#Karacabey Ovası

- Karacabey Ovası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karacabey Ovası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO SEÇİM ÖNCESİ, DAVALARA RAĞMEN OSB VAATLERİNİ SÜRDÜRÜYOR Haber

BTSO SEÇİM ÖNCESİ, DAVALARA RAĞMEN OSB VAATLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), 1 Ekim Perşembe günü seçimlere gidiyor. Mevcut başkan İbrahim Burkay ise hukuki sürecin devam ettiği TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı projesini, oy kullanacak sanayicilere vaat olarak sunuyor. Oysa, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Bursa Barosu, İkizce köylülerinin de talebi ile TEKNOSAB projesine karşı dava açmıştı. Bugün iki meslek örgütü de dava süreçleri ve gelinen aşama hakkında basın açıklaması yaptı. Karacabey Ovası’ndaki yaklaşık 177 hektarlık tarım arazisinin TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı olarak belirlenmesine karşı iki ayrı davanın sürdüğü hatırlatıldı. Açıklamada, tarım arazileri üzerinde kar hırsıyla sanayi yapılaşmasına izin verilmeyeceği vurgulandı. TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı olarak belirlenen bölgede kamulaştırma girişimlerine son verilmesi çağrısı yapıldı. Türkiye'nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden Karacabey Ovası’nda, TEKNOSAB Organize Sanayi Bölgesi için genişleme girişimleri ve tarım arazilerinin kamulaştırılması bir süredir tartışma konusu hakline gelmişti. Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri harekete geçti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 30 Ocak 2026 tarihli kararıyla yaklaşık 177 hektarlık verimli tarım arazisinin TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı olarak belirlenmesi ardından tepkiler geçikmedi. AÇILAN DAVALAR HATIRLATILDI Söz konusu karara karşı 3 Temmuz 2026 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TEKNOSAB ve Bursa Valiliği aleyhine dava açıldığı hatırlatıldı. Açıklamada söz konusu 177 hektarlık alanın tarım dışı kullanımına ilişkin İl Toprak Koruma Kurulu kararı ile bakanlıkların kamu yararı kararlarının iptali için de ikinci bir dava yürütüldüğü ifade edildi. TAPULARA ŞERH KONULMUŞ Açıklamada, İkizce Mahallesi’nin “Çamlık Altı” olarak bilinen mevkiinde arazisi bulunan köylülerin, 2026 yılının başlarında tapu kayıtlarına TEKNOSAB OSB tarafından kamulaştırma şerhi konulduğu bilgisine de yer verildi. Ziraat mühendisleri odası ve Bursa Barosu, BTSO seçimleri öncesinde söz konusu projenin seçim malzemesi haline getirilmesine tepki gösterdi. Devam eden davalar ve olası iptal kararları umursanmadan BTSO yönetimi ve başkan İbrahim Burkay tarafından yapılan tanıtımların yeni mağduriyetlere yol açabileceğine dikkat çekildi. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve Bursa Barosu'nun ortak açıklaması şöyle: ''TARIM ARAZİLERİMİZİ KÂR HIRSINA VE SANAYİ YAPILAŞMASINA KURBAN ETMEYECEĞİZ! KARACABEY OVASINDA TEKNOSAB İLAVE ALANLAR VE KAMULAŞTIRMA GİRİŞİMLERİ KABUL EDİLEMEZ! Bursa’mızın en kıymetli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Karacabey Ovası, yıllardır birbiri ardına atılan idari adımlarla, plan değişiklikleriyle, sanayi genişleme projeleriyle çok yönlü bir rant ve talan tehdidi altındadır. Yargı kararlarına, bilimsel gerçeklere ve kamu yararına açıkça aykırı şekilde yürütülen bu uygulamalara son olarak TEKNOSAB OSB için ilave alan girişimleri eklenmiştir. Karacabey Ovası’nda yer alan tarım arazilerinin sanayi alanına dönüştürülmesine yönelik süreç geçmişte de benzer hukuksuzluklar karşımıza çıkmıştır. Yaklaşık 223 hektarlık tarım alanında KOTİYAK tarafından sanayi alanı inşa edilebilmesi amacıyla TOKİ ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından defalarca plan değişikliği yapılmış; Toprak Koruma Kurulu tarafından söz konusu projelere onay verilmiş ve Başbakanlık “Olur”u ile “kamu yararı” kararı alınarak kamulaştırma işlemleri başlatılmıştır. Ancak Bursa Barosu, akademik meslek odalarımız ve bölge köylülerinin kararlı mücadelesi sonucu açılan davalarda söz konusu idari işlemlerin tamamı ayrı ayrı iptal edilmiş, bu kararlar Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Yargı kararlarıyla koruma altına alınan bu verimli topraklarda hukukun arkasından dolaşma çabaları ne yazık ki durmamıştır. 