#Iklim Değişikliği

- Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR Haber

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR

Bilim insanları, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen şistozomiyaz hastalığına yol açan parazitlerin kontrol dışına çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu. Uzmanlara göre hastalık evrim geçirerek yeni bölgelere yayılma potansiyeli kazanıyor. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 250 milyon kişi bu hastalık için tedavi görüyor. Vakaların büyük bölümü paraziti taşıyan salyangozların yaygın olduğu Afrika kıtasında görülse de, hastalığın Çin, Venezuela ve Endonezya dahil 78 ülkede tespit edildiği bildirildi. BBC Türkçe’nin aktardığına göre Türkiye’de ise bugüne kadar yalnızca yurt dışından dönen kişilerde bu parazite rastlandı. Ancak uzmanlar, küresel iklim değişikliği ve artan seyahatler nedeniyle hastalığın yeni bölgelere yayılabileceğini belirtiyor. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NDEN UYARI Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şistozomiyaza neden olan parazitin evrim geçirerek farklı coğrafyalarda hayatta kalabilecek şekilde adapte olduğunu açıkladı. Açıklama, Dünya Göz Ardı Edilen Tropik Hastalıklar Günü kapsamında yapıldı. WHO, bir milyardan fazla insanı etkileyebilen bu hastalıkların yeterince dikkat çekmediğine ve küresel sağlık açısından ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekti. ŞİSTOZOMİYAZ NEDİR? Şistozomiyaz, parazit taşıyan salyangozların bulunduğu tatlı sularla temas eden insanlarda görülen bir hastalık. Salyangozlardan suya bırakılan parazit larvaları, deriden vücuda girerek kan dolaşımına karışıyor. Vücuda girdikten sonra kan damarlarında yaşayan parazitler yumurtalarını bırakıyor. Bu yumurtaların bir kısmı dışkı veya idrarla vücuttan atılsa da bazıları organlarda birikerek bağışıklık sisteminin tepkisine neden oluyor. Bu durum dokularda hasara ve bazı vakalarda organ yetmezliğine yol açabiliyor. CİNSEL ORGANLARDA DA BİRİKEBİLİYOR Parazitin yumurtaları bazı durumlarda cinsel organlarda birikebiliyor. Bu duruma üriner şistozomiyaz adı veriliyor. Hastalık; ağrı, doku hasarı, kısırlık ve bazı vakalarda kanser riskinde artışa yol açabiliyor. Uzmanlara göre hastalık tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına hatta ölüme neden olabiliyor. Ancak erken teşhis halinde parazit ilaçlarıyla tedavi edilebiliyor. MELEZ PARAZİTLER YAYILMAYI KOLAYLAŞTIRABİLİR Malavi’deki Liverpool Wellcome Klinik Araştırma Programı’ndan Prof. Janelisa Musaya, parazitin insan ve hayvanlarda görülen türlerinin birleşerek yeni melez türler oluşturduğunu belirtti. Yapılan araştırmalarda incelenen örneklerin yaklaşık yüzde 7’sinde melez parazit tespit edildi. Uzmanlara göre bu oran gerçek yayılımın sadece küçük bir kısmını gösteriyor olabilir. Melez türlerin hem insanları hem de hayvanları enfekte edebilmesi nedeniyle hastalığın kontrol altına alınmasının zorlaşabileceği belirtiliyor. AVRUPA’DA DA GÖRÜLMEYE BAŞLADI Bilim insanları, iklim değişikliği ve artan uluslararası seyahatlerin parazitin yeni bölgelere yayılmasını kolaylaştırdığını vurguluyor. Son yıllarda Avrupa’nın güneyinde de salgın vakalarına rastlandığı bildirildi. WHO’nun şistozomiyaz kontrol programı sorumlusu Dr. Amadou Garba Djirmay, hastalığın artık küresel bir endişe kaynağı haline geldiğini söyledi. Kapsamlı mücadele programları sayesinde 2006 ile 2024 yılları arasında vakalar yüzde 60 oranında azaldı. Ancak WHO verilerine göre 2018 ile 2023 yılları arasında tropik hastalıklarla mücadele için sağlanan finansman yüzde 41 azaldı. Uzmanlar, hastalığın yayılmasını önlemek için özellikle risk altındaki gruplarda düzenli ilaç kullanımının ve erken teşhisin büyük önem taşıdığını vurguluyor.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN SÜRDÜRÜLEBİLİR SU YÖNETİMİ Haber

