#Kasten Öldürme

- Kasten Öldürme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kasten Öldürme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ Haber

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kardeşi Çetin Kaya'yı tabancayla öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Sedat Kaya'nın, olaydan önce yaklaşık 2 saat 27 dakika tırın altında saklanarak beklediği güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. İddianamede eylemin uzun süredir devam eden husumet nedeniyle planlandığı değerlendirilirken, sanık Kaya suçlamaları reddederek kardeşiyle konuşmaya gittiğini ve öldürme kastının bulunmadığını savundu. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Olay, 1 Nisan'da Darıca ilçesi Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi'nde meydana geldi. Evli ve 2 çocuk babası Çetin Kaya, işe gitmek üzere sabah saatlerinde tırının yanına geldi. Kaya'nın aracını çalıştırmasının ardından başında kask bulunan bir kişi, tırın altında saklandığı yerden çıkarak tabancayla ateş etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda saldırıyı gerçekleştiren kişinin Çetin Kaya'nın 47 yaşındaki ağabeyi Sedat Kaya olduğu belirlendi. Sedat Kaya, aynı gün saat 12.00 sıralarında olayda kullandığı belirtilen tabancayla polise teslim oldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 2 SAAT 27 DAKİKA TIRIN ALTINDA BEKLEDİĞİ BELİRLENDİ Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin inceleme tutanağında, Sedat Kaya'nın saat 05.00 sıralarında tırın arka bölümüne geldiği ve burada saklandığı belirtildi. Çetin Kaya'nın ise saat 07.22 sıralarında tırının yanına geldiği, yaklaşık 2 dakika sonra araca bindiği kaydedildi. Görüntülerde Sedat Kaya'nın tırın altından çıkarak saat 07.27 sıralarında aracın kapısını açtığı ve kardeşine ateş ettiği anlar yer aldı. İddianamede, Sedat Kaya'nın aracın çekici ile dorse bölümü arasında yaklaşık 2 saat 27 dakika beklediği, Çetin Kaya'nın araca binmesinin ardından 3 el ateş ederek olay yerinden kaçtığı ifade edildi. İDDİANAMEDE "TASARLAYARAK ÖLDÜRME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede, kardeşler arasında uzun süredir husumet bulunduğu ve Sedat Kaya'nın olaydan önce Çetin Kaya'yı birçok kez öldürmekle tehdit ettiği ileri sürüldü. Sanığın olay yerine silahla ve tanınmamak amacıyla kask takarak geldiği de iddianamede yer aldı. Dosyada ayrıca Sedat Kaya'nın 18 Mart'ta kardeşi Çetin Kaya'ya gönderdiği belirtilen mesaj da deliller arasında gösterildi. Mesajda, ❝Doğum günün kutlu olsun. Böyle güzel günler unutulmaz. Sana ve Cemal'e hediyenizi takdim edeceğim.❞ ifadelerinin bulunduğu kaydedildi. Savcılık, tırın altında uzun süre beklenmesi, taraflar arasındaki husumet, daha önceki tehdit iddiaları, olay yerine silah ve kaskla gidilmesi ile söz konusu mesajı birlikte değerlendirerek eylemin "planlı ve soğukkanlı bir şekilde tasarlanarak gerçekleştirildiği" kanaatine vardı. 1995'TE BABASINI ÖLDÜRDÜĞÜ BELİRTİLDİ Dosyaya yansıyan bilgilere göre Sedat Kaya'nın, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında babası Cemal Kaya'yı da öldürdüğü belirtildi. İddiaya göre Cemal Kaya, oğlunun hırsızlık yaptığı belirtilen arkadaşlarıyla görüşmesini istemedi ve bu nedenle oğluna tokat attı. Sedat Kaya'nın bunun üzerine gece eve gitmediği, oğlunu aramak için dışarı çıkan Cemal Kaya'nın Gebze ilçesi Akse Sapağı'nda oğluyla karşılaştığı aktarıldı. Baba Kaya'nın oğluna eve dönmesini söylediği ancak olumsuz yanıt aldığı, arkasını dönerek uzaklaşırken Sedat Kaya tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Sedat Kaya'nın bu olayın ardından cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından aile üyelerinin Sedat Kaya ile iletişimlerini kestiği, ilerleyen yıllarda taraflar arasında zaman zaman anlaşmazlıklar yaşandığı öne sürüldü. SİLAHIN BAŞKA BİR KİŞİYE AİT OLDUĞU İDDİASI İddianamede cinayette kullanılan tabancanın teminine ilişkin bilgilere de yer verildi. Sedat Kaya'nın silahı 2025 yılında muavinlik yaptığı dönemde bir otobüste bulduğunu söylediği, diğer sanık K.Ş'nin ise kendisine silah vermediğini savunduğu aktarıldı. Buna karşılık dosyada bilgisine başvurulan kişilerin tabancanın K.Ş'ye ait olduğunu söyledikleri, yapılan incelemede de silahın K.Ş'ye ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Savcılık, K.Ş'nin Sedat Kaya'ya silah sağlayarak eyleme iştirak ettiği değerlendirmesinde bulundu. SANIK KAYA: ❝ÖLDÜRME KASTIM YOKTU❞ Sedat Kaya hakkında "tasarlayarak kardeşe karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından dava açıldı. K.