2026 yılının başlarında, İkizce Mahallesi’nin "Çamlık Altı" (Arka Taraf) mevkiinde tarlası olan köylülerimiz, tapu kayıtlarına TEKNOSAB OSB tarafından “kamulaştırma şerhi” konulduğunu öğrenmiştir. Bölge halkının ve Bursa Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonunun yaptığı araştırmalar neticesinde; Karacabey Ovası’ndaki yaklaşık 177 hektarlık verimli tarım arazisinin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 30.01.2026 tarihli kararıyla “TEKNOSAB OSB 3. İlave Alan” olarak tespit edildiği ortaya çıkmıştır. Hukuka ve kamu yararına açıkça aykırı olan bu yer tespiti kararının geri alınması ve Karacabey Ovası’nın sanayi için “yer seçimi” alternatifi olmaktan tamamen çıkarılması talebiyle Bakanlığına yaptığımız bir başvuru zımnen reddedilmiştir. Bunun üzerine; Karacabey Ovası’nı, toprağını ve geleceğini korumakta kararlı olan Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri tarafından, yer seçimi ve zımni ret işlemlerinin iptali talebiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TEKNOSAB ve Bursa Valiliği aleyhine 03.07.2026 tarihinde yargı süreci başlatılmıştır. Aynı alan için Bursa İl Toprak Koruma Kurulunun tarım dışı kullanım kararı ile Bakanlıkların kamu yararı kararlarının iptalleri için de ikinci dava söz konusudur. Bu dava da; Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri tarafından açılmıştır. Diğer yandan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında, devam eden hukuki süreçler ve iptal riskleri yok sayılarak KOBİ’lere yer tahsisi içerikli tanıtım faaliyetleri tarafımızca kaygıyla karşılanmıştır. İdari yargı nezdinde hukukiliği sorgulanan uygulamaların tanıtım unsuru haline getirilmesi, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olup şeffaflık, dürüstlük ve kurumsal sorumluluk ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Yargı süreçlerini yok sayan bu tanıtım sonucunda yeni mağduriyetler oluşacaktır. Aynı seçim nedeniyle, yirmiye yaklaşan organize sanayi bölgelerine ek olarak, Bursanın Uludağ hariç dört bir yanına yeni OSB vaatleri de yapılmaktadır. Adayların hepsinin, tüm yeni OSB’lerde arsaları bulunduğu açık kaynaklarda yazılırken, Kestel Soğuksu’dan TEKNOSAB’a ve hatta şehrin kuzeyi de dahil Bursa’yı sadece fabrika bacalarıyla donatma çabalarına karşı çıkıyoruz. Buradan yetkili kurumlara açıkça soruyoruz: Kesinleşmiş yargı kararları ortadayken, Karacabey Ovası’nın verimli tarım topraklarını sanayiye açma ısrarı neden devam etmektedir? Gıda güvencesinin ve iklim krizinin hayati önem taşıdığı günümüzde, 178 hektarlık birinci sınıf tarım arazisinin sanayi alanı olarak belirlenmesinde hangi kamu yararı bulunmaktadır? Anayasa ve Toprak Koruma Kanunu ile güvence altına alınan tarım alanlarının ve köylünün mülkiyet hakkının ihlal edilmesine neden göz yumulmaktadır? Anayasa’nın 56. maddesi yurttaşların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alır. Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesi ve TMMOB’nin kuruluş kanunu, kurumlarımıza çevreyi, toprağı ve kamu yararını koruma görevini yüklemektedir. Bu görev bilinciyle bir kez daha vurguluyoruz: Toprak kendini savunamaz. Suyu, toprağı ve verimli tarlaları savunmak hepimizin sorumluluğudur. Sanayi ve sanayileşme politikaları kâr ve rant hırsıyla değil; bilimle, mühendislikle, planlama esaslarıyla ve mutlak kamu yararı gözetilerek yürütülmelidir. Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri olarak; Karacabey Ovası’nı ve tarım topraklarımızı rant projelerine teslim etmeyeceğimizi, Başlatılan hukuki ve toplumsal mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, Kamuoyunu süreç hakkında düzenli olarak doğru bilgilendirmeye devam edeceğimizi saygıyla duyururuz.''

