#Kamuoyu

- Kamuoyu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamuoyu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BEŞİKTAŞ'TAKİ ÇATIŞMADA POLİSLE DALGA GEÇENLERE SORUŞTURMA Haber

BEŞİKTAŞ'TAKİ ÇATIŞMADA POLİSLE DALGA GEÇENLERE SORUŞTURMA

İstanbul Beşiktaş’ta İsrail Konsolosluğu önünde yaşanan çatışma sırasında polisle alay eden kişilere yönelik soruşturma başlatıldı. BAŞSAVCILIK HAREKETE GEÇTİ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, olay anına ait görüntülerde emniyet güçlerine yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanan şahısların tespit edildiği bildirildi. "POLİSİN CİDDİYETİ KÜÇÜMSENDİ" Açıklamada, şüphelilerin görev başındaki polislere yönelik "Sen sağ bek, ben sol bek" şeklinde ifadeler kullandığı belirtilerek, bu sözlerin kamuoyu nezdinde emniyet güçlerini itibarsızlaştırmaya yönelik olduğu vurgulandı. TERÖR SALDIRISI SIRASINDA YAŞANDI Söz konusu ifadelerin, aktif güvenlik tehdidinin sürdüğü ve polis ekiplerinin hayatlarını riske atarak görev yaptığı bir anda sarf edildiğine dikkat çekildi. Yetkililer, bu durumun kamu vicdanını zedelediğini ifade etti. SUÇLAMALAR: TCK 216 VE 301 Başsavcılık, olayla ilgili: “Devletin emniyet teşkilatını alenen aşağılama”“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlarından re’sen soruşturma başlatıldığını açıkladı. ŞÜPHELİLER ARANIYOR Açıklamada, şüpheli kişilerin kimliklerinin tespit edilmesi ve yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtilerek, "Gerekli tüm adli işlemler kararlılıkla yürütülecektir" denildi. SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR Yetkililer, kamu düzenini zedeleyen bu tür eylemlere karşı hukuki sürecin titizlikle sürdürüleceğini vurguladı.

İRAN’DAN AVUSTRALYA’YA SIĞINAN 5 KADINA “GERİ DÖNÜN” ÇAĞRISI Haber

İRAN’DAN AVUSTRALYA’YA SIĞINAN 5 KADINA “GERİ DÖNÜN” ÇAĞRISI

Yapılan açıklamada Avustralya'ya sığınan 5 kadın futbolcunun “duygusal dengesizlik” altında hareket ettikleri öne sürülerek, “huzur ve güven içinde vatanlarına dönebilecekleri” ifade edildi. Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke, Asya Kupası elemeleri kapsamında ülkede bulunan İran milli kadın futbol takımının 5 oyuncusuna Avustralya tarafından sığınma hakkı tanındığını açıklamıştı. Bu gelişmenin ardından İran’dan söz konusu futbolculara geri dönme çağrısı geldi. İran Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, futbolcuların “düşman komplolarının etkisi altında kaldıkları” iddia edilerek, şu ifadeler kullanıldı: “Bu toprakların evlatları olan kadın futbol takımımızın bazı üyeleri, düşmanların kışkırttığı duygusal dengesizlik altında hareket etti. İran İslam Cumhuriyeti yetkililerinin ve halkının sevgi dolu yaklaşımıyla bu değerli bireyler barış ve güven içinde vatanlarına dönmeye davet edilmektedir.” MİLLİ MARŞI SÖYLEMEDİKLERİ İÇİN “HAİN” İLAN EDİLMİŞLERDİ İran milli kadın futbol takımı oyuncuları, 2 Mart’ta Güney Kore ile oynanan maç öncesinde milli marşı söylemedikleri gerekçesiyle İran devlet televizyonu tarafından “hain” olarak nitelendirilmişti. Üç gün sonra Avustralya ile oynanan ikinci maç öncesinde ise takım oyuncuları milli marşı söylemiş ve selam vermişti. İran takımı daha sonra Filipinler’e 2-0 yenilerek turnuvadan elenmişti. Futbolcuların İran’a geri gönderilmeleri halinde kötü muameleye maruz kalabilecekleri endişesiyle uluslararası kamuoyu Avustralya hükümetine sığınma hakkı verilmesi yönünde çağrıda bulunmuştu. Avustralya Dışişleri ve Ticaret Bakan Yardımcısı Matt Thistlethwaite ise hükümetin “gizlilik nedeniyle bireysel vakalara ilişkin detay paylaşamayacağını” belirtmişti. TRUMP DA ÇAĞRI YAPMIŞTI ABD Başkanı Donald Trump da Avustralya’ya İran milli kadın futbol takımı oyuncularına iltica hakkı tanınması çağrısında bulunmuştu. Trump, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile bu konuyu görüştüğünü belirterek bazı futbolcuların durumunun çözüldüğünü, diğerlerinin ise süreçlerinin devam ettiğini ifade etmişti. İranlı futbolcuların bir kısmının ise ailelerinin güvenliği nedeniyle ülkelerine dönmeyi düşündükleri belirtiliyor.

