#Itiraz

- Itiraz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Itiraz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK" Haber

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK"

"Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Göktaş, stand-up gösterisindeki ifadelerinin mizah amacı taşıdığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Deniz Göktaş, gösterisinde kullandığı ifadelerin toplumsal olayları mizahi bir dille ele almak amacıyla kullanıldığını savundu. "TOPLUMSAL KORKULARI MİZAHLA ANLATMAYA ÇALIŞTIM" Savcılıkta, gösterisindeki "canlı bomba" ifadeleri sorulan Göktaş, sözlerinin geçmişte yaşanan terör saldırılarının toplumda oluşturduğu korkuya yönelik bir mizah unsuru olduğunu öne sürdü. Psikoloji mezunu olduğunu belirten Göktaş, toplumun korktuğu konuları mizahi bir dille anlatmaya çalıştığını ve amacının yalnızca espri üretmek olduğunu söyledi. "CUMHURBAŞKANI'NA HAKARET KASTIM YOK" Gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik kullandığı ifadeler de sorulan Göktaş, bu bölümün kişisel gelişim videolarına gönderme yapan bir espri olduğunu savundu. Göktaş, "Burada herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastım yoktur." ifadelerini kullandı. Savcılık sorgusunda yer alan "Siz diktatör müsünüz?" ve "Ben diktatör olsaydım" sözlerine ilişkin ise avukatları, "diktatör" ifadesinin siyaset literatüründe kullanılan bir kavram olduğunu ve hakaret niteliği taşımadığını ileri sürdü. "KUTSAL KİTAPLARI HEDEF ALMADIM" Gösterisinde kitaplara ilişkin kullandığı ifadelerin de sorulması üzerine Göktaş, konuşmasının kutsal kitaplara yönelik olmadığını belirterek Kur'an-ı Kerim'i hedef alan bir söylemde bulunmadığını ifade etti. Gösteride kullandığı "FETÖ projesi" ifadesinin ise daha önce bir izleyicinin gösterisi hakkında yaptığı yoruma gönderme olduğunu ve bunu mizahi amaçla kullandığını söyledi. Kurban Bayramı'yla ilgili anlattığı bölümün de çocukluk anısından ibaret olduğunu belirten Göktaş, dini değerleri hedef alma amacının bulunmadığını savundu. AVUKATLARINDAN TUTUKLAMA TALEBİNE İTİRAZ Göktaş'ın avukatları, söz konusu stand-up gösterisinin 2023 yılından bu yana yaklaşık 198 kez sahnelendiğini, bugüne kadar gösteri hakkında herhangi bir adli işlem yapılmadığını belirtti. Müvekkillerinin soruşturmayı öğrenmesine rağmen kendi isteğiyle yurt dışından Türkiye'ye döndüğünü ifade eden avukatlar, kaçma ve delil karartma şüphesinin bulunmadığını savunarak serbest bırakılmasını talep etti. Savcılık ifadesinin ardından Deniz Göktaş, "dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, Göktaş'ın her iki suçtan da tutuklanmasına karar verdi.

YEREBATAN SARNICI'NIN DEVRİNE DURDURMA KARARI Haber

YEREBATAN SARNICI'NIN DEVRİNE DURDURMA KARARI

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8'inci İdare Dava Dairesi, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu. İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan ve Bizans döneminden günümüze ulaşan önemli kültürel miras yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı'nın mülkiyetine ilişkin hukuki süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce İstanbul 8'inci İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında tarihi yapının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olduğuna hükmedilmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yapıyı işgal ettiği değerlendirilerek tahliye edilmesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesi yönünde karar verilmişti. İBB KARARA İTİRAZ ETTİ İstanbul Büyükşehir Belediyesi, söz konusu karara karşı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8'inci İdare Dava Dairesi nezdinde itiraz başvurusunda bulundu. Daire tarafından yapılan incelemede, devir ve tahliye işlemlerinin uygulanması halinde davacı konumundaki İBB açısından telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği değerlendirmesinde bulunuldu. YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA HÜKMEDİLDİ Mahkeme, bu gerekçeyle İBB'nin itirazını kabul ederek Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu. Kararla birlikte, mülkiyet ve kullanım hakkına ilişkin hukuki süreç sonuçlanıncaya kadar devir işlemi uygulanamayacak. SÜREÇ DEVAM EDECEK Yürütmeyi durdurma kararı, davanın esası hakkında verilmiş nihai bir karar niteliği taşımıyor. Taraflar arasındaki mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin yargı sürecinin ilerleyen aşamalarda devam etmesi bekleniyor. Tarihi Yarımada'nın en önemli yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un kültürel mirasının simge eserleri arasında yer alıyor.

