#Kalkınma

- Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NİLÜFER'DE TOHUMLAR GELECEK İÇİN TAKAS EDİLDİ Haber

NİLÜFER'DE TOHUMLAR GELECEK İÇİN TAKAS EDİLDİ

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Tohum Takas Şenliği’nde yerel tohumlar toprakla buluşmak üzere vatandaşlarla paylaşıldı. Nilüfer Belediyesi, Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) ve Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Tohum Takas Şenliği, Halk Evi önünde gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği şenliğe Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Belediye Başkan yardımcıları, Meclis üyeleri, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve farklı şehirlerin yerel yönetim temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı. Şenlik, Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterisiyle başladı. Etkinlikte vatandaşlar, Nilüfer Belediyesi tarafından üretilen yerel tohumlardan oluşan paketleri alarak tohum takasına katıldı. "Tohum yaşamın ta kedisidir" Şenlikte konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yerel tohumların korunmasının hem tarımsal üretim hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekti. Tohumun yaşamın başlangıç noktası olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: "Tohum, yaşamın ta kendisidir. Tarımsal üretimin ilk halkasıdır. Bitki sağlığının, gıda güvencesinin ve güvenliğinin temelidir. Tohumsuz tarım olmaz, tarımsız hayat olmaz. Bu nedenle yerel tohumları korumak ve çoğaltmak, geleceğe bırakacağımız en değerli miraslardan biridir. Bundan 11 yıl önce küçük bir adımla yola çıktık. Yaklaşık 500 metrekarelik bir alanda birkaç çeşit yerel tohumla başladığımız bu yolculuk, bugün Ürünlü Mahallesi’nde yaklaşık 6 dekarlık kent bostanlarına dönüştü. Kent bostanlarımızda 70 parselde yüzlerce çeşit yerel tohumu üretiyor ve çoğaltıyoruz. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifimiz ile birlikte bu tohumları büyük bir özenle koruyor, çoğaltıyor ve yeniden toprakla buluşmasını sağlıyoruz. Bu çalışmalar yalnızca Nilüfer için değil, Türkiye’de yerel tohumların korunması açısından da önemli bir dayanışma hareketine dönüştü." Nilüfer’de başlayan bu hareketin İzmir’den Eskişehir’e, Edirne’den Çanakkale’ye, Kırklareli’nden Muğla’ya kadar pek çok kente ilham verdiğini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer’de ektiğimiz tohumlar Türkiye’nin dört bir yanında filizlenmeye devam ediyor" diyerek şöyle konuştu: "Bu yıl şenliğimizde 30 farklı yerel çeşitten 15 bin paket tohumu sizlerle buluşturuyoruz. Bakla, bezelye, biber, domates, fasulye, kavun, karpuz, patlıcan ve daha birçok yerel çeşit kendi kent bostanlarımızda üretildi ve çimlenme testlerinden geçirilerek toprakla buluşmaya hazır hale getirildi. Üstelik burada yalnızca tohum dağıtmıyoruz, aynı zamanda bir dayanışma zinciri kuruyoruz. Sizler bu tohumları ekip çoğaltacak, komşularınızla ve yakınlarınızla paylaşacaksınız. Böylece yerel tohumlarımız nesilden nesle aktarılmaya devam edecek. Tohum Takas Şenliği sadece bir tarım etkinliği değil; aynı zamanda doğayla kurduğumuz bağın, paylaşmanın ve dayanışmanın bir simgesidir. Bugün burada atölyeler, etkinlikler ve buluşmalarla hep birlikte doğanın bereketini kutluyoruz." Açılış konuşmalarında söz alan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ile Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kayın, geçmişin mirasını geleceğe aktaran, coğrafyamızın en değerli hazinesi olan tohumların geleceğe aktarılması adına bu etkinliğin çok önemli olduğunu belirttiler. Şenlik kapsamında vatandaşlar gün boyunca düzenlenen etkinliklere katıldı. Konserlerin yanı sıra Tohum Ekim Atölyesi, Tohum Topu Atölyesi, Atık Yağlardan Sabun Yapım Atölyesi ve Ağaç Kardeşliği Atölyesi gibi etkinlikler gerçekleştirildi. Vatandaşlar hem yerel tohumlarla buluştu hem de doğa dostu üretim konusunda bilgi edinme fırsatı buldu.

