#Kasten Öldürme

- Kasten Öldürme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kasten Öldürme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025’te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut’un ölümüyle ilgili hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. OLAYLA İLGİLİ YARGILAMA BAŞLIYOR Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Böylece Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturma aşaması tamamlanırken, sanıklar hakkındaki yargılama sürecinin de önü açılmış oldu. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. 18 METREDEN DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ İddianamede olayın 26 Eylül 2025 günü saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Gül Tut’un yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşmesi sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi. 3,53 PROMİL ALKOL TESPİT EDİLDİ Adli Tıp Kurumu raporlarına göre Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol bulundu. Raporda ayrıca bazı ilaç etken maddelerinin tedavi dozunda tespit edildiği ancak bunların ölümle bağlantılı olmadığı belirtildi. Ölümün ise yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları nedeniyle gerçekleştiği değerlendirildi. “ZEMİN KAYGANDI” İDDİASI İNCELENDİ Soruşturma kapsamında olayın gerçekleştiği odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan incelemede zeminde kayganlığa yol açabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı bildirildi. DİJİTAL DELİLLER DOSYADA İddianamede cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kameraları, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporları da deliller arasında gösterildi. Şüphelinin eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı bazı yazışmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan bahsettiği ve tehdit içerikli ifadeler kullandığı belirtildi. Savcılık, bazı mesajların silinmesi ve telefonun sıfırlanmasına ilişkin tespitlere de iddianamede yer verdi. TANIKLARIN “ANNEMİ ÖLDÜRECEĞİM” İDDİASI Dosyadaki bazı tanıklar, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesiyle ilgili benzer ifadeler kullandığını öne sürdü. M.A., S.D. ve G.Y. isimli tanıklar, birlikte yolculuk yaptıkları sırada Gülter’in annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek bir gün annesini camdan atıp öldüreceğini söylediğini iddia etti. Başka bir tanık da Gül Tut’un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşmadığını ifade etti. OLAY ANININ SES KAYITLARI İNCELENDİ İddianamede olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından ayrıntılı şekilde incelendiği aktarıldı. Bilirkişi raporunda, Gül Tut, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun müzik eşliğinde eğlendiği, olay öncesinde ise “Malkata” isimli roman havasının çaldığı belirtildi. SAVCILIK: PENCEREDEN AŞAĞI ATTI İddianamede Sultan Nur Ulu’nun anlatımına göre, Tuğyan Ülkem Gülter’in “Hadi görüşürüz” dedikten sonra Gül Tut’u kalça alt kısmından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığı öne sürüldü. Ayrıca düşme öncesindeki ses kayıtlarında art arda üç darbe veya vurma sesi tespit edildiği belirtildi. “MALKATA” ŞARKISI DÜŞME ANINA KADAR ÇALDI Savcılık, Gül Tut’un sevdiği belirtilen “Malkata” isimli şarkının olaydan hemen önce açılmasının da dosya kapsamında değerlendirildiğini bildirdi. İddianamede şarkının düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun aşağıya koşması sırasında müziğin kesildiği ve kamera görüntülerinde herhangi bir silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği aktarıldı. SULTAN NUR ULU HAKKINDA DA DAVA AÇILDI Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında da “yalan tanıklık” suçlamasıyla ayrı dava açıldı. Savcılık, Ulu’nun soruşturmanın ilk döneminde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonra ise farklı bir beyanda bulunduğunu belirtti. KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyadaki adli tıp ve bilirkişi raporları, tanık anlatımları, dijital veriler ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Gül Tut’un ölümüyle ilgili yargılama süreci resmen başlamış oldu.