İZMİR KÖRFEZİ’NDE YENİDEN KİRLİLİK TESPİT EDİLDİ Haber

İZMİR KÖRFEZİ’NDE YENİDEN KİRLİLİK TESPİT EDİLDİ

İzmir Körfezi’nde sabah saatlerinde dron destekli denetimlerde deniz kirliliği tespit edildi. İlk incelemelerde kirliliğin bölgede bulunan özel bir tersaneden kaynaklanmış olabileceği değerlendiriliyor. İzmir Körfezi’nde sabah saatlerinde bir kez daha deniz kirliliği tespit edildi. İZDENİZ Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen dron destekli denetimlerde Körfez’de yoğun kirlilik görüntülendi. DRON DENETİMLERİNDE ORTAYA ÇIKTI Edinilen bilgilere göre saat 09.30 sıralarında yapılan denetimlerde Kent Ormanı ile İzmir Marina ve Göztepe iskeleleri arasında denizde yoğun kirlilik oluştuğu belirlendi. Yapılan ilk incelemelerde kirliliğin bölgede bulunan özel bir tersaneden kaynaklanmış olabileceğine ilişkin görüntüler kayıt altına alındı. KASIM AYINDAN BU YANA 7. KEZ Yetkililer, Körfez’de tespit edilen benzer kirlilik olaylarının geçtiğimiz Kasım ayından bu yana 7. kez yaşandığını belirtti. BELEDİYEDEN AÇIKLAMA İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Körfez’in etkin kullanımı için çeşitli projelerin sürdüğü, özellikle İzmir Marina ve su sporlarının yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bölgede denizin kirletilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. İLGİLİ KURUMLARA BİLDİRİLDİ Tespit edilen kirliliğe ilişkin görüntülerin ve raporların ilgili kurumlarla paylaşıldığı, konunun yakından takip edileceği ve gelişmelerin kamuoyu ile paylaşılacağı bildirildi.