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN SÜRDÜRÜLEBİLİR SU YÖNETİMİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı önlem olarak yağmur suyu hasadı sistemlerini belediye hizmet binalarına yaygınlaştırıyor. Uygulama ile şebeke suyuna olan bağımlılığın azaltılması, su kaynaklarının korunması ve kentin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesi hedefleniyor. 10 TONLUK DEPOLARLA SU TASARRUFU SAĞLANIYOR Yağmur sularını toplayan sistemler; Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Tenis Kortu, Halkla İlişkiler Merkezi (HİM) Binası ve Eşrefpaşa Hastanesi gibi noktalarda devreye alındı. Çatı alanı uygun olan binalara 1, 3, 5 ve 10 tonluk depolama sistemleri kurulurken, Kültürpark holleri, İlber Ortaylı Kütüphanesi, Toros ve Yenişehir İtfaiye, Zeytinlik Hizmet Binası ve Atlas Pavyonu için de planlamalar sürüyor. "HEDEFİMİZ KENTİ KURAKLIĞA KARŞI DİRENÇLİ HALE GETİRMEK" İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü Yiğit Beydağ, yapılan çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi: "Yağmur mevsimi 3-4 aylık sınırlı bir dönemi kapsıyor. Bu süreci en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz. Yağan yağmuru depolayıp hızlı şekilde kullanım alanlarına yönlendiriyoruz. Hedefimiz, yağmur suyu hasadını tüm hizmet binalarına yayarak su kaynaklarını verimli kullanmak ve kuraklığa karşı İzmir’i daha dirençli hale getirmek." PEYZAJ SULAMA, İTFAİYE VE TEMİZLİKTE KULLANILACAK Proje kapsamında toplanan yağmur suları; ✔️ Peyzaj sulaması ✔️ Kent temizlik hizmetleri ✔️ İtfaiye araçlarının temizliği gibi alanlarda kullanılacak. Beydağ, ayrıca Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) altyapısıyla depoların konum, kapasite ve kullanım durumu gibi verilerinin anlık takip edildiğini belirtti.

BURSA BELEDİYELER BİRLİĞİ ÖNCÜLÜĞÜNDE SU YÖNETİMİ BULUŞMASI Haber

BURSA BELEDİYELER BİRLİĞİ ÖNCÜLÜĞÜNDE SU YÖNETİMİ BULUŞMASI

Bursa Belediyeler Birliği İklim Değişikliği Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) ve Bursa Mimar Mühendisler Grubu iş birliğinde ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’ düzenliyor. Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. "Su kaynakları sınırsız değil" Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı. "Belediyecilik mazeret göstermek değildir" Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; "Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır" dedi. "Akıllı ve sürdürülebilir yönetim anlayışı" Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalmasına rağmen artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor" diye konuştu. "Türkiye için örnek teşkil edecek" Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz" diye konuştu. "Yatırımların yüzde 90'ını biz yaptık" Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; "Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz" ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz'a teşekkür Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; "Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; "Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.