ÇOCUK SUÇLARINDA CEZA VE İNFAZ SİSTEMİ DEĞİŞTİ Haber

ÇOCUK SUÇLARINDA CEZA VE İNFAZ SİSTEMİ DEĞİŞTİ

Çocuk Koruma Kanunu ile bazı kanunlarda yapılan değişiklikler Resmî Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenlemeyle çocukların ateşli silahlara ve kesici aletlere erişiminin önüne geçilmesi amaçlanırken, çocukların işlediği bazı ağır suçlarda uygulanacak cezalara ilişkin hükümler de yeniden belirlendi. ÇOCUĞUN SİLAHA ULAŞMASINA NEDEN OLANA HAPİS CEZASI Yeni düzenlemeyle, ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek bir çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişiler için yeni bir suç tanımlandı. Başka bir suçun oluşmadığı durumlarda bu kişiler 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. 18 YAŞINDAN KÜÇÜKLERE BIÇAK SATIŞINA YAPTIRIM 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bazı bıçaklar ile kesici, delici ve yaralayıcı aletlerin 18 yaşından küçüklere satılması, çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması yasaklandı. Yasağa uymayanlara 5 bin lira idari para cezası uygulanacak. Bıçak veya benzeri aletlerin sayısının ya da niteliğinin ağır olması halinde ceza 10 bin liraya çıkacak. İşletme sahibi veya sorumlusunun durumu yetkili makamlara bildirmemesi halinde ayrıca 5 bin lira ceza verilecek. Düzenleme internet üzerinden ve mesafeli satışları da kapsayacak. Bıçak satışına ilişkin hükümler 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. AĞIR SUÇLARDA ÇOCUKLAR İÇİN CEZA HÜKÜMLERİ DEĞİŞTİ Türk Ceza Kanunu’nda çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin bazı maddelerde de değişikliğe gidildi. 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşından küçük kişilerin kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işlemesi halinde yeni kriterler dikkate alınabilecek. Bu kapsamda suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, güdülen amaç ve saik ile çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olup olmadığı değerlendirilecek. 12-15 yaş grubunda ceza sorumluluğu bulunan çocuklar açısından da bazı durumlarda daha ağır hükümlerin uygulanabilmesinin önü açıldı. ÇOCUKLARA YENİ YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için yeni yönlendirme tedbirleri getirildi. Çocuklar spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve kamu kurumlarında 20 ila 300 saat arasında sosyal ve toplumsal hizmet faaliyetlerine yönlendirilebilecek. Bunun yanında kütüphane ve okuma faaliyetleri, çevre temizliği, ağaçlandırma ve bitki bakımı gibi uygulamalar da gerçekleştirilebilecek. Dijital risklerden korunma amacıyla belirli dijital cihaz ve mecralara yönelik denetimler yapılabilecek. Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılıklarla mücadele kapsamında ise çocukların tedavi ve rehabilitasyon programlarına yönlendirilmesi mümkün olacak. ÇOCUK HÜKÜMLÜLERİN İNFAZ SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENDİ Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumlarından çocuk eğitimevlerine ayrılmasına ilişkin sistem yeniden düzenlendi. Kasten işlenen suçlardan 3 yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise 5 yıl veya daha az hapis cezası alan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilebilecek. Firar eden, tutuklanan veya belirli disiplin ihlallerinde bulunan çocuklar ise çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilebilecek. 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirilen bazı süreler, belirli suçlar bakımından iki gün olarak hesaplanacak. Kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile suç örgütü kurma suçları bu uygulamanın dışında tutuldu. AİLELERE TAZYİK HAPSİ UYGULANABİLECEK Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına uymayan anne, baba, vasi veya çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kişiler için de yaptırım getirildi. İhlalin niteliğine ve ağırlığına göre 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek. Düzenlemeyle çocuklarla ilgili mevzuatta kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesi yerine “adli süreçteki çocuk” veya “hakkında adli süreç yürütülen çocuk” ifadelerinin kullanılması da öngörüldü. Bıçak satışına ilişkin hüküm dışında kalan düzenlemeler, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.