YASAKLI ÜRÜN TARLAYA GİRDİ: KENEVİR HASADI ÇİFTÇİYE YARADI Haber

YASAKLI ÜRÜN TARLAYA GİRDİ: KENEVİR HASADI ÇİFTÇİYE YARADI

150 dönümde ekim yapan üreticiler, kenevir ürün'ünün hem çiftçiye önemli bir gelir kapısı sağlayabileceğini hem de ülke ekonomisine katkı sunabileceğini belirtti. KENEViR, ALTERNATİF ÜRÜN OLARAK DİKKAT ÇEKİYOR Yüksek maliyetler nedeniyle alternatif ürün arayışına giren çiftçiler Ömer Olukçu ve Bektaş Keskin, İstanbul merkezli bir firmanın teklifi üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden izin alarak yaklaşık 150 dönümde endüstriyel kenevir ekimi gerçekleştirdi. 5 ay süren üretim sonunda ilk hasat yapıldı. Olukçu, "Kenevir doğa dostu bir ürün. Bir dönüm kenevir, yirmi dönüm ormanın ürettiği oksijeni sağlıyor" diyerek çevresel faydasına dikkat çekti. “TARIM OLMADAN KALKINMA OLMAZ” Kenevirin yalnızca tohum ve yağından değil, sapı ve lifinden de inşaat, sanayi ve gıda sektörlerinde faydalanıldığını belirten çiftçiler, bu alanda uygun altyapı oluşturulması durumunda Türkiye’nin önemli bir üretici olabileceğini söyledi. Olukçu, "Tarım olmadan bir ülke kalkınamaz. Türkiye bir tarım ülkesidir ve tarımı güçlendirmek şarttır" dedi. MAKİNELEŞMEDE SORUNLAR VAR Üretici Bektaş Keskin, hasat döneminde makineleşme eksikliğine dikkat çekerek, "Kuru alanlarda makine tohum zayiatına neden oldu, yaş alanları elle hasat ettik" dedi. Dönüm başına 130-150 kilogram arası verim aldıklarını, üretimi tohum amacıyla yaptıklarını ifade etti. KENEVİRİN YÜZLERCE KULLANIM ALANI VAR Keskin ayrıca, "Kenevirin sapı tuğla ve silah sanayisinde kullanılıyor. Tozu baharat olarak değerlendiriliyor. Çikolatası, barı, kahvesi bile yapılıyor." diyerek ürünün geniş bir yelpazede ekonomik değer sunduğunu belirtti. YENİ BAŞLAYACAKLARA ÇAĞRI: “SÖZLEŞMESİZ EKİM YAPMAYIN” Keskin, kenevir ekmek isteyen üreticilere şu tavsiyelerde bulundu: "Deneme amaçlı, küçük alanda ekim yapın. İl Tarım Müdürlüğü, alıcı firma olmadan izin vermiyor. Sözleşme yapıldıktan sonra Valilik, İl Tarım Müdürlüğü ve jandarmadan onay alınarak ekim yapılabiliyor. Biz tecrübemizle yardımcı olmaya hazırız."

