#Kanun

- Kanun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖĞRENCİ AFFINDA BAŞVURU SÜRESİ BELLİ OLDU: SON TARİH 9 ARALIK Haber

ÖĞRENCİ AFFINDA BAŞVURU SÜRESİ BELLİ OLDU: SON TARİH 9 ARALIK

YÖK, kamuoyunda "öğrenci affı" olarak nitelendirilen düzenlemenin uygulama esaslarını belirledi. Üniversiteyle ilişiği kesilenler ile kazandıkları yükseköğretim programına kayıt yaptıramayanlar, 9 Aralık'a kadar ilgili üniversiteye başvurabilecek. Başvurusu kabul edilen öğrenciler 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversiteleriyle ilişiği kesilenler ile bir yükseköğretim programını kazandığı halde kayıt yaptıramayanların yeniden yükseköğretime dönmesine imkan sağlayan düzenlemeye ilişkin usul ve esasları belirledi. 9 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun'la 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Geçici 85'inci madde kapsamında düzenlemeden yararlanmak isteyenler, 9 Aralık'a kadar ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvurabilecek. Başvurusu kabul edilen öğrenciler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden öğrenime başlayabilecek. ÖN LİSANSTAN DOKTORAYA KADAR KAPSAYACAK Düzenleme; hazırlık sınıfı dahil intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü programlardan ilişiği kesilen öğrencileri kapsayacak. Üniversite programını kazandığı halde kayıt yaptıramayanlar da süresi içinde başvurmaları halinde düzenlemeden yararlanabilecek. Mücbir sebepler nedeniyle 9 Aralık'a kadar başvuramayanlara da belirli koşullarda ek süre verilecek. Bu kişiler, mücbir sebebin ortadan kalkmasının ardından bir ay içinde başvurabilecek. Sağlık nedeniyle süresi içinde başvuru yapamayacak kişilerin ise durumlarını gösteren heyet raporunu 9 Aralık mesai bitimine kadar sunmaları gerekecek. BAZI SUÇLARDAN MAHKUM OLANLAR KAPSAM DIŞINDA YÖK, düzenlemeden yararlanamayacak grupları da belirledi. Terör suçlarının yanı sıra kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti gibi düzenlemede belirtilen suçlardan mahkum olanlar öğrenci affından yararlanamayacak. Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge sunanlar ve hukuken geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı gerekçesiyle üniversiteyle ilişiği kesilenler de kapsam dışında olacak. KAPATILAN PROGRAMLAR İÇİN DE DÜZENLEME Öğrenci alımı durdurulan veya tamamen kapatılan programlardan ilişiği kesilenlerin durumuna ilişkin de esaslar belirlendi. Kapatılan ikinci öğretim programlarında dönemi veya sınıfı bulunmayan öğrenciler, ilgili programın birinci öğretiminde eğitimlerini sürdürebilecek. Programı sonradan kapatılan ve geçmişte yerleştirildiği halde kayıt yaptırmayan öğrenciler ise kayıt yılındaki taban puanı karşılamaları halinde üniversitelerin yetkili kurullarınca eşdeğer programlara intibak ettirilebilecek. Çift ana dal programıyla ilişiği kesilen bazı öğrencilere de yeniden başvuru hakkı tanınacak. YATAY GEÇİŞ İMKANI TANINACAK Düzenlemeden yararlanarak üniversiteye dönen öğrencilerden kayıt yılındaki merkezi yerleştirme puanı gerekli koşulları karşılayanlar, eşdeğer veya farklı diploma programlarına yatay geçiş başvurusunda bulunabilecek. Örgün programlara bu kapsamdaki yatay geçişler 2026-2027 eğitim öğretim döneminde yapılacak. Yeniden öğrenci statüsü kazananlara ayrıca Anadolu, Ankara, Atatürk ve İstanbul üniversitelerinin eşdeğer açık öğretim programlarına yatay geçiş imkanı sağlanacak. Öğrencilerin daha önce başarıyla tamamladıkları derslerin intibakı ve eğitime devam koşulları üniversitelerin ilgili kurullarınca belirlenecek. Azami öğrenim süreleri ise yeniden kayıt tarihinden itibaren başlayacak. 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden öğrenime başlayacak öğrencilerden kayıt tarihinden önceki yıllara ilişkin katkı payı veya öğrenim ücreti alınmayacak. ÖZVAR: "YARIM KALAN HAYALLERİNİ TAMAMLAYABİLMELERİNİ KIYMETLİ BULUYORUZ" YÖK Başkanı Özvar, yükseköğretim sisteminin merkezinde öğrencilerin ve geleceklerinin bulunduğunu belirterek, çeşitli nedenlerle eğitimlerine devam edemeyen gençlerin yeniden üniversiteye dönebilmelerini önemsediklerini ifade etti. Özvar, "Çeşitli sebeplerle yükseköğrenimine devam edemeyen gençlerimizin eğitim hayatına yeniden dönebilmelerini, yarım kalan hayallerini tamamlayabilmelerini son derece kıymetli buluyoruz." dedi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren dört ay içinde öğrenim hakkını kaybeden veya kaydı silinen öğrencilerin de haktan yararlanabileceğini bildiren Özvar, "Bu düzenlemeyi yalnızca bir af değil, gençlerimize geleceklerini yeniden kurma imkanı olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLA CEZA ERTELEME SUİSTİMALİ” İÇİN YARGIDAN ÇIKIŞ Haber

