#Kadına Şiddet

- Kadına Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadına Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAKİMİ VURAN SAVCI SECCADE VE KUR’AN-I KERİM TALEP ETMİŞ Haber

HAKİMİ VURAN SAVCI SECCADE VE KUR’AN-I KERİM TALEP ETMİŞ

İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli hâkim A.K.’yi silahla yaraladığı gerekçesiyle “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla geçtiğimiz hafta tutuklanan savcı Ç.K., Tekirdağ’daki Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Cezaevi girişinde, savcının ilk talebinin seccade ve Kur’an-ı Kerim olduğu öğrenildi. SAVCI Ç.K., İBB TUTUKLULARIYLA AYNI KORİDORDA Tutuklama kararının ardından ilk olarak İstanbul’daki Metris Cezaevi’ne götürülen savcı Ç.K., burada yaklaşık üç saat kaldıktan sonra Çorlu Karatepe Cezaevi’ne nakledildi. Savcı, bu cezaevinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, avukatı Mehmet Pehlivan ve iş insanı Hüseyin Köksal gibi isimlerin de yer aldığı koridora alındı. Ç.K.’nin, kısa süre önce tahliye edilen avukat Rezan Epözdemir’in hücresine yerleştirildiği, bu durumun aynı bölümde bulunan bazı tutuklular arasında rahatsızlık oluşturduğu bildirildi. PAŞAKAPISI’NA NAKİL TALEBİNDE BULUNDU Cezaevi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, savcı Ç.K.’nin cezaevi yönetiminden seccade ve Kur’an-ı Kerim talep ettiği belirtildi. Savcının ayrıca, Paşakapısı Cezaevi’ne kendi isteğiyle nakil başvurusunda bulunduğu ifade edildi. KADINA ŞİDDET BÜROSU’NDA GÖREVLİYDİ Ç.K.'nin, 2022–2024 yılları arasında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na bağlı Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Bürosu’nda görev yaptığı ortaya çıkmıştı. Olayın ardından İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, Çağlayan Adliyesi önünde yaptığı açıklamayla kadın hakimin silahla yaralanmasını protesto etmişti.

ADALET BAKANI TUNÇ’TAN AF VE İNFAZ DÜZENLEMESİ AÇIKLAMASI Haber

ADALET BAKANI TUNÇ’TAN AF VE İNFAZ DÜZENLEMESİ AÇIKLAMASI

TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tunç, şu anda yeni bir infaz kanunu hazırlanmadığını, af beklentilerine dair söylentilerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Tunç, gündemdeki 12. Yargı Paketi üzerine açıklamalarda bulunarak bu paketin infaz düzenlemesini kapsamadığını, daha çok hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik düzenlemeler içerdiğini söyledi. "AF SÖYLENTİLERİ ASILSIZ, İNFAZ YASASINDA YENİ BİR DÜZENLEME YOK" Bakan Tunç, af ve infaz konularında kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Yeni bir infaz kanunu şu anda söz konusu değil. Af söylentileri tamamen gerçek dışıdır. TBMM’de milletvekillerimizle birlikte yargı paketleri üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. 10. ve 11. Yargı Paketleri yürürlüğe girdi. Şimdi 12. Yargı Paketi ile ilgili teknik hazırlıkları tamamladık. Bu paketin amacı, yargıda etkinliği artırmak, uzun süren davaların önüne geçmek, duruşmaları sadeleştirmek ve bazı çekişmesiz yargı işlemlerini mahkeme dışı yollarla çözmek.” "COVİD DÜZENLEMESİNDEN 38 BİN 57 KİŞİ YARARLANDI, İDDİALAR GERÇEK DIŞI" Tunç, son dönemde bazı basın organlarında çıkan “Covid düzenlemesinden yararlanan kişiler suç işledi” yönündeki haberleri de değerlendirdi: “Covid düzenlemesi olarak bilinen ve Meclis’ten geçen infaz düzenlemesi, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işlemiş kişileri kapsıyordu. Bu düzenlemeyle açık cezaevlerinde bulunan ve cezasının son aşamasına gelmiş olan hükümlülerin tahliyesi sağlandı. Toplam 38 bin 57 kişi bu düzenlemeden yararlandı. Bazı basın yayın organlarında çıkan ‘Covid affıyla çıkan kişi tekrar suç işledi’ gibi ifadeler doğru değildir. Bu kişiler zaten izne çıkma hakkına sahipti.” "AÇIK CEZAEVİ TAHLİYELERİ RUTİN SÜREÇTİR" Açık cezaevlerinden tahliye edilen kişilerin, infaz sisteminde zaten düzenli olarak 3 ayda bir izinli çıkabildiğini hatırlatan Bakan Tunç, bu durumun toplumda yanlış algılanmaması gerektiğini belirtti: “Açık cezaevinden tahliye olan kişiler, cezalarının son kısmında olan hükümlülerdir. Topluma yeniden kazandırılmaları amacıyla bu uygulamalar dünya genelinde de geçerlidir. Bu, cezaevinden kaçış ya da keyfi bir uygulama değildir.” "KAPALIDAN AÇIĞA GEÇİŞTE AĞIR SUÇLAR KAPSAM DIŞI" Tunç ayrıca, 11. Yargı Paketi kapsamında getirilen kapalı cezaevinden açık cezaevine geçiş süresinin 3 yıl erkene alınmasıyla ilgili düzenlemeye de değindi. Bu düzenlemede kadına şiddet, çocuk istismarı, cinsel suçlar, örgütlü suçlar ve terör suçlarının kapsam dışında bırakıldığını vurguladı. "12. YARGI PAKETİ, HUKUK YARGILAMALARININ HIZLANDIRILMASINA YÖNELİK" Adalet Bakanı Tunç, kamuoyunun merakla beklediği 12. Yargı Paketi hakkında da bilgi verdi. Bu paketin infazla değil, özellikle hukuk davalarının daha hızlı sonuçlandırılmasını sağlayacak yenilikleri içerdiğini ifade etti: “Duruşmaların sadeleştirilmesi, ara buluculuğun etkinleştirilmesi, noter yardımcılığı sistemi gibi birçok alanda reform yapılacak. Ayrıca bazı çekişmesiz yargı işlemlerinin mahkeme dışında çözülebilmesine yönelik düzenlemeler de bu paketin içinde olacak.”