20 YILLIK CİNAYET DOSYASINDA KARAR: AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

20 YILLIK CİNAYET DOSYASINDA KARAR: AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Muğla'nın Fethiye ilçesinde 2006 yılında kaybolan Dermenci'nin tüfekle öldürülerek gömüldüğünün yıllar sonra ortaya çıkmasına ilişkin davada karar verildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Karabulut'u "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmaları kapsamında, 2006 yılında kaybolan Dermenci'nin dosyası Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ile Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yeniden ele alındı. Geçen yıl başka bir kayıp olayına ilişkin alınan ifadelerde, Dermenci'nin 2006 yılında tüfekle öldürüldüğü ve cesedinin gömüldüğü yönünde bilgilere ulaşıldı. Yürütülen teknik ve fiziki takip sonucu olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen Karabulut ile Ö.D. gözaltına alındı. ORMANLIK ALANDA İNSAN KEMİKLERİ BULUNDU Karabulut'un Antalya'nın Korkuteli ilçesinde gösterdiği ormanlık alanda kepçeyle arama yapıldı. Çalışmalarda Dermenci'ye ait olduğu değerlendirilen insan kemikleri bulundu ve DNA incelemesi başlatıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Karabulut ile Ö.D. tutuklandı. Ö.D. daha sonra serbest bırakılırken dosyada "tanık" sıfatıyla yer aldı. "BEN KİMSEYİ ÖLDÜRMEDİM" Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın dördüncü duruşmasına tutuklu sanık Karabulut ile avukatı katıldı. Suçlamaları kabul etmeyen Karabulut, cinayeti hayatını kaybeden eşinin işlediğini öne sürdü. Karabulut, "Beraatimi istiyorum. Ben kimseyi öldürmedim, kocam öldürdü. Arkadaşları ile cesedi gömdü. Beni de susmam için korkuttu." şeklinde savunma yaptı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET CEZASI VERİLDİ Cumhuriyet savcısı önceki duruşmada açıkladığı esas hakkındaki mütalaasında, Karabulut'un ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Karar duruşmasında son savunmasını yapan Karabulut, suçlamaları bir kez daha reddederek beraatini istedi. Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarının ardından kararını açıkladı. Karabulut, "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Böylece 2006'daki kayıp vakasıyla başlayan ve yaklaşık 20 yıl sonra yeniden yürütülen soruşturmayla cinayet dosyasına dönüşen olayda yargılama karara bağlandı.

KASKLI SALDIRGANIN DÖVDÜĞÜ YAŞLI ADAMDAN ACI HABER Haber

KASKLI SALDIRGANIN DÖVDÜĞÜ YAŞLI ADAMDAN ACI HABER

Mersin’in Erdemli ilçesinde evinin bahçesinde oturduğu sırada kasklı ve eldivenli bir kişinin saldırısına uğrayan 80 yaşındaki Hasan Hüseyin Belen, 18 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Belen’in ölümüyle birlikte saldırıyla ilgili tutuklanan şüpheli hakkında “Kasten Öldürme” suçundan adli işlem yapılacağı öğrenildi. EVİNİN BAHÇESİNDE SALDIRIYA UĞRADI Olay, 24 Temmuz’da Erdemli ilçesi Koyuncu Mahallesi Türkmen Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 3 yıldır yürüme güçlüğü yaşayan 6 çocuk babası Hasan Hüseyin Belen, evinin bahçesinde oturduğu sırada kask ve eldiven takan bir kişinin saldırısına uğradı. Saldırgan, yaşlı adamın boynunu kırmaya çalıştı. Belen’in yere düşmesinin ardından saldırgan, başına defalarca tekme atarak olay yerinden kaçtı. KIZI BABASINI HAREKETSİZ HALDE BULDU Saatler sonra babasına yemek götürmek için eve gelen Ayfer Uyanık, babasını yerde görünce durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ekipler tarafından ilk müdahalesi yapılan Belen, Erdemli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki müdahalesinin ardından Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Belen, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. 18 gündür yaşam mücadelesi veren yaşlı adam, doktorların tüm çabasına rağmen hayatını kaybetti. SALDIRI ANLARI GÜVENLİK KAMERASINDA Olayla ilgili yürütülen soruşturma, Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürüldü. Polis ekiplerinin çalışmaları sonucunda saldırganın 47 yaşındaki A.Y. olduğu belirlendi. Evin önündeki güvenlik kamerasından elde edilen görüntüler doğrultusunda çevrede bulunan 114 farklı güvenlik kamerası tek tek incelendi. Yapılan takip sonucunda şüphelinin adresi tespit edildi ve düzenlenen operasyonla yakalandı. Görüntülerde, kask ve eldiven takan şüphelinin önce yaşlı adamın boynunu kırmaya çalıştığı, bunu başaramayınca yerde bulunan Belen’in başına defalarca tekme attığı görüldü. ŞÜPHELİNİN SUÇLAMASI DEĞİŞECEK Şüpheli A.Y., “Kasten Öldürmeye Teşebbüs” suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Hasan Hüseyin Belen’in hayatını kaybetmesinin ardından şüpheli hakkında “Kasten Öldürme” suçundan adli işlemlerin sürdürüleceği öğrenildi.

