#Intihar

- Intihar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Intihar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TERÖR GAZİSİ KUMAR BORCU NEDENİYLE CANINA KIYDI Haber

TERÖR GAZİSİ KUMAR BORCU NEDENİYLE CANINA KIYDI

Olay, kamuoyunda derin üzüntüye yol açtı. Edinilen bilgilere göre, 17 Aralık 2016’da Kayseri’de gerçekleştirilen terör saldırısında yaralanarak gazi olan Ferdi Çatal’ın bir süredir kumar borçları nedeniyle bunalım yaşadığı öne sürüldü. Sabah saatlerinde, gazi olduğu saldırının gerçekleştiği durağa gelen Çatal, burada intihar etti. OLAY YERİNDE HAYATINI KAYBETTİ Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan ilk kontrolde Çatal’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri olay yerinde güvenlik önlemi alarak inceleme yaptı. İncelemenin ardından Ferdi Çatal’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla hastane morguna kaldırıldı. VEDA VİDEOSU ORTAYA ÇIKTI Olayın ardından, Çatal’ın intihar etmeden önce bir veda videosu çektiği ortaya çıktı. Videoda yaşadığı pişmanlığı ve bağımlılıkla geldiği noktayı anlatan Çatal’ın şu sözleri kaydedildi: "Herkes hakkını helal etsin. Kumar oynayan en son hayatıyla kumar oynar. Bunu yaşayarak öğrendim. Ben de yolun sonuna geldim. Ailemle, herkesle aram bozuldu. Ben gaziyim, itibarımı kaybettim. Her şey ‘bir seferden bir şey olmaz’ diye başladı. Ne yazık ki bağımlısı oldum." Çatal’ın sözlerinde özellikle kumar bağımlılığına dikkat çekmesi, yaşanan trajedinin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğuna işaret etti. MEMLEKETİNDE TOPRAĞA VERİLECEK Terör gazisi Ferdi Çatal’ın cenazesinin, memleketi Kastamonu’da düzenlenecek törenin ardından toprağa verileceği öğrenildi. Ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, olayla ilgili resmi soruşturma sürüyor.