İAOSB’DEN KRİTİK UYARI: SANAYİ, FİNANS VE İKLİM KISKACINDA Haber

İAOSB’DEN KRİTİK UYARI: SANAYİ, FİNANS VE İKLİM KISKACINDA

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Yüksek İstişare Kurulu, 13. toplantısında küresel ekonomik ve siyasi gelişmelerin Türkiye sanayisine etkilerini kapsamlı biçimde ele aldı. Toplantı sonrasında yayımlanan açıklamada, sanayicilerin karşı karşıya olduğu temel risk alanları başta olmak üzere, finansmana erişim güçlüğü, su krizi ve iklim değişikliğine yönelik öneriler kamuoyuyla paylaşıldı. Kurul, jeopolitik belirsizliklerin, artan maliyetlerin ve sürdürülebilirlik risklerinin artık birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguladı. KÜRESEL GERİLİM SANAYİYİ KUŞATIYOR Toplantıda, Çin’in fiili ticaret yaptırımları, ABD’nin ekonomik kararları, Orta Doğu’da özellikle İran’daki siyasi ve ekonomik krizler ile yüksek enflasyonun tetiklediği toplumsal huzursuzlukların, küresel ölçekte ciddi bir kırılganlık yarattığı değerlendirmesi yapıldı. Kurul açıklamasında, bu gelişmelerin: Enerji arz güvenliği, Küresel ticaret yolları, Uluslararası finans piyasaları, Ve tedarik zincirleri üzerinden Türkiye ekonomisine doğrudan yansımalarının olduğu belirtildi. Kurul, “Sanayi, üretim ve ihracat artan jeopolitik risklerle birlikte ciddi bir baskı altına girmiştir. Belirsizlik ortamı genişliyor, sanayicinin öngörü yapması her geçen gün zorlaşıyor” açıklamasında bulundu. FİNANSMANA ERİŞİMDE CİDDİ DARALMA VAR İAOSB Yüksek İstişare Kurulu’nun raporunda, sanayicilerin üretimi sürdürebilmek için her zamankinden daha fazla işletme sermayesine ihtiyaç duyduğu, ancak buna rağmen kredi kanallarının daraldığı ifade edildi. Kurulun dikkat çektiği başlıca sorunlar: Yüksek faiz oranları Ağırlaşan teminat koşulları Düşen kredi limitleri Kurul, bu durumun yalnızca üretim kapasitesini değil, istihdamı ve yatırım planlarını da tehdit eder boyuta geldiğini vurguladı. AÇIKLAMADA ŞU İFADELERE YER VERİLDİ: "Sanayiciler olarak; özellikle üretim ve ihracat odaklı firmalar için uzun vadeli, erişilebilir ve öngörülebilir kredi mekanizmalarının acilen devreye alınması yönünde güçlü bir beklentimiz bulunmaktadır" İKLİM KRİZİ VE SU GÜVENLİĞİ SANAYİ İÇİN STRATEJİK RİSK Toplantıda gündeme gelen en önemli başlıklardan biri de iklim değişikliği ve su krizinin sanayi üzerindeki etkisi oldu. Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’na atıf yapan kurul, Türkiye’nin su stresi yüksek ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. Kurul, iklim krizinin deniz seviyelerini yükselttiğini ve sıcaklık artışının 1,5°C eşiğini aştığını belirterek, şu önerileri sıraladı: Tarımda kontrolsüz ve vahşi sulama yöntemleri sona erdirilmeli Evsel su tüketiminde tasarruf bilinci artırılmalı Sanayide su verimliliği ve geri kazanım yatırımları desteklenmeli Alternatif çözümler (örneğin denizden tatlı su üretimi) geliştirilse de bu sistemlerin yüksek enerji tüketimi nedeniyle ek maliyet yükü getirdiği göz önünde bulundurulmalı Açıklamada, "Sanayiciler suyu sadece bir doğal kaynak değil, aynı zamanda bir üretim girdisi olarak stratejik seviyede ele almalıdır" ifadesine yer verildi. SANAYİCİLERE KRİZLERE KARŞI STRATEJİK HAZIRLIK UYARISI Kurul, dünyada ekonomik, siyasi ve çevresel risklerin iç içe geçtiği çalkantılı bir döneme girildiğini vurgulayarak; sanayi işletmelerinin bu döneme hazırlıklı olması gerektiğini bildirdi. Sanayicilere şu tavsiyelerde bulunuldu: Jeopolitik riskleri dikkate alan uzun vadeli mali planlamalar yapılmalı Enerji ve su maliyetlerine karşı verimlilik yatırımları artırılmalı Krediye erişim zorluklarına karşı alternatif finansal dayanıklılık mekanizmaları geliştirilmeli RİSKLER AYRI DEĞİL, BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ŞART İAOSB Yüksek İstişare Kurulu, kredi erişimi, iklim krizi, su güvenliği ve enerji maliyetlerinin artık birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. "Türkiye’nin sanayi gücünün ve ekonomik sürdürülebilirliğinin korunabilmesi için bu risklerin birbirinden kopuk değil, entegre bir stratejiyle ele alınması gerekmektedir. Bu alanlarda atılacak adımların karar alıcılar tarafından öncelikli gündem maddeleri arasına alınması büyük önem arz etmektedir" denildi.

