#Ilk Yardım

- Ilk Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ilk Yardım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞEKER İKRAMINDAN BOĞULAN ÇOCUĞU MUHTAR KURTARDI Haber

ŞEKER İKRAMINDAN BOĞULAN ÇOCUĞU MUHTAR KURTARDI

İzmir'in Bornova ilçesinde annesiyle birlikte muhtarlığa gelen 3 yaşındaki çocuk, boğazına şeker kaçması sonucu nefessiz kaldı. Atatürk Mahallesi Muhtarı Canbolat, Heimlich manevrası uygulayarak şekeri çıkardı. Çocuğa müdahale edilen anlar güvenlik kamerasınca kaydedildi. Olay, Bornova ilçesi Atatürk Mahallesi Muhtarlığında meydana geldi. İşlem yaptırmak için muhtarlığa gelen ailenin yanındaki 3 yaşındaki çocuğun boğazına şeker kaçtı. Çocuğun nefes almakta zorlandığını fark eden annesi müdahale etmeye çalıştı. Bu sırada evrak işlemleriyle ilgilenen Atatürk Mahallesi Muhtarı Canbolat, çocuğun nefes alamadığını fark ederek masadan kalktı. Çocuğu annesinden alan Canbolat, daha önce aldığı ilk yardım eğitimlerinde öğrendiği Heimlich manevrasını uyguladı. Müdahalenin ardından çocuğun boğazındaki şeker çıktı ve çocuk yeniden nefes almaya başladı. Yaşananlar muhtarlıktaki güvenlik kamerasına yansıdı. ❝KÜÇÜK ÇOCUĞA ŞEKER VERMEMELERİ KONUSUNDA UYARMIŞTIM❞ Olay öncesinde muhtarlığa iki kadın ve üç çocuğun geldiğini anlatan Canbolat, büyük çocuklara oyalanmaları amacıyla şeker verildiğini söyledi. Küçük çocuğa şeker verilmemesi konusunda aileyi özellikle uyardığını belirten Canbolat, ❝Ben özellikle bu küçük çocuğa şeker vermemeleri konusunda kendilerini tembih ettim. Çünkü bu tür boğulma vakaları herkesin başına gelebilecek tehlikeli şeyler. Ancak ben arkamı dönüp evrak işleriyle uğraşırken, bir anlık dalgınlıkla çocuk annesinden o şekeri almış.❞ dedi. ❝ÇOCUĞUN NEFESSİZ KALDIĞINI GÖRDÜM❞ Annenin çocuğa müdahale etmeye çalıştığını fark etmesi üzerine hızla yanlarına gittiğini aktaran Canbolat, çocuğun yüz renginin değişmeye başladığını söyledi. Canbolat, ❝Annesinin çocuğun sırtına vurduğu anı duyunca hızla arkamı döndüm. Bir anda çocuğun morarmaya yakın bir şekilde kızardığını, nefessiz kaldığını gördüm. Annesi panik halindeydi. Hemen çocuğu kucağından aldım ve hepimizin bilmesi gereken o Heimlich hareketiyle çok şükür çocuğumuzun boğazından şekeri çıkardık.❞ ifadelerini kullandı. İLK YARDIM EĞİTİMİNİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ Yaklaşık 15 yıl önce profesyonel ilk yardım eğitimi aldığını belirten Canbolat, kaymakamlık ve belediyenin desteğiyle muhtarlara yönelik sağlık ve ilk yardım eğitimlerinin de düzenli olarak gerçekleştirildiğini anlattı. Aldığı eğitimlerin olay sırasında doğru müdahaleyi yapmasında etkili olduğunu ifade eden Canbolat, vatandaşlara da ilk yardım eğitimi almaları çağrısında bulundu. Canbolat, ❝Her bir vatandaşımızın bu konuda bilinçli olması ve ilk yardım eğitimini kesinlikle alması gerekiyor. Çünkü giden canın geri dönüşü yok. Küçük gördüğümüz şeylerin aslında hayatımızda ne kadar büyük önem taşıdığını bu olay bir kez daha gösterdi. O anda yapılabilecek ilk müdahaleleri bütün vatandaşlarımızın bilmesi şart.❞ diye konuştu. ❝ARTIK MUHTARLIĞIMIZDA ŞEKER TUTMAYACAĞIZ❞ Yaşanan olayın ardından muhtarlıkta çocuklara yönelik şeker ikramını sonlandırma kararı aldıklarını belirten Canbolat, ❝Bu olay bizim için de çok büyük bir tecrübe oldu. Buraya küçük çocuklar da, büyük çocuklar da geliyor. Bu olaydan sonra artık kesinlikle muhtarlığımızda şeker tutmayacağız. Vatandaşlarımızdan da bu konuda anlayış bekliyoruz.❞ dedi.