CİNAYET ŞÜPHESİ GÜÇLENİYOR: GÜLLÜ’NÜN OĞLU TUĞYAN’I İŞARET ETTİ Haber

CİNAYET ŞÜPHESİ GÜÇLENİYOR: GÜLLÜ’NÜN OĞLU TUĞYAN’I İŞARET ETTİ

Yalova’daki evinin terasının penceresinden düşen Güllü’nün ölümüyle ilgili soruşturmada "tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek" suçlamasıyla ablası Tuğyan Ülkem Gülter'in (27) kardeşi Tuğberk Yağız Gülter, olay günü ses kayıtlarıya ilgili, "'Atacağım camdan, atlayacak mısın camdan' kelimelerini ablam Tuğyan söylüyor" dedi. 26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi üzerindeki apartmanın 5’inci katındaki kapalı terasta ünlü şarkıcı Güllü’nün(52), kızı ve arkadaşıyla eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. Güllü’nün ölümüyle ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter "tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek" suçundan tutuklanırken, Sultan Nur Ulu’ya ise ev hapsi verilmişti. Olayla ilgili Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, Yalova Adliyesi'ne müşteki sıfatıyla ifade verdi. Gülter, Yalova'daki olayın yaşandığı gün kendisinin İstanbul'da olduğunu söyledi. Annesi ve ablası arasında sık sık tartışma çıktığını söyleyen Gülter, bunun hiç bir zaman fiziki şiddete dönmediğini söyledi. Ablası ile küçüklüğünden beri anlaşamadıklarını kaydeden Gülter, sık sık tartıştıklarını kaydetti. Olayın yaşandığı evi taziye evi olarak kullanmak istediklerini belirten Gülter, "Çınarcık'taki eve girmemiz lazımdı ama evin anahtarı bende yoktu. Ablam da hiçbir şey almadan evden çıkmış. O haliyle hastaneydi. Polisler de olay yeri incelemeden sonra kapıyı çekip gitmişler. Onlarda da anahtar yoktu. Hatta bu şifreli kapıyı yapan firmayı aradım ancak ulaşamayınca instagramdan mesaj attım. Sonuç itibariyle adamlara ulaşamadığım için ben de eve girebilmek adına komşumuz Seval teyzenin terasından girebileceğimi düşündüm. Çilingire de haber veremedim çünkü bu kapı normal bir kapı değildi, şifreli bir kapıydı, kapıyı komple çıkarmaları gerekiyordu sanırım" dedi. Camı kırarak eve girdiğini daha sonra dışarda bekleyenlere kapıyı açtığını kaydeden Gülter, annesinin kasasında para veya altın gibi şeylerin saklanmadığını söyledi. Gülter, kasadan yeşil sırt çantasına ananesinin kesilmiş saçı, annesinin banka hesap cüzdanları, annesinin yazdığı şarkı sözleri ve telif haklarına ilişkin evrakların olduğunu kaydetti. OLAYIN YAŞANDIĞI ANA İLİŞKİN SES KAYITLARINA DA DEĞİNEN GÜLTER, ŞÖYLE KONUŞTU: "Tuğyan'ın odasına girdikten sonraki ses kayıtlarını ben internet üzerinden dinledim. Orada 'Hadi görüşürüz' sözcüğünü söyleyen kişinin annem olduğunu düşünüyorum ama çok da emin değilim. Çünkü ben bunu uzun süre önce bir kere dinlemiştim. Olayın olduğu ilk zamanlardı. Annem deyip geçtim. Son zamanlarda tekrar dinlemedim, uzun uzun muhakeme yapmadım. Herkes tamam mı? O ne lan? Valla şahane bak. Bak, manyaklara bak. Gel, gel. Kız gelsene buraya. Kız gel'' şeklindeki sözler anneme aittir. Bazı sesleri tam olarak duyamasam da annemin söylediği kelimeler var ama müzik ve oynama sesinden net olarak duyamıyorum. Sizin 'Bırak beni' olarak duyduğunuz ses de anneme ait. Sultan'ın 'Ben oynamayı bilmiyorum ki.' sesi Sultan'a ait. Videoda dinlediğim 'Atacağım camdan, atlayacak mısın camdan' kelimelerini de ablam Tuğyan söylüyor. Yine dinlediğim ses kaydında 'Gerek var mı?' ya da 'Kelebek var mı?' şeklinde duyduğum sözleri ablam söylüyor. 'Gel bakalım' diye anladığım sözü de ablam söylüyor. Videonun sonundaki 'Hadi görüşürüz' kelimelerini bir annemin sesine, bir Tuğyan sesine benzetiyorum. O konuda net bir şey söyleyemiyorum. Ben annemin bu ses kaydında dinleyip kesin olarak anneme ait olduğunu düşündüğüm sesleri söyledim. Ama en sondaki 'hadi görüşürüz' cümlesinin net olarak kime ait olduğunu belirtemiyorum." "HİÇBİR SEBEP YOKKEN O DAR AÇIK CAMIN OLDUĞU YERE GEÇMEZ" Gülter annesinin camlardan korktuğunu ve zorunlu olmadıkça uzak durduğunu anlattı. Annesinin o gün cam açık olmasına rağmen camın orada bulunmasının ancak 3 sebebi olabileceğini kaydeden Güllü’nün oğlu Gülter, "Bunlardan birincisi açık olan camı kapatmak için olabilir. Çünkü dediğim gibi açık camdan korkardı, camı kapatmak istemiş olabilir. 2. sebep belki gerçekten söylediği gibi kelebek gibi bir küçük böcek tarzı bir şey vardı, onu öldürmemek için camdan alıp atmak istemiş olabilir. 