GÜLLÜ’NÜN OĞLUNDAN AÇIKLAMA: ABLAMA İNANMAK EN BÜYÜK HATAYDI Haber

GÜLLÜ’NÜN OĞLUNDAN AÇIKLAMA: ABLAMA İNANMAK EN BÜYÜK HATAYDI

Sanatçı Güllü olarak tanınan Gül Tut’un, Yalova’da yaşamını yitirmesiyle ilgili yürütülen soruşturma devam ederken, sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Gülter, olayla ilgili olarak tutuklanan ablası Tuğyan Ülkem Gülter’in masumiyetine inanmanın “hayatındaki en büyük hata” olduğunu belirtti. Olay, 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’nde bulunan bir apartmanın beşinci katındaki terasta meydana gelmişti. 52 yaşındaki Gül Tut, kızı ve arkadaşlarıyla bulunduğu sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmiş, soruşturma kapsamında aynı evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanmıştı. “MASUMİYETİNE İNANMAK EN BÜYÜK HATAMDI” Tuğberk Yağız Gülter açıklamasında, yaşanan sürecin hayatındaki en ağır dönem olduğunu belirterek, "Annem için rahatlıkla ‘ölsün’ diyebilen birinin masumiyetine inanmak belki de yaptığım en büyük hataydı" ifadelerini kullandı. Olay sonrası hakkında ortaya atılan iddialara da değinen Gülter, "Hakkımda ortaya atılan iddiaların tamamı asılsız ve seviyesizdir. Uzun süre ciddiye almadım ancak süreç, medyada ne kadar yönlendirilmiş, yalan ve iftira içeren içerikler olabileceğini bana açıkça gösterdi" dedi. “GERÇEKLERİ BİLDİKLERİ HÂLDE SUSTULAR” Gülter, annesinin vefatından önce bazı kişilerin ablasıyla yaptığı yazışmalarla ilgili bilgi sahibi olduklarını ancak buna rağmen sessiz kaldıklarını öne sürdü. "Annem hayattayken kimse bizi uyarmadı. Gerçekleri bildikleri hâlde sustular. Daha sonra konuşmayı tercih ettiler" diyen Gülter, annesinin ölümünün ardından bazı çevrelerin kendisine yönelik maddi çıkar iddiaları ortaya attığını da ifade etti. “İFTİRA ATANLARLA YASAL OLARAK HESAPLAŞACAĞIM” Kendisine yönelik suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini vurgulayan Gülter, "Ne film şirketleriyle görüştüm ne de annemin kişisel eşyalarını menfaatim için kullandım. Ortaya atılan iddiaların tamamı iğrenç iftiralardır" şeklinde konuştu. Sosyal medya ve çeşitli platformlarda şahsına yönelik yapılan hakaret ve iftira içeren tüm içeriklere karşı hukuki süreç başlattığını da belirten Gülter, "Hepsiyle hukuk önünde hesaplaşacağım. Süreci kamuoyu da takip edecektir" dedi. “TÜM İLETİŞİMİMİ KESTİM” Ablasına yönelik inancının artık kalmadığını belirten Gülter, "Ben yapmadım' ifadesi, benim nezdimde artık inandırıcılığını yitirmiştir. Bu saatten sonra kendisiyle tüm iletişimimi kestiğimi kamuoyuna saygıyla duyuruyorum" dedi. Gülter açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Annemin hakkını kimseye yedirmem. Soruşturma kapsamında ilgili tüm kişiler hakkında sonuna kadar şikayetçi olarak tüm yasal haklarımı kullanacağım". SORUŞTURMA SÜRÜYOR Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma devam ediyor. Güllü’nün ölümüne ilişkin adli süreçte delil toplama ve ifade alma işlemleri sürerken, tutuklu bulunan Tuğyan Ülkem Gülter’in yargılama süreci önümüzdeki aylarda başlayacak. Adli makamlar tarafından yapılacak resmi açıklamalar dışındaki tüm iddialar yargı süreci kesinleşene kadar iddia niteliği taşımaktadır.