16 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU ARKADAŞININ BABASI DARP ETTİ Haber

16 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU ARKADAŞININ BABASI DARP ETTİ

Isparta’da 16 yaşındaki bir çocuk, gündüz saatlerinde tartıştığı arkadaşının babası tarafından akşam saatlerinde cami girişinde darp edildi. Güvenlik kameralarına yansıyan olayın ardından dosyada “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmesi, ailede tepkiye yol açtı. CAMİ GİRİŞİNDE SALDIRIYA UĞRADI Olay, 18 Şubat’ta Fatih Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 16 yaşındaki Osman İnan ile arkadaşı arasında gündüz saatlerinde sözlü tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından akşam namazı için camiye giden İnan, cami girişinde arkadaşının babası Şahan M. ile karşılaştı. Burada çıkan olayda İnan’ın defalarca yumruklandığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Şüphelinin, darp ettiği çocuğu evine kadar götürerek kapı önünde de darp etmeye devam ettiği, ayrıca hakaret ve tehditlerde bulunduğu ileri sürüldü. AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU, DOSYAYA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ Olayın ardından aile, polis ekiplerine başvurarak şikayetçi oldu. Darp raporu alınarak olay yargıya taşındı. Ancak yaklaşık iki ay sonra dosyada “kovuşturmaya yer olmadığına” dair karar verildiği öğrenildi. Aile, karara itiraz ederek dosyayı bir üst mahkemeye taşıdı. “OKULA VE CAMİYE GİTMEYE KORKUYORUM” Yaşadığı olayın ardından psikolojik olarak etkilendiğini belirten Osman İnan, "Okula ve camiye giderken artık çok korkuyorum. Psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım. Bu şahsın cezalandırılmasını istiyorum" dedi. DEDEDEN TEPKİ: “BU ÇOCUĞUN ÖLMESİ Mİ GEREKİYORDU?” Torununun darp edilmesine tepki gösteren dede Yaşar Çınar ise karara sert tepki göstererek, "Ben onu 15 günlükken yanıma aldım ve büyüttüm. 16 yaşındaki öksüz ve yetim bir çocuk bu şekilde dövülmez. Mahkemenin lehimize karar vermesi için bu çocuğun illa ölmesi mi gerekiyordu?" ifadelerini kullandı. AİLEDE PSİKOLOJİK ETKİLER Anneanne Fatıma Çınar da olayın aile üzerinde derin etkiler bıraktığını belirterek, torununun geceleri kabuslar gördüğünü ve dışarı çıkmaktan korktuğunu ifade etti. Olayla ilgili hukuki sürecin, ailenin itirazı üzerine üst mahkemede devam ettiği öğrenildi.

