#Itiraz

- Itiraz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Itiraz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'DE "AİLEM GÜVENDE" OPERASYONUNDA 16 TUTUKLAMA Haber

İZMİR'DE "AİLEM GÜVENDE" OPERASYONUNDA 16 TUTUKLAMA

İzmir'de sosyal medya paylaşımları üzerinden "müstehcenlik" ile "fuhşa teşvik, aracılık etmek veya yer temin etmek" suçlarını işledikleri iddiasıyla yürütülen "Ailem Güvende" operasyonlarında gözaltına alınan 18 şüpheliden 16'sı tutuklandı. 16 tutuklama ardından adli kontrol uygulanan 2 şüpheli hakkındaki karara İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, toplumun huzur ve sükununu bozmaya yönelik faaliyetlerde bulundukları ve sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları aracılığıyla "müstehcenlik" ile "fuhşa teşvik, aracılık etmek veya yer temin etmek" suçlarını işledikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında kent genelinde toplam 24 şüpheli tespit edildi. Sosyal medyada "Zenne Arif" olarak tanınan Arif Saçlı da operasyon kapsamında gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 12'sinin Konak, 5'inin Buca, 3'ünün Karşıyaka, 2'sinin Bornova, 1'inin Karabağlar ve 1'inin Menemen ilçesinde bulunduğu belirlendi. EŞ ZAMANLI OPERASYONDA 18 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI Soruşturma kapsamında belirlenen adreslere güvenlik güçlerince eş zamanlı arama ve yakalama operasyonu düzenlendi. Operasyonlarda hakkında işlem yapılan 24 şüpheliden 18'i yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildiği bildirildi. 16 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Savcılık işlemlerinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden 16'sı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 2 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, bu 2 şüpheli hakkındaki adli kontrol kararına itiraz ettiği belirtildi.

BEŞİKTAŞ’TAN VLAHOVİC’İN PFDK SEVKİNE TEPKİ Haber

BEŞİKTAŞ’TAN VLAHOVİC’İN PFDK SEVKİNE TEPKİ

Beşiktaş, Fenerbahçe derbisinde yaşanan tartışma nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) gönderilen Dusan Vlahovic hakkında açıklama yaptı. Siyah-beyazlı kulüp, sevk kararının adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu. SEVK KARARINA İTİRAZ Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan Trendyol Süper Lig karşılaşmasında yaşanan tartışma nedeniyle Dusan Vlahovic, Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi kapsamında tedbirsiz olarak PFDK’ya sevk edildi. Beşiktaş, kararın ardından yaptığı açıklamada, olay sırasında rakip futbolcunun da Vlahovic’i tahrik eden davranışlarda bulunduğunu öne sürerek yalnızca kendi oyuncularının disipline gönderilmesine tepki gösterdi. "EŞİTLİK İLKESİ ZEDELENDİ" Siyah-beyazlı yönetim, sevk kararının Türk futbolunda adalet ve eşitlik tartışmalarını yeniden gündeme getirdiğini belirtti. Kulüp, benzer pozisyonlarda her iki futbolcunun eylemlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini savunarak TFF kurullarının karar alma süreçlerini eleştirdi. Beşiktaş ayrıca, söz konusu pozisyonun yayıncı kuruluş tarafından ekrana getiriliş biçimine de tepki gösterdi. Kulüp, Vlahovic’in görüntülerinin yayınlanmasına karşın rakip oyuncunun aynı olay içerisindeki hareketlerinin yeterince gösterilmediğini ileri sürdü. VAR VE YAYINCI KURULUŞ SORUSU Açıklamada, VAR sisteminin olayın farklı açılardan görüntülerine ulaşabildiği hatırlatılarak saha hakeminin neden pozisyonu yeniden değerlendirmesi için monitöre çağrılmadığı sorgulandı. Beşiktaş, TFF ve ilgili kurullara gerekli itirazların yapılacağını belirterek Vlahovic’in ve kulübün haklarını korumak için hukuki süreci takip edeceğini duyurdu.