ERDEN TİMUR YALANLADI: HİÇBİR BAHİS SİTESİNE ÜYELİĞİM OLMADI Haber

ERDEN TİMUR YALANLADI: HİÇBİR BAHİS SİTESİNE ÜYELİĞİM OLMADI

Futbol dünyasında yürütülen 'bahis oynama' ve 'şike' soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan eski Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Erden Timur, emniyette verdiği ifadede kendisine yöneltilen iddiaları kesin bir dille reddetti. Timur, "Hayatım boyunca herhangi bir yasal ya da yasa dışı bahis sitesinde üyeliğim olmadı" dedi. Soruşturma çerçevesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınan Timur, hakkında ortaya atılan suçlamaları kabul etmediğini belirterek, bahis ya da şike iddialarıyla bir ilgisinin bulunmadığını kaydetti. Eski yönetici, ayrıca herhangi bir müsabakada bahis oynamadığı gibi, böyle bir telkinde bulunan kişiyle de karşılaşmadığını söyledi. "GALATASARAY İLE BAĞIM OLMADIĞI DÖNEMDE OYNANAN BİR MAÇTAN SORUMLU TUTULAMAM" Timur, hakkında gündeme getirilen bir maçla ilgili de açıklama yaptı. Bahse konu müsabakanın oynandığı dönemde Galatasaray kulübüyle herhangi bir ilişkisinin kalmadığını belirten Timur, "Görevimden yaklaşık 8 ay önce istifa etmiştim. Bu nedenle maçla ilgili herhangi bir müdahil olmam söz konusu değildir" dedi. "BAHİSLE SUÇLANAN ŞAHISLA TİCARİ İLİŞKİMİZ YOK, SATIŞLAR YETKİLİLER ÜZERİNDEN YAPILDI" Erden Timur, şike ve bahis suçlamalarıyla ilişkilendirilen V.Ş. isimli şahsın geçmişte konut projelerinden daire satın aldığı iddialarına da açıklık getirdi. 2014 ve 2015 yıllarında binlerce dairenin satışa sunulduğu büyük bir projede, bu şahsın da küçük metrekareli 24 daire aldığını ifade eden Timur, bu satışların tümüyle şirketin satış ofisinde yetkili personeller aracılığıyla ve o dönemki piyasa fiyatlarına uygun şekilde gerçekleştiğini söyledi. Timur, "Şirketim bugüne kadar yaklaşık 46 bin konut ve arsa satışı gerçekleştirmiştir. V.Ş. isimli şahsa yapılan satışlar, bu satışların yalnızca çok küçük bir kısmıdır. Ayrıca 2014-2015 yıllarında bu şahsa dair herhangi bir yasa dışı bahis kaydı bulunmamaktadır. Hakkındaki suçlamalar ancak 2017 yılından sonra kamuoyuna yansımıştır" ifadelerini kullandı. "AYLIK GELİRİM 4 MİLYON LİRA" Kimlik tespitinde mesleğini iş insanı olarak belirten Erden Timur, aylık gelirinin 4 milyon TL olduğunu da beyan etti. Soruşturma kapsamında 9 kişinin gözaltına alındığı, bazı şüphelilerin adliyeye sevk edildiği bilinirken, Erden Timur’un ifadeleri soruşturma dosyasına girdi. Gelişmeler kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