ÇERÇEVE YASA TEKLİFİ TBMM'YE SUNULDU: İŞTE TAM YASA KAPSAMI Haber

ÇERÇEVE YASA TEKLİFİ TBMM'YE SUNULDU: İŞTE TAM YASA KAPSAMI

"Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin 12 maddelik içeriği netleşti. Teklif, PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığını sona erdirmesi ve silahsızlanmasının güvenlik kurumları ile Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edilmesi halinde uygulanacak yasa; tespit, yargılama ve infaz süreçlerini düzenliyor. Teklife göre düzenlemenin yürürlüğe girmesi, örgütün tüm yapı ve unsurlarıyla silahsızlandığının önce güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi, ardından bu tespitin MGK tarafından teyit edilmesine bağlandı. KAPSAMA GİREN SUÇLAR Teklif kapsamında; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme,Örgüte üye olma,Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,Örgüt propagandası yapma,Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen diğer suçlar,6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki örgüt lehine işlenen suçlar düzenleme kapsamına alındı. KASTEN ÖLDÜRME SUÇU KAPSAM DIŞINDA Teklifte, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu kapsam dışında bırakıldı. Ayrıca, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların da düzenlemeden yararlanamayacağı belirtildi. SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMALAR ERTELENEBİLECEK Kanun kapsamına giren kişiler hakkında; Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda 5 yıl,15 yıldan fazla, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ise 10 yıl süreyle soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi öngörülüyor. Erteleme kararı verilmesi halinde tutuklama ve adli kontrol tedbirleri kaldırılacak. Kararlara iki hafta içinde itiraz edilebilecek. KESİNLEŞMİŞ CEZALARDA İNFAZ ERTELEMESİ Kesinleşmiş mahkûmiyetlerde de benzer şekilde; 15 yıl veya daha az hapis cezalarında 5 yıl,15 yıldan fazla hapis ile müebbet hapis cezalarında 10 yıl infazın ertelenmesi öngörülüyor. Erteleme süresi boyunca yeni bir suç işlenmemesi halinde cezalar infaz edilmiş sayılacak. Kovuşturma aşamasındaki dosyalarda ise düşme kararı verilebilecek. ZAMANAŞIMI DURACAK Teklife göre erteleme süresince dava ve ceza zamanaşımı işlemeyecek. Kurulun yapacağı dönemsel değerlendirmeler doğrultusunda, gerekli görülmesi halinde mahkûmiyetten kaynaklanan hak yoksunluklarının kaldırılması için mahkemeye başvuru yapılabilecek. ÜST DÜZEY KOORDİNASYON KURULU KURULACAK Kanunun uygulanmasını takip etmek amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir koordinasyon kurulu oluşturulacak. Kurulda; Adalet Bakanı,Dışişleri Bakanı,İçişleri Bakanı,Milli Savunma Bakanı,Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri,MİT Başkanı,MGK Genel Sekreteri yer alacak. Kurulun sekretaryasını Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği yürütecek. TBMM'DE İZLEME KOMİSYONU OLUŞTURULACAK Teklif kapsamında TBMM bünyesinde 17 üyeden oluşan bir İzleme Komisyonu kurulması öngörülüyor. Örgüt mensuplarının teslim olması ve silahların kayıt altına alınmasına ilişkin usul ve esaslar ise İçişleri Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının hazırlayacağı ortak genelgeyle belirlenecek. BAŞVURULAR İÇİN 6 AYLIK SÜRE Düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına veya yetkili kurumlara yazılı başvuruda bulunması gerekecek.