Ş. hakkında ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan dava açıldı. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Sedat Kaya, tutuksuz sanık K.Ş., Çetin Kaya'nın yakınları ve taraf avukatları katıldı. Savunmasında kardeşiyle babalarının öldürülmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu söyleyen Sedat Kaya, olay yerine bu husumeti sona erdirmek ve konuşmak amacıyla gittiğini ileri sürdü. Öldürme kastının bulunmadığını savunan Kaya, kardeşinin silahına davrandığını iddia ederek bu nedenle ateş ettiğini söyledi. Sanık, olay sırasında neden kask taktığına ilişkin ise yüzünün zarar görmesini önlemek amacıyla kask kullandığını savundu. MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI Mahkeme heyeti, sanık Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz yargılanan K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de sürdürülmesine hükmeden mahkeme, dosyadaki eksik hususların tamamlanması için duruşmayı erteledi. ABLA AYTEKİN: ❝BEN BİR KARDEŞ KAYBETMEDİM, CANIMI KAYBETTİM❞ Duruşmanın ardından konuşan Çetin Kaya'nın ablası Seda Aytekin, aile olarak adalet beklediklerini söyledi. Geçmişte de büyük acılar yaşadıklarını anlatan Aytekin, şöyle konuştu: ❝Yapılan işkencelere zaten zamanında maruz kaldık. Devlet büyüklerimizden adalet istiyorum. Zamanında sanık tarafından işkencelere maruz kaldık. Biz babasız büyüyen insanlardık. Aynı acıyı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Ben bir kardeş kaybetmedim, ben canımı kaybettim. Ben yoldaşımı kaybettim. Küçükken yetim kaldım, aynı acıları şimdi çocukları yaşıyor.❞ Aytekin, kardeşinin ölümünün ardından adaletin sağlanmasını beklediğini belirterek, ❝Kardeşimin kanlı yüzünü gördükten sonra adaletin tecelli edeceğini umuyorum. Sesim olsunlar. Babamda da adalet sağlanmadı. Belki küçüktük, savunamadık kendimizi. Şu anda adaletin sağlanmasını bekliyorum.❞ dedi. ❝KARDEŞİMİN YAŞADIĞI HAYATI KARDEŞİMİN ÇOCUKLARINA YAŞATTI❞ Çetin Kaya'nın diğer ablası Vildan Kaya da kardeşinin ölümüne ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğini belirtti. Sanığın kardeşiyle konuşmak amacıyla olay yerine geldiği yönündeki savunmasına karşı çıkan Kaya, kardeşinin daha önce yaşananlar nedeniyle savcılık ve polis merkezine başvurduğunu ve uzaklaştırma talebinde bulunduğunu öne sürdü. Vildan Kaya, olay anına ilişkin, ❝Kardeşimle konuşmak için geldiğini beyan ediyor ama kardeşimle konuşmak isteyen bir insan... Kardeşimin evinin adresi belli. Telefon numarası kendisinde mevcut. Evinin etrafında aylarca gezip çocuklarına ve eşine korku yaşattığını bildiğimiz halde kardeşim savcılığa, karakola ifade verdi. Uzaklaştırma istedi ama olmadı.❞ ifadelerini kullandı. Kaya, sanığın tırın altından kaskla çıktığını ve kardeşine ateş ettiğini belirterek, kardeşi yere düştükten sonra da ateş edildiğini öne sürdü. Ailenin geçmişte de aynı sanık nedeniyle babalarını kaybettiğini söyleyen Vildan Kaya, şöyle devam etti: ❝Benim kardeşim çocuğunun yaşında babasız kaldı. Sanık 1995 yılında babamı vurdu, 2026 yılında da kardeşimi vurdu. Kardeşimin yaşadığı hayatı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Adalete sığınıyorum, adalete güveniyorum. Bizim ailemizin bir erkeği Çetin vardı, Çetin gitti ama Sedat da kalmasın. Gerekli cezayı alsın.❞ AVUKAT ALTUN: ❝PLANLI BİR ŞEKİLDE TIRIN ARKASINA GELİYOR❞ Müşteki vekili avukat Uğur Altun da kamera görüntülerinin sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiği iddiasını desteklediğini savundu. Altun, ❝Kamera kayıtlarında yer aldığı üzere, sanık daha önceden tasarlayarak, planlı bir şekilde saat 05.00 sıralarında tırın arkasına geliyor ve burada saklanıyor. Maktulün gelmesini bekliyor. Buradan arkasından gizli bir şekilde maktulün çalıştırmış olduğu tırın kapısını açıyor ve kendisine ateş ederek ölümüne sebebiyet veriyor.❞ dedi. Dosyada henüz çözümlenmesi gereken bazı kayıtların bulunduğunu belirten Altun, bunların ilerleyen aşamalarda dava dosyasına kazandırılacağını söyledi. Aile adına sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ettiklerini kaydeden Altun, mahkemenin Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına, diğer sanık K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise sürdürülmesine karar verdiğini hatırlattı. Altun ayrıca sanığın geçmişte babasına yönelik öldürme ve annesine yönelik bıçakla yaralama eylemlerinin bulunduğunun duruşmada dile getirildiğini belirterek, tahliye halinde aile açısından tehlikenin devam edeceğini savundu. Davanın görülmesine Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