ERDEN TİMUR YALANLADI: HİÇBİR BAHİS SİTESİNE ÜYELİĞİM OLMADI Haber

ERDEN TİMUR YALANLADI: HİÇBİR BAHİS SİTESİNE ÜYELİĞİM OLMADI

Futbol dünyasında yürütülen 'bahis oynama' ve 'şike' soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan eski Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Erden Timur, emniyette verdiği ifadede kendisine yöneltilen iddiaları kesin bir dille reddetti. Timur, "Hayatım boyunca herhangi bir yasal ya da yasa dışı bahis sitesinde üyeliğim olmadı" dedi. Soruşturma çerçevesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınan Timur, hakkında ortaya atılan suçlamaları kabul etmediğini belirterek, bahis ya da şike iddialarıyla bir ilgisinin bulunmadığını kaydetti. Eski yönetici, ayrıca herhangi bir müsabakada bahis oynamadığı gibi, böyle bir telkinde bulunan kişiyle de karşılaşmadığını söyledi. "GALATASARAY İLE BAĞIM OLMADIĞI DÖNEMDE OYNANAN BİR MAÇTAN SORUMLU TUTULAMAM" Timur, hakkında gündeme getirilen bir maçla ilgili de açıklama yaptı. Bahse konu müsabakanın oynandığı dönemde Galatasaray kulübüyle herhangi bir ilişkisinin kalmadığını belirten Timur, "Görevimden yaklaşık 8 ay önce istifa etmiştim. Bu nedenle maçla ilgili herhangi bir müdahil olmam söz konusu değildir" dedi. "BAHİSLE SUÇLANAN ŞAHISLA TİCARİ İLİŞKİMİZ YOK, SATIŞLAR YETKİLİLER ÜZERİNDEN YAPILDI" Erden Timur, şike ve bahis suçlamalarıyla ilişkilendirilen V.Ş. isimli şahsın geçmişte konut projelerinden daire satın aldığı iddialarına da açıklık getirdi. 2014 ve 2015 yıllarında binlerce dairenin satışa sunulduğu büyük bir projede, bu şahsın da küçük metrekareli 24 daire aldığını ifade eden Timur, bu satışların tümüyle şirketin satış ofisinde yetkili personeller aracılığıyla ve o dönemki piyasa fiyatlarına uygun şekilde gerçekleştiğini söyledi. Timur, "Şirketim bugüne kadar yaklaşık 46 bin konut ve arsa satışı gerçekleştirmiştir. V.Ş. isimli şahsa yapılan satışlar, bu satışların yalnızca çok küçük bir kısmıdır. Ayrıca 2014-2015 yıllarında bu şahsa dair herhangi bir yasa dışı bahis kaydı bulunmamaktadır. Hakkındaki suçlamalar ancak 2017 yılından sonra kamuoyuna yansımıştır" ifadelerini kullandı. "AYLIK GELİRİM 4 MİLYON LİRA" Kimlik tespitinde mesleğini iş insanı olarak belirten Erden Timur, aylık gelirinin 4 milyon TL olduğunu da beyan etti. Soruşturma kapsamında 9 kişinin gözaltına alındığı, bazı şüphelilerin adliyeye sevk edildiği bilinirken, Erden Timur’un ifadeleri soruşturma dosyasına girdi. Gelişmeler kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

EHLİYETSİZ YAKALANAN GURBETÇİ: BEN TÜRKİYE'YE PARA GETİRDİM! Haber

EHLİYETSİZ YAKALANAN GURBETÇİ: BEN TÜRKİYE'YE PARA GETİRDİM!