3. sebep onu birinin cama bir şekilde götürmüş olmasıdır. Çünkü annem kesinlikle kendisi hiçbir sebep yokken o dar açık camın olduğu yere geçmez, oynamak isterse geniş alana geçmek ister. Benim ablam odada sürekli sigara içer. O yüzden cam sürekli açıktır. Annem sigara kokusunu sevmediği için genelde de ablama 'Yine sigara kokutmuşsun odayı, camı aç' gibi şeyler söylerdi. Tuğyan'ın odasındaki Tuğyan'ın yatağı bir hafta önce aslında cama paralelmiş. Sonra yatağı cama dikey olarak koymuşlar. O olay anında olduğu gibi. Benim tahminim ablam deli yatar diye annem düşünüp yatağın o şekilde değiştirilmesini istemiştir. Annem yatağın o şekilde olmasına izin vermez" ifadesini kullandı. ANNENİ ÖLDÜREBİLİR Mİ SORUSUNA YANIT: "KERVAN İÇİN HER ŞEYİ YAPABİLİR" Güllü’nün oğlu Gülter, annesinin ablasının sevgilsi Kervan'dan nefret ettiğini belirterek, "Bir kaç sebebi vardır. İlk sebebi Tuğyan'dır. Tuğyan hayatındaki erkek için etrafını siler. Herkesi karşısına alır. Ben daha öncesinde tarihini tam hatırlamadığım dönem ablamın Kervan'dan ikiz çocuğa hamile olduğunu annemden duymuştum. Ablam çocukları düşürdü mü yoksa hastanede aldırdı mı bilmiyorum ama hamilelik sürecini annemden bu şekilde duymuştum. Ablam Kervan'ı seviyordu. Ablamın intihar etme olayında ablam cama çıkıp anneme 'Sen beni öldürdün, sen beni rezil ettin' dedi. Ablam hayatındaki erkek için etrafını siler" dedi. Gülter, "Kervan için Ablan Tuğyan anneni öldürebilir mi?" sorusuna ise, "Vebal almak istemiyorum ama Kervan için öldürebilir. Çünkü ablam ilişki konusunda zayıf karakterli biridir. Kervan için her şeyi yapabilir. Daha önceki ilişkilerinde de böyleydi" diye konuştu. ABLASININ OLAY GÜNÜ YAŞANANLARLA İLGİLİ KENDİSİNE ANLATTIKLARI HAKKINDA BİLGİ VEREN GÜLTER, ŞUNLARI KAYDETTİ: "Ben Tuğyan'a bu olaydan sonra kendisine annemi düşerken görüp görmediğini sorduğumda, bana annemin camdan düşerken ayağını ya da elbisesinin bir kısmını gördüğünü söylemişti. Bunu bana olayın olmasından sonra ilk haftalarda söylemişti. Ben annemi düşerken görüp görmediğini sordum. O da bana 'Yağız hatırlamıyorum. Ya elbisesini ya ayağını gördüm' demişti. Ben Tuğyan'a olayın detaylarını sormadım. Annem camın oraya nasıl geçti, Sultan neredeydi, ya da Tuğyan nerede duruyordu, olay günü neler oldu gibi detaylar sormadım. Sadece annemi düşerken görüp görmediğini sormuştum. Bir de en son çalan şarkı 'Annemin sahneden iniş şarkısı değil mi?' diye sordum. O da 'Evet, malkata' dedi. Malkata'yı nasıl çaldıklarını, kimin istediğini Tuğyan'a sormamıştım. Ancak 2-3 gün önce ben Çiğdem ablaya 'Ablam bu malkatayı başka günlerde dinler miydi, olay anında niye Malkata'yı açmışlar'" gibi kuşkumu giderecek sorular sormuştur. Çiğdem de bana ablamın da bu şarkıyı ara ara dinlediğini söyledi." "ABLAM ÇOK YALAN SÖYLEYEN BİRİDİR, 10 LAFINDAN 9'U YALANDIR" Gülter, Sultan Nur Ulu'nun ise uyuşturucu içtiği için saç örneği vermekten korktuğunu kaydetti. Gülter, ablasının uyuşturucu içip içmediği sorusuna ise, "Şunu da söyleyeyim annemden de net olarak biliyorum Tuğyan geçmişinde uyuşturucu kullanmıştır. Annemin de uyuşturucuyu bıraktırmak için çok uğraştığını biliyorum. Tuğyan kendi beyanına göre bu uyuşturucuyu 5-7 sene önce bırakmış, ondan sonra içmediğini söylüyor. Ancak ben şunu da söylemek durumundayım. Ablam çok yalan söyleyen biridir, 10 lafından 9'u yalandır. Çok yalan söyleyen biridir" dedi. "İLİŞKİSİ İÇİN YAPAMAYACAĞI ŞEY YOKTUR" Olayın cinayet olabileceğiyle ilgili şüphelerinin oluştuğunu da anlatan Gülter, "Benim şüphelerim oluşup kayboluyordu. Ablamın ya da Sultan'ın böyle bir şey yapacağını düşünmedim. Çünkü videoları izlediğimde ablam çok bağırıyordu, ablam olaydan sonra çok üzgündü, sürekli çığlık atıyordu, onun o üzüntüsünü görünce aklıma böyle bir şey yapabileceği gelmedi. Ancak ablamın kişiliği yukarıda belirttiğim gibi yalancılık vardır, menfaati çok sever, ilişkisi için yapamayacağı şey yoktur." ABLASINI ANNESİYLE ARA ARA KERVAN SEBEBİYLE KAVGA ETTİĞİNİ DİLE GETİREREK ŞÖYLE KONUŞTU: "Sinirli, agresif ve kavgacı bir yapısı vardır. Şimdi tüm olayları, Sultan'ın verdiği itiraf ifadesini düşününce aklım almıyor, ablamın böyle bir şey yapacağına inanmak istiyorum. Bunların gerçek olmadığına inanmak istiyorum. Yapmışsa da şikayetçiyim. Eğer annem bir cinayet sebebiyle vefat etmişse, yapan, düşünen, olaya karışan herkesten şikayetçiyim. Böyle bir şey yoksa kendini inşallah kanıtlar. Böyle bir şey varsa ömürlerinin sonuna kadar yatsınlar. Her şeyden önce çıkarlarsa benimle karşılaşacaklar. Gerçeğin açığa çıkmasını istiyorum." "BÖYLE BİR ŞEY YAPMAMIŞTIR DİYE ÜMİT EDİYORUM" Tuğyan'ın daha önce kendisine annesini öldürmek istediği ile ilgili bir şey söylemediğini anlatan Gülter, olayın gerçeğiyle ilgili bir bilgisi olmadığının belirterek, "Tuğyan olaydan sonra bana annemi ittim diye bir şey söylemedi. Zaten böyle bir şey de konuşmadık. Hatta onu cezaevine perşembe günü gidersem böyle bir soruyu sorup sormayacağımı da bilmiyorum. Vereceğim cevaptan korkuyorum inşallah böyle bir şey yapmamıştır diye ümit ediyorum. Benim onların kaçma planları ile ilgili bir bilgim yoktur. Hatta kaçmayla ilgili ses kaydı medyaya düşünce ben de Whatsapp'tan Tuğyan'a 'Biraz önce öğrendim, bu Gürcistan, Fransa muhabbetleri ne, hayırdır, nereye kaçmayı planlıyorsun, niye?' diye yazdım, o da bana bir şey yazmadı, sonra ben onu aradım, kızdım, o da bana böyle bir kaçma planının olmadığını, ses kayıtlarının kesilip biçildiğini öyle servis edildiğini söyledi, ben de aslı varsa sen ver dedim. Yine bu konuşmamızda Bircan'a attığı annemle ilgili mesajların hesabını bana vereceksin demiştim. O bana herhangi bir cevap vermedim" dedi. Gülter, telefonunun kendi rızasıyla incelemesi için savcılığa verdi