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK BULUŞMA NOKTASI HALİNE GELDİ Haber

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK BULUŞMA NOKTASI HALİNE GELDİ

Bursa Business School (BBS), ulusal ve uluslararası ölçekte ses getiren organizasyonlarla Türkiye'nin stratejik buluşma noktası haline geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın vizyonuyla çevre, enerji, gıda, otomotiv, şehircilik, dijital dönüşüm ve liderlik gibi birçok alanda düzenlenen üst düzey organizasyonlar; kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini Bursa’da bir araya getirdi. Bursa Business School, bu yönüyle yalnızca bir eğitim merkezi değil, ortak aklın üretildiği, politika ve stratejilerin şekillendiği bir platform olarak öne çıktı. Bursa Business School, 2025 yılında düzenlediği bu zirvelerle sadece sektörlerin güncel gündemlerini ele almakla kalmadı; aynı zamanda Türkiye genelinde ulusal düzeyde iş dünyası, kamu ve akademi arasında köprüler kuran bir platform haline geldi. Stratejik Zirvelerle Geleceğe Yön Veren Platform 2025 yılı boyunca düzenlenen forum ve zirveler; yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dirençli şehirler, enerji dönüşümü ve gıda arz güvenliği gibi kritik başlıklarda kapsamlı değerlendirmelere zemin hazırladı. Ulusal ve uluslararası düzeyde katılımcı profiline sahip organizasyonlar, Türkiye’nin farklı sektörlerdeki dönüşüm sürecine katkı sunarken, Bursa Business School’u referans bir buluşma noktası haline getirdi. İş Dünyası, Kamu ve Akademi Aynı Çatı Altında Bursa Business School’da gerçekleştirilen etkinlikler, iş dünyasının ihtiyaçları ile kamu politikaları ve akademik bilgi birikimini aynı zeminde buluşturdu. Sürdürülebilir Gıda ve Arz Güvenliği temasıyla düzenlenen Uludağ Gıda Zirvesi, Yapay Zeka ve Otomotiv Sektöründe Gelecek Stratejilerinin ele alındığı Next Level Uludağ Zirvesi, Şimdi Dönüşüm: Yenilikçi Yarınlar mottosuyla düzenlenen Uludağ Dirençli Kentler Zirvesi ile Geleceğin Enerji Stratejisine dikkat çeken Uludağ Enerji Zirvesi Bursa Business School’da yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin çevre, iklim değişikliği ve kalkınma hedefleri doğrultusunda ikinci kez gerçekleştirilen Uludağ Çevre Forumu ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlendi. Bakanlık temsilcileri, sektör liderleri, uzmanlar ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen programlar, hem karar alıcılara hem de sektör temsilcilerine yol gösterici çıktı ve öneriler sundu. Eğitimden Tedarik Zincirine Güçlü Ekosistem BBS, 2025 yılında yalnızca zirvelere değil; tedarikçi buluşmaları, sektörel eşleştirme programları ve yeni nesil eğitimlere de ev sahipliği yaptı. Savunma, otomotiv, turizm ve hizmet sektörlerine yönelik düzenlenen programlar, firmalar arası iş birliklerini güçlendirirken, B2B pazarlama ve satış programı, kadın liderlik ve veri odaklı yönetim gibi alanlarda gerçekleştirilen eğitimler iş dünyasının insan kaynağına doğrudan katkı sağladı. Dünya markalarının lansmanlarından üst düzey yönetici eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Bursa Business School, Uludağ’ı küresel ölçekte cazibe merkezi haline getirmeye devam ediyor. "BBS Kongre Turizminde Çekim Merkezi" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Uludağ’ın kalbinde, tarihi kimliği ve sahip olduğu benzersiz fiziki imkânlarla hayata geçirilen Bursa Business School’un, kentin ve bölgenin dönüşüm vizyonunda stratejik bir rol üstlendiğini söyledi. Bursa Business School’un bugün dünya genelinde öne çıkan ilk üç destinasyon arasında yer aldığını belirten İbrahim Burkay, merkezin Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın önemli eğitim merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Bursa Business School’un kongre turizmi açısından da güçlü bir çekim noktası olmayı hedeflediğini dile getiren Burkay, bu yapının turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı. Dört Mevsim Uludağ Hedefi Gerçekleşecek İbrahim Burkay, önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ’ın, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı marka değerinin hakkını verecek bir konuma ulaşacağını, yılın 365 günü dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan bir merkez haline geleceğini kaydetti. Bu yıl da Bursa Business School ev sahipliğinde en az 10 zirve düzenleneceğini açıklayan Burkay, söz konusu organizasyonlarla Uludağ ve Bursa’nın bölgesel ve uluslararası ölçekte etkisinin ve gücünün daha da artacağını söyledi. İbrahim Burkay, "Bursa Business School, önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere değişimin, dönüşümün ve yenilenmenin en güçlü sahaları arasında yer alacak. BBS, dört mevsim Uludağ hedefimizde çok güçlü bir role sahip. Uludağ’daki tüm otel ve tesislerimiz de bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecek." dedi.