GÜLLÜ DOSYASINDA İDDİANAME TAMAMLANDI: İŞTE DETAYLAR Haber

GÜLLÜ DOSYASINDA İDDİANAME TAMAMLANDI: İŞTE DETAYLAR

Kamuoyunda "Güllü" ismiyle tanınan sanatçı Gül Tut'un geçen yıl Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 26 Eylül 2025 gecesi meydana gelen olayın tüm yönleriyle incelendiği belirtildi. Dosyada yer alan değerlendirmelere göre Gül Tut, Çınarcık'taki evinin altıncı katındaki dairenin penceresinden yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düştü. Adli incelemelerde, sanatçının ağır kafa ve omurga travmaları ile iç organ yaralanmalarına bağlı gelişen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Soruşturma dosyasında yer alan örneklere göre olay gecesi evde bulunan kişilerin, Gül Tut'un sevdiği "Malkata" isimli Roman havasını açtığı, müziği duyan sanatçının da kızının odasına geçtiği değerlendirildi. Savcılık, bu durumun olayın gerçekleşeceği ortama Gül Tut'u çekmek amacıyla planlandığı kanaatine yer verdi. İddianamede, olay anına ilişkin güvenlik kamerası ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporlarında düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin "Hadi görüşürüz" dediğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu ifadenin şüpheliye ait olduğu ve hemen sonrasında Gül Tut'un fiziksel müdahaleyle pencereden aşağıya atıldığı yönünde değerlendirme yaptı. Dosyada bulunan tanık ifadeleri de iddianamenin önemli delilleri arasında gösterildi. Olay sırasında evde bulunan tanıklardan birinin, ilk ifadesinden farklı olarak daha sonra verdiği beyanda, Gül Tut'un kızının iki eliyle annesini kavrayarak pencereden aşağı ittiğini anlattığı belirtildi. Savcılık, tanığın daha sonra yaptığı açıklamaların telefon kayıtlarıyla da desteklendiğini kaydetti. İddianamede, şüphelinin olaydan önce annesine yönelik tehdit içerikli söylemlerde bulunduğu iddialarına da yer verildi. Bazı tanıkların, Tuğyan Ülkem Gülter'in çeşitli zamanlarda annesini camdan atacağını söylediğini öne sürdüğü, dijital incelemelerde ise annesinin ölmesini istediğini ifade ettiği değerlendirilen çok sayıda mesajın tespit edildiği aktarıldı. Dosyada yer alan teknik incelemelerde, olay öncesinde üç farklı darbe sesinin kaydedildiği, ilk sesin ardından yaklaşık yedi saniye boyunca odadaki kişilerden herhangi bir yardım çağrısı ya da panik tepkisi duyulmadığı ifade edildi. Savcılık, bu bulgunun olayın ani gelişen bir kaza ihtimaliyle uyuşmadığını değerlendirdi. Olayın intihar ya da kaza sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimalleri de soruşturma kapsamında araştırıldı. Evde yapılan kriminal incelemelerde zeminde kaymaya neden olabilecek herhangi bir madde bulunmadığı, Gül Tut'un sağlık geçmişinde intihar eğilimine işaret eden bir veriye rastlanmadığı, çok sayıda tanığın ise sanatçının yükseklik korkusu bulunduğunu anlattığı belirtildi. Bilirkişiler de pencerenin yapısı ve maktulün fiziksel özellikleri dikkate alındığında dışarıdan bir müdahale ihtimalinin daha güçlü olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise ölüm şeklinin yalnızca tıbbi örneklerle kesin olarak belirlenemeyeceğini, bunun adli soruşturmanın değerlendirmesiyle ortaya konulabileceğini ifade etti. İddianamede, şüphelinin olay sonrasında dijital delilleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunduğu da öne sürüldü. Eski erkek arkadaşından mesajları silmesini istediği, tanık beyanlarını etkilemeye çalıştığı, telefonunu değiştirdiği ve cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü iddiaları dosyada yer aldı. Ayrıca yurt dışına çıkış imkanlarını araştırdığına ilişkin tespitler de soruşturma evrakına girdi. Telefon incelemelerinde şüphelinin internet geçmişinde uyuşturucu maddelerin saçta tespit edilme sürelerine ilişkin aramalar ile suç ve dedektiflik temalı içeriklere yönelik araştırmalar bulunduğu kaydedildi. Buna karşılık yapılan toksikolojik incelemelerde şüpheli ve tanıktan alınan örneklerde uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmadığı bildirildi. Toplanan tanık anlatımları, dijital materyaller, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendiren Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Dosya, yargılamanın yapılması için mahkemeye gönderilirken, sanığın hukuki durumuna ilişkin nihai kararı mahkeme verecek.