BURSA’DA AYNI EVDE BABA-KIZIN ÖLÜMÜNDE SIR PERDESİ ARALANDI Haber

BURSA’DA AYNI EVDE BABA-KIZIN ÖLÜMÜNDE SIR PERDESİ ARALANDI

Yapılan incelemelerde, evde babanın kızını boğarak öldürdüğü, ardından çatı katında intihar ettiği belirlendi. Olay, Ovaakça Mahallesi Yayla Sokak’ta bulunan 3 katlı binada meydana geldi. Yakınlarının eve girmesiyle giriş kattaki dairede 28 yaşındaki Kübra Aybey’in yatağında hareketsiz halde olduğu, çatı katında ise babası 55 yaşındaki Nazmi Aybey’in asılı bulunduğu görüldü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, baba ve kızın hayatını kaybettiğini tespit etti. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsi bulguları ve soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda, Nazmi Aybey’in kızını boğarak öldürdükten sonra çatı katına çıkarak kendini astığı değerlendirildi. Ailenin 3 katlı binada birlikte yaşadığı, olay sırasında anne ve diğer kız kardeşlerin evde olmadığı öğrenildi. Mahalle sakinleri ve akrabalar, Nazmi Aybey’in son günlerde içine kapanık bir ruh hali sergilediğini ancak herhangi bir sorununu çevresiyle paylaşmadığını ifade etti. Özel bir şirkette muhasebeci olarak çalışan Kübra Aybey’in ise bilinen bir probleminin olmadığı belirtildi. Baba ve kızının cenazelerinin, otopsi işlemlerinin ardından toprağa verileceği öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

