#Kalp Krizi

- Kalp Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalp Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KALP KRİZİ İÇİN GELDİ, KANSER OLDUĞUNU ÖĞRENDİ Haber

KALP KRİZİ İÇİN GELDİ, KANSER OLDUĞUNU ÖĞRENDİ

Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde yaşayan 79 yaşındaki emekli astsubay Recep Yayın, geçirdiği kalp krizinin ardından kaldırıldığı hastanede hem ciddi kalp damar hastalığı hem de kalın bağırsak kanseri teşhisi aldı. İzmir'de gerçekleştirilen tek seanslık operasyonla hem bypass ameliyatı hem de tümörün alınması başarıyla gerçekleştirildi. Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde tarımla uğraşan Recep Yayın, uzun süredir yaşadığı halsizlik, ateş ve sindirim sistemi şikayetlerinin ardından aniden gelişen kalp krizi nedeniyle hastaneye başvurdu. Yapılan ilk incelemelerde koroner damarlarındaki darlık nedeniyle stent tedavisinin uygun olmadığı belirlenirken, ayrıntılı tetkiklerde kalın bağırsağını büyük ölçüde tıkayan tümör tespit edildi. Hayati risk taşıyan iki farklı sağlık sorununun aynı anda cerrahi müdahale gerektirmesi üzerine hasta, Medicana International İzmir Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı. KALP MUAYENESİ SIRASINDA KANSER TEŞHİSİ KONULDU Uzun süredir kasık bölgesindeki kitle, idrar yapmada güçlük ve hareket kısıtlılığı yaşadığını belirten Recep Yayın, yaşadığı şikayetleri başlangıçta prostat kaynaklı sandığını söyledi. Göğsünde hissettiği şiddetli yanma nedeniyle hastaneye başvurduğunu ifade eden Yayın, yapılan anjiyoda damar yapısının stent uygulamasına uygun olmadığının belirlendiğini, İzmir'de yapılan kapsamlı kontroller sırasında ise kalın bağırsak kanserinin tesadüfen ortaya çıktığını dile getirdi. İKİ AMELİYAT TEK SEANSTA GERÇEKLEŞTİRİLDİ Operasyonu gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Suat Büket, hastanın koroner damar yapısının cerrahi müdahaleyi zorunlu kıldığını belirterek, ameliyat öncesinde kanserin vücudun başka bölgelerine yayılıp yayılmadığının ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Varlık Erol ise kalın bağırsaktaki tümörün bağırsağı neredeyse tamamen tıkadığını belirterek, multidisipliner konsey kararı doğrultusunda iki cerrahi ekibin aynı seansta operasyon gerçekleştirdiğini ifade etti. Kalp cerrahisinin tamamlanmasının ardından genel cerrahi ekibi tümörlü bağırsak bölümünü çıkarırken, bağırsak uçları yeniden birleştirildi ve hastaya stoma (torba) açılmasına ihtiyaç duyulmadı. Başarıyla tamamlanan operasyonun ardından tedavi süreci sorunsuz ilerleyen 79 yaşındaki Recep Yayın'ın taburcu edildiği bildirildi.