DALAMAN'DA RAFTİNG FACİASI: 14 YAŞINDAKİ ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ Haber

DALAMAN'DA RAFTİNG FACİASI: 14 YAŞINDAKİ ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

Muğla'nın Dalaman ilçesinde ailesiyle rafting turuna katılan 14 yaşındaki Taha Emir Kayaalp, botun devrilmesinin ardından kayalıklara sıkışarak hayatını kaybetti. Anne Katalıoğlu, tur öncesinde yeterli güvenlik eğitimi verilmediğini ve kullanılan ekipmanların eski olduğunu öne sürerken, oğlunun ölümünün ardından tur ücretinin "hizmet devam edemedi" gerekçesiyle iade edilmesine tepki gösterdi. Olayla ilgili bir eğitmenin tutuklandığı bildirildi. Katalıoğlu, eşi Katalıoğlu ve 14 yaşındaki oğlu Taha Emir Kayaalp ile tatil için Fethiye'ye gitti. Aile, Taha'nın isteği üzerine otel yetkililerinin yönlendirdiği bir firmayla rafting turu için anlaştı. 19 Ağustos'ta Dalaman'ın Gürleyik bölgesine götürülen aile, iddiaya göre yeterli güvenlik eğitimi verilmeden bota bindirildi. Turun başlangıcında botun devrilmesi üzerine suya düşen Taha'nın ayağı kayalıklara sıkıştı. Uzun uğraşların ardından sudan çıkarılan çocuk hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı. Taha'nın cenazesi 21 Ağustos'ta Kocaeli'nin Gebze ilçesindeki Balçık Mezarlığı'nda toprağa verildi. Aile, firma yetkilileri ile olayda sorumluluğu bulunduğunu düşündükleri kişilerden şikayetçi oldu. ANNE KATALIOĞLU'NDAN GÜVENLİK ÖNLEMLERİNE İLİŞKİN İDDİALAR Anne Katalıoğlu, firmayla görüşürken yaş sınırını özellikle sorduğunu ve kendisine "8 yaş sonrasına serbest" denildiğini söyledi. Oğlunun daha önce Düzce'deki Melen Çayı'nda rafting yaptığını anlatan Katalıoğlu, tur öncesinde güvenlik eğitimi verilmediğini, can yeleği ile kaskın da oğluna uygun olmadığını ileri sürdü. Katalıoğlu, nehir kenarına ulaştıklarında görevlilerin gerekli eğitimi karada vermek yerine botta anlatmaya çalıştığını savunarak profesyonel bir hazırlık görmediğini söyledi. Bu iddialar henüz yargı kararıyla kesinleşmiş değil. "OĞLUM BANA ELİNİ UZATTI" Botun devrilmesinin ardından kendisinin de akıntıya kapıldığını anlatan anne Katalıoğlu, oğlunun kayalıkların yakınında olduğunu gördüğünü belirtti. Katalıoğlu, o anları, "Oğlum bana elini uzattı. Ben elini yakalıyorum. Sonra bir su geliyor, beni altına çekiyor" sözleriyle anlattı. Anne, akıntının etkisiyle oğlundan uzaklaştığını ve kendisinin de kayalara çarptığını söyledi. TAHA'NIN AYAĞI KAYALIKLARA SIKIŞTI Sudan çıkarılmasının ardından oğlunun ayağının kayalıklara sıkıştığını gördüğünü belirten Katalıoğlu, çevredekilerden çocuğun başını suyun üzerinde tutmalarını istediğini anlattı. Anne Katalıoğlu'nun anlatımına göre, olay yerindeki müdahale sırasında Taha'nın can yeleğinin çıkarılmasının ardından çocuk akıntıyla bulunduğu noktadan ayrıldı ve daha sonra sudan çıkarıldı. Taha'ya olay yerinde ilk yardım bilen kişilerin müdahale ettiğini söyleyen anne, müdahalenin uzun süre devam ettiğini, ardından çocuğun ambulansla hastaneye götürüldüğünü anlattı. "HİZMET DEVAM EDEMEDİ" GEREKÇESİYLE PARA İADESİ Anne Katalıoğlu, oğlunun ölümünün ardından rafting için ödedikleri ücretin kendilerine geri gönderildiğini belirterek bu duruma tepki gösterdi. Firma yetkilileriyle ve bölgedeki muhtarla görüştüğünü aktaran Katalıoğlu, para iadesinin gerekçesini sorduğunda kendisine hizmetin tamamlanamaması nedeniyle ücretin geri gönderildiğinin söylendiğini ifade etti. Katalıoğlu, "Ben çocuğumun üstünden bir lira dahi almam" diyerek firma yetkilileri ve olayda sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü kişilerden şikayetçi olduğunu söyledi. "TEK DERDİM ORANIN KAPATILMASI" Rafting yapılan bölgenin tehlikeli olduğunu savunan anne Katalıoğlu, faaliyetlerin durdurulmasını istedi. Katalıoğlu, "Hepsinden, bütün sorumlulardan şikayetçiyim. Sonuna kadar bu davanın peşindeyim. Tek derdim oranın kapatılması. Orası can alıyor. Benim oğlum gitti" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili soruşturma sürerken bir eğitmenin tutuklandığı bildirildi.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDEN İLKYARDIM BULUŞMASI Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDEN İLKYARDIM BULUŞMASI

Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen “Sağlık Buluşmaları” etkinlikleri kapsamında bu “Temel İlk Yardım Eğitimi” düzenlendi. A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, İlk Yardım, Hijyen ve Yangın Eğitmeni Hasan Hür’ün konuşmacı olarak katıldığı programda, ilk yardımda dikkat edilmesi gereken hususlar hem teorik hem de uygulamalı biçimde anlatıldı. Etkinliğe; Mudanya Üniversitesi Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Bölümü öğrencileri, bölüm başkanı Dr. Serhat Sarsıcı, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ve çok sayıda Nilüferli katıldı. “İLK 5 DAKİKA ÇOK KIYMETLİ” Eğitimde, ilk yardımda doğru bilinen yanlışlara değinen Hasan Hür, ilk müdahaledeki ilk beş dakikanın yaşamsal önemine dikkat çekerek, “İlk 5 dakika çok kıymetli. Maalesef geri dönüşü yok. Doğru bildiğimiz çok yanlış var; bu yüzden eğitim olmadan müdahale etmek karşı tarafa zarar veriyor” dedi. Bayılma ve koma arasındaki farkı, dil kökünün geriye kaçmasının nasıl anlaşılacağını ve baş-çene pozisyonunun nasıl uygulanacağını adım adım anlatan Hür, halk arasında yaygın olan bazı uygulamaların ilk yardım sırasında ciddi zararlara yol açabildiğini hatırlattı. Bayılan kişiye su dökmek, kolonya dökmek ya da tokat atmak gibi alışkanlıkların hiçbir faydasının bulunmadığını söyleyen Hür, bu durumda yapılması gerekenin yakanın açılması ve ayakların hafifçe yükseltilerek beyne kan gönderilmesi olduğunu ifade etti. “KALP HAREKETİ SEVER, STRESİ SEVMEZ” Kalp krizinin belirtilerini ve müdahale yöntemini de aktaran Hür, kişiyi öksürtmeye çalışmanın, sırtına vurmanın, su içirmenin ve sırtüstü yatırmanın yanlış uygulamalar olduğunu vurguladı. Hür, doğru yaklaşımın 112’nin aranması, kişinin yarı oturur pozisyona alınması ve yakasının açılması olduğunu söyledi. Son yıllarda kalp krizinin genç yaşlarda da görülmeye başladığına dikkat çeken Hür, “Yaşlandıkça vücut kendini adapte ediyor, damar sayısını artırıyor. Genç bir kalpte bu hazırlık olmadığı için daha öldürücü olabiliyor. Kalp hareketi severi, stresi hiç sevmez” diye konuştu. Solunum yolu tıkanmalarına da değinen Hür, öksürebilen kişiye müdahale edilmemesi gerektiğini, sesin tamamen kesildiği durumlarda ise Heimlich manevrasının nasıl uygulanacağını gösterdi. Bebeklerde uygulanacak yöntemin yetişkinlerden farklı olduğunu belirten Hür, 0-1 yaş grubu için sırta vurma ve göğüs basısı tekniğimi maket üzerinde adım adım anlattı. TRAFİK KAZALARINDA “SU VERME” UYARISI Trafik kazalarında ve yüksekten düşmelerde iç kanama riskine dikkat çeken Hür, kazazedeye su verilmemesi ve yerden kaldırılmaması gerektiğini söyledi. Hür, “Kazazedeye asla su verilmez, kazazede yerden kaldırılmaz. Bilinçsiz yapılan yardım, ilk yardım olmuyor; verdiğiniz su yüzünden ameliyata alamadığımız vakalar var” ifadelerini kullandı. Çamaşır suyu, mazot ve tiner gibi kimyasal maddelerin yutulması durumunda da kişinin kusturulmaması ve doğrudan en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Hür, kusturma girişiminin yemek borusunda ikinci bir yanığa yol açabileceğine dikkat çekti. KALP MASAJI UYGULAMALI GÖSTERİLDİ Etkinlikte temel yaşam desteği ve kalp masajı uygulamalı olarak anlatıldı. Bilinç kontrolünden hava yolunun açılmasına, solunumun değerlendirilmesine göğüs basısına kadar tüm aşamaları maket üzerinde gösteren Hür, dakikada 100 atım hızında ve göğüs kafesinin yaklaşık beş santimetre çöktürecek şekilde uygulanan kalp masajının, doğru tekniklerle yapıldığında hayat kurtardığını söyledi. Eğitim, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Programın sonunda Hasan Hür’e günün anısına hediye takdim edildi.