BODRUM BİTEZ'DE  KADIN DOSTU KENT VİZYONUNA YENİ MERKEZ Haber

BODRUM BİTEZ'DE KADIN DOSTU KENT VİZYONUNA YENİ MERKEZ

Bodrum Belediyesi, Bitez Mahallesi’nde bulunan Kadın Yaşam Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Müdürlüğü öncülüğünde 25 Kasım Salı günü Bitez Mahallesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü Ek Hizmet Binası’nın üst katında yer alan Kadın Yaşam Merkezi’nin açılışı yoğun bir katılımla yapıldı. Kadınların yaşamın her alanında daha eşit, özgür ve güçlü olabilmesi hedefiyle hayata geçirilen merkezin açılış törenine Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Muğla Büyükşehir Belediyesi İlçe Hizmetleri 1. Bölge Dairesi Başkanı Kadriye Erkal Yıldırım, başkan yardımcıları, birim müdürleri, meclis üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kadın platformları, Bitez mahalle muhtarı, vatandaşlar ve basın mensupları katıldı. Açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından programa katılamayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın mesajı okundu. "BODRUM’UN KADIN DOSTU KENT VİZYONUNA YENİ BİR SOLUK KATACAK BİR MERKEZ" Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Gözde Çakıroğlu şu ifadelerde bulundu: "Bugün yalnızca bir merkezin kapılarını değil, kadınların yaşamına dokunan yeni bir yolculuğun başlangıcını yapıyoruz. Bitez Kadın Yaşam Merkezi bizim için sadece bir bina değil, dayanışmanın, öğrenmenin, güçlenmenin ve birlikte iyileşmenin sembolüdür. Burası bir zamanlar kurs ve eğitim merkeziydi. Bugün ise daha büyük bir hayalin adı oldu. Artık Bitez Kadın Yaşam Merkezi bölgedeki tüm kadınların kendini geliştirebileceği, eğitimlerle, üretim odaklı atölyelerle, farkındalık programlarıyla kadınların kendi potansiyellerini yeniden keşfettikleri, birbirlerine omuz verdikleri, güç aldıkları bir nefes alanı olacaktır. Bu hayalin gerçekleşmesinde büyük bir vizyon ortaya koyan Belediye Başkanımız Tamer Mandalinci’ye, başkan yardımcılarımıza, müdürlerimize, Bitez muhtarımıza, Bitezli kadınlara ve özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bitez’in aydınlık ve üretken kadınlarının bu mekanı sahiplenerek Bodrum’un kadın dostu kent vizyonuna yeni bir soluk katacağına inanıyoruz. Her bir kadının kendini güvende, değerli ve güçlü hissettiği bir Bodrum için çalışmaya devam edeceğiz" Bitez Mahalle Muhtarı Seda Özgüçlü açılışı yapılan Bitez Kadın Yaşam Merkezi’yle ilgili duyduğu mutluluğu dile getirirken 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ve kadın hakları ile ilgili paylaşımlarda bulunan Bitez Mahalle Meclisi Sözcüsü Nuran Yüksel, şunları söyledi: "Kadın hakları onları çevreleyen sosyal, ekonomik, toplumsal, siyasal şartların elverişli kılınmasıyla güçlenebilir ve büyüyebilir. Kadın hakları mücadelesi sadece kadınlara yüklenmemelidir. Kadın hakları savunucusu erkeklerin ve