GENÇ YAŞTA ANİ KALP KRİZLERİNE DİKKAT Haber

GENÇ YAŞTA ANİ KALP KRİZLERİNE DİKKAT

Son yıllarda özellikle genç yaşlarda yaşanan ani kalp ölümleri toplumda endişeye sevk ettiğini belirten uzmanlar, herhangi bir sağlık sorunu olmadığı düşünülen genç bireylerde görülen ani ölümler, bu durumun nedenlerini ve alınabilecek önlemleri yeniden gündeme taşıdı. Nev Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, genç yaşta ani kalp ölümlerinin sebeple ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler verdi. Ani kalp ölümünün tıbbi literatürde belirli kriterlerle tanımlandığını belirten Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Olaya tanık olunan vakalarda belirtilerin başlamasından itibaren 1 saat içinde, olayın tanığı olmadığı durumlarda ise kişinin hayatta son görülmesinden sonraki 24 saat içinde meydana gelen kalp kaynaklı doğal ölümler ani kalp ölümü olarak tanımlanır. Her yaş grubunda görülebilen bu durumun sıklığı yaş ilerledikçe artmaktadır" dedi. Ani kalp ölümünün görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Özkeçeci, bebeklik ve çocukluk döneminde 100 bin kişide yaklaşık 1 vaka görülürken, bu oranın orta yaş grubunda 100 bin kişide 50 vakaya, 80’li yaşlarda ise 100 bin kişide 200 vakaya kadar ulaştığını söyledi. 40 yaşın üzerindeki bireylerde ani kalp ölümünün en sık nedeninin kalp krizi ve kalp damar hastalıkları olduğunu belirten Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Genç yaştaki ani ölümlerin arkasında ise genellikle ritim bozuklukları yer alır. Bu ölümcül ritim bozukluklarının kaynağı genellikle genetik geçişli kalp hastalıklarıdır" diye konuştu. Genetik geçişli kalp hastalıklarının bazı durumlarda yapısal bozukluklara yol açtığını belirten Özkeçeci, "Yapısal bozukluklar kalbin içerisinde veya kalpten çıkarken kan akışında bozukluklara neden olabilir. Yapısal olmayan hastalıklar ise kalbin elektriksel sistemindeki kusurları içerir. Bu durum kararsız ve tehlikeli ritim bozukluklarına neden olabilir" ifadelerini kullandı. Ani kalp ölümlerinin yalnızca genetik nedenlerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Dışarıdan alınan bazı hormonlar, ilaçlar ve suistimal edilen maddeler de ani kalp ölümüne neden olabilir. Performans artırma veya kas kütlesini artırma amacıyla yüksek dozda ya da uzun süreli anabolik androjenik steroid kullanımı, kalp kasında kalınlaşmaya yol açarak ani kalp ölümüne neden olabilir" dedi. Altta yatan kalp hastalığı bulunan kişilerde bazı ilaçların ve maddelerin riski artırabileceğini belirten Özkeçeci, sinir sistemini uyaran ilaçlar, ritim bozukluğu ilaçları, bazı antibiyotikler, antipsikotikler, antidepresanlar, anestezik maddeler, alkol ve kokain kullanımının da risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Ani kalp ölümünün geneli beklenmedik şekilde ortaya çıktığını ancak öncesinde bazı belirtiler verebildiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Özellikle spor veya koşu gibi efor gerektiren aktiviteler sırasında ya da ani heyecan ve korku anlarında yaşanan açıklanamayan bayılmalar, göğüste sebepsiz sıkışma ve baskı hissi, aniden başlayan çarpıntılar ve nedensiz göz kararmaları dikkatle değerlendirilmelidir" diye konuştu. Aile geçmişinin büyük önem taşıdığını belirten Özkeçeci, "Ailede özellikle 50 yaşın altında nedeni açıklanamayan ani ölüm, erken yaşta kalp krizi, boğulma veya bayılmaya bağlı olabilecek açıklanamayan trafik kazası öyküsü bulunan gençler birinci derece risk altındadır" şeklinde konuştu. Risk altındaki bireylerde yapılacak tetkiklerin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Elektrokardiyografi (EKG), Ekokardiyografi (EKO) gibi tetkikler ve gerekli durumlarda yapılacak genetik tarama testleri hayat kurtarıcı olabilir. Ayrıca profesyonel ya da amatör olarak spora başlayacak her gencin ve yoğun efor sarf eden bireylerin mutlaka rutin kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerekir" dedi. Ani kalp ölümü vakalarıyla her zaman ve her yerde karşılaşılabileceğini belirten Özkeçeci, ilk birkaç dakikada yapılacak doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Toplumda temel yaşam desteği eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Gençlerde ani kalp ölümlerini önlemenin en güçlü yolu belirtileri tanımak, genetik mirasımızı bilmek ve kalbimizi modern tıbbın koruyucu şemsiyesi altına almaktır" dedi.