Kendini Danimarka’dan Türkiye’ye para getiren bir iş insanı olarak tanıtan ehliyetsiz sürücü, “Ben 2 milyon krom getirdim bu ülkeye” diyerek hem ilginç bir savunma yaptı hem de görevli polis memurlarına hakaret ve tehditte bulundu. RUTİN UYGULAMA, GERGİN ANLARA DÖNÜŞTÜ Olay, Isparta-Burdur Karayolu üzerindeki uygulama noktasında gece saatlerinde yaşandı. 64 AEN 398 plakalı otomobiliyle seyir halindeyken durdurulan İ.E. isimli sürücünün, yapılan sorgulamasında ehliyetinin süresinin dolduğu tespit edildi. Ehliyetinin geçersiz olduğunu öğrenen İ.E., önce ceza yememek için uzun süre ekiplerle konuşmaya çalıştı, çocuklarını Antalya Havalimanı’ndan alacağını belirterek affedilmesini talep etti. Ancak polisin görevini yapması üzerine sinirlerine hâkim olamayan sürücü, ilginç açıklamalarda bulundu. “ARABA SİZİN OLSUN, BEN TÜRKİYE’YE PARA GETİRİYORUM” Kendini Danimarka’da yaşayan bir iş insanı olarak tanıtan İ.E., uygulama sırasında polis memurlarına hitaben şu ifadeleri kullandı: “Ben Danimarka’dan 2 milyon krom getirdim. Bu ülkeye para kazandırıyorum. Araba sizin olsun. Ülkenize geliyoruz, karşılaştığımız muamele bu mu? Biz dışarıdan ülkeye para sokuyoruz, siz ceza kesiyorsunuz!” Bu sözlerle hem mağduriyet hem üstünlük algısı yaratmaya çalışan sürücü, polis ekiplerinden gelen yasal uyarılar karşısında daha da agresifleşti. CEZA TUTANAĞINI İMZALAMADI, POLİSLERE HAKARET ETTİ Ehliyetsiz olduğu için kendisine yazılan 7 bin 437 TL’lik idari para cezasını da kabul etmeyen İ.E., ceza tutanağını imzalamayı reddetti. Polis ekiplerine dönerek şu sözleri sarf etti: “Siz kendinizi efe mi sanıyorsunuz? Ancak bana gücünüz yeter. Yazın, ne yazarsanız yazın, ben Türkiye’ye yatırım yapıyorum!” Ekiplerin soğukkanlı davranışı sayesinde olay büyümeden kontrol altına alındı. Polis ekipleri, yasal prosedür gereği aracı otoparka çektirirken, sürücü hakkında yasal işlem başlatıldı. KAMUOYUNDA TEPKİ ÇEKTİ: “YASALAR HERKES İÇİN GEÇERLİ” Sosyal medyada da geniş yankı uyandıran olay sonrası, birçok kullanıcı "Yurtdışında yaşamak, kural tanımazlık hakkı vermez" yorumunda bulundu. Vatandaşlar, sürücünün hem yasalara karşı gelmesini hem de görevini yapan polis memurlarına yönelik tehditkâr ve küçümseyici tavrını kınadı. Yurtdışından Türkiye’ye gelen bazı bireylerin “para getirme” söylemiyle ayrıcalık beklemesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan hukukçular, “Hukuk devleti olmanın gereği, herkesin yasa önünde eşit olmasıdır” diyerek yaşanan olayın dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Olayla ilgili Burdur İl Emniyet Müdürlüğü'nün soruşturma başlatıp başlatmadığı henüz açıklanmadı. Sürücü hakkında adli bir sürecin başlatılması da kamuoyu tarafından bekleniyor.

HANDE SARIOĞLU ATEŞ PÜSKÜRDÜ: MEHMET AKİF'E SERT SÖZLER! Haber

HANDE SARIOĞLU ATEŞ PÜSKÜRDÜ: MEHMET AKİF'E SERT SÖZLER!