BEBEĞİNİ ÇÖPE ATAN ANNE İÇİN İSTENEN CEZA BELLİ OLDU Haber

BEBEĞİNİ ÇÖPE ATAN ANNE İÇİN İSTENEN CEZA BELLİ OLDU

Samsun'un İlkadım ilçesinde evinde doğurduğu bebeğini çöpe attığı iddiasıyla tutuklu yargılanan 3 çocuk annesi kadının davasında savcı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. BEBEĞİ ORTADA YOKTU Olay, İlkadım ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre eşinden boşandığı öğrenilen 3 çocuk annesi Hanım C. (42), hamileliğini gizleyerek evinde tek başına doğum yaptı. Doğum sonrası rahatsızlanan kadın, geçtiğimiz yıl 14 Ekim'de Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan kontrollerde doğum yaptığı belirlenen kadının bebeğinin ortada olmaması üzerine durum polise bildirildi. ÖLÜ OLDUĞU İÇİN ÇÖPE ATTIĞINI İDDİA ETMİŞTİ Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kadının beyanı doğrultusunda çöp konteynerleri ve çöp aktarma istasyonunda arama yaptı ancak bebeğe ulaşılamadı. Tedavisinin ardından gözaltına alınan Hanım C., ilk ifadesinde bebeğini evde doğurduğunu, bir süre sonra öldüğünü fark ederek poşete koyup çöpe attığını söyledi. Savcılıktaki ifadesinde ise bebeğin canlı doğduğunu belirtti. Tutuklanan Hanım C. hakkında "yenidoğan çocuğu kasten öldürmek" suçundan Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. ''TAHLİYEMİ TALEP EDİYORUM'' Davanın bugün görülen üçüncü duruşmasında tutuklu sanık Hanım C., "Çocuğum ölü doğdu. Canlı doğsaydı bakardım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Tutuklu olduğum için özel çocuğum ve diğer çocuklarım mağdur. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı İlhan Ayrancı ise "Sanık gerek hastanede gerekse poliste ölü doğum yaptığını söylemiş, ilk ifadesinde kendinde değilken canlı doğduğunu söylemiştir. Bebeğin canlı doğduğuna dair delil yoktur. Biz müvekkilimin beraat kararı verilmesini istiyoruz" diye konuştu. MÜEBBET HAPSİ İSTENDİ Savcı, toplanan deliller doğrultusunda mütalaasını açıklayarak Hanım C.'nin "çocuğu ve alt soyu nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Sanık avukatı İlhan Ayrancı'nın mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre istemesi üzerine duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

İZMİR'DE TAKSİ ŞOFÖRÜNÜ KATLEDEN ZANLI: KÖPEKLER GİBİ PİŞMANIM! Haber

İZMİR'DE TAKSİ ŞOFÖRÜNÜ KATLEDEN ZANLI: KÖPEKLER GİBİ PİŞMANIM!