BURSA'DA AFET BİLİNCİ EĞİTİMLERLE GELİŞİYOR Haber

BURSA'DA AFET BİLİNCİ EĞİTİMLERLE GELİŞİYOR

Bursa Osmangazi Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ekipleri ile Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Bölümü öğrencileri, afetlere karşı farkındalığı artırmak amacıyla okul yerleşkesinde kapsamlı bir tatbikata imza attı. Gerçeğini aratmayan senaryolarla gerçekleştirilen uygulama, hem katılımcılara hem de izleyenlere nefes kesen anlar yaşattı. Afet anında doğru ve hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekilen tatbikatta, muhtemel bir yangın ve kurtarma senaryosu başarıyla canlandırıldı. Osmangazi Belediyesi’nin deneyimli afet ekipleri ile geleceğin itfaiyecileri olan öğrenciler, koordinasyon içinde hareket ederek olaylara profesyonelce müdahale uyguladı. Bunun yanı sıra tatbikat süresince arama-kurtarma, yangın söndürme, tahliye ve ilk yardım uygulamaları birebir sahaya yansıtıldı. Öğrenciler için adeta bir açık hava eğitim alanına dönüşen okul bahçesinde, teorik bilgilerin pratiğe döküldüğü anlar ön plana çıktı. Tatbikat sayesinde öğrenciler, gerçek bir afet ortamında karşılaşabilecekleri zorlukları yakından deneyimlerken, ekip çalışmasının ve doğru iletişimin önemini bir kez daha kavradı. "Çalışmanın sonucu son derece başarılı oldu" Tatbikatın oldukça verimli geçtiğini belirten Osmangazi Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü Arama Kurtarma ekip üyesi Hakan Buladı, "Arkadaşlarımızın teorik bilgilerini pratikle birleştirmeleri noktasında destek olmak amacıyla Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne geldik. Burada ortak bir çalışma gerçekleştirdik ve çalışmanın sonucu son derece başarılı oldu. Yaklaşık 3.46 gibi kısa bir sürede tamamlanan tatbikatımızda; kapalı alanda kurtarma operasyonu, yangına müdahale çalışması ve gerekli bilgilendirmeler yapılarak tatbikatımızı başarıyla noktaladık. Bu süreçte bizlere destek olan Erkan Başkanımıza çok teşekkür ediyor ve şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu. "Eğitimlerin teoride kalmaması büyük önem taşıyor" Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Bölümü öğrencilerinden Seren Aktaş ise, "Tatbikatların yapılmasındaki temel amaç, öğrencileri afetlere karşı bilinçlendirmektir. Çünkü muhtemel bir afet anında insanlar panik yaşayabiliyor ve bu panik nedeniyle doğru ve bilinçli hareket edemeyebiliyor. Bu yüzden eğitimlerin yalnızca teoride kalmaması büyük önem taşıyor. Tatbikatın hayata geçirilmesinde emeği geçen Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Erkan Aydın’a, tüm öğretmenlerimize ve okul müdürümüze teşekkür ediyorum" açıklamalarında bulundu.