ELİF MAVİ'Yİ ÖLÜME GÖTÜREN SÜRÜCÜYE EV HAPSİ VERİLDİ Haber

ELİF MAVİ'Yİ ÖLÜME GÖTÜREN SÜRÜCÜYE EV HAPSİ VERİLDİ

Eskişehir'de 3 yaşındaki Elif Mavi Avli'nin hayatını kaybettiği kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Müşteki taraf, kazaya karışan sürücüye ev hapsi verilmesine ve bilirkişi raporuna itiraz etti. Olay, 4 Eylül Odunpazarı ilçesi Vişnelik Mahallesi Çolpan Sokak'ta meydana gelmişti. Edinilen bilgilere göre; F.A.B. (40) isimli kadının kullandığı 26 AFU 319 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmek isteyen Merve Avli ile kızı Elif Mavi Avli'ye çarpmıştı. Annenin hafif sıyrıklarla atlattığı kazada ağır yaralanan küçük çocuk, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Elif Mavi Avli, Asri Mezarlığı'nda defnedilmişti. Gözaltına alınan sürücü F.A.B. hakkında ise ev hapsi cezası verilmişti. SÜRATLENEREK ÇARPTIĞI GÖRÜLDÜ 3 yaşındaki Elif Mavi Avli'nin hayatını kaybettiği kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntüde, Merve Avli ile kızı Elif Mavi Avli'ye kaldırımdan yolun karşısına geçmeye çalıştığı esnada Çolpan Sokak ile Seda Sokak'ın kesiştiği noktadan geçen otomobilin süratlenerek çarptığı görüldü. Kazayı hafif sıyrıklarla atlatan annenin can havliyle kızını kucağına aldığı, çevrede panik anları ile ağır yaralı çocuğun hastaneye götürülmek üzere bir araca bindirildiği anlar kameraya yansıdı. ''HIZIM YAKLAŞIK 10-20 KİLOMETREYDİ'' Kazaya karışan otomobilin sürücüsü F.A.B. (40) isimli kadın, emniyetteki ifadesinde, "Hızım yaklaşık 10-20 kilometre idi. Bu sokak dar ve mahalle arası olduğu için ben hep yavaş seyrederim. Aracımla Seda Sokak kesişimine geldiğimde sağ taraftan bir araç önümden geçti. Arkasından bir araç daha geldi ve ben araca yol vermek için hızımı iyice yavaşlattım ve aracım ile durma noktasına kadar geldim. Ancak araç bana yol verdi ve ben geçtim. Çolpan Sokak üzerinde düz bir şekilde yoluma devam ettim. Seda Sokak'ı 5-10 metre geçtikten hemen sonra anne ve bir çocuğu aracımın bir anda önünde gördüm. Ben hemen frene bastım ancak mesafe çok yakın olduğu için çarptım ve kaza meydana geldi. Ve aracımı durdurdum. Araçtan indiğimde kadın şahsı ayakta gördüm ve kız çocuğunu annesinin kucağında gördüm. Ancak ben olayın şoku ve yaşadığım korku ile bazı şeyleri tam olarak hatırlayamıyorum. Akabinde çevreden bir erkek vatandaş geldi ve çocuğu kucağına alarak hastaneye yetiştirmek istedi. Biz polis bekledik. Kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm, keşke böyle bir olay yaşanmasaydı" dedi. BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ Elif Mavi Avli'nin acılı ailesi, kazaya karışan sürücüye ev hapsi cezası verilmesine itiraz etti. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Avukat Harun Günçay, "Vişnelik Mahallesi'nde gerçekleşen Elif Mavi kızımızın vahim kazası nazarında savcılığa vermiş olduğumuz adli kontrollere itiraz ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerimizi sunmuş bulunmaktayız. Elif Mavi kardeşimiz, kızımız, çocuğumuz 3 yaşında vahim bir kaza neticesinde hayatını kaybetmiştir. Dosya kapsamında şüpheli şahsa konutu terk etmeme nazarında, adli kontrol nazarında bir tedbir uygulanmıştır. Aile ve hukuki süreci yürüten avukatları ben Harun Günçay olarak adli kontrole itirazımızı sunmuş bulunmaktayız. Hukuki süreci de yakinen takip etmekteyiz. Dosya kapsamındaki adli rapor, yani bilirkişi raporu tamamen hukuka aykırı şekilde düzenlenmiştir. O konuda da itirazlarımızı yaptık. Tamamen hukuki süreci takip etme aşamasına geçmiş bulunmaktayız. Dosyadaki 3 yaşında bir kız çocuğunun vefatı, canını kaybedişini göz önünde bulundurularak ailenin de bir nebze olsun vicdanının, kalbinin soğuması için tutuklama nazarında bir talepte bulunduk. Çünkü mevcut bilirkişi raporunda kız çocuğumuzun 14 metre sürüklendiği şeklinde bir ibare geçiyor ve bu vahim kaza neticesinde şüpheli şahsın yüksek hızını da göz önünde bulundurularak aslında asli kusurlu olduğu, dosyadaki bilirkişi raporu nazarında kusurlu olması kanaatindeyiz. Bu yönde itirazlarımızı sunduk. Gerekli merciler nazarında kararın neticesini bekliyoruz şu anda" ifadelerini kullandı. "KIZIM İÇİN ADALET İSTİYORUM" Doğum gününü kutladıktan bir gün sonra kızını toprağa verdiğini söyleyen baba Fatih Avli, "Kızım için adalet istiyorum. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın" dedi. Amca Ali Avli ise, "Ben bir gün önce yeğenime hediye seçtim, ertesi gün mezar yeri seçtim. O kişi bizden önce evine gitti. Adalet istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz" şeklinde konuştu. Adliyenin önünde yapılan basın açıklaması sonrası anne Merve Avli, fenalık geçirdi. Bir sandalyeye oturtulan acılı anneyi yakınları sakinleştirmeye çalıştı.