İzmir'in Konak ilçesinde taksi şoförü Deniz Örer'in (52), aracına müşteri olarak binen Doğuş Meşe (24) tarafından silahla öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. "Kasten öldürme", "gece vakti silahla yağma" ve "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçlarından yargılanan tutuklu sanık Meşe, ❝Köpekler gibi pişmanım. Ne ceza verirseniz razıyım. Keşke ben ölseydim rahmetlinin yerine.❞ dedi. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 21 Ocak'a erteledi. Olay, 9 Mart gecesi Konak ilçesinde meydana geldi. İddianameye yansıyan bilgilere göre, saat 22.18 sıralarında Eşrefpaşa Caddesi'nde Örer'in kullandığı taksiye binen Meşe, yaklaşık bir ay önce ayrıldığı iş yerine giderek valizlerini almak istediğini söyledi. Taksi, saat 22.20 sıralarında Hurşidiye Mahallesi 1308 Sokak'a ulaştı. Araçtan inen Meşe, Örer'e yolculuk ücretinin ne kadar tutacağını sordu. Örer'in yaklaşık 700 lira tutacağını söylemesinin ardından taraflar arasında herhangi bir tartışma yaşanmadığı, Meşe'nin yanında bulunan tabancayı çıkararak açık camdan taksi şoförünün başına bir el ateş ettiği belirtildi. Örer'in bilincini kaybetmesinin ardından araçtan çıkarılarak yola bırakıldığı, Meşe'nin ise taksinin direksiyonuna geçerek olay yerinden uzaklaştığı kaydedildi. TAKSİYLE BİR KADINI YANINA ÇAĞIRDIĞI BELİRTİLDİ Dosyada yer alan bilgilere göre Meşe, olaydan yaklaşık 5 dakika sonra F.A. isimli kadını telefonla arayarak yanına çağırdı. Meşe'nin kullandığı taksinin babasına ait olduğunu söylediği, F.A'yı aracına aldıktan sonra kendisine sentetik ecza verdiği öne sürüldü. İkilinin daha sonra farklı adreslere giderek metamfetamin ve esrar satın aldığı, Örer'in kan izlerinin bulunduğu takside yaklaşık bir saat boyunca uyuşturucu madde kullandıkları iddia edildi. Meşe'nin F.A'yı bıraktıktan sonra saat 23.30 sıralarında ablası ve annesiyle telefonla görüştüğü ve ❝Taksiciyi vurdum, moralim bozuk.❞ diyerek olayı anlattığı da dosyaya yansıdı. ARAÇ TAKİP SİSTEMİNDEN TAKSİNİN KONUMUNU BULDU Örer'in gece saat 02.00 olmasına rağmen eve dönmemesi üzerine endişelenen ailesi, takside bulunan araç takip sistemi üzerinden otomobilin konumunu kontrol etti. Aracı kullanan kişinin eşkalinin Örer'e benzemediğinin fark edilmesi üzerine durum polise bildirildi. İhbarın ardından çalışma başlatan ekipler, güvenlik kamerası görüntülerini geriye dönük inceleyerek olayın meydana geldiği noktayı belirledi. Polis ekipleri, taksiyle evine gittiği belirtilen Meşe'yi düzenlenen operasyonla yakaladı. SANIK İKİNCİ KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI Meşe hakkında olayın ardından "kasten öldürme", "gece vakti silahla yağma" ve ruhsatsız silah nedeniyle "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçlarından dava açıldı. Davanın ikinci duruşması İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuklu sanık Meşe duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, Örer'in eşi Ayşe Örer, taraf avukatları ve taksici esnafı da duruşma salonunda hazır bulundu. TANIK F.A. O GECE YAŞANANLARI ANLATTI Duruşmada dinlenen tanık F.A, Meşe'yi mahalleden tanıdığını belirterek sanığın kendisini telefonla arayıp yanına çağırdığını söyledi. Madde bağımlısı olduğunu ve daha önce Meşe ile sentetik ecza kullandığını anlatan F.A, şunları söyledi: ❝Beni aradı, 'Çalışıyorum, para aldım, gel takılalım.' dedi. Ben maddeye bağımlıyım. Doğuş'la birlikte sentetik ecza kullanmıştık. Doğuş'a 'Gel beni al.' dedim. Taksiyle geldi. 