikle bitkisel atık yağların çevreye verdiği zararlara dikkat çeken Güleş, kullanılmış bitkisel yağların lavaboya dökülmesinin, kanalizasyon sistemlerini tıkayarak büyük maliyetlere yol açtığını kaydetti. Toprağa karışmasının ise yeraltı sularını kirlettiğini ve yangınlara sebep olduğunu anlatan Güleş, su ortamına dökülen yağların, suyun üzerini kaplayarak oksijen transferini engellediğini ve su altındaki canlı yaşamını bitirdiğini ifade etti. Güleş, lisanslı firmalar tarafından toplanan atık yağların daha çevreci bir yakıt olan biyodizele dönüştürüldüğünü de sözlerine ekledi. Artık kullanılan kavramın "iklim değişikliği" değil, sonuçları itibarıyla günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir "iklim krizi" olduğunu vurgulayan Güleş, krizin su yoksunluğu, yangınlar, sel ve fırtına gibi aşırı hava olayları olarak kendini gösterdiğini anlattı. Uluslararası hedefin, küresel sıcaklık artışının sanayi devrimi öncesine göre 1,5 derece ile sınırlanması olduğunu hatırlatarak, bunun için fosil yakıtlardan çıkılması, ulaşım metotlarının gözden geçirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Nilüfer Belediyesi’nin geri dönüşüm konusundaki çalışmalarından da bahseden Güleş, belediyenin pazarlardan toplanan sebze, meyve atıkları ile hizmet binalarından çıkan çay ve kahve posalarını kullanarak kompost tesisi işlettiğini kaydetti. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün budama atıklarından da kompost üretildiğini belirten Güleş, bu kompostun toprak kalitesini iyileştirip su tutma kapasitesini artırdığına dikkat çekti ve isteyen vatandaşlara ücretsiz olarak sunulduğunu ekledi. Konuşmasında gençlere önemli bir çağrı da yapan Güleş, sosyal medya ve dijital kanalları kullanarak, belediyeleri çalıştırmalarını söyledi. Çevrelerinde gözlemledikleri sorunları ilgili kurumlara iletmelerini tavsiye eden Güleş, yerel yöneticilerin bu taleplere büyük önem verdiğini de sözlerine ekledi.

BİR KİLO ATIK PİL GETİRENE BİR ZEYTİN FİDESİ HEDİYE! Haber

BİR KİLO ATIK PİL GETİRENE BİR ZEYTİN FİDESİ HEDİYE!

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Belediyesi ve TAP (Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği) iş birliğiyle hayata geçirilen Atık Pil Toplama Kampanyası’nın tanıtımını gerçekleştirdi. Kampanya kapsamında, 1 kilogram atık pil getiren vatandaşlara zeytin fidanı hediye edildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen, atık pillerin doğaya zarar vermeden güvenli bir şekilde toplanması için başlatılan kampanyanın tanıtımı yapıldı. Fatih Sergi Salonu’nda Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu tarafından yapılan tanıtım programına Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Gölmarmara Belediye Başkanı Cem Aykan, Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları, şube müdürleri ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il ve ilçe yöneticileri katıldı. Vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gösterilen kampanyaya çevre okullardan ve Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kültür ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören minik öğrenciler de katılım gösterdi. Çevreye karşı duyarlılığını göstererek 1 kilogram atık pil getiren vatandaşlara gelecek nesiller için zeytin fidanı hediye edildi. Kampanya kapsamında toplanan piller, TAP tarafından çevreye zarar vermeden geri dönüşüm sürecine kazandırılacak. Program’da konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, atık pillerin çevreye verdiği zararın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada halkımızın çok büyük katılımı ile eski, atık pillerimizi topluyoruz. Atık piller hem toprağa hem de suya çok zarar veriyor. Manisa’mız, bu projeye önem veriyor. Halkımız, bu olayın ne kadar kritik olduğunun farkında. Manisa Büyükşehir Belediye olarak ilçe belediyelerimiz ile bu projeyi gerçekleştiriyoruz. Hem projeye destek veren ilçe belediyelerimize hem de daire başkanlığımıza ve emeği geçen arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Manisa’da örnek bir proje gerçekleştirdik. Hem toprağımızı hem de suyumuzu pillerimizi geri dönüşüme kazandırarak kurtaracağız" dedi. "ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIZIN TOPLADIĞI 58 KİLO PİLİ TESLİM ETTİK" Atık pilleri arkadaşları ile birlikte toplayan Recep Demirhan, "Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı 1 kilo pile 1 fidan kampanyasını internetten gördük. Fabrikada çalışan arkadaşlarımızın topladıkları 58 kilo pili toplama noktasına getirdik ve 58 fidan aldık. Bu kampanyayı başlatan başkanımıza teşekkür ederiz" dedi. "FİDANLAR BAHÇEMİZE AĞAÇ OLACAK" Kampanyaya katılım gösteren Hayal Vatan, "Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu başkanlığında atık pil toplama kampanyası başlatıldığını duyduk. Biz de topladığımız pilleri hem bahçemize ağaç olsun hem de atık piller değerlendirilsin diye kampanyaya katıldı. Bu tür kampanyaların devamını diliyorum" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Sultan Gemici ise, "Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu atık pil toplama kampanyasına katıldım. Ziraat Mühendisiyim. Pillerin değerlendirilmesi kapsamında pilleri vererek zeytin fidanları alacağım ve bahçeme dikeceğim. Başkanımıza böyle bir icraat yaptıkları için teşekkür ediyorum. Doğaya zarar vermemek adına yıllardır pilleri biriktirir ve toplama noktalarına teslim ederim. Herkesten doğayı, çevreyi korumalarını istiyorum, doğanın bizim için bir nimet olduğunu unutmamalarını istiyorum" diye konuştu. Kampanyaya Soma’dan katılan Serkan Çevik, Büyükşehir Belediyesi’nin kampanyasından faydalanmak için geldiğini belirterek, "Çocuklarımın ilkokul çağından beri biriktirmiş olduğu piller 96 kilogram geldi. Çevreye zarar vermemek için elimizden gelen tüm tedbirleri alıyoruz. Bu fidanları bahçemize ekeceğiz ve gelecek nesillere aktaracağız" dedi.