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK" Haber

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK"

"Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Göktaş, stand-up gösterisindeki ifadelerinin mizah amacı taşıdığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Deniz Göktaş, gösterisinde kullandığı ifadelerin toplumsal olayları mizahi bir dille ele almak amacıyla kullanıldığını savundu. "TOPLUMSAL KORKULARI MİZAHLA ANLATMAYA ÇALIŞTIM" Savcılıkta, gösterisindeki "canlı bomba" ifadeleri sorulan Göktaş, sözlerinin geçmişte yaşanan terör saldırılarının toplumda oluşturduğu korkuya yönelik bir mizah unsuru olduğunu öne sürdü. Psikoloji mezunu olduğunu belirten Göktaş, toplumun korktuğu konuları mizahi bir dille anlatmaya çalıştığını ve amacının yalnızca espri üretmek olduğunu söyledi. "CUMHURBAŞKANI'NA HAKARET KASTIM YOK" Gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik kullandığı ifadeler de sorulan Göktaş, bu bölümün kişisel gelişim videolarına gönderme yapan bir espri olduğunu savundu. Göktaş, "Burada herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastım yoktur." ifadelerini kullandı. Savcılık sorgusunda yer alan "Siz diktatör müsünüz?" ve "Ben diktatör olsaydım" sözlerine ilişkin ise avukatları, "diktatör" ifadesinin siyaset literatüründe kullanılan bir kavram olduğunu ve hakaret niteliği taşımadığını ileri sürdü. "KUTSAL KİTAPLARI HEDEF ALMADIM" Gösterisinde kitaplara ilişkin kullandığı ifadelerin de sorulması üzerine Göktaş, konuşmasının kutsal kitaplara yönelik olmadığını belirterek Kur'an-ı Kerim'i hedef alan bir söylemde bulunmadığını ifade etti. Gösteride kullandığı "FETÖ projesi" ifadesinin ise daha önce bir izleyicinin gösterisi hakkında yaptığı yoruma gönderme olduğunu ve bunu mizahi amaçla kullandığını söyledi. Kurban Bayramı'yla ilgili anlattığı bölümün de çocukluk anısından ibaret olduğunu belirten Göktaş, dini değerleri hedef alma amacının bulunmadığını savundu. AVUKATLARINDAN TUTUKLAMA TALEBİNE İTİRAZ Göktaş'ın avukatları, söz konusu stand-up gösterisinin 2023 yılından bu yana yaklaşık 198 kez sahnelendiğini, bugüne kadar gösteri hakkında herhangi bir adli işlem yapılmadığını belirtti. Müvekkillerinin soruşturmayı öğrenmesine rağmen kendi isteğiyle yurt dışından Türkiye'ye döndüğünü ifade eden avukatlar, kaçma ve delil karartma şüphesinin bulunmadığını savunarak serbest bırakılmasını talep etti. Savcılık ifadesinin ardından Deniz Göktaş, "dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, Göktaş'ın her iki suçtan da tutuklanmasına karar verdi.