'Taksiyi kimden kaçırdın?' dedim. O da bana 'Babamın taksisini kaçırdım.' dedi. Arabayı düzgün kullanamıyordu. Sentetik ecza alıp içelim dedi. 25 tane sentetik ecza içtiğini söyledi. Bin 200 lira civarında para verip uyuşturucu aldı.❞ F.A, Meşe'nin kendisine bir kişiyi öldürdüğünü söylediğini de öne sürdü. Tanık, ❝Bana 'Birini öldürdüm, Çankaya'da caddeye attım. Başımda bela var.' dedi. İnanmadım. Telefonla birini aradı ve silah çıkardı. Telefonla konuştuğu kişiye bununla vurduğunu söyledi. O kişi de taksi plakasını sökmesini söyledi.❞ ifadelerini kullandı. Yaşananların ardından korktuğunu belirten F.A, eve gitmek istediğini ve Meşe'nin kendisine 500 lira verdiğini söyledi. ❝KÖPEKLER GİBİ PİŞMANIM❞ Tanık beyanının ardından savunması alınan Meşe ise önceki duruşmada olayın etkisi nedeniyle kendisini yeterince ifade edemediğini söyledi. Meşe, ❝Bir önceki duruşmada olayın şokundan kendimi ifade edemedim. Köpekler gibi pişmanım. Ben böyle birisi değilim. Ne ceza verirseniz razıyım. Keşke ben ölseydim rahmetlinin yerine.❞ dedi. Tanık F.A'nın bazı ifadelerini kabul etmeyen Meşe, kimseyle görüşerek olay hakkında konuşmadığını savundu. Meşe, ❝Tanık F.A'nın söyledikleri doğru değildir. Ben kimseyle görüşmedim, olayı anlatmadım. Kimse bana plaka sök demedi. Kimseden akıl almadım.❞ ifadelerini kullandı. ÖRER'İN EŞİ: ❝CANIM ÇOK YANIYOR❞ Duruşmanın ardından adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Örer'in eşi Ayşe Örer, dosyadaki kamera kayıtlarını izlediğini belirterek kayıtların mahkeme tarafından yeniden incelenmesini istedi. Örer, ❝Ben bütün kamera kayıtlarını içim yana yana, ciğerim söküle söküle izledim. Şu an konuştuğunda çok farklı şeyler söylüyor. Bu kameraların tekrar izlenmesini istiyorum. Bu adamın telefonu neden bu zamana kadar açılmadı? Eşim öleli 7 ay oldu.❞ diye konuştu. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini ifade eden Örer, şöyle devam etti: ❝Ben hiçbir şekilde hakkımı helal etmiyorum. İnşallah oradan çıkamayacak ve ağırlaştırılmış müebbet cezasını alacak. Bu ceza sadece içimi bir nebze serinletecek ama dışarıda kalırsa daha kötü olacak. Canım çok yanıyor. Ben bu kadının konuşmalarını hazmedemiyorum.❞ TAKSİCİ ESNAFI DA DURUŞMAYI TAKİP ETTİ İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Özkan da duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, yargılamanın bu celsede sonuçlanmasını beklediklerini söyledi. Taksi içerisindeki kamera görüntülerinin olayın aydınlatılması açısından önemli olduğunu belirten Özkan, ❝Bugün kararın verileceğini bekliyorduk. Her şey, taksi içerisindeki kameralardan net bir şekilde görünüyordu. Kamuoyunun vicdanının rahatlaması için de beklentimiz, bugün ağırlaştırılmış müebbet kararı verilmesi yönündeydi. Gönül isterdi ki bu konu bu kadar uzamasın.❞ dedi. Özkan, benzer olayların önlenmesine yönelik caydırıcı bir karar beklentisinde olduklarını ifade etti. SANIK HAKKINDA AKIL SAĞLIĞI RAPORU BEKLENİYOR Savunma ve beyanların tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, Meşe'nin tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca sanığın akıl sağlığına ilişkin hazırlanacak raporun beklenmesine hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 21 Ocak'a ertelendi.