ALANYA’DA DAYI DEHŞETİ: 1 YEĞEN ÖLDÜ, 1 YEĞEN YARALANDI Haber

ALANYA’DA DAYI DEHŞETİ: 1 YEĞEN ÖLDÜ, 1 YEĞEN YARALANDI

58 yaşındaki dayı İlhan S., sabah saatlerinde gittiği evde yeğenini yaraladıktan sonra başka bir adrese yönelerek ikinci yeğenine ve eniştesine silahlı saldırı düzenledi. Saldırgan daha sonra cami avlusuna giderek kendini vurdu. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Deniz Ş., doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Olay, saat 10.30 sıralarında Saray Mahallesi Yunus Emre Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, henüz bilinmeyen bir nedenle yeğenleriyle sorun yaşayan İlhan S., önce 36 yaşındaki M.Ş.’nin evine giderek tabancayla ateş etti. Evde vurulan M.Ş. ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Saldırgan daha sonra aynı cadde üzerindeki diğer yeğeni Deniz Ş.’ye ait emlak ofisine gitti. Burada yanında getirdiği tabanca ile 39 yaşındaki Deniz Ş.'ye ateş açarak onu ağır şekilde yaraladı. Ofisten çıkan İlhan S., kapıda oturan eniştesi 65 yaşındaki Ş.Ş.’yi de bacağından vurdu. CAMİ AVLUSUNDA İNTİHAR GİRİŞİM Silahlı saldırıların ardından yaklaşık 20 metre ilerideki Çelikler Süleymaniye Camii avlusuna yönelen İlhan S., bir banka oturup aynı silahla göğsüne ateş ederek intihara teşebbüs etti. Kanlar içinde yere düşen saldırgan, çevredekiler ve sağlık ekiplerinin müdahalesiyle hastaneye kaldırıldı. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri, hem emlak ofisini hem cami çevresini güvenlik şeridiyle kapatarak detaylı inceleme yaptı. İlk müdahalelerin ardından hastanelere kaldırılan yaralılardan Deniz Ş., tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Diğer yaralıların durumlarının ciddi olduğu öğrenildi. SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI DİKKAT ÇEKTİ: “ARTIK DAYANMAK MÜMKÜN OLMADI Saldırgan İlhan S.’nin olaydan kısa süre önce yaptığı sosyal medya paylaşımı ise soruşturmanın seyrini değiştirdi. Paylaşımda aile fertlerine yönelik ağır ithamlar yer alırken şu ifadeler dikkat çekti: “İhanet, ahlaksızlık, hırsızlık ve namussuzlukları için... Kötülük ve kalleşlik yeryüzünden silinmeli. Rabbim affetsin, artık dayanmak mümkün olmadı. Tüm sevdiklerim hakkınızı helal edin.” Polis, saldırganın paylaşımının olayın planlı olabileceğine işaret ettiği değerlendirmesini yaptı. SORUŞTURMA GENİŞLETİLEREK SÜRÜYO Polis ekiplerinin geniş çaplı inceleme başlattığı olayda saldırganın hastanedeki tedavisinin devam ettiği, hayati tehlikesinin ise sürdüğü bildirildi. Yaşanan kanlı saldırı mahallede büyük korku ve panik yaratırken, soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği belirtildi.