İZMİR’DE TARIM GIDA KOMİSYONU İLK TOPLANTISINI YAPTI Haber

İZMİR’DE TARIM GIDA KOMİSYONU İLK TOPLANTISINI YAPTI

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmir’in gelecek vizyonunu inşa edecek ve sorunların bilimin ışığında çözülmesini sağlayacak çalışma grupları içinde yer alan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu, ilk toplantısını yaptı. İzmir Planlama Ajansı (İZPA) kolaylaştırıcılığında ve Ulusal Tarım Gıda Birliği (UTGB) katılımıyla ilk buluşmasını “Kırsal Kalkınmada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Temel Hedefleri” başlığıyla düzenledi. Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İZPA Başkanı Prof.Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin komisyonda yer alan daire başkanları, İZTARIM AŞ yönetimi, UTGB içinden akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri, çiftçiler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. “GENÇLER SAĞLIKSIZ BESLENİYOR” Toplantıda konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, değişen iklim koşullarına, tarım alanında ortaya çıkacak sıkıntılara dikkat çekerek “Nasıl besleneceğiz? Sağlıklı ürünler üretilmesi, bunların insanlara sağlıklı bir şekilde ulaşması ile ilgili ciddi bir sorunla yüz yüzeyiz. Şu anda gençler sağlıksız besleniyor. Gıda güvenliğini, beslenmenin olması gereken asgari şartlarını konuşan dahi yok. İzmir’de insanlar sağlıklı olmazsa bizim şehir olarak bir şeyleri başarmamız mümkün değil. Ondan sonra yaptığımız yolların, parkların, kültür merkezlerinin hiçbir anlamı kalmıyor. İnsanların sağlıklı ve mutlu olmasına ihtiyacımız var” şeklinde konuştu. “SEYİRCİ KALIRSAK EĞER GELECEK KÖTÜ OLACAK” İklim krizinin etkileri, doğru tarım politikaları, gıda güvenliği gibi birçok konunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Tugay, “Mevcut su kaynaklarını daha verimli kullanmamız lazım. İsrafı önlememiz lazım. Ne oldu da su şimdi kayboldu? Tarımı, gıdayı sudan da iklim şartlarından da ayıramazsınız. Daha önemli bir boyutuyla sosyal yapıdan da ayıramazsınız. Köylere gittiğimizde genç görmüyoruz. Bu konuda biz kendimizi sorumlu hissediyoruz. Diyoruz ki burası bizim şehrimiz. Buna seyirci kalırsak eğer gelecek kötü olacak. Sizlerle beraber bu konular üzerinde çalışırsak doğru yaptığımızdan emin oluruz. Bu işin samimiyetinden şüpheniz olmasın. Sorun öylesine büyük ve önemli ki benzer hataları yaparsak sonucu ağır olacak” dedi. “BU ŞEHRİN BİR KANAATE İHTİYACI VAR” Başkan Tugay, kolektif çalışma bilincine dikkat çekerek “Belediye başkanlarının zincirin halkaları gibi aynı doğrultuda çalışması için bu şehrin bir kanaate ihtiyacı var. Neyin doğru olduğuna dair bütünsel, çok disiplinli bir katılımcı yapıya ihtiyaç var. Bu şehrin bir tarım ve gıda konseyi olmalı. O tarım ve gıda konseyi, buraya kim belediye başkanı olursa olsun onu karşısına almalı ve demeli ki; ‘Cemil Tugay bu projeyi başlattı, bunun devamında yapılması gereken doğru şey budur’. Böyle bir anlayışı ortaya koyabilirsek, emekler boşa gitmez” ifadelerini kullandı. “BU ÇALIŞMANIN RÖNESANS GİBİ BİR ŞEY OLMASI LAZIM” Başkan Tugay konuşmalarını şu ifadelerle sürdürdü: “Zamanla yarışıyoruz. Üç ya da beş sene içerisinde çok ağır gıda krizlerinin, çevresel krizlerin olacağını görüyoruz. Çok değil. Bu süre içerisinde bir aşama kaydetmemiz, kendimize de yol haritası çizmemiz, aşama aşama uygulamamız lazım. Bunu da sadece günlük politik hesapları olan insanların eline bırakamayacak kadar kötü bir durum yaşıyoruz. O nedenle gerçekten biraz birbirimize tutunmaya, inanmaya, destek olmaya ihtiyacımız var. Hep beraber farkındalıkla, ortak akılla yol çizme ve o yolu kararlılıkla yürümemiz lazım. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi adına size söz veriyorum; belediye bu çalışmanın çok uyumlu bir paydaşı olacak. Bu çalışmanın Rönesans gibi bir şey olması lazım.” VELİBEYOĞLU: YÜZDE YÜZ UYUMLU Bu çalışmaların İzmir’in geleceğine ışık tutacak 2074 vizyonunun önemli bir adımı olduğunu ifade eden İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, “Gelecek vizyonuyla ilgili geçen yıl 8 Kasım’da İzmir Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi sürecini başlattık. Önümüzdeki yıl nisan ayında da tamamlayacağız. Bu yaptığımız toplantıların her birini köşe taşı gibi düşünmemiz gerekiyor. Bizim plan teknik analiz çalışmalarında belirlemiş olduğumuz temel sektörler var. Bunlardan birisi tarım, diğeri turizm. Başkanımız turizmle ilgili de koordinasyon konseyi kurdu. İki toplantı yapıldı turizmle ilgili. Şimdi de sizlerle toplantı yapıyoruz. Hem tarımda hem turizmde katılımcı yapılar oluşmaya başladı. Biz buna daha sonra konut, sanayi ve ticaret” ile devam edeceğiz. Velibeyoğlu, tüm yaklaşımların temelinde kentte iyi olma halini destekleme düşüncesinin olduğunu da belirtti. KURUCU: BÜYÜKŞEHİR’İN KIRSAL KALKINMADA DÖRT ANA HEDEFİ var “Kırsal Kalkınmada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Temel Hedefleri” adıyla sunum yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Yaptığımız çalışmalarla İzmir’in kırsalını inceledik. Türkiye’deki kırsal mahallelerin yüzde 3,7’si İzmir’de yer alıyor. Temel hedeflerimizden birisi kırsaldaki genç nüfusu bu alanda tutmak. Ama maalesef İzmir’deki kırsal mahallelerde yaşayanların yüzde 20’si 65 yaş üzeri. Günümüze kadar kendiliğinden oluşan ihtisaslaşmış ürün bölgelerini ilçeler detayında çıkardık. Bunu ileride mahalle bazlı yapmayı planlıyoruz. İhtisas üretim alanlarının belirlenmesi üreticiye doğru desteklemeler yapabilmek için önemli bir çalışmaydı. Kırsal kalkınmada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin temel hedefleri var. Bunlar dört çatı altında yer alıyor. Altında pek çok alt hedef var. Birincisi sürdürülebilir tarım, kesintisiz gıda üretimi ve gıdaya ulaşabilme. İkincisi kırsalda yaşayan genç nüfusun yerinde istihdamı. Üçüncüsü gıda sağlığı garantisi. Dördüncüsü ise kırsalda gelişmişliğin dengelenmesi. Öncelikli projelerimiz var. Tüm tarımın hayvancılık dahil bir fotoğrafını çıkarmak istiyoruz. Sonra çiftçide işletme analizleri yapıp destekleri ona göre vereceğiz. Kooperatifçilikle ilgili eğitimler vereceğiz. Su kaynakları, sulama ve çevresel izleme sistemleri oluşturmak istiyoruz. Biz bunları yapabilmek için önce kendimizde kurumsal yapıyı tekrar kurguladık ve çalışma grubu oluşturduk. Sizlerin de desteğiyle bu önerilerimizi hep birlikte gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. UYSAL: MAKRO POLİTİKALARDAN BAĞIMSIZ DEĞİL Ulusal Tarım Gıda Birliği’nin yol haritası ve amacı hakkında sunum yapan Prof. Dr. Yaşar Uysal ise, “Tarımla, gıdayla, çevreyle ilgili sorunların çözümü, makro politikalardan, sektörel politikalardan, bölgesel politikalardan bağımsız değil. Sadece üreticiyi, ticaret kesimini baz alırsak olmaz, sadece sanayicileri alırsak da olmaz. Türkiye’de tarımın, gıdanın ve çevrenin içinde bulunduğu sorunların tek boyutlu bakış açısıyla çözülmesi mümkün değil. Biz diyoruz ki, tarımın ilgili tüm taraflarının bir araya gelmesi suretiyle tarımsal kaynakların korunmasını sağlamak, doğa ve ekolojik dengenin korunmasını sağlamak ama bunların sonucunda da gıda egemenliği ve gıda güvenliğini sağlamak önemli. Tabii ki maliyet kadar getiriyi de adil şekilde paylaşmak için çabalıyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.