YEREBATAN SARNICI'NIN DEVRİNE DURDURMA KARARI Haber

YEREBATAN SARNICI'NIN DEVRİNE DURDURMA KARARI

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8'inci İdare Dava Dairesi, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu. İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan ve Bizans döneminden günümüze ulaşan önemli kültürel miras yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı'nın mülkiyetine ilişkin hukuki süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce İstanbul 8'inci İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında tarihi yapının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olduğuna hükmedilmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yapıyı işgal ettiği değerlendirilerek tahliye edilmesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesi yönünde karar verilmişti. İBB KARARA İTİRAZ ETTİ İstanbul Büyükşehir Belediyesi, söz konusu karara karşı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8'inci İdare Dava Dairesi nezdinde itiraz başvurusunda bulundu. Daire tarafından yapılan incelemede, devir ve tahliye işlemlerinin uygulanması halinde davacı konumundaki İBB açısından telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği değerlendirmesinde bulunuldu. YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA HÜKMEDİLDİ Mahkeme, bu gerekçeyle İBB'nin itirazını kabul ederek Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu. Kararla birlikte, mülkiyet ve kullanım hakkına ilişkin hukuki süreç sonuçlanıncaya kadar devir işlemi uygulanamayacak. SÜREÇ DEVAM EDECEK Yürütmeyi durdurma kararı, davanın esası hakkında verilmiş nihai bir karar niteliği taşımıyor. Taraflar arasındaki mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin yargı sürecinin ilerleyen aşamalarda devam etmesi bekleniyor. Tarihi Yarımada'nın en önemli yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un kültürel mirasının simge eserleri arasında yer alıyor.

16 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU ARKADAŞININ BABASI DARP ETTİ Haber

16 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU ARKADAŞININ BABASI DARP ETTİ

Isparta’da 16 yaşındaki bir çocuk, gündüz saatlerinde tartıştığı arkadaşının babası tarafından akşam saatlerinde cami girişinde darp edildi. Güvenlik kameralarına yansıyan olayın ardından dosyada “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmesi, ailede tepkiye yol açtı. CAMİ GİRİŞİNDE SALDIRIYA UĞRADI Olay, 18 Şubat’ta Fatih Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 16 yaşındaki Osman İnan ile arkadaşı arasında gündüz saatlerinde sözlü tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından akşam namazı için camiye giden İnan, cami girişinde arkadaşının babası Şahan M. ile karşılaştı. Burada çıkan olayda İnan’ın defalarca yumruklandığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Şüphelinin, darp ettiği çocuğu evine kadar götürerek kapı önünde de darp etmeye devam ettiği, ayrıca hakaret ve tehditlerde bulunduğu ileri sürüldü. AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU, DOSYAYA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ Olayın ardından aile, polis ekiplerine başvurarak şikayetçi oldu. Darp raporu alınarak olay yargıya taşındı. Ancak yaklaşık iki ay sonra dosyada “kovuşturmaya yer olmadığına” dair karar verildiği öğrenildi. Aile, karara itiraz ederek dosyayı bir üst mahkemeye taşıdı. “OKULA VE CAMİYE GİTMEYE KORKUYORUM” Yaşadığı olayın ardından psikolojik olarak etkilendiğini belirten Osman İnan, "Okula ve camiye giderken artık çok korkuyorum. Psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım. Bu şahsın cezalandırılmasını istiyorum" dedi. DEDEDEN TEPKİ: “BU ÇOCUĞUN ÖLMESİ Mİ GEREKİYORDU?” Torununun darp edilmesine tepki gösteren dede Yaşar Çınar ise karara sert tepki göstererek, "Ben onu 15 günlükken yanıma aldım ve büyüttüm. 16 yaşındaki öksüz ve yetim bir çocuk bu şekilde dövülmez. Mahkemenin lehimize karar vermesi için bu çocuğun illa ölmesi mi gerekiyordu?" ifadelerini kullandı. AİLEDE PSİKOLOJİK ETKİLER Anneanne Fatıma Çınar da olayın aile üzerinde derin etkiler bıraktığını belirterek, torununun geceleri kabuslar gördüğünü ve dışarı çıkmaktan korktuğunu ifade etti. Olayla ilgili hukuki sürecin, ailenin itirazı üzerine üst mahkemede devam ettiği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.