kurumların da kadın örgütlerinin mücadelesinin yanında yer alması çok önemlidir. O nedenle tam bu noktada bugün açılışını yaptığımız Kadın Yaşam Merkezi için yol açıcılara ve özellikle bu konuda uzun süredir emek veren Belediye Başkanımız Tamer Mandalinci’ye yürekten teşekkür ediyorum" Başkan Mandalinci: "Kadının olduğu her bina bir aile, bir yaşam merkezidir." İLK KADIN YAŞAM MERKEZİNİ ÇİFTLİK MAHALLESİ’NDE AÇTIKLARINI BELİRTEN BODRUM BELEDİYE BAŞKANI TAMER MANDALİNCİ, ŞUNLARI SÖYLEDİ: "Bildiğiniz gibi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nden bir gün önce Çiftlik mahallemizde Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Müdürlüğümüz ve Bodrum Kadın Dayanışma Derneği destekleriyle çok kıymetli bir merkezimizi açmıştık. Aslında o merkez bu manifestonun ve vizyonun bir açıklaması, bir ilk adımıydı. Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde de bu vizyonun, bu sorumluluğun ikinci adımı olan Bitez Kadın Yaşam Merkezi’ni sizlerle beraber açmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bizlere bu toprakları emanet eden Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığımız vizyonla yani ‘Ey kahraman Türk kadını, sen yerlerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göğe yükselmeye layıksın’ sözüyle yola çıkarak o vizyonu, misyonu ve sorumluluğu Bodrum’da, Muğla’da ve bütün Türkiye’de yaşatmak için yola çıktık. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras, kadın politikalarında çok kıymetli bir vizyon ortaya koydu. Ve bizler de göreve geldikten sonra o vizyon ve misyonla yolumuza devam ettik. Kadın kooperatiflerimizi, kadın inisiyatiflerimizi, kadınlarla ilgili mücadelede ön planda olan sivil toplum kuruluşlarımızı hepsini kapsayıcı, kucaklayıcı bütün projelerin içinde olduk ve olmaya devam ediyoruz. Çünkü bizim için kadının olmadığı bina bir hane ama kadının içinde olduğu bir bina bir aile, bir yaşam merkezidir. Sevgili mahalle sözcümüzün, Bodrum Kadın Dayanışma Merkezimizin, başkan yardımcılarımızın, mahalle muhtarımızın ve Kadın ve Aile Müdürlüğümüzün çok kıymetli katkıları var bu Yaşam Merkezi’nin açılmasında. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bu merkezlerin artışı ülkemizdeki kadına yönelik şiddete karşı çok güçlü bir dur ihtarı olacak. Bizler de görev süremiz boyunca gerek Bodrum’da gerek Muğla’da gerek Türkiye’de bütün kadınların, kadın kooperatiflerinin güçlenmesi, sivil inisiyatiflerimizin güçlü bir şekilde adım atabilmesi için var gücümüzle kadınlarımızın arkasında değil, omuz omuza mücadelede yanlarında olacağız" Konuşmaların ardından üzerinde "Kadına Şiddet İnsanlık Suçudur" mesajını taşıyan tişörtleriyle Bitez Mahalle Muhtarlığı halk oyunları ekibinin gösterisi katılımcılar tarafından beğeniyle takip edildi. Program açılış kurdelesinin kesilmesi ve Yaşam Merkezi’nin gezilmesi ile son buldu.