ÖZDEMİR: "TARIM TOPRAKLARINI KORUMAK ZORUNDAYIZ" Haber

ÖZDEMİR: "TARIM TOPRAKLARINI KORUMAK ZORUNDAYIZ"

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa'nın verimli tarım arazilerinin sanayi ve yapılaşma baskısı altında olduğunu belirterek, tarımın sürdürülebilir hale getirilmemesi durumunda gelecek nesillerin bölgenin önemli tarım ürünlerine ulaşamayacağını söyledi. Özdemir, "Belki bizim çocuklarımız görür ama torunlarımız enginar görmez. Bu nedenle bu bölgelerin mutlaka korunması gerekiyor" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, turizm projeleri kapsamında Fadıllı'da hizmete giren Nilbel Leylek Kafe ve Restoran'da basın mensuplarını ağırladı. İlçede hayata geçirilmek istenen turizm çalışmaları, tarım alanları ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Özdemir, Nilüfer ilçesinin sahip olduğu doğal ve tarımsal zenginliğe dikkat çekti. Özdemir, Nilüfer'de tarım, orman ve mera alanlarının toplamının yüzde 74,5 olduğunu, sanayi, ticaret ve konut alanlarının ise yaklaşık yüzde 25 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Her yerde konut ve sanayi yapılabileceğini ancak her yerde tarım yapılamayacağını vurgulayan Özdemir, gelecekte dünyada gıda ve su krizlerinin önemli sorunlar oluşturacağını belirterek, "İlçemizin ve şehrimizin verimli topraklarının elden gitmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Ancak sadece 'elden gitmesin' demek yeterli değil. İnsanların bu topraklardan vazgeçmesine neden olan sebepleri ortadan kaldırmak gerekiyor. Göreve gelirken gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanları, öncelikli hassasiyetlerle ilgili başlıklar üzerinde durduk. Tarıma yönelik birçok destek çalışması yürütüyoruz" dedi. Akçalar, Fadıllı, Ayvacık ve Gölyazı'nın önemli bir turizm destinasyonu olabileceğini dile getiren Özdemir, tarım ile turizmin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çiftçinin hem tarımdan hem de turizmden gelir elde etmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, "Buradaki çiftçi ve köylü iyi para kazanmalı ki bu toprakları koruyabilsin. Eğer kazanamazsa çocuklarının geleceğini burada görmez ve bu topraklardan vazgeçer. Gençler köyleri terk ediyor, tarım yapan nüfusun yaş ortalaması 60'ın üzerine çıkıyor. Bu gidişle bölgenin elması, armudu, inciri ve üzümü gibi ürünlere gelecekte ulaşamayabiliriz" diye konuştu. Hasanağa enginarını örnek gösteren Özdemir, geçmişte bin dönüm ekilen enginarın göreve geldiklerinde 280 dönüme kadar düştüğünü, geçen yıl ise 400 dönüme yükseldiğini belirterek, "Bunu yeniden bin dönümün üzerine çıkarmak ve üreticinin para kazanmasını sağlamak zorundayız. Bunları yapabilirsek üretim devam eder. Yapamazsak belki bizim çocuklarımız görür ama torunlarımız enginar