BURSA’DA ALKOLLÜ SÜRÜCÜDEN POLİSE ŞAŞIRTAN SÖZLER Haber

BURSA’DA ALKOLLÜ SÜRÜCÜDEN POLİSE ŞAŞIRTAN SÖZLER

Bursa'da kaza ihbarına giden ekipler, 3.50 promil alkollü sürücüyle karşılaştı. Ehliyetine el konulacağını öğrenen sürücünün sözleri ise hayrete düşürdü. "Polis teşkilatını hiç bir zaman sevmedim, hala sevmiyorum" diyen alkollü sürücüye polisler de, "Aman sevme, ölüyoruz sev" diye cevabını verdi. İşinin aracıyla olduğunu ve ehliyetinin gitmesiyle sıkıntı yaşayacağını ifade eden sürücü, büyü yapacağını da iddia etti. Olay, Mudanya ilçesi Güzelyalı Burgaz Mahallesi'nden meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, S.B. (24) idaresindeki otomobil, sürücüsünün kontrolünden çıkarak maddi hasarlı kazaya karıştı. İhbar üzerine olay yerine trafik polisi ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından yapılan alkol kontrolünde sürücünün 3.50 promil alkollü olduğu tespit edildi. Ehliyetine el konulacağını öğrenen sürücü, polis ekiplerine ve çizdiği aracın sürücüsünün tavrına tepki gösterdi. Yaşanan durum üzerine olay yerine Mudanya İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı takviye ekipler sevk edildi. İşlemler sırasında panik yaptığı gözlenen sürücü, "Ehliyetim gitti, ben ehliyetle çalışıyorum" diyerek duruma itiraz etti. Polis ekiplerine "Polis teşkilatını hayatım boyunca sevmedim, hala sevmiyorum. Hayatta sevmem. Olmayacak yere ehliyetim gitti. Benim işim ehliyetle. Adamın arabası çizilmiş şikayetçi olacak" diyen sürücüye polisler, "O zaman içmeyeceksin" cevabını verdi. Büyü yapacağını da söyleyen sürücü sözleriyle şok etti. Takviye ekiplerin müdahalesiyle ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürülen sürücünün kullandığı araç yakınına teslim edildi. Süleyman B.'ye alkollü araç kullanmaktan 25 bin TL idari para cezası uygulanırken, ehliyetine 6 ay süreyle el konuldu. Olayla ilgili inceleme sürüyor.

BEBEĞE ŞİDDET UYGULAYAN ANNENİN CEZASI BELLİ OLDU Haber

BEBEĞE ŞİDDET UYGULAYAN ANNENİN CEZASI BELLİ OLDU

Antalya'da bir yaşındaki bebeğine şiddet uyguladığı anlar, eve yerleştirilen gizli kamera tarafından görüntülenmişti. Görüntüler yayılınca büyük tepki çeken olay sonrası anne tutuklanmıştı. Bebeğe şiddet uygulayan o cani annenin cezası belli oldu. Duurşma, Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Yabancı uyruklu tutuklu sanık İ.M, çocuğun babası müşteki Osman Vesek ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Mhakeme heyetikarşısında son savunmasını yapan sanık İ.M. pişman olduğunu dile getirerek, beraatini talep etti. CANİ ANNEYE 6 YIL HAPİS CEZASI Mahkeme heyeti sanık anneyi alt soya karşı eziyet suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırılmasına kara verdi. Bebeğe şiddet uygulayan cani anne için cezada indirim uygulamadı. ÖLDÜRME KASTI OLDUĞUNU DÜŞÜNEN BABA CEZAYI AZ BULDU Müşteki Osman Vesek, duruşmanın ardından gazetecilere yaptığı açıkalmada kararı değerlendirdi. Yapılan eylemin ve çocuğa karşı işlenen suçların ortada olduğunu söyleyen baba Vesek, "Bazı taleplerimiz yine reddedildi. Bu konularda itirazlarımız olacak. Yaşanan olaylarda çocuğumun öldürülme kastının olduğunu düşünüyorum. Bunun da vicdanen göz önünde bulundurulmasını istiyorum" dedi. Müşteki avukatı Onurcan Eroğlu da mahkemenin, sanığın gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinin öldürmeye elverişli olup olmadığına ilişkin rapor istemediğini öne sürerek, şunları söyledi: “Sanığa üst sınırdan ceza uygulamadı. Oysa kendi çocuğuna birden fazla kez ve öldürmeye elverişli olacak şekilde şiddet uygulayan bir kişi hakkında en üst sınırdan ceza verilmeyecekse, kime verileceği konusu kamuoyunun takdirine bırakılmış bir husustur. Bu karara itiraz edeceğiz.” NE OLMUŞTU? Komşularından gelen uyarılar ve kızının vücudundaki morluklar nedeniyle endişe duyan Osman Vesek, evine gizli kamera yerleştirmiş, kameranın kaydettiği görüntüleri izledikten sonra kızının Fas uyruklu annesi İ.M hakkında şikayetçi olmuştu.