NİLÜFER BELEDİYESİ ENERJİSİNİ GÜNEŞTEN ALIYOR Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ ENERJİSİNİ GÜNEŞTEN ALIYOR

Güneş enerjisi yatırımlarıyla 2025’te 2.207 MW elektrik üreten Nilüfer Belediyesi, önceki yıla göre üretimde yüzde 19, tasarrufta yüzde 37 artış sağlayarak 1.324 ton karbon salınımını önledi; 1.860 ağaca eşdeğer çevresel kazanım ve 6 milyon TL tasarruf elde etti. Nilüfer Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla iklim değişikliği ve enerji bağımlılığıyla mücadelede ortaya koyduğu kararlı duruşu 2025 yılında da güçlendirdi. Biri arazi tipi, 7’si çatı tipi olmak üzere toplam 8 Güneş Enerji Santrali (GES) ile elde edilen sonuçlar, temiz enerjide istikrarlı ve ölçülebilir bir büyümeye işaret etti. Belediyesi, 2025 yılı boyunca güneş enerji santrallerinden toplam 2.207 megawatt (MW) elektrik enerjisi üretti. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 19’luk bir artış anlamına geliyor. Üretimdeki bu yükselişle birlikte 1.324 ton CO salınımı engellendi; bu değer, 1.860 adet dikili ağaca eşdeğer çevresel kazanım sağladı. 2025 yılında güneş enerjisinden elde edilen üretim sayesinde 6 milyon TL tasarruf sağlandı. Böylece bir önceki yıla kıyasla belediye bütçesinde yüzde 37’yi aşan bir tasarruf artışı gerçekleşti. Bu tablo, belediyesinin yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik katkı sunduğunu da ortaya koydu. Beşevler Cimnastik Salonu, Ürünlü Kent Bostanları, İbrahim Yazıcı Stadyumu, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi, Altınşehir Gençlik Merkezi, Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi ve Üçevler Spor Tesisi’nde kurulu çatı tipi santraller ile Güngören Mahallesi’ndeki arazi tipi GES’ten elde edilen üretim, Nilüfer Belediyesi’nin hizmet binalarında tüketilen enerjinin önemli bir bölümünü karşıladı. Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin 2014 yılında Başkanlar Sözleşmesi’ne taraf olduğunu hatırlatarak, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 40 azaltma taahhütleri bulunduğunu vurguladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "2024’ten 2025’e uzanan bu artış, doğru bir stratejiyle ilerlediğimizi açıkça gösteriyor. 2025-2029 Stratejik Planımız kapsamında yenilenebilir enerji üretimimizi her yıl artırmayı, çevresel sorumluluğumuzu daha da güçlendirmeyi sürdüreceğiz" dedi.