DURUŞMADA KALBİNE YENİLEN SAVCI, GÖZYAŞLARI İLE UĞURLANDI Haber

DURUŞMADA KALBİNE YENİLEN SAVCI, GÖZYAŞLARI İLE UĞURLANDI

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde duruşmada geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Cumhuriyet Savcısı Ayhan Uyumaz için Gebze Adliyesi'nde tören düzenlendi. Evli ve 3 çocuk babası olan Uyumaz'ın cenazesi, törenin ardından Bursa'ya uğurlandı. Dün, Gebze Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma esnasında fenalaşarak hastaneye kaldırılan ve doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Ayhan Uyumaz (49) için görev yaptığı adliye binası önünde tören düzenlendi. "Daima hatıralarımızda yaşayacaktır" Törende konuşan Gebze Cumhuriyet Başsavcısı Metin Uslu, görevi başında adalet hizmetini yerine getirirken hayatını kaybeden Cumhuriyet Savcısı Ayhan Uyumaz'ı uğurlamanın derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti. Ölümün her insan için kaçınılmaz bir hakikat olduğunu ancak bazı ayrılıkların gönüllerde daha derin izler bıraktığını ifade eden Uslu, "Mesleğine, devletine, milletine hizmet ederken ebediyete intikal eden meslektaşımızın vefatı hepimizi derinden sarsmış ve büyük bir üzüntüye sevk etmiştir. Merhum savcımız, görevi boyunca hukukun üstünlüğüne bağlı, adalet duygusu, çalışkanlığı ve meslek ahlakıyla çevresinde saygı görmüş; görevini büyük bir özveri ve sorumluluk bilinciyle yerine getirmiştir. Kendisi yalnızca başarılı bir hukukçu değil, aynı zamanda iyi bir insan, kıymetli bir çalışma arkadaşı ve güvenilir bir dosttu. Adalet teşkilatı olarak bizler omuzlarımızdaki emaneti hakkıyla taşımaya çalışan insanların oluşturduğu büyük bir aileyiz. Bugün bu aile değerli bir ferdini kaybetmenin hüznünü yaşıyor. Onun çalışma azmi, dürüstlüğü, görevine olan sadakati daima hatırlarımızda yaşayacaktır" ifadesini kullandı. Edilen duaların ve helallik alınmasının ardından evli ve 3 çocuk babası olan Uyumaz'ın cenazesi, defnedilmek üzere Bursa'ya uğurlandı. Törene; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Gebze Cumhuriyet Başsavcısı Metin Uslu, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Gebze Belediye Başkanı Yardımcısı Mahmut Yandık, Gebze Müftüsü Selçuk Kılıçbay, adliye personeli ve Uyumaz'ın meslektaşları ile eşi Havva Uyumaz, çocukları ve ailesi katıldı.