BURSA'DA ESKİ KOCASI TARAFINDAN ÖLDÜRÜLEN KADININ SON ANLARINA AİT GÖRÜNTÜLER ÇIKTI Haber

BURSA'DA ESKİ KOCASI TARAFINDAN ÖLDÜRÜLEN KADININ SON ANLARINA AİT GÖRÜNTÜLER ÇIKTI

Görüntülerde, katil zanlısı Doğan Ş.'nin genç kadını evden alıp 3 yaşındaki çocuğuyla birlikte parka götürdüğü, ardından da tartışmanın başladığı anlar yer aldı. Öfkeli adamın eşini daha önce de 7 yerinden bıçakladığı öğrenilirken, İHA'ya konuşan Sevgi Yandık'ın annesi Vildan Yandık, "Yüreğim yanıyor. Ben sadece adalet istiyorum" dedi. Çiftin düğün görüntüleri de ortaya çıktı Bursa'nın Yıldırım ilçesinde yaşanan trajik olay Türkiye gündemine gelmişti. Olay 27 Ağustos gecesi saat 22.00 sıralarında İncirli Caddesi'nde meydana geldi. Annesiyle yaşayan 27 yaşındaki Sevgi Yandık, eski eşi 32 yaşındaki Doğan Ş. tarafından "konuşmak" bahanesiyle dışarı çağrıldı. 3 yaşındaki çocuğuyla birlikte evden çıkan genç kadın, şüpheliyle parkta buluştu. Kısa sürede büyüyen tartışmada Doğan Ş., yanında getirdiği bıçakla eski eşini parkta çocuğunun gözü önünde defalarca bıçakladı. Kanlar içinde yere yığılan Sevgi Yandık, sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen kaldırıldığı Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Olay sonrası kaçan şüpheli Doğan Ş., bir süre sonra karakola giderek teslim oldu ve sorgusunun ardından tutuklandı. Ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, şüphelinin Sevgi Yandık ve çocuğuyla birlikte parka yürüdüğü anlar saniye saniye kaydedildi. Eski eşi daha önce de bıçaklamış Kızının, eski eşi tarafından daha önce de 7 yerinden bıçakladığını kaydeden 60 yaşındaki anne Vildan Yandık, "Benim kızımın kolunda platin var, o yaptı. Kızımı 7 yerinden bıçakladı, 'barışma annem' dedim, barıştı. Barıştı ama çok kısa sürdü. Sonuçta dediğim çıktı ben yavrusuz, evlatları da annesiz kaldı. Ben ilk çocuğu doğum yaptığında 'bununla sen olamazsın, bu ilk çocuk bırak biz bakarız' dedim. Arkasında durdum. Sana bir kere yapan bir daha yapar dedim. O gece de benim ev temizliğinden geldi. Yatıyordu, yatağından kaldırdı. Seslerini duydum ama kalkamadım. Kandırdı kızımı, benim evimden gelip aldı" ifadelerini kullandı. "Ben adalet istiyorum, yüreğim yanıyor" Kızı Sevgi Yandık'ın eski eşinin evinde değil baba evinde kaldığını, çocukları babasız büyümesin diye de o gece eski eşiyle konuşmaya gittiğini söyleyen acılı anne, "Benim kızım 1 sene onun kanser hastası annesine baktı. Kızım işten geldiğinde ona harçlık veriyormuş, benim bundan yeni haberim oldu. Benim kızım onun kimsesi yok diye alınteri parasını veriyordu. Çocukları babasız büyümesin diye o gece onunla gitti. Ben adalet istiyorum, yüreğim yanıyor. Benim yüreğim yanarken ben o 3 çocuğa bakıyorum. Bu çocuklar bana kızımın emaneti, ben onlarda kızımı görüyorum" şeklinde konuştu. "Evliliklerinde sürekli kavga ediyorlardı" Kızının eski eşiyle 11 yıl önceki evliliklerinde şiddetli geçimsizlik bulunduğunu, kızının sürekli kendi evlerine geldiğini söyleyen baba Volkan Yandık, "Evlilikleri çok iyi geçmedi. Kızım onunla 11 sene evli kaldı ama hep kavga ediyorlardı, bana geliyordu kızım. Çocukları var diye biz hoşgörüde bulunduk. En sonunda kızımı kandırıp katletti. Daha önce kızımı 7 yerinden bıçakladı. Cezaevinde 6-7 ay yatıp çıktı. Kızımı ben göndermedim. 1 sene sonra barışmaya diye gelip kızımı katletti. Kızım da zaten kötü niyetli biri değildi. Namus davası diye konuşmuş ama bütün mahalleye sorabilirsiniz, kızımın öyle birşeyi yoktu. İlk bıçaklamasında da aynı şeyi söylemişti. Şimdi de aynı şeyi söylüyor ama öyle birşey yok" dedi. "Olay gecesi kızımdan para istemiş olabilir" Eski damadının madde bağımlısı olduğunu, olay gecesi ise kızının altını ve parası çalındığını söyleyen baba Volkan Yandık, "O madde bağımlısıydı. Bilmiyoruz belki kızımdan para istemiş olabilir. Altını vardı kızımın elinde o yok, paraları yok. Belki o esnada kızımdan para istedi, kızım vermeyince katletmiş olabilir. Bundan da şüpheleniyorum" şeklinde konuştu. 11 yıl önce evlenen ve bir süre sonra boşanan 3 çocuklu çiftten geriye ise düğün günü çekilmiş mutlu fotoğrafları ve 3 çocuk ile gözüyaşlı anne baba kaldı. İHA