MAVİ EKONOMİ POLİTİKALARI MERCEK ALTINA ALINIYOR Haber

MAVİ EKONOMİ POLİTİKALARI MERCEK ALTINA ALINIYOR

Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, Avrupa Bilim ve Teknoloji İşbirliği (COST) kapsamındaki "Mavi Ekonomiyi Yeniden Düşünmek: Sosyo-ekolojik Etkiler ve Fırsatlar (RethinkBlue)" başlıklı eyleme, çalışma grubu üyesi olarak seçildi. RethinkBlue COST Eylemi, mavi ekonomi politikalarının, deniz odaklı ekonomik faaliyetlerin ve bunlara ilişkin yönetişim süreçlerinin, kıyı toplumları üzerindeki sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerini yeniden değerlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda, insan refahı, sosyal eşitlik, kıyı bölgelerinde ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve iklim değişikliği gibi kritik konular, disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alınacak. Atölyeler, seminerler, konferanslar düzenlenecek Prof. Dr. Ceyhun, RethinkBlue COST Eylemi kapsamında 1 Numaralı çalışma grubunda yer alıyor. RethinkBlue kapsamında; toplantılar, araştırma atölyeleri, çevrimiçi seminer serileri, eğitim okulları ve uluslararası konferanslar aracılığıyla, mavi ekonomi alanında çalışan araştırmacılar ve paydaşlar arasında bilgi alışverişi ve kapasite geliştirme faaliyetleri yürütülecek. Uluslararası uzmanlar aynı platformda buluşuyor Avrupa’da bilimsel ve teknolojik araştırmaları destekleyen, araştırmacılar arasında iş birliğini teşvik eden uluslararası bir organizasyon olan COST Birliği, farklı ülkelerden bilim insanlarını aynı platformda buluşturarak bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendiriyor. COST çalışma grupları, belirli tematik alanları derinlemesine incelemek üzere kurulan uluslararası araştırmacı ağları olarak faaliyet gösteriyor. Her çalışma grubu, kendi alt tema ve odak alanında uzmanlaşmış akademisyen ve araştırmacılardan oluşuyor. Rektör Çağlar’dan tebrik BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun’u tebrik ederek, "Üniversite olarak, akademisyenlerimizin küresel araştırma ağlarında etkin rol almasını son derece değerli buluyoruz. Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun’un RethinkBlue COST Eylemi’nde çalışma grubu üyesi olarak yer alması, üniversitemizin bilimsel kapasitesinin ve uluslararası görünürlüğünün bir göstergesidir. Mavi ekonomi, sürdürülebilirlik ve kıyı toplumlarının geleceği gibi stratejik alanlarda yürütülecek çalışmaların, hem ülkemize hem de bilim dünyasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.