DOKUZ KEZ ÖLÜMDEN DÖNDÜ MEZARINI KAZMAYA BAŞLADI Haber

DOKUZ KEZ ÖLÜMDEN DÖNDÜ MEZARINI KAZMAYA BAŞLADI

Karabük’ün Safranbolu ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Miraç Erol, hayatı boyunca atlattığı çok sayıda ölümcül olayın ardından dikkat çeken bir karar alarak kendi mezarını kazmaya başladı. Erol, "dokuz canımı tükettim" diyerek mezarını kendi elleriyle hazırladığını söyledi. İstanbul’da uzun yıllar özel sektörde çalıştıktan sonra emekli olan ve 2017 yılında memleketi Safranbolu’ya bağlı Kuzyakaköseler köyüne yerleşen 2 çocuk babası Erol’un yaşamı, geçirdiği kazalar ve sağlık sorunlarıyla şekillendi. ÖLÜMLE DEFALARCA BURUN BURUNA GELDİ Erol’un ölümle mücadelesi 2000 yılında geçirdiği ağır trafik kazasıyla başladı. Uzun süren tedavi sürecinin ardından yeniden hayata dönen Erol, 2005 yılında geçirdiği ikinci kazada belini kırarak yaklaşık 1 yıl yatağa bağımlı kaldı. 2015 yılında üçüncü kez trafik kazası geçiren Erol, bu olayın ardından emekli olarak köyüne yerleşti. Ancak yaşadığı zorluklar bununla sınırlı kalmadı. Doğa yürüyüşü sırasında ayı saldırısına uğrayıp uçurumdan düşmesine rağmen hayatta kalan Erol, 2025 yılında da peş peşe üç kez kalp krizi geçirdi. Son olarak birer hafta arayla iki kez arı sokması sonucu komaya giren Erol, tedavi sonrası yeniden sağlığına kavuştu. “KEDİ GİBİ DOKUZ CANIM VARMIŞ” Yaşadığı olayları “dokuz canlı kedi” benzetmesiyle anlatan Erol, aldığı kararı şu sözlerle ifade etti: "Kedi misali dokuz can derler ya, ben de hesapladım. Dokuz canımı da son arı sokmasıyla vermiş oldum. Buna istinaden mezarımı kazmaya karar verdim" Erol, sağlık sorunları nedeniyle mezar kazma işlemini yavaş yavaş sürdürdüğünü belirterek, ilerleyen süreçte mezar taşını da hazırlamayı düşündüğünü dile getirdi. “İÇİMDEN GELDİ, YAPTIM” Kararının çevresinde ilk başta şaşkınlıkla karşılandığını belirten Erol, "İlk başta ‘neden böyle bir şey yaptın’ dediler. Ben de yaşadıklarımı anlattım. Eşim bir süre sonra normal karşıladı. Komşularım ise ‘daha gençsin’ dedi ama bu benim içimden geldi" ifadelerini kullandı. Ayı saldırısını da anlatan Erol, uçurumdan düşmesine rağmen hayatta kalmasının en büyük şansı olduğunu belirterek, "Ayı peşimden gelseydi beni parçalayabilirdi" dedi. Erol’un sıra dışı kararı, köyde ve çevrede ilgiyle karşılanırken, yaşadığı olaylar ise “ölümden dönen adam” olarak anılmasına neden oldu.

BURSA'DA ALMAN ANNESİNDEN KAÇIRILAN ÇOCUK: BENİM ADIM AHMET Haber

BURSA'DA ALMAN ANNESİNDEN KAÇIRILAN ÇOCUK: BENİM ADIM AHMET

Bursa’da yıllar sonra harabe bir evde bulunan 8 yaşındaki çocuğa ilişkin olayın detayları ortaya çıkmaya devam ediyor. Alman annesine verilmemesi için babası tarafından yıllarca gizlendiği öne sürülen küçük çocuğun, bulunduğunda polislere söylediği ilk sözün “Benim adım Ahmet” olduğu öğrenildi. İddiaya göre Mustafakemalpaşa’da yaşayan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya’da Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında bir erkek çocuk'ları dünyaya geldi. Bir süre sonra Umut K., Alman sevgilisi ve oğluyla birlikte Bursa’ya döndü. Burada çocuğunu Türkiye’de ve Müslüman olarak büyütmek istediğini söyleyen baba ile anne arasında anlaşmazlık yaşandı. ÇOCUĞUNU ANNESİNE VERMEDİ İddiaya göre Umut K., Alman sevgilisinden ayrılmak isteyince oğlunu annesi Hanife S. aracılığıyla yakınlarının yanına gönderdi. Rebecca S.’ye ise çocuğun kaybolduğu söylendi. Bunun üzerine Alman anne polise giderek şikayetçi oldu. Yapılan aramalara rağmen küçük çocuk bulunamayınca kadın ülkesine dönmek zorunda kaldı. BABA KALP KRİZİNDEN ÖLDÜ Süreç içinde hakkında soruşturma bulunan Umut K.’nın ağır kalp hastası olduğu, ancak yakalanmamak için 5 yıl boyunca hastaneye gitmediği öne sürüldü. Umut K.’nın yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Yakın çevresinin iddiasına göre baba, ölmeden önce ailesine oğlunun adının Ahmet olarak kalmasını ve Müslüman olarak büyütülmesini vasiyet etti. POLİS BASKINIYLA BULUNDU Alman annenin şikayeti sonrası açılan davada babaannenin duruşmalara katılmaması üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Takibe alınan babaanne Hanife S.’nin torununu akrabalarının evinden alıp “dam” diye tabir edilen köy evine götürdüğü tespit edildi. Bunun üzerine eve operasyon düzenlendi. Küçük çocuk babaannesinden alınarak polis merkezine götürüldü. Daha sonra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilen çocuk devlet korumasına alındı. Babaanne Hanife S. ile akrabaları Recai M. tutuklandı. İSMİNİ AHMET OLARAK BİLİYOR Yakınlarının yıllardır çocuğa Ahmet diye hitap ettiği, bu nedenle Nazar ismine tepki vermediği öğrenildi. Yetkililere göre çocuğa ismi sorulduğunda verdiği cevap, “Benim adım Ahmet” oldu. KARARI DNA TESTİ VE UZMAN RAPORLARI BELİRLEYECEK Çocuğun biyolojik annesinin Rebecca S. olup olmadığının DNA testiyle netleşeceği bildirildi. Test sonucunun ardından mahkeme; Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün hazırlayacağı raporlar, uzman ve pedagog değerlendirmeleri ile çocuğun üstün yararını dikkate alarak karar verecek. Küçük çocuğun annesine teslim edilip edilmeyeceği ya da Türkiye’de kalıp kalmayacağına ilişkin süreç, hem adli inceleme hem de uzman görüşleri doğrultusunda netleşecek.