görmez" ifadelerini kullandı. Karacabey Ovası'nın Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu belirten Özdemir, verimli toprakların sanayi baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Bölgede çok sayıda gıda fabrikasının bulunmasının temel sebebinin verimli tarım arazileri olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Bugün yeni organize sanayi bölgeleriyle bu verimli alanların Bandırma'ya kadar uzanacak şekilde sanayiye açılması isteniyor. Ancak 50 yıl sonra çocuklarımız enginar, domates, biber, patlıcan ve salatalık yerine fabrikaların ürettiği ürünleri mi tüketecek? Bu bölgenin kesinlikle korunması gerekiyor" dedi. "Ortak akılla hareket etmeliyiz" Yeni sanayi bölgelerinin yeni göç dalgalarını beraberinde getirdiğini ifade eden Özdemir, bunun da trafik, konut ve yeni imar alanı ihtiyacını artıracağını belirterek, "Yeni imarlı alanlarımız yok. Bu durumda baskı tarım arazilerine yöneliyor ve zamanla bu toprakları kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu nedenle ortak akılla hareket etmeliyiz" diye konuştu. "Turizmle, tarım arazilerini korumalıyız" Nilüfer'in nüfus artış hızına da değinen Özdemir, ilçenin yaşam kalitesini koruyabilmesi için plansız büyümenin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Tarımın sürdürülebilirliği için kırsal turizmin de desteklenmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, bölgede gençlerin çadır kurup eğitim aldığı alanlar oluşturduklarını, paraşüt tesisleri ve Gölyazı manzarasıyla önemli bir turizm potansiyeline sahip olduklarını belirtti. Bu kapsamda Gölyazı ile bölge arasında yolcu taşımacılığı yapılacak yüzen iskele projesini hayata geçirmek istediklerini kaydeden Özdemir, böylece hem bölge esnafının hem de üreticilerin ekonomik olarak güçleneceğini ifade etti. "Kooperatiflerle yüksek maliyet, düşük satış sorunu ortadan kaldırabiliriz" Kentlerin sahip oldukları değerlerle öne çıktığını belirten Özdemir, tarımda da planlı üretim modelinin önemine dikkat çekerek, Hollanda örneğini verdi. Hollanda'da üreticilerin kooperatif çatısı altında faaliyet gösterdiğini, hangi ürünün ne kadar üretileceğinin planlandığını anlatan Özdemir, Türkiye'de de kooperatifleşmenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Enginar üretiminde yaşanan fiyat dalgalanmalarına dikkat çeken Özdemir, geçen yıl 80 liradan satılan enginarın bu yıl 50 liraya düştüğünü belirterek, "Girdi maliyetleri artarken fiyatların neden düştüğünü sorgulamak gerekiyor. Urla Enginar Kooperatifi'ni buraya davet ettik. Onlar aynı ürünü 160 liraya satabiliyor. Üreticiler ürünlerini kooperatif aracılığıyla katma değerli hale getiriyor ve güçlü pazarlar oluşturuyor. Böylece bizim üreticimizin sattığı fiyatın iki katına satış yapabiliyorlar" dedi.