“ÇOCUKLA CEZA ERTELEME SUİSTİMALİ” İÇİN YARGIDAN ÇIKIŞ

Samsun’da yaşanan bir hırsızlık olayı sonrası, kadın hükümlülere tanınan “çocuk nedeniyle infaz ertelemesi” uygulaması yeniden tartışma konusu oldu. Bir hâkim, söz konusu düzenlemenin bazı kişiler tarafından suistimal edildiğini belirterek Adalet Bakanlığı’na resmi başvuruda bulundu. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesine göre, doğum yapmış ve çocuğu 18 aylık olmayan kadınların hapis cezaları geçici olarak ertelenebiliyor. Ancak son olaylar, bu düzenlemenin amacının dışına çıktığı yönünde eleştirileri beraberinde getirdi. 65 YIL CEZASI VARDI, YENİDEN SUÇ İŞLEDİ Samsun’da evden hırsızlık suçundan yaklaşık 60 kaydı bulunan ve hakkında 65 yıl 10 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası olduğu öğrenilen 8 çocuk annesi Saniye G., 13 yaşındaki oğluyla birlikte karıştığı yeni bir hırsızlık olayının ardından yakalanarak tutuklandı. Daha önce en küçük çocuğu nedeniyle cezası ertelenen kadının yeniden suç işlemesi dikkat çekti. Saniye G.’yi tutuklayan Samsun 2. Sulh Ceza Hakimi, olayın ardından Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü’ne başvurarak düzenlemenin sınırlandırılması gerektiğini vurguladı. “CEZADAN KAÇMAK İÇİN ÇOCUK YAPILIYOR” Hakimin dilekçesinde, şüphelinin cezadan kurtulmak amacıyla çok sayıda çocuk sahibi olduğu iddiasına yer verildi. Ayrıca çocukların suça sürüklenme riski taşıdığına dikkat çekilerek, mevcut uygulamanın suçla mücadelede zafiyet oluşturduğu ifade edildi. Başvuruda, infaz ertelemesi hakkının belirli bir sayıyla sınırlandırılması önerilirken, bu adımın kamu düzeni ve cezaların caydırıcılığı açısından önemli olduğu belirtildi. BENZER VAKALAR BAŞKA İLLERDE DE VAR Samsun’da 64 suç kaydı bulunan 9 çocuk annesi Sibel Y.’nin de hırsızlık suçlarından 24 yıl kesinleşmiş cezasına rağmen çocuk yaşı nedeniyle serbest bırakıldığı öğrenildi. Bursa’da ise 63 yıl hapis cezası bulunan bir kadının cezaevine girmemek için akrabasının bebeğini kendi üzerine kaydettirmeye çalıştığı ortaya çıkarıldı. UZMANLAR UYARIYOR Uzmanlar, infaz ertelemesi uygulamasının temel amacının çocukların korunması olduğunu ancak denetim ve sınırlama eksikliği halinde hem toplum güvenliği hem de çocukların gelişimi açısından risk oluşturabileceğini belirtiyor. Yaşanan gelişmelerin ardından gözler, Adalet Bakanlığı’nın söz konusu düzenlemeye ilişkin atacağı adımlara çevrildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.