#Kasten Öldürme

- Kasten Öldürme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kasten Öldürme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HİRANUR CİNAYETİ DAVASINDA SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI Haber

HİRANUR CİNAYETİ DAVASINDA SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI

Mersin’de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın öldürülmesine ilişkin davada savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, tutuklu sanıklardan birinin “çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. SAVCI CEZA TALEPLERİNİ AÇIKLADI Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Ş., Mustafa Z. ve Nazmi Ç. SEGBİS aracılığıyla katıldı. Cumhuriyet savcısı mütalaasında: Hüseyin Arda Ş.’nin "çocuğa karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma"Mustafa Z. ile Nazmi Ç.’nin ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. TUTUKLULUK HALLERİ DEVAM ETTİ Taraf avukatlarının beyanlarının ardından söz verilen sanıklar tahliyelerini istedi. Mahkeme heyeti ise sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. AİLE VE AVUKATLARDAN AÇIKLAMA Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Hiranur’un ailesi ve avukatları, süreci yakından takip edeceklerini belirtti. Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir, "Çocuklara yönelik suçlarda adaletin sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Müşteki avukatlarından Derya Demir ise "Savcılık mütalaasına itiraz edeceğiz ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı. OLAYIN GEÇMİŞİ 1 Eylül 2025’te Toroslar ilçesinde meydana gelen olayda, 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar park halindeki otomobilde tabancayla vurularak hayatını kaybetmiş, olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklanmıştı. Dava süreci devam ediyor.

NARİN GÜRAN CİNAYET DAVASINDA NEVZAT BAHTİYAR'A 17 YIL HAPİS Haber

NARİN GÜRAN CİNAYET DAVASINDA NEVZAT BAHTİYAR'A 17 YIL HAPİS

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, 19 gün süren arama çalışmalarının ardından 8 Eylül’de dere yatağında bulundu. Küçük çocuğun cesedinin çuval içerisinde, üzeri 30, 25 ve 20 kilogram ağırlığında üç taşla kapatılarak çalılıklar arasına gizlendiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bahtiyar’ın, güvenlik kamerası görüntülerine göre Narin’in cansız bedenini kırmızı bir araçla dere yatağına götürdüğü belirlenirken, diğer sanıklar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İLK KARAR VE İSTİNAF SÜRECİ 28 Aralık 2024’te görülen davanın ikinci duruşmasında mahkeme, Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Nevzat Bahtiyar ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Kararın ardından sanık avukatları ile müşteki taraf ve ilgili kurumlar tarafından istinaf başvurusu yapıldı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 26 Mayıs 2025’te verdiği kararla yerel mahkemenin hükmünü oy çokluğuyla onadı. Ancak mahkeme başkanı, delillerin eksik değerlendirildiği ve olayın oluş şeklinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı yönünde muhalefet şerhi koydu. YARGITAY: SUÇUN NİTELİĞİ YANLIŞ DEĞERLENDİRİLDİ Dosyanın taşındığı Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025 tarihli kararında diğer üç sanık hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını onarken, Nevzat Bahtiyar yönünden kararı bozdu. Daire, Bahtiyar’ın eyleminin "suç delillerini gizleme" değil, "kasten öldürmeye yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. YENİDEN YARGILAMA VE DURUŞMA SÜRECİ Bozma kararının ardından Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına 6 Nisan’da başlandı. İlk duruşmada müşteki taraf avukatları tarafından yapılan reddi hakim talebi, mahkeme tarafından "yargılamayı uzatmaya yönelik" bulunarak reddedildi. Avukatlar kararı bir üst mahkemeye taşıdı. Bugün görülen duruşmada ise sanık Nevzat Bahtiyar ile taraf avukatları, Narin Güran’ın babası Arif Güran ve aile yakınları hazır bulundu. Duruşma salonunda geniş güvenlik önlemleri alınırken, reddi hakim talebine ilişkin üst mahkemenin ret kararı da dosyaya girdi. CEZA 17 YILA YÜKSELDİ Mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma ilamı doğrultusunda Nevzat Bahtiyar’ın eyleminin "kasten öldürmeye yardım" suçunu oluşturduğuna hükmederek sanığı 17 yıl hapis cezasına çarptırdı. Böylece ilk yargılamada 4 yıl 6 ay olarak verilen ceza, yeniden yapılan yargılama sonucunda artırılmış oldu. Dava kapsamında diğer sanıklar hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ise daha önce kesinleşmişti.

JAGUAR’LI ÇİFTE CİNAYETTE KARAR: EŞE 50 YIL HAPİS Haber

JAGUAR’LI ÇİFTE CİNAYETTE KARAR: EŞE 50 YIL HAPİS

Büyükçekmece’de aralarında ilişki olduğu iddia edilen Adalet Bike ve Gökhan Denli’nin öldürüldüğü davada mahkeme karar'ını açıkladı. Sanık eş 50 yıl hapis cezasına çarptırılırken, iki sanığa da 39’ar yıl hapis verildi. Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanıklar Mahmut Bike, Fırat Bike ve Öznur Erbek ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar son sözlerinde beraat talebinde bulundu. EŞİNE VE DİĞER MAKTULE AĞIR CEZA Mahkeme heyeti, sanık Mahmut Bike’yi Gökhan Denli’ye yönelik "kasten öldürme" suçundan takdiri indirimle 16 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca sanık, eşi Adalet Bike’ye karşı "eşe karşı kasten öldürme", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından toplam 50 yıl hapis cezası aldı. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. 2 SANIĞA 39’AR YIL HAPİS Mahkeme, diğer sanıklar Fırat Bike ve Öznur Erbek’i ise Gökhan Denli’ye yönelik "kasten öldürme" ile Adalet Bike’ye yönelik "üst ve alt soydan birine karşı kasten öldürme" ve "birden fazla kişiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 39’ar yıl hapis cezasına mahkum etti. Öte yandan firari sanıklar Selahattin Erbek ve Furkan Özcan’ın dosyası ayrıldı. OLAYIN GEÇMİŞİ İddianamede yer alan bilgilere göre, 21 Haziran 2021’de meydana gelen olayda Mahmut Bike, eşinin başka biriyle ilişkisi olduğunu öğrenmesi üzerine yakınlarıyla birlikte Büyükçekmece’ye gitti. Parkta eşi Adalet Bike ile Gökhan Denli’yi gören sanık, Denli’yi bıçaklayıp silahla öldürdü. Adalet Bike ise zorla araca bindirildikten sonra yolda araçtan düşmüş, ardından arkadan gelen Jaguar marka otomobilin üzerinden geçmesi sonucu hayatını kaybetmişti. Dava kapsamında yargılama süreci firari sanıklar yönünden devam edecek.

HAMİLE KADIN CİNAYETİNDE DETAYLAR: BUZU KIRIP BARAJA ATTI Haber

HAMİLE KADIN CİNAYETİNDE DETAYLAR: BUZU KIRIP BARAJA ATTI

Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde Kürebeli Barajı’nda bulunan 24 yaşındaki 7 aylık hamile Bahar Aksüt cinayetine ilişkin soruşturmada, olayın planlı şekilde işlendiği ve ardından delillerin yok edilmeye çalışıldığı ortaya çıktı. CANSIZ BEDEN BARAJDA BULUNDU Olay, baraj çevresine fotoğraf çekmek için giden vatandaşların ihbarıyla ortaya çıktı. Su içerisinde bulunan cesedin Bahar Aksüt’e ait olduğu belirlendi. Yapılan ilk incelemelerde genç kadının 8 ayrı yerinden bıçaklandığı ve öldürüldükten sonra suya atıldığı tespit edildi. İLİŞKİ VE HAMİLELİK DETAYI Jandarma ekiplerinin çalışmasında cinayet şüphelisinin mahalle muhtarı Mustafa Arıkan olduğu belirlendi. İddiaya göre: Şüpheli ile Aksüt arasında bir ilişki vardı. Genç kadın bu ilişkiden 7 aylık hamileydi. Şüpheli ve ailesi bebeği istemedi. Bu nedenle Aksüt’e bebeği aldırması için baskı yapıldığı öne sürüldü. CİNAYET GECE SAATLERİNDE İŞLENDİ Olay günü şüphelinin, Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine giderek Aksüt’ü ve bir arkadaşını aldığı, ardından Tufanbeyli’ye getirdiği belirlendi. Daha sonra Aksüt’ü yalnız şekilde Kürebeli Yaylası’ndaki baraj kenarına götüren şüphelinin, burada tekrar bebeği aldırmasını istediği, olumsuz yanıt alması üzerine tartışmanın büyüdüğü ifade edildi. "8 YERİNDEN BIÇAKLADI" Tartışmanın ardından zanlının, genç kadını 8 yerinden bıçaklayarak öldürdüğü tespit edildi. CESEDİ GİZLEMEK İÇİN BUZU KIRDI Cinayetin ardından şüphelinin cesedi baraja atmak istediği ancak su yüzeyinin buz tuttuğu için bunu başaramadığı öğrenildi. Bunun üzerine: Araçtan balyoz aldığı Buzu kırarak suya açıklık oluşturduğu Cesedi buradan baraja attığı iddia edildi. TANIK KADINI DA ÖLDÜRMEK İSTEDİ Olayın tanıklarından bir kadını da öldürmek istediği ancak kadının yalvarması üzerine bundan vazgeçtiği öne sürüldü. İTİRAF GELDİ Cesedin bulunmasının ardından başlatılan soruşturmada gözaltına alınan şüpheli Mustafa Arıkan’ın, emniyette cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. Şüpheli, olaydan haberdar olan diğer kişilerin de isimlerini verdi. 3 KİŞİ TUTUKLANDI Adliyeye sevk edilen şüphelilerden: Mustafa Arıkan “kasten öldürme” suçundan Diğer 2 kişi ise “yardım ve yataklık” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLDİ Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatıldığını belirtirken, cinayetin planlı şekilde işlendiği ve delillerin yok edilmeye çalışıldığına dikkat çekti.

OĞLUNUN KAYIP BAŞVURUSU VAHŞETİ ORTAYA ÇIKARDI Haber

OĞLUNUN KAYIP BAŞVURUSU VAHŞETİ ORTAYA ÇIKARDI

İstanbul Ümraniye’de işlenen iki kadın cinayetinin ardından endişelenen ailesinin yaptığı kayıp başvurusu, 47 yaşındaki Özbekistan vatandaşı Dilafruz Chulieva’nın ölümünü ortaya çıkardı. Balıkesir’de cansız bedeni bulunan Chulieva’nın oğlu, annesinin Türkiye’ye para kazanıp ev almak için geldiğini söyledi. Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde bir çiftlikte çalıştığı öğrenilen 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva’dan 22 Ocak tarihinden sonra haber alınamadı. Aynı dönemde İstanbul’da Özbekistanlı iki kadının öldürüldüğü haberlerini ülkelerinde izleyen aile, endişelenerek Türkiye’de faaliyet gösteren Özbek Kadın Hakları Derneği ile iletişime geçti. Ailenin Türkiye’ye gelmesinin ardından 15 Şubat’ta kayıp başvurusu yapıldı. Yapılan araştırmalar sırasında bir ihbar üzerine Chulieva’nın cansız bedenine Balıkesir’de ulaşıldı. Yapılan incelemede cesedin yüzü, gövdesi ve sağ kolunda yanıklar olduğu ve bazı uzuvlarının eksik olduğu öğrenildi. “EV ALMA UMUDUYLA ÇALIŞIYORDU” Acılı oğlu Shakhrukh Turakulov, annesinin geçtiğimiz yıl Türkiye’ye çalışmak için geldiğini belirterek, “Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Annemin geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı. Ona ‘Kirada da iyi yaşıyoruz, kendini bu kadar yorma’ dedim ama annem ‘Kendi evimiz olmalı’ diyordu. Bu umutla çalışıyordu” ifadelerini kullandı. Turakulov, annesiyle en son 22 Ocak’ta konuştuğunu ve daha sonra kendisinden haber alamadıklarını söyledi. “ÜMRANİYE’DEKİ CİNAYETLERDEN SONRA ENDİŞELENDİLER” Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda İslamova, Türkiye’ye çalışmak için gelen kadınların ailelerine daha iyi bir gelecek sunma amacı taşıdığını belirterek, yaşanan cinayetlerin herkesi derinden sarstığını ifade etti. Dernek avukatlarından Ezgi Ekin Arslan ise, ailenin Ümraniye’de öldürülen iki Özbek kadının haberlerinden sonra annelerinin de başına bir şey gelmiş olabileceğinden şüphelenerek kendilerine ulaştığını söyledi. Arslan, “Başta ‘Acaba Ümraniye’deki evde mi’ diye korkuyla araştırmaya başladık. Ancak sonradan Balıkesir’den ayrılmadığını öğrendik. 28 Şubat’ta cansız bedenine ulaşıldı. Yüzü ve ellerinin yakıldığı, bazı uzuvlarının eksik olduğu tespit edildi” dedi. SORUŞTURMA KASTEN ÖLDÜRMEDEN YÜRÜTÜLÜYOR Olayla ilgili 4 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı, 1 kişinin tutuklandığı ve 3 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Avukat Cevat Bozkurt, soruşturmanın “kasten öldürme” suçundan yürütüldüğünü belirterek, Chulieva’nın cenazesinin Özbekistan’a gönderildiğini söyledi. Kadın hakları dernekleri ise olayın takipçisi olacaklarını belirterek, “Her fail bilsin ki bu suçlar cezasız kalmayacak” açıklamasında bulundu.

TÜM AİLESİNİ KATLEDEN POLİSE 3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

TÜM AİLESİNİ KATLEDEN POLİSE 3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Mahkeme, polise üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Olay, 12 Kasım 2025 tarihinde Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak Demirel Mahallesi’nde meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan silahla yaralama ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, apartman girişinde oturan Antalya Emniyet Müdürlüğü Varsak Polis Merkezi Amirliği’nde görevli polis memuru Muharrem Giyar’ı elinde silahla buldu. Silahın alınmasının ardından eve giren ekipler, salonda Fatma Giyar (31) ile oturma odasında Meral Ebrar Giyar (10) ve Merve Giyar’ın (4) hareketsiz halde bulunduğunu tespit etti. Sağlık ekipleri anne ve iki kız çocuğunun hayatını kaybettiğini belirledi. OTOPSİ RAPORLARI DOSYAYA GİRDİ Hazırlanan iddianamede yer alan otopsi raporlarına göre Fatma Giyar’ın ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ve beyin kanaması sonucu, iki çocuğun ise ateşli silah yaralanmasına bağlı ağır kafa ve vücut travması nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Cumhuriyet savcısı, sanığın eşi için “eşe karşı kasten öldürme”, çocukları için ise ayrı ayrı “altsoya karşı kasten öldürme” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. “SUÇLUYUM, PİŞMANIM” DEDİ Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına sanık Muharrem Giyar, taraf avukatları ve aile yakınları katıldı. Mahkemede savunma yapan sanık Giyar, eşinin psikolojik sorunları olduğunu ileri sürerek olaydan bir gün önce eşini psikiyatri kliniğine yatırmaya çalıştığını iddia etti. Sanık, “Kafama silahı dayadım. Kızlarıma doğru gidince ne yaptığımı hatırlamıyorum. Çocukların ölmediğini düşündüm. Suçluyum, pişmanım” ifadelerini kullandı. TANIK: “AMCA BEN ÇOLUĞU ÇOCUĞU VURDUM DEDİ” Mahkemede tanık olarak dinlenen sanığın amcası Ekrem B., olaydan sonra sanığın kendisini telefonla aradığını belirterek, “Amca ben çoluğu çocuğu vurdum dedi. Niye yaptın diye sordum, ‘Çıkar yolu bulamadım’ dedi” şeklinde konuştu. İLK DURUŞMADA KARAR ÇIKTI Mahkeme heyeti, sanık Muharrem Giyar’ı “eşe karşı kasten öldürme” ve “altsoya karşı kasten öldürme” suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

ULUSAL YARDIM İŞARETİ ANLAŞILMAYIP 2 SAAT SONRA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ Haber

ULUSAL YARDIM İŞARETİ ANLAŞILMAYIP 2 SAAT SONRA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ

Tokat’ta bir büfede uluslararası yardım işareti yaparak yardım istediği ortaya çıkan ve yaklaşık 2 saat sonra öldürülen Hatice Yalman cinayetinde karar çıktı. Mahkeme, sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Tokat’ta bir büfede yaptığı uluslararası yardım işaretiyle gündeme gelen Hatice Yalman cinayeti davasında karar çıktı. Mahkeme, sanık Mustafa Koç’u “kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. OLAY KAZA İHBARIYLA ORTAYA ÇIKTI Olay, 29 Mart 2025 tarihinde Tokat kent merkezinde Topçam Mahallesi Akşemsettin Caddesi’nde meydana geldi. Motosiklet kazası ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler Hatice Yalman ile Mustafa Koç’u yaralı halde buldu. Tokat Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Hatice Yalman, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Ancak yapılan incelemelerde Yalman’ın vücudunda kazaya bağlı olmayan darp izleri bulundu. Olay yerinden yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunan kanlı taşlardaki kan örneklerinin de Yalman’a ait olduğu belirlendi. Bu gelişmeler üzerine soruşturma kaza dosyasından cinayet soruşturmasına dönüştürüldü. BÜFEDE YARDIM İŞARETİ YAPMIŞ Soruşturma kapsamında Hatice Yalman’ın olaydan yaklaşık iki saat önce Tokat merkezde bir büfeye girdiği ve burada uluslararası literatürde “yardım çağrısı” olarak bilinen el işaretini yaptığı görüntüler ortaya çıktı. Büfe çalışanının ise bu işaretin anlamını bilmediği için herhangi bir müdahalede bulunmadığı öğrenildi. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Tokat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dördüncü duruşmasında karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Hatice Yalman’ın ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan Mustafa Koç’u “kadına karşı kasten öldürme” suçundan hiçbir indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Dava kapsamında yargılanan diğer 7 sanık hakkında ise beraat kararı verildi.

15 YAŞINDAKİ ALPEREN BOYNUNA ATILAN YUMRUK NEDENİYLE ÖLMÜŞ Haber

15 YAŞINDAKİ ALPEREN BOYNUNA ATILAN YUMRUK NEDENİYLE ÖLMÜŞ

Bolu'da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak'ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Ş. (13) ile tutuksuz sanık E.Y. (14) duruşmada hazır bulundu. Alperen'in ölümüne boynuna atılan yumruğunneden olduğu tespit edildi... ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ Davanın önceki iki celsesi, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi nedeniyle ertelenmişti. Mahkemenin talep ettiği rapor, üçüncü celsede dosyaya eklendi. Heyet tarafından hazırlanan raporda, Alperen Ömer Toprak'ın boynuna aldığı yumruk sonrası beyin soğancığında (beyin sapı) hasar meydana geldiği, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca, travmanın doğrudan etkisiyle hayati merkezlerin etkilendiği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu kaydedildi. "RAPOR BEKLEDİĞİMİZ GİBİ GELDİ, DOĞRULARI KANITLAR NİTELİKTE" Adli Tıp Kurumu raporunun bekledikleri gibi geldiğini belirten ailenin avukatı Alper Coşkun, "Adli Tıp Kurumu'ndan beklenen rapor geldi. Savcılık mütalaa verecek, onun üzerine biz de yazılı beyanlarımızı sunacağız. Rapor, ölümün doğrudan darbeye bağlı olduğunu gösterir şekilde. Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte. Bir sonraki duruşma 22 Nisan tarihinde yapılacak. Çok yüksek ihtimalle o duruşmada karar çıkacak" dedi. "BANA VİCDANA AYKIRI GELİYOR" Çocuklar, 'suça sürüklenen çocuk' olarak nitelendirildikleri için bir indirim alacaklarını ve bunun vicdana aykırı olduğunu söyleyen avukat Coşkun, "Çocuklar kanunen 'suça sürüklenen çocuk' olduğu için cezai indirimleri olacak. Bu, kimsenin takdir edemeyeceği bir husus değil. Takdiri indirim olmaması yönünde bir talebimiz var. Bunu yazılı olarak mahkemeye yineleyeceğiz. Silahlı fotoğraflarla sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin, en nihayetinde çocuk olsalar da iyi hal indirimi almaları bana vicdana aykırı geliyor. Mahkeme heyeti şu an dosya kapsamında değerlendirme yapıyor. Ailelerin ya da bizlerin tehdit edilmesi hususunda bir öngörüleri yok. Usulen de böyle bir öngörüde bulunmaları beklenemez. Bu konuda onlara da yüklenemeyiz. Çünkü bununla ilgili bir durum varsa 'siz de şikayetçi olun, soruşturma kapsamında tekrar bir dosya açılsın' diyecekler. Zaten soruşturma kapsamında tekrar şikayetçi olsak da 'patates hatlar' diye nitelendirilen boş hatlar çıktığı için bir sonuca varılamıyor. Dosyanın bir an önce karara bağlanıp herkesin vicdanen rahatlamasını istiyoruz. Bütün uğraşımız bununla ilgili" şeklinde konuştu. Savcının, dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin yeniden mütalaa hazırlayacak olması nedeniyle dava 22 Nisan tarihine ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.