İZMİR’DE KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ Haber

İZMİR’DE KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Şiddetle Mücadele Vakfı (HEGEM) arasında, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde insan hakları, şiddetle mücadele ve sosyal arabuluculuk alanlarında ortak projeler yürütülmesini amaçlayan bir protokol imzalandı. Protokolün tarafları; bilimsel ve sosyal faaliyetler, ulusal ve uluslararası sertifika programları, saha aktörlerinin yetiştirilmesi ve sosyal risk haritalarının hazırlanması gibi başlıklarda iş birliği yaparak, toplumsal farkındalığın artırılması ve etkin hizmet modellerinin geliştirilmesini hedeflemekte. Protokolün imzalanmasının ardından Denetimli Serbestlik Müdürlüğü konferans salonunda Kadınları ve Çocukları Koruma ve Yaşatma Derneği (KAÇOK) işbirliği ile "Mağdurun güçlendirilmesi ve adalete erişiminin sağlanması" temalı paneli gerçekleştirildi. Panelin açılış konuşmasından açıklamalarda bulunan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, "Gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı panelde sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğümüz, 2025 yılının ilk altı ayında kırılgan gruplara yönelik toplam 125 kişinin dosyasını açmıştır. Bu kişilerden 38’i ile mağdur odaklı vaka çalışması yapılmıştır. Bu veriler, bu alandaki çalışmalara verdiğimiz önemin ve ortaya koyduğumuz kararlılığın bir göstergesidir. Kadına karşı şiddetle mücadelede, çocukların korunmasında ve mağdura duyarlı adalet hizmetlerinin hayata geçirilmesinde bu tür çok paydaşlı toplantılar büyük önem taşımaktadır. Ayrıca mağdurların dış etkenlere, baskılara ve yönlendirmelere karşı yalnız bırakılmaması hedeflenmektedir. Takip ve destek mekanizmalarının görünür kılınması da amaçlanmaktadır. Bu buluşmanın yalnızca İzmir özelinde değil, ülke genelinde de iyi uygulamalara ilham vereceğine inanıyorum. Kurumlar arası koordinasyonu güçlendireceğini ve toplumsal farkındalığı artıracağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "ŞİDDETLE MÜCADELE, TEK BİR KURUMUN YA DA KURULUŞUN MESAFE KAT EDEBİLECEĞİ BİR ALAN DEĞİLDİR" Dokuz Eylül Üniversitesi ve Şiddetle Mücadele Vakfı ile imzalan protokole dair konuşan İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Çağlar Ertaş, "Bizler, ailenin temel taşı olan kadının güçlendirilmesini şiddetle mücadelede temel başlangıç noktası olarak görüyoruz. Şiddetle mücadele, tek bir kurumun ya da kuruluşun mesafe kat edebileceği bir alan değildir. Bu nedenle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olarak, devletimizin tüm birimleriyle, barolarla ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılacak ortak çalışmalarla koordinasyon kuruyoruz. Çalışmalarımızı teknolojik imkanlarla sürekli güncelleyerek, üniversitelerimizle iş birliği çerçevesinde akademik çalışmalarla faaliyetlerimizi güçlendiriyoruz. Böylece şiddetin her türlüsü ile mücadelemiz en etkin şekilde devam etmektedir ve edecektir. Bugün, birden fazla kez şiddet olaylarına maruz kalmış kadınlarla bir araya geldik. Şiddetle mücadelede etkin bir yol olan şiddet mağdurunun güçlendirilmesi, temel hedeflerimizden biridir. Şiddet mağdurunun bilinçlendirilmesi, kendilerine haklarının ve şiddetle mücadele yollarının anlatılması, şiddetin neden olduğu kişisel ve toplumsal yaraların onarılması, şiddet mağdurlarının sosyal ve ekonomik yönden desteklenmesi için tüm birimlerimizde gayretli bir çalışma içerisindeyiz. Bu çalışmalarımız hız kesmeden devam edecektir" diye ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.