BURSA'DA ÇELTİK MESAİSİ TOZ BULUTU İÇİNDE BAŞLADI Haber

BURSA'DA ÇELTİK MESAİSİ TOZ BULUTU İÇİNDE BAŞLADI

Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Bursa'nın Karacabey Ovası'nda, yeni sezon çeltik ekiminde son günlere girilirken çeltik tavası hazırlığında ilginç görüntüler sahneleniyor. Bölgedeki üreticiler, tarlalarını çeltik ekimine hazır hale getirebilmek adına hummalı bir çalışmayla yoğun mesai harcıyor. Traktörlerin arkasından yükselen toz bulutu Ekim süreci kapsamında ilk olarak traktörlerle çeltik tavalarının hazırlığı gerçekleştiriliyor. Bu hazırlıklar sırasında tarla içine suyun rahatça girip çıkabilmesini sağlamak amacıyla traktörlerle özel su kanalları açılıyor. Kanalların açılması esnasında toprağın işlenmesiyle birlikte traktörlerin arkasından yükselen yoğun toprak ve toz bulutları, ovada izlenmesi keyifli ve ilginç manzaralar ortaya çıkarıyor. Kanal açma işlemlerinin tamamlanmasının ardından tarlalara su salımı yapılıyor ve hemen peşinden çeltik tohumları toprakla buluşturuluyor. Çeltik üretiminde yüzde 7,7 artış bekleniyor Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan bu yıla ilişkin "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülke genelinde çeltik üretiminin geçen yıla kıyasla yüzde 7,7 oranında bir artış göstererek 1 milyon 74 bin tona ulaşması bekleniyor. "Birkaç güne ekimler tamamlanır" Karacabey Ovası'ndaki son durum hakkında değerlendirmelerde bulunan Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, çeltik ekiminde artık son günlere yaklaşıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Artık tarlalarda ekimle ilgili son hazırlıklar yapılıyor. Karacabey Ovası'nda 30 bin dekara yakın alanda çeltik üretimi yapılacak. Bu yıl ekimler biraz gecikti ve çiftçiler hızla toprağı hazırlayıp ekmek istiyor. Birkaç güne ekimler tamamlanır."

KARACABEY'DE BİBER DİKİMİ GECİKMELİ BAŞLADI Haber

KARACABEY'DE BİBER DİKİMİ GECİKMELİ BAŞLADI

Türkiye'deki 2 milyon tona yakın bu toplam üretimde çok önemli bir paya sahip olan Karacabey Ovası'nda ise tarımsal hareketlilik zirveye ulaştı. Bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve soğuk hava dalgası nedeniyle normal takvimine göre yaklaşık 2 hafta geciken fide dikimi, 15 Mayıs itibarıyla başlayabildi. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) bu yıla ilişkin açıkladığı "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülke genelinde salçalık kapya biber üretiminin bu sene yaklaşık 42 bin 500 tonluk bir artış göstererek 1 milyon 892 bin 700 tona ulaşması öngörülüyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, mayıs ayı itibarıyla salçalık domates, kapya biber ve karpuz başta olmak üzere birçok ürünün ekim ve dikim işlemlerine başladıklarını, çiftçilerin tarlalarda hummalı bir çalışma yürüttüğünü belirtti. Sezon öncesi düşen yağışların toprağı dikim için tam tavına getirdiğini ifade eden Düzen, yağmurlar sebebiyle yaşanan zorunlu gecikmeden dolayı, geçmiş yıllarda 15 Mayıs'a kadar tamamladıkları fide dikim sürecinin bu yıl 10-15 Haziran tarihlerine kadar sarkacağını dile getirdi. Karacabey'de yetişen kapya biberin yüksek kalitesine ve eşsiz aromasına dikkati çeken Düzen, "Kapya biberi dünyanın en güzel sebzesi olarak görüyorum. Çok amaçlı kullanılan, aromatik bir ürün. Taze tüketimden köze, turşudan salçaya ve sosa kadar her masada, her sofrada yer alıyor; hatta İtalya'nın pizzasında bile kullanılıyor. Karacabey Ovası'nın biberi de bu anlamda kalitesiyle her zaman öne çıkıyor" dedi. Karacabey Ovası'ndaki kapya biber verim standartlarına da değinen Düzen, dekar başına verimin hibrit tohumda ortalama 5 ton, yerli tohumda ise 3,5-4 ton arasında değiştiğini aktardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.