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ Haber

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde teyzesini bıçaklayarak öldürdüğü, ardından delilleri ortadan kaldırmak amacıyla evi ateşe verdiği iddiasıyla tutuklanan İnci Çalışkan hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden cinayet yöntemleri, adli tıp ve bayıltıcı maddelere ilişkin çeşitli aramalar yaptığı belirtildi. Savcılık, Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Evde çıkan yangının ardından yapılan incelemede Binnaz Eriş'in bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Polis ekiplerinin güvenlik kameraları ve olay yerindeki deliller üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda, cinayetin ardından delilleri yok etmek amacıyla yangın çıkarıldığı değerlendirildi. Soruşturma kapsamında Eriş'in yeğeni İnci Çalışkan ile Ö.B. gözaltına alındı. İki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. EVDE ZORLAMA İZİ BULUNMADI Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Eriş'in yaşadığı evin kapısında herhangi bir zorlama izine rastlanmadığı kaydedildi. Evdeki dolap ve eşyaların dağıtıldığı, cüzdan ve çantaların karıştırıldığı belirtilirken, ikamette kahve içildiği değerlendirilen iki fincanın bulunduğu aktarıldı. Güvenlik kamerası kayıtlarında ise Çalışkan'ın taksiyle eve geldiği, bir süre içeride kaldıktan sonra adresten ayrıldığının tespit edildiği belirtildi. ÇALIŞKAN'IN EVİNDE KANLI BIÇAK BULUNDU İddianameye göre, Çalışkan'ın adresinde gerçekleştirilen aramalarda kanlı bıçak, tornavida, yeni yıkanmış çamaşırlar ve kanlı tülbent ele geçirildi. Aramada ayrıca 340 dolar ile 40 euro bulundu. Bıçak üzerinde gerçekleştirilen kriminal incelemede Eriş'e ait kan örneklerinin tespit edildiği kaydedildi. Eriş'in evinin mutfağındaki beyaz el havlusunda ise Çalışkan'a ait DNA örneklerine rastlandığı ifade edildi. Dosyaya ayrıca Çalışkan'ın olayın ardından altın bozdurduğu ve olay günü cep telefonuyla görüşmeler gerçekleştirdiğine ilişkin tespitlerin de girdiği belirtildi. YAPAY ZEKÂDA YAPTIĞI ARAMALAR İDDİANAMEYE GİRDİ İddianamenin dikkat çeken bölümlerinden birini şüphelinin dijital inceleme kayıtları oluşturdu. Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden "Biber gazı", "Karna bıçak çabuk öldürür mü?", "Adli tıp ders notları", "İz bırakmadan adam öldürme yolları", "Altın piyasası" ve "Bayıltıcı iğne" gibi konularda aramalar yaptığının tespit edildiği belirtildi. Söz konusu dijital kayıtlar da soruşturma dosyasındaki deliller arasında yer aldı. YANGININ İKİ AYRI NOKTADA BAŞLATILDIĞI BELİRTİLDİ Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan yangın raporuna da iddianamede yer verildi. Raporda, yangının kasten çıkarıldığı yönünde değerlendirme yapıldığı, ateşin yatak odası ve oturma odasında olmak üzere iki ayrı noktada başlatıldığının belirlendiği aktarıldı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ Savcılık, Çalışkan'ın "tasarlayarak kasten öldürme", "yağma" ve "mala zarar verme" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Davanın ilk duruşmasının 3 Kasım saat 09.30'da Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi bekleniyor.

YAZICIOĞLU SORUŞTURMASINDA FETÖ TESPİTİ Haber

YAZICIOĞLU SORUŞTURMASINDA FETÖ TESPİTİ

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin 2009 yılında hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunun işlendiğine yönelik kuvvetli şüphe oluşturan somut delillere ulaşıldığı değerlendirilirken, 27 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Karayakup mevkisinde düşen helikopterde hayatını kaybeden dönemin BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Mustafa Kaya İstektepe'nin ölümüne ilişkin soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Soruşturma kapsamında daha önce Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaası doğrultusunda kapsamlı inceleme yapıldı. FETÖ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME Başsavcılık açıklamasına göre incelemelerde, olay günü bölgede uçuş yaptığı belirlenen askeri jet pilotları, olay yerine gönderilen askeri kaza-kırım ekibinde görevli personel, helikopterin düşmesinin ardından olay yerinde görev yapan ve cihazların sökülmesi sürecinde birlikte hareket ettikleri değerlendirilen sivil kaza-kırım ekibi personeli ile koordinat tespitiyle görevli Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda söz konusu kişilerin, FETÖ faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu tespit edildiği belirtildi. 10 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON Soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Ankara merkezli 10 ilde 27 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 25 şüpheli yakalanırken, 2 şüphelinin başka suçlardan cezaevinde bulunduğu, firari 2 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 20 tabanca, 2 bin 507 farklı çapta fişek, 35 şarjör ile 2 av tüfeği ele geçirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin yaşamını yitirdiği olaya ilişkin soruşturmanın, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, sorumluların belirlenmesi ve hukuk önünde hesap vermelerinin sağlanması amacıyla titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.