İZMİR'DE SU KRİZİ DERİNLEŞİYOR: SU KESİNTİLERİ UZATILDI Haber

İZMİR'DE SU KRİZİ DERİNLEŞİYOR: SU KESİNTİLERİ UZATILDI

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU), daha önce 15 Kasım’da sona ereceği duyurulan gece su kesintilerinin ay sonuna kadar uzatıldığını açıkladı. Yeni uygulamaya göre kent genelinde 13 ilçede, iki günde bir gece saat 23.00 ile sabah 05.00 arasında su kesintileri uygulanacak. KESİNTİLER 13 İLÇEYİ KAPSAYACAK İZSU’dan yapılan açıklamada, İzmir'in su ihtiyacının karşılandığı barajlardaki doluluk oranlarının alarm verici seviyelere ulaştığı belirtildi. Bu nedenle su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak adına tedbirlerin devam edeceği bildirildi. Gece kesintileri Karşıyaka, Çiğli, Bayraklı, Menemen, Gaziemir, Bornova, Buca, Karabağlar, Balçova, Konak, Narlıdere, Güzelbahçe ve Menderes ilçelerinde uygulanacak. Yetkililer, söz konusu uygulamanın geçici olduğunu, ancak barajlardaki doluluk oranlarına ve yağış durumuna göre uzatılabileceğini ifade etti. BARAJLARDA KORKUTAN TABLO Kurak geçen sonbahar ve yaz aylarının ardından İzmir’in su ihtiyacını karşılayan barajlarda doluluk oranları kritik seviyelere indi. 15 Kasım 2025 itibarıyla barajlardaki son durum şu şekilde açıklandı: Tahtalı Barajı: %1.40 Ürkmez Barajı: %3.70 Balçova Barajı: %1.42 Güzelhisar Barajı: %44.64 Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %0.05 Tahtalı ve Balçova barajlarında su seviyelerinin neredeyse tükendiği vurgulanırken, Ürkmez Barajı’ndaki oran da oldukça düşük kaldı. Güzelhisar Barajı, yüzde 44,64 doluluk oranıyla nispeten daha iyi durumda olsa da kentin genel su ihtiyacını karşılamaya yetmediği belirtildi. “SUYUMUZU VERİMLİ KULLANALIM” ÇAĞRISI İZSU yetkilileri, İzmir halkına çağrıda bulunarak şu ifadelere yer verdi: "Küresel iklim değişikliği, yağışlardaki dengesizlik ve artan su tüketimiyle birlikte şehrimiz büyük bir su krizi riskiyle karşı karşıya. Geçici kesintilerle bu süreci yönetmeye çalışıyoruz. Ancak bu yalnızca geçici bir çözüm. Uzun vadeli çözümler için su tasarrufu alışkanlıklarının yaygınlaşması, vatandaşlarımızın da katkısıyla mümkün olabilir." Özellikle balkon yıkama, araba temizliği ve gereksiz su akıtan muslukların kapatılması gibi günlük alışkanlıkların gözden geçirilmesi gerektiği vurgulandı. TASARRUF HAREKETİ BAŞLAYACAK İZSU’nun, önümüzdeki günlerde “Suyuna Sahip Çık” sloganıyla su tasarrufuna dair bilinçlendirme kampanyası başlatacağı, kent genelindeki okullarda, kamu binalarında ve toplu ulaşım araçlarında afişler, videolar ve broşürler ile farkındalık çalışmaları yürütüleceği öğrenildi. Yetkililer, yağış olmaması durumunda önümüzdeki aylarda yeni önlemlerin gündeme gelebileceğini, gerekirse kesinti süresinin artabileceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.