FİNAL MAÇINDA SKOR DEĞİL MARTI KONUŞULDU Haber

FİNAL MAÇINDA SKOR DEĞİL MARTI KONUŞULDU

Final maçında top çarpan martıyı kalp masajı yaparak kurtardı.Geçtiğimiz hafta sonu Zeytinburnu’nda oynanan İstanbul 1. Amatör Lig Play-Off Final müsabakası ilginç anlara sahne oldu. Mevlanakapı Güzelhisar ile İstanbul Yurdum Spor’un karşı karşıya geldiği mücadelenin 22. dakikasında konuk ekibin kalecisi Muhammet Uyanık’ın ceza sahasından uzaklaştırmaya çalıştığı top, sahanın üzerinde alçaktan uçan martıya çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere düşen martıyı fark eden İstanbul Yurdum Spor’un kaptanı Gani Çatan, hızlı bir şekilde martıya müdahale etti. Çatan, yaklaşık 2 dakika kalp masajı yaptığı martıyı saha kenarında bulunan sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin bir süre müdahalede bulunduğu martının kanatlarında çarpmanın etkisiyle hasar meydana geldiği için şimdilik uçamadığı ve tedavi altına alındığı öğrenildi. "Görür görmez ilk müdahaleyi yapmak için hemen koşarak yanına gittim" Yaşanan talihsiz olayı İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlatan takım kaptanı Gani Çatan, "İstanbul Yurdum Spor Kulübü olarak play-off final müsabakasındaydık. Şampiyonluk için çıktığımız bir müsabakaydı. Maç esnasında kalecimiz Muhammed, topu degaj vurayım derken sahada alçaktan uçan martıya denk geldi. Görür görmez ilk müdahaleyi yapmak için hemen koşarak yanına gittim. Martı, ayakları havaya dikilmiş hareketsiz bir şekilde duruyordu. O anda aklıma ilk olarak kalp masajı yapmak geldi. Ben müdahale ettikten sonra hareketlenmeye başladı. Müdahaleye devam ettim. Biraz daha kendine geldikten sonra maç için orada bulunan sağlık ekibine teslim ettim. Müsabakaya devam ettik fakat martının hayatta olduğunu ve sadece kanatlarında bir sorun olduğunu öğrendim. Kalecimiz Muhammet de bu olaydan oldukça etkilendi. Martının müdahale sonrası hayata dönmesi onu da çok sevindirdi. Şu anda tam olarak akıbetiyle alakalı bilgi alamadım. İnşallah yaşıyordur" diye konuştu. "Bu olay, şampiyonluğun önüne geçti" İstanbul 1. Amatör Lig Play-Off Finali’nde yenilerek, şampiyonluğu kaçırdıklarını dile getiren Gani Çatan, "Takım olarak güzel bir grupta sergilediğimiz performansla ikinci olduk ve play-offlara kaldık. Final müsabakası da oldukça çekişmeli geçti. Penaltılar neticesinde Mevlanakapı Güzelhisar takımına mağlup olduk. Fakat yaşanan bu olay, şampiyonluğun önüne geçti. Özellikle sosyal medyada birçok teşekkür mesajı aldım" ifadelerini kullandı. Yaşanan olay sonrası ilk yardım eğitiminin önemini daha iyi kavradığını aktaran sporcu, "Daha önce herhangi bir ilk yardım eğitimi almadım. O anda refleks olarak müdahale ettim. Bu tarz bir durumun her an her yerde karşımıza çıkacağını anladım. İlk yardım eğitimi almayı düşünüyorum. İlk müdahalenin hayat kurtardığını anlamış olduk" şeklinde konuştu. Gani Çapan, olayın ardından İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özay tarafından makamına kabul edilerek tebrik edildiğini belirtti.