DOWN SENDROMU TESTİ YAPMAYAN HASTANEYE 81 MİLYON TL TAZMİNAT Haber

DOWN SENDROMU TESTİ YAPMAYAN HASTANEYE 81 MİLYON TL TAZMİNAT

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde çocukları Down Sendromlu olarak dünyaya gelen aile, gebelik sürecinde Down Sendromu tarama testinin yapılmadığı ve bilgilendirilmedikleri gerekçesiyle açtığı davada, doktor ve özel hastaneye karşı 81 milyon TL tazminat kazandı. Aile, hamilelik sürecinde 2021 yılında Diyarbakır'daki bir özel hastanede aynı doktora düzenli olarak kontrole gitti. Ancak doğumun ardından bebeklerinin Down Sendromlu olduğunu hemşireden öğrendi. Aile, gebelik süresince kendilerine test yapılmadığını ve bilgilendirme yapılmadığını belirterek doktor ve hastane hakkında şikayette bulundu. 700 BİN TL TEKLİF REDDEDİLDİ, DAVA AÇILDI Ailenin avukatı Ferhat Yiğit, “Arabuluculuk sürecinde 700 bin TL talep ettik ancak bu kabul edilmedi. 2021 yılında açılan davada mahkeme, hekimin aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğine hükmetti ve 43 milyon TL tazminata karar verdi. Faiz, vekalet ve yargılama giderleriyle birlikte bu rakam 81 milyon liraya ulaştı.” dedi. "DOKTOR TEST ÖNERMEDİ, AİLE BİLGİLENDİRİLMEDİ" Avukat Yiğit, “Hekim, tarama testi önermedi, yazılı onam almadı, gebeliğin sonlandırılması gibi bir seçenek sunmadı. Bu nedenle aile, çocuğun sağlıklı olduğunu düşünerek doğuma gitti. Mahkeme de bu gerekçeyle aileyi haklı buldu” ifadelerini kullandı. "BİZE SAĞLIKLI DENİLDİ" Baba Hüseyin Kızmaz ise ifadesinde şunları söyledi: "Doktor her şeyin yolunda olduğunu söyledi. Doğumdan sonra hemşire çocuğumuzun Down Sendromlu olduğunu söyledi. Eğer bize önceden bilgi verilseydi, karar hakkımız olurdu. Biz de bu mağduriyeti başka aileler yaşamasın diye dava açtık." HASTANE İTİRAZ ETTİ Mahkeme kararına itiraz eden hastane, dosyayı üst mahkemeye taşıdı. Süreç istinaf aşamasında devam ediyor.

KARTEPE’NİN ZİRVESİNDEKİ OTEL 33 EKSİKLE MÜHÜRLENDİ Haber

KARTEPE’NİN ZİRVESİNDEKİ OTEL 33 EKSİKLE MÜHÜRLENDİ

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde yer alan ve kayak turizmi açısından önemli bir noktada bulunan The Green Park Otel, yapılan denetimler sonucu tespit edilen 33 ayrı eksiklik nedeniyle mühürlendi. Eksiklikler arasında en dikkat çekeni ise, otelde dış yangın merdiveninin bulunmaması oldu. Belediye yetkilileri, otelin iş yeri açma ve çalışma ruhsatını iptal etti. BOLU’DAKİ FACİANIN ARDINDAN DENETİMLER SIKILAŞTI 21 Ocak 2025’te Bolu’nun Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de çıkan yangın sonucu 78 kişinin hayatını kaybetmesi, Türkiye genelinde konaklama tesislerinde denetimleri artırdı. Bu çerçevede Kocaeli’nin turizm merkezi Kartepe’deki tesisler de mercek altına alındı. EKSİKLİKLER TAMAMLANMADI, MÜHÜR VURULDU The Green Park Otel’de yapılan ilk denetimlerde yangın güvenliği, imar ve ruhsat konularında ciddi eksiklikler tespit edildi. Özellikle dış yangın merdiveninin bulunmaması büyük risk olarak değerlendirildi. Kartepe Belediyesi, bu eksikliklerin giderilmesi için otele süre tanıdı. Ancak bu sürede düzenlemelerin tamamlanamaması üzerine Mart 2025’te otel mühürlendi. İşletme yetkilileri ise bu karara itiraz ederek yargı yoluna başvurdu. Mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilince mühür geçici olarak kaldırıldı ve otel hizmet vermeye devam etti. YENİ YÖNETMELİKLE SÜRE DOLDU, YENİDEN MÜHÜRLENDİ 1 Temmuz 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” değişikliği kapsamında eksikliklerin giderilmesi için tanınan süre 31 Aralık 2025’te sona erdi. Sürenin dolmasının ardından Kartepe Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri 6 Ocak 2026 tarihinde tesiste yeniden denetim yaptı. Yapılan kontrolde, toplamda 33 eksikliğin hâlâ giderilmediği belirlendi. En dikkat çekici eksikliklerden biri olan dış yangın merdiveninin hâlâ yapılmadığı görülürken, diğer eksiklikler de tutanak altına alındı. RUHSAT İPTAL EDİLDİ, OTEL MÜHÜRLENDİ Denetimin ardından belediye ekipleri, The Green Park Otel’in iş yeri açma ve çalışma ruhsatını iptal etti. Ardından zabıta ekipleri tarafından otelin kapısına mühür vurularak tesis faaliyetten men edildi. Yetkililer, özellikle yangın güvenliği konularında taviz verilmeyeceğini belirtirken, benzer eksiklikler tespit edilen diğer işletmelerin de yakından takip edildiğini ifade etti.