EŞİNİ PARÇALAYIP ''ÇOK KOLAY OLDU'' DİYEN EŞİN DAVASINDA KARAR ÇIKTI Haber

EŞİNİ PARÇALAYIP ''ÇOK KOLAY OLDU'' DİYEN EŞİN DAVASINDA KARAR ÇIKTI

Bursa'da emekli polis memuru eşini öldürüp cesedini 15 parçaya ayırarak farklı çöp konteynerlerine attığı suçlamasıyla tutuklu yargılanan Uzunoğlu, "eşe karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın eylemden sonra cesedi parçalamasını dikkate alarak iyi hal indirimi uygulamadı. Olay, 28 Ocak'ta Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi'nde meydana geldi. Emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu hakkında yapılan kayıp başvurusunun ardından başlatılan soruşturmada, çiftin yaşadığı evde kan izleri ve doku parçaları bulundu. Kriminal incelemelerde söz konusu bulguların Uzunoğlu'na ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Adalet Uzunoğlu tutuklandı. Olayla ilgili gözaltına alınan çiftin 2 oğlu ile sanığın kardeşi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. ÖLDÜRME SUÇLAMASINI KABUL ETMEDİ Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmada savunma yapan sanık Uzunoğlu, eşini öldürdüğü yönündeki suçlamayı kabul etmedi. Eşini sabah saatlerinde evlerinin merdivenlerinde hareketsiz halde bulduğunu öne süren sanık, kendisinden şüphelenileceğini düşünerek paniğe kapıldığını savundu. Uzunoğlu, bu nedenle cesedi nacak ve bıçak kullanarak parçalara ayırdığını, daha sonra poşetlere koyarak farklı çöp konteynerlerine attığını söyledi. Mahkeme başkanının neden yetkililere haber vermediğini sorması üzerine sanık, 'Çok korktum. Bana yıllarca zulüm etti. Benden bilirler diye haber vermedim' şeklinde savunma yaptı. 'EVDE KURBANI BEN KESTİĞİM İÇİN ÇOK KOLAY OLDU'' İlk duruşmada mahkeme başkanının cesedi parçalarken zorlanıp zorlanmadığını sorması üzerine Uzunoğlu, 'Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı' dedi. Mahkeme heyetinin neden eşinin kendiliğinden düştüğünü söylemediğini sorması üzerine ise sanık, 'İşte iblis girmiş aklıma. O şeytan var ya ben burayı görecekmişim. 40-50 sene çektim, burayı görecekmişim' ifadelerini kullandı. Sanık, cezaevinde sağlık ve yaşam koşulları nedeniyle güçlük çektiğini belirterek ev hapsi talebinde bulundu. ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GELDİ Davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Uzunoğlu, çocukları F.U. ve M.U, sanık avukatı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Mahkemenin talebi üzerine sanığın cezai sorumluluğunu etkileyebilecek bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumundan istenen rapor da dosyaya ulaştı. Raporda sanığın akıl sağlığının yerinde olduğu belirtildi. Mahkeme başkanının rapora ilişkin görüşünü sorması üzerine ağlayan Uzunoğlu, önceki savunmasını tekrarlayarak, 'Aklıma hiçbir şey gelmiyor. Ben cezaevinde kalamıyorum. Hiçbir ihtiyacımı karşılayamıyorum. Ev hapsi istiyorum' dedi. SAVCI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEDİ Sanık avukatının savunmasının ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Uzunoğlu'nun "eşe karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Sanık avukatının mütalaaya karşı ek savunma yapmamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULANMADI Mahkeme, sanığın eşini kasten öldürdüğü sonucuna vararak Uzunoğlu'nu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığın olayın ardından cesedi parçalamasını da dikkate alarak hakkında iyi hal indirimi uygulanmamasına hükmetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS Haber