500 BİN LİRAYA GETİRDİĞİ GELİN KAÇTI BABA KENDİNİ ASTI Haber

500 BİN LİRAYA GETİRDİĞİ GELİN KAÇTI BABA KENDİNİ ASTI

Psikolojik sorunları bulunan oğlunu evlendirmek için aracılarla anlaşarak Cezayir’den gelin getiren Ramazan Gümüşsoy, gelinin düğünden kısa süre sonra altınları alarak kaçması üzerine bunalıma girerek intihar etti. Olayla ilgili savcılık soruşturma başlattı. 500 BİN LİRAYA CEZAYİRLİ GELİN GETİRDİ Biga’da yaşayan ve eşiyle beraber bir mobilya mağazasında çalışan Ramazan Gümüşsoy, uzun süredir oğluna uygun bir eş bulmak için arayış içindeydi. Gazete haberlerine göre bölgede yaygınlaşmaya başlayan “yabancı gelin” yöntemiyle ilgili aracılarla iletişime geçen aile, Cezayirli Hadil Ayad’ın Türkiye’ye gelmesi için aracılara 500 bin lira ödeme yaptı. Ayad, eylül ayında Biga’ya geldi ve 27 Ekim’de Muammer Gümüşsoy ile resmi nikâh kıyıldı. ALTINLARI TOPLAYIP KAÇTI Mutluluk kısa sürdü. Düğünün üzerinden birkaç hafta geçmesinin ardından Cezayirli gelinin aniden ortadan kaybolduğu fark edildi. İddiaya göre Hadil Ayad: Düğünde takılan tüm altınları Aileye verilen paraları Toplayarak evden ayrıldı ve bir daha geri dönmedi. Eve gelen Muammer Gümüşsoy eşini bulamayınca durumu ailesine bildirdi. Ayad’a hiçbir iletişim kanalından ulaşılamadı. BABA BORÇ BASKISINA DAYANAMADI Yaşananların ardından büyük bir yıkım yaşayan Ramazan Gümüşsoy, hem dolandırıldığını anlamanın üzüntüsüyle hem de düğün için borç aldığı paraların baskısıyla derin bir bunalıma sürüklendi. Kayıp gelini bulamayan ve maddi yük altında ezilen baba, önceki gün evde kimsenin olmadığı bir sırada tavana kendini asarak yaşamına son verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Gümüşsoy’un hayatını kaybettiğini belirledi. CEZAYİRLİ GELİN HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI Ramazan Gümüşsoy’un ölümü üzerine Biga Cumhuriyet Başsavcılığı, kaçan gelin Hadil Ayad hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla soruşturma başlattı. Ayad’ın Türkiye’den çıkış yapıp yapmadığı ve aracılarla bağlantıları araştırılıyor. Şüpheli gelinin izine hâlâ ulaşılamadığı bildirildi.

EŞİNİ VE ÇOCUĞUNU ÖLDÜREN DOKTOR, CEZAEVİNDE İNTİHAR ETTİ Haber

EŞİNİ VE ÇOCUĞUNU ÖLDÜREN DOKTOR, CEZAEVİNDE İNTİHAR ETTİ

Samsun’un Bafra ilçesinde geçtiğimiz yıl eşini ve 3 yaşındaki çocuğunu Kızılırmak’a uçan araçta ölüme terk ettiği belirlenen ve “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan tutuklu bulunan doktor Serdar Kıyak, Elazığ Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda intihar etti. Kıyak’ın koğuşundaki çöp poşetini kullanarak kendini havalandırma penceresinin korkuluklarına astığı öğrenildi. KAZA DEMİŞTİ, SORUŞTURMA CİNAYETİ ORTAYA ÇIKARDI 12 Eylül 2025’te Bafra Asarkale mevkisinde Serdar Kıyak’ın kullandığı otomobil, yaklaşık 30 metrelik yükseklikten Kızılırmak Nehri’ne uçmuş; araçtan atlayarak kurtulduğu belirlenen Kıyak hafif yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı. Araçta bulunan eşi Gülşah Karaman Kıyak ile çiftin 3 yaşındaki çocukları ise suda kaybolmuştu. Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı itfaiye dalgıçları anne ve çocuğun cansız bedenlerine ulaşmış, cenazede Serdar Kıyak’ın bebeğinin battaniyesine sarılıp gözyaşlarına boğulduğu görüntüler gündem olmuştu. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle olayın kaza olmadığı, Kıyak’ın eşi ve çocuğunu tasarlayarak öldürdüğü ortaya çıkmıştı. Doktor Serdar Kıyak, 16 Eylül’de çıkarıldığı mahkemece “eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme” ve “çocuğa karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçlarından tutuklanmıştı. CEZAEVİNDE İKİNCİ İNTİHAR GİRİŞİMİ Bafra Cezaevi'nde kaldığı dönemde de kendini asarak intihar teşebbüsünde bulunan Kıyak, bunun ardından tedbir amacıyla Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilmişti. ÇÖP POŞETİYLE KENDİNİ ASTI Dün saat 19.30 sıralarında; Kıyak’ın koğuşunda bulunan çöp poşetini düğümleyerek kendini havalandırma penceresinin korkuluklarına astığı belirtildi. Durumu fark eden infaz koruma memurlarının ilk müdahalesinin ardından Kıyak cezaevi polikliniğine kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. OLAY İNCELEME ALTINDA Kıyak’ın ölümüne ilişkin savcılık tarafından soruşturma başlatılırken, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün de olayı incelemeye aldığı öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.