ÖLÜM ÇAY MOLASINDA YAKALADI: O ANLAR KAMERADA Haber

ÖLÜM ÇAY MOLASINDA YAKALADI: O ANLAR KAMERADA

https://www.gazeteciniz.com/yasam’nın Manavgat ilçesinde bir ekmek fırınında çalışan 51 yaşındaki Mustafa Çelik, çay molası sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Talihsiz anlar iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay, Manavgat’taki bir ekmek fırınında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre paketleme elemanı olarak çalışan Mustafa Çelik, dinlenmek için elinde çay bardağıyla dışarı çıktı. Yakacak olarak kullanılan fındık kabuklarının bulunduğu bir çuvalın üzerine oturan Çelik, kısa süre sonra fenalaştı. KALP KRİZİ GEÇİRDİĞİ AN KAMERADA Güvenlik kamerası görüntülerinde, Çelik’in çuvalın üzerine oturduktan kısa süre sonra elini yüzüne götürdüğü ve ardından yere yığıldığı görüldü. O sırada yakınında bulunan çalışma arkadaşlarının durumu fark etmediği, fırına dönen bir dağıtım görevlisinin olayı fark ederek yardım çağırdığı öğrenildi. TÜM MÜDAHALELERE RAĞMEN KURTARILAMADI Olayı fark eden çalışma arkadaşları Mustafa Çelik’e ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. İhbar üzerine kısa sürede gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, Çelik’e kalp masajı yaparak ambulansa aldı. Yaklaşık 15 dakika boyunca ambulansta müdahale edilen Çelik, kaldırıldığı Manavgat Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Mustafa Çelik’in bilinen bir kalp rahatsızlığının bulunmadığı, yalnızca diş tedavisi gördüğü ve ağzında geçici diş bulunduğu öğrenildi. Cumhuriyet savcısı ve adli tabibin incelemelerinin ardından cenazesi Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderilen Çelik, Ulukapı Mahallesi’nde toprağa verildi. “ÇUVALLAR NEDENİYLE FARK EDEMEDİK” Çalışma arkadaşlarından Ahmet Türkmen, olayı şöyle anlattı: “Ekmek dağıtımından dönen arkadaşımız bağırınca dışarı çıktık. Mustafa’nın çuvalın üzerinde yığılmış halde olduğunu gördüm. Hemen müdahale ettik, bir arkadaşımız kalp masajı yaptı ama geri dönmedi.” Bir diğer çalışan Bülent Karcılar ise, “Ne olduğunu anlayamadık. Hemen müdahale ettik, dilini çıkarmaya çalıştım. Ambulans kısa sürede geldi ama yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.