BAK AFAD AKREDİTASYON ARMASINI ALDI Haber

BAK AFAD AKREDİTASYON ARMASINI ALDI

Bornova Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (BAK), AFAD akreditasyon sürecini tamamlayarak “Kentsel Arama Kurtarma Hafif Seviye Ekip” armasını aldı. Bornova Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, BAK ekibi, 6 Şubat 2026’da Konak Meydanı’nda düzenlenen törende armasını İzmir Valisi Süleyman Elban’ın katılımıyla gerçekleştirilen arma takma programında teslim aldı. Tören alanında Bornova Belediyesi tarafından kurulan stantta, arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılan ekipmanlar vatandaşlara tanıtıldı. Stantta enkaz arama kurtarma malzemeleri, kişisel koruyucu ekipmanlar ile kamp ve lojistik donanımlar sergilendi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, afetlere hazırlığın ertelenemeyecek bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Arama Kurtarma Ekibimizi yalnızca kurmakla kalmadık, eğitimli, donanımlı ve akredite bir yapı haline getirdik. BAK, Bornova’nın afetlere karşı güvencelerinden biridir.” ifadelerini kullandı. BAK ekibinin akreditasyon süreci kapsamında 2025 yılı nisan ve mayıs aylarında İzmir AFAD Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü eğitmenlerinden enkazda arama kurtarma, afet farkındalık, temel yangın, navigasyon, haberleşme, temel kampçılık ve ilk yardım eğitimleri aldığı kaydedildi. Eğitimlerin ardından ekipman temini ve başvuru evraklarının hazırlanmasının tamamlandığı, Sağlık Köyü’nde arama kurtarma yerleşkesinin oluşturulduğu bildirildi. Ekibin Selçuk’ta düzenlenen AFAD Akredite Ekipler Bölgesel Kampı’na katıldığı, Manisa Depremi Tatbikatı dahil çeşitli tatbikatlarda görev aldığı, kasım 2025’te yapılan evrak, yerleşke ve ekipman kontrolleri ile uygulamalı tatbikatların ardından akreditasyon sürecinin tamamlandığı belirtildi. Sürecin 30 Temmuz 2025’te İzmir AFAD’a yapılan resmi başvuruyla başladığı ve 6 Şubat 2026’daki arma takma töreniyle sonuçlandığı aktarıldı.

BURSA'DA HALK OTOBÜSÜNDE ZAMANLA YARIŞ Haber

BURSA'DA HALK OTOBÜSÜNDE ZAMANLA YARIŞ

Bursa'da şehir içi halk otobüsünde kalp krizi geçiren bir yolcu, şoförün refleksi ve otobüste bulunan sağlık görevlilerinin zamanında müdahalesi sayesinde hayata tutundu. Şoförün eski ambulans şoförü olduğu, yolcular arasında sağlık görevlisi kişilerin de bulunduğu otobüste yaşananlar, "Otobüs ambulans gibiydi" dedirtti. Zamanla yarış ve o anlar ise araç içi kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay, merkez Nilüfer ilçesi Dumlupınar Mahallesi'nde 35/G numaralı otobüste meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sefer halindeki halk otobüsünde bir yolcu aniden fenalaştı. Durumu fark eden otobüs şoförü Muzaffer Sever, yolcularla birlikte ilk müdahaleyi yaptı. Otobüste bulunan ve sağlık görevlisi olduklarını belirten yolcular, kalp krizi geçirdiği anlaşılan yolcuya ilk yardım yaparak, Sever'e otobüsü acil servise sürmesini istedi. Hızlı bir kararla otobüs güzergâhını değiştirerek, otobüsü Uludağ Üniversitesi Hastanesi'ne yönlendiren Sever, adeta zamanla yarıştı. Hastaneye kaldırılan yolcu tedavi altına alındı. Yaşananları anlatan Sever, "Otobüste bir yolcunun fenalaştığını fark ettim. Arkaya döndüğümde bazı yolcuların sağlık görevlisi olduğunu öğrendim. Kalp krizi geçirdiğini anlayınca vakit kaybetmeden rotayı değiştirip hastaneye sürdüm. Ben de eski ambulans şoförüyüm. Hemen rotayı değiştirip, hastaneye ulaştırdık" dedi. Yaşanan olay, araç içi kamera görüntülerine anbean yansırken, şoförün hızlı refleksi ve zamanla yarıştığı anlar vatandaşlar tarafından tam not aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.