Fatih Altaylı ve Mehmet Akif'e hitaben sert sözler içeren mesajlar paylaşan Sarıoğlu, hakkında ortaya atılan iddiaların “iftira” olduğunu belirtti ve isim vererek kamuoyuna çağrı yaptı: “İki cihanda elim yakanda Akif, yazacaksın!” “BANA ÖLDÜKTEN SONRA DEĞİL, YAŞARKEN LAZIMSINIZ” Sarıoğlu, sosyal medya paylaşımlarında şu ifadeleri kullandı: “2010 yılından beri sunuculuk spikerlik yaptığım bu camiada, ne bir kanal yöneticisi, ne bir popçu, ne bir topçu, ne bir oyuncu, onlarcasıyla tanışmış biri olarak, tanıyanlar da tanışanlar da çok iyi bilirler ki, bir Allah’ın kulu bana ulaşamamıştır. Kimse benden yüz bulamamıştır. Ben ne onların yaşantılarına tamah ettim ne de ortamlarına. Bir tek Allah değil, şahsen tanıyıp tanışan herkes şahidimdir, beni bana anlatacaksınız. Ölünce değil, şimdi bana ben yaşarken anlatacaksınız. Beni nasıl bilirdiniz? İstisnasız herkesten, arkadaşlarım dahil benimle tanışan herkesten hakkımda ne biliyorsunuz, ben nasıl bir insanım, tek tek duyacağım, yazacaksınız. Bana öldükten sonra değil, yaşarken lazımsınız. Bir iftiracı şerefsizin karşısında nasıl bir ordu olduğumu göstereceksiniz. Beni iftiracı adiler değil, siz anlatacaksınız!” FATİH ALTAYLI’YA AĞIR SÖZLER: “SEN YAZMADAN BEN HELAL ETMEM” Sarıoğlu, bir dönem görev aldığı Habertürk’teki kariyerine değinerek, kanal ile yollarının ayrılmasına sebep olarak gösterdiği Fatih Altaylı’ya seslendi: “Fatih Altaylı’nın Habertürk’e transferi olarak, Spor Saati programıyla başladığım Habertürk spor spikerliği görevim boyunca beni tanıyan kim varsa, benim hakkımda konuşma vakti. Benimle çalıştığınız, mesai yaptığınız, beni transfer edip sonra Spor Saati programındaki yorumlarımdan dolayı masadan kalkıp gittiğiniz, sonra da programı yayından kaldırdığınız günlerin tamamı hakkında, benim için yazmak boynunuzun borcu. O evdeki kız evladınızı düşün. Hakkıma girdiğiniz her şey için artık benim adıma bir şeyler söyleme zamanı geldi Altaylı. Beni nasıl bilirdin, ben nasıl bir insanım yazacaksın. Bu kanala sen beni transfer ettin, sonra sen spor programımı elimden aldın, sonra senin talimatınla kanalla yollarım ayrıldı. İyi ki o gün oryantal yapmışım da adı batasıca o kanal birilerinin elinde lağım çukuruna dönüşmeden çıkıp gitmişim. Ben 2020’de çıkıp gitmeme rağmen laneti hâlâ peşimde. Fatih Altaylı, benim hakkımda yazacaksın, bana ödenecek bir hakkım var. Bu borcu ödemeden iki elim yakanda. Sana hakkımı helal etmem!” MEHMET AKİF ERSOY’A: “BANA ANNEM Mİ YOKSA AKİF Mİ DAHA İMANLI DİYE SORSALAR, SEN DERDİM!” Sarıoğlu, adı uyuşturucu operasyonunda geçen ve görevden alınan Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’a ise şu ifadelerle seslendi: “Şimdi gelelim olayın baş kahramanı adının altında ezilen Mehmet Akif Ersoy’a… Ne halt yediysen yedin, kimlerle ne karıştırdıysan karıştırdın, ama beni bu işe karıştıramazsın. Siyaset ayağıyla yazdığın mektupları, gönderdiğin kamuoyu mesajlarını geçeceksin. Beni yazacaksın ERSOY. Benim adıma yazacaksın. 2 erkek evlat sahibisin. Onların yüzü suyu hürmetine yazacaksın gerçekleri. Ulan ben 2018-2020 yılları arasında Habertürk’te çalışmışım. Akif, sen o zaman daha spikersin, öyle Genel Yayın Yönetmenliği falan bir gücün yok daha. Ben ne ara senin ortamına gelmişim? Bir kere dahi ben seninle herhangi bir ortamda o adı geçen kişilerle bir araya geldim mi, söyleee! Ulan bana annem mi yoksa Akif mi daha imanlı, 5 vakit abdestli namazlı mı diye sorsalar, ben seni derdim ulan. Sen kendine, hayatına ihanet ettin. Benim gibi doğru dürüst insana ihanet edemezsin. Yazacaksın Akif, kim ne yaptıysa hepsini yazacaksın. Yapanları yazacaksın. O ortamlarda bulunanları yazacaksın ki, öyle iftira atanlara kalmayacak benim adım. Doğruları anlatıp, benim üstümdeki bu kirli iftiraları kaldıracaksın. Benim anama, babama, abime bir isim borcun var. İki cihanda elim yakanda, yazacaksın Akif. Ben nasıl bir insanım, tüm kamuoyuna, tüm gazetecilere benim adıma mektup yazıp anlatacaksın.” TEPKİSİ SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU Sarıoğlu’nun açıklamaları kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. “Hande Sarıoğlu” etiketi Twitter (X) Türkiye gündeminde üst sıralarda yer aldı. Bazı kullanıcılar Sarıoğlu’na destek verirken, bazıları ise sessizliğin sürmesini eleştirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.