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİNDE SKANDAL İTİRAF! Haber

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİNDE SKANDAL İTİRAF!

Eski polis memuru tutuklu sanık Cemil Koç, savunmasında Ayşe, kapının önüne Esra geldiğinde hayatını kaybetmişti dedi. Diğer sanık Oğuz Kula ise Cemil için “Aşırı derecede kokain çekmiş gibiydi” ifadesini kullandı. “VALİZİ ARABAYA KOYDUM, UĞUR ABİ EVE GELMEDİ” 11 Temmuz’da 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Cemil Koç, mahkemede olay günü yaşananlara dair detaylı ifade verdi. Ayşe’nin ölümünden kısa süre sonra arkadaşlarının kapıya geldiğini belirten Koç, paniğe kapıldığını söyledi. Koç, valizi araca taşıdıktan sonra benzinlik sahibi olan "Uğur abi" olarak tanımladığı Oğuz Kula’yı aradığını, bavulu ona teslim ettiğini ve içinde “tarihi eser” olduğunu söylediğini belirtti. “BENZİNLİĞE ATTIĞIM TİŞÖRT ESKİYDİ, İĞNE UCU KADAR LEKE OLABİLİR” Koç, arabasında bulunan kanlı tişörtle ilgili olarak, “Tişört eskiydi, terlediğim için attım. Ola ki kan varsa da, darp sırasında olmuş olabilir. Bu da hayatın olağan akışına uygundur” savunmasını yaptı. SANIK KULA: “KOKAİN ÇEKMİŞ GİBİYDİ, ARABASINI BANA VERDİ” Duruşmada savunma yapan sanıklardan Oğuz Kula ise Cemil Koç’un açıklamalarını reddetti. Kula, olay günü Cemil’in davranışlarını “kokain etkisi altında gibiydi” şeklinde tanımlarken, Koç’un kendisine valiz verdiğini ve arabasını kullanmasını istediğini belirtti. Kula, “N.E.’yi tanımam. Onu ilk kez karakolda gördüm” dedi. Kula’nın bu sözleri üzerine Cemil Koç, duruşma salonunda “Sus!” diye bağırdı. SALONDA GERGİN ANLAR Sanık avukatının müvekkilinden “zanlı” olarak bahsetmesi üzerine Cemil Koç duruma itiraz etti. Avukat ise “İddianamede böyle geçiyor” diyerek yanıt verdi. Duruşmada taraflar arasında gerginlik zaman zaman tırmandı. DURUŞMALAR DEVAM EDİYOR Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, toplam 9 tutuklu sanık yargılanıyor. Bugünkü oturumda Cemil Koç’un ardından diğer sanıkların da savunmalarına devam edildi. Davanın ilerleyen günlerdeki duruşmalarında yeni tanıkların da dinlenmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.