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS

Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 2024'te seçim broşürü nedeniyle başlayan ve bir kişinin hayatını kaybettiği, kardeşinin de yaralandığı kavgaya ilişkin davada sanık Sinan E, iki suçtan toplam 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Ahmet B'ye 9 ay hapis cezası verirken, olayda yaralanan Burak Devran Ç. hakkında beraat kararı verdi. Olay, 21 Mart 2024'te Muratpaşa ilçesi Güzeloluk Mahallesi 1830. Sokak'taki bir şarküteride meydana geldi. CHP'nin seçim otobüsünden inen kişilerin iş yerine broşür bırakmasının ardından iş yeri sahibi Sinan E. ile içeride bulunan Ahmet B. arasında tartışma çıktı. Tartışmaya daha sonra Ahmet B'nin yeğenleri Haktan Faik Çoban (21) ile Burak Devran Ç. de dahil oldu. Olayın ilk gününe ilişkin haberlerde de tartışmanın CHP broşürünün iş yerine bırakılmasının ardından başladığı ve kavganın güvenlik kamerasına yansıdığı aktarılmıştı. TEK MERMİ İKİ KARDEŞE İSABET ETTİ Tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından Sinan E, iş yerindeki tabancayı çıkararak bir el ateş etti. Haktan Faik Çoban'ın karnından girip çıkan mermi, kardeşi Burak Devran Ç'ye de isabet etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Haktan Faik Çoban ile kardeşi hastaneye kaldırıldı. Haktan Faik Çoban, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. İş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarında Ahmet B. ile Sinan E'nin tartışması, Ahmet B'nin bazı ürünleri iş yerinin içine fırlatması ve Sinan E'nin Ahmet B'ye tokat atması yer aldı. Kavganın dışarı taşınmasının ardından tarafların yeniden iş yerine geldiği, Sinan E'nin darbedildiği ve daha sonra tabancasıyla ateş ettiği de görüntülere yansıdı. OLAYIN ARDINDAN 2 KİŞİ TUTUKLANDI Soruşturma kapsamında Sinan E. "kasten öldürme", Ahmet B. ise "yaralama" suçlamasıyla tutuklandı. Ahmet B. yaklaşık 4 ay sonra tahliye edildi. Olayın yaşandığı iş yerine aynı gece saat 02.30 sıralarında yüzünü kapatan bir kişi tarafından pompalı tüfekle 3-4 el ateş edildiği de güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, bu saldırıyla ilgili ayrıca çalışma başlattı. BABA, DİĞER OĞLUNUN DA CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Sinan E. hakkında "kasten öldürme", "kasten yaralama" ve ruhsatsız silaha ilişkin suçlardan, Ahmet B. hakkında "tehdit" ve "yaralama", Burak Devran Ç. hakkında ise "tehdit" suçlamasıyla dava açıldı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına Haktan Faik Çoban'ın ailesi, sanıklar, taraf avukatları ve yakınları katıldı. Duruşmada söz alan baba Bekir Çoban, olayda yaralanan diğer oğlu Burak Devran Ç'nin de cezalandırılmasını istedi. Oğlunun ölümünden önce uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak için tedavi sürecine başladığını anlatan Çoban, Haktan Faik Çoban'ın AMATEM'den randevu aldığını ve iş başvurusunda bulunduğunu söyledi. Çoban, ❝Oğlum yaşasa 23 buçuk yaşında olacaktı. Tedavi görecekti, işi olacaktı, belki bir yuvası olacaktı.❞ dedi. Olayda bulunan kişilerin sorumluluğu olduğunu düşündüğünü ifade eden Çoban, ❝Üçü de benim gözümde suçlu; biri çağırdı, biri götürdü, biri ateş etti. Burak da benim gözümde suçlu. Üçünün de en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.❞ diye konuştu. SİNAN E: ❝KENDİMİ KORUMAK İÇİN SİLAHI KASADA TUTUYORDUM❞ Tutuklu sanık Sinan E. ise savunmasında Haktan Faik Çoban'ı daha önce tanımadığını ve kendisini korumak amacıyla ateş ettiğini ileri sürdü. Tartışmanın siyasi parti broşürü nedeniyle başladığını anlatan Sinan E, tarafların siyasi görüşlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak olayın büyümesinden Ahmet B'yi sorumlu tuttu. Sinan E, ❝Olan gencecik çocuğa oldu. Ben canımı kurtarmaya çalışıyordum. En son başıma öyle bir darbe aldım ki 'Eyvah, ölüyorum' dedim. Silahımı elime almamak için çabaladım ancak aldığım darbeler sonucunda olay bu hale geldi. Üzgünüm.❞ ifadelerini kullandı. Silahı yaklaşık 7 yıldır bulundurduğunu belirten Sinan E, olaydan 2 ay önce şarjörünü değiştirdiğini söyledi. Sanık, ❝Şarjör doluydu, haznede mermi vardı. Kendimi savunmak için silahı kasada tutuyordum. Maktul, silahı görmesine rağmen üzerime yürümeye devam etti.❞ şeklinde savunma yaptı. AHMET B. BERAATİNİ TALEP ETTİ Tutuksuz sanık Ahmet B. de suçlamaları kabul etmeyerek beraatini istedi. Ahmet B, yeğeninin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, ❝Benim de yeğenim kara toprağın altına gitti. Beş ay hapiste yattık. Yeğenim uyuşturucu kullanabilir; kime kötülük etti de suç makinesi oluyoruz? Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, beraatimi talep ediyorum.❞ dedi. MÜEBBET HAPİS CEZASI İNDİRİMLERLE 14 YIL 2 AYA DÜŞÜRÜLDÜ Mahkeme heyeti, Sinan E'yi Haktan Faik Çoban'a yönelik "kasten öldürme" suçundan önce müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, haksız tahrik indirimi uygulayarak cezayı 17 yıla, ardından iyi hal indirimiyle 14 yıl 2 aya düşürdü. Sinan E'ye Burak Devran Ç'yi "kasten yaralama" suçundan ayrıca 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Böylece iki suçtan verilen hapis cezalarının toplamı 16 yıl 8 ay oldu. Mahkeme ayrıca Sinan E'ye ruhsatsız silah taşımaktan 30 bin lira adli para cezası verdi. Ahmet B, "tehdit" ve "yaralama" suçlarından 9 ay hapis cezasına çarptırılırken, baba Bekir Çoban'ın cezalandırılmasını istediği oğlu Burak Devran Ç. hakkında ise beraat kararı verildi.

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 21 yaşındaki Şirin'in buluşma bahanesiyle çağrıldığı yerde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada savcı, 5 sanığın "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsindeki 2 sanığın tutuklanmasını istedi. Mahkeme, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Olay, 26 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Yahya Kaptan Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 21 yaşındaki Ümitcan Şirin burada bıçaklanarak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Şirin, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında Samet E.A. (19), Muhammed F.Y, Ramazan Y, Mustafa O. (21), Gamzenur B. (18) ve Z.Ç. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Z.Ç. savcılık tarafından serbest bırakıldı. Samet E.A. ile Muhammed F.Y. hakkında ev hapsi kararı verilirken Ramazan Y, Mustafa O. ve Gamzenur B. tutuklandı. SAVCILIK: PLANLI HAREKET ETTİLER Hazırlanan iddianamede, sanıkların olayın başından itibaren planlı hareket ettikleri, buluşmayı organize ettikleri ve saldırıyı birlikte gerçekleştirdikleri ileri sürüldü. Savcılık, Şirin'in öldürülmesinde sanıkların iştirak iradesiyle hareket ettiğini değerlendirerek 5 sanık hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Sanık Mustafa O. hakkında ayrıca "yasak niteliğe haiz bıçak taşımak" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. SAVCI, EV HAPSİNDEKİ 2 SANIĞIN TUTUKLANMASINI İSTEDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Ramazan Y. ve Mustafa O, ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y, taraf avukatları ve Şirin'in ailesi katıldı. Tutuklu sanık Gamzenur B. ise duruşmada yer almadı. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 5 sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y'nin tutuklanmasını istedi. Sanıklar ise mütalaayı kabul etmeyerek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. SANIKLAR ÖNCEKİ SAVUNMALARINDA SUÇLAMALARI REDDETTİ Sanıklar, davanın önceki celselerinde verdikleri savunmalarda Şirin'i kimin bıçakladığı konusunda birbirlerinden farklı beyanlarda bulundu. Ramazan Y, önceki savunmasında Şirin'i kendisinin bıçaklamadığını öne sürerek, ❝Ümitcan'ı ben bıçaklamadım, Mustafa bıçakladı. Mustafa o gün bana uyuşturucu ikram etmişti, onun etkisinde ifade verdim. Akıl hastasıyım, suçlamaları kabul etmiyorum.❞ ifadelerini kullandı. Mustafa O. ise Şirin'i Ramazan Y'nin bıçakladığını iddia etti. Mustafa O, ❝Gamze ile ilişkimiz vardı. Ümitcan sürekli onu rahatsız ediyordu. Bu durumu öğrenince Gamze'ye Ümit'i çağırmasını istedim. Çıkan kavgada Ramazan Ümitcan'ı bıçakladı.❞ şeklinde savunma yaptı. ❝BÖYLE OLACAĞINI BİLMİYORDUM❞ Gamzenur B. de önceki celsedeki savunmasında Mustafa O. ile ilişkisi bulunduğunu, Şirin ile geçmişte yaşadığı durumu Mustafa O'ya anlattığını belirtti. Gamzenur B, ❝Mustafa ile barıştığımızda bu durumu kendisine anlattım. Kendisi onunla konuşmak istediğini söyleyerek buluşmak için yer ayarlattırdı. 'Bir şey yapmayacağım' diye söz verdi. Böyle olacağını bilmiyordum.❞ ifadelerini kullandı. Mahkemenin, sanıkların cezai sorumluluklarına ilişkin nihai kararını sonraki duruşmalarda vermesi bekleniyor.

KAŞİF KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA 3 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ Haber

KAŞİF KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA 3 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski gazeteci Osman Arslan, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile dönemin vardiya amiri Kazım Beyke, Silivri Adliyesine sevk edildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü koordinesinde 19 Eylül'de İstanbul ve Tekirdağ'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda eski gazeteci Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Vatan ve dönemin vardiya amiri Beyke gözaltına alındı. AMBULANS ŞOFÖRÜ SERBEST BIRAKILDI Gözaltına alınan ambulans şoförü Kaba, jandarmadaki ifadesinin ardından mevcut delil durumu gözetilerek 20 Eylül'de serbest bırakıldı. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan Arslan, Vatan ve Beyke ise 21 Eylül'de Silivri Adliyesine getirildi. Üç şüphelinin savcılık işlemlerinin sürdüğü bildirildi. SORUŞTURMA 2011'DEKİ ÖLÜME İLİŞKİN YÜRÜTÜLÜYOR Eski MİT görevlisi Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011'de hayatını kaybetmişti. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden başlatılan soruşturmanın "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ile "2937 sayılı yasaya muhalefet" suçları kapsamında yürütüldüğü bildirildi. Soruşturma kapsamında daha